İlk Derece Mahkemesi · İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/34 E. 2025/31 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2025/34
- Karar No
- 2025/31
- Karar Tarihi
T.C. İstanbul Anadolu 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO: 2025/34 Esas KARAR NO: 2025/31 DAVA: İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) DAVA TARİHİ: 07/01/2021 KARAR TARİHİ: 13/01/2025 Mahkememizden verilen 22/05/2024 tarih ve --------- Esas ---------- sayılı kararı---------- sayılı ilamıyla KALDIRILMAKLA, dava mahkememizin yukarıdaki esasına kaydı yapılıp incelendi: GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekilinin dava dilekçesini özetle; Dava dışı sigortalı -------, “-------- Mah. kk ------------- bck ------------ ---------- cadde bina no ------------ ------------, ----------- köyü ada --------- parsel-------- Dask adres kodu --------- ---------- Beldesi ----------” adresindeki ticari nitelikteki depo ardiye binasını müvekkil sigorta şirketine 19.6.2020-2021 tarihleri arasında ---------- numaralı ----------işler Rayında Kobi Sigorta Poliçesi ile sigorta ettirdiğini, 01.07.2020 tarihinde sigortalı işyerinde yangın çıktığını ve yangın sonucu sigortalı binada büyük hasar ve zarar oluştuğunu, Meydana gelen olayın ve hasarın sigortalısı tarafından ihbarı üzerine müvekkil şirket tarafından ---------- sayılı hasar dosyası açılmıştır. 5684 sayılı yasa gereği bağımsız sigorta ekspertiz incelemesi mahallinde yaptırılmış ve ayrıca genel ve sınai yangın uzmanı bilirkişi ---------- bilirkişi tespit raporu ve Bağımsız Sigorta Ekspertiz firmasından ekspertiz raporu alındığını, Uzman- bilirkişi Sayın ---------- tarafından mahallinde yapılan tespit ve incelemelere dayalı olarak düzenlenen raporda: Tek katlı çelik konstrüksiyon çatı ve etrafı sandviç panel olan depoda birleşik nizam 3 ayrı bölüm dahilinde soldan sağa ---------, ----------, ----------- isimli işyerlerinin bulunduğu, Yangın olayı iş yerlerinin faaliyette bulunduğu esnada meydana gelmiş olduğu, Yangın yukarıda izah edildiği şekilde, ----------- deposunda sol yan cephe iç kısım yan profil üzerinden geçirilerek çekilmiş elektrik kablosunun arka kısma yakın noktada kısa devre/ark yaptığı, Meydana gelen kısa devre/ark sonucunda kablo izolasyonunun tutuşarak kablo boyunca yürüdüğü ve temas halindeki sandviç paneli de tutuşturarak yangının hızla ilerleyerek diğer iş yerine de sirayet ettiği,Yapısal olarak depo binasını tamamının hasar gördüğü ve kullanılamaz hale geldiği, diğer kiracılar ---------- Şti ile ---------- emtia ve kıymetlerinin hasar gördüğü, Yangın nedeniyle meydana gelen hasar ve zarar sonucunda; poliçe teminatları kapsamında, sigorta şirketinin meydana gelen zararı sigortalısına ödediği tarih itibariyle, sigortalısının halefi durumuna geçmesiyle; ---------- Şti.'ne rücu hakkını kullanabileceği, Tespit ve görüşlerine yer verildiğini, Bu rapordan da anlaşılacağı üzere; davalı borçlu ---------, olayın meydana geldiği tarih itibariyle müvekkilinin sigortalısı olan --------- kiracısı olduğunu, Bağımsız Sigorta Ekspertiz firması tarafından 5684 sayılı yasa kapsamında düzenlenmiş olan 10/8/2020 tarihli, --------- nolu Yangın Branş Hasar Ekspertiz raporunda yangının sebep ve nedenleriyle birlikte toplam hasar miktarı 2.741.999,00 TL olarak tespit edildiğini ve bu rakamdan 266.500,00 TL sovtaj düşüldüğünü, 120.000,00 TL Kira kaybı ile 118.000,00 TL enkaz kaldırma masrafı eklenerek sigortalıya ödenmesi gereken tazminat miktarı 2.713.499,00 TL olarak hesaplandığını, Bunun üzerine sigortalıya 19.08.2020 tarihinde 2.713.499,00 TL hasar tazminatı ödendiğini böylece müvekkili TTK 1472/1 mad. yasal halefiyet gereği sigortalının yerine geçerek alacaklı davacı sıfatını elde ettiğini, Müvekkilince sigortalıdan Tazminat Makbuzu ve İbraname başlıklı belge de aldığını, bu belgede “mevzubahis hasar sebebiyle akde müsteniden veya kanunen kendilerinden tazminat talebinde bulunmaya hakkımız olan hakiki ve hükmi şahıslara karşı sahip olduğumuz haklarımızı ---------Ş.’ne tahsil eylediğimiz tazminat miktarına kadar devir ve temlik ettiğimizi beyan ve kabul ederiz.” Denilmiş olduğunu, müvekkili ayrıca TBK.m.183 vd alacağın temliki hükümleri gereğince de sigortalının yerine geçtiğini, Müvekkilce davalı ---------ve onun sigortacısı olan ----------- rücu yazıları gönderildiğini, her iki davalının da rücu yazılarına olumsuz cevaplar verdiğini, Bunun üzerine, ödenen sigorta tazminatının tazmini için davalılar aleyhlerinde taraflarınca --------- İcra Dairesinin ---------- Esas sayılı dosyasıyla icra takibi açıldığını, Borçlular itiraz ettikleri için takip durduğunu, borçlu davalıların itirazlarının iptal edilmesi ve takibin devamına karar verilmesi amacıyla bu davayı açmamız gerekli ve zorunlu olduğunu, Diğer davalı ----------, ----------- sigortacısı olduğunu, dava konusu zarardan poliçe limitleri dahilinde sorumlu olduğunu, Dava açılmadan önce yasal zorunluluk nedeniyle arabulucuya başvurulmuş ise de anlaşma sağlanamadığını, buna dair tutanak da ekte sunulu oluğunu, Bilindiği üzere gerek TTK 1472/1 m. gereği ve gerekse Yargıtay uygulamalarına göre sigorta şirketinin rücuen tazminat talep etme hakkının sigortalısına tazminatı ödediği tarihten itibaren başlayacağı ve temerrüt tarihinin ve faizin işlemeye başladığı tarihin de tazminatı ödeme tarihi olduğu kabul edildiğini, Yerleşik Yargıtay kararları ile Eski TTK.m.1301, Yeni TTK 1472/1 mad. hükmü de bu doğrultuda olduğunu, emsal kararlar dilekçe ekinde sunulduğunu, bu nedenle asıl alacaklarına, ödeme tarihinden ve itibaren avans faizi işletilmesinde hukuka aykırı bir yön bulunmadığını, İhtiyati haciz talebi; öncelikle alacaklarının rehin dahil hiçbir teminatı olmadığını, alacak miktarı oldukça yüksek miktarda olduğunu, borçlu davalı sigorta şirketi hariç diğer davalı - borçlu bakımından alacaklarını tahsil edememe riski çok yüksek olduğunu, Dosyadaki mevcut delil durumu dikkate alınarak ve gerekirse teminat mukabili olarak, davalı ---------- borca yeter miktarda malvarlıklarına (menkul, gayrimenkul ve 3. Kişilerdeki hak ve alacaklarına) ihtiyati haciz kararı verilmesini talep ettiklerini, Talep Sonucu: Tahsilde tekerrür olmamak ve fazlaya dair talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla; Öncelikle, davalı borçlu ----------borca (asıl alacak) yeter miktarda malvarlıkları ve 3.ncü kişilerdeki hak ve alacakları bakımından ihtiyati haciz kararı verilmesine, Davalı borçluların ---------- İcra Müdürlüğünün ---------- E. sayılı icra takibine vaki haksız itirazlarının iptaline, takibin devamına, Davalı borçluların taraflarına ayrıca icra inkâr tazminatı ödemesine ve tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ----------- vekilinin cevap dilekçesini özetle; İşbu dava kanunda öngörülen zamanaşımı süresi içerisinde ikame edilmediğini, huzurdaki haksız davanın zamanaşımı nedeniyle reddi gerektiğini, Söz konusu uyuşmazlığı çözümle yetkili mahkemeler rizikonun gerçekleştiği yer mahkemeleri olduğunu, anılan nedenlerle huzurdaki dava yetkisiz mahkemece açılmış olduğunu, uyuşmazlığı çözmekle yetkili mahkemeler ---------- Mahkemeleri olduğunu, davanın yetkisizlik nedeniyle reddini talep ettiklerini, Diğer davalı ----------- Şti. ile müvekkil şirket nezdinde ---------- numaralı Modüler Kurumsal Sigorta Poliçesinin sigortalısı olduğunu, poliçe vadesi 27.02.2020- 27.02.2021 olduğunu, söz konusu poliçede Yangın Mali Mesuliyet Sigortası azami teminat limitleri; 100.000,00-TL ile sınırlı olduğunu, poliçe limitini bildirmelerinin, davayı kabul anlamına gelmediğini, ---------Ş., dava dilekçesinde iddia edildiği üzere 01.07.2020 tarihinde malik ---------- ait ---------- Mah. ---------- Cad. No:---------- --------- adresindeki ticari nitelikli ardiye depoda yangın çıktığını, ---------- sigortacısı ---------Ş. tarafından 19.08.2020 tarihinde 2.713.499,00 TL hasar tazminatı ödenmesi sonucu yapılan ödeme müvekkil şirketten talep edildiğini, dava konusu poliçe bakımından, davacının talepleri poliçe kapsamında olmadığını, müvekkil şirketin herhangi bir tazminat ödeme yükümlülüğü bulunmadığını, Hasara konu adreste --------, ----------, ---------- ait olmak üzere üç ayrı kiracının işyeri faaliyetleri söz konusu olduğunu, her ne kadar bilirkişi raporunda bu yangının çıkış noktasının müvekkil şirketin sigortalısı-------- Şti.'ye ait işyeri olduğu söylenmiş olsa da bunlar sadece görgü ve tanık ifadelerinden yola çıkılarak yapılmış tespitler olduğunu, somut bir belge veya bilgi ile ispatlanabilmiş olmadığını, Tam aksine ---------- E. sayılı dosyasında alınan uzman mütalaasına göre yangının çıkış noktasının----------- deposu olmadığı, yangının kaynağının ---------- deposu olduğu tespit edildiğini, ilgili raporun mahkeme dosyasından celbini talep ettiklerini, anılan sebeplerle hasar poliçe teminatı dışında olduğunu ve müvekkil şirketin herhangi bir sorumluluğu olmadığını, Davaya konu olan yangın 01.07.2020 tarihinde gerçekleştiğini, müvekkil şirkete yapılan hasar 22.09.2020 tarihinde ihbar edildiğini, sigorta ettiren veya diğer ilgililer tarafından zamanında hasar ihbar yükümlülüğü yerine getirilmediğini, TTK uyarınca sigortalı adına ödeme yaparak halef olan ---------- dolaylı olarak bu yükümlülüğü aykırı davrandığını ve ihbar koşulunu gereği gibi yerine getirmemiş olan davacının tazminat talep etme hakkı bulunmadığını, Genel ve Yangın Sınai Uzmanı Bilirkişi --------- tarafından düzenlenen bilirkişi raporuna göre yangın elektrik tesisatının çekilmiş olduğu ara bölmeye yakın bir noktada ark/kısa devre yapmış olduğu, ark sonucu kablo izolasyonunun tutuşarak temas halinde bulunduğu yan kaplama sandviç paneline sirayet ederek büyüdüğü tespit edildiğini, 01.07.2020 tarihli olay tespit tutanağında tanık ----------; söz konusu depoların betonarmeden inşa edilmediği, sandviç panel diye tabir edilen yanıcı özelliği bulunan malzemeden imal edildiği, depoları birbirinden ayıran malzemenin de sandviç panel olduğu bilgisini ilettiğini, Bu kapsamda kiracı --------- Şti. ile malik ---------- arasında akdedilmiş olan kira sözleşmesinin 4. maddesinde kiralananın elektrik, doğalgaz, su ve diğer bağlantılarının teferruatları ile birlikte tam eksiksiz şekilde kiracıya teslim edileceği konusunda anlaşıldığını, yine aynı sözleşmenin 15. Maddesinde ise; mecurun fiziksel yapısındaki eksikliklerden (yangın sistemleri, yangın çıkış yolları vs.) kaynaklanan hukuki sorumluluğun malike ait olacağı kararlaştırıldığını, Tüm bu sebeplerle söz konusu yangının çıkma sebebi, hatalı elektrik tesisatı ve yangına dayanıklı olmayan paneller olduğunu, kira sözleşmesinde de belirtildiği üzere bu sorumluluk malike ait olduğunu, bu sebeple kiracıdan kaynaklanmayan bir sebepten ötürü malik adına ödeme yapmış olan davacı --------Ş.'nin, müvekkil şirketin sigortalısı olan kiracıdan herhangi bir tazminat talep etme hakkı bulunmadığını ve itirazın iptali davasının reddi gerektiğini, Yukarıdaki başlık altında belirtmiş oldukları üzere ödeme yapıldıktan sonra birden fazla kiracı ve bu kiracıların sigortacıları olduğu halde yalnızca müvekkil şirket aleyhine sorumlu olup olmadığına yönelik gerekli araştırmalar yapılmadan, bu sorumluluk ispatlanmadan, ekspertiz raporu ve poliçe limiti dikkate alınmadan doğrudan ilamsız icra takibine girişen davacının kötü niyetle hareket ettiğini, bu şekilde aleyhe başlatılan takip ile müvekkil şirketi zor durumda bırakan davacı aleyhine en az %20 oranında kötü niyet tazminatına hükmedilmesi, ihtiyati haciz taleplerinin reddedilmesi gerektiğini, Hiçbir şekilde müvekkil sigorta şirketinin işbu dava nedeni ile tazminat ödeme borcu altında olduğunu kabul anlamına gelmemek üzere, sigorta şirketlerinin poliçeden kaynaklanan sorumluluklarında temerrüt tarihinden itibaren faiz sorumluluğu doğacak ise hükmedilecek faiz ancak yasal faiz olabileceğini, Davada talep edilen tüm tazminat ve faiz taleplerine itiraz ettiklerini, müvekkil şirket tarafından, mahkeme eliyle çözüme kavuşturulacağı açık olan bir hususta davacı tarafından başlatılmış olan haksız takibe itiraz edildiğini bu itiraza dair icra inkâr tazminatına hükmedilmemesi gerektiğini,Haksız ve mesnetsiz davanın reddine, Aleyhlerine faize hükmedilmemesine ve icra takibine girişmekte kötü niyetli olduğu açık olan davacı aleyhine en az %20 oranında kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, Dava açılmasına sebebiyet vermedikleri için masraf, vekalet ücreti ve faizle sorumlu tutulmamamıza, yargılama masrafları ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep ettiklerini, Davacı vekilinin cevaba cevap dilekçesini özetle; Huzurda açılan dava öncelikle müvekkil yönünden maddi hukuk kaynaklı sıfat (husumet) yokluğundan davanın reddine karar vermesi gerektiğini, huzurda açılan davaya konu yangının çıktığı yapı maliki ---------- olduğunu, dava dilekçesindeki tüm talep ve iddiaların ---------- yöneltilmesi gerekirken müvekkil şirkete yöneltilmesi haksız ve hukuka aykırı olduğunu, Yapı maalesef ki iskansız ve yangına ilişkin tedbirlerden uzak imal edildiğini, mevcut yangını önleyici hiçbir tedbir yapıda söz konusu olmadığı gibi çatı kısmında kullanılan malzemeler yangını tetikleyici unsurlar da içerdiğini, özellikle depolar arası saç levhaların niteliği, yangına ilişkin önleyici tedbirlerin binada yer almayışı yangını tetiklediğini, özellikle yangına ilişkin yangın hortumlarının ve springlerinin bulunması zorunluluğu olmakla birlikte binada bunların bulunmaması maalesef ki yangının kontrol altına alınmasını ve zararın önüne geçilmesini engellediğini, Müvekkil şirket olay günü deposundaki 5 adet yangın tüpü ile kendi çabası ile yangına müdahale ettiğini, bununla birlikte yangının çıkışına sebep olduğu iddia edilen tesisatın bina malikince yaptırıldığını, müvekkil şirketin buna yönelik bir tasarrufu bulunmadığından bahsi geçen yangının elektrik tesisatından çıkmış olması ihtimalinde dahi müvekkil şirketin kusurundan söz edilemeyeceğini, işbu sebeple davacının müvekkil şirket yönünden talepleri dayanaksız, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, huzurdaki davanın müvekkil şirket yönünden husumet yokluğu nedeni ile reddi gerektiğini, 01.07.2020 tarihinde, müvekkil şirketin “--------- Mah. ---------- Cad. No:--------- ---------” adresinde mukim deposunda meydana gelen yangın neticesinde; depo içerisinde bulunan muhtelif sayı ve türdeki çamaşır makinesi, kombi, buzdolabı, fırın, televizyon, kurutma makinesi, derin dondurucu, 8 adet kamyon lastiği ve muhtelif sayıdaki ofis malzemeleri tamamen yanmak suretiyle zarar gördüğünü, Bahse konu yapının yan ve ara bölmeleri ile çatısının sandviç panel olduğu, 3 bölümden oluşan deponun doğudan batıya ---------, ----------, --------- firmaları tarafından kullanıldığı, yangının ise ---------- firması ile ---------- firması arasındaki ara bölmenin bulunduğu yerde başladığını, yangından ---------- ile ------- ayıran saç levha üstünde bahsi geçen yerde müvekkil firma tarafında herhangi bir elektrik aksamı bulunmadığını, ----------- deposunda yangın çıkışını destekleyecek ya da buna olanak sağlayacak bir düzenek bulunmadığını, işbu sebeple yangının çıkışından müvekkil firmanın sorumlu olduğu iddiaları yersiz olduğunu, somut delile dayanmayan soyut iddialar olduğunu, Müvekkil şirket lojistik ve depolama işleri ile uğraştığını, elektronik mal ve beyaz eşya taşımacılığı ve depolamasını yaptığını, işbu bahsi geçen ürünleri sadece bünyesinde taşıma süresince tuttuğunu, müvekkil şirketin himayesinde bulunan ürünleri kullanma yetkisi bulunmamakla birlikte şirketin ticari defteri, envanter defterler, hesap, fatura gibi her türlü belge ve evrakları incelendiğinde bahsi geçen yangına sebebiyet verdiği iddia edilen kuluçka sistemine ilişkin herhangi bir kayda rastlanmayacağı gibi bu tarz bir sistemin bulunmayacağı izahtan vareste olduğunu, bulunmayan bir sisteme yönelikte müvekkil şirketin ilgili depoya ilave elektrik tesisatı yaptırmayacağı açık olduğunu, Yerinde inceleme yapıldığında ve mevcut durumlar değerlendirildiğinde ---------- deposunda yangın çıkışını destekleyecek ya da buna olanak sağlayacak bir düzenek bulunmadığı ortaya çıkacağını, Davacı sigorta şirketinin sigortalısı dava konusu olaya ilişkin kusur sorumluluğu bulunmadığını, davaya konu zararın taraflarına rücu edilmesi mümkün olmadığını, Davacı tarafın dava dilekçesi ekinde delil olarak davaya dayanak olarak sunduğu ---------- Soruşturma numaralı dosyasında bulunan bilirkişi raporunun; “..yangının--------- firması yetkililerince civciv üretmek maksadıyla, kullanmış oldukları kuluçka makinesi veya bağlantı kablolarında meydana gelen ark neticesi çıkan kıvılcımların, kolay yanıcı kablo izolasyonu ve etrafındaki yanıcıların tutuşturması neticesi ile başladığı..” tespitlerini dosyaya müvekkil -------- yangının başlamasına sebebiyet verdiği işbu sebeple borçtan yapı maliki ile müvekkil şirketin eşit oranda sorumlu olduğu iddiaları yersiz olduğunu, -------- firması olaya konu alanda beyaz eşya depolaması yaptığını, depoda mevcut ürünlerin bir kısmı yaklaşık 28 yıldır depolamasını ve taşımacılığını üstlendiği ---------- firmasına ait olduğunu, bu firmanın hasarlı ve ikinci sınıf bayi iadeli ürünleri olduğunu, depoya sayı ile gelip yine sayı ile firmaya iade edildiğinden bahsi geçen ürünler içinde, üzerinde herhangi bir tasarrufta bulunulması mümkün olmadığımı, kaldı ki ürünler maksimum 1 hafta içerisinde -------- ---------- teslim edildiğini, bu tarz bir durumda hayvanların dışkı tüy vs. kalıntıları ürünlerde koku leke vs. izler bırakacağından bu gibi durumlara müsamaha gösterilmesi kabul edilemeyeceğini, somut gerçekler içinde de böyle bir durum söz konusu olmadığını, olay yeri incelemesinde yapının yan tarafında bulunan şeftali bahçeleri içinde tavuk civciv gibi hayvanların beslendiği tespit edilmekle birlikte bunun kiracı--------- ile herhangi bir ilişkisi bulunmadığını, bu sebeple kuluçka makineleri, civciv üretimi gibi müvekkil şirketin iş ve işleyişinden tamamen uzak hiç bir ispata değer olmayan dayanaklarla oluşturulan --------- Soruşturma numaralı dosyasında bulunan bilirkişi raporunun hükme esas alınması ve işbu davaya dayanak delil olarak kabul edilmesi mümkün olmadığını, Dosyaya sunulan uzman mütalaası ve olay yerinde yapılacak yeni keşif ve incelemelerle görüleceğini, yangının çıkış noktasına en yakın elektrik kaynağı deponun diğer ucunda yaklaşık 30 metre uzaklıkta olduğunu, ----------- deposunda yangın çıkışını destekleyecek ya da buna olanak sağlayacak bir düzenek bulunmadığını, dosyaya sunulan video kayıtları ve fotoğraflar incelendiğinde 15:43 saatli videoda yangının başladığı ve devam ettiği yaklaşık 15 dakika boyunca-------- ---------firmasından alevler ve dumanlar yükselirken müvekkil şirket deposundan duman bile yükselmediği fark edileceğini, Yine davacı tarafından dosyaya dayanak olarak sunulan Bilirkişi ----------- yaptırılan tespit neticesinde “----------- deposunda sol yan cephe iç kısım yan profil üzerinden geçirilerek çekilmiş elektrik kablosunun arka kısma yakın noktada kısa devre yaptığı, meydana gelen kısa devre sonucunda kablo izolasyonunun tutuşarak kablo boyunca yürüdüğü ve temas halinde ki sandviç paneli de tutuşturarak yangının diğer iş yerlerine de sirayet ettiği” beyanlarını dosyaya yangının çıkış nedeninin müvekkil şirketin olduğunu belirtmek için sunduğunu, işbu tespitler de somut bir dayanağı olmayan eksik inceleme ile değerlendirme yapılan tespitler olduğunu, davacının somut delili olmayan bu tespitlere dayanarak açtığı dava haksız ve hukuka aykırı olduğunu, Bahsi geçen rapor teknik verilerden ve bilimsel gerçeklerden uzak olduğunu, yangının çıkış noktası --------- ile -------- ayıran saç levha üstünde --------- deposu tarafındaki elektrik aksamı olarak gösterilmişse de bahsi geçen yerde herhangi bir elektrik aksamı bulunmadığını, mevcut duvarda yalnızca internet kablosu bulunduğunu, internet kablosu da herkes tarafından bilindiğini, elektrik taşımadığını, binanın projesi incelenmeksizin bu konuda yargıya varılmış olması haksız ve hukuka aykırı olduğunu, işbu tespitlerinde dava dosyasında dayanak olarak kullanılması yersiz olduğunu, yapı malikinden temin edilecek proje incelendikten sonra daha net görüleceği üzere yangının çıkış noktası olarak gösterilen yerde elektrik tesisatı olmadığı gibi yangının çıktığı iddia edilen saç levhanın sağında ve solunda yaklaşık 10 metre uzaklıkta yalnızca priz bulunduğunu, bu prizler de o tarihte kullanılmadığını, Müvekkil işbu malları deposunda bulundurduğu süre zarfında yüksek enerjili bir elektrik akımına ihtiyaç duymadığını, teknik olarak yangının 2 çıkış nedeni olabildiğini, Aşırı yük, elektrik sistemlerinde enerji akışı için gerekli olan kablo başta olmak üzere tüm ekipman belirli bir akım taşıma kapasitesine göre tasarlandığını, akım taşıma kapasitesi üzerinde akıma maruz kalan bir kablo veya bağlantı elemanı zamanla ısınarak alev alabildiğini, elektrik yangınlarının %45’lik bölümü bu yüzden çıktığını ve çözümü gayet basit olduğunu; yönetmelikte belirlenen standartlara uygun mühendislik projesi ve malzeme ile yapıya sonradan herhangi bir elektrikli sistem eklemesi yapmamak olduğunu, Aşırı gerilim, bugün genel olarak kullanılan AC akımın yapısı gereği sinüzoidal olması, halk dilinde elektrik dalgalanması olarak bilinen aşırı gerilimlerin sistemler üzerinde sürekli oluşmasına sebep olduğunu, bunu da yine elektrik iç tesisat proje hazırlama yönetmeliğinde olan aşırı gerilim sönümleyiciler ile engellemek mümkün olduğunu, elektrik yangınlarının %55 gibi bir oranda sebebi aşırı gerilimler olduğunu, Yalnızca beyaz eşya depolaması yapılan bir depoda kullanılan elektrik olayın oluş saati de göz önünde tutulduğunda zamanın gündüz vaktine denk gelmesi itibariyle yalnızca İçeride ofis aydınlatması, bilgisayar gibi zayıf akım içeren düzeneklerden ibaret olduğunu, bunlardan yangının çıkış noktasının aksi istikamette ve yaklaşık 30 metre uzaklıkta olduğunu, mevcut durum değerlendirilmesinde --------- deposunda yangın çıkışını destekleyecek ya da buna olanak sağlayacak bir düzenek bulunmadığını, Yukarıda arz ve izah edilen sebeplerle öncelikle davacının talepleri dayanaksız, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, huzurdaki davanın reddine karar verilmesini beyan ve talep etmiştir. İhbar olunan --------- vekilinin cevap dilekçesini özetle; Mahkememizin -------- Esas sayılı dosyasında açılan dava müvekkil şirkete ihbar olunduğunu, taraflarınca --------- Esas sayılı dosyasında tazminat davası açılmış olduğunu, Müvekkil şirketin kiracı sıfatıyla kullandığı depoda 01.07.2020 tarihi öğlen saatlerinde, müvekkilin kullandığı deponun batı cephesi bitişiğindeki davalılardan --------- Şti.’nin kiracı sıfatıyla kullandığı depoda yangın çıktığını, akabinde yangın müvekkilin deposuna sıçramış oradan da doğu cephesi bitişiğindeki komşu depoya sıçradığını, böylece bitişik nizam şeklindeki üç depo da tamamen yandığını, Söz konusu taşınmazın maliki davalı --------- olduğunu, müvekkil şirket ile davalı malik arasında 03.10.2019 tarihli kira sözleşmesi akdedildiğini, bahse konusu taşınmazın, maliki tarafından saç paneller ile üçe bölündüğünü ve üç farklı kişiye kiralandığını, müvekkilinin kiraladığı kısımda marketlere satmak amacıyla gıda, temizlik ve sair ürünü muhafaza altında tutulduğunu, müvekkilin deposunda yangına sebebiyet verebilecek herhangi bir elektrik veya ısınma tesisatı bulunmadığını, depo salt mal istiflemek amacıyla kullanıldığını, kolluk kuvvetlerince tutulan ifade tutanakları incelendiğinde görgü tanıklarının ifadelerine göre yangın, müvekkilin deposunun batı cephesi bitişiğindeki depoda başladığını, Yangının başladığı yerde komşu depo sahipleri tavuk ve kuş gibi hayvanlar beslemekte olup sonradan buna yönelik elektrik tesisatı çekildiğini, Nitekim yangın da tesisatın çekildiği bölgeden başlamış ve keza bu bölgeden bir patlama sesi duyanlar olduğunu, Yangının ardından ---------- Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Daire Başkanlığınca ---------- Doküman Nolu ve 10.07.2020 tarihli Yangın Raporu düzenlenmiştir. Ancak itfaiye yangın raporunda yangının çıkış nedeni tam olarak belirlenememiş olup bilirkişi incelemesi gerektiği vurgulanmıştır. --------- Esas sayılı dosyasında açılan maddi tazminat talepli davada yerel mahkeme tanıklarımızı dinlemeden eksik ikceleme ile karar verildiğini, Yangına ---------- firmasından çıktığı sabit olduğundan müvekkil açısından davanın reddine karar verilmesine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir. Davalı ---------- vekilinin cevap dilekçesi özetle: Davanın şirket yönünden maddi hukuk kaynaklı husumet yokluğundan davanın reddi gerektiğini, yapının iskansız ve yangına ilişkin tedbirlerden uzak imal edildiğini, yangına ilişkin yangın hortumlarının bulunmasının zorunluğu olduğu ancak binada bulunmadığını, müvekkil şirketin olay gününde yangını söndürmeye çalıştığını, yangının çıkışına sebep olduğu iddia edilen tesisat bina malikince yaptırılmış olduğunu, müvekkil şirketin buna yönelik bir tasarrufunun bulunmadığını bu nedenle şirket kusurundan söz edilmeyeceğini, yerinde inceleme yapıldığında ve mevcut durumlar değerlendirildiğinde -------- deposu tarafındaki elektrik aksamı olarak gösterildiğini ancak bahsedilen yerde elektrik aksamı bulunmadığını, yangın çıkışını destekleyecek ya da buna olanak sağlayacak bir düzenek bulunmadığından davanın reddini talep ve beyan etmiştir. İhbar olunan ---------- vekilinin cevap dilekçesi özetle: Davada herhangi bir kusurunun bulunmadığını Kiraladığı mecurun yanmasına hasar ve zarara maruz kalmasına sebep olan davalı kiracı ----------- olduğunu, davanın aydınlatılmasınında öneme sahip ilk rapor çerçevesinde de değerlendirme yapıldığında müvekkilinin herhangi bir kusurunun bulunmadığını, zararın kiracının depoyu amacına uygun kullanmamasından kaynaklandığını, müvekkilin mağdur olduğunu, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu mavekkile yöneltilmesini talep ettiği bedelden müvekkilin sorumlu olmadığını talep ve beyan etmiştir. Tüm dosya kapsamı ve toplanan deliller birlikte değerlendirildiğinde; Dava; dava dışı sigortalıya ait ve davalının kiracı olarak bulunduğu işyerinde, meydana gelen yangın nedeniyle, sigortalıya ödenen bedelinin, kiralanan taşınmaza sonradan çekildiği iddia olunan elektrik kablosu nedeniyle davalı kiracının yangına sebebiyet verdiğinden bahisle davalı kiracı ile mali mesuliyet sigorta poliçesi teminat kapsamında davalı sigorta şirketinden 6102 Sayılı TTK'nın 1472 maddesi uyarınca müştereken ve mütesilsilen rücuen tazmini istemine ilişkindir.Dava dışı sigortalı -------- ile davalı --------- şirketi arasında, yangının meydana geldiği tarihte geçerli kira sözleşmesi düzenlendiği konusunda ihtilaf bulunmadığı, dava konusu yangının, davalı şirket tarafından kiralanan adreste meydana geldiği anlaşılmaktadır.Rücu ve halefiyet, --------- sayılı kararında "Sigortacının sorumlu kişi aleyhine açacağı dava, sigorta poliçesinden doğan bir dava olmayıp; aynen sigortalı kimsenin sorumlu kişiye karşı açmış olduğu bir dava gibidir. Sigortalının muhtelif mahkemelerde dava açma hakkı varsa, aynı hak sigortacının halefiyet hakkına dayanan rücu davası için de söz konusudur." şeklinde vurgulanmıştır. 6102 sayılı TTK'nın "Halefiyet" başlığı altındaki 1472.maddesinde ise "Sigortacı, sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçer. Sigortalının, gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hak, tazmin ettiği bedel kadar, sigortacıya intikal eder." hükmüne yer verilmiştir. Buna göre; davacı sigorta şirketinin sigortalısı hangi görevli ve yetkili mahkemede dava açabilecek ise, sigorta şirketinin de halefiyet gereğince aynen sigortalı gibi o mahkemede dava açabileceğine işaret edilmiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 1. maddesinde; "Mahkemelerin görevi, ancak kanunla düzenlenir. Göreve ilişkin kurallar, kamu düzenindendir." hükmü yer almaktadır. HMK 114/1.c maddesi uyarınca "Mahkemenin görevli olması" dava şartlarından olup, HMK 138 maddesi dikkate alınarak dava şartlarının öncelikle karara bağlanması gerekmektedir. HMK 115. maddesinde ise "Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler. Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir..." düzenlemesi yer almaktadır.6100 sayılı HMK'nin "Sulh Hukuk mahkemelerinin görevi" başlığı altındaki 4/1-a maddesinde "Kiralanan taşınmazların, 09.06.1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'na göre ilamsız icra yoluyla tahliyesine ilişkin hükümler ayrık olmak üzere, kira ilişkisinden doğan alacak davaları da dâhil olmak üzere tüm uyuşmazlıkları konu alan davalar ile bu davalara karşı açılan davalar" düzenlemesiyle ayrıksı haller dışında kira ilişkisinden kaynaklanan uyuşmazlıklar için Sulh Hukuk Mahkemeleri'nin görevli olduğu kabul edilmiştir.--------- sayılı ilamında; "...Davanın açıldığı --------- Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından yapılan yargılama sonunda; davacının sigortalısının halefi olarak davalıdan rücuen tazminat isteminde bulunduğu, davacının sigortalısı olan şirket ile davalı arasında kira ilişkisi bulunduğu ve kira ilişkisinden doğan uyuşmazlıkta HMK'nun 4/a maddesi gereği Sulh Hukuk Mahkemesi'nin görevli olduğu gerekçesiyle, davanın görev yönünden reddine, kararın kesinleşmesinden sonra talep halinde dosyanın Sulh Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesine karar verilmiş; davacı vekilinin başvurusu ile dosya, temyize konu kararı veren mahkemeye gelmiştir.Mahkemece, davacının sigortalısının halefi olarak açtığı davada, BK'nun 58. maddesindeki (yeni TBK'nun 69. Md.) yapı malikinin sorumluluğu gereği dava açıldığı ve uyuşmazlığın kira sözleşmesinden kaynaklanmadığı, davanın genel hükümlere göre ilk açıldığı --------- Asliye Hukuk Mahkemesi'nde görülmesi gerektiği gerekçesiyle, mahkemenin görevsizliğine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava, işyeri sigorta poliçesi gereği ödeme yapan davacının ödediği bedelin, zarardan sorumlu olduğu iddia olunan davalıdan rücuen tahsili istemine ilişkindir.Davacı sigorta şirketi, bu davayı sigortalısının halefi olarak açtığına göre, görevli mahkemenin tayininde sigortalı ile davalı arasındaki ilişkinin hukuki mahiyeti nazara alınır.-------- sayılı kararında bu husus "sigortacının sorumlu kişi aleyhine açacağı dava, sigorta poliçesinden doğan bir dava değildir. Bu nedenle, halefiyet davası bir ticarî dava sayılamaz. Bu dava, aynen sigortalı kimsenin sorumlu kişiye karşı açmış olduğu bir dava gibidir. Sigortalının muhtelif mahkemelerde dava açma hakkı varsa, aynı hak sigortacının halefiyet hakkına dayanan rücu davası için de söz konusudur" şeklinde vurgulanmaktadır.Öte yandan, TTK'nun “Halefiyet” başlığı altındaki 1472. maddesinde “sigortacı, sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçer. Sigortalının, gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hak, tazmin ettiği bedel kadar, sigortacıya intikal eder” hükmüne yer verilmiştir.6100 sayılı HMK'nun “Sulh hukuk mahkemelerinin görevi” başlığı altındaki 4. maddesinde de “(1) Sulh hukuk mahkemeleri, dava konusunun değer veya tutarına bakılmaksızın; a) Kiralanan taşınmazların, 09.06.1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununa göre ilamsız icra yoluyla tahliyesine ilişkin hükümler ayrık olmak üzere, kira ilişkisinden doğan alacak davaları da dâhil olmak üzere tüm uyuşmazlıkları konu alan davalar ile bu davalara karşı açılan davaları, b) Taşınır ve taşınmaz mal veya hakkın paylaştırılmasına ve ortaklığın giderilmesine ilişkin davaları, c) Taşınır ve taşınmaz mallarda, sadece zilyetliğin korunmasına yönelik olan davaları, ç) Bu Kanun ile diğer kanunların, sulh hukuk mahkemesi veya sulh hukuk hâkimini görevlendirdiği davaları, görürler.” hükmüne yer verilmiştir. (1086 Sayılı HUMK'nun 8/II-1 maddesinde de dava konusu şeyin değerine bakılmaksızın, kira sözleşmesine dayanan her türlü tahliye, akdin feshi yahut tespit davaları, bu davalarla birlikte açılmış kira alacağı ve tazminat davaları ve bunlara karşılık olarak açılan davaların Sulh Hukuk Mahkemelerinde görüleceği” şeklinde benzer düzenlemeye yer verilmişti).Somut olayda, davacı sigorta şirketinin, sigortalısının halefi olarak açtığı davada, dava dışı sigorta ettiren ile davalı arasındaki temel hukuki ilişkinin kira sözleşmesi olduğu açıktır..."Yine ------- sayılı ilamında; "...Somut olayda, sigortalı işyerlerinde oluşan yangın hasarı sebebiyle meydana gelen zarar sigortacı tarafından sigortalılara ödenmiş olup ödenen tazminatın dava dışı sigortalı işyerlerini kiraya veren davalı bina maliki ----------Ş’den ve onun işyeri sigortacısı --------Ş’den, yangının çıktığı ----------Ş kiracısı -------- Şti.’den, sinamada tadilat yapan taşeron ----------’ten tahsili talep edilmiştir. Dava dışı sigortalı şirketler ve davalı --------- Şti., davalı bina maliki --------Ş kiracısıdır. Bu nedenle dava dışı sigortalılar --------Ş ve ---------Ş ile davalı --------Ş arasındaki temel hukuki ilişki kira sözleşmesine dayanmaktadır. Yine yangının çıktığı ---------- Şti. ile davalı ---------Ş arasındaki hukuki ilişki de kira sözleşmesine dayanmaktadır. Taraflar arasında uyuşmazlık kira ilişkisinden doğduğuna göre; davaya bakma görevi sulh hukuk mahkemesindedir. Bu nedenle sigortacı tarafından halefiyet yoluyla açılan davanın da sulh hukuk mahkemesinde görülmesi gerekmektedir..." şeklinde açıklamalara yer verilerek görevli mahkemenin Sulh Hukuk Mahkemesi olduğuna işaret edilmiştir. Somut olayda, davacı sigorta şirketi olup davalılardan rücuen tazminat talebinin nedeni, davalı kiracının, kiralanan taşınmaza sonradan çekildiği iddia olunan elektrik kablosu nedeniyle haksız eylem ile kira sözleşmesine aykırılığa dayandırmıştır. Dava dışı sigortalı malik -------- ile ile davalı --------- şirketi arasında kira ilişkisi bulunduğundan davalı -------- şirketi yönünden kira ilişkisinden kaynaklanan davada görevli mahkeme Sulh Hukuk Mahkemesi olup, davalı ---------- şirketi yönünden mali mesuliyet sigorta poliçesinden kaynaklanan uyuşmazlıkta görevli mahkeme Ticaret Mahkemesi'dir. Yerleşik Yargıtay emsal kararları gereğince aynı davada bir kısım davalılar hakkında genel mahkemelerin, bir kısım davalılar hakkında ise özel mahkemelerin görevli bulunması ve uyuşmazlığın aynı olaydan kaynaklanması halinde, zarar tek ise yada taleplerden birisi yönünden verilecek karar diğerini doğrudan ilgilendirecek nitelikte ise bütün talepler yönünden özel yetkili ve görevli mahkemece yargılama yapılması gerekmektedir.Açıklanan nedenlerle, davacı sigorta şirketinin halefi olduğu dava dışı sigortalısı kiracı ile davalı kiralayan arasındaki kira ilişkisinden kaynaklanan asıl davadaki bu uyuşmazlığın sulh hukuk mahkemesinde görülmesi gerektiğinden görevsizlik kararı vermek gerekmiştir. Yukarıda açıklanan sebeplerle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: (Yukarıda Açıklanan Nedenlerle) 1-Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, bu nedenle 6100 sayılı HMK'nın 115/2. Maddesi uyarınca dava şartı noksanlığından davanın usulden REDDİNE, MAHKEMEMİZİN GÖREVSİZLİĞİNE 2-Taraflardan birinin, karar süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde Mahkememize başvurarak, dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesini talep etmesi halinde dosyanın görevli-------- Nöbetçi Sulh Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesine, 3-Yasal süre içinde Mahkememize başvurarak, dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesi talep edilmediği takdirde, Mahkememize davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin iş bu kararın tefhim/tebliği ile İHTARINA, 4-Dava dosyasının talep üzerine gönderilmesi halinde yargılama giderlerine görevli mahkemece hükmedilmesine, Dair, tarafların yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer yada başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile başvurmak ve istinaf harç ve masraflarını karşılamak koşulu ile -------- Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf yolunun açık olduğu, istinaf dilekçesinde istinaf edilen hususlar ile nedenlerinin belirtilmesinin gerektiği, süresi içerisinde kararın istinaf edilmemesi halinde hükmün kesinleşeceği ve infaz edilebileceği açıklanmak suretiyle oybirliği ile karar verildi 13/01/2025