İlk Derece Mahkemesi · İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2019/289 E. 2020/290 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2019/289
- Karar No
- 2020/290
- Karar Tarihi
T.C. İZMİR 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2019/289 KARAR NO : 2020/290 DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 27/06/2019 KARAR TARİHİ : 07/07/2020 Davacı tarafından davalı aleyhine açılan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda, tüm dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili aracılığı ile sunduğu dava dilekçesinde özetle; davacı şirket tarafından işletilen köprü ve otoyolda davalıya ait... plakalı aracın ihlalli geçişi nedeni ile doğan ve yasal süre içerisinde ödenmeyen geçiş tutarı ve yasadan kaynaklı para cezasının tahsili için İzmir... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasından başlatılan icra takibinin davalı tarafından borcun tamamına itiraz edildiğini, itirazın haksız ve yersiz olduğunu bildirmiş ve dava konusu geçişin gerçekleştiği tarihte söz konusu ihlalli geçiş bildiriminde geçiş tarihini izleyen 15 gün içerisinde geçiş ücretinin cezasız ödenebileceği bilgisinin yer aldığını, ihlalli geçiş kavramının söz konusu 15 gün içerisinde ödeme yapılmaması olduğunu ve ilk 15 günlük cezasız ödeme süresinin dolmasını takiben 4 kat ceza uygulamasının muaccel hale geldiğini ve özel alacak olarak tahsil edilebildiğini belirterek takibe vaki itirazın iptali ile alacağın yasal faizi ve tüm ferileri ile birlikte takibin devamına, borçlu aleyhine %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP: Davalı davaya cevap vermemiş ve davayı takip etmemiştir. DELİLLER VE GEREKÇE: Dava; ihlalli otoyol geçişinden kaynaklanan geçiş tutarı ve yasadan kaynaklı 4 kat ceza tutarının tahsili için açılan icra takibine vaki itirazın iptali davasıdır. Davacı delil olarak ihlalli geçiş bildirim belgesini, icra takip dosyası, 7144 sayılı kanun 18. maddesinin düzenlenmesi ile Karayolları Genel Müdürlüğü Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun 30. maddesindeki 5. fıkrasındaki düzenleme, ihlalli geçiş fotoğrafları ve emsal mahkeme kararlarını delil olarak sunmuştur. Mahkememizin görev alanının belirlenmesi yönünden davalının tacir olup olmadığı hususunda Ticaret Odası Başkanlığı, Esnaf ve Sanatkarlar Birliği, Gaziemir ve İzmir Vergi Dairesi yazı cevapları dosya içerisine alınmış ve araç trafik kayıtları incelenmiştir. Dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 4. maddesinde, bu kanundan doğan hukuk davalarının ticari dava sayıldığı, aynı Kanunun 5. maddesinin ikinci fıkrasında, bir yerde Ticaret Mahkemesi varsa Asliye Hukuk Mahkemesi'nin vazifesi içinde bulunan ve bu Kanunun 4. maddesi hükmünce ticari sayılan davalara ticaret mahkemesinde bakılacağı hususları düzenlenmiştir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 4/1. maddesinde her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işlerinin ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılacağı hüküm altına alınmıştır. Buna göre bir uyuşmazlığın ticari nitelikte olabilmesi için, her iki tarafın da ticari işletmesini ilgilendirmesi yahut aynı maddenin alt bentlerinde düzenlenen istisnalardan birine dahil olması gerekmektedir. T.T.K.'nın 14. maddesine göre “Bir ticari işletmeyi kısmen dahi olsa kendi adına işleten kimseye tacir denir.” Aynı Kanunun 17. maddesi hükmünce de; “iktisadi faaliyeti nakdi sermayesinden ziyade bedeni çalışmasına dayanan ve kazancı ancak geçimini sağlamaya yetecek derecede az olan sanat ve ticaret sahipleri tacir değildir.” düzenlemesi yer almaktadır. Diğer taraftan, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir. Zira; Türk Ticaret Kanunu, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hâl böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez. 6335 sayılı Kanun'un 2. maddesi ile değişik 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5. maddesi uyarınca ticari davalar asliye ticaret mahkemelerince görülerek karara bağlanır. Diğer taraftan aynı düzenleme gereğince, Asliye Ticaret Mahkemeleri ile diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki, 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu’ndan ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 6335 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikten önceki halinden farklı olarak iş bölümü ilişkisi değil, görev ilişkisidir. Göreve ilişkin düzenlemeler, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 1. maddesi uyarınca kamu düzenine ilişkin olduğundan mahkemelerce re'sen incelenir. Yapılan yazışmalarda davalının tacir olmadığı, kullanılan ihlalli geçişe konu aracın trafik kaydında ... marka olup hususi araç kaydının bulunduğu, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi.... Hukuk Dairesi'nin ... karar sayılı davacı yanca bildirilen emsal kararının incelenmesinde, ihlalli geçişe konu aracın trafik kaydında hususi açıklama mevcut ise de kapalı kasa kamyon niteliği olduğu belirlenerek davanın Ticaret Mahkemelerinde görülüp sonuçlandırılması gerektiği tespit edilmiş ise de eldeki davada aracın vasfının ticari nitelik taşımadığı, sunulan ve toplanan delillerden bu hususta bilgi edinilemediği, görevin resen mahkemece her aşamada değerlendirilmesi gerektiği, davalının tacir vasfının bulunmaması hususu da değerlendirilmiştir. Bu itibarla Türk Ticaret Kanunu 4. maddesi gereğince davanın ticari dava sayılamayacağı, Tüketici Mahkemesi'nde görülüp sonuçlandırılması gerektiği kanaatine varılmış ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davanın dava şartı yokluğu nedeni ile usulden REDDİNE, Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, Taraflardan birinin HMK' nın 20. maddesi uyarınca iki hafta içerisinde başvurarak talepte bulunması halinde dosyanın görevli İzmir Tüketici Mahkemesi’ne gönderilmesine, Harç, yargılama giderleri ve arabuluculuk ücretinin 6100 Sayılı Kanunun 331. maddesinin 2. fıkrasının 1. cümlesi uyarınca, görevli mahkemece değerlendirilmesine, Taraflardan birinin iki hafta içerisinde gönderme talebinde bulunmaması halinde, taraflardan birisinin talebi halinde mahkememiz tarafından davanın açılmamış sayılmasına karar verilerek, aynı karar ile harç ve yargılama giderlerinin 6100 Sayılı Kanunun 331. maddesinin 2. fıkrasının 2. cümlesi uyarınca hüküm altına alınmasına, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda yapılan yargılama sonunda HMK 341 ve 345 maddeleri gereğince kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize veya eş değer bir başka yer mahkemesine sunulacak dilekçe ile istinaf yolu açık olmak üzere açıkça okunup anlatıldı. 07/07/2020 Katip ... Hakim ... E imza e imza