İlk Derece Mahkemesi · İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2019/117 E. 2020/186 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2019/117
- Karar No
- 2020/186
- Karar Tarihi
T.C. İZMİR 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2019/117 Esas KARAR NO : 2020/186 DAVA : İtirazın İptali DAVA TARİHİ : 22/04/2019 KARAR TARİHİ : 12/03/2020 Davacı tarafından davalı aleyhine açılan itirazın iptali davasının mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda, tüm dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA :Davacı vekili sunmuş olduğu dava dilekçesinde; ... ismi altında mobilya imalatı yapan müvekkili davalıya sattığı ve teslim ettiği mallar ile ilgili 07.01.2019 tarihinde Seri ... numaralı 19.021,00 TL bedelli fatura düzenlediğini, malların 03.01.2019 tarihli davalının babası olan ...arafından ... nolu sevk irsaliyesi ile de teslim edildiğini, fatura bedelinin ödenmemesi üzerine müvekkilin alacağının sağlanması amacıyla İzmir ... İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı icra dosyası ile borçlu hakkında ilamsız icra yoluyla takip yapıldığını, borçlu süresi içinde borçlu olmadığını iddia ederek borca itiraz edip takibi durdurduğunu, borçlunun itirazının haksız olduğunu, sevk irsaliyesi ile teslimatın sağlandığının açık olduğunu, İzmir Arabulucuk Bürosu'nun... numaralı dosyasında arabuluculuğa başvurulduğunu, davalının görüşmeye katılmadığını, bu nedenle borçlunun %20'den aşağıda olmamak üzere reeskont faizi üzerinden faiz uygulanmasını, yargılama giderleriyle vekalet ücretinin davalıya yüklenmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP : Mahkememizce yapılan yargılama sırasında davalı tarafa usulüne uygun olarak tebligat yapılmış olmasına rağmen davalı tarafça esasa cevap süresi içerisinde davaya karşı cevap dilekçesi sunulmamıştır. Dava; faturaya dayalı alacağın tahsili için davacı tarafça davalı hakkında başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali ile icra inkar tazminatının davalıdan tahsili istemine ilişkindir. Yargıtay ...Hukuk Dairesi'nin 2... Karar ve 18.10.2016 tarihli kararında belirtildiği üzere ; Mülga 6762 Sayılı TTK'nun 1463.maddesine göre ; Bakanlar Kurulu'nca 18.06.2007 tarihinde karalaştırılmıp, 21.07.2007 tarih ve 26589 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanan 2007/12362 Sayılı Bakanlar Kurul'u Kararında esnaf-tacir ayrımının nasıl yapılacağı belirlenmiş olup, 6103 Sayılı TTK'nun Yürürlüğü Ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 10.maddesinde ticari işletmeler hakkında 6102 Sayılı TTK'nun 11.maddesinin 2.fıkrasında öngörülen Bakanlar Kurulu Kararı çıkarılıncaya kadar yürürlükte bulunan düzenlemelerin uygulanacağı belirtildiğinden Bakanlar Kurul'u Kararının uygulanmasına devam edilerek esnaf ve tacir ayrımının anılan kararda belirtilen kıstasların değerlendirilmesi sureti ile yapılması gerecektir. Mahkememizce yapılan yargılama sırasında İzmir Ticaret Sicil ve Batman Ticaret Sicil'e ayrı ayrı müzekkere yazılarak davacı ve davalının ticaret sicil kaydı var ise gönderilmesi istenilmiş olup, dosyaya gelen cevabi yazılardan davacı ve davalının ticaret sicil kaydına rastlanmadığı bildirilmiştir. Yine mahkememizde yapılan yargılama sırasında davacı ve davalının tacir olup olmadığının tespiti açısından bağlı bulundukları vergi dairelerine müzekkere yazılmış olup, davacı için İzmir Yamanlar Vergi Dairesi Müdürlüğünden ve yine davalı içinde Batman Vergi Dairesi Müdürlüğünden davacı ve davalının 2019 yıllarına ilişkin gayrisafi hasılatlarını gösterir yıllık gelir vergi beyannameleri gönderilmiş olup, 21.07.2007 tarih ve 26589 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanan "Esnaf ve Sanatkarlar İle Tacir ve Sanayicinin Ayrımına İlişkin" 2007/12362 Sayılı Bakanlar Kurulu Kararı gereğince belirlenen limitler dikkate alınarak, davacının vergi dairesinden gelen kayıtları dikkate alınarak esnaf olarak faaliyet gösterdiği ve tacir olmadığının kabulü gerekmiştir. 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5.maddesini değiştiren ve 01/07/2012 tarihinde yürürlüğe giren 6335 Sayılı yasanın 2.maddesi ile "Asliye Ticaret Mahkemesi ile Asliye Hukuk Mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisi olup, bu durumda göreve ilişkin usül hükümleri uygulanır " şeklindeki düzenleme ile , artık 01/07/2012 tarihinden sonra açılacak davalarda sözü edilen iki mahkeme arasındaki ilişki görev ilişkisi olup , görevin 6100 Sayılı HMK'nun 137,138 maddeleri gereğince dava şartları arasında sayılmış olması nedeniyle, mahkemenin görevli olup olmadığı yargılamanın her hal ve safhasında talep üzerine veya mahkemece re'sen incelenip gözetilmesi gerekmektedir. Bir davanın veya işin Asliye Ticaret Mahkemesinde görülebilmesi için ; her iki tarafın da ticari işletmesi ile ilgili hususlardan doğan bir uyuşmazlık olması veya uyuşmazlığın 6102 Sayılı T.T.K.'da düzenlenen hususlardan doğan bir uyuşmazlık olması veya TTK'nun 4.maddesinde( b-c-d-e-f) sayılan dava veya işlerden bulunması, yahut özel bir yasal düzenleme ile davanın Ticaret Mahkemesinde görülmesi gerektiğinin açıkça belirtilmesi gerekmektedir. Bu açıklamalara göre; Dava konusu somut olayda Batman Vergi Dairesinden gelen yazı cevabi dikkate alındığında davalı taraf tacir ise de, davacının ticaret sicilden ve vergi dairesinden gelen yazı cevapları gereğince tacir olmadığı, esnaf olduğunun kabulünün gerektiği, bu nedenle dava konusu uyuşmazlığın TTK.'nun 4.maddesinde sayılan uyuşmazlıklar arasında yer almadığı, davanın ticaret mahkemelerinde bakılacağına ilişkin açık bir yasal düzenlemenin de bulunmadığı, bu itibarla davanın; ticari bir dava olmaması nedeniyle davaya bakma görevinin mahkememize ait olmayıp, genel hükümlere göre çözülmesi gereken dava olması nedeniyle görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu düşünülmekle, mahkememizin iş bu davada görevli olmaması nedeniyle davanın usulden reddine, görevli mahkemenin İzmir Asliye Hukuk Mahkemesi olduğuna, karar kesinleştiğinde ve talep halinde dosyanın İzmir Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar verme gereği doğmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle: Mahkememizin iş davada görevli olmaması nedeniyle davanın usulden REDDİNE, Görevli mahkemenin İzmir Asliye Hukuk Mahkemesi olduğuna, HMK 20 maddesi gereğince kararın kesinleştiği tarihten itibaren 2 haftalık süre içerisinde ve talep halinde dosyanın İzmir Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine, Harç ve yargılama giderlerlerinin görevli mahkemece hüküm altına alınmasına, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde İzmir Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda karar verildi.12/03/2020 Katip ... E imza Hakim ... E imza