İlk Derece Mahkemesi · İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2017/259 E. 2018/72 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2017/259
- Karar No
- 2018/72
- Karar Tarihi
T.C. İZMİR 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2017/259 Esas KARAR NO : 2018/72 DAVA : Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli) DAVA TARİHİ : 06/03/2017 KARAR TARİHİ : 01/02/2018 Mahkememizde görülmekte olan davanın yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesi 'ne verdiği 05/12/2016 tarihli dava dilekçesinde: Davacının vefat eden babasının davalı şirkette hissedar olduğu, O' nun ölümünü müteakip davacının da verasaten hissedar olduğunu, davalı şirketin... isimli şahıslar tarafından çift imza ile ilzam edilip yönetildiğini, yönetici şahısların kötü yönetim sergilediğini, bunun ötesinde kötü niyetli davranışları ile şirketin içini boşaltmak suretiyle şirketi iflasa sürüklediklerini, şirket yetkililerinin son olarak 10/10/2016 tarihinde şirketin genel kurul toplantısının yapılmasına karar verdiklerini , davacının da toplantı yerinde zamanında hazır bulunduğu halde kimsenin toplantıya katılmadığını müşade ettiğini, buna rağmen toplantı defterinin ortaklara elden ulaştırılması ile imzaların alındığı , bazı imzaların sahte olarak atıldığı ve fiilen yapılmayan toplantıda 16/6 sayılı karar ile şirketin tasfiyesinin karar altına alındığının davacı tarafça haricen öğrenildiğini, şirket yönetiminde bulunan şahısların şirketin...Bankası... ve ... Bankası' nın AOSB Şubeleri' nde bulunan şirket hesabındaki paralarını yöneticilerin şahsi hesaplarına aktardığını, satılan mallara ait faturaların eksik kesildiği ve böylelikle haksız kazanç elde edildiğini, yönetici konumundaki şahısların şirket defterlerini de inceletmediğini ve şirketin içini boşaltmak amacı ile şirket stoklarını erittiğini, bu hususta Menemen Shm' ne delil tespiti amacı ile müracaat edildiğini, aynı mahkemenin... D. İş sayılı dosyası ile şirkette bilirkişi marifeti ile tespit yapıldığını belirtmiş şirket genel kurulunda hukuka aykırı olarak alınan 10/10/2016 tarihli ve şirketin tasfiyesine yönelik genel kurul kararının iptaline, tasfiyeye yönelik işlemlerin durdurulması ile yönetimde bulunan ... ve ...' nin yönetim yetkilerinin kaldırılarak şirkete geçici müdür tayinine karar verilmesine, delillerin toplanmasını müteakip şirketin kötü yönetildiği ortaya çıkacağından yöneticilerin yetkisinin kaldırılması ve şirkete kayyım tayin edilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesi 'ne verdiği 12/01/2017 tarihli cevap dilekçesinde: Davacı tarafça, dilekçede babasının vefatından sonra hissedar olduğunun iddia edildiğini ancak davacının babasının vefatından önce davalı şirkette 2 adet hisse sahibi olduğunu, babasının vefatını müteakip her biri 6.200,00-TL nominal değerli 4 hissenin daha hissesine eklenerek toplam 6 hissesi ile 37.200,00-TL nominal sermayeye sahip hissedar olduğunu, genel kurul yapılacağı hususunun 20/09/2016 tarihli ve 9158 sayılı Ticaret Sicil Gazetesi' nde ilan olunduğunu, davacının buna rağmen tasfiye kararının alındığı genel kurula katılmadığını, toplantının yapıldığı gün toplantı yerine gelip aşağıda beklemeyi tercih ettiğini, bu durumun daha sonra şirket çalışanlarından öğrenildiğini, davacının toplantının nasıl gerçekleştiğine dair her hangi bir bilgisinin bulunmadığını, davacının defterlerin ortaklara sonradan ulaştırıldığı veya imzaların sahte atıldığı yönündeki iddiaların kabulünün mümkün bulunmadığını, şirketin tasfiyesine dair kararın haricen öğrenildiği yolundaki iddianın da tamamen gerçek dışı olduğunu, 10/10/2016 tarihli olağan üstü genel kuruldan önce şirketin uzun yıllardır faaliyet gösterdiği kiremit fabrikasının bulunduğu İzmir ili Menemen ilçesi... parselde kayıtlı arsanın 3. Kişilere satıldığını, tapuda yapılan satış işleminde davacının da imzasının olduğunu, şirketin faaliyet gösterdiği arsanın satılmasına rağmen şirketin tasfiyesinden haberdar olunmadığı iddiasının trajı komik olduğunu, davalı şirket tasfiye memurlarının cebine her hangi bir haksız meblağ girmediğini, şirketin banka hesaplarında bulunan şirket paralarının tasfiye memuru veya 3. Kişilerin hesaplarına haksız şekilde aktarılmadığını, mahkemece şirketin banka kayıtları incelendiğinde bu hususun ortaya çıkacağını, tasfiye memurlarının hiç bir şekilde satılan mallara dair eksik fatura kesmediğini, stokları haksız şekilde eritmediğini, şirketin faaliyet alanının kiremit satışı olup üretilen kiremitlerin müşterilere satıldığı ve gelir elde edildiğini, bu çerçevede tasfiye memurları tarafından ... Bölgesi Sanayi Odası aracılığıyla şirkette tespit yaptırıldığı ve makine ve teçhizatın değerini biçtirdiklerini, bunların satışı için gazeteye ilan verildiğini, alınacak tekliflerden en karlı olunacak teklif doğrultusunda malların satışının gerçekleştirileceğini, şirket genel kurulunda tasfiye memurlarına TTK' nın 538/2. Maddesi doğrultusunda yetki verildiğini, TTK' nın 542. Maddesinde tasfiye memurların görevlerinin sayıldığını, tasfiye memurlarının şirketin süre gelen işlemlerini tamamlamak aktiflerini paraya çevirmek görevlerini yerine getirmek ile yükümlü olduklarını, tasfiye memurlarının şirketin bütün mal ve haklarının korunması için düzenli ve görevinin bilincinde bir yönetici gibi gereken önlemleri alıp tasfiyeyi en kısa sürede bitirmek zorunda olduklarını, davacının niyetinin haksız ve kötü niyetli şekilde tasfiyeyi uzatarak şirketi zarara uğratmak olduğunun görüldüğünü, TTK' nın 448/3. Maddesi gereğince davacının teminat göstermesi gerektiğini belirtmiş davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesince davalı şirket merkezinin bulunduğu Alsancak ilçesinin İzmir Asliye Ticaret Mahkemesi yargı çevresinde kaldığından bahisle yetkiye ilişkin dava şartı noksanlığı bulunduğundan HMK 114/1-ç ve 115/2 maddeleri uyarınca davanın usulden reddine, yetkili mahkemenin İzmir Asliye Ticaret Mahkemesi olduğuna karar verilmiş; karar kesinleştirilerek dosya mahkememize tevzii edilmiş; yargılamaya mahkememizce devam olunmuştur. Menemen Sulh Hukuk Mahkemesi 'nin ...d. İş sayılı dosyasının incelenmesinde: Tespit isteyenin ..., aleyhine tespit istenilenlerin ... Tic. Ve San. AŞ, ... ve ..., tespit konusunun tespit isteyenin ortağı olduğu şirketin mevcut durumunun tespiti amacıyla stoklarının ve demirbaşlarının son durumunun bilirkişi marifetiyle incelenmesi olduğu; mahkemece yapılan tespit keşif sonucu alınan bilirkişi raporunda keşif günü itibariyle tespite konu fabrikada üretimin devam ettiği; tespit konusu taşınmazdaki inşaat malzeme, stok ve mekanik malzeme demirbaşlarının rapor içerisinde listelendiği şekilde olduğunun belirtildiği belirlenmiştir. Davacının genel kurul toplantısına daveti ile ilgili tebligat belgesi ve eklerinin celbi için davalı şirkete yazı yazılmış; alınan yazı cevabında genel kurul toplantısı ile ilgili davacı tarafa gönderilen davetiyenin 21/09/2016 tarihi itibariyle tebliğ edildiği; tebligat işleminde herhangi bir usulsüzlük bulunmadığı belirlenmiştir. Toplanan tüm delillerin değerlendirilmesi sonucunda davacı tarafça, davalı şirketin 10/10/2016 tarihinde yapılan genel kurul toplantısında alınan ve şirketin tasfiyesine yönelik kararın iptaline karar verilmesine ilişkin olarak mahkememize dava açıldığı; davacı adına genel kurul toplantısına davet için çıkarılan davetiyenin usulüne uygun olarak tebliğ edildiği; davacının söz konusu genel kurul toplantısına katılmadığı; TTK 446/b maddesindeki iptal davası açabilecek kişiler ile ilgili " Toplantıda hazır bulunsun veya bulunmasın, olumsuz oy kullanmış olsun ya da olmasın; çağrının usulüne göre yapılmadığını, gündemin gereği gibi ilan edilmediğini, genel kurula katılma yetkisi bulunmayan kişilerin veya temsilcilerinin toplantıya katılıp oy kullandıklarını, genel kurula katılmasına ve oy kullanmasına haksız olarak izin verilmediğini ve yukarıda sayılan aykırılıkların genel kurul kararının alınmasında etkili olduğunu ileri süren pay sahipleri, " düzenlemesi doğrultusunda davacının iptal davası açabilmesi koşullarının oluştuğunun ispat edilemediği , bunun yanında TTK 529/1-d maddesinde anonim şirketin 421 inci maddenin üçüncü ve dördüncü fıkralarına uygun olarak alınan genel kurul kararıyla sona ereceğinin düzenlendiği, dava konusu edilen genel kurul toplantısına sermayenin % 95 ini oluşturan ortakların katıldığı ve tasfiyeye yönelik kararın toplantıya katılanların oy birliği ile alındığı bu durumda TTK 421/3-4 maddesindeki karar nisabı olan % 75 oranının aşıldığı ve alınan tasfiyeye yönelik kararın TTK 529. Maddesine uygun nitelikte bir karar olduğu kararın iptali koşullarının da oluşmadığı incelenen tüm dosya kapsamı ile anlaşılmış davanın reddine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle : 1-Davanın REDDİNE, 2- Eksik kalan 6,70 TL harcın davacı tarafça tamamlanmasına 3-Davalı taraf kendisini vekil ile temsil ettirmiş bulunduğundan karar tarihinde yürülükte bulunan AAÜT hükümlerine göre hesap ve takdir edilen 2.180,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 4-Davacı tarafça yapılan masrafların üzerinde bırakılmasına, Dair tebliğden itibaren 2 hafta içinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar davacı asil ve vekili AV. ... ile davalı vekili AV. ...'in yüzüne karşı açıkça okunup usulen anlatıldı. 01/02/2018 Başkan ... E imza Üye ... eimza Üye ... eimza Katip ... eimza