İlk Derece Mahkemesi · Konya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

Konya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/172 E. 2025/606 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Konya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2025/172
Karar No
2025/606
Karar Tarihi

T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ... Esas - ... T.C. KONYA TÜRK MİLLETİ ADINA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : KARAR NO: HAKİM : KATİP : DAVACI : VEKİLİ : DAVALI : 1- VEKİLİ : DAVALILAR : 2- 3- DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : KARAR TARİHİ : KARAR YAZMA TARİHİ : Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekilinin Mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinden özetle; Müvekkile ait ... plakalı araç 30.06.2024 tarihinde sürücü ... sevk ve idaresinde Konya ili, ... ilçesi, ... Mahallesi, ... Sokak istikametinde seyir halinde iken davalı ...'e ait, sürücü ...'ün sevk ve idaresinde bulunan ... plakalı aracın ... Sokak istikametinden kontrolsüz şekilde sola dönmesi sonucunda çift taraflı maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, çarpmanın etkisiyle müvekkiline ait aracın hakimiyetini kaybeden sürücü ..., kazanın vukuu bulduğu cadde üzerindeki bir taşınmazın bahçe duvarına çarparak durabildiğini, mezkur kazada müvekkiline ait araç sürücüsüne atfedilebilecek herhangi bir kusur bulunmamakla beraber ... plakalı aracın sürücüsü ...'ün asli ve tam kusurlu hareketleriyle mezkur kazaya sebebiyet verdiğini, davalı ..., sola sönüş kurallarına uymaksızın asli ve tam kusurlu hareketleri ile kazaya sebebiyet verdiğini, 2918 sayılı K.T.K. 53/1-b maddesi uyarınca sola dönüş kuralını ihlal ettiğini, söz konusu trafik kazasına sebebiyet veren ... plakalı araç kaza tarihinde ... poliçe numaralı Karayolları Motorlu Taşıtlar Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası ile ... Sigorta Anonim Şirketin'de sigortalı olup davalı sigorta şirketinin müvekkile ait ... plakalı araçta meydana gelen maddi hasar tazminat bedeli ile değer kaybı tazminat bedellerinden sorumlu olduğunu, bu kapsamda taraflarınca davalı sigorta şirketine 06/12/2024 tarihinde başvuru yapılmış ise de Sigorta Şirketinin müvekkilinin gerçek zararını karşılamaktan imtina edildiğini, sigorta şirketinin başvurularına yasal süresi içerisinde cevap vermemesi ve dava şartı zorunlu arabuluculuk görüşmelerinin de anlaşamayarak sonuçlanması neticesinde işbu davayı açtıklarını, mezkur kaza sebebiyle müvekkilinin aracında meydana gelen hasar neticesinde ikinci el piyasa değerinde düşüş yaşandığını, müvekkiline ait araç "2012 model ... marka" özelliklerine sahip olduğunu, müvekkiline ait araçta 30/06/2024 tarihli trafik kazası sebebiyle meydana gelen maddi hasar bedeli; davalı sigorta şirketi tarafından poliçe kapsamında başvurulan sigorta eksperi tarafından tanzim edilen eksper raporunda; en az 129.960,00-TL olarak tespit edildiğini, davalı ... Sigorta Anonim Şirketi tarafından 20/12/2024 tarihinde taraflarına 40.000,00-TL değer kaybı ödemesi yapılmış ise de yapılan ödeme müvekkilinin gerçek zararını karşılamaktan çok uzak olduğunu, mezkur kaza nedeniyle müvekkilinin aracında meydana gelen hasar Tramer kayıtlarına işlediğini ve ikinci el piyasa değerinde çok daha fazla düşüş yaşadığını, bu nedenle mezkur kaza nedeniyle müvekkiline ait araçta meydana gelen değer kaybı zararının mahkemeniz tarafından re'sen seçilecek bilirkişi tarafından hesaplanmasını talep ettiklerini, ticari davalarda dava şartı zorunlu arabuluculuk başvurusunun 18/01/2025 tarihinde taraflarınca yapıldığını ve 04/02/2025 tarihli oturumda anlaşma sağlanamadığı, 04/02/2025 tarihli anlaşamama son tutanağı düzenlendiğini, tüm bu nedenlerle fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla öncelikle usul ekonomisi gereğince dosyanın mahkeme tarafından yapılacak ilk inceleme ile bilirkişiye verilmesine karar verilmesini, değer kaybı bedeli ve aracın tamir süresinde kullanılmamasından kaynaklı zararlarına ilişkin alacak talepleri yönünden davaların 6100 sayılı HMK 107.madde gereği belirsiz alacak davası olduğunu, buna göre fazlaya ilişkin hakları saklı tutularak haklı davalarının kabulüne, HMK 107. Madde gereği değer kaybı bedeli alacaklarının yargılama ile tespit edilmesi ve daha sonrasında bedeli artırmak üzere, 100,00-TL değer kaybı bedeli alacağımızın kaza tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen, HMK 107. Madde gereği aracın tamir süresinde kullanılamamasından kaynaklı zararına ilişkin alacaklarının yargılama ile tespit edilmesi ve daha sonrasında bedeli artırmak üzere, 100,00-TL aracın tamir süresinde kullanılamamasından kaynaklı zararımıza ilişkin alacağımızın kaza tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ... 'den, tahsili ile davacı müvekkile ödenmesine karar verilmesine, diğer yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir. Davalı sigorta şirketi vekilinin Mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesinden özetle; Başvuru konusu araca ilişkin hasar bedeli ödenmiş olup işbu başvurunun reddi gerektiğini, uyuşmazlık konusu kazanın müvekkil sigorta şirketine ihbarı üzerine, müvekkil şirket tarafından eksper atandığını, atanan eksper tarafından yapılan inceleme neticesinde aracın hasarı ve değişmesi gereken parçaları ile yapılacak onarım durumunun tespiti yapıldığını ve ödemeye dayanak hasar ekspertiz raporu hazırlandığını, akabinde servis yetkilileri ile aracın onarımı hususunda anlaşılması üzerine tespit edilen hasar bedeli sahibine iletildiğini, başvuru sahibi tarafından da aracın, bizzat kendisi tarafından seçilen oto servisinde onarılması hususunda onay verildiğini, başvuru sahibine araç onarılmış bir şekilde teslim edildiğini ve teslim sırasında herhangi bir ihtirazı kayıt ileri sürülmediğini, ekspertiz raporu ile tespit edilen toplamda 119.130,00 TL hasar bedeli başvuran hesabına 15.11.2024 tarihinde ödendiğini, ödemeye ilişkin dekontları ekte sunduklarını, hal böyleyken başvuranın onayı ile onarımın yapıldığı ve onarım bedelinin müvekkili sigorta şirketi tarafından karşılandığı halde araç onarım görmemiş gibi talepte bulunulması hakkaniyete uygun olmadığını, davacı tarafından haricen ödeme yapıldığına ilişkin herhangi bir belge sunulmadığından başvuranın haksız taleplerinin reddi gerektiğini, başvuran tarafın aracında meydana gelen değer kaybı bedelinin müvekkili şirketçe ödendiğini, davacının müvekkil sigorta şirketine müracaatı üzerine, başvuruya konu aracın değer kaybına uğrayıp uğramadığı hususunda inceleme yapıldığını, düzenlenen rapor ile, araçta meydana gelen değer kaybı bedeli 40.000,00-TL olarak belirlendiğini ve 20.12.2024 tarihinde başvurana ödendiğini, ödemeye ilişkin dekont ekte olduğunu, her halükarda değer kaybı hesaplamasının ZMMS genel şartlarına göre yapılması gerektiğini, davacının aksi iddialarının dikkate alınmaması gerektiğini, araç mahrumiyet bedeline ilişkin talepler ZMMS teminatı dışında olduğundan buna ilişkin taleplerin reddi gerektiğini, huzurdaki davanın ikame edilmesinde müvekkili sigorta şirketinin kusuru bulunmadığından yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmemesi gerektiğini, tüm bu nedenlerle müvekkil sigorta şirketi tarafından davacının hasar bedeline ilişkin zararı giderildiğinden bakiye hasar talebinin reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. ÇEKİŞMELİ HUSUSLAR, DELİLLER, DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE: Taraflar arasındaki uyuşmazlığın 30/06/2024 tarihinde meydana gelen kazaya ilişkin olarak davacının aracında meydana gelen varsa değer kaybı ve araç mahrumiyet bedeli tazminine ilişkin olduğu anlaşılmıştır. Türkiye Reasürans Şirketler Birliğine müzekkere yazılarak; davaya konu kaza tarihinde davacının maliki olduğu aracın değerine ait bilgi ve belgelerin gönderilmesi istenilmiş ve dosya arasına kazandırılmıştır. Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezine müzekkere yazılarak davacıya ait aracın tüm tramer kayıtlarının onaylı suretleri gönderilmesi istenilmiş ve dosya arasına kazandırılmıştır. UYAP üzerinden 30/06/2024 kaza tarihinden bugüne kadar malikini ve tüm özelliklerini gösterir şekilde ..., ... plaka plaka plaka sayılı 2 adet taşıtın trafik sicil kayıtları dosya kapsamına kazandırılmıştır. Dosyadaki bilgilere göre ... Sigorta Aş'ye dava dilekçesi örneği ekli ve bilinebilen poliçe adı, poliçe numarası, hasar/tazminat dosya numarası, hasar/zarar tarihi, varsa kazaya karışan taşıt plakaları vs. gibi gerekli bilgileri içerir yazı yazılarak; davaya konu hasar/zarar ile ilgili sigorta poliçesinin, sigorta genel şartlarının, genel şartların eki olan klozların, sigorta ekspertiz raporunun, varsa hasar/tazminat ödemesine ilişkin belgelerin, ibranamenin, hasar/tazminat dosyasının takım halinde onaylı fotokopilerinin ve hasar/zarar ile ilgili varsa fotoğraf asıllarının veya hiç değilse fotoğrafların renkli fotokopilerinin istenmesine, ayrıca dava tarihi olan 06/03/2025 tarihinden önce sigortaya başvuru olup olmadığı sorularak, başvuru var ise buna ait tüm evraklar istenilmiş ve dosya arasına kazandırılmıştır. Mahkememizce aldırılan adli trafik bilirkişisi ve sigortacı bilirkişiden oluşan bilirkişi heyetinin 10/05/2025 tarihli raporundan özetle; Dava konusu trafik kazasında ... plaka sayılı otomobilin sürücü davalı ...'ün %100 oranında kusurlu olduğu, ... plaka sayılı otomobilin dava dışı sürücüsü ...'ın ise kural ihlalinin bulunmadığı, dava konusu 06 BTK 680 plakalı aracın toplam değer kaybı bedelinin 60.000,00 TL olarak hesaplandığı, bu rakamdan da sigorta şirketinin ödediği 40.000,00 TL'lik ödeme mahsup edildikten sonra kalan rakamın 20.000,00 TL olacağı, bu değer kaybı bakiyesinden davalı ... Sigorta Anonim Şirketi'nin ZMMS limitleri dahilinde sorumlu olduğu, davalı ... ve ...'ün müştereken ve müteselsilen sorumlu bulunduğu, dava konusu 06 BTK 680 plakalı aracın araç mahrumiyet süresinin 10 gün, günlük araç kiralama bedelinin 2.750,00 TL toplam araç mahrumiyet tutarının 27.500,00 TL olarak hesaplandığı, bu rakamda da 2.540,40 TL amortisman ve yakıt gideri düşüldüğünde sonra kalan rakamın 24.999,60 TL olacağı, bu bakiyeden de davalı ... ve ...'ün poliçe teminatlarında olmadığından müştereken ve müteselsilen sorumlu bulunduğu rapor edilmiştir. Davacı vekilinin Mahkememize ibraz ettiği 27/05/2025 tarihli dava değer artırım dilekçesinden özetle: 20.000,00-TL bakiye değer kaybı tazminat bedelinin kaza tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı müvekkile ödenmesine karar verilmesini, (sigorta şirketi yönünden teminat limiti ile sınırlı olarak ve temerrüt tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile birlikte), 24.999,60-TL araç mahrumiyet bedelinin kaza tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalı ... ve ...'den müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı müvekkile ödenmesine karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep etmiş, artırılan arttırılan meblağ üzerinden tamamlama harcı yatırılmış, davalılara tebliğ edilmiştir. Dava, trafik kazasından kaynaklı oluşan varsa bakiye değer kaybı ve araç mahrumiyet bedelinin tahsiline ilişkindir. Mahkememizin davaya bakmaya görevli ve yetkili olduğu anlaşılmıştır. 2918 Sayılı KTK.nun 91/1. maddesi yollaması ile 85. maddesi ve Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası Genel Şartlarının 1. maddesine göre trafik sigortası işletene düşen hukuki sorumluluğu azami sigorta limitine kadar teminat altına almaktadır. Davalılar kazaya karışan karşı aracın zorunlu trafik sigortacısı, maliki ve sürücüsü olup davacıya ait araçta meydana gelen gerçek zararı limit dahilinde karşılamakla yükümlüdürler. Dava konusu trafik kazası sonrasında davacıya ait araçta meydana gelen değer kaybı bedeli de gerçek zarar kalemleri arasında bulunmakta olup, davalı trafik sigortacısı bu zarardan poliçe teminat limiti dahilinde sorumludur. Trafik kazaları dayanağını 2918 sayılı KTK'dan alan haksız fiil niteliğinde olaylardır. Haksız fiiller meydana geldikleri anda hukuki sonuç doğurur ve zarara neden olanların zararı tazmin borcu haksız fiil tarihinde ortaya çıkar. Haksız fiilin unsuru olan zarar, zarar görenin malvarlığında rızası dışında meydana gelen azalma ile zarar verici fiil olmasa idi bulunacağı durum arasındaki farktır ve zarar haksız fiilin meydana gelmesi ile gerçekleşmiş sayılır. Zarar verenin ve diğer sorumluların zararı tazmin yükümlülüğü herhangi bir ihbara ve ihtara gerek kalmaksızın olay tarihinde doğar. Haksız fiile bağlanan hukuki sonuçlar haksız fiil tarihi esas alınarak belirlenir ve bu nedenle haksız fiillerde olay tarihinde yürürlükte bulunan hukuk kuralları uygulanır. Başka bir deyişle zararın belirlenmesinde etken olan hususlarda olay tarihinde yürürlükte bulunan mevzuat hükümlerinin dikkate alınması gerekir. Yargıtay .HD'nin ... E- ... K sayılı 15/03/2018 tarihli kararı -ve benzer nitelikte diğer birçok kararında da- vurgulandığı gibi değer kaybının hesabında aracın modeli, markası, özellikleri, yapılan onarım işlemleri, kilometresi, olay tarihindeki yaşı, tarafların iddia ve savunmaları ve tüm dosya kapsamı değerlendirilerek kaza öncesi hasarsız ikinci el piyasa rayiç değeriyle kaza meydana geldikten ve tamir edildikten sonraki ikinci el piyasa rayiç değeri arasındaki farka göre değer kaybı zararının hesaplanması ilke olarak kabul edilmiştir. Sonuç olarak haksız fiilin türü olan trafik kazalarına olayın meydana geldiği tarihte yürürlükte olan kanun hükümlerinin uygulanması, davacıya ait araçta meydana gelen değer kaybının belirlenmesinde olay tarihinde yürürlükte bulunan Karayolları Trafik Kanununun 90. maddesi gereğince genel hükümlerin esas alınması gerektiğinden Yargıtay uygulamalarına uygun olarak bilirkişi raporunun ilgili kısmı hükme esas alınmıştır. Bilirkişiler tarafından düzenlenen raporun olayın oluş ve şekline uygun olup hüküm kurmaya elverişli olduğu, dava konusu trafik kazasında ... plaka sayılı otomobilin sürücü davalı ...'ün %100 oranında kusurlu olduğu, ... plaka sayılı otomobilin dava dışı sürücüsü ...'ın ise kural ihlalinin bulunmadığı, dava konusu ... plakalı aracın toplam değer kaybı bedelinin 60.000,00 TL olarak hesaplandığı, bu rakamdan da sigorta şirketinin ödediği 40.000,00 TL'lik ödeme mahsup edildikten sonra kalan rakamın 20.000,00 TL olacağı, bu değer kaybı bakiyesinden davalı ... Sigorta Anonim Şirketi'nin ZMMS limitleri dahilinde sorumlu olduğu, davalı ... ve ...'ün müştereken ve müteselsilen sorumlu bulunduğu, dava konusu ... plakalı aracın araç mahrumiyet süresinin 10 gün, günlük araç kiralama bedelinin 2.750,00 TL toplam araç mahrumiyet tutarının 27.500,00 TL olarak hesaplandığı, bu rakamda da 2.540,40 TL amortisman ve yakıt gideri düşüldüğünde sonra kalan rakamın 24.999,60 TL olacağı, bu bakiyeden de davalı ... ve ...'ün poliçe teminatlarında olmadığından müştereken ve müteselsilen sorumlu bulunduğu kanaatine varılmakla tarafların kazadaki kusur durumları ile arttırım dilekçesi doğrultusunda hüküm kurulmuştur. Sigorta Şirketinin Temerrüt Tarihine İlişkin Değerlendirmede; 2918 Sayılı KTK.nun 91/1. maddesi yollaması ile 85. maddesi ve Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası Genel Şartlarının 1. maddesine göre trafik sigortası işletene düşen hukuki sorumluluğu azami sigorta limitine kadar teminat altına almaktadır. Trafik kazaları esas itibariyle haksız eylem sayılan hallerden olmakla birlikte trafik sigortasını yapan sigortacı bakımından temerrüdün bu tarihte oluştuğunun kabulü mümkün değildir. 2918 sayılı KTK'nın 99/I. maddesi ve Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel şartları uyarınca, rizikonun bilgi ve belgeleri ile birlikte sigortacıya ihbar edildiği tarihten itibaren 8 iş günü içinde sigortanın tazminatı ödeme yükümlülüğü bulunmakta, bu sürenin sonunda ödememe halinde temerrüt gerçekleşmektedir. Kazanın ihbar edilmesiyle, zararın miktarını belirlemek sigortanın sorumluluğundadır. Davalı sigorta şirketine yapılan başvurudan itibaren davalı sigorta şirketinin 8 iş günü sonunda yani 19/12/2024 tarihinde temerrüde düşmüş olması nedeni ile bu tarihten itibaren tazminat miktarından sorumlu olmasına karar verilmiştir. Faizin ticari avans faizi / yasal faiz olup olmayacağı değerlendirmesinde, kazaya sebebiyet veren ve davalı sigorta şirketinin Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortacısı ile teminat altına alınan aracın hususi araç olduğu anlaşılmakla yasal faize hükmedilmesi gerekmiştir. ARABULUCULUK ÜCRETİ YÖNÜNDEN; Kaza tarihinde ve poliçenin düzenleme tarihinde yürürlükte bulunan 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun ‘Doğrudan Doğruya Talep ve Dava Hakkı’ başlıklı 97. maddesinde (Değişik:14/04/2016-6704/5 md.) “Zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerekir. Sigorta kuruluşunun başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde başvuruyu yazılı olarak cevaplamaması veya verilen cevabın talebi karşılamadığına ilişkin uyuşmazlık olması halinde, zarar gören dava açabilir veya 5684 sayılı Kanun çerçevesinde tahkime başvurabilir.” düzenlemesi yer almaktadır. 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinin birinci fıkrasında; "İlgili kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak kabul edilmiş ise arabuluculuk sürecine ilişkin aşağıdaki hükümler uygulanır." hükmü yer almaktadır. Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinin 18. fıkrasında ise özel kanunlarda tahkim veya başka bir alternatif uyuşmazlık çözüm yoluna başvurma zorunluluğunun olduğu veya tahkim sözleşmesinin bulunduğu hâllerde, dava şartı olarak arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanmayacağı düzenlemesi yer almaktadır. Kanunun bu özel düzenlemesi karşısında dava şartı olarak zorunlu arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanma yeri bulamaz. Özel kanunlarda tahkim veya başka bir alternatif uyuşmazlık çözüm yoluna başvuru bulunduğu hallerde dava şartı olarak arabuluculuğa başvurulamayacağının düzenlemesine göre; Sigorta şirketine karşı açılan tazminat davası yönünden, özel kanun niteliğindeki 2918 s. KTK'nin 97. maddesi gereğince davadan önce sigorta şirketine başvurunun zorunlu olması ve bu durumda 6325 s. Kanunu'nun 18/A-18. maddesi gereğince, 18/A maddesindeki zorunlu arabuluculuğa ilişkin hükümlerin sigorta şirketi yönünden uygulanamayacak olması nedeniyle, arabuluculuk tutanağının zorunlu arabuluculuk tutanağı olarak hazırlanmasına rağmen gerçekte ihtiyari arabuluculuk tutanağı niteliğinde olduğu kabul edilmiştir. 6100 s. HMK'nin 323. maddesine ve 6325 s. Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu hükümlerine göre de, ihtiyari arabuluculuk giderleri yargılama giderleri içerisinde gösterilmediğinden, bu davadaki yargılama giderlerine dahil edilemeyeceği, bu giderlerin sadece davacı sorumluluğunda olduğu sonucuna varılmıştır. Nitekim Yargıtay HD'nin ... esas, ... karar; ... esas, ... karar; ... esas, ... karar; Konya BAM . HD ... esas ... karar sayılı ilamlarında da aynı yönde değerlendirme yapılmıştır. HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davanın KABULÜ ile; a) Davacının 30/06/2024 tarihinde meydana gelen trafik kazası sebebiyle uğradığı 20.000,00 TL bakiye değer kaybı bedeli maddi zararının; DAVALI ... SİGORTA ANONİM ŞİRKETİ'nden kaza tarihinde geçerli poliçe teminat limitleri ile sınırlı (kendi temerrüdü sonucu ortaya çıkan temerrüt faizleri ve fer’ilerinden poliçe limitinden bağımsız sınırsız sorumlu) olmak üzere, temerrüt tarihi olan 19/12/2024 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda yasal faizi ile birlikte, DAVALILAR ... ve ...'den kaza tarihi olan 30/06/2024 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda yasal faizi ile birlikte ve tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen (tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla) tahsili ile DAVACIYA VERİLMESİNE, b)Davacının 30/06/2024 tarihinde meydana gelen trafik kazası sebebiyle uğradığı 24.999,60 TL araç mahrumiyet bedeli maddi zararının, DAVALILAR ... ve ...'den kaza tarihi olan 30/06/2024 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda yasal faizi ile birlikte tahsili ile DAVACIYA VERİLMESİNE, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 3.073,92-TL karar ve ilam harcından dava açılırken alınan 615,40-TL peşin harcın ve 765,07-TL tamamlama harcının mahsubu ile bakiye 1.693,45-TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye gelir kaydına, (Davalı sigorta şirketinin (20.000,00/44.999,60) oranına isabet eden 752,65-TL'den diğer davalılar ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğuna, diğer davalıların tamamından sorumlu olduğuna,) 3-Hazine tarafından karşılanan 4.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-Davacı tarafından karşılanan 615,40-TL başvuru harcı, 615,40-TL peşin harç ve 765,07-TL tamamlama harcı olmak üzere toplam 1.995,87-‬TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı tarafa verilmesine, (Davalı sigorta şirketinin (20.000,00/44.999,60) oranına isabet eden 887,07-TL'den diğer davalılar ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğuna, diğer davalıların tamamından sorumlu olduğuna,) 5-Davacı tarafından karşılanan 1.795,00-TL posta ve tebligat gideri, 7.000,00-TL bilirkişi ücreti gideri, 87,50-TL vekalet harcı gideri olmak üzere toplam 8.882,50-TL nin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, (davalı sigorta şirketinin (20.000,00/44.999,60) oranına isabet eden 3.947,81-TL'den diğer davalılar ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğuna, diğer davalıların tamamından sorumlu olduğuna,) 6-Davacı vekili yararına AAÜT'ye göre hesaplanan 30.000,00-TL vekalet ücretinin davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine, (Davalı sigorta şirketinin (20.000,00/44.999,60) oranına isabet eden 13.333,45 -TL'den diğer davalılar ile müştereken ve müteselsilen birlikte sorumlu olduğuna, diğer davalıların tamamından sorumlu olduğuna,) 7-6100 Sayılı HMK'nın 323–333. maddeleri gereğince hükmün verilmesinden kesinleşmesine kadar olan dönemde davacının sorumlu olduğu yargılama giderleri de ödendikten sonra var ise karar kesinleştiğinde; Kullanılamayan ve bakiye kalan gider avansının Hukuk Muhakemeleri Kanunun Gider Avansı Tarifesinin 5. Maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra talep eden tarafından hesap numarası bildirilmiş ise iade elektronik ortamda hesaba aktarmak suretiyle, talep eden tarafından hesap numarası bildirilmemiş ise masrafı avanstan karşılanmak suretiyle PTT merkez ve işyerleri vasıtasıyla adreste ödemeli olarak İADESİNE, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, diğer davalıların yokluğunda kararın taraflara tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde Konya Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yasa yolu açık olmak üzere yapılan yargılama sonunda karar verildi. 25/09/2025 Katip Hakim

Atıf: Konya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/172, K. 2025/606, T. 25.09.2025, www.arakarar.com/karar/konya-2-asliye-ticaret-mahkemesi-2025-172-e-2025-606-k-017604814962