İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/464 E. 2025/588 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2025/464
- Karar No
- 2025/588
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2025/464 Esas KARAR NO : 2025/588 DAVA : Tazminat (Trafik Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı Rücuen) DAVA TARİHİ : 04/07/2025 KARAR TARİHİ : 19/09/2025 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Trafik Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı Rücuen) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkiline ait ... plakalı aracın ... numaralı kasko poliçesi ile davalı sigorta şirketi nezdinde 24/02/2024-2025 dönemi için sigortalandığını, müvekkiline ait aracın 11.04.2024 tarihinde tek taraflı kaza yaptığını, araç üzerinde yapılan eksper incelemesine göre '' hasarlı araç fotoğrafları üzerinde yapılan incelemede arka tampon, sağ dış stop, sağ arka çamurluk, sağ arka kapı, sağ arka kapı kolu ve muhtelif kısımlarından hasarlı olduğu tespit edilmiştir.'' ve malzeme ücret toplamı 129.846 işçilik ücret toplamı 73.840 ara toplam 203.686 KDV %20 40.737 genel toplam 244.423 TL hasar oluştuğunu, kasko poliçesi bulunması nedeniyle sigorta şirketine hasar bedelinin ödenmesi için başvuruda bulunulduğunu, ... numara ile takip edilen başvuru üzerine ... numaralı hasar dosyasının açıldığını, sigorta şirketi tarafından 04.11.2024 tarihinde bildirildiğini, müvekkiline aradan geçen süre içerisinde hasar bedeli ödenmediğini, hasar bedeli tazminatının ödenmesine karar verilmesi için bu davayı açtıklarını, davanın kabulü ile , fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak ve tazminat miktarı belirlendiğinde arttırılmak üzere şimdilik 100.000,00 TL tazminatının sigorta 25.11.2024 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, vekalet ücretini de içerir yargılama giderlerinin davalı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; belirsiz alacak davası açmakta hukuki yararı bulunmayan davacı tarafın açmış olduğu belirsiz alacak davasının usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, dosyanın Tüketici Mahkemelerinde açılması gerektiğine dair itirazları baki kalmakla birlikte ilgili dava konusu değerin şimdilik 100.000,00-TL olarak belirtilmiş olduğunu, 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 68. maddesinde gösterilen hakem heyetinin zorunlu başvuru sınırının altında kaldığını, Tüketici Hakem Heyetine 2025 yılı için yapılacak başvurularda parasal sınır 149.000,00 TL olarak belirlendiğini, tarafların dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler.¨ şeklinde düzenlenmiş olup dava konusu değerin 2024 yılı Hakem Heyeti sınırı altında kaldığını, dava konusu uyuşmazlık ile ilgili tüketici hakem heyetine başvuru yapılmadan dava yoluna gidildiğinden açılan davanın dava şartı yokluğundan reddedilmesi gerektiğini, davanın, müvekkil şirket yönünden usulden reddine, mahkeme aksi kanaatte ise esastan reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkememizce tarafların bildirdiği deliller toplanmış dosyamız arasına alınmıştır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, kasko sigorta poliçesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir. Ticaret Mahkemesinin görev alanı 6102 Sayılı TTK.'nun 4 ve 5 maddelerinde düzenleme altına alınmıştır. 6502 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun 3. maddesine göre tüketici; ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi, tüketici işlemi; mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi ifade etmektedir. 6502 sayılı yasanın 73. maddesi bu kanunun uygulanması ile ilgili her türlü ihtilafa tüketici mahkemelerinde bakılacağını öngörmüştür. 28.11.2013 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan ve 28.05.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un (TKHK) 2. maddesinde kanunun kapsamı “bu Kanun, her türlü tüketici işlemi ile tüketiciye yönelik uygulamaları kapsar” şeklinde açıklanmıştır. Kanun'un “tanımlar” başlıklı 3. maddesinde ise tüketici işlemi, “Mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi ifade eder” biçiminde tanımlanmıştır. 6502 sayılı TKHK'nın 73. maddesi uyarınca tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğacak uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemesi görevli kılınmıştır. Taraflar arasında akdi bir ilişki olup davalının sorumluluğunun kaynağı davacıyla yaptığı kasko sigorta sözleşmesine aykırılıktır. Görev, kamu düzenine ilişkin olup, yargılamanın her aşamasında re’sen dikkate alınmalıdır. Somut olayda, taraflar arasındaki uyuşmazlığın hususi araca ilişkin kasko sigorta sözleşmesinden kaynaklandığı, davacı tarafın tüketici ve akdedilen sigorta sözleşmesinin tüketici işlemi niteliğinde olduğu, buna göre 6502 Sayılı Yasanın 3/l, 73/1 ve 83/2 maddesi hükümleri uyarınca uyuşmazlıkta Tüketici Mahkemesinin görevli bulunduğu, Mahkememizin görevsiz olduğu anlaşıldığından görevle ilgili düzenlemelerin kamu düzenine ilişkin olması nedeniyle taraflarca ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında re'sen gözetilmesi gerektiği anlaşıldığından Mahkememizin görevsizliğine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Açıklanan gerekçeye göre; 1-Dava dilekçesinin HMK 114/1-c , 115/2 mad uyarınca görev yönünden usulden reddine ve mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, 2-Karar kesinleştiğinde ve HMK 20 md uyarınca 2 haftalık süre içinde talep halinde dosyanın görevli İstanbul Tüketici Mahkemesine gönderilmesine, 3-Harç, vekalet ücreti, arabuluculuk gideri, yargılama giderleri konusunda görevli mahkemece karar verilmesine, 4-Kararının kesinleşmesinden itibaren 2 hafta içinde dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesi için başvurulmadığı taktirde harç ve yargılama gideri konusunda ek karar yazılmasına, Dair verilen karar tarafların yokluğunda gerekçeli kararın tebliğden itibaren 2 hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliyesi ( İstinaf Mahkemesi ) nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usülen anlatıldı..19/09/2025 Katip Hakim ¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır