İlk Derece Mahkemesi · İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/848 E. 2025/347 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2022/848
Karar No
2025/347
Karar Tarihi

T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2022/848 KARAR NO : 2025/347 DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 08/11/2022 KARAR TARİHİ : 21/04/2025 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ile davalının aralarında cari ilişki gereği müvekkilinin davalı borçluya yapmış olduğu işlerin tamamına fatura kestiğini, davalı tarafın ticari defterlerine faturaların işlendiğini, davalı borçlunun yapılan işler karşılığı müvekkili tarafından kesilen faturalara itiraz etmediğini, fatura konusu alacakların kesinleştiğini, ticari ilişki ve borcun 2020-2021 yıllarını kapsadığını davalı borçlunun borcunu ödemediği gibi müvekkiline borcunun üzerinde iade faturası düzenleyerek gönderdiğini, davalının iade faturasını kötü niyetli olarak ve borcu ödememe kastı ile düzenlediğini, 31.12.2021 tarihli ----- numaralı müvekkiline keşide edilen iade faturasına süresi içerisinde---- Noterliği'nin 12.01.2022 tarih ----- yeviye numaralı ihtarnamesi ile itiraz ederek iade ettiğini, müvekkilinin davalı borçludan icra takibinde talep edilen tutar kadar alacaklı olduğunu ve alacağının da halen ödenmediğini, ticari defterler ve kayıtların incelendiğinde davalı borçlunun borcunun açığa çıkacağını, borçlunun itirazının haksız ve takibi sürüncemede bırakma niyetiyle yapılmış olduğundan, icra inkar tazminatı ödemesine karar verilmesi talep ettiklerini, arabuluculuk sürecinin anlaşmama olarak neticelendiğini belirterek davalının-----. İcra Müdürlüğü----- Sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren avans faizi uygulanmasına, davalının 9620 den aşağı olmamak üzere müvekkilimize icra inkar tazminatı ödemesine, yargılama harç ve masrafları ile vekâlet ücretinin karşı taraf üzerine tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının dava dilekçesinde dayandığı delilleri ve hangi delilin hangi vakıanın ispatı için gösterildiğini açıkça belirtmediğinden somutlaştırma yükümlülüğünün yerine getirilmemiş olduğunu bu nedenle işbu davanın usulden reddininin gerektiğini, davacının dava dilekçesinde beyan ettiği 2020 yılına ait bir ekstre bulunmadığı gibi iddia olunan ekstreye dayanak teşkil edecek irsaliyeler ve faturalarında sunulamadığını, iddia edilen 20.851,- TL borca ilişkin herhangi bir bilgi ve belgenin de sunulmadığını, müvekkilin ait çinko metal kaplama yaptırılacak ürünlerin müvekkili tarafından düzenlenen sevk irsaliyesi ile çinko metal kaplama işlemi için teslim edilen malların davacı tarafından işlemler yapıldıktan sonra kısım kısım müvekkiline teslim edildiğini ancak söz konusu teslimatlarda davacı tarafından ay içerisinde veya ay sonu gibi çeşitli dönemlerde faturalar düzenlenerek müvekkiline gönderildiğini, davacı tarafından düzenlenen söz konusu faturaların müvekkilinin hangi irsaliyesine karşılık düzenlendiği ürün miktarı ve nev'i gibi bilgilerin davacı tarafından gönderilen faturalarda yer almadığıı, davacı tarafından adet ve kilogram olarak çok daha fazlasının müvekkiline faturalandırdığının tespit edildiğini, fazla faturalandırılmaya ilişkin davacı tarafından müvekkiline hiçbir suretle dönüş yapılmadığından davacı ile olan ticari ilişkisi kapsamında tüm kayıtların ve bilgilerin (irsaliye, fatura ve teslim fişleri vb.) tek tek incelendiğini ekte sunulduğunu, müvekkilinin fazla faturalandırma sebebiyle ----- numaralı ve 31.12.2022 tarihli KOV dahil 34.699,67 TL iade faturasını düzenlediğini, müvekkilinin davacıya herhangi bir borcunun bulunmadığını alacağının bulunduğunu bu alacağa ve fazlaya ilişkin haklara ilişkin talep ve dava hakkını saklı tutulduğunu, müvekkili ve davacı arasında TTK kapsamında herhangi bir cari hesap ilişkisinin bulunmadığını, davacının hiçbir delil sunmaksızın salt soyut iddialarla haksız menfaat elde etmeye çalıştığını, müvekkiline haksız ve usulsüz bir şekilde teslim edilen ürünlerin çok üzerinde kilogram olarak faturalar düzenlendiğini, davacının müvekkiline borçlu bulunduğunu borcunu ödememek için işbu davayı ikame ederek haksız kazanç elde etmeye çalıştığını belirterek davacı tarafından ikame edilen işbu davanın somutlaştırma yükümlülüğünün yerine getirilmemesi sebebiyle usulden reddine, asılsız iddialar ile ikame edilen işbu davanın hukuka ve hakkaniyete aykırı olması sebebiyle esastan reddine, davacının haksız olarak başlatmış olduğu icra takibi sebebiyle dava değeri %20'sinden az olmayacak şekilde kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER: ---- İcra Müdürlüğü ------ Esas, Taraf şirketlere ait BA/BS formları, bilirkişi raporları. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: Dava,----- İcra Müdürlüğü------ Esas sayılı dosyasına davalı tarafından yapılan itirazın iptali talebine ilişkindir.Arabuluculuk dava şartı bakımından yapılan değerlendirmede; Dosyaya ibraz edilen Hukuk Uyuşmazlıklarında Dava Şartı Arabuluculuk Son Tutanağının incelenmesinde; -----Arabuluculuk Bürosu, başvuru numarası ----- ve arabuluculuk numarası ------ olan başvurunun taraflarla ilgili olduğu, tarafların görüşmeye katıldığı ve fakat anlaşma sağlanamadığından 06/04/2022 tarihli son tutanağın düzenlendiği, bu haliyle arabuluculuk dava şartının yerine getirilmiş olduğu görülmüştür. Somut olayda; taraflar arasında davalı şirket tarafından davacı tarafa çinko metal kaplama yaptırılacak ürünlere işçilik yapılmak üzere teslim yapıldığı, davacı tarafça işbu ürünlere yapılması gereken işlemin yapılıp ürünlerin davalı tarafa teslim edildiği, ancak yapılan işe karşılık alacağın ödenmediği iddiası ile davalı aleyhine icra takibi başlatıldığı, takibe itiraz üzerine huzurdaki davanın ikame edildiği, davalı tarafça teslim edilen üründen daha az sayıda ürün tesliminin yapıldığı bu nedenle borçlu olunmadığı savunmasında bulunulduğu görülmüştür.Türk Medeni Kanunun 6. Maddesinde, Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her birinin hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlü olduğunu belirtmiştir.Yine Türk Ticaret kanununun 83. Maddesinde, Ticari uyuşmazlıklarda mahkemenin yabancı gerçek veya tüzel kişi bile olsalar, tarafların ticari defterlerinin ibrazına, resen veya taraflardan birinin istemi üzerine karar verebileceğini belirtmiştir.6100 sayılı HMK'nın 222.maddesi; " (1) Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. 2) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. (3) İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (Ek cümle:22/7/2020-7251/23 md.) Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz. (4) Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur. (5) Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır. " şeklindedir. Yasal düzenleme emredici niteliktedir. Yasanın üçüncü fıkrasında açıkça ifade edildiği üzere, diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının kesin delillerle ispatlanmamış olması ifadelerine yer verilmiştir. Tüm dosya kapsamı ve bilirkişi raporu bir arada değerlendirildiğinde; 6100 sayılı HMK'nın 222. Maddesinde 22/7/2020 tarihinde 7251 sayılı kanunun 23. Maddesi ile yapılan değişiklik gereği ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği, dava konusu alacak talebinin bilirkişi incelemesi ile tespit edilen 7 adet faturadan kaynaklandığı ve davacının davalıya kestiği 979,40 TL tutarlı fatura haricindeki faturaların davalı taraf defterlerinde ve BA formlarında yer aldığı, bununla birlikte davalı tarafça eksik teslim edildiği iddia edilen ürünlere ilişkin 34.699,67 TL'lik fatura düzenlendiği, işbu faturanın süresi içerisinde davacı tarafça iade edildiği, bu haliyle taraf defterlerine göre davacı tarafın davalı taraftan alacaklı göründüğü, bu aşamada artık davalı tarafça fazladan teslim edildiği ancak davacı tarafça daha az miktarda geri ürün tesliminin yapıldığını ispat etmesi gerektiği, davalı tarafça dosyaya ibraz edilen sevk irsaliyelerinin birçoğunda teslim alan ve eden bilgisinin yer almadığı, bir kısmında yalnızca imza bulunduğu, bir kısmında ise isim ve imzanın yer aldığı, ancak irsaliyelerdeki isimlerin net olarak görünmediği ve davacı tarafın SGK lı çalışan listesinde de tespit edilemediği, davalı tarafa da bu isimleri bildirmek üzere süre verildiği ancak isimlerin bildirilemediği, davalı tarafın delil listesinde yemin deliline dayanmış olduğu, ancak yeminin icrasından kaçındığı, bu haliyle savunmalarının mevcut deliller kapsamında ispat edilemediği anlaşılmakla davanın kabulüne karar vermek gerekmiştir. İcra inkar tazminatı talebinin değerlendirilmesinde; İtirazın iptali davalarında İİK'nın 67/2. maddesi çerçevesinde alacaklı yararına icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması yasal koşullardandır. Bunlardan başka takibe konu alacağın likit ve belli olması zorunludur. Her uyuşmazlığın kendine özgü somut özelliklerine göre değişmekle birlikte, bir uyuşmazlıkta alacağın likit olup olmadığı belirlenirken, alacak ve onun borçlusu birlikte değerlendirilmelidir. Buna göre, likit bir alacaktan söz edilebilmesi için ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi gerekmektedir. Böylece, borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesinin mümkün bulunması; başka bir ifadeyle, borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda olması gerekir. Gerek borç ve gerekse borçlu bakımından bu koşullar mevcut ise, ortada likid bir alacak bulunduğu kabul edilmelidir. (HGK'nın 07/06/2006 tarihli, -----sayılı ilamı) Somut olayda; dava konusu alacağın faturadan kaynaklandığı bu haliyle borç miktarının olayda olduğu gibi davalı şirket tarafından hesaplanıp belirlenmesinin mümkün olduğu anlaşılmakla 2004 sayılı İcra İflas Kanununun 67/2.maddesi gereğince davacı lehine koşulları oluşan icra inkar tazminatı talebinin kabulüne karar vermek gerekmiştir.Yargılama giderleri bakımından yapılan değerlendirmede; 6100 sayılı HMK'nin 331/1, 332/1 maddeleri gereğince aynı yasanın 323.maddesinde sayılan yargılama giderlerinin, davanın kabul edilmiş olması nedeniyle HMK m. 326 gereği davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine karar verilmiştir. Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliğinin 26/2. maddeleri gözetilerek dava öncesi Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen arabuluculuk ücretinin de yine davanın kabul edilmiş olması nedeniyle hazineye gelir kaydedilmek üzere davalı taraftan tahsiline karar verilmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KABULÜ ile davalı borçlunun -----İcra Müdürlüğü’nün ------ Esas sayılı icra takip dosyasına yaptığı İTİRAZIN İPTALİ ile takibin aynen devamına, -Davalının takibe itirazı haksız görüldüğünden hüküm altına alınan 20.851,00 TL'nin % 20 si olan 4.170,20 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 1.424,33 TL karar ve ilam harcından baştan alınan 251,83 TL peşin harçtan mahsubuyla bakiye 1.172,5‬0 TL karar ve ilam harcının davalı taraftan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 3-Davacı tarafından yatırılan 80,70 TL başvurma harcı, 251,83 TL peşin harç toplamı ile yargılama gideri olarak yapılan 4.128,00 TL'nin davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine, davalı tarafça yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. 13/2 maddesi uyarınca hesaplanan 20.851,00 TL nispi vekalet ücretinın davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine, 5-Arabuluculuk Kanununun 18/A-(13).maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği’nin 26/2. Maddeleri ile AÜT uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.560,00 TL arabuluculuk ücretinin davalı taraftan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 6-6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra kullanılmayan gider avansının yatırana iadesine, ( Yazı İşleri Müdürü tarafından Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri İle Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 207/1 maddesi gereğince resen işlem yapılmasına,)Dair,taraf vekillerinin yüzlerine karşı; 6100 sayılı HMK 341/2 maddesi uyarınca miktar itibarıyle kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.

Atıf: İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/848, K. 2025/347, T. 21.04.2025, www.arakarar.com/karar/istanbul-anadolu-13-asliye-ticaret-mahkemesi-2022-848-e-2025-347-k-006e7eef7eab