Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2024/5064 E. 2025/3091 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/5064
- Karar No
- 2025/3091
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/2039 Esas, 2024/997 Karar HÜKÜM : Esastan Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 1.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/458 E., 2022/86 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; ... SE'nin davacı şirketin tek ortağı olduğunu ve ayrıca davacı şirketin ... SE'nin Türkiye'deki temsilciliğini yaptığını, 1182791 tescil numaralı “...” markasının sahibi olduklarını, markanın alanında tanındığını ve ayırt edici ... geldiğini, https://....com.tr alan adını da kullandıklarını, davalının htttp://wiloservisi.com/ alan adlı internet sitesini kullandığını, bu konuda İstanbul Anadolu Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2018/31 D.İş sayılı dosyası ile tespit yapıldığını, “...” yazıldığında Google arama motorunda davalıya ait internet sitesinin ilk sırada çıktığını ileri sürerek davalının adı geçen markalara vaki tecavüzünün tespitine, menine, durdurulmasına, önlenmesine, davalının haksız rekabet teşkil eden eylemlerinin tespitine, menine, durdurulmasına ve önlenmesine, davalının “...” ibaresini hukuka aykırı kullanmakta olduğu web sayfalarının tamamen kapatılmasına, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak şartıyla şimdilik 3.500,56 TL maddi ve 5.000,00 TL manevi olmak üzere toplam 8.500,56 TL tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı ... cevap dilekçesi sunmamış ve duruşmalara da katılmamıştır. 2.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davanın ...'a karşı açıldığını, davaya konu talepler yönünden müvekkiline açılmış bir dava bulunmadığını, bu nedenle davaya müvekkilinin taraf olarak eklenmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, sondaj sistemleri konusunda 08.09.2020 tarihinden bu yana şahıs firması üzerinden hizmet veren müvekkilinin, "www.wiloservisi.com" alan adının kimse adına tescil edilmediğinden, ileride "..." markasının yetkili servisi olabileceği öngörüsü içerisinde 28.03.2020 tarihinde kendisi adına kayıt ettirdiğini, siteye erişim engeli bulunduğundan müvekkilinin site üzerinden hiçbir ticari gelir elde etmediğini savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının dayandığı markaların davacı şirkete değil davacı şirketin tek ortağı ... SE adına tescilli olduğu, ... SE'nin markalardan kaynaklanan haklarını davacı şirkete devrettiğine dair dosyaya bir delil sunulmadığı gibi, bu konuda bir iddianın da bulunmadığı, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (SMK) 149. maddesi uyarınca marka hakkına tecavüz halinde hukuk davasını marka üzerinde hak sahibi olan kişilerin açabileceği, davacı şirketin ... SE'den markaların inhisari lisans hakkını aldığı kanıtlanamadığından davada taraf ehliyetinin bulunmadığı, bu nedenle marka hakkına tecavüzün tespiti, önlenmesi, maddi ve manevi tazminat talepleri yönünden davalı ... hakkında açılan davanın usulden reddi gerektiği, davalı ...'in aleyhine açılan alan adına erişimin engellenmesi davasıyla ilgili yapılan incelemede; davalıya ait alan adının ilk tahsis tarihinin tespit edilemediği, ancak tespit edilebilen en eski arşiv kaydının 08.02.2011 tarihli olduğu, davacı şirketin alan adının ise 08 Temmuz 1998 tarihinde tahsis edildiği, davalı ... adına tahsisli www.wiloservisi.com alan adı ile davacı şirkete tahsisli www.....com.tr alan adında "..." ibaresi esas unsur olmakla alan adlarının karıştırılmaya neden olacak derecede benzer oldukları, alan adlarında "önce gelen alır" ilkesinin geçerli olduğu, buna göre alan adı üzerindeki öncelikli hakkın davacıya ait olduğu, alan adı ile marka hakları birbirinden bağımsız haklar olup davacı şirket "..." markası üzerinde hak sahibi olmasa da alan adından kaynaklanan hakkına dayanarak davalıya ait alan adına erişimin engellenmesini talep edebileceği, alınan bilirkişi raporu ile halen davalı ... adına tahsisli alan adının ilk tahsis tarihi tespit edilemese de 2011 yılından bu yana bu alan adı ile aktif olarak kullanıldığı, davacı tarafça aradan en az 7 yıl geçtikten sonra internet sitesine erişimin engellenmesinin talep edilmesinin dürüstlük kuralı ile bağdaşmadığı, alan adının ilk sahibi davalı ...'un ve davalı ... 'un alan adını kötü niyetli olarak tahsis ettirdiklerine dair dosyada bir delil bulunmadığı, davacının uzun süre sessiz kalmakla hak kaybına uğradığı gerekçesiyle davalı ... hakkında açılan markaya tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, önlenmesi, maddi ve manevi tazminat davalarının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 114/1-d ve 115/2 maddeleri uyarınca usulden reddine, davalı ... hakkında açılan internet sitesinin kapatılması davasının reddine karar verilmiş, hüküm, davacı tarafça istinaf edilmiştir. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizliğin görülmediği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar, davacı vekilince temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, marka hakkına tecavüz ve haksız rekabetin tespiti, önlenmesi ve durdurulması ile maddi ve manevi tazminat ile alan adının tamamen kapatılması istemlerine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 06.05.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi