İlk Derece Mahkemesi · Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/1026 E. 2024/833 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2022/1026
- Karar No
- 2024/833
- Karar Tarihi
T.C. BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2022/1026 Esas KARAR NO : 2024/833 DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 26/04/2022 KARAR TARİHİ : 19/09/2024 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 20/09/2024 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı Şirket ile davalı Şirket arasında müvekkiline ait tekstil ürünlerinin ürettirilmesinden kaynaklı bir ticari ilişki olduğunu, davacı şirket cari usulde çalıştığı davalı şirkete farklı tarihlerde farklı ürün ve adette üretim yaptırdığını, devam eden süreçte müvekkilinin 2021-2022 sonbahar/kış sezonunda mevsimlik kıyafetlerin ürettirilmesi husunda mutabık kalmış olduklarını, ilgili dönemde ülkemizde yaşanan ekonomik kriz ve kur dalgalanması sebebiyle davalı şirketin üretimde kullanılacak ham maddelerin de zamlanmadan teminini öne sünerek müvekkilinden ön ödeme istendiğini, önceki ticari faaliyetlerine güvenerek müvekkil şirket farklı tarihlerde icra takibine konu edilen banka havaleleri ile dava konusu miktarı davalı Şirkete gönderdiğini, Ancak davalı Şirketin, müvekkilinin yeni sezon kreasyonunda satışını duyurduğu sezonluk ürünlerin üretimini yapmadığını, müvekkilinin sezon içerisinde satışını planladığını ve duyurduğu ürünleri satamamasına sebep olduğunu, bunun yanında üretim için önden alınmış olduğu ödemeleri de müvekkile iade etmediğini, davacı Şirket tarafından davalı taraf aleyhine Bakırköy ... İcra Müdürlüğünün .... E. sayılı dosyası nezdinde icra takibi başlatıldığını, davalı taraf vekilinin mezkur icra takibine yalnızca alacağın tahsilini geciktirmek maksadıyla borca faize ve tüm ferilerine itiraz ederek takibin durmasına sebebiyet verdiğini, haklı alacağın tahsilini geciktirme maksatlı hareket eden davalı tarafa yönelik işbu davayı ikame etme zorunluluklarının doğduğunu bu sebeplerle Bakırköy ... İcra Müdürlüğü ... E. sayılı dosyasına ilişkin yapılan haksız olduğunu öne sürdüğü itirazın iptali ile takibin tüm ferileri ile devamına karar verilmesini, Davalı tarafın %20'den aşağı olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına mahkum edilmesini, Davalı tarafın aleyhine arabuluculuk vekalet ücretine hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalı tarafa tahmiline hükmedilmesini davacı müvekkil şirket adına talep etmişlerdir. Davalı vekili cevap dilekçesinden özetle; Başlatılan icra takibin dayanağı olduğu iddia edilen ve işbu dosyaya sunulan ödemelere dair dekontların ise birbirinden tamamen bağımsız, farklı tarihli olduğu görüldüğünü dolayısıyla yapılan ödemelere ait bu dekontların hangi amaçla yapıldığı dahi belirtilmemişken karşı tarafça sözde kendilerine teslim edilmemiş mallarla yani somut uyuşmazlığa ait olduğunun ortaya sürülmesi tamamıyla kötü niyetli olduğunu her ne kadar müvekkilinin söz konusu ürünleri teslim etmek istemiş ise de davacı taraf söz konusu malları teslim almaktan imtina ettiğini, bu bakımından malları almayan davacı taraf alacaklı temerrüdüne düştüğünü, davacı tarafça her ne kadar daha önce açıklandığı üzere ham madde temini için ödemeler yapılsa da yapılan bu ödemeler dosyaya sunulan ödeme dekontları nezdindeki tutarlardan oluşmadığını, davacı taraf farklı ticari ilişkilere ait ödeme dekontlarını da kötü niyetli olarak işbu takibe konu ettiğini, daha önce defalarca teslimi yapılmış ürünlerin dahi ödemelerin sanki hiç teslim yapılmamış gibi kötü niyetli olarak talep ettiklerini, bugüne kadar ki tüm ticari kayıtların borçmuş gibi ortaya konulması hayatın olağan akışına aykırı olduğunu buna ek olarak davacı taraf ilgili icra takibinde, dava konusu ticari ilişkiye ait olduğu iddia edilen dekontlardaki tutarlar üzerinden takip konusu ettiği 95.633,18 TL faiz işletmiş bulunduğunu, davacı şirketle aramızda bulunan cari hesaba dayalı ticari ilişkide yapılan tüm ticaret hesaba katılmadan, tek taraflı olarak sadece ödenen paranın hesaba katılması fakat bunun karşılığında alınan ham maddeler ve üretilen malların almaktan vazgeçilerek müvekkile uğratılan zararlar hesap edilmeden yapılan alacak hesabı haksız nitelikte olduğunu, dolayısıyla müvekkil şirket ile davacı şirket arasındaki hukuki ilişki davacı ... iddia ettiği nitelikte olmadığını ve buna ek olarak, müvekkil şirket bu tutarda bir borca müteallik olmadığını bu nedenle itirazımız hukuka uygun olup karşı ... iddiaları mesnetsiz olduğunu , bu nedenlerle davacının haksız taleplerinin ve her halde davanın reddine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacı tarafa tahmiline hükmedilmesini talep etmiş ve savunmuştur. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE YARGILAMANIN ÖZETİ: Dava; İİK 67.madde uyarınca ticari ilişkinden kaynaklı icra takibinin itirazının iptali istemlidir. Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; Davacının davalıdan takibe konu alacak iddiasında haklı olup olmadığı, davalının söz konusu tekstil ürünlerinin teslim için harekete geçmesine rağmen davacının teslim almaktan imtina edip etmediği, davalının teslim iddiasının yerinde olup olmadığı, takipten dolayı alacağının bulunup bulunmadığı, davalının takibe itirazında haklı olup olmadığı; var ise miktarının tespitinden kaynaklandığı mahkememizce tespit edilmiştir. Bakırköy .... İcra Dairesi'nin .... Esas sayılı takip dosyası UYAP sistemi üzerinden gönderilmiş olup, incelenmesinde; davacı alacaklı tarafından davalı borçlu aleyhine 1.264.579,15-TL Toplam Alacak yönünden ilamsız icra takibi başlatıldığı, davalı borçlunun borca ve tüm fer'ilerine itiraz ettiği görüldü. Mahkememizin 13/04/2023 tarihli celsesinde davacının iddiası, icra dosyası ve tüm dosya kapsamına göre taraf şirketlerin defterleri incelenerek : Bakırköy .... İcra Dairesi'nin ... esas sayılı icra takip dosyasından kaynaklanan davacının davalıdan takibe konu alacak iddiasında haklı olup olmadığı, davalının söz konusu tekstil ürünlerinin teslim için harekete geçmesine rağmen davacının teslim almaktan imtina edip etmediği, davalının teslim iddiasının yerinde olup olmadığı, takipten dolayı alacağının bulunup bulunmadığı, davalının takibe itirazında haklı olup olmadığı; var ise miktarının mahkememiz duruşma salonunda bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiş olup bilirkişi raporunda özetle; ''Yanlar arasında, Davalı tarafından Davacıya, Sipariş edilen tekstil ürünlerinin üretilmesi şeklinde ticari ilişki kurulduğu, b) Davacı ticari defterlerinde, icra takip tarihinde davacı .... Sanayi ve Tic.Ltd.Şti’nin, davalı (Tasfiye Halinde) ... Ticaret Limited Şirketi’nden 718.708,31 TL Alacaklı olduğu, İcra takibinde asıl alacak olarak 1.968.945,97 TL’nin tahsili talep edildiği, Ancak yapılan incelemede ayrıntıları ile ortaya konduğu üzere, davacının İcra Takip tarihinde talep edebileceği tutarın 718.708,31 TL olduğu, c) Davacı ticari defterlerinde, icra takip tarihinde davalıdan 74.272,77 TL Alacaklı gözüktüğü, Davalı ticari defterlerinde ise davalı davacıya 718.708,31 TL Borçlu gözüktüğü, yanlar arasında 74.272,77 TL – 718.708,31 TL = 644.435,54 TL ihtilaf bulunmakta olduğu, rapor içeriğinde gerekçeleri ile izah edildiği üzere (syf.16-25) 644.435,54 TL ihtilafın davacı alacağı olarak değerlendirildiği, d) Davacı alacağının kabulü halinde, icra takip tarihinden önce her ne kadar işlemiş faiz talep edilmiş ise de, takip tarihinden önce davacının davalıyı temerrüde düşürmediği, bu nedenle davacının takip öncesi işlemiş faiz talep edemeyeceğinin'' şeklinde tespit ve sonuçlarını bildirmiştir. Mahkememizce bilirkişi raporu usulüne uygun olarak taraf vekillerine tebliğ edilmiş, davacı vekili tarafından rapora karşı itiraz dilekçesi sunulmuş olmakla mahkememiz 14/03/2024 tarihli celsesinde dosyanın bilirkişiye tevdi ile davacı vekilinin beyan ve itirazları doğrultusunda ek rapor alınmasına karar verilmiş bilirkişi ek raporunda özetle; ''Davacının icra takip tarihinde talep edebileceği tutarın 718.708,31 TL olduğu, Kök rapor incelemelerinde hesaplamaya dahil edilemeyen veya hesaplamalardan tenzil edilen miktarlara ilişkin olarak ödeme belgesi veya dayanak belge ibraz edilmediğinden Kök rapor tespitlerinin muhafaza edildiği, b) Davacı alacağının kabulü halinde, icra takip tarihinden önce her ne kadar işlemiş faiz talep edilmiş ise de, takip tarihinden önce davacının davalıyı temerrüde düşürmediği, bu nedenle davacının takip öncesi işlemiş faiz talep edemeyeceğinin sayın mahkemenizin takdirlerinde olduğu, icra takip tarihinden sonra talep edilen 615,75 faiz oranının, 3095 Say. Kanunla tacirler arasında uygulana faiz oranı olduğu ve dolayısıyla uygun olduğu,'' şeklinde ek tespit ve sonuçlarını mahkememize bildirmiştir. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 67.maddesi uyarınca itirazın iptali davası; alacaklının, icra takibine karşı borçlunun yaptığı itirazın iptali ile İİK’nin 66.maddesine göre itiraz üzerine duran takibin devamını sağlayan bir eda davası olup, itirazın tebliğinden itibaren bir yıllık süre içinde açılan davada borçlunun itirazında haksızlığının belirlenmesi ve alacağın likit olması halinde, istem varsa borçlu aleyhine icra inkar tazminatına da hükmedilebilir.(Baki Kuru, İcra ve İflas Hukuku, 2006, s.219,223) Öncelikle şunu belirtmek gerekir ki bir ticari ilişki ve bu ilişkiden kaynaklı alacağının olduğunu iddia eden taraf bunu usulü dairesinde ispat etmesi gerekir. İspatın konusu, ispat yükünün kimde olduğu ve ispat vasıtalarının neler olduğu 6100 sayılı HMK.nin 187, 190 ve 200'üncü maddelerinde açıkça belirtilmiştir. HMK. 219. maddesine (HUMK. 326) göre her iki taraf kendi ellerindeki vesikaları (belgeleri) mahkemeye ibraz etmek zorundadır. Bir davada ispat yükü kendisine ait olan tarafın, başka delillerle birlikte karşı tarafın ticari defterlerine de dayandığı, eş söyleyişle, delillerini karşı tarafın ticari defterlerine hasretmediği hallerde karşı tarafın kendi defterlerini mahkemeye ibraz etmesi ya da bundan kaçınmasına bağlanması gereken hukuksal sonuçlar HMK. 219. ve ardından gelen maddelerindeki konuya ilişkin genel düzenlemelere tabidir. İspatın konusu HMK.nin 187'nci maddede “İspatın konusunu tarafların üzerinde anlaşamadıkları ve uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek çekişmeli vakıalar oluşturur ve bu vakıaların ispatı için delil gösterilir. Herkesçe bilinen vakıalarla, ikrar edilmiş vakıalar çekişmeli sayılmaz.” şeklinde belirtilirken, ispat yükünün kimde olduğu ise HMK.nin 190'ncı maddesinde “İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Kanuni bir karineye dayanan taraf, sadece karinenin temelini oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altındadır. Kanunda öngörülen istisnalar dışında, karşı taraf, kanuni karinenin aksini ispat edebilir.”düzenlemesi ortaya konmuştur. İİK''nun 67. maddesinde "Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir." hükmüne yer verilmiştir. Yapılan yargılama, toplanan ve sunulan deliller, icra dosyası, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Davacı ... Tekstil İthalat İhracat San. ve Tic. Ltd. Şti.tarafından,01.03.2022 tarihinde Bakırköy .... İcra Dairesi’ne .... E. Sayılı dosyası ile davalı ... Dış Tic. Ltd. Şti. tarafına ödeme emri gönderilmiş,1.168.945,97 TL asıl alacak, 95.633,18 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 1.264.579,15TL takip tarihinden itibaren fiili ödeme tarihine kadar asıl alacağa işleyecek yıllık %15,75 reeskont-avans faizi, icra giderleri, vekalet ücreti tahsili için ilamsız icra takibi başlatılmış, TBK 100.Md. gereği yapılacak kısmi ödemeler öncelikle işlemiş faiz, masraf ve ferilere mahsup edilmesi talep edilmiştir. Davalı vekili tarafından 09.03.2022 tarihinde takibe, borca, faize, faiz oranına ve tüm ferilerine itiraz üzerine iş bu eldeki davanın açıldığı anlaşılmıştır. Uyuşmazlık davalının söz konusu tekstil ürünlerinin teslim için harekete geçmesine rağmen davacının teslim almaktan imtina edip etmediği, davalının teslim iddiasının yerinde olup olmadığı, takipten dolayı alacağının bulunup bulunmadığı, davalının takibe itirazında haklı olup olmadığı var ise miktarı hususunda toplandığı anlaşılmaktadır. Sunuşan ve incelenen kayıtlara göre , 31.12.2021 tarihinde ise Davacı kayıtlarında .... yevmiye maddesi ile 1.093.205,48 TL borç kaydı işlendiği görülmüş, ilgili işlrmin dayanak belgeleri Şirket muhasebesinden talep edilmiş ancak aşağıdaki mahsup fişi görüntüsünden anlaşılacağı üzere belge olmaksızın borç kaydı yapıldığı anlaşılmıştır. Davacı tarafça bu kaydın dayanağı ispata yarar belge veya delil sunulmadığı görülmüştür. Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan bakiye iş bedeli alacağının tahsili talebi ile yapılan icra takibine itirazın iptali talebinden ibarettir. Davacı yüklenici davalı ise iş sahibidir. davacı yüklenici vekili; müvekkili şirketin, davalı şirketle ticari ilişkisi olduğunu, bu çerçevede, davalı şirkete müvekkili tarafından mal/hizmet verildiğini, ancak bakiye borcunu ödemediğini, alacağın tahsili için (….) Genel olarak eser sözleşmelerinde yüklenicinin sadece eseri meydana getirmesi, aslî edim borcunu yerine getirdiği anlamına gelmemektedir. Yüklenici, sözleşmeye uygun meydana getirdiği eseri teslim borcu altındadır. Yüklenici üstlendiği eseri meydana getirecek ve meydana getirdiği bu eseri, iş sahibine usul ve yasaya ve sözleşme hükümlerine uygun olarak teslim edecektir. Eseri teslim borcu yüklenicide olduğundan eserin teslim edildiğini kanıtlama borcu da yükleniciye düşmektedir. Bir başka deyişle yüklenici, eseri, iş sahibine sözleşmeye uygun teslim ettiğini kanıtlamak zorundadır. Davacı yüklenici bedele hak kazanabilmesi için, eseri iş sahibine süresi içerisinde iş sahibinin iş yerinde teslim ettiğini kanıtlamakla yükümlüdür. Eser sözleşmelerinde teslim, yüklenicinin tamamladığı eseri sözleşmeyi ifa etmek niyeti ile iş sahibinin fiili hakimiyetine geçirmesi olarak tanımlanmaktadır. Teslimi kanıtlama yükü davacı yüklenicide olmakla bu teslimin nasıl kanıtlaması gerektiği davanın çözüm noktasını oluşturmaktadır. Eserin teslim edilip edilmediğinin ispatında taraflar ispatın hangi delillerle yapılacağı hususunda sözleşmeye hüküm koyabilirler ve teslim konusunda bir delil sözleşmesi yapabilirler. Böyle bir delil sözleşmesi yoksa yüklenicinin meydana getirdiği eseri teslim ettiği vakıasını, teslim, hukuki işlem değil, hukuki fiil olduğundan kural olarak her tür kanıtla bu arada tanıkla dahi ispat edebilir. (YARGITAY 15. HUKUK DAİRESİ E. 2017/526 K. 2017/1199 T. 20.3.2017) Sonuç olarak Davacı ticari defterlerinde icra takip tarihinde davalıdan 1.167.478,25 TL Alacaklı gözükmektedir. Davalı ticari defterlerinde ise davalı davacıya 718.708,31 TL Borçlu gözükmektedir. Davacı Ticari kayıtlarında yer alan 31.12.2021 Tarihli 1.093.205,48 TL Bedelli virman işleminin, yukarıda da tespit edildiği üzere dayanağı bulunmamaktadır. Dolayısı ile bu işlem kaydı hesaplamalara dahil edilmemiş ispat edilemeyen bakiye miktar yönünden davanın reddi gerekmiş olup davanın kısmen kabulü ile; davalının Bakırköy ... İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazın kısmen iptali ile takibin 718.708,31-TL alacak yönünden devamına, alacağa takip tarihinden itibaren işlemek üzere taleple bağlı kalınarak avans faizinin uygulanmasına, Davacının işlemiş faiz talebi yönünden ise 6098 sayılı TBK 117.maddeye göre temerrüt faizi talebi için taraflar arasında yazılı bir sözleşme, teamül haline gelmiş faiz uygulaması ve alacaklının borçluyu temerrüde düşürücü her hangi bir ihtarının bulunmadığı gözetildiğinden işlemiş faiz talep edemeyeciği anlaşılmış olup davacının işlemiş faiz talebinin reddine karar verilmiştir. Ayrıca takip konusu alacak genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan likit alacak niteliğinde ve davalılar da takibe itirazlarında haksız olduğundan, davalı aleyhine faturaya dayalı nakit alacak bakımından icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerekmiş ve hükmedilen alacağa %20 oranında icra inkar tazminatına davalının mahkum edilmesine, hesaplanan 143.741,66-TL 'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir. H Ü K Ü M: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle; 1-DAVANIN KISMEN KABULÜ İLE; -Davalının Bakırköy .... İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu İTİRAZIN KISMEN İPTALİ İLE takibin 718.708,31-TL alacak yönünden DEVAMINA, alacağa takip tarihinden itibaren işlemek üzere taleple bağlı kalınarak avans faizinin uygulanmasına, -Davacının fazlaya ilişkin alacak ve işlemiş faiz talebinin REDDİNE, -Hükmedilen alacağa %20 oranında icra inkar tazminatına davalının mahkum edilmesine, hesaplanan 143.741,66-TL 'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 2-Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gereken 49.094,97-TL harçtan peşin alınan 15.272,96-TL harcın mahsubu ile noksan kalan 33.822,00-TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA, 3-Arabuluculuk sonuç tutanağı tarihi itibariyle yürürlükte bulunan tarifeye göre tahakkuk eden 1.560,00-TL arabulucuk ücretinin davanın kabul/ret oranı dikkate alınarak takdiren 886,61-TL'sinin davalıdan alınarak, kalan kısmın ise davacı üzerinde bırakılıp alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA, 4-Davacı tarafça yatırılan 15.272,96-TL peşin harç ve 80,70-TL başvurma harcı olmak üzere toplam 15.353,66-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı tarafça yapılan 4.305,75-TL yargılama giderinin davanın kabul ve ret oranına göre hesaplanan 2.447,12-TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalan kısmının kendi üzerinde bırakılmasına, 6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 106.619,16-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 82.421,92-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 8-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının HMK 333.maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra talep halinde taraflara iadesine, 9-HMK'nin uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince taraflardan birinin talebi halinde gerekçeli kararın taraflara tebliğine, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 341 ila 360'ncı madde hükümleri uyarınca, mahkememize veya aynı sıfattaki başka bir mahkemeye verilecek dilekçe ile kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde veya istinaf dilekçesi kendisine tebliğ edilen taraf başvuru hakkı bulunmasa veya başvuru süresini geçirmiş olsa bile mahkememize veya aynı sıfattaki başka bir mahkemeye vereceği cevap dilekçesi ile iki hafta içerisinde İSTİNAF yolu açık olmak üzere taraf vekillerinin yokluğunda oybirliğiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.19/09/2024 Başkan ... ¸e-imza Üye ... ¸e-imza Üye ... ¸e-imza Katip ... ¸e-imza