İlk Derece Mahkemesi · İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/279 E. 2025/470 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2025/279
Karar No
2025/470
Karar Tarihi

T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2025/279 KARAR NO : 2025/470 DAVA : Sigorta (Kaza Sigortası Kaynaklı) DAVA TARİHİ : 27/03/2025 KARAR TARİHİ : 30/05/2025 Mahkememizde görülmekte olan Sigorta (Kaza Sigortası Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkile ait ----- PLAKALI araç Davalı ...----- yıllardır Kasko sigortalı olduğunu, müvekkilinin aracında kasko kapsamında hasar oluştuğunu, bu hasar davalıya ----- ve ------ dosya numaraları ile talep edildiğini, bu talebin haksız olarak ret edildiğini, müvekkili aracını ------- Şubesinde tamir ettirmiş ve bedelini ödediğini, davalıyla uzlaşılır umuduyla Arabulucuya ---- Arabuluculuk Bürosuna ------ numara ile başvurulduğunu ancak anlaşamama ile sonuçlandığını, davanın kabulüne, yargılama giderleri ile avukatlık ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava trafik sigorta poliçesinden kaynaklanan tazminat davasıdır.6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4.maddesinde,bu kanundan doğan hukuk davalarının ticari dava sayıldığı, aynı kanunun 5. maddesinin 2. fıkrasında, bir yerde ticaret mahkemesi varsa asliye hukuk mahkemesinin vazifesi içinde bulunan ve bu kanunun 4. maddesi hükmünce ticari sayılan davalara, Ticaret Mahkemesinde bakılacağı hususları düzenlenmiştir.6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4.maddesine göre tarafların sıfatına veya bir ticari işletme olup olmamasına bakılmaksızın kanun gereği ticari dava olarak sayılan davalar mutlak ticari dava; tarafların tacir sıfatını haiz olduğu ve her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili uyuşmazlıklardan doğan davalar ise nispi ticari davadır. 28.11.2013 tarihli ve ----- sayılı ------ Gazete'de yayımlanan, 28.05.2014 tarihinde yürürlüğe giren, 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanununun 3/1-k Maddesinde, Tüketicinin "Ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişi" olarak tanımlandığı, 3/1- ı- bendinde Tüketici işleminin ise " Mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlem" olarak tanımlanmış olduğu anlaşılmıştır. Tüketici Mahkemelerinin görevini düzenleyen 73/1 Maddesinde "Tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemeleri görevlidir." 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanununun 83/2 Maddesinde " Taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu işlemler ile ilgili diğer kanunlarda düzenleme olması, bu işlemin tüketici işlemi sayılmasını ve bu Kanunun görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasını engellemez." hükmüne yer verildiği, anlaşılmıştır. Yukarıda belirtilen kanun maddeleri ve yerleşik içtihatlar ışığında somut olaya gelindiğinde; davacı, davalı ile aralarındaki Kasko Poliçesi gereği, araçta meydana gelen kaza olayı sonucunda zararının tazminini talep etmekte; talebinin dayanağını da davalı ile aralarındaki Kasko Poliçesi oluşturmaktadır. Davacı taraf hakkında ilgili vergi dairesine yazılan müzekkere cevabının incelenmesinde, davacının mükellefiyet kaydının bulunuduğu ancak ticari faaliyetinin bulunmadığının belirtildiği, sigorta poliçesinin incelenmesinde de aracın kullanım amacının açıkça "hususi" olarak belirtildiği ve aracın ticari olmadığı görülmüştür. Bu hali ile davacı ile davalı arasında herhangi bir ticari ilişki bulunmadığı anlaşılmakla, uyuşmazlıkta davalı sigortacının hizmet sunucusu; davacı sigortalı ise tüketici konumunda olup, taraflar arasında akdedilen sigorta sözleşmesinin bir tüketici işlemi olduğu, davanın tüketici hukuku hükümleri çerçevesinde tüketici mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerektiği anlaşılmakla mahkememizin görevsizliğine, görevli mahkemenin ----- Nöbetçi Tüketici Mahkemeleri olduğuna karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.(Aynı yönde Yargıtay ----Hukuk Dairesi'nin 29/03/2018 tarih, ----- esas, ----- karar sayılı ilamı). HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın 6100 sayılı HMK 114/1-c ve 115/2 maddeleri gereği usulden REDDİNE, 2-Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, 3-Görevli ve yetkili mahkemenin------Nöbetçi Tüketici Mahkemeleri olduğuna, 4-Hukuk Muhakemeleri Kanunu 20. Maddesi gereğince kararın kesinleşmesine müteakiben iki hafta içinde talep halinde dava dosyasının yetkili ve görevli mahkeme olan ------ Nöbetçi Tüketici Mahkemesi'ne gönderilmesine, aksi halde aynı madde gereğince davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin ihtarına (kararın tebliği ile ihtarat yapılmış sayılmasına), bu usuli kararın verilmesi ve bu kararla birlikte harç hususunun re'sen karara bağlanması hususlarının re'sen gözetilmesine; re'sen gözetilmesi gereken hususlar dışında kalan yönlerden ise gerekirse talebe bağlı olarak değerlendirme yapılmasına, 5-Süresinde başvuruda bulunulması halinde yargılama harç ve giderlerinin 6100 Sayılı HMK 331/2. maddesi gereğince görevli ve yetkili mahkemede verilecek nihai kararla birlikte değerlendirilmesine,Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde ----- Bölge Adliye Mahkemesi İlgili Hukuk Dairesi nezdinde İstinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.

Atıf: İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/279, K. 2025/470, T. 30.05.2025, www.arakarar.com/karar/istanbul-anadolu-13-asliye-ticaret-mahkemesi-2025-279-e-2025-470-k-c293d1f21c85