İlk Derece Mahkemesi · İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi

İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2019/355 E. 2020/516 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2019/355
Karar No
2020/516
Karar Tarihi

T.C. İZMİR 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2019/355 Esas KARAR NO : 2020/516 DAVA : İtirazın İptali DAVA TARİHİ : 30/11/2017 KARAR TARİHİ : 13/10/2020 Davacı tarafından davalı aleyhine açılan itirazın iptali davasının mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda, tüm dosya incelendi. DAVA :Davacı vekili dava dilekçesiye özetle : Davalı ile müvekkili arasında 06.09.2016 tarihinde araç kiralama sözleşmesi akdedildiği, bu sözleşme ile müvekkili karşı tarafa sözleşmeyle belirlenen 42.000,00 USD'yi ödediği, bu hususun sözleşmenin 14.maddesinde açıkça hüküm altına alındığı, bu sözleşmeyle belirlenen bedeli teslim alan davalı firma sözleşmenin 15.maddesinde belirtilen 07.09.2016 tarihinde araçları müvekkiline teslim etmekten imtina ettiği, sözleşme şartlarını yerine getirmediği, müvekkili alacağını tahsil etmek amacıyla 10.10.2017 tarihinde İzmir... İcra Müdürlüğü'nün... Esas sayılı dosyası ile davalı borçlu aleyhine icra takibine başlandığı, borçlunun haksız itirazı nedeniyle takibin durduğu, bu nedenle davalı firmanın İzmir... İcra Müdürlüğü'nün... Esas sayılı icra takibine yapmış olduğu haksız itirazın iptaline, takibin devamına, haksız itiraz nedeniyle %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP : Davalı vekili sunmuş olduğu cevap dilekçesiyle ; Öncelikle görevsizlik ve yetkisizlik itirazında bulundukları, uyuşmazlıkla ilgili görevli mahkemenin müvekkilinin kayıtlı olduğu Mardin-Nusayin Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğu, davacı tarafça iddia edilen hususların tamamen gerçek dışı olduğu, dava konusu kiralama sözleşmesinin akdedilmediği, müvekkiline iş bu sözleşme kapsamında 42.000,00 USD'nin verilmediği, müvekkilinin sözleşmeden haberdar olmadığı, bu nedenle davanın reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin de davacıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. GÖREVSİZLİK KARARI : Mahkememizce yapılan yargılama sırasında... Karar sayılı karar ile Sulh Hukuk Mahkemelerinin görevli olduğundan bahisle görevsizlik kararı verilmiştir. İzmir ... Sulh Hukuk Mahkemesi'nin... Karar sayılı kararıyla da Ticaret Mahkemelerinin görevli olduğundan bahisle karşı görevsizlik kararı verildiği görülmüştür. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi... Hukuk Dairesi'nin... Karar sayılı kararıyla da iş bu davada mahkememizin görevli olduğuna kesin olarak karar verilmiş olmakla dava dosyası mahkememiz esasına kaydedilerek yargılamaya devam olunmuştur. Davanın ; Davacı tarafa ait iş makinalarının bakım ve onarımı kiraya verene ait olmak üzere operatörde tahsis edilerek davalının temin edeceği işlerde çalışması şeklinde kararlaştırılan hizmet sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili istemine ilişkindir. Yargıtay...Hukuk Dairesi'nin ... Karar ve 18.10.2016 tarihli kararında belirtildiği üzere ; Mülga 6762 Sayılı TTK'nun 1463.maddesine göre ; Bakanlar Kurulu'nca 18.06.2007 tarihinde karalaştırılmıp, 21.07.2007 tarih ve 26589 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanan 2007/12362 Sayılı Bakanlar Kurul'u Kararında esnaf-tacir ayrımının nasıl yapılacağı belirlenmiş olup, 6103 Sayılı TTK'nun Yürürlüğü Ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 10.maddesinde ticari işletmeler hakkında 6102 Sayılı TTK'nun 11.maddesinin 2.fıkrasında öngörülen Bakanlar Kurulu Kararı çıkarılıncaya kadar yürürlükte bulunan düzenlemelerin uygulanacağı belirtildiğinden Bakanlar Kurul'u Kararının uygulanmasına devam edilerek esnaf ve tacir ayrımının anılan kararda belirtilen kıstasların değerlendirilmesi sureti ile yapılması gerecektir. Mahkememizce yapılan yargılama sırasında Nusaybin Ticaret Sicil'e müzekkere yazılarak davacının ticaret sicil kaydı var ise gönderilmesi istenilmiş olup, dosyaya gelen 02.10.2020 tarihli cevabi yazıda ; ticaret sicil kaydına rastlanmadığı bildirilmiştir. Yine mahkememizde yapılan yargılama sırasında davacının tacir olup olmadığının tespiti açısından Mersin ve İzmir Vergi Dairelerine müzekkere yazılarak ilgili kayıtlar istenilmiş olup vergi dairesinden gelen 26.12.2019 ve 24.12.2019 tarihli cevabi yazılarda davacının 01.06.1999 tarihinden itibaren ilgili dairenin potansiyel mükellefi olduğu, herhangi bir ticari faaliyetinin bulunmadığının bildirildiği görülmüştür. 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5.maddesini değiştiren ve 01/07/2012 tarihinde yürürlüğe giren 6335 Sayılı yasanın 2.maddesi ile "Asliye Ticaret Mahkemesi ile Asliye Hukuk Mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisi olup, bu durumda göreve ilişkin usül hükümleri uygulanır " şeklindeki düzenleme ile , artık 01/07/2012 tarihinden sonra açılacak davalarda sözü edilen iki mahkeme arasındaki ilişki görev ilişkisi olup , görevin 6100 Sayılı HMK'nun 137,138 maddeleri gereğince dava şartları arasında sayılmış olması nedeniyle, mahkemenin görevli olup olmadığı yargılamanın her hal ve safhasında talep üzerine veya mahkemece re'sen incelenip gözetilmesi gerekmektedir. Bir davanın veya işin Asliye Ticaret Mahkemesinde görülebilmesi için ; her iki tarafın da ticari işletmesi ile ilgili hususlardan doğan bir uyuşmazlık olması veya uyuşmazlığın 6102 Sayılı T.T.K.'da düzenlenen hususlardan doğan bir uyuşmazlık olması veya TTK'nun 4.maddesinde( b-c-d-e-f) sayılan dava veya işlerden bulunması, yahut özel bir yasal düzenleme ile davanın Ticaret Mahkemesinde görülmesi gerektiğinin açıkça belirtilmesi gerekmektedir. Bu açıklamalara göre; Dava konusu somut olayda davalı taraf tacir ise de, davacının ticaret sicilden ve vergi dairesinden gelen yazı cevapları gereğince tacir olmadığı, esnaf olduğunun kabulünün gerektiği, bu nedenle dava konusu uyuşmazlığın TTK.'nun 4.maddesinde sayılan uyuşmazlıklar arasında yer almadığı, davanın ticaret mahkemelerinde bakılacağına ilişkin açık bir yasal düzenlemenin de bulunmadığı, bu itibarla davanın; ticari bir dava olmaması nedeniyle davaya bakma görevinin mahkememize ait olmayıp, genel hükümlere göre çözülmesi gereken dava olması nedeniyle görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu düşünülmekle, mahkememizin iş davada görevli olmaması nedeniyle davanın usulden reddine, görevli mahkemenin İzmir Asliye Hukuk Mahkemesi olduğuna, karar kesinleştiğinde ve talep halinde dosyanın İzmir Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar verme gereği doğmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle: İş bu davada mahkememiz görevli bulunmadığından davanın usulden REDDİNE, Görevli mahkemenin İzmir Asliye Hukuk Mahkemesi olduğuna, HMK 20.maddesi gereğince kararın kesinleşme tarihinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde talep edilmesi halinde dosyanın İzmir Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine, Harç ve yargılama giderlerlerinin görevli mahkemece hüküm altına alınmasına, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde İzmir Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 13/10/2020 Katip ... E imza Hakim ... eimza

Atıf: İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2019/355, K. 2020/516, T. 13.10.2020, www.arakarar.com/karar/izmir-1-asliye-ticaret-mahkemesi-2019-355-e-2020-516-k-ab3efbd06677