İlk Derece Mahkemesi · İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi 2020/367 E. 2024/826 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2020/367
Karar No
2024/826
Karar Tarihi

T.C. İstanbul Anadolu 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO:2020/367 Esas KARAR NO:2024/826 DAVA:Alacak DAVA TARİHİ:23/07/2010 KARAR TARİHİ:03/10/2024 Mahkememizde görülmekte olan Alacak davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkillerin murisi ----- tarihinde geçirdiği trafik kazası neticesinde vefat ettiğini, geriye mirasçı olarak eşi ------kaldığını, davacıların murisin desteğinden yoksun kaldıklarını, bu nedenle fazlaya dair hakları saklı kalmak üzere şimdilik 10.000 TL maddi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile müvekkillerine ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. SAVUNMA:Davalı -----vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın açılmasına müvekkilinin neden olmadığını, haksız ve hukuka aykırı açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Diğer davalılara usulüne uygun dava dilekçesinin tebliğine rağmen davaya cevap sunmadığı görülmüştür. DELİLLERİN DEĞERLERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Dava, trafik kazası nedeniyle vefat eden murisin desteğinden yoksun kalan davacıların destekten yoksun kalma maddi tazminatı talebine ilişkindir.Davacılar, müvekkillerin murisi----- tarihinde geçirdiği trafik kazası neticesinde vefat ettiğini, geriye mirasçı olarak eşi ----- kaldığını, davacıların murisin desteğinden yoksun kaldıklarını, bu nedenle fazlaya dair hakları saklı kalmak üzere şimdilik 10.000 TL maddi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile müvekkillerine ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı sigorta şirketi, davanın reddine karar verilmesini talep etmişlerdir.Diğer davalılar ------ adına usulüne uygun davetiyeye rağmen cevap dilekçesi sunmadığı anlaşılmakla, HMK 128. maddesi gereğince, davacının, dava dilekçesinde ileri sürdüğü vakıaların tamamını inkâr etmiş sayılmaktadır. Dosyanın safahatı incelendiğinde, mahkememizin ----- tarihli kararı ile -----Davanın ıslah dilekçesi ile birlikte değerlendirildiğinde kabulü ile davacı --- için 123.263,48 TL , davacı ---- için 28.688,99 TL, davacı ----- için 23.047,53 TL, olmak üzere toplam 175.000,00 TL maddi tazminatın davalı sigorta şirketi yönünden dava tarihinden itibaren diğer davalılar için olay tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte alınarak müştereken ve müteselsilen davacılara verilmesine..." karar verildiği, davalı vekili tarafından mahkememiz kararının istinaf edilmesi üzerinde dosya---- Dairesine gönderilmiş ve yapılan istinaf incelemesi sonucunda ---------- tarihli ilamı ile; "...Davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile yukarıda esas ve karar numarası belirtilen İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-a/6. maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, Davanın yeniden görülmesi için dosyanın Mahkemesine gönderilmesine..." şeklinde kaldırılmıştır. Kaldırma kararı sonrasında mahkememizin --- sayılı dosyasına kaydı yapılmıştır.Mahkememizce yeniden yapılan yargılama ile ----- sayılı dosyası uyap üzerinden celp edilmiş, ---tarihli bilirkişi raporu alınmış ve dava sonuçlandırılmıştır.Bilirkişi tarafından düzenlenen 15.04.2024 tarihli raporunda özetle, "...Hukuki durumun nihai taktir ve değerlendirmesi Sayın Mahkemeye ait olmak üzere 01.06.2010 tarihinde meydana gelen trafik kazasına bağlı olarak vefat ettiği bildirilen ----ölümü sonucunda geride kalan hak sahibi davacılar tarafından davalılar aleyhine olarak yöneltilen iş bu davada: ----------Sayılı kararına esas alınan --- tarihli hesap bilirkişi raporunda ----tarihli kusur raporundaki tespite göre müteveffanın % 65 oranında kusurlu olduğu, davalıların % 35 oranında kusurlu olduğu durumuna göre karar verilmiştir. --- tarafından hak sahiplerine bağlanan iş kazası geliri ilk gelir peşin sermaye değerinin rücu edilecek miktar, 22.07.2016 tarihli rapordan daha düşük tespit edilmesi sebebiyle hak sahiplerinin maddi zararları 22.07.2016 tarihli rapora göre daha yüksek tespit edilmiştir. Bu itibarla, davacı tarafın 22.07.2016 tarihi hesap bilirkişi raporu kapsamında davaya konu maddi tazminata ilişkin taleplerini 02.09.2016 tarihli ıslah dilekçesi ile artırdığı, buna göre taleple bağlı kalınarak davacıların destekten yoksunluk sebebiyle maddi zararları: a) Hak Sahibi Davacı Eşi ------- Destekten Yoksun Kalma Sebebiyle Nihai ve Gerçek Maddi Zararı = 123.263,48 TL, b) Hak Sahibi Davacı Kızı ----- Destekten Yoksun Kalma Sebebiyle Nihai ve Gerçek Maddi Zararı = 23.047,53 TL , c) Hak Sahibi Kızı ------- Destekten Yoksun Kalma Sebebiyle Nihai ve Gerçek Maddi Zararı + 28.688,99 TL, d) Hak Sahibi Davacı Eşi Ve Çocuklarının Destekten Yoksun = Kalma Sebebiyle Nihai ve Gerçek Maddi Zararı Toplamı = 175.000,00 TL, ----- SORUMLULUĞU : Davalı ----- sorumlu olduğu----kapsamında,-----sayılı kesinleşen ilamına göre poliçe kapsamında rücu dosyasında hükmedilen miktarı---- rücuya tabi olarak ödediğinin kabulü halinde, bu taktirde davalı---- sorumlu olduğu ---- bakiye teminat limiti 159.822,98 TL. olup, söz konusu bakiye teminat limitinin hak sahibi davacılar arasında garemeten paylaştırılmasına göre hak sahiplerinin destekten yoksunluk sebebiyle nihai ve gerçek maddi zararları : a)Hak Sahibi Davacı Eşi------- Destekten Yoksun Kalma Sebebiyle Nihai ve Gerçek Maddi Zararı = 113.288,79 TL, b) Hak Sahibi Davacı Kızı ------Destekten Yoksun Kalma Sebebiyle Nihai ve Gerçek Maddi Zararı = 20.545,66 TL, c) Hak Sahibi Kızı----- Destekten Yoksun Kalma Sebebiyle Nihai ve Gerçek Maddi Zararı + 25.988,53 TL, d) Hak Sahibi Davacı Eşi Ve Çocuklarının Destekten Yoksun = Kalma Sebebiyle Nihai ve Gerçek Maddi Zararı Toplamı = 159.822,98 TL, Davalı ------sorumlu olduğu Karayolları ---- kapsamında, kesinleşen rücu dosyası kapsamında ------ 15.177,02 TL. ödeme yapmadığının tespiti halinde ise davacı yanın 02.09.2016 ıslah talebi ile bağlı kalınarak toplam 175.000,00 TL.’den yukarıda belirtilen miktarlar üzerinden hüküm kurulması gerektiği..." yönünde görüşlerini bildirmiştir.Davacı vekilince sunulan 19.09.2016 tarihli dilekçede tazminatının 175.000,00-TL’ye yükselttiği, ıslah harcı için adli yardım talep ettiği görülmüş, davacı yanın adli müzaheret talebi araştırılarak celse arasında araştırma ve inceleme yapılmış, HMK 334 ve devam eden maddeleri kapsamında 21/11/2017 tarihli duruşmada davacıların bu talepleri kısmen kabul edilerek harçtan muaf tutulmalarına karar verilmiştir.Eldeki davada, 01/06/2010 tarihinde meydana gelen trafik kazası neticesinde vefat eden ---- desteğinden yoksun kalması sebebiyle kazaya karışan ----sayılı aracın trafik sigorta poliçesini düzenleyen davalı sigorta şirketinden, zarara sebebiyet veren araç sürücüsünün mirasçılarından ve araç malikinden maddi (destekten yoksun kalma tazminatı) tazminatın tahsilini talep etmektedir.Hemen burada destekten yoksun kalma tazminatının hukuki niteliği üzerinde de durulmalıdır. Destekten yoksun kalma tazminatı, 6098 sayılı TBK 53/3 ve 55 maddesinde düzenlenmiş olup; "Destekten yoksun kalma zararları ile bedensel zararlar, bu Kanun hükümlerine ve sorumluluk hukuku ilkelerine göre hesaplanır. " şeklinde hükme bağlanmıştır.Görülmektedir ki, destekten yoksun kalma tazminatının konusu, desteğin yitirilmesi nedeniyle yoksun kalınan zarardır. Buradaki amaç, destekten yoksun kalanların desteğin ölümünden önceki yaşamlarındaki sosyal ve ekonomik durumlarının korunmasıdır. Olaydan sonraki dönemde de, destek olmasa bile, onun zamanındaki gibi aynı şekilde yaşayabilmesi için muhtaç olduğu paranın ödettirilmesidir.Haksız bir eylem sonucu desteğini yitiren kimse TBK 53/3 maddesine dayanarak uğradığı zararın ödetilmesini isteyebilir.Ancak, destekten yoksun kalma tazminatına hükmedilmesi için öncelikle, ölen ile destekten yoksun kalan arasında maddi yönden düzenli ve eylemli bir yardımın varlığı gerekir. 6098 sayılı TBK 53/3 maddesinde sözü geçen destek kavramı hukuksal bir ilişkiyi değil, eylemli bir durumu hedef tutar ve ne hısımlığa ne de yasanın nafaka hakkındaki hükümlerine dayanır; sadece eylemli ve düzenli olarak geçimini kısmen veya tamamen sağlayacak şekilde yardım eden ve olayların olağan akışına göre eğer ölüm vuku bulmasaydı, az çok yakın bir gelecekte de bu yardımı sağlayacak olan kimse destek sayılır.O hâlde destek sayılabilmek için yardımın eylemli olması ve ölümden sonra da düzenli bir biçimde devam edeceğinin anlaşılması yeterli görülür. Bununla birlikte destekten yoksun kalan kimse devamlı ve gerçek bir ihtiyaç içerisinde bulunmalıdır. Genel olarak bakım ihtiyacı, sosyal düzeye uygun olan yaşamın devamını sağlamak için gerekli olanaklardan yoksun kalmayı anlatır. Eğer ölenin eylemli olarak baktığı davacı, ölüm yüzünden bu bakımın sağladığı yaşama düzeyinin altına düşmüş olursa, ihtiyaç içerisinde bulunma koşulu gerçekleşmiş sayılır. Burada önemli olan, destekten yoksun kalan kimsenin ve ailesinin temsil ettiği sosyal ve ekonomik düzeye göre normal karşılanan giderlerdir ----------Diğer taraftan,-------- gerekçesinde de: "Destekten yoksun kalma tazminatının eylemin karşılığı olan bir ceza olmayıp, ölüm sonucu ölenin yardımından yoksun kalan kimsenin muhtaç duruma düşmesini önlemek ve yaşamının, desteğin ölümünden önceki düzeyde tutulması amacına yönelik sosyal karakterde kendine özgü bir tazminat olduğu” hususu vurgulanmış;---- ilamında da aynı esaslar benimsenmiştir.Mahkemece yapılan yargılama sırasında taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesi gerekli uzmanlık yönleri olduğundan kusur ve hesap yönünden bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Dosyada kusur yönünden yapılan bilirkişi incelemesinde birden fazla değerlendirme ve görüş bulunmaktadır. Gerek ----- esas sayılı dosyasında davalı---- %50 oranında kusurlu bulunmuş, motorsiklet sürücüsü----%25 oranında kusurlu bulunmuş, ----esas sayılı dosyasında sanı----oranında kusurlu bulunmuş, müteveffa ----- kusursuz bulunmuş, ancak yargılama sırasında davalı şoför ---- tali kusurlu bulunarak sanık hakkında verilen karar ----- kararıyla düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir.Mahkememizce adli tıp uzmanı---- bilirkişiden alınan kusur raporuna göre KTK nun 47/d ,52/b ve 54/a-3 maddelerini ihlal ettiği nedeniyle davacıların murisi --- %65 nispetinde kusurlu bulunmuş, davalı------ aynı yasanın 47/d ve 56/a maddelerini ihlal ettiğinden %35 nispetinde kusurlu bulunmuştur. Kazanın oluş şekli , bilirkişinin değerlendirmesi ve dosya içeriği gözönünde bulunduğunda bilirkişi------- değerlendirmesinin dosyanın kapsamına ve olayın oluş şekline uygun olduğu değerlendirilmiş, anılan kusur oranı mahkememizce hükme esas alınmıştır. Tüm dosya kapsamı, taraf iddia ve savunmaları, alınan bilirkişi raporları ve bütün deliller birlikte değerlendirildiğinde; mahkememizce---- ilamı sonrasında -----------dosyası sonucu beklenilmiş, ilgili dosya kesinleştikten sonra aktüerya bilirkişisinden rapor alınmıştır. ----- tarihli aktüerya bilirkişi raporundaki hesaplamaların ---- kaldırma ilamına ve---- uygulamasına uygun olduğu, ------ sayılı dosyasında hükmedilen miktarın tenzilinin yapıldığı, davacıların bakiye destekten yoksun kalma tazminat taleplerinin yerinde olduğu, 15/04/2024 tarihli bilirkişi tespitlerini aşan taleplerinin yerinde olmadığı, davalıların KTK hükümleri gereğince oluşan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğu anlaşılmış, davanın kısmen kabulüne, davacı----- 113.288,79-TL, davacı---- için 25.988,53-TL, davacı------ 20.545,66-TL olmak üzere toplam 159.822,98-TL maddi tazminatın davalı sigorta şirketi yönünden dava tarihinden itibaren diğer davalılar için kaza tarihi olan 01/06/2010 itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara verilmesine karar verilmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KISMEN KABULÜNE; -Davacı ----- için 113.288,79-TL , -Davacı ----- için 25.988,53-TL, -Davacı ----- için 20.545,66-TL olmak üzere toplam 159.822,98-TL maddi tazminatın davalı sigorta şirketi yönünden dava tarihinden itibaren diğer davalılar için kaza tarihi olan 01/06/2010 itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara verilmesine, 2-Alınması gerekli karar harcı 10.917,51-TL'den davacı tarafça peşin olarak yatırılan 148,50-TL harcın mahsubu ile bakiye 10.769,01-TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye irat kaydına, 3-Davacı tarafça yatırılan 148,50-TL peşin harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 4-Davacı tarafından yapılan 17,15-TL başvuru harcı, 2,75-TL vekalet harcı, 717,95‬-TL tebligat ve müzekkere gideri, 4.500,00-TL bilirkişi ücreti, 100,00-TL yurt dışı tebligat harcı olmak üzere toplam 5.337,85‬-TL yargılama giderinin haklılık oranına göre 4.874,92-TL sinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, kalan tutarın davacı üzerinde bırakılmasına, 5-a-Davalı ----- tarafından yapılan 100,00-TL yargılama giderinin haklılık oranına göre 8,67-TL sinin davacılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davalıya ödenmesine, kalan tutarın davalı -------- üzerinde bırakılmasına, b-Diğer davalılar tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 6-Davanın kabul edilen kısmı için davacılar kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. 13/2 maddesindeki esaslara göre belirlenen 30.000,00-TL nispi vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine, 7-Davanın reddedilen kısmı için davalılar kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. 13/2-3 maddesindeki esaslara göre belirlenen 15.177,02-TL nispi vekalet ücretinin davacılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davalılara (davalı---------- dışındaki) verilmesine, 8-Taraflarca dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde Hukuk Muhakemeleri Kanununun 333.maddesi uyarınca ilgili tarafa iadesine, Dair, davacılar vekili, -------- ve bir kısım davalılar vekilinin yüzüne karşı kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde------------ Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 03/10/2024

Atıf: İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2020/367, K. 2024/826, T. 03.10.2024, www.arakarar.com/karar/istanbul-anadolu-5-asliye-ticaret-mahkemesi-2020-367-e-2024-826-k-92e997ae43a0