İlk Derece Mahkemesi · İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/155 E. 2024/818 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/155
- Karar No
- 2024/818
- Karar Tarihi
T.C. İstanbul Anadolu 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/155 KARAR NO : 2024/818 DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) DAVA TARİHİ : 04/03/2024 KARAR TARİHİ : 07/11/2024 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkil şirket bir elektrik dağıtım şirketi olup, 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu düzenlemeleri doğrultusunda almış olduğu lisans kapsamında elektrik dağıtımı ve kaçak elektrik kullanımları ile mücadele faaliyetlerini yerine getirmektedir. Dayanağını yasal mevzuattan alan bu faaliyetler, niteliği gereği birer kamu hizmetidir. Davalının görevli tedarik şirketi ile perakende satış sözleşmesi (abonelik) akdettiği dolayısıyla davalının aboneli şekilde kullanımında olan ----- nolu tesisatta yapılan incelemelerde, öncesinde kesilen elektriğin yükümlülükler yerine getirilmeden davacı tarafından açılarak kaçak elektrik kullanımı teşkil edecek şekilde kullanıldığı görülmüş, bu nedenle dava konusu 15.04.2021 tarih ----- sayılı kaçak elektrik kullanım tespit tutanağı düzenlenerek tesisatın enerjisi yeniden kesilmiştir. Kesme işlemine dair belge, kaçak tutanağı, tespit anına ilişkin görseller, tahakkuk detayı ve fatura örnekleri dilekçemiz ekinde sunulmaktadır. Düzenlenen tutanak gereğince tahakkuk eden kaçak elektrik kullanım bedelinin davalı tarafından ödenmemesi üzerine, bedelin tahsili için ---- İcra Müdürlüğü'nün ----- sayılı dosyasından icra takibi başlatılmış ise de, davalı tarafından haksız şekilde itiraz edilerek takip durdurulmuştur. Ancak davalının sırf kaçak elektrik kullanımı nedeniyle tahakkuk eden bedelin tahsilini engelleme amacı taşıyan bu itirazı açıkça haksız ve kötü niyetlidir. Yine davalı hakkında daha önce de kaçak elektrik kullanımı tespit tutanağı düzenlenmiş olduğundan, dolayısıyla dava konusu kaçak tutanağı davalının ilk kaçak elektrik kullanımı olmadığından, aynı Yönetmeliğin "Tüketicinin aynı veya başka bir kullanım yerinde mükerrer kaçak elektrik enerjisi tükettiğinin tespiti edilmesi durumunda, kaçak elektrik enerjisi tüketiminin tespit edildiği tarihte yürürlükte olan ve birinci fıkrada kapsamı belirtilen tarifenin 2 katı göz önüne alınarak hesaplama yapılır." şeklindeki 46/3 hükmü gereğince tarifenin 2 katı üzerinden faturalandırma gerçekleştirilmiştir. Dolayısıyla dava konusu tutanak gereğince tahakkuk eden kaçak elektrik kullanım bedeli, davalının kullanımları sonucu sayacın kaydettiği endeksin tarifeye göre karşılığının 2 katından ibarettir. Tüm bu nedenlerle davalının icra takibine yönelik itirazları haksız ve kötü niyetli olduğundan, itirazların iptali ile takibe devam edilebilmesi, İİK m.67/2. madde düzenlemesi doğrultusunda lehimize takip çıkışının %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir. Taraf teşkilinin usulüne uygun sağlandığı görüldü. Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafça müvekkil aleyhine başlatılan icra takiplerinde beş ayrı asıl alacak kalemi belirtilmiş ancak alacağın sebebi belirtilmemiştir. 2004 sayılı İİK'nin 58 maddesi 4. Fıkrasında, senet, senet yoksa borcun sebebinin gösterilmesi gerekliliğine yer verilmiştir. Ödeme emrinin müvekkile tebliğinden itibaren davacı kurum nezdinde bir çok girişimde bulunduk. Ancak davacı kurum tüm başvuru ve girişimlerimize rağmen kaçak elektrik kullanıldığı iddia edilen elektrik hattı veya sayaç hakkında tarafımıza herhangi bir bilgi vermediği gibi tutanakları dahi tarafımıza göstermemiştir. 2004 sayılı İİK'nin 58. Maddesi gereğince yapılmış geçerli bir icra takibi bulunmadığından davanın 6100 sayılı HMK'nin 114/2 ve 115/1-2 maddesi uyarınca dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmesi gerekmektedir. Müvekkil şirkete ait olan ----- tesisat numarasıyla usulüne uygun abonelik sözleşmesi başlatılmıştır. Kaçak kullanıma ilişkin tarihler arasında sözkonusu aboneliğin açık olduğu ve kullanıldığı dönemlerde sözkonusu tutanakların ----- tesisat numaralı elektrik aboneliği gerekçe gösterilerek usulsüz kullanıma ilişkin tutanaklar tutularak, kaçak kullanıma ilişkin fatura düzenlenmesi usul ve yasaya aykırıdır. Davacı tarafından müvekkile gönderilmiş ve müvekkil şirket tarafından ödenmemiş fatura ile EPTHY 35. Madde 2,3,4 ve 5. fıkralarında yazılı yükümlülüklerin davacı tarafından yerine getirdiğini, belgeler ve zamanında ödenmeyen fatura nedeniyle elektriğin kesildiğini belgeleyen tutanak ne icra dosyalarının ekinde ne de dava dosyası ekinde bulunmamaktadır. Yani davacı tarafından müvekkil adına düzenlenen fatura ile ilgili EPTH yönetmeliği kapsamında Zamanında Ödenmeyen Borçlar Madde 35 vd. Gereğince davacının yükümlülüklerini yeri getirildiğine dair belgeleri dosyaya sunmamıştır. Madde 42 Vd. Maddeleri gereğince kaçak kullanım sözkonusu olmayacaktır. Bu bakımdan davacı yanın usulüne uygun fatura düzenleyip müvekkile tebliğ etmiş olsaydı müvekkil şirket tarafından ilgili fatura ödenecekti. Fakat davacı kurum, müvekkilin sözleşmesi olmasına rağmen sözleşmeyi hiçe sayarak usulsüz kullanıma ilişkin tutanak düzenleyerek icra takibine ve davaya konu etmesi kanun ve yönetmeliğe aykırıdır. Bu nedenlerle davanın reddi gerekir. Dava konusu tutanakların müvekkile herhangi bir şekilde tebliğ edilmemiş, tebliğ edilmemiş olan tutanak üzerine defalarca başka tutanaklar düzenlenerek müvekkilin böyle bir borcu olması durumunda dahi borcunu ödemesi engellenerek müvekkilin kaçak bedeli gibi yüksek bir bedel ödemesi ve faiz yükü altında kalmasına sebebiyet verilmiştir. Haksız ve hukuka aykırı davanın usulden reddine, Haksız ve hukuka aykırı davanın esastan reddine, Takibinde haksız ve kötüniyetli olan davacının icra takip tutarının %20 sinden az olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine, Hmk 329/1 uyarınca davacı aleyhine ayrıca vekalet ücreti ödemesine, Yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya tahmiline karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.Mahkememizce uzman bilirkişiye rapor aldırıldığı görüldü. Teknik bilirkişi 19/07/2024 tarihli raporunda sonuç kısmında: "30.05.2018 gün ve ---- sayılı ------ yayımlanan Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği' 42/1-a bendinde belirtildiği üzere; a) Kullanım yerine ilişkin olarak; perakende satış sözleşmesi veya ikili anlaşma olmaksızın dağıtım sistemine müdahale ederek elektrik enerjisi tüketmesi, ç) Dağıtım lisansı sahibi tüzel kişinin ilgili mevzuata uygun olarak kestiği elektrik enerjisini, mücbir sebep halleri dışında; yükümlülüklerini yerine getirmeden dağıtım lisansı sahibi tüzel kişinin izni dışında açması, kaçak elektrik enerjisi tüketimi olarak kabul edilir.” fiilini gerçekleştirdiği tespit edilmiştir. Davalı abone olmadan zati sayaç bağlamak suretiyle takip tarihi olan 04.04.2023 tarihi itibari ile vergiler dahil (%5 BTV, %1 Enerji fonu, %2 ---- Payı ve %18 kdv) ve cezalı, gecikme faizi dahil 34.509,10 TL’lik (enerji bedeli-kaçak enerji) elektriği karşılıksız olarak kullandığı kanaatindeyim. " sonuç ve kanaatine varıldığı hususlarının rapor edildiği görüldü. DELİLLER *----İcra Müdürlüğü -----. Sayılı dosya aslı, *Bilirkişi raporu, *Gelen müzekkere cevapları, *Tüm dosya kapsamı DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Huzurdaki dava; 2004 Sayılı İİK 'nin 67. Maddesi gereğince açılmış itirazın iptali ve tazminat(Haksız Fiil Niteliğindeki Kaçak Elektrik Kulllanmaktan Kaynaklanan) istemine ilişkindir.6102 sayılı TTK nun 4/2 maddesi gereğince dava değerine göre 6100 sayılı HMK nun 316 ila 322 maddeleri gereğince basit yargılama usulüne tabi işbu davada mahkememizce dilekçeler aşaması tamamlanmış ve usulüne uygun olarak yapılan davet sonucunda duruşma açılarak öncelikle arabuluculuk dahil dava şartları, hak düşürücü süre incelenmek suretiyle ön inceleme duruşması icra edilmiş, uyuşmazlık belirlenmiş ve vaki davete rağmen duruşmaya katılan taraf vekillerinin sulh olmak istemediklerine yönelik beyanları üzerine tahkikata geçilerek deliller toplanmış, tahkikat işlem ve incelemelerine devam edilmiştir.Ancak davanın her aşamasında resen gözetilmesi gereken özel nitelikteki dava şartı eksikliğinin bulunduğu tespit edilerek aşağıdaki hüküm sonuca ulaşılmıştır.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 114/2 maddesinde '' diğer kanunlarda yer alan dava şartlarına ilişkin hükümler saklıdır, hükmü bulunmaktadır. Aynı yasanın 115. Maddesine göre ise''1-Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler.2-Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir. Ancak, dava şartı noksanlığının giderilmesi mümkün ise bunun tamamlanması için kesin süre verir. Bu süre içinde dava şartı noksanlığı giderilmemişse davayı dava şartı sebebiyle usulden reddeder.3-Dava şartı noksanlığı, mahkemece , davanın esasına girilmesinden önce fark edilmemiş, taraflarca ileri sürülmemiş ve fakat hüküm anında bu noksanlık giderilmişse, başlangıçta dava şartı noksanlığından ötürü, dava usulden rededilemez.'' düzenmesi mevcuttur. Dava şartlarına ilişkin kurallar kamu düzenindendir. Bu yasal çerçevede mahkemelerce dava şartları her aşamada resen gözetilmesi gerekmektedir.Yukarıda açıklanan yasal düzenlemelere göre itirazın iptali davasının görülebilmesi için geçerli bir icra takibinin yapılmış olması HMK'nun 114/2 maddesi kapsamında dava şartları arasındadır.2004 Sayılı İİK nun 67. Maddesi gereğince; itirazın iptali davasının açılabilmesi için gerekli şartların; 1. Geçerli Bir İcra Takibinin Bulunması,2. Yetkili icra dairesinde takip yapılması ''itirazın iptali davası'' nın koşullarından biridir,3.Borçlunun geçerli bir itirazının bulunması,4. Davanın süresinde açılmış olması,5.Hukuki Yarar 6. Kesin Hüküm ve Derdestlik durumunun bulunmamasının gerektiğidir. 2004 Sayılı İİK nun Takip ve Muhtevası başlıklı 58. Maddesinde ise takip talebinde gösterilmesi, gereken hususlar sıralanmış olup aynı maddenin 4. Fıkrasında , senet, senet yoksa borcun sebebinin gösterilmesi gerektiğine yer verilmiştir. Davaya esas ---- İcra Dairesinin ----- esas sayılı dosyasının takip talebinde ise, sadece asıl alacak 5.090,84 diğer asıl alacak 19.631,05 TL şeklinde ibarelere yer verilmiş olup ödeme emrinin de buna göre düzenlendiği ve borcun sebebinin hiç gösterilmediği, davada ise kaçak elektrik enerjisi kullanımına bağlı olarak düzenlenen faturalara dayanıldığı tespit edilmiştir. Bilindiği üzere itiazın iptali davası yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabi, icra takibine sıkı sıkıya bağlı, itiraz üzerine duran icra takibinin devam edebilmesini sağlayan ve takip hukuku içinde olmakla birlikte, maddi hukuk ilişkisinin incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran bir davadır. Davanın takibe bağlılığı alacağın miktarı bakımından söz konusu olduğu gibi alacağın kaynağı bakımından da geçerlidir. Bu halde geçerli bir icra takibi bulunmadığı ve HMK nun 115/2 maddesi nezdinde eksikliğin giderilmesinin de somut olay yönünden mümkün olmadığı ve süre verilemeyeceği sonuç ve kanaatiyle ; davanın 2004 sayılı İİK nun 58. Maddesi gereğince yapılmış geçerli bir icra takibi bulunmadığından ,6100 sayılı HMK nun 114/2 ve 115/1-2 madddesi uyarınca dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere; 1-)2004 sayılı İİK nın 58 Maddesi gereğince yapılmış geçerli bir icra takibi bulunmadığından davanın 6100 sayılıHMK nın 114/2 ve 115/1-2 Maddeleri uyarınca dava şartı yokluğundan USULDEN REDDİNE, 2-)Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile Hazineye Gelir Kaydına, 3-)Karar ve ilâm harcı olan 427,60-TL harcın peşin alınan 583,25-TL harçtan mahsubu ile hazineye gelir kaydına bakiye kalan kısmın dosya kesinleştiğinde davacıya iadesine, 4-)Yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 5-)Davalı vekille temsil olunmakla karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi Genel Hükümler madde 7/2 ve A.A.Ü.T. uyarınca 30.000,00-TL vekâlet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine, 6-)Kullanılmayan gider avansının kararın kesinleşmesini müteakip HMK. 333/1 uyarınca yatıran tarafa iadesine,Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzene karşı verilen kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.