İlk Derece Mahkemesi · İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/389 E. 2025/36 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2022/389
- Karar No
- 2025/36
- Karar Tarihi
T.C. İstanbul Anadolu 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2022/389 KARAR NO : 2025/36 DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 03/06/2022 KARAR TARİHİ : 17/01/2025 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı borçlu ile davacı yan arasında ticari alım satımdan kaynaklı olarak fatura düzenlenmiş olup, davacı yan söz konusu faturaya ilişkin üzerine düşen tüm yükümlülüğünü süresinde, eksiksiz olarak ifa ettiğini. Taraflar arasındaki ticari alım satıma ilişkin yukarıda ifade edildiği üzere davacı yan üzerine düşün yükümlülüğü yerine getirmiş, söz konusu malları davalıya teslim edilmiş, faturaların tanzimi yapılmış ve davalı yana tebliğ edilmiş, takibin de dayanağı olan faturaya davalı yanca yasal süre içinde itiraz edilmemek suretiyle faturanın münderecatı kabul edilmiş ve tarafların ticari defterlerine/kayıtlarına işlendiğini, bahsi geçen fatura ödeme emri ekinde bildirilmiş olup, 10.264,78 TL borç davacıya ödenmediğini. Davacı tarafından alacakların tahsili maksadıyla --- İcra Dairesinin ---- Sayılı dosyası ile takibe başlanmış ve ödeme emri düzenlendiğini, ödeme emri davalı yana 27.01.2021 tarihinde tebliğ edilmiş, davalı yan, 29.01.2021 tarihinde haksız ve mesnetsiz bir biçimde icra takibine itirazda bulunduğunu, kaldı ki söz konusu itiraz dahi usulsüz olduğunu., itirazda bulunan -----adlı kişinin dosya içerisinden, kim olduğu, borçlu şirketin nesi olduğu, borca itiraz etmeye yetkisi olup olmadığı anlaşılamadığını. Bahse konu icra takibi 01.02.2021 tarihinde---- İcra Dairesinin vermiş olduğu itirazın kabulü kararı ile durdurulduğunu. Borca itiraz dilekçesi ile birlikte --- - adlı kişinin borçlu şirketin yetkili temsilcisi olup-olmadığını bilinmeden, yetki belgesi sunulmadan söz konusu itirazın----- İcra Dairesince kabul edilmesi de hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu, davalı yanın yaptığı haksız ve hukuka aykırı itirazın iptali ile takibin devamına, alacak likit olduğundan davalı yanın, takip konusu alacağın %20’sinden az olmamak üzere icra inkâr tazminatına mahkum edilmesine, tüm yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalı yana yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı tarafça cevap dilekçesi sunulmamıştır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava; ----. İcra Müdürlüğü'nün ---- Esas sayılı dosyasına vaki itirazın iptali ve icra inkar tazminatına ilişkindir. 6100 SAYILI HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU/TİCARİ DEFTERLERİN İBRAZI VE DELİL OLMASI - Madde 222 -(1) Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. (2) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. (3) İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (Ek cümle:22/7/2020-7251/23 md.) Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz. (4) Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur. (5) Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır. TÜRK TİCARET KANUNU Madde 64- (1): "(Değişik fıkra: 26/06/2012-6335 S.K./8.md.) Her tacir, ticari defterleri tutmak ve defterlerinde, ticari işlemleriyle ticari işletmesinin iktisadi ve mali durumunu, borç ve alacak ilişkilerini ve her hesap dönemi içinde elde edilen neticeleri, bu Kanuna göre açıkça görülebilir bir şekilde ortaya koymak zorundadır. Defterler, üçüncü kişi uzmanlara, makul bir süre içinde yapacakları incelemede işletmenin faaliyetleri ve finansal durumu hakkında fikir verebilecek şekilde tutulur. İşletme faaliyetlerinin oluşumu ve gelişmesi defterlerden izlenebilmelidir." (2): "Tacir, işletmesiyle ilgili olarak gönderilmiş bulunan her türlü belgenin, fotokopi, karbonlu kopya, mikrofiş, bilgisayar kaydı veya benzer şekildeki bir kopyasını, yazılı, görsel veya elektronik ortamda saklamakla yükümlüdür." Madde 83- (1): "Ticari uyuşmazlıklarda mahkeme, yabancı gerçek veya tüzel kişi bile olsalar, tarafların ticari defterlerinin ibrazına, resen veya taraflardan birinin istemi üzerine karar verebilir." Ticari defterler, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu Madde 222 ve devamı ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu madde 64 ve devamında açıkça düzenlenmiştir. Tİcari defterlere anılan Kanun'larda delil olarak hüküm ve sonuç bağlanmıştır. Tacirler, Türk Ticaret Kanunu'nun amir hükmü uyarınca ticari defter tutmak zorundadır. Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK. m. 222/1).Yine Türk Ticaret Kanunu Madde 83/1'de ticari uyuşmazlıklarda Mahkemenin ticari defterlerin re'sen ibrazına karar verebileceği, Mahkeme re'sen ticari defterlerin ibrazına karar vermese dahi taraflardan birinin istemi üzerine ticari defterlerin ibrazına Mahkemece karar verilebileceği hüküm altına alınmıştır. Ticari defterler, bazı şartların varlığı durumunda sahibi lehine delil olarak kullanılabilir. Şöyle ki: Uyuşmazlık ticari bir işten kaynaklanmalıdır. Bu iş, her iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmelidir. Taraflardan yalnızca biri için ticari iş niteliğinde olan uyuşmazlıklarda, arada sözleşme olsa bile defterler lehe delil olarak kullanılamaz. Uyuşmazlığın her iki tarafı da tacir sıfatını haiz olmalıdır. Taraflardan birinin ya da her ikisinin tacir olmaması halinde ticari defterler lehe delil olarak kullanılamaz. Öte yandan ticari defterler Kanun’a uygun tutulmuş olmalıdır. Tutulması zorunlu defterler eksiksiz, usulüne uygun tutulmalı, açılış kapanış onayları yapılmış olmalıdır. (TTK. m. 64) Ayrıca, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (HMK. m. 222/3) Davacı taraf gerçek kişi tacirdir. Davalı taraf bir ticaret şirketi olup tacirdir. Uyuşmazlık tarafların ticari işletmesinden ve ticari bir işten kaynaklanmaktadır. Tacirler arasındaki huzurdaki ticari davaya bakmaya Mahkememiz görevlidir. Bu açıklamalar ekseninde değerlendirme yapıldığında; davacı ile davalı tarafın tacir sıfatını taşıdıkları, her iki tarafın da ticari defter tutmak zorunda olduğu anlaşılmıştır. Her iki taraf da tacir olduğundan ticari defter içerikleri delil vasfı taşımaktadır. Mahkememizce 05/11/2023 tarihinde Serbest Muhasebeci Mali Müşavir bilirkişiden alınan raporda özetle; Davacı ... tarafın incelemeye sunulan 2020 yılı işletme defterleri, 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 486 sıra numaralı Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği ile defter beyan sistemi üzerinde tutulduğundan noter onay bilgisi bulunmaktadır. HMK 222.maddesinde; ‘’Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır.’’ Şeklinde düzenlenmiştir. Davacının ibraz ettiği 2020 yılı ticari defterlerinin delil mahiyetinde olup, olmadığı sayın mahkemenin takdirindedir. Davalı taraf incelemeye gelmemiş ve yerinde inceleme talebinde bulunmamıştır. Takip alacaklısı borcun 22.10.2020 tarihli 9.886,64 TL tutarlı, 09.11.2020 tarihli 378,14 TL tutarlı faturalardan kaynaklandığını ileri sürerek, takip borçlusu aleyhine 17.12.2020 tarihinde ----İcra Müdürlüğünün-----sayılı ile 10.264,78 TL asıl alacağı için takibe geçmiştir. Takip borçlusu süresi içinde icra takibine, borcun aslına, dayanağına, işleyecek faize ve faiz oranına itiraz etmiş, takip durmuş, takip alacaklısı bunun üzerine 16.776,00 TL harca esas değer üzerinden işbu huzurdaki itirazın iptali davasını açmıştır. Takip alacaklısı icra takibinde asıl alacağına takip tarihinden itibaren yasal faizi yürütülmesini talep etmiştir. Sayın Mahkeme 09.12.2022 tarihli ön inceleme duruşmasında; Uyuşmazlığın; ----. İcra Müdürlüğü'nün ---- Esas sayılı dosyasına vaki itirazın iptali ve icra inkar tazminatı hususunda uyuşmazlık içinde bulundukları tespit edilmiştir. Davacı ...’ın 2020 yılında davalı şirkete düzenlemiş olduğu satış faturaların işletme defteri kayıt bilgileri aşağıdaki gibi listelenmiştir. ...’ın 2020 Yılı İşletme Defteri Gelir Dökümü: ¸ Yukarıdaki gelir dökümlerine göre, davacı tarafından davalı şirkette 2 adet fatura ile KDV dahil 10.264,78 TL tutarlı mal ve hizmet satışı yaptığı görülmüştür. İşletme defteri tek yanlı kayıt usulüne göre gelir ve gider esasına göre tutulduğun, davacı tarafın borç/alacak bakiyesi görülmektedir. Sayın Mahkeme 09.12.2022 tarihli tensip zaptında, İlgili vergi Dairesine müzekkere yazılarak davacının dava tarihi itibariyle bilanço esasına göre mi yoksa işletme hesabına göre mi defter tuttuğunu, davacının 2 sınıf tüccar olması halinde mal alış satış toplamının 213 sayılı vergi usul kanunu 177.maddesi ve diğer ilgili maddelerinde ve ilgili bakanlar kurulu kararında belirtilen tutarın altında kalıp kalmadığının (Esnaf sınırı içinde olup olmadığının) sorulması, yönünde karar vermiştir.Davacının bağlı bulunduğu ----- Vergi Dairesi 21.06.2022 tarihli yazı cevabında; ‘’Dairemiz ----- vergi kimlik numarasında kayıtlı bulunan ... hakkında ilgi tarih sayılı yazınıza istinaden bilgisayar kayıtlarımız tetkiki sonucunda; Ödevlinin 2021 Yıllık Gelir Vergisi Beyannamesinde bilanço usulüne göre defter tuttuğu tespit edilmiştir. Ayrıca 01-03/2022 Gelir Geçici Beyanında da bilanço usulüne göre defter tuttuğu tespit edilmiştir. Ödevlinin dairemize verdiği 2021 Yıllık Gelir Vergisi Beyannamesi ve 01-03/2022 Gelir Geçici Beyanı yazımız ekinde mevcuttur.’’ Şeklinde bildirmiştir. Bilindiği üzere 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 148-149 ve mükerrer 257’ci maddelerinin verdiği yetkiye dayanılarak 350 sıra no.lu VUK Genel Tebliği ile bilanço esasına göre defter tutar mükelleflerin belirli haddi aşan mal ve hizmet alımlarını ‘Mal ve Hizmet Alımlarına ilişkin bildirim formu (Form BA)’ ile mal ve hizmet satışlarını ise ‘Mal ve Hizmet Satışlarına ilişkin bildirim formu (Form BS)’ ile bildirmeleri hususunda yükümlülük getirilmiştir. Davacının bağlı bulunduğu ----- Vergi Dairesi 02.06.2023 tarihinde, davacının 2020 yılı BA ve BS formunu yazı ekinde göndermiştir. Davacı şirketin 2020 yılında işletme defterine tabi olduğundan, eş değişle bilanço esasına göre defter tutan mükelleflerden olmadığından, takibe konu edilen 22.10.2018 tarih ----- seri no.lu KDV dahil 9.886,64 TL tutarlı faturanın 2020 yılı BS formu ile bildirimin yapılmadığı görülmüştür. Davalının bağlı bulunduğu ----- Vergi Dairesi 22.06.2023 tarihinde, davalının 2020 yılı BA ve BS formunu yazı ekinde göndermiştir. Davalı şirketin 2020 yılı BA Formunda, davacından herhangi bir mal ve hizmet alışının olmadığı görülmüştür. Davacı tarafın dava dilekçesi ekinde sunduğu delilleri arasında taraflar arasında dava ve takip konusu alacağı oluşturan faturalar bulunmaktadır. Söz konusu faturaların incelemesinde, Dava ve takip konusu alacağının 2 adet 10.264,78 TL tutarlı e.arşiv faturaya ilişkin olduğu, faturaların davalı adına düzenlendiği, fatura muhteviyatın et ürünlerine ilişkin olduğu görülmüştür.Dosya kapsamında takibe konu edilen faturalar ile faturalara konu ürünlerin davalı tarafa teslim edildiğine dair sevk irsaliyesi ve benzeri belge bulunmamaktadır. Faiz Konusunun İrdelenmesi: Faiz oranının taraflarca sözleşmede belirlenmediği veya geçersiz sayıldığı durumlarda ise, uygulanacak faiz oranı, TTK m. 1530/7 uyarınca, ---- Bankası tarafından her yıl Ocak ayında yapılan ilana göre belirlenir. Faiz oranı, 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun’da öngörülen ticari işlere uygulanacak gecikme faizi oranından en az %8 fazla olmalıdır Şeklinde olduğu, Somut olayda; Takip alacaklısı davacı taraf, 17.12.2020 tarihli takipte, 10.264,78 TL asıl alacağına işlemiş faiz talep etmemiş, asıl alacağına takip tarihinden itibaren TTK.1530. Maddesine göre temerrüt faizi yürütülmesini talep etmiştir. Sayın Mahkeme tarafından kısmen veya tamamen davacı lehine hüküm kurulması halinde, davacı alacağına takip tarihinden itibaren değişen oranlarda kademeli olarak TTK m 1530/7 göre faiz yürütülebileceği, Dava ve icra takip dosyası, dosyaya sunulan bilgi ve belgeler ile davacı tarafın ticari defterleri üzerinde yapılan inceleme sonucu, açıklanan nedenlerle, Sayın Mahkemenin kabulü halinde, Ticari Defterlerin Usule Uygun Tutulup, Tutulmadığı Yönünden: Davacı ...’ın ibraz ettiği, 2020 yılı İşletme Defteri, Yeni TTK’ ya göre, İşletme Defteri ticari defter sayılmadığından. HMK 222 gereği delil teşkil etmeyeceği kabul edilmekle birlikte, takdirin Sayın Mahkemeye ait olduğu. Davalı taraf incelemeye gelmemiş ve yerinde inceleme talebinde bulunmamıştır. Takip Konusu Alacak Yönünden: Dava ve takip konusu alacağın 2 adet 10.264,78 TL tutarlı faturalara ilişkin olduğu, faturaların davacının işletme defterinde kayıtlı olduğu, davacının İşletme defteri tek yanlı kayıt usulüne göre gelir ve gider esasına göre tutulduğun, davalı tarafın borç/alacak bakiyesinin görülmediği. Davalı şirketin 2020 yılı BA formunda, BA formu ile bildirim yükümlüğü bulunan takibe konu edilen 22.10.2018 tarih ----- seri no.lu KDV dahil 9.886,64 TL tutarlı faturanın BA formu ile bildirimin yapılmadığı görülmüştür. Dosya kapsamında takibe konu edilen faturalar ile faturalara konu ürünlerin davalı tarafa teslim edildiğine dair sevk irsaliyesi ve benzeri belge bulunmamaktadır. Takdir Sayın Mahkemeye ait olmak üzere, Dava ve takibe konu edilen 22.10.2018 tarih ---- seri no.lu 9.886,64 TL tutarlı ve 09.11.2020 tarihli ------ seri no.lu 378,14 TL tutarlı faturalar konu mal ve hizmetin davacı tarafından davalı tarafa teslim edildiğinin ispatlanması halinde, davacının takip tarihi itibariyle davalından 10.264,78 TL alacaklı olduğu, 10.264,78 TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren değişen oranlarda kademeli olarak TTK m 1530/7 göre faiz yürütülebileceği bildirilmiştir. Serbest Muhasebeci Mali Müşavir bilirkişiden alınan 24/04/2024 tarihli EK raporda özetle; Takip alacaklısı borcun 22.10.2020 tarihli 9.886,64 TL tutarlı, 09.11.2020 tarihli 378,14 TL tutarlı faturalardan kaynaklandığını ileri sürerek, takip borçlusu aleyhine 17.12.2020 tarihinde ---- İcra Müdürlüğünün -----sayılı ile 10.264,78 TL asıl alacağı için takibe geçmiştir. Takip borçlusu süresi içinde icra takibine, borcun aslına, dayanağına, işleyecek faize ve faiz oranına itiraz etmiş, takip durmuş, takip alacaklısı bunun üzerine 16.776,00 TL harca esas değer üzerinden işbu huzurdaki itirazın iptali davasını açmıştır. Davacı ...’ın incelenen 2020 yılı işletme defterine göre davacı tarafından davalı şirkette 2 adet fatura ile KDV dahil 10.264,78 TL tutarlı mal ve hizmet satışı yaptığı görülmüştür. İşletme defteri tek yanlı kayıt usulüne göre gelir ve gider esasına göre tutulduğun, davacı tarafın borç/alacak bakiyesi görülmektedir. Davacı ...’ın 2021 yılı ticari defterlerinin incelenmesi bakımından, davacı şirketin Muhasebesi ve davacı ... ile iletişime geçilerek, 2021 yılı ticari defterlerinin incelemesi talep edilmiştir. Rapor teslim tarihi itibariyle tarafıma geri dönüş yapılmadığımdan, davacının 2021 yılı ticari defterleri incelememiştir. Davacının bağlı bulunduğu ----- Vergi Dairesi 21.06.2022 tarihli yazı cevabı ekinde, davacının 2021 Yıllık Gelir Vergisi Beyannamesini göndermiştir. Bilançoda yer alan 120 Hesap, Alıcılar Hesap: şirketin faaliyet alanını oluşturan mal ve hizmet satışlarından kaynaklanan senetsiz, yani veresiye alacakları izlenir. Bu hesapta ayrıca finansal kiralamadan doğan senetsiz alacaklar da takip edilir. Davacının 2021 yılı Gelir Vergisi Beyannamesi ekinde verilen 2021 yılı Bilançosunda, 120 Alıcılar Hesabın bulunmadığı görülmüştür. Eş değişle davacının 31.12.2021 tarihi itibariyle takibe konu olan 2 adet 10.264,78 TL tutarlı faturalardan kaynaklı davalından herhangi bir alacağının bulunmadığı, 2020 yılından 2021 yılına devir eden 10.264,78 TL tutarlı alacağının olmadığı anlaşılmaktadır. Dava ve icra takip dosyası, dosyaya sunulan bilgi ve belgeler ile davacı tarafın ticari defterleri üzerinde yapılan inceleme sonucu, açıklanan nedenlerle, Sayın Mahkemenin kabulü halinde, Ticari Defterlerin Usule Uygun Tutulup, Tutulmadığı Yönünden: Davacı ...’ın ibraz ettiği, 2020 yılı İşletme Defteri, Yeni TTK’ ya göre, İşletme Defteri ticari defter sayılmadığından. HMK 222 gereği delil teşkil etmeyeceği kabul edilmekle birlikte, takdirin Sayın Mahkemeye ait olduğu. Davacı ...’ın 2021 yılı ticari defterlerinin incelenmesi bakımından, davacı şirketin Muhasebesi ve davacı ... ile iletişime geçilerek, 2021 yılı ticari defterlerinin incelemesi talep edilmiştir. Rapor teslim tarihi itibariyle tarafıma geri dönüş yapılmadığımdan, davacının 2021 yılı ticari defterleri incelememiştir. Davalı taraf incelemeye gelmemiş ve yerinde inceleme talebinde bulunmamıştır.Takip Konusu Alacak Yönünden: Dava ve takip konusu alacağın 2 adet 10.264,78 TL tutarlı faturalara ilişkin olduğu, faturaların davacının işletme defterinde kayıtlı olduğu, davacının İşletme defteri tek yanlı kayıt usulüne göre gelir ve gider esasına göre tutulduğun, davalı tarafın borç/alacak bakiyesinin görülmediği. Davalı şirketin 2020 yılı BA Formunda, davacından herhangi bir mal ve hizmet alışının olmadığı görülmüştür. Davacının bağlı bulunduğu ----- Vergi Dairesi 21.06.2022 tarihli yazı cevabı ekinde, davacının 2021 Yıllık Gelir Vergisi Beyannamesini göndermiştir. Bilançoda yer alan 120 Hesap, Alıcılar Hesap: şirketin faaliyet alanını oluşturan mal ve hizmet satışlarından kaynaklanan senetsiz, yani veresiye alacakları izlenir. Bu hesapta ayrıca finansal kiralamadan doğan senetsiz alacaklar da takip edilir. Davacının 2021 yılı Gelir Vergisi Beyannamesi ekinde verilen 2021 yılı Bilançosunda, 120 Alıcılar Hesabın bulunmadığı görülmüştür. Eş değişle davacının 31.12.2021 tarihi itibariyle takibe konu olan 2 adet 10.264,78 TL tutarlı faturalardan kaynaklı davalından herhangi bir alacağının bulunmadığı, 2020 yılından 2021 yılına devir eden 10.264,78 TL tutarlı alacak bakiyesinin olmadığı bildirilmiştir. Mahkememizce dosyada bulunan bilgi ve belgeler, dosyada alınan rapor, ticari defter kayıtları sonucunda; davanın itirazın iptaline ilişkin olduğu, icra takibinin faturadan kaynaklı alacağın tahsili için başlatılmış olduğu, davacı tarafın ticari defterlerinin incelenmiş olduğu, Ticari defterleri, Davacı ...’ın ibraz ettiği, 2020 yılı İşletme Defteri, Yeni TTK’ ya göre, İşletme Defteri ticari defter sayılmadığından. HMK 222 gereği delil teşkil etmeyeceği, Davalı taraf incelemeye gelmediği ve yerinde inceleme talebinde bulunmadığı, Takip Konusu Alacağın; Dava ve takip konusu alacağın 2 adet 10.264,78 TL tutarlı faturalara ilişkin olduğu, faturaların davacının işletme defterinde kayıtlı olduğu, davacının İşletme defteri tek yanlı kayıt usulüne göre gelir ve gider esasına göre tutulduğu, davalı tarafın borç/alacak bakiyesinin görülmediği, Davalı şirketin 2020 yılı BA formunda, BA formu ile bildirim yükümlüğü bulunan takibe konu edilen 22.10.2018 tarih ----- seri no.lu KDV dahil 9.886,64 TL tutarlı faturanın BA formu ile bildirimin yapılmadığı, Dosya kapsamında takibe konu edilen faturalar ile faturalara konu ürünlerin davalı tarafa teslim edildiğine dair sevk irsaliyesi ve benzeri belge bulunmadığı, faturalara konu mal ve hizmetin davacı tarafından davalı tarafa teslim edildiğinin ispatlanamadığı, 3 nolu celsede ''2021 yılında bilanço esasına göre defter tutan davacının 2021 yılı ticari defterleri incelenerek davaya konu alacağın ticari defterlerinde bulunup bulunmadığı, usulüne uygun tutulup tutulmadığı, delil niteliğinde olup olmadığı hususlarında ek rapor oluşturulmasının istenilmesine,'' şeklinde ara karar kurularak dosya bilirkişiye tevdi olunduğu, Sunulmadığından davacının 2021 yılı ticari defterleri incelenememiştir. Davacının 2021 yılı Gelir Vergisi Beyannamesi ekinde verilen 2021 yılı Bilançosunda, 120 Alıcılar Hesabın bulunmadığı görülmüştür. Eş değişle davacının 31.12.2021 tarihi itibariyle takibe konu olan 2 adet 10.264,78 TL tutarlı faturalardan kaynaklı davalından herhangi bir alacağının bulunmadığı, 2020 yılından 2021 yılına devir eden 10.264,78 TL tutarlı alacak bakiyesinin olmadığı görülmüştür. Davacı taraf icraya konu faturalar dolayısıyla alacaklı olduğunu ispatlayamamıştır. Açıklanan gerekçelerle aşağıdaki şekilde davanın reddine ilişkin hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle; 1-Davanın REDDİNE, 2-Alınması gerekli 615,40 TL harçtan yatırılan peşin harç olan 175,30-TL'nin mahsubu ile kalan 440,10-TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, davalı tarafından yargılama gideri yapılmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 4-Artan gider avansından kullanılmayan kısmın kararın kesinleşmesinden sonra talep halinde yatırana iadesine, 5-Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile Hazineye Gelir Kaydına,Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı (e-duruşma) , miktar itibariyle kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usûlen anlatıldı.