İlk Derece Mahkemesi · İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/80 E. 2024/98 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/80
- Karar No
- 2024/98
- Karar Tarihi
T.C. İstanbul Anadolu 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO: 2023/80 Esas KARAR NO: 2024/98 DAVA: Sıra Cetveline İtiraz (İflas Tasfiyesinde Düzenlenen Sıra Cetveline Yönelik Kayıt Kabul Ve Terkin Talebi (İİK 235)) DAVA TARİHİ: 16/12/2022 KARAR TARİHİ: 08/02/2024 Mahkememizde görülmekte olan Sıra Cetveline İtiraz (İflas Tasfiyesinde Düzenlenen Sıra Cetveline Yönelik Kayıt Kabul Ve Terkin Talebi (İİK 235)) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ------- şirketi ------- şubesi çalışanının usulsüz işlemi nedeniyle banka müşterisi------- tarafından banka çalışanı ve davacı banka hakkında açılan dava -------- sayılı, 10.03.2016 tarihli kararla kabul edildiğini, 35.000,00-TL”nin 26.07.2001 tarihinden itibaren reeskont faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verildiğini, karara karşı temyiz kanun yoluna başvurulmuş olup -------- sayılı ilam ile temyiz taleplerinin reddi ile mahkeme kararının harçlar yönünden düzeltilerek onanmasına karar verildiğini, karar düzeltme talebinin de -------- sayılı, 13.02.2020 tarihli kararı ile reddedildiğini, -------- tarafından kararda hükmedilen alacağa yönelik davacı banka aleyhine -------- E. sayılı dosyasından icra takibi başlatıldığını, kapak hesabına itiraz edildiğini ve sonuç olarak dosyaya 26.11.2020 tarihinde 208.991,80-TL ödeme yapıldığını, ihbarı yapılan ------- şirketi -------- şubesi emniyeti suistimal hasarına istinaden ödeme yapılması için -------- şirketi Genel Müdürlüğü'ne yazı gönderilmişse de herhangi bir ödeme yapılmadığını, bu kerre ödenen tutarların rücusuna yönelik -------- şirketi aleyhine -------- E. sayılı dosyasından 25.10.2021 tarihli hesaplama ile 208.991,80-TL (asıl alacak) 31.576.63-TL (işlemiş faiz)1.578,83-TL (BMV/) olmak üzere toplam 242.147,26-TL üzerinden icra takibi başlatıldığını, -------- şirketi tarafından-------- E. sayılı dosyasına konu borca, faize ve yetkiye itiraz edildiğini, yetki itirazı kapsamında dosyanın-------- İcra Müdürlüğüne gönderilmesi talep edildiğini, bu kerre -------- Esas sayılı dosyadan gönderilen ödeme emrine de davalı şirketin kayıtları tetkik edilmiş olduğu ve böyle bir borcu bulunmadığının tespit edildiğinden bahisle itiraz edildiğini, -------- şirketi tarafından -------- no'lu poliçe nedeniyle -------- şirketi ------- şubesi emniyeti suistimal hasar bildirimi yapıldığını, bu nedenlerle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla; davalı aleyhine -------- Esas sayılı dosyadan başlatılan takibe vaki haksız ve kötüniyetli itirazın iptali ile takibin devamına, davalının icra inkar tazminatına mahkumiyetine, mahkeme masrafları ile vekalet ücretinin davalıya tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; huzurda bulunan mahkemenin görevsiz olduğunu, görevli mahkemenin müvekkil şirketin genel merkez yerleşim yeri sebebiyle ------- nöbetçi tüketici mahkemeler olduğunu, dava dilekçesinde olayın gerçekleşme durumuna göre söz konusu taleplerin teminat dışı olduğunu, karşı tarafın başvuru şartını yerine getirmediğini, bu nedenle muaccel bir alacağın olmadığını, zararın ticari bir işten değil haksız fiilden kaynaklanmakta olduğunu, bu nedenle karşı tarafın Ticari/Temerrüt/Avans Faizi talep etmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, haksız ve hukuka aykırı davanın reddine, yargılama gideri ve ücreti vekâletin davacıya tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. İNCELEME VE GEREKÇE: Dava, hukuki niteliği itibariyle emniyeti suistimal sigorta poliçesi kapsamında sigortalı tarafından üçüncü kişiye ödenen bedelinin poliçe kapsamında olduğu iddiası ile sigortacıdan tahsili talebi ile başlatılan icra takibine itirazın İİK m.67 hükmü kapsamında iptali davasıdır.Davanın safahatı incelendiğinde, ilk olarak tevzi edildiği ------- Sayılı ilamı ile uyuşmazlığın tarafının banka olması ve 5235 sayılı yasanın 5. Maddesi ve ------- Sayılı karar dayanak edilerek görevsizlik kararı verildiği, dosyanın bu kez tevzi edildiği ------- sayılı ilamı ile davacının------- bankası olması ve iflas ve tasfiye usulüne tabi olduğu gerekçesi ile bu davalara bakan ihtisas mahkemelerinin uyuşmazlığın çözümünde görevli olduğu gerekçesiyle dosyanın mahkememize tevzi edildiği görülmüştür. Davanın emniyeti suistimal poliçesi kapsamında ödenen bedelin sigortacıdan tahsili istemine ilişkin açılan itirazın iptali davası olduğu yani bankacılık mevzuatından kaynaklanmadığı, iflas ve tasfiye usulüne göre açılmış bir davanın da söz konusu olmadığı gerekçesi ile her iki mahkemece verilen görevsizlik kararlarının usul ve yasaya uygun olmadığı kanaatine varılmış ise de yargılamanın geçirdiği safahat, adil yargılanma hakkı ve her ne kadar ihtisas mahkemesi sıfatına haiz olunsa da genel nitelikli ticari uyuşmazlıklarda da mahkememizin görevli olduğu gerekçesiyle usul ekonomisine ilişkin ilkeler gözetilerek karşı görevsizlik kararı verilmemiş ve yargılamaya devam olunmuştur. Dava basit yargılama usulüne tabi olup, anılan usule göre oluşturulan tensip ile yargılamaya başlanmış, usulüne uygun ön inceleme duruşması yapılarak uyuşmazlık noktaları belirlenmiş, tahkikat ile birlikte deliller toplanmış, bilirkişi raporu alınmış, söz konusu rapor içeriği denetime elverişli görülerek tahkikat bitirilerek hüküm kurulmuştur. Davalı vekilinin mahkemenin görevsiz olduğu ve dava öncesinde başvuru dava şartı noksanlığının giderilmediği yönündeki itirazları kapsamında yapılan değerlendirmede, huzurdaki davaya konu uyuşmazlığın sigorta hukukundan kaynaklandığı ve her iki tarafın tacir olduğu dolayısıyla TTK m.4 ve 5 hükümleri gereğince mahkememizin görevli olduğu, bunun yanında emniyeti suistimal sigortaları kapsamında açılan rücu ve tazminat davalarında dava açılmasından önce davacının davalıya başvuru yapmasına ilişkin bir dava şartı bulunmadığı kanaatine varılarak bu yönde yapılan itirazların reddine karar verilmiştir.Taraflarca delil olarak dayanılan -------- Esas sayılı dosyası, ------- Sigorta Poliçesi, -------- şirketi Genel Müd.'nün -------- şirketi Genel Müdürlüğü'ne gönderdiği bilgilendirme yazıları, -------- sayılı dosyası, -------- Esas sayılı dosyası, ödeme dekontları ve belgeleri, -------- şirketi Genel Müd.nün -------- şirketi Genel Müdürlüğü'ne gönderdiği 30.11.2020 tarihli tazmin talebi ile taraflarca dosyaya sunulan diğer deliller birlikte incelenmiştir. İtirazın iptali istemine konu------- Esas sayılı dosyasının incelenmesinde takibin, davacı alacaklı banka tarafından davalı sigorta şirketine aleyhine, -------- Sayılı ilamı ve -------- E sayılı dosyasına ödenen 208.991,80 TL asılı alacak ile birlikte 31.576,63 TL işlemiş faiz ve 1.578,83 TL -------- olmak üzere toplam 242.147,26 TL bedelin poliçe kapsamında tahsili için 26/10/2021 tarihinde başlatılan ilamsız icra takibi olduğu, davalı borçlunun süresi içerisinde yaptığı itiraz sebebiyle icra müdürlüğünce takibin durdurulmasına karar verildiği ve davanın 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı görülmüştür.Dava konusu poliçenin incelenmesinde ise, -------- şirketi ile davalı -------- şirketi arasında, 28.06.2001 - 28.06.2002 tarihli arasında geçerli olmak üzere, olay başına sigorta bedeli 100.000 USD ve yıllık toplam 1.000.000 USD limitli,-------- numaralı, --------Sigorta Poliçesi düzenlendiği, iş bu poliçenin, “Sigorta Konusu” başlıklı maddesinde, “Sigortacı, Sigortalının emrinde ve hizmetinde çalıştırdığı kişi veya kişilerin Sigortalıya ait para ve kıymetli evrağını veya para ile ölçülebilen mallarını çalmak, zimmetine geçirmek, hile ve dolandırıcılık veya sahtekarlık yolu ile bunlara sahip olmak suretiyle yapacakları emniyeti suistimal halleri neticesinde Sigortalının uğrayacağı zararı, poliçede yazılı müemmen bedeli geçmemek üzere temin eder.” hükmünü haiz olduğu ve “Sigortacıya Suistimalin Yükümlülüğü Atfedilebilmesi İçin” başlıklı(a) maddesinde, “Emniyeti suistimalin poliçenin süresi içinde ve emniyeti suistimal yapan kimsenin işyerinde aralıksız bir şekilde çalıştığı süre içinde yapılmış olması.”, (b) maddesinde, “Emniyeti suistimalin, bu fiili işleyen kimsenin ölümü, işten çıkarılması veya emekliye ayrılması hallerini takip eden en geç 6 ay ve her halükarda poliçenin sona erme tarihini mütcakip 3 ay içinde ortaya çıkmış olması gereklidir.”, “Emniyeti Suistimal Özel Şartları” başlıklı maddesinde, “Sigorta kapsamına alınacak kişilerin bordroda kayıtlı olması ve personel giriş çıkış listelerinin üçer aylık dönemler halinde tarafımıza bildirilmesi halinde poliçe tanzim edilecektir.” hükümlerinin yer aldığı görülmüştür.-------- sayılı dosyası incelendiğinde, davacı -------- tarafından davalı -------- şirketi -------- Şubesi müşterisi olarak banka şubesi nezdinde, aylık vadeler şeklinde işletmekte olduğu ------- numaralı hesabında 35.000 TL vadeli mevduatının -------- --------- Şubesi'nde müşteri ilişkileri uzmanı olarak çalışan dava dışı -------- tarafından boş dekonta imza almak suretiyle mevduatını çekmesi ve bu nedenle hakkında -------- esas sayılı dosyası ile açılan ceza davasının -------- esas sayılı dosyası ile birleştirilmesi ile yapılan yargılama dosyasında toplanan deliller kapsamında davacı -------- tarafından davalılar -------- ve -------- şirketi aleyhine açtığı davanın kabulüne, hesaptan çekilen 35.000 TL'nin 26.07.2001 tarihinden itibaren reeskont faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, davacının davalı -------- aleyhine açtığı davanın ise husumet yokluğundan reddinekarar verildiği, kararın ------- sayılı ilamı ile onandığı ve kakar düzletme talebinin ise ------- sayılı ilamı reddine karar verildiği görülmüştür.Huzurdaki tahsil talebine dayanak ödemeye ilişkin ------- E. sayılı dosyası incelendiğinde ise davacı banka mudisi -------- tarafından, --------- Sayılı kararında hükmedilen alacağa yönelik, ------- şirketi Aleyhine 27.06.2016 tarihinde icra takibi başlatıldığı, borçlu banka tarafından icra müdürlüğünün 25.11.2020 tarihli kapak hesabına göre, 172.583,86 TL takipte kesinleşen miktar, 15.795,95 TL işlemiz faiz, 20.345,47 TL vekalet ücreti, 236,60 TL masraf ve 29,20 TL harç olmak üzere 26.11.2020 tarihinde toplam 208.991,08 TL'nin iş bu icra dosyasına ödendiği görülmüştür. Davacı tarafından sunulan diğer deliller incelendiğinde, --------Ş.'nin yönetim ve denetiminin---------- sayılı kararı uyarınca -------- devredildiği, --------Ş.'nin --------- sayılı ---------- Yönetim Kurulu'nun 26.09.2002 tarih ve ------ sayılı kararları ile -------- şirketi bünyesinde birleştirilmesine karar verildiği, --------- sayılı kararı gereği------- şirketi ve ---------Ş.'nin tüm aktif ve pasifi ile ------- şirketi bünyesinde devren birleştirildiği, --------sayılı kararına göre, -------Ş.'nin, ------- şirketi ve --------Ş.'nin ------- şirketi ile birleştirilmesine karar verildiği ve 05.04.2002 tarihinde ------- şirketi, ------- şirketi ve ------Ş.'nin ------- şirketi bünyesinde devren birleştirildiği, 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'nun 109. maddesi hükmü çerçevesinde, --------- sayılı kararı ile ---------Ş.'nin ana sözleşmesinin 2. maddesinde belirtilen unvanının ------- şirketi olarak değiştirildiği dolayısıyla poliçenin tarafı olan birleştirmeye konu ------- şirketi Hak ve yetkilerine sahip olduğu görülmüştür. Bu nedenle gerekçede davacı banka poliçenin tarafı olarak anılacaktır. Ön inceleme duruşmasında belirlenen uyuşmazlık noktalarının çözümü teknik değerlendirme gerektirdiğinden dosya bankacı bilirkişi -------- ile sigortacı bilirkişi -------- oluşan heyete tevdi edilerek rapor alınmış, anılan bilirkişiler tarafından sunulan 09/01/2024 tarihli konsolide raporda özetle, takibe konu istemin poliçe kapsamında olduğu, davacının ödediği 208.991,80 TL ile birlikte 30.614,44 TL işlemiş faizi talep edebileceği, -------- alacağının yerinde olmadığı yönünde kanaatin bildirildiği görülmüş, iş bu rapor HMK m.282 hükmünce denetime elverişli görülerek hükme esas alınmıştır.Dava konusu uyuşmazlık, 5411 sayılı yasanın 109. maddesi kapsamında------ kararı ile kurulan davacı bankanın önceki birleşme ve devralma kararları kapsamında birleşme öncesi ismi ile -------Ş.'nin -------- şube çalışanı tarafından şube müşterisi ------- hesabından gerçekleştirilen zimmet niteliğindeki eylemlere ilişkin olarak -------- sayılı ilamına konu eylemin davalının sigorta teminatı kapsamında olup olmadığı, davacının söz konusu dava sebebiyle ödediği bedelin miktarı ile söz konusu tutarı davalıdan faizi ile talep edip edemeyeceği, asıl alacak ile birlikte takip öncesi işlemiş faizin uygun olup olmadığı, bu kapsamda başlatılan icra takip tarihi itibari ile davacının davalıdan muaccel bir alacağının bulunup bulunmadığı varsa miktarı ile itirazın iptali ve icra inkar tazminatı hüküm koşullarının bulunup bulunmadığı hususlarında toplanmaktadır.Tüm dosya kapsamına göre, davacı banka ile davalı sigorta şirketi arasında 28.06.2001-2002 tarihli arasında geçerli olmak üzere, olay başına sigorta bedeli 100.000 USD ve yıllık toplam 1.000.000 USD limitli, emniyeti suistimal sigorta poliçesi düzenlendiği, iş bu poliçede davacının sigortalı davalının ise sigortacı olduğu, davacı bankanın çalışanı -------- tarafından yine davacı banka mudisi ------- boş dekonta imzası alınmak suretiyle hesabından izinsiz para çekildiği, anılan banka mudisi tarafından yapılan şikayet üzerine başlatılan ceza soruşturması ve yapılan ceza kovuşturmasında toplanan deliller ve açılan tazminat davası neticesinde yapılan -------- sayılı dosyasından verilen tazminat kararının mudi tarafından banka ve aleyhine -------- E. Sayılı dosyasında takibe konu edildiği ve davacı banka tarafından söz konusu icra dosyasına toplam 208.991,08 TL ödeme yapıldığı, denetime elverişli görülerek hükme esas alınan bilirkişi raporundaki tespitler kapsamında söz konusu ödemenin poliçe kapsamında olduğu, davacı tarafından davalı aleyhine başlatılan icra takibinde iş bu asıl alacak ile birlikte işlemiş faiz ve BSMV bedelinin de talep edildiği, işlemiş faiz hesabı yönünden yapılan değerlendirmede, davacı banka tarafından takip öncesinde davalıya keşide edilen yapılan ödemenin 7 gün içinde iadesi istemli ihtarnamenin 01/12/2020 tarihinde tebliğ edildiği ve 09/12/2020 tarihinde davalı sigorta şirketinin temerrüde düştüğü, alacağın kredi sözleşmesine dayanmadığı, bu nedenle hesaplamada kullanılan paydanın 360 değil 365 gün olarak alınmasının gerektiği, temerrüt tarihinden davalı aleyhine başlatılan takip tarihi olan 26/10/2021 tarihine kadar geçer süre içerisinde asıl alacak miktarı olan 208.991,08 TL'ye % 13,75 ve % 16.75 avans faizi uygulanmak suretiyle hesaplanan 30.614,45 TL'yi davacının davalıdan talep edebileceği, fazlaya ilişkin isteminin yerinde olmadığı ayrıca 6802 Sayılı Gider Vergileri Kanunu'nun “Mükellef” başlıklı 30.maddesinde “BSMV 'ni banka ve bankerlerle sigorta şirketleri öder.” hükmü yer aldığından faizin % 5 gider vergisinin hesaplanarak toplam alacağa dahil edilmeyeceği, taraflar arasında düzenlenen ------- Sizorta Poliçesinde de bu yönde bir hüküm bulunmadığı dolayısıyla takip ile istenen BSMV alacağına yönelik isteminde yerinde olmadığı kanaatine varılarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ve yine alacak likit kabul edilerek kabul edilen alacak miktarının % 20'si oranında hesaplanan 47.920,00 TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın kısmen kabulü ile ------- Esas sayılı dosyasına davalı yanca yapılan itirazın 208.991,80 TL asıl alacak ve 30.614,44 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 239.606,24 TL üzerinden iptali ile asıl alacağa takip tarihinden borç tamamen ödeninceye kadar yıllık %16,75 ve 3095 sayılı kanunun 2/2 maddesi uyarınca değişen oranlarda avans faizi uygulanmak sureti ile devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, 2-Kabul edilen alacak miktarı likit ve itiraz haksız bulunduğundan takdiren kabul edilen alacağın % 20'si oranında hesaplanan 47.920,00 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Davacı taraf harçtan muaf olduğundan, harçlar kanunu gereğince kabul edilen değer üzerinden alınması gereken toplam 16.367,50 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına, 4-Davacı tarafından yapılan; 2.500,00 TL bilirkişi ücreti, 193,75 TL tebligat, posta ve diğer masraflar olmak üzere toplam 2.693,75-TL yargılama giderinin kabul red oranı dikkate alınarak 2.665,48-TL lik kısmanın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin ise davacı üzerinde bırakılmasına, 5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 37.941,00 TL nisbi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre vekalet ücreti red edilen miktarı geçemeyeceğinden 2.541,02 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 7-Dava şartı olan arabuluculuk görüşmeleri neticesinde --------- arabuluculuk başvuru numaralı dosyada takdir olunan 3.120,00 TL ücretin kısmen kabul kısmen red oranı dikkate alınarak 3.153,107 TL'lik kısmının davalıdan, 33,107 TL'lik kısmının da davacıdan alınarak hazineye irad kaydına, 8-Davacı tarafça yatırılan ancak sarf olunmayan gider avansının karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine, İlişkin olarak davalı vekilinin yokluğunda davacı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde İSTİNAF yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 08/02/2024