İlk Derece Mahkemesi · İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/124 E. 2024/291 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/124
- Karar No
- 2024/291
- Karar Tarihi
T.C. İstanbul Anadolu 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO:2023/124 Esas KARAR NO:2024/291 DAVA:Bankalarca Kullandırılan Ticari Kredilerden Ve Ticari Kredili Mevduatlardan Kaynaklanan Davalar (Alacak) DAVA TARİHİ:21/02/2023 KARAR TARİHİ:30/04/2024 Mahkememizde görülmekte olan Bankalarca Kullandırılan Ticari Kredilerden Ve Ticari Kredili Mevduatlardan Kaynaklanan Davalar (Alacak) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İDDİA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, davalı ----- müvekkili bankanın----- müşterisi olduğunu, dava dışı ---- müşteri numarasıyla -----müşterisi olduğunu, her iki müşterinin ---- tarihinde sabah saatlerinde dava konusu ihtilafın yaşandığı şube olan ----- geldiğini, her iki müşterinin ---- tarihinde sabah saatlerinde dava konusu ihtilafın yaşandığı şube olan ------geldiğini, davalı ile dava dışı ------şubeye hemen hemen aynı zamanlarda giriş yaptığını, ilkin davalı sıra numarası almak adına müşteri bilgilerini numaratöre girdiğini ve sıra numarası aldığını, hemen sonrasında dava dışı ------------müşteri bilgilerini girerek sıra numarası aldığını, müşterinin hesabına dair bilgileri numaratöre girerek almış olduğu sıra numarası, müşterinin gişe memurunun yanındaki ekranda yanan sıra numarasıyla müracaat edildiğinde doğrudan bu müşterinin hesap bilgilerine ulaşılmada kolaylık sağladığını, her iki müşteri de (önce davalı, sonraki sıra ise dava dışı müşteri) sıralarını beklerken; davalı taraf kendi müşteri bilgilerini girerek edindiği sıra numarasını dava dışı -------verdiğini ve dava dışı --------davalının vermiş olduğu sıra numarasıyla gişe memuruna müracaat ettiğini, dava dışı ------- işlemlerini, davalıya ait sıra numarası üzerinden yapması nedeniyle; ----- bizzat kendisine transfer edilen 2.439,53 USD'nin kendi hesabına aktarılmasını ve akabinde de 1.000,00 EURO elden para yatırma işlemi yapılmasını talep ettiğini, müvekkili banka şube çalışanı ise, dava dışı --------davalıdan almış olduğu sıra numarası ile müracaat etmesi nedeniyle otomatik olarak aktif hale gelen davalının hesabına ait ekran üzerinden (Davalı'ya ait ekranlarda işlem yapılıyor olması nedeniyle) işlemleri başlatmış ve netice olarak 2.439,53 USD ile 1.000,00 EUR davalı tarafın hesabına aktarıldığını, davalı ise, hesabında böyle bir para olmadığını bildiği veya bilmesi gerektiği halde 10.09.2021 tarihinde 200,00 USD, 13.09.2021 tarihinde 2.000,00 USD ve 1.000,00 EURO olmak üzere toplamda 2.200,00 USD ve 1.000,00 EUR'yu aynı şubeden peyder pey çektiğini, davalı hesaplarında 0,07 USD kalana kadar, yani artık para çekemeyene (kendisine ait olmayan bir parayı) kadar hesaplarını kötüniyetli bir şekilde boşalttığını, esasen dava dışı --------- ait olan bahsi geçen paranın davalı tarafın hesabına hatalı olarak geçtiği hususu davalı tarafa defalarca kez bildirilmiş olmasına ve bu paranın iadesi talep edilmiş olmasına rağmen; davalı taraf bugüne kadar hakkı olmayan bir parayı haksız ve kötüniyetli olarak elinde tuttuğunu ve hatta tahsil ettiğini, davalı tarafın haksız yere tahsil etmiş olduğu paranın iadesi adına eldeki davanın açılması gerektiğini, müvekkili bankanın, dava dışı müşterisinin zararlarını giderdiğini, bu nedenle müvekkili banka tarafından dava dışı ödenen tutarların davalı tarafından müvekkili bankaya iadesi gerektiğini, davalının kendisine ait olmayan bir para üzerinde tasarrufta bulunması üzerine ve bu paranın davalı tarafından iade edilmemesi nedeniyle bahsi geçen paranın gerçek sahibi olan dava dışı müvekkili banka müşterisi olan--------- söz konusu paraların iade edildiğini, müvekkili banka tarafından dava dışı müşterinin zararları giderilmiş olmakla birlikte aynı zamanda müşterinin bu işlemler için avukatlık masrafları da müvekkili banka tarafından ödendiğini, müvekkili banka tarafından dava dışı -------- ödenen 2.493,53USD, 1.000,00 EUR ile 7.500,00 TL'nin iadesi amacıyla müvekkili banka tarafından Türk Ticaret Kanunu'nun 5/A maddesi uyarınca dava şartı olan arabuluculuk müracaatında bulunulmuşsa da davalının hiçbir mazeret bildirmeksizin oturuma katılmamış ve süreç anlaşmazlık ile sonuçlandığını, müvekkili bankanın fazlaya, fer'ilere, gerek işbu dilekçede yazılı tüm hususlara gerekse de diğer tüm sebep ve ilişkilere ilişkin yasal, yargısal ve sözleşmesel doğmuş ve doğacak her türlü hakları ve alacakları aynen geçerli kalmak üzere; davanın kabulü ile, 2.439,53 USD'nin ve 1.000,00 EURO'nun 05.10.2021 tarihinden ve 7.500,00 TL'nin ise 14.10.2021 tarihinden itibaren söz konusu alacağın geç elde edilmesinden kaynaklı kar payı/mahrumiyeti ile birlikte davalıdan tahsiliyle müvekkili bankaya ödenmesine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalıya tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. İNCELEME ve GEREKÇE:Dava, hatalı bankacılık işlemleri nedeniyle sebepsiz zenginleşme hukuksal nedenine dayalı olarak açılan alacak davasıdır.Görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup, taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında re'sen gözetilir. Görevle ilgili hususlarda kazanılmış hak söz konusu olmaz. Görev itirazı yapılmış ise veya yapılmamış olsa bile re'sen mahkeme, ilk önce görevli olup olmadığını inceleyip, karara bağlamalıdır.01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6102 sayılı TTK'nın 5/1. maddesi uyarınca, ticari davalara bakma görevi, asliye ticaret mahkemesine aittir. Ticari davalar, mutlak ve nispi ticari davalar olarak ikiye ayrılmaktadır. Nispi ticari davalar, TTK'nın 4/1. maddesinin ilk cümlesinde tarif edilen davalardır. Buna göre, her iki tarafın da "ticari işletmesiyle ilgili hususlardan kaynaklanan" hukuk davaları, ticari dava sayılmıştır. Mutlak ticari davalar ise, tarafların tacir olup olmadıklarına ve uyuşmazlığın tarafların ticari işletmeleri ile ilgili bulunup bulunmadığına bakılmaksızın yasa gereği ticari dava sayılan uyuşmazlıklardır. TTK'nın 4/1-a ve devamı bentlerinde yazılan uyuşmazlıklar ile diğer kanunlarda ticari dava olduğu belirtilen uyuşmazlıklar, mutlak ticari davalardır. Davacı banka tüzel kişi tacir olup davanın ticari olması için davalının da tacir olması gerektiği, davalının tacir olup olmadığının tespiti için bağlı olduğu vergi dairesine yazı yazıldığı, cevabi yazıda; davalının potansiyel mükellef olduğu, yani vergiye tabi kazanç elde etmeyen sürekli yükümlülüğü yerine gerektiren bir faaliyet yürütmediğinin bildirildiği görülmüş, ayrıca--------sayfasında yapılan sorgulamada davalının tacir kaydının olmadığı anlaşılmış olup bu haliyle davalının tacir vasfında olmadığı tespit edilmiştir.Tüm dosya kapsamına göre yapılan değerlendirmede; davalının kendisine ait olmayan mevduatı hatalı işlem sonucu uhdesine geçirdiği ve iade etmediği, bahse konu miktarın dava dışı ------ davacı tarafından ödendiği, davacının bu miktarda zararının oluştuğu ve bu zararın sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre davalı ---- tahsilinin gerektiği -------- yukarıda açıklanan yasa hükümleri, davalının tacir olmaması, somut olayda hukuki sebep olarak sebepsiz zenginleşmeye dayanıldığı ve sebepsiz zenginleşmenin de Genel Hükümler ve Borçlar Yasasının 77. maddesinde düzenlendiği anlaşılmakla, görevli mahkeme asliye ticaret mahkemesi değil genel mahkemelerdir. Bu nedenle aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1) Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, 2)Davanın HMK 114/1-c maddesi uyarınca mahkemenin görevli olması ile ilgili dava şartı yokluğu sebebiyle HMK 115/2. Maddesi gereğince usulden reddine, 3)HMK 20. Maddesi uyarınca kararın kesinleşme tarihinden itibaren taraflardan birinin 2 hafta içerisinde mahkememize başvurması halinde dosyanın görevli -------- NÖBETÇİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE, 4)Aksi taktirde davanın açılmamış sayılmasına, 5)HMK 331/2. Maddesi uyarınca yargılama giderleri hakkında görevli mahkemece karar verilmesine Mahkememizin bu kararına karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren (2) hafta içinde (HMK 345/1), mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine dilekçe verilmek suretiyle,-----Adliye Mahkemesi ilgili hukuk dairesince incelenmek üzere tarafların istinaf yasa yoluna başvuru hakkı bulunduğuna dair davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 30/04/2024