İlk Derece Mahkemesi · İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/196 E. 2024/687 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/196
- Karar No
- 2024/687
- Karar Tarihi
T.C. İstanbul Anadolu 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO:2024/196 Esas KARAR NO:2024/687 DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ: 19/02/2024 KARAR TARİHİ: 24/09/2024 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İDDİA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, müvekkili ile davalı-borçlu taraf arasındaki ticari işten dolayı kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla davalı –borçlu taraf ile görüşmeler yapıldığını ancak borçlu tarafın borcunu ödemekten imtina ettiği , görüşmelere rağmen borcunu ödemeyeceği anlaşılınca-----tarihinde icra takibine geçildiğini davalı (borçlu) tarafından ---tarihli itiraz dilekçesi ile borcun ----- olduğu ve 12.04.2023 tarihinde ödeme yapıldığını beyan ettiğini ve dosyaya itiraz ettiklerini beyan ettiklerini ve ödeme dekontunu dosyaya ibraz ettiğini davalı taraf borcun 345.914,36-TL olduğunu ikrar ettiği ancak bu miktar üzerinden ödemesi gereken icra masrafı-avukatlık ücreti-tahsilat harcı vs.. ödemediğini itiraz ettiğini, davalının borç miktarı davalının ikrar ettiği 345.914,36-TL olduğunu, davalı taraf bu miktarı kabul ettiğini ve icra takibinden sonra ve ödeme emrinin tebliğ edilmesinden sonra davacı-müvekkiline ödediğini ancak kabul ettiği miktar üzerinden ödemesi gereken icra masrafı-avukatlık ücreti-tahsilat harcı vs.. ödemediği, itiraz ettiğini icra dosyasının kabul edilen miktar üzerinden ödenmesi gereken avukatlık ücreti-tahsilat harcı-icra masrafları üzerinden devamı için işbu davayı açmasının zaruri olduğunu yukarıda açıklanan veçhile, fazlaya ilişkin haklarının saklı kalmak kaydıyla, davalı-borçlu tarafın kabul ettiği ve ödediği 345.914,36-TL üzerinden ödemesi gereken icra masrafları-avukatlık ücreti-tahsilat harcı üzerinden icranın devamı için itirazın iptal edilerek takibin devamını, dava masrafları ile ücreti vekaletin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. SAVUNMA:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, taraflar arasındaki vaki ticari ilişki, cari hesap usulü üzerinden gerçekleştirildiğini, takip tarihi itibariyle davacı yanın müvekkil şirket nezdindeki alacağının 345.914,36-TL olduğunu, ödeme emrinde belirtilen meblağın gerçeği yansıtmadığını, müvekkil şirketin ticari defterlerinin incelendiğinde davacı yanın iddialarının gerçeklikten uzak afaki iddialar olduğunun ortaya çıkacağını, davacının davalı müvekkil şirketten herhangi bir alacağı bulunmadığı ve huzurdaki işbu dava konusu olan icra takibini haksız ve kötü niyetli şekilde ikame ettiğini, haksız ve kötü niyetli açılan davanın öncelikle usulden reddini, Mahkememizin usule ilişkin beyanları haksız bulması halinde davanın esas yönünden reddini, reddedilen kısım yönünden %20'den az olmamak üzere lehlerine taraflarına kötüniyet tazminatına hükmedilmesini, davanın haklı olduğu yönünde kanaati oluşması halinde, alacağın likit alacak olmaması sebebiyle icra inkar tazminatına hükmedilmemesini, yargılama giderleri ile ücret-i vekaletin davacı yan üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. İNCELEME ve GEREKÇE: Dava, İİK 67. Maddesi kapsamında tacirler arasındaki ticari alım satım ilişkisine dayalı fatura alacağının tahsiline yönelik icra takibine yapılan itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir----------takip dosyası celp edilmiş incelenmesinde; davacı-takip alacaklısı tarafından davalı-takip borçlusu aleyhine 31/03/2023 tarihinde asıl alacak + işlemiş faiz toplamı 371.886,62 TL tutarındaki alacağın, fer'ileriyle birlikte tahsiline yönelik genel haciz yoluyla yapılan icra takibi olduğu, ödeme emrinin borçluya 12/04/2023 tarihinde tebliğ edildiği, borçlu tarafından verilen 7 günlük süre içerisinde itiraz dilekçesi sunulduğu, itiraz dilekçesinde, icra takibi tarihi itibariyle alacaklının vadesi gelmiş alacağının 345.914,36 TL olduğunu, bu alacağın 12/04/2023 tarihinde ödendiğini, alacaklının borçlu şirket nezdinde hiçbir alacağının kalmadığını belirterek borca ve fer'ilerine itiraz edildiği; icra müdürlüğünce takibin durdurulmasına karar verilmiş olduğu, itiraz dilekçesinin davacı alacaklıya tebliğ edilmediği görülmüştür. Mahkemece yapılan yargılama sırasında, taraflarca gösterilen deliller toplanmıştır. Davacı, davalıya mal/hizmet teslim ettiğini/ifa ettiğinden bahisle alacaklı olarak icra takibinde bulunmuş olup, Türk Medeni Kanunu m:6 gereği icra takibinde talep etmiş olduğu alacağının varlığını ispatlamak ile yükümlüdür.6100 sayılı HMK 200. maddeye göre bir hakkın doğumu, düşürülmesi, devri, değiştirilmesi, yenilenmesi, ertelenmesi, ikrarı ve itfası amacıyla yapılan hukuki işlemlerin, yapıldıkları zamanki miktar veya değerleri ikibinbeşyüz Türk Lirasını geçtiği takdirde senetle ispat olunması gerekir. Bu hukuki işlemlerin miktar veya değeri ödeme veya borçtan kurtarma gibi bir nedenle ikibinbeşyüz Türk Lirasından aşağı düşse bile senetsiz ispat edilemez.Faturaya dayalı alacak taleplerinde tek başına fatura düzenlenmesi akdi ilişkinin varlığını ve mal teslimini ispatlamaz. Yine faturaların davacı defterlerinde kayıtlı olması da fatura içeriği malların/ hizmetin teslimini/ ifasını kanıtlamaya yeterli değildir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 222. Maddesinde " Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK m:222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK m:222/2). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması ve defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK m:222/4)." hükümlerine amirdir. Yukarıda verilen yasa maddeleri ve TTK 82. maddesi gözetildiğinde ticari davalarda, yani iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda, ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür. İİK madde 67 gereğince, itirazın iptali davasının itirazın tebliğinden itibaren, 1 yıl içinde açılması gerekir. Hak düşürücü süreler, dava şartı olup taraflar ileri sürmese de mahkemece resen gözetilir. Somut olayda icra takibindeki, itiraz dilekçesinin davacı alacaklıya tebliğ edilmemesi nedeniyle İİK'nun 67.maddesinde belirtilen bir yıllık hak düşürücü sürenin başlamadığı anlaşıldığından davanın süresi içinde açıldığı kabul edilmiştir. Taraflar arasındaki uyuşmazlığın çözümü amacıyla yapılan yargılamaya göre; davacı/takip alacaklısının davalı/takip borçlusu hakkında faturaya dayalı olarak takip başlattığı, davalı/takip borçlusunun tebliğ edilen ödeme emri üzerine takibe borca ve fer'ileri yönünden süresinde itiraz ettiği ve takibin durduğu, eldeki itirazın iptali davasının süresinde açıldığı, davacı tarafça ödeme emrinde 355.034,64 TL asıl alacak talep etmiş ise de; dava dilekçesinde geçen beyanlarına göre davalının takipten sonra ödediği 345.914,36 TL kadar asıl alacak taleplerinin olduğu, taraflar arasında takip tarihi itibariyle asıl alacağın miktarı hususunda çekişme bulunmadığı, dava dilekçesi açıkça davalı-borçlu tarafın kabul ettiği ve ödediği 345.914,36-TL üzerinden ödenmesi gereken icra masrafları, avukatlık ücreti, tahsilat harcı üzerinden icranın devamının talep edildiği, bu nedenle bilirkişi incelemesine gerek olmadığı kanaatine varıldığı, davalı tarafça takip tarihinden sonra asıl borcun ödendiği ve fakat bu ödeme ile icra dosya borcunun ödemesinin yapılmamış olduğu zira icra ferilerinin de ödenmesi gerektiği, ferilerin neler olduğu ve miktarı hususunda ve bu işlemi yapma konusunda icra müdürlüğünün yetkili olduğu anlaşılmakla davanın kabulü ile davalının ------sayılı dosyasına yaptığı itirazın 345.914,36 TL asıl alacak üzerinden hesaplanacak icra giderleri ve avukatlık ücreti ile sair fer'iler yönünden iptaline, takibin 345.914,36 TL asıl alacak üzerinden takip tarihinden itibaren hesaplanacak icra giderleri ve avukatlık ücreti ile sair fer'iler için devamına karar vermek gerekmiştir.Mahkememizce takip masrafları ve feri'ler yönünden hüküm tesis edildiğinden maktu harç ve vekalet ücretine hükmedilmiştir------ HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacının davasının KABULÜ ile; davalının ------sayılı dosyasına yaptığı itirazın 345.914,36 TL asıl alacak üzerinden hesaplanacak icra giderleri ve avukatlık ücreti ile sair fer'iler yönünden iptaline, takibin 345.914,36 TL asıl alacak üzerinden takip tarihinden itibaren hesaplanacak icra giderleri ve avukatlık ücreti ile sair fer'iler için devamına, 2-Alınması gerekli karar harcı 427,60 TL başlangıçta alındığından yeniden alınmasına gerek olmadığına, 3-Davacı tarafça yatırılan 427,60 TL peşin harcın davalıdan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine, 4-Davacı tarafından yapılan 488,40 TL ilk dava masrafı, 60,00 TL tebligat müzekkere gideri olmak üzere toplam 548,40 TL yargılama giderinin davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine, 5-Davalı taraflarca sarfedilen yargılama gideri olmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, 6-Davacı kendisini vekille temsil ettirmiş olduğundan karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT uyarınca hesaplanan 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-Arabuluculuk aşamasında yapılan ve Hazine tarafından karşılanan 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin davalı taraftan tahsili hazineye gelir kaydına, buna ilişkin harç tahsil müzekkeresi yazılmasına, 8-Davacı tarafça dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa iadesine, Mahkememizin bu kararına karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren (2) hafta içinde (HMK 345/1), mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine dilekçe verilmek suretiyle, ----------Adliye Mahkemesi ilgili hukuk dairesince incelenmek üzere tarafların istinaf yasa yoluna başvuru hakkı bulunduğuna dair davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 24/09/2024