İlk Derece Mahkemesi · İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi

İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2018/1135 E. 2020/161 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2018/1135
Karar No
2020/161
Karar Tarihi

T.C. İZMİR 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2018/1135 Esas KARAR NO : 2020/161 DAVA : İtirazın İptali DAVA TARİHİ : 02/10/2018 KARAR TARİHİ : 03/03/2020 Davacı tarafından davalı aleyhine açılan İtirazın İptali davasının mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda, tüm dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili aracılığı ile sunduğudava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin iş güvenliği ve iş güvenliği ekipmanları konusunda hizmet veren bir şirket olduğunu, davalı borçlu ile aralarında iş güvenliği ekipmanlarının satımı sebebiyle ticari iş ilişkisi olduğunu, ancak davalının satın aldığı ekipmanların bedellerini ödemediğini ve bunun neticesinde alacağın tahsili amacıyla davalı aleyhine İzmir...İcra Müdürlüğünün...Esas sayılı dosyasıyla cari hesap alacağından kaynaklı icra takibi başlatıldığını, davalının yapılan bu icra takibine haksız ve kötü niyetli itirazı üzerine takibin durduğunu bildirerek, davalının iş bu hukuka aykırı itirazlarının bertaraf edilerek takibe devam edilmesini ve haksız itirazı sebebiyle takibin durdurulmasını ve %20 den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Mahkememizce yapılan yargılama sırasında davalı asile usulüne uygun olarak tebligat yapılmış olmasına rağmen esasa cevap süresi içerisinde davaya karşı cevap dilekçesi sunulmamış olup ancak daha sonradan 29.04.2019 tarihli dilekçesiyle davacı tarafça gönderilen bir kısım ürünlerde ayıp ve hatalar olduğu belirtilerek açılan davanın reddine karar verilmesi talep edilmiştir. DELİLLER : 1-Mahkememizce yapılan yargılama sırasında davaya konu İzmir ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra takip dosyasının bir sureti getirtilmiş olup dosyanın incelenmesinden davacı alacaklı tarafından davalı borçlu aleyhinde 20.07.2018 tarihli 26.278,51 TL üzerinden ilamsız icra takibinin başlatıldığı davalı borçlunun süresi içerisinde icra takip dosyasına sunmuş olduğu itiraz dilekçesi kapsamında takibin durduğu anlaşılmıştır. 2-Mahkememizce yapılan yargılama sırasında tarafların iddia ve savunmalarının değerlendirilebilmesi açısından her iki tarafa ait ticari defter ve kayıtlar üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiş olup mali müşavir ... tarafından düzenlenen raporda sonuç olarak icra takibine konu cari hesap alacağının 2017 yılında düzenlenen 13 adet toplam 98.480,04 TL bedelli faturalardan kaynaklandığı, bu faturaların davacı ve davalıların defterlerinde aynen kayıtlı olduğu ve bu faturalar karşılığında davalının davacıya nakit ve fatura olmak üzere toplam 72.201,53 TL ödeme kaydının mevcut olduğu, bu kapsamda 30.06.2018 tarihi itibarıyla davacının davalıdan 26.278,51 TL alacaklı olduğunun tespit edildiği bildirilmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ KABUL : Dava; İİK 67. maddesi gereğince açılmış olan itirazın iptali davası olup davanın 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılmış olduğu anlaşılmıştır. Davacı vekili taraflar arasındaki iş güvenliği ekipmanlarının satışıyla ilgili ticari ilişki kapsamında davacı tarafça davalıya satışı gerçekleştirilen ve teslim edilen ürünlerden dolayı davacı tarafça düzenlenen faturaların takibe konu edilen bakiyesinin ödenmediği iddiasıyla bu alacağın tahsili için davacı tarafça davalı hakkında başlatılan icra takibine vaki davalının itirazının iptaliyle icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı asil her ne kadar esasa cevap süresi içerisinde davaya karşı cevap dilekçesi sunmamış ise de daha sonraki aşamada dosyaya sunmuş olduğu 29.04.2019 tarihli dilekçe ve icra takip dosyasına sunmuş olduğu itiraz dilekçesinde davacı tarafça satılıp teslim edilen bir kısım malların ayıplı çıktığı, işbu malların iadesi hususunda da davacı tarafa ulaşılamadığı bu ayıplar nedeniyle zarara uğradığı iddiasıyla açılan davanın reddine karar verilmesi talep edilmiştir. Taraflar arasındaki ihtilaf takip tarihi itibarıyla davacının davalıdan takibe konu edilen miktar kadar alacaklı olup olmadığı, davalının ayıba ilişkin savunmasının yerinde olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. Mahkememizce yapılan yargılama sırasında her iki tarafın iddia ve savunmasının değerlendirebilmesi açısında her iki tarafa ait ticari defter ve kayıtlar üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiş olup, mali müşavir bilirkişi tarafından düzenlenen raporda davacı tarafça davalı adına 2017 yılında toplam 98.480,04 TL'lik 13 adet fatura düzenlendiği işbu faturaların tamamının her iki tarafa ait ticari defterlerde kayıtlı olduğu ve davalı tarafça toplam 72.201,53 TL ödeme yapıldığı, bu ödemenin mahsubuyla takip tarihi itibarıyla davacının davalıdan 26.278,51 TL alacaklı olduğunun tespit edildiği bildirilmiştir. TTK 23/c maddesine göre; malın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkca belliyse alıcı 2 gün içinde durumu satıcıya ihbar etmelidir. Açıkca belli değilse alıcı malı teslim aldıktan sonra 8 gün içinde incelemek ve incelettirmekle ve bu inceleme sonucunda malın ayıplı olduğu ortaya çıkarsa, haklarını korumak için durumu bu süre içinde satıcıya ihbar etmekle yükümlüdür. Diğer durumlarda TBK'nun 223. maddesinin 2. fıkrası uygulanır. Her ne kadar davalı asil tarafından icra takip dosyasına sunulan itiraz dilekçesinde ve daha sonraki aşamalarda mahkememize sunmuş olduğu 29.04.2019 tarihli dilekçesiyle davacı tarafça davalıya gönderilen bir kısım malların ayıplı çıktığı, bu nedenle davalının zarara uğradığı iddia edilerek açılan davanın reddine karar verilmesi gerektiği savunulmuş ise de; takip ve davaya konu faturaların tamamının 2017 yılında düzenlenen faturalar olduğu ve bu faturaların tamamının davalıya ait defterlerde aynen kayıtlı olduğu, bu şekilde fatura muhteviyatı malların tamamının davalıya teslim edilmiş olduğunun kabulünün gerektiği ayrıca davalı asilin icra takip dosyasına sunmuş olduğu itiraz dilekçesi ekindeki ayıba ilişkin olarak sunulan yazışmaların 2017 yılına ait olduğu, icra takibinin ise 20.07.2018 tarihli başlatılmış olduğu, dosya kapsamı içerisinde davalının davacıya TTK 23 maddesi gereğince süresi içerisinde ayıp ihbarında bulunduğuna dair herhangi bir belgenin mevcut bulunmadığı, itiraz dilekçesi içeriği ve ekinde dosyaya sunulan yazışmaların incelenmesinden esasen davalı asilin itiraz dilekçesinde dile getirdiği ayıba ilişkin husustan takipten önce haberdar olduğu ve bu kapsamda süresi içerisinde TTK 23 maddesi gereğince ayıp ihbarında bulunduğuna dair bir delilin dosyada bulunmadığı anlaşılmakla davalı tarafın icra takip dosyasına sunmuş olduğu ayıba ilişkin savunmasının yerinde görülmemiştir. Mahkememizce yapılan yargılama sırasında alınan bilirkişi raporuna göre davacı tarafça davalı adına 2017 yılında düzenlenen faturaların tamamının davacı ve davalı defterlerinde kayıtlı olduğu ve davalı tarafça yapılan ödeme mahsup edildiğinde davacının davalıdan takip tarihi itibarıyla 26.278,51 TL alacaklı olduğunun tespit edildiği bildirilmiş olup bu tutarın davalı tarafça ödendiğine dair bir iddia ve delil dosyada bulunmadığından davanın kabulüne, davalı borçlunun İzmir .. İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı icra takip dosyasına vaki itirazının iptaliyle, 26.278,51 TL asıl alacak üzerinden, takip tarihinden itibaren 26.278,51 TL asıl alacağa davacı talebini aşmamak üzere değişen oranlarda avans faizi işletilerek takibin devamına, likit olduğundan kabul edilen kısım üzerinden hesaplanan 5.254,30 TL %20 icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verme gereği doğmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davanın KABULÜNE, davalı borçlunun İzmir... İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı icra takip dosyasına vaki itirazının iptaliyle, 26.278,51 TL asıl alacak üzerinden, takip tarihinden itibaren 26.278,51 TL asıl alacağa davacı talebini aşmamak üzere değişen oranlarda avans faizi işletilerek takibin devamına, Kabul edilen kısım üzerinden hesaplanan 5.255,70 TL %20 icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince hesaplanan 1.795,08 TL nispi karar ve ilam harcından başlangıçta yatırılan toplam 448,78 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 1.346,03 TL nispi karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, Davacı tarafından başlangıçta yatırılan 489,88 TL harç ile; tebligat ve posta gideri toplamı 80,05 TL , 500,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 580,05 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 3.941,77 TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Taraflarca yatırılan gider avansından arta kalan bulunması halinde karar kesinleştiğinde taraflara iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde İzmir Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 04/03/2020 Katip ... Hakim ... E imza e imza

Atıf: İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2018/1135, K. 2020/161, T. 03.03.2020, www.arakarar.com/karar/izmir-1-asliye-ticaret-mahkemesi-2018-1135-e-2020-161-k-ea862b5900cf