İlk Derece Mahkemesi · İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/805 E. 2025/737 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/805
- Karar No
- 2025/737
- Karar Tarihi
T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/805 KARAR NO : 2025/737 DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 26/12/2023 KARAR TARİHİ : 02/10/2025 Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 9.maddesine göre Türk Milleti adına yargı yetkisini kullanan bağımsız ve tarafsız ------ Asliye Ticaret Mahkemesinde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasında dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/ DAVA/TALEP; Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı şirket ----- (Esnaf işletmesi) arasında 19.05.2023 tarihli ve 6.971,73-TL bedelli, 24.05.2023 tarihli ve 11.583,23-TL bedelli, 26.06.2023 tarihli ve 9.112,50-TL bedelli ve 31.05.2023 tarihli ve 12.645,75-TL bedelli fatura kesildiği ve faturada belirtilen ürünlerin teslimi faturada belirtildiği şekilde yerine getirilmiş olduğu, bakiye borcun ödenmemesinden bahisle başlatılan icra takibine davalının vaki itirazı ile borçlunun icra takibine yaptığı itirazının iptaline, borçlunun takip konusu borcu takip dosyasında belirtilen faiziyle ödemesine ve takip konusu alacağın % 20’sinden az olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP /TALEP : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava şartı ve görevli mahkeme itirazları ile avacı tarafın fatura kestiğini iddia etmiş olduğu esnaf işletmesini müvekkilim değil ----- adında birinin işlettiği, işleri iyi gitmeyen bu şahıs işletmeyi yürütemeyince işletmenin tamamen kapatıldığı, davacı tarafından iddia edilen ticari alışverişte müvekkilimin hiçbir sözleşmede imzasının bulunmadığı, Kaldı ki doğrudan müvekkilime tebliğ edilen herhangi bir fatura da bulunmayıp buna ilişkin herhangi bir tebliğ şerhi de sunulmuş olmadığından davanın reddini talep etmiştir. DELİLLER: ----. İcra Dairesinin ------ Esas sayılı dosyası, Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Son Tutanağı, SGK Kayıtları, Vergi Dairesi Kayıtları, 2022-2023 Yıllarına Ait BA-BS Formları, Vergi Dairesi Kayıtları, Bilirkişi Raporu, dosyadaki sair bilgi ve belgeler. DEĞERLENDİRME VE SONUÇ : Dava, 2004 Sayılı İİK'nin 67.maddesi gereğince açılmış itirazın iptali, takibin devamı ve tazminat istemine ilişkindir.Dosya Mahkememize ---- Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından 17/07/2024 tarih ve ---- Esas ------ Karar sayılı ilamıyla verilen görevsizlik kararının kesinleşmesine müteakip gelmiştir. Mahkememizce tensip zaptı hazırlanarak taraf vekillerine davetiye tebliğ edilerek duruşma açılmış ve duruşmaya katılan taraf vekillerinin beyanları dinlenmiş; 6100 sayılı HMK'nin 114, 115.137,138,140 maddelerinde bulunan düzenlemeler kapsamında dava şartlarına yönelik (arabuluculuk dava şartı) yapılan inceleme ve değerlendirme sonucunda aşağıdaki hüküm sonuca ulaşılmıştır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 114/(2)-maddesine göre 'diğer kanunlarda yer alan dava şartlarına ilişkin hükümler saklıdır. Hükmü bulunmaktadır. Aynı yasanın 115. maddesine göre ise "Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler. Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir." hükümleri mevcuttur. Dava şartlarına ilişkin kurallar kamu düzenindendir. Bu yasal çerçevede mahkemelerce dava şartları her aşamada resen gözetilmesi gerekmektedir. 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinde aynen; "(1) İlgili kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak kabul edilmiş ise arabuluculuk sürecine aşağıdaki hükümler uygulanır. (2) Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir." düzenlemesi bulunmaktadır. 6102 Sayılı TTK'nin MADDE 5/A - (EKLENMİŞ MADDE ----: 19.12.2018 ---- NO: ----- KANUN NO: ------) (YÜR. TAR.: 01.01.2019) (1) Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar (DEĞİŞİK İBARE -----: 05.04.2023 ---- NO: ---- KANUN NO: -----) (YÜR. TAR.: 01.09.2023) (KOD -----) para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır. Buna göre işbu menfi tespit davası açılmadan önce zorunlu arabuluculuğa başvurulmuş olması 7445 sayılı Kanun'un 31. maddesiyle TTK'nin 5/A-1 ve HMK'nin 114/2. maddeleri uyarınca dava şartıdır.Yukarıdan beri gösterilen yasal düzenlemeler ve yapılan hukuki açıklamalar ışığında somut olaya bakıldığında; dava 2004 Sayılı İİK'nin 67.maddesi gereğince açılmış itirazın iptali, takibin devamı ve tazminat istemine ilişkindir. Dava, görevsizlik kararı veren ------ Asliye Hukuk Mahkemesinde 26/12/2023 tarihinde açılmış olup işbu tarih itibarıyla yukarıda açıklanan yasal düzenlemeler gereğince zorunlu arabuluculuğa tabi olduğu tartışmasızdır. Davanın önce görevsiz mahkemede açılmış olması bu sonucu değiştirmemektedir. Bu cümleden olmak üzere işbu davanın ilk açılışında dava dilekçesine arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslı veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneği eklenmediği gibi dava dilekçesinde bu yönde hiçbir açıklama da yapılmamıştır. Bununla birlikte Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından verilen görevsizlik kararının 22/10/2024 tarihinde kesinleştirme işleminin yapıldığı, dosyanın Mahkememize 08/11/2024 tarihinde tevzi edildiği ve Mahkememizce 13/11/2024 tarihinde tensip zaptı hazırlandığı, davacı vekili tarafından dosyaya sunulan arabuluculuk son tutanağına göre 12/08/2024 tarihinde arabuluculuk başvurusunda bulunulduğu ve arabulucunun 22/08/2024 tarihinde görevlendirildiği, arabuluculuk son tutanağının ise 22/08/2024 tarihinde düzenlenerek 27/03/2025 tarihinde duruşma öncesinde dosyaya ibraz edildiği tespit edilmiştir. Açıklanan süreçten görüldüğü üzere davanın görevsiz Mahkemede ilk açıldığı 26/12/2023 tarihinden önce davacı tarafça arabulucuya başvurulmadığı anlaşılmıştır. Böylece eldeki olayda 6325 sayılı HUAK'nin 18/A ve 18/A(2) hükümleri gereğince arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde arabuluculuk dava şartının tamamlanabilir nitelikte olmadığı konusundaki emredici ve özel nitelikteki düzenleme dikkate alınarak herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaati hasıl olmuştur. Binaenaleyh; 6102 sayılı TTK'nin 5/A, 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesinin 2. Bendinin son cümlesi ve HMK'nin 114/(2) ve 115. maddeleri uyarınca davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm ihdas edilmiştir. ( Bkz; Yargıtay ------ H.D. -----Esas ---- Karar sayılı ilamı, Yargıtay ------. H.D. -----Esas ----- Karar sayılı ilamı, ---- BAM -----. HD.-----.ilamı, Yargıtay ----- HD------. sayılı ilamı, Yargıtay HGK.-----ilamı ) HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-)Davanın, TTK'nin 5/A ve 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesinin 2. bendinin son cümlesi uyarınca 'arabulucuya başvurulmadan dava açılması nedeniyle ' 6100 sayılı HMK'nin 114/(2) ve 115. maddelerine göre DAVA ŞARTI YOKLUĞUNDAN USULDEN REDDİNE, 2-)Yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, 3-)Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL karar ve ilam harcının, başlangıçta peşin olarak alınan 497,48 TL harçtan mahsubuyla bakiye 117,92 TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 4-)Davalı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Kanunu'nun 164/5 maddesine göre davalı vekili için; karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. 7/2,13/1 maddeleri uyarınca hesap ve takdir edilen 30.000,00 TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak, davalıya verilmesine, 5-)Davalı tarafından vekille temsil dışında (HMK.323/1/ğ) yapılmış başka yargılama gideri bulunmadığından işbu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 6-)6100 sayılı HMK'nin 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra kullanılmayan gider avansının yatırana iadesine, ( Yazı İşleri Müdürü tarafından Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri İle Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 207/1 maddesi gereğince resen işlem yapılmasına, ) Dair, davacı vekili , davalı ve davalı vekilinin yüzlerine karşı ; 6100 sayılı HMK'nin 341/1, 342, 343, 344 ve 345/1 maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde istinaf harç ve giderleri yatırılmak suretiyle mahkememize veya başka bir yer mahkemesine verilecek dilekçeyle ----- Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı.