İlk Derece Mahkemesi · İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/158 E. 2024/234 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2024/158
Karar No
2024/234
Karar Tarihi

T.C. İstanbul Anadolu 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO: 2024/158 KARAR NO: 2024/234 DAVA: Alacak (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) DAVA TARİHİ: 05/10/2023 KARAR TARİHİ: 05/03/2024 -------- sayılı yetkisizlik kararı üzerine Mahkememiz esasına kaydedilen dava dosyasının incelenmesi neticesinde ; DAVA:Davacı vekili yetkisizlik kararı veren mahkemeye sunduğu 05/10/2023 tevzi tarihli ve aynı tarihte harçlandırdığı dava dilekçesinde özetle: Müvekkilinin uğramış olduğu ve taşıma sözleşmesinden kaynaklı alacağının şimdilik 1000 TL'nin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan kdv ile birlikte tahsiline, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir. Davacı vekili 13/11/2023 tarihli cevaba cevap dilekçesinde özetle; Davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP : Davalı vekili yetkisizlik kararı veren mahkemeye sunduğu 08/11/2023 tarihli cevap dilekçesinde özetle: Davanın tamamen haksız, yersiz ve kötüniyetli olup reddi hakkaniyet açısından büyük gereklilik arzetmekte olduğunu, davacı tarafın 29.05.2023 tarihinde işbu hususların gerçekleştiğini iddia edip akabinde 02.06.2023 tarihinde ilgili paletleri analiz için --------- götürdüğünü, aradan 4 gün gibi bir süre geçmesi 6 palet ------- malzemesinin taşınması ve de bozulması için çok uzun bir süredir ve hayatın olağan akışına da aykırı olduğunu, yine davacının her ne kadar taraflarına kestiği faturaların eksik ödendiğinden ve de kesinti yapıldığından bahisle davaya konu alacağın doğduğunu iddia ediyor olsa da bu hususta defter incelemesi yapıldığında davacı tarafa borçlu olmadıklarının ortaya çıkacağını beyanla, davanın reddini, davanın -------- ihbarı ile davaya katılımının sağlanmasına karar verilmesini, mahkeme masrafları ve ücreti vekaletin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili 22/11/2023 tarihli ikinci cevap dilekçesinde Özetle ;Davanın reddini talep etmiştir DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Dava; Alacak isteminden ibarettir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 6. maddesinde "Genel yetkili mahkeme, davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir." Aynı Kanun’un "sözleşmelerden doğan davalarda yetki" başlıklı 10. maddesinde; sözleşmeden doğan davaların sözleşmenin ifa edileceği yer mahkemesinde de açılabileceği hüküm altına alınmıştır. Dava konusu uyuşmazlık taşıma sözleşmesinden kaynaklı para borcu olduğundan, davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan 6098 sayılı TBK 89. maddesine göre, aksi kararlaştırılmadıkça para borçları alacaklının ödeme zamanındaki yerleşim yerinde ifa edileceği düzenlenmiştir.Kesin yetki kuralının bulunmadığı ve birden fazla yetkili mahkemenin bulunduğu hallerde yetkili mahkemeyi seçme hakkı davacıya aittir. Davacı, kesin yetki kuralının bulunmadığı bir davayı yetkisiz bir mahkemede açmışsa, seçme hakkı itiraz eden davalıya geçer, davalının bildirdiği yetkili mahkemede davanın görülmesi gerekir.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun "Yetki itirazının ileri sürülmesi" başlıklı 19/2. maddesi; "Yetkinin kesin olmadığı davalarda, yetki itirazının, cevap dilekçesinde ileri sürülmesi gerekir. Yetki itirazında bulunan taraf, yetkili mahkemeyi; birden fazla yetkili mahkeme varsa seçtiği mahkemeyi bildirir. Aksi takdirde yetki itirazı dikkate alınmaz." hükmünü içermektedir. Aynı Kanun'un 116/1-a maddesinde kesin yetki kuralının bulunmadığı hâllerde yetki itirazı "ilk itiraz" olarak düzenlenmiş olup HMK 117/1. maddesi; "İlk itirazların hepsi cevap dilekçesinde ileri sürülmek zorundadır, aksi hâlde dinlenemez." hükmünü içermektedir.Nitekim ---------- Sayılı, 29/04/2022 Tarihli İlamında da belirtildiği üzere bir davada, birden fazla genel ve özel yetkili mahkeme varsa, davacı bu mahkemelerden birinde dava açmak hususunda bir seçimlik hakka sahiptir. Davacı, davasını bu genel ve özel yetkili mahkemelerden hiçbirinde açmaz ve yetkisiz bir mahkemede açarsa, o zaman seçme hakkı davalıya geçer.---------- sayılı ilamı ile davalı şirket adresinin " -------- Mahallesi --------- Bulvarı-------- Residance --------- Blok No:------- K:------ ---------" olduğu, davalının adresi itibariyle de Mahkemelerinin yetkili mahkemeler arasında olmadığını ve davalı vekilinin 11/10/2023 tarihli cevap dilekçesi ile de davanın yetkisiz mahkemede açılmasına binaen dosyanın --------- Mahkemelerine gönderilmesi talebi de göz önünde bulundurularak davanın HMK. madde 114/1-ç bendi yollamasıyla HMK. 115/2. maddesi uyarınca dava şartı yokluğu nedeniyle mahkemelerinin yetkisizliğine, dosyanın -------- Nöbetçi Asliye Hukuk (Ticaret) Mahkemesi'ne gönderilmesine karar verildiği anlaşılmıştır. Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Davacı tarafından, davalı ------- Şti'ye --------- karşı dava ikame edildiği, -------- Asliye Hukuk Mahkemesi'nin -------- Esas sayılı dava dosyası ile dava dilekçesinin sehven davalı olarak kayıt edilen --------- Şirketi'ne---------- tebliğ edildiği ve --------- Şirketi ile aynı vekaletnamede vekil tayin edilen vekilin, ------- Şirketi adına sunduğu 11/10/2023 tarihli dilekçesinde yetki ilk itirazında bulunduğu görülmüştür. Her ne kadar-------- sayılı ilamı ile bu dilekçeye istinaden dava dosyası yetkisizlik kararı verilerek dava dosyası Mahkememize gönderilmiş ise de; yargılamaya konu dava dosyasında davalının --------- Şti.---------- olduğu , dosyaya davalı vekili tarafından davalı -------- Şti adına 08/11/2023 tarihli cevap dilekçesi sunulduğu ve söz konusu dilekçenin davacı tarafa tebliğ edilerek dilekçeler teatisinin tamamlandığı, dava dışı şirket adına sunulan 11/10/2023 tarihli dilekçenin davacı tarafa tebliğe çıkarılmadığı anlaşılmıştır. Dava dosyasına davalı ---------- Şti adına sunulan 08/11/2023 tarihli cevap dilekçesi ve 22/11/2023 tarihli ikinci cevap dilekçesinde ise davalı tarafın herhangi bir yetki itirazının bulunmadığı görülmüştür. Dosyaya davalı adına sunulan vekaletnamenin incelenmesinde -------- Şti --------- ve -------- Şirketi --------- adına iki farklı tüzel kişilik tarafından ayrı ayrı vekil tayin edildiği , dava dilekçesi gereğince davanın tarafı olmayan Tasfiye Halinde --------- Şirketi adına sunulan 11/10/2023 tarihli dilekçeye istinaden yetkisizlik kararı verilmesinin 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun "Yetki itirazının ileri sürülmesi" başlıklı 19/2. Maddesine uygun olmadığı, nitekim davalı taraf adına sunulan 08/11/2023 tarihli cevap dilekçesi ve 22/11/2023 tarihli ikinci cevap dilekçesinde yetki itirazı bulunmadığından davalının usulüne uygun yetki itirazının bulunmadığı ve açıklanan yasal düzenlemeler uyarınca dava dosyasında kesin yetki kuralının da söz konusu olmadığı anlaşılmıştır. Bu nedenle usulüne uygun yetki itirazı olmadığından davanın HMK madde 116/1-a, 19/2, 19/4. hükümleri uyarınca usulden reddine, davaya bakmaya --------- Asliye Hukuk Mahkemesi( Asliye Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla) yetkili olması nedeniyle mahkememizin karşı yetkisizliğine kararı vermek gerekmiştir. 6100 Sayılı HMK'nın Görevsizlik veya Yetkisizlik Kararı Üzerine Yapılacak İşlemler ve Yargı Yeri Belirlenmesi başlıklı üçüncü ayrımı altında düzenlenmiş olan 22. Maddesinin "(2) İki mahkemenin aynı dava hakkında göreve veya yetkiye ilişkin olarak verdikleri kararlar kanun yoluna başvurulmaksızın kesinleştiği takdirde, görevli veya yetkili mahkeme, ilgisine göre bölge adliye mahkemesince veya Yargıtayca belirlenir." şeklindeki düzenlemesi uyarınca -------- Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından verilen yetkisizlik kararı da kesinleştiğinden ve mahkememizin işbu karşı yetkisizlik kararının da kısmi dava olan davanın HMK 341 maddesi uyarınca dava değeri göz önünde bulundurulduğunda kesin olması ve her iki mahkemenin yargı çevrelerinin farklı Bölge Adliye Mahkemelerinin sınırları içerisinde olması sebebiyle re'sen HMK'nin 21/1-b, 22/2. maddeleri uyarınca Yargıtay İlgili Hukuk Dairesi'ne gönderilmesine dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM :Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere; 1-Davanın HMK madde 116/1-a, 19/2, 19/4. hükümleri uyarınca davaya bakmaya mahkememizin yetkili olmaması nedeniyle dava şartı yokluğundan USULDEN REDDİNE, 2-Davaya bakmaya --------- Asliye Hukuk Mahkemesi( Asliye Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla) yetkili olması nedeniyle mahkememizin KARŞI YETKİSİZLİĞİNE,, 3- Mahkememizce verilen kararın kesin nitelikte olması ve daha önce ---------- Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından verilen yetkisizlik kararı da kesinleştiğinden; -------- Asliye Hukuk Mahkemesi ile mahkememiz arasında oluşan yetki uyuşmazlığının çözümü ve yargı yerinin belirlenmesi için dosyanın HMK'nin 21/1-b, 22/2. maddeleri uyarınca Yargıtay İlgili Hukuk Dairesi'ne GÖNDERİLMESİNE, 4-HMK'nın 331/2. maddesi uyarınca yargılama giderlerinin yetkili ve görevli mahkeme tarafından hüküm altına alınmasına, 5-Kararın taraflara tebliğine, Dair, davacı vekili ile davalı vekilinin yokluğunda, HMK'nin 341/2. maddesi uyarınca miktar itibari ile kesin olmak üzere dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde karar verildi. 05/03/2024

Atıf: İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/158, K. 2024/234, T. 05.03.2024, www.arakarar.com/karar/istanbul-anadolu-9-asliye-ticaret-mahkemesi-2024-158-e-2024-234-k-e25fc094da51