İlk Derece Mahkemesi · İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/347 E. 2025/306 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2025/347
- Karar No
- 2025/306
- Karar Tarihi
T.C. İstanbul Anadolu 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO: 2025/347 Esas KARAR NO: 2025/306 DAVA: İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) DAVA TARİHİ: 19/09/2024 KARAR TARİHİ: 22/04/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :Davacı vekili 19/09/2024 tarihli dava dilekçesinde özetle; müvekkili firmanın malik/donatanı olduğu --------- isimli geminin yolculuk çarteri türündeki 28/04/2022 tarihli navlun sözleşmesi ile taşıtan konumundaki ---------- adlı şirkete buğday taşıması için tahsis edildiğini, işbu navlun sözleşmesi kapsamında ---------- tarafından --------- isimli gemiye 07/05/2022 tarihli konişmentoya kayıtlı olarak 3.118.990 mt. buğday eşyası yüklendiğini, ----------- isimli gemi buğday yüklü olduğu halde 10.05.2022 günü yangın rizikosuna maruz kaldığını, gemi ve yükü kurtarılıp emniyete alınabilmesi için teminen dava dışı ----------- unvanlı firmadan yangın söndürme/kurtarma hizmeti alındığını, yükün hiçbir hasara maruz kalmadan kurtarıldığını, kurtarma ücret ve masrafları ile sair müşterek avarya sarflarından yüke isabet eden kısımdan eşyanın gönderileni/ithalatçısı olan davalının davacıya karşı şahsen sorumlu olduğunu, davacının yükü teslim etmek için davalıya müşterek avarya garame payına yönelik teminat talep ettiğini fakat davalının teminat vermediğini, bunun üzerine davacının eşya üzerinde sahip olduğu hapis hakkını kullandığını ve ----------- İcra Dairesinin ------------ esas sayısına kayıtlı olarak hapis hakkı defteri oluşturduğunu, bilahare de taşınır rehninin paraya çevrilmesi yolu ile esas takibe geçildiğini, davalının itirazı nedeniyle takibin durduğunu beyanla davalının itirazın iptaline, takibin devamına, davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir. Davalı 14/10/2024 tarihli cevap dilekçesiyle; yetkili mahkemenin davalı şirketin yerleşim yerine göre ---------- Mahkeme ve İcra Daireleri olduğunu beyanla yetki ilk itirazında bulunmuştur. Davalı vekili 04/11/2024 tarihli cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin satıcı ---------- buğday satın aldığını, satın alınan buğdayın tüm bedelinin satıcıya ödendiğini, bedeli ödenen yükün taşıma sigortası, ----------- tarafından müvekkili şirket sigortalanan olarak gösterilmek suretiyle ---------- isimli gemi nezdinde 1.348.900,80 USD bedel ve ----------- numarayla keşide edildiğini, taşıyıcının yükleme limanından hareket ettikten sonra 10.05.2022 tarihinde gemide meydana gelen yangın sonucu müşterek avarya ilan ettiğini, sonrasında taşıyanın ------------ limanına yaklaşarak söz konusu yük üzerinde hapis hakkını kullanmak maksadıyla 17.08.2022 tarihinde --------- İcra Müdürlüğü kararıyla hukuki işlem tesis ettiğini, müvekkili şirkete ait buğdayın zayi olması riski söz konusu olduğundan yükü teslim almak amacıyla teminat mektubu sunduğunu ve akabinde yükü teslim aldığını, gemi ve yük üzerindeki hasarın tespiti amacıyla ------------ Asliye Ticaret Mahkemesi nezdinde tespit davası açıldığını, geminin yükün boşaltılmasından sonra ----------- limanından ayrıldığını, ihtilafa konu yüke ilişkin konişmentonun müvekkile teslim edilmediğini, itirazın iptali davası için öngörülen hak düşürücü sürenin geçtiğini, TTK 1285/2 maddesindeki zaman aşımı süresinin dolduğunu, davacı ile dava dışı ----------- arasındaki navlun sözleşmesinde bulunan yetki kaydı sebebiyle davanın yetki yönünden reddi gerektiğini, yükün bedelinin satıcıya ödendiğini, navlun ücreti ödeme yükümlülüğünde taşınan tarafından ifa edildiğini, müşterek avaraya ilişkin garame payının sigortacı tarafından teminat altına alındığını, davacının tek taraflı olarak hazırlattığı dispeççi raporuna göre yargılamanın yürütülmesinin TTK 1285.maddesine aykırılık teşkil ettiğini, gemi sefer için elverişli olmadığından davacının kusuru ile yangına sebebiyet verildiğini, yükü tehdit eden bir yangın da olmadığından hususi avarya mevcut olduğunu ve hukuka aykırı bir şekilde tek taraflı olarak dispeççi ataması yapıldığını, dispeç raporunun hukuki dayanağının olmadığını beyanla davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur. Davacı vekili 06/12/2024 tarihli cevaba cevap dilekçesinde özetle; mal bedelinin ödenmesine ilişkin uyuşmazlığın olmadığını, davalının teminat mektubu sunarak yükü teslim aldığını, davacı müvekkili ile davalı arasındaki ilişkide esas alınacak konişmentoda yer alan 3 numaralı kayıt sebebiyle kısaca YAK olarak adlandırılan York Anvers Kuralları uyarınca dispeççinin gemi donatanı tarafından atanmasının mümkün ve geçerli olduğunu, davalının dava konusu yükü konişmento nüshasına eşyayı teslim aldığına ilişkin şerh düşerek geri vermek suretiyle teslim aldığını, icra dosyasındaki itirazın tebliğ edilmediğini bu nedenle hak düşürücü sürenin dolmadığını, zaman aşımının gerçekleşmediğini, yetki hususunda İİK 50.maddesi gereği yetki itirazının esas hakkındaki itirazla birlikte yapılması gerektiğini, davalının takibe itirazında yetki itirazı bulunmadığını, navlun sözleşmesinin müvekkili ile dava dışı ---------- arasında akdedildiğini ve sözleşmelerin nispili ilkesi gereğince taraflar arasında hüküm doğuracağını TTK 1237/3 fıkrasının uygulanamayacağını zira konişmento devredilirken hiç bir çarter parti suretinin konişmento hamiline ibraz edilmediğini, davalının söz konusu çarter parti suretini dava dilekçesi ekinde gördüğünü, konişmento da tahkim şartının bulunmadığını, HMK 10 maddesi hükmüne göre sözleşmenin ifa edileceeği yer mahkemesinde dava açılabileceğini, konişmentoda tahliye limanının ----------- limanı olarak kayıtlı olduğunu, bu nedenle mahkememizin yetkili olduğunu beyanla davalının itirazlarının reddine, takibin devamına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili 23/12/2024 tarihli ikinci cevap dilekçesinde özetle; yetki ve göreve ilişkin itirazların devam ettiğini, tüm rizikonun hukuka aykırı şekilde taraflarına yüklenmek istendiğini, yangın olayının gemi seyrüsefere yeni başlamışken vuku bulduğunu, yangın sistemine dair raporlar olsa da elektrik sisteminin yenilendiğinin veya bakım yapıldığını gösterir rapor ve kayıtların sunulmadığını, geminin gerekli bakımlarının yapılmadığını, seyrüsefere elverişli olmadığını, yangının kablolara aşırı elektrik yükü binmesi sebebiyle kısa devre meydana gelmesi sonucu başladığını, avaryanın taşıyanın basiretsizliği ile meydana geldiğini beyanla davanın reddini talep etmiştir. Davanın ------------ Asliye Ticaret Mahkemesi'nde açıldığı, ---------- sayılı kararıyla mahkemelerinin yetkisizliğine ve yetkili mahkemenin ---------- Nöbetçi Ticaret Mahkemeleri olduğuna karar verildiği, kararın kesinleşmesi üzerine dosyanın----------- Tevzi bürosuna gönderildiği ve mahkememize tevzi edildiği görülmüştür.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE :Dava, deniz ticaretinden kaynaklı müşterek avarya garame payının tahsili istemine ilişkindir.6100 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun Ticari davalar ve çekişmesiz yargı işlerinin görüleceği mahkemeler başlıklı 5 nci maddesinin 2 nci fıkrası "Bir yerde asliye ticaret mahkemesi varsa, asliye hukuk mahkemesinin görevi içinde bulunan ve 4 üncü madde hükmünce ticari sayılan davalarla özel hükümler uyarınca ticaret mahkemesinde görülecek diğer işlere asliye ticaret mahkemesinde bakılır. Bir yerde ticaret davalarına bakan birden çok asliye ticaret mahkemesi varsa, iş durumunun gerekli kıldığı yerlerde Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulunca, asliye ticaret mahkemelerinden biri veya birkaçı münhasıran bu Kanundan ve diğer kanunlardan doğan deniz ticaretine ve deniz sigortalarına ilişkin hukuk davalarına bakmakla görevlendirilebilir." hükmünü düzenlemiştir. TTK 5/2 maddesinde bir yerde ticaret davalarına bakan birden fazla asliye ticaret mahkemesi bulunması halinde iş durumunun gerekli kıldığı yerlerde Hakimler ve Savcılar Kurulunun asliye ticaret mahkemelerinden biri veya birkaçını münhasıran bu kanundan ve diğer kanunlardan doğan deniz ticaretine ve deniz sigortasına ilişkin hukuk davalarına bakmakla görevlendirebileceği düzenlenmiş, anılan kanuni düzenlemeye dayalı olarak da HSK tarafından --------- da deniz ticareti ve deniz sigortalarından kaynaklanan davalara bakmak üzere denizcilik ihtisas mahkemesi olarak --------- Asliye Ticaret Mahkemesi görevlendirilmiştir.Uyuşmazlık TTK'nın 5. kitabında düzenlenen deniz ticaretinden kaynaklandığından uyuşmazlığın çözümünde ihtisas mahkemesi görevlidir. Bu sebeple, davanın HMK 114/1-c maddesi uyarınca mahkemenin görevli olması ile ilgili dava şartı yokluğu sebebiyle HMK 115/2. Maddesi gereğince usulden reddine karar verilmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M : Yukarıda Açıklanan Nedenlerle; 1-Davanın HMK 114/1-c maddesi uyarınca mahkemenin görevli olması ile ilgili dava şartı yokluğu sebebiyle HMK 115/2. Maddesi gereğince USULDEN REDDİNE, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 4 ve 5 nci maddeleri ile 6103 sayılı Türk Ticaret Kanununun Uygulanması ve Yürürlüğü Hakkındaki Kanunun 8. maddesi gereğince görevli mahkeme ------------ Denizcilik İhtisas Mahkemesi olması sebebi ile MAHKEMEMİZİN GÖREVSİZLİĞİNE, 2-HMK 20. Maddesi uyarınca kararın kesinleşme tarihinden, İstinaf yoluna başvurulması halinde bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren taraflardan birinin 2 hafta içerisinde mahkememize başvurması halinde dosyanın görevli---------- Denizcilik İhtisas Mahkemesine gönderilmesine, aksi taktirde mahkememizce re'sen davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin ihtarına ( ihtarat yapıldı) 3-HMK 331/2. Madde birinci cümlesi uyarınca yargılama giderleri hakkında görevli mahkemece karar verilmesine, 4-Görevsizlik kararının kesinleşmesinden itibaren iki (2) hafta içerisinde dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesi için taraflardan biri tarafından başvuruda bulunulmadığı takdirde, mahkememizce dosyanın re'sen ele alınarak, HMK'nın 20/1. maddesi gereğince davanın AÇILMAMIŞ SAYILMASINA karar verilmesine, harç, yargılama gideri, vekalet ücreti, gider avansı ve diğer hususların talep halinde HMK'nın 331/2. Madde ikinci cümlesi gereğince mahkememizce hüküm altına alınmasına, Dair, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde---------- Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf yolu açık olmak üzere karar verildi. 22/04/2025