İlk Derece Mahkemesi · İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/772 E. 2025/23 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/772
- Karar No
- 2025/23
- Karar Tarihi
T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/772 KARAR NO : 2025/23 DAVA : Sözleşmenin Uyarlanması DAVA TARİHİ : 30/10/2024 KARAR TARİHİ : 16/01/2025 Tarafları yukarıda belirtilen davanın Mahkememizce tensiben yapılan incelemesi sonunda: GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili tarafından tedbir talepli olarak ibraz edilen ve gerekli-yeterli kısımları: ''... KONU:İhtiyati tedbir talebimizin kabulü ile taraflar arasında yapılan antreposözleşmesinden kaynaklı aşırı yararlanma sebebiyle edimler arasıoransızlığın giderilmesi talebimize ilişkin dava dilekçemiz. AÇIKLAMALAR : Davacı müvekkil yanıcı madde olan klima gazını ---- satış için anlaştıkları alıcı firmaya ulaştırmak üzere taşıyıcı firma olan ---- firması ile anlaşmışlardır. ---- ile anlaşmış olup söz konusu firma da davalı taraf olan ---- Antrepoculuk ve Lojistik şirketi ile anlaşmıştır- Ancak belli ülkelerde her firmanın klima gazı gibi yanıcı maddeleri satın alması açısından kota sınırlaması olması sebebiyle ürünler ---- Limanından geri gelen eşya niteliğinde Türkiye'deki bir limana geri dönmüştür. Bunun üzerine müvekkil şirket tarafından---- ürünlerin Gümrük Kanunu, Gümrük Yönetmeliği ve ilgili genelgeler doğrultusunda, firmanın ticari çıkarlarını korumak amacıyla çıkış antreposuna boşaltılması talimatını vermiştir. Aksi halde bu mümkün değilse davacı firmanın ---- merkezli olması hasebiyle eşyaya ulaşım, kontrol ve benzeri durumlarda zaman kazanmak maksadıyla malların firmanın merkezinin bulunduğu bir antrepoya boşaltılması şeklinde talimat verilmiştir. Ne var ki davalı şirket verilen talimatın aksine ısrar edip taşımasını ve nakliyesini yaptığı ürünleri müvekkilin rızası dışında 22/11/2023 tarihinde kendi antreposuna yerleştirmiştir. Dolayısıyla aralarında yazılı bir antrepo sözleşmesi yapılamamıştır. Üstelik davalı şirketle şifahen yapılan görüşmeler esnasında şirketin yanıcı madde depolama yetkisinin olmadığı öğrenilmiş, buna rağmen ısrarla müvekkilin yanıcı madde olan klima gazı niteliğindeki ürünlerini kendi antrepolarına çekerek orada depolamışlardır. Ürünler hala yanıcı madde depolama yetkisi olmayan antrepoda depolanmaktadır. Bununla alakalı ---- Cumhuriyet Başsavcılığında 10/10/2024 tarihinde ----- dosya numarasıyla şikayet oluşturulmuştur. Ürünlerin antrepoya yerleştirildiği zaman, ücret hususunda bir belirleme yapılmadığından müvekkilce ücretin standart tarifeye göre yapılacağı düşünülmüştür. Söz konusu ürünler 21/12/2023 tarihinde dava dışı firma olan ----Şirketine devredilmek istenmiş ancak fahiş ardiye ücreti nedeniyle sorunlar yaşanmıştır. Müvekkil kendisine gönderilen ücret tarifesine göre 116.100,00 TL'lik ardiye ücretini ürünleri devretmesine rağmen kendisi ödemiş ve ödeme yaptığında sözlü olarak bu kadar yüksek ardiye ücretinin olamayacağı, biraz daha indirim yapılması gerektiği şeklinde itirazda bulunmuştur. Sonrasında müvekkil şirket 24/04/2024 tarihinde ürünleri ----, 24/07/2024 tarihinde ise -----Şirketi'ne devretmek istemiş ancak fahiş antrepo ücretleri nedeniyle devir gerçekleşememiş, davalı şirket söz konusu ürünler üzerinde hapis hakkını kullanmıştır. Müvekkil faturalara piyasa koşullarına göre fahiş miktarlar olması sebebiyle sözlü şekilde itiraz edip davalı şirketle anlaşmaya varmaya çalışmışlar, ürünlerini alabilmek adına piyasa değerinin 2-3 katı olacak şekilde teklifler sunmuşlardır. Ancak davalı şirket hiçbir şekilde anlaşmaya yanaşmamış ve piyasa değerinin 5-6 katı oranında bir ardiye ücreti talep etmiş bu nedenle görüşmeler sonuç vermemiştir. Sonrasında müvekkil bu ücretlerin fahiş olduğunu, ücret hesaplamasının nasıl yapıldığını anlayabilmek adına ücret tarifesine ilişkin bir belge istediğinde ekte sunacağımız olan ücret tarifeleri kendisine iletilmiştir. 2023 yılının Kasım ayından itibaren müvekkilin de zor durumundan yararlanılarak fahiş miktarlarda faturalar düzenlenmeye devam edilmiştir. Kaldı ki söz konusu malların fiyatı 12.500,00 Euro olup dava konusu tanzim edilen antrepo ücretleri malların fiyatlarının çok üzerindedir.Düzenlenen faturalar ekte sunulacak olup aynı nitelikteki ürünler için piyasa koşullarına göre düzenlenen antrepo ücretlerini gösterir antrepo teklifleri ve emsal faturalar da mahkemenize sunulacaktır. Yapılacak olan bilirkişi incelemesiyle de antrepo ücretlerine ilişkin tanzim edilen faturaların fahiş olduğu anlaşılacaktır. Eşyaların antrepoda muhafaza edildiği süre boyunca antrepo ücretleri sabit kalmayıp, davalı şirket bu süre boyunca ücretleri arttırmıştır. Davacı müvekkilin antrepo ücretini ödeyememesinden yararlanarak da hapis hakkını kullanmış olup davalı tarafından TMK m. 2' ye aykırı olarak müvekkilin zor durumda kalmasından yararlanılmıştır. Bu nedenle ürünlerin devredildiği firma olan -----. Şirketi ürünlere ilişkin işlem yapamamakta ve bu nedenle hem davacı şirket hem ürünleri devralan şirket zarara uğramaya devam etmektedir. TBK m. 28 "Bir sözleşmede karşılıklı edimler arasında açık bir oransızlık varsa, bu oransızlık, zarar görenin zor durumda kalmasından veya düşüncesizliğinden ya da deneyimsizliğinden yararlanılmak suretiyle gerçekleştirildiği takdirde, zarar gören, durumun özelliğine göre ya sözleşme ile bağlı olmadığını diğer tarafa bildirerek ediminin geri verilmesini ya da sözleşmeye bağlı kalarak edimler arasındaki oransızlığın giderilmesini isteyebilir." hükmüne amirdir.Yerleşik Yargıtay İçtihatlarında da zor durumda kalmadan yararlanarak piyasa koşullarına göre fahiş olarak fatura tanzim edilmesi nedeniyle sözleşmenin iptali veya edimler arası oransızlığın giderilmesi yönünde kararlar mevcuttur......................... Söz konusu mallar hala antrepoda depolanmakta olup fahiş fatura ücreti işlemeye devam etmektedir. Müvekkil hem davalı şirketin haksız yere hapis hakkını kullanması nedeniyle hem de fahiş fatura bedellerinin işlemeye devam etmesi nedeniyle büyük zararlara uğramaktadır. Ayrıca malların hala antrepoda bulunması sebebiyle tasfiyelik olma durumuna karşın davacı müvekkilin malları antrepodan çekerek devrettiği firmaya teslim etmesi gerekmektedir. İhtilaf konusu fahiş antrepo ücreti ve bu nedenle kullanılan hapis hakkı olmasından dolayı antrepo ücretinin işlememesi ve malların devredilebilmesi amacıyla ürünlerin teminatsız olarak söz konusu antrepodan alınmasını, bu mümkün değil ise belli bir teminat ile mallarını ilgili antrepodan çekebilmesini mahkeme aksi kanaatte ise koyulacak olan tedbir tarihinden itibaren antrepo ücreti işletilmemesi için ivedilikle tedbir konulmasını mahkemenizden talep etme gereği hasıl olmuştur. ........................ SONUÇ VE İSTEM : Yukarıda açıklanan ve mahkemenizce re'sen göz önüne alınacak nedenlerle haklı davamızın kabulü ile öncelikle müvekkilin daha fazla zarara uğramaması adına ve malların antrepoda bulunması nedeniyle hala fahiş faturalar tanzim edilmesi nedeniyle teminatsız olarak, mahkemenizce uygun görülmezse belli bir teminat karşılığında mallarını ilgili antrepodan çekebilmesini, mahkemene aksi kanaatte ise koyulacak olan tedbir tarihinden itibaren antrepo ücreti işletilmemesi adına ivedilikle tedbir konulmasına, antrepo sözleşmesinden kaynaklı aşırı yararlanma sebebiyle edimler arasındaki oransızlığın giderilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini mahkemenizden vekaleten arz ve talep ederiz....''şeklinde olup yukarıya aynen aktarılan tedbir talepli dava dilekçesinde ileri sürülen sebeplere bağlı olarak dilekçede belirtilen şekilde tedbir talebinde de bulunulmak suretiyle antrepo sözleşmesinden kaynaklı aşırı yararlanma sebebiyle edimler arasında oransızlık olduğu ileri sürülerek sözleşmenin uyarlanmasına karar verilmesi talep ve dava edilmiştir. Başlangıçta üye uhdesinde 31/10/2024 tarihinde yapılan tensibe bağlı olarak davacı vekili tarafından ibraz edilen 26/11/2024 tarihli dilekçe ile dava değeri açıklanmış olup, söz konusu dilekçenin gerekli-yeterli kısımları: "... KONU: 31/10/2024 tarihli tensip zaptının 16 nolu ara kararın yerine getirilmesineilişkin. AÇIKLAMALAR : Yukarıda esas numarası yazılı mahkemeniz dosyasının 31/10/2024 tarihli tensip zaptının ----- nolu ara kararında sonuç ve istemimizi açıklamak üzere tarafımıza süre verilmiştir. Bu nedenle işbu dilekçe ile sonuç ve istemimizi açıklama gereği hasıl olmuştur. Şöyle ki; Tanzim edilen fahiş faturalar nedeniyle davalı şirketten talep edilen ardiye ücreti tarifesi aşağıdaki gibidir; 1-10 gün : 1,5 € x gün x palet 10-30 gün :2,50 € x gün x palet 30 gün-60 gün :4 € x gün x palet 90 gün ve üzeri :12 € x gün x palet Bu tarifeye göre davalı şirketin 30 Eylül 2024 tarihine kadar düzenlemiş olduğu faturalar sonucunda ödenmesi talep edilen mal hizmet tutarı 54.400 euro, vergiler dahil toplam tutar yaklaşık olarak 2.348.270,00 TL olmuştur. Ancak piyasa koşullarına göre emsal ardiye ücretleri ortalama 1.2 € x gün x ton üzerinden hesaplandığında 7535,00 Euro yani 258.567,20 TL olmalıdır. Oysaki düzenlenen faturalar karşılığında vergiler dahil toplam talep edilen miktar olması gereken ücretin 9 katından fazla olarak yaklaşık olarak 2.348.270,00 TL'dir. Bu nedenle malların değerinin çok üstünde talep edilen faturalar tutarlarındaki aşırı oransızlığın giderilmesi gerekmektedir. Eşyaların hala antrepoda bulunması nedeniyle antrepo ücreti hala işlemeye devam etmektedir. SONUÇ VE İSTEM: Yukarıda açıklanan ve mahkemenizce re'sen göz önüne alınacak nedenlerle vergiler dahil toplam 2.348.270,00 TL olarak hesaplanan antrepo ücretinin piyasa koşullarına göre ortalama 1.2 € x gün x ton üzerinden hesaplanması gerekmektedir. Bu durumda antrepo ücreti 22.750 kg ve ortalama 270 günden hesaplandığında yaklaşık 7535,00 Euro yani 258.567,20 TL olmalıdır. Bu nedenle fazlaya dair dava ve talep haklarımız saklı kalmak kaydıyla 2.348.270,00 TL olarak hesaplanan antrepo ücretinin aşırı yararlanma nedeniyle 7535,00 Euro yani 258.567,20 TL olarak uyarlanmasına karar verilmesini vekaleten arz ve talep ederiz...."şeklinde olup yukarıya aynen aktarılmıştır.Davalı vekili tarafından ibraz edilen ve gerekli-yeterli kısımları: "... D. KONUSU : Cevap dilekçemizin sunulması hk. AÇIKLAMALAR: Davacı vekili tarafından sayın mahkemenize sunulmuş olan 30/10/2024 tarihli dava dilekçesi ile ----- satışı için anlaştıkları şirkete klima gazını ulaştırmak üzere ---- Lojistik firması ile anlaştıklarını bu şirketin ----- Taşımacılık isimli şirket ile taşıma hususunda anlaştığını ve ilgili şirketin müvekkil ---- şirketi ile anlaştığını, kota sınırlaması sebebiyle ürünlerin ---- limanından geri döndüğünü, davacı şirketin talimatına aykırı şekilde ürünlerin davalı şirkete ait antrepoya yerleştirildiğini, ürünlerin depolama ve ardiye ücretinin fahiş olduğunu, davalı şirketin hapis hakkını kullanması nedeniyle ürünlerin depodan çıkarılması ve devamında edimler arasındaki oransızlığın giderilmesini talep ve dava edilmiştir. İlgili dava dilekçesine karşı süresi içerisinde cevaplarımızı ve itirazlarımızı sunuyoruz. Şöyle ki; DAVACI TARAFÇA EKSİK ÖDENEN HARCIN TAMAMLATILMASI GEREKMEKTEDİR. Öncelikle dava konusu talebin davacıya açıklattırılması ve devamında dava dilekçesinde dava değeri tarafımızca anlaşılamamakla dava değeri tespit edilerek davacı tarafa Harçlar Kanununa göre eksik harç ikmal ettirilmesini talep ediyoruz. DAVACI TARAFIN TALEPLERİ ZAMANAŞIMINA UĞRAMIŞTIR. TBK m.28/II , davacının taleplerini bir ve beş yıllık sürelerle sınırlandırmıştır. Davacının talepleri zamanaşımına uğramıştır. Bir yıllık süre zarar görenin zor durumda kalması halinde bu durumun ortadan kalktığı tarihten itibaren işlemeye başlar . Anılan nedenle süresi içerisinde açılmayan davanın reddini talep ederiz. TENSİP İLE DAVADAKİ TALEP VE SONUCUN AÇIKLANMASI İÇİN KENDİSİNE KESİN SÜRE VERİLEN DAVACININ BEYANDA BULUNMAMIŞ OLMASI NEDENİYLE DAVANIN AÇILMAMIŞ SAYILMASINA KARAR VERİLMELİDİR. OLAYLAR Taraflar arasında ücret sözleşmesi bulunmamaktadır. Davacı tarafa ait ürünler 22/11/2023 tarihi itibariyle müvekkil şirkete ait antrepoya giriş yapmıştır. Ücretlendirme bu tarihi itibariyle başlamıştır. Söz konusu emtia aşındırıcı grubunda ---- koduyla yer almakta olup yanıcı madde sınıfında değildir. Dolayısıyla özel düzenek ve raf gerektirmemektedir. Davacı taraf 2912/2023 tarihinde 116.000 TL ödeme yapmakla birlikte bunun haricinde müvekkil şirkete herhangi bir ücret ödemesi gerçekleştirmemiştir.Davacı tarafın talimata aykırı şekilde ürünlerin müvekkil şirkete ait depoya yerleştirildiği iddiası gerçeği yansıtmamaktadır. Müvekkil şirket depolama hizmeti vermekte olup taşımacılık hususunda davacı ile bir anlaşması bulunmamaktadır. YASAL MEVZUAT AŞIRI YARARLANMA Davacı tarafın talebi edimler arasındaki oransızlığın giderilmesi yönündedir. Bilindiği üzere; TBK m.28'e göre - Bir sözleşmede karşılıklı edimler arasında açık bir oransızlık varsa, bu oransızlık, zarar görenin zor durumda kalmasından veya düşüncesizliğinden ya da deneyimsizliğinden yararlanılmak suretiyle gerçekleştirildiği takdirde, zarar gören, durumun özelliğine göre ya sözleşme ile bağlı olmadığını diğer tarafa bildirerek ediminin geri verilmesini ya da sözleşmeye bağlı kalarak edimler arasındaki oransızlığın giderilmesini isteyebilir.'' Kanun koyucu TBK m.28 i düzenlemekle sözleşmede zayıf olan tarafa edimler arasındaki değer ilişkisini gözden geçirme ve şartları gerçekleşmişse aşırı yararlanmaya dayanarak sözleşmeyi iptal etme ya da edimler arasındaki oransızlığın giderilmesini isteme imkanı vermiştir. Aşırı yararlanmadan söz edebilmek için üç unsurun aynı anda gerçekleşmesi gerekmektedir. Bunlardan ilki objektif unsur, diğer ikisi ise subjektif unsuru meydana getirmektedir. Objektif Unsur Aşırı yararlanmanın objektif unsuru edimler arasındaki açık oransızlık halidir. Edim ile karşı edim arasındaki açık oransızlık , sözleşmenin yapıldığı zaman ve yerdeki piyasa ve pazar, arz ve talep şartlarına göre mevcut olmalıdır. Sonraki oransızlık aşırı yararlanmanın bu unsurunu oluşturmaz. Oransızlık açık ve büyük değilse aşırı yararlanmaya başvurulmaz. Subjektif Unsur A) Zarar Gören Tarafın Zayıf Durumu Aşırı yararlanmanın ilk subjektif unsuru , zarar görenin tarafında diğer tarafa oranla zayıf durumda bulunmasıdır. Kanuna göre zayıflığı doğuran durumlar; zarar görenin zor durumda kalması, deneyimsizlik ve düşüncesizlik halleridir. Zayıf durum sözleşmenin kurulması anında mevcut olmalıdır. B) Yararlanma Kastı Aşırı yararlanmanın ikinci subjektif şartı, taraflardan birinin diğerinin yani zarar görenin özel durumunu bilmesi ve bu durumdan yararlanmak istemesidir. TBK ' ya göre karşı tarafın zarar görenin zor durumda kalmasından , düşüncesizlik veya deneyimsizliğinden yararlanarak sözleşmeyi kurması gerekir. SAKLAMA SÖZLEŞMESİ Saklama sözleşmesi TBK'nın 561 vd maddelerinde düzenlenmiştir. 561. Maddede açıkça öngörüldüğü veya durum ve koşulların gerektirdiği takdirde ücret istenebileceği, 574. Madde de ardiyecinin kararlaştırılmış veya alışılmış olan ücreti isteyebileceği belirtilmiştir. 6098 sayılı TBK 574. maddesinde "Ardiyeci, kararlaştırılmış veya alışılmış olan ardiye ücretini ve saklamadan doğmayan bakım, taşıma ve gümrük gibi bütün giderlerini isteyebilir." hükmü yer almaktadır. SOMUT OLAYA UYARLANMASI Müvekkil şirkete 22/11/2023 tarihinde girişi yapılan emtialara ilişkin tarafından uygulanan ardiye tarifesi ; Gümrük Müdürlüklerine bağlı depolama yerlerindeki her türlü ardiye, terminal ve diğer hizmetlerin gümrük idarelerince yerine getirilmesi halinde alınacak ücretleri kapsar. Tarifede geçen; a) Ardiye hizmetleri: Gümrük idaresine bağlı depolama yerlerindeki eşyanın muhafaza hizmetlerini, b) Terminal ve diğer hizmetler: Gümrük idaresine bağlı depolarda verilen giriş-çıkış, yükleme, boşaltma, nakletme, bekleme, elleçleme, tartım ve benzeri hizmetleri kapsar Tarifeye göre dava konusu eşya 1250 kap 22750 kg olup 25 palette depolanmıştır Ardiyelerde depolanan ürünlerin fiyatı, ürünün ağırlığı, depolama şekli ve ardiyede depolanacağı gün sayısı fiyat belirlemede önemli etkenlerdir. 1-10 gün : 1,5 € x gün palet 10-30 gün :2,50 € x gün x palet 30 gün-60 gün 4 € x gün x palet 90 gün ve üzeri 12 € x gün x palet şeklinde hesaplama yapılmaktadır. Fiyata göre örnek hesaplama ; 2675 nolu fatura tarifenin 90 gün ve üzeri 12 € x gün x palet ücretlendirme sınıfına girmektedir; Bu durumda; 25 palet x 12 € x 30 gün olarak € karşılığı ₺ cinsinden faturalandırılmıştır. Taraflar arasında bir sözleşmenin bulunmaması nedeniyle öncelikle davacı şirketin ardiye ücretinin fahiş olduğunu ve tarifeye aykırı olarak ücretin arttırıldığını ispat etmesi gerekmektedir. Zira 29/12/2023 tarihinde müvekkil şirkete 116.100 TL ardiye ücret ödemesi yapan şirket bu tarihte ürünleri teslim alıp başka bir depoya götürme imkanına sahiptir. Ancak böyle bir talep bulunmadığı gibi girişimi de olmamıştır. Ardiye ücretini ödememekte ısrarcı olan davacı şirketin gelinen süreçte ücretlerin fahiş olduğundan bahisle açtığı dava kötüniyet barındırmaktadır. Ürünlerin depoya girişinden yaklaşık 11 ay sonra işbu davanın açılması bu tarihe kadar bir girişimde bulunulmaması, ---- Cumhuriyet Başsavcılığı'na ---- Sor. No lu dosya ile yapılan şikayetinde yine aynı şekilde teslimden uzun süre sonra yapılmış olması davacının ardiye ücreti ödememek adına yaptığı kötüniyetli yaklaşımın tezahürü başvurulardır. Dava dilekçesinde bahsedildiği üzere dava konusu emtialar yanıcı sınıfında olan ürünler değildir. Aşındırıcı grupta yer alan bu ürünler için ayrıca bir yetki istenilmemektedir. Davacı tarafın ürünleri devretmesi hususu müvekkili ilgilendiren bir konu olmayıp ardiye ücretinin ödenmesi noktasında mevcut olayda bir değişiklik yaratmamaktadır. Davacının ücretlerin sürekli arttırıldığına dair iddiası ise yerinde olmayıp ücretlendirme az yukarıda bahsedildiği üzere gün ve döviz esaslı şekilde değerlendirilmektedir. Şayet bir an için aksi düşünülecek olsa dahi davacı şirketin TTK 'da yazıldığı şekli ile basiretli bir tacir gibi davranarak ürünlere ilişkin ücreti ödeyip başka bir antrepoya taşıması gerektiği izahtan varestedir. Müvekkil şirkete ait ardiye ücretinin altında yahut üstünde ücret belirleyen antrepolar bulunsa dahi bu durum kanun koyucunun aradığı aşırı yararlanmada objektif unsur kriterini karşılamamaktadır. Yine aynı şekilde yazılı olmamakla birlikte sözleşmenin kurulduğu anda davacının zor bir durumda olduğuna dair dosyada delil bulunmamaktadır. Bu yönüyle subjektif unsuru da taşımayan davacı taleplerinin reddi gerekmektedir. Davacının antrepo ücretinin önceden kararlaştırıldığını, müvekkilin kararlaştırılan bu ücretten fazla ücret talep ettiğini ve ücretin fahiş olduğunu ispat etmesi gerekmektedir. Konuya ilişkin güncel içtihatlar aşağıda verilmiş olup davacı taleplerinin reddi gerektiği görülmektedir. ........................ İHTİYATİ TEDBİR TALEBİNE İTİRAZLARIMIZ HK. Müvekkil şirketin antrepo ücreti ödenmemiş olması nedeniyle kanuni hapis hakkı mevcuttur. Sayın mahkemece verilecek tedbir kararı müvekkil şirketin alacağını tahsil imkanını ortadan kaldıracaktır . Anılan nedenle talebin reddi gerekmektedir. ........................ SONUÇ VE İSTEM : Yukarıda açıklamış olduğumuz ve re'sen dikkate alınacak nedenlerle; Davacının haksız davasının REDDİNE, Davacının İHTİYATİ TEDBİRTALEBİNİN REDDİNE,..."şeklinde olup yukarıya aynen aktarılan cevap dilekçesinde ileri sürülen savunmalara bağlı olarak tedbir talebinin ve davanın reddine karar verilmesi istenmiştir. Davacı vekili tarafından ibraz edilen 16/12/2024 tarihli dilekçe ile de 26/11/2024 tarihli dilekçeye de atıf yapılarak dava konusu değerin davalı alacaklının fahiş olarak tanzim ettiğini ileri sürdüğü 2.348.270 TL fatura bedeli olduğu ifade edilmiş ise de dava dilekçesi, 26/11/2024 tarihli dilekçe, söz konusu 16/12/2024 tarihli dilekçe ve davanın niteliği birlikte gözetildiğinde davanın 2.348.270 TL olan antrepo ücretinin aşırı yararlanma nedeniyle 7.535 EURO karşılığı 258.567,20 TL olarak uyarlanmasına yönelik olduğu ve buna göre dava değerinin 2.089.702,80 TL olduğu belirlenmiştir. Davacı vekili tarafından 30/12/2024 tarihli sayman mutemedi alındısı ile harç ikmalini gerçekleştirmiştir.Söz konusu dava değeri ve harç ikmali üzerine 07/01/2025 tarihinde dosya dava değerine bağlı olarak heyete tevdi edilmiştir. Dava sözleşmenin antrepo sözleşmesinin uyarlanmasına ilişkin olup, uyarlama talebi parasal alacağa- borca bağlı olarak sonuçta 2.089.702,80 TL borcun olmadığının tespitini içerdiğinden sözleşmenin uyarlanmasına bağlı menfi tespit davası niteliğindedir. Davanın bu niteliğine bağlı olarak dava dilekçesi ve eklerine göre dava şartı niteliğinde arabulucuya başvuru şartı yönünden irdeleme yapılması gerekmiş olup: 19.12.2018 günlü ---- Gazetede yayımlanarak, yürürlüğüne giren 7155 Sayılı Kanunun 20. maddesi ile 6102 Sayılı TTK. 'nın ( 5. ) maddesine eklenen ve 7445 Sayılı Kanunun 31. Maddesiyle değişik 5/A maddesi gereğince ticari davalarda konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat talepleri hakkında dava açılmasından önce arabulucuya başvurulmuş olmasının dava şartı olarak düzenlenmiş olması; söz konusu değişikliğin 7445 Sayılı Kanunun geçici 1. Maddesi uyarınca 01/09/2023 tarihinde ve sonrasında açılacak davalar hakkında uygulanması ve eldeki davanın bu tarihten sonra açılmış olması ve 7155 Sayılı Kanunun ( 23. ) maddesi ile 6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununa eklenen 18/A ( 2 ) maddesi ile "Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması halinde herhangi bir işlem yapılmakszın davanın dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir'' hükmü,6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 114/(2). maddesine göre, ''Diğer kanunlarda yer alan dava şartlarına ilişkin hükümler saklıdır'' hükmü, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 115. maddesindeki; Mahkemenin, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırmasına ve dava şartı noksanlığını tespit etmesi halinde davanın usulden reddine karar vermesi gerektiğine ilişkin düzenlemesi,birlikte değerlendirildiğinde zorunlu arabulucuya başvuruda bulunulmamış olması halinde herhangi bir ihtara gerek olmadan ve tensiben gerekli usuli kararın verilmesi gerektiği ve bunda bütün ihtimaller yönünden yarar bulunduğu; yargılamanın çabukluğu ilkesi ve her iki tarafın hukuki yararının da bunu gerektirdiği sonucuna varılmıştır.Dava dilekçesine, UYAP içeriğine, UYAP'tan yapılan sorgulamaya ve tüm dosya kapsamına göre eldeki davanın zorunlu arabulucuya başvuruda bulunulmadan açılmış olduğu anlaşılmıştır.Sonuç olarak yukarıda açıklanan yasal düzenlemelere, bu dava yönünden tespit edilen söz konusu duruma, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 114 (2) ve 115. Maddelerine ve dosya kapsamına nazaran dava açılmadan önce zorunlu arabulucuya başvurulmadan açılan bu davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilmesi gerektiği kanaatine varıldığından bu doğrultuda aşağıdaki hüküm kurulmuş olup, karara bağlı olarak tedbir talebinin reddine de karar verilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere ;Zorunlu arabulucuya başvurulmadan açılan davanın DAVA ŞARTI YOKLUĞUNA bağlı olarak USULDEN REDDİNE, Yukarıdaki karara da bağlı olarak tedbir talebinin reddine,Peşin harç ve tamamlama harcının toplamından maktu karar harcı 615,40 TL'nin mahsubu ile artan 39.812 TL harcın karar kesinleştikten sonra ve talep halinde davacı tarafa iadesine, Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, Davalı tarafça yapılan bir gider olmadığından bu konuda başkaca bir hüküm kurulmasına yer olmadığına, Davalı vekili için tarife gereğince belirlenen 30.000 TL maktu avukatlık ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, Artan avansın karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine, İlişkin olmak üzere dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde ---- Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.