İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/782 E. 2025/270 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2023/782
Karar No
2025/270
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2023/782 Esas KARAR NO : 2025/270 DAVA : Ticari Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan Davalar (Alacak) DAVA TARİHİ : 29/11/2023 KARAR TARİHİ : 29/04/2025 Taraflar arasında görülen davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda: GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket tarafından lehtarı ... A.Ş. namına keşide edilen ve muhatabı davalı bankanın ... Şubesi olan dava konusu 20/01/2023 keşide tarihli, 183.500,00.-TL bedelli çek ile uyuşmazlık konusu olmayan 15/02/2023 keşide tarihli, 183.500,00.-TL bedelli çekin, ...Ticaret A.Ş. ("Lehdar Şirket") adresine gönderilmek üzere 02/01/2023 tarihinde ... şubesine teslim edildiğini, Lehdar şirket tarafından, 30/01/2023 tarihinde, çeklerin kendisine ulaşmadığı bilgisi iletilmesi üzerine, ... Kargo ... şubesine kargo akıbeti sorulduğunda çeklerin 18/01/2023 tarihine kadar ... Şubesinde bekletildiği, bu tarihten itibaren fiziken iade edilmediği için kargoda kaybolduğu öğrenilmesi üzerine ... Kargo şirketi çalışanlarına yönelik şikâyetleri üzerine hırsızlık sebebiyle ... Cumhuriyet Başsavcılığı‟nın ... sayılı hazırlık soruşturması başladığını, Ancak bu sırada kargoda kaybolan dava konusu 20/01/2023 keşide tarihli,183.500,00.-TL bedelli çekin, kötü niyetli şahıslarca ele geçirilmiş olup, söz konusu çekin, davalı bankaca nama yazılı olarak düzenlenmiş olması ihmal edilerek işleme alındığını ve çek bedelinin yetkili hamil olmayan çeki haksız bir şekilde eline geçiren 3. Kişilere, düzenleyen nezdindeki hesaptan ödendiğini, Lehdar şirketin ödeme talebi üzerine çeklerin kargoda kaybolması nedeniyle kendisine ulaşmadığından haberdar olan müvekkili şirketin, 15/02/2023 keşide tarihli çek için de bankanın ihmal göstererek bir ödeme yapmaması için 13/02/2023 tarihinde davalı bankaya başvuruda bulunarak; çeklerin kargoda kaybolduğunu, savcılığa suç duyurusunda bulunulduğunu, çekin nama yazılı olması sebebiyle ciro yolu ile devrinin mümkün olmadığı, ancak alacağın temliki yolu ile devrinin mümkün olduğu bildirilerek ciro yolu ile müracaat edene ödeme yapılmamasının talep edildiğini, 15/02/2023 keşide tarihli çek için davalı bankaca, dava konusu çekte yapılan ihmalkârlık düzeltilerek protesto işlemi yapılmadığını ve söz konusu çekin arkasına " İşbu çek nama düzenlenmiş olup alacağın temliki yoluyla devri gerektiği ve Usulüne uygun ciro yapılmadığından Hamil yönünden işleme alınamamıştır." şerhi düşüldüğünü, Ancak davalı bankaca 20/01/2023 keşide tarihli çekin nama yazılı olduğu göz ardı edilerek, ihmal sonucu işleme alınması neticesinde müvekkili şirketin zarara uğradığını, Müvekkilinin, lehdar şirkete olan açık hesap borcunu kapatmak için, ödeme aracı olarak göndermiş olduğu çekin kargoda çalınmış olduğu gerçeğinin ortaya çıkması akabinde, çek tutarını ekli banka havalesiyle lehdar şirkete ayrıca ödediğini, Davalı (muhatap) bankanın, çeki ibraz edenin yetkili hamil olup olmadığını inceleme yükümlülüğü bulunmakta olup, çeki ibraz edenin yetkili hamil olup olmadığını çekin nama, emre veya hamile yazılı olup olmadığına göre tespit etmesi gerektiğini, Davalı bankanın; nama yazılı çeklerde hamilin senette gösterilen gerçek alacaklı olup olmadığını, emre yazıl çeklerde hamilin "şeklen yetkili" hamil olup olmadığını araştıracak, hamiline yazılı çeklerde ise vergi kimlik numarası tespiti ile ödeme yapacağını, Muhatap bankanın emre veya nama yazılı çeklerde ibraz edenin kimlik tespitini de yapması gerektiğini, zira kendisine çeki ibraz eden kişi ile çekte hak sahibi olan kişinin (yetkili ve meşru hamilin) aynı kişi olup olmadığının, ancak bu şekilde tespit edilebileceğini, Somut uyuşmazlıkta davaya konu çek incelendiğinde çekin ön yüzündeki "emrine" kelimesi çizilerek paraflı "namına" kaydının bulunduğunun sabit Olduğunu, Dava konusu çek üzerindeki paraflı "namına" kaydının, menfi emre kaydı niteliğinde olup, çeki nama yazılı çek haline getirdiğini Yasaya göre nama yazılı senetlerde ödemenin ancak, senedin hamili bulunan ve senette adı yazılı olan veya onun hukuki halefi olduğunu ispat eden kişiye yapılacağının düzenlendiğini, Çeklerde de uygulanacak bu hüküm gereğince, muhatap bankanın, ancak maddede yer alan hak sahipliğini kanıtlayan kişiye ödeme Yapabileceğini, Muhatap açısından bu durumun, ödemeden kaçınma nedeni oluşturmasının yanı sıra, bir zorunluluk hali olduğunu, Nama yazılı bir çekin bir başka anlatımla çek üzerindeki hakkın bir başkasına ciro ve zilyetliğinin geçirilmesi yoluyla devrinin mümkün olmadığını, nama yazılı çek üzerine yapılan cironun hiçbir hukuki sonucu bulunmadığını, devir için yazılı devir beyanı ile çekin teslim edilmesi gerektiğini, Çekte hak sahibi olabilmek için yetkili hamil olmak gerektiğini, görüldüğü üzere bir çeki elinde bulunduran kişinin, yetkili hamil olduğunu yani çek üzerindeki hakkın kendisine ait olduğunu çek üzerinde bulunan birbirini takip eden geçerli ciro zinciri ile ispat edebileceğini, Somut uyuşmazlıkta ise, dava konusu nama yazılı çekte müvekkili firmanın keşideci, davalı banka tarafından ödeme yapılan yetkisiz hamil ... Tic. Ltd. Şti. firmasının ise lehtardan sonra 4.ciranta olduğu görülmekle, lehtar adına kaşe basılıp sahte imza atılmak suretiyle yapılan beyaz cironun alacağın temliki niteliği taşımadığı, söz konusu cironun hiçbir hukuki sonucunun bulunmadığının sabit olduğunu, Davalı banka tarafından her ne kadar 13/02/2023 tarihli başvuruları üzerine 15/02/2023 keşide tarihli nama yazılı çeke dair ihmal engellenmiş ve çek isleme alınmamış ise de dava konusu 20/01/2023 keşide tarihli çekin, ihmal neticesinde yetkili olmayan hamile ödendiğini, Müvekkilinin, lehdar şirket ile aralarındaki temel ilişkiye dayanan borcunu kapatmak için ödeme aracı olarak göndermiş olduğu çekin lehdara ulaşmadan kargoda çalınmış olduğu gerçeğinin ortaya çıkması akabinde alacak talebinde bulunan lehdar şirkete, banka havalesi ile mükerrer ödeme yapmak zorunda Kaldığını, Müvekkil tarafından tanzim edilip imzalanan çekin, henüz lehdar ... A.Ş' ye ulaşmadan (teslim edilmeden) çalındığını ve lehdarın imzası taklit edilerek cirolanmak suretiyle tahsilatında lehdar çeki teslim almadığı için kambiyo alacaklısı sıfatını henüz kazanmadığını belirterek hiçbir sorumluluk almadığını ve alacağının ödenmesini istediğini, Nitekim temel alacak ilişkisine dayalı talepte bulunmasının çeki teslim şartına bağlı olmadığını, bu nedenle düzenleyen ile aralarındaki temel ilişkiye dayanarak alacağını talep edebileceğini Müvekkili şirketin de aradaki temel alacak ilişkisi karşısında borcundan kurtulmak için lehdara mükerrer ödemeyi yaptığını, Davalı Bankaca, nama yazılı çekin yetkili olmayan hamiline, dolayısıyla hukuken haksız olana yapılan ödemenin sonucunda, mükerrer ödeme nedeniyle düzenleyen nezdinde zarar doğacağından, gerek çeki ibraz edenin yetkili hamil olup olmadığını inceleme yükümlülüğü ihlal edilerek gerekse TTK. m. 812 hükmü gereği muhatabın bu zarara katlanma yükümlülüğü bulunduğunu iddia ederek, Davalı bankanın çek sözleşmesine aykırı haksız fili neticesinde oluşan 183.500,00.-TL tutarındaki maddi zararın, haksız fiil (ödeme) tarihi olan 20/01/2023 tarihinden itibaren işlemiş ve işleyecek ticari reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsiline ve davanın kabulüne karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesi talebi ile dava ettikleri anlaşıldı. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının, ... seri numaralı 20.01.2023 tarihli 183.500,00 TL bedelli keşide yeri ... olan çeki, ...Tic.A.Ş. ("Lehdar Şirket") adına keşide ettiğini, Lehdarın ise çeki ciro ettiğini ve ciro silsilesinin başladığını, davacının, bu çekin dava dışı ... Kargo şirketi tarafından kaybedilerek çekin kötü niyetli 3. kişiler eline geçtiği ve çek bedelinin ödendiğini iddia ederek müvekkili bankadan tazminat talep ettiğini, davacının müvekkili bankaya karşı bu iddialarının hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, şöyle ki: Davacının, dilekçesinde "söz konusu çek davalı bankaca (..) işleme alınmıştır" demişse de çekin, müvekkili bankaya ibraz edilmediğini, çekin, tahsilat için dava dışı ...'a ibraz edildiğini, yani takas odasına ibraz edildiğini, bilindiği üzere TTK madde 798 ile takas odasına ibrazın da ödeme için ibraz yerine geçeceğinin kabul edildiğini,Takas odasına ibrazda müvekkili banka dışında başka bir bankaya çekin ibraz edilmesi halinde ...A.S. tarafından yayınlanan Çek Takası, Takas, Mutabakat-ve-Risk Yönetimi Kuralları ("Kurallar") uygulandığını, bu kuralın amacının, hesaptan ödenmek üzere takas odaları aracılığıyla katılımcılar tarafından muhatap katılımcılara fiziken ibraz edilmeksizin elektronik ortamda bilgileri gönderilmek suretiyle ibraz edilen çeklere ilişkin olarak yapılan işlemlerde yeknesaklığın sağlanması olduğunu, kurallar gereği, çekin ibraz edildiği dava dışı ...'ın, katılımcı; müvekkili bankanın ise muhatap katılımcı sıfatının haiz olduğunu, aşağıda takas anındaki çek görüntüsüne de yer verildiğini, Dava konusu çekin müvekkili banka şubesi yerine ...'a, katılımcıya,ibraz edilmiş olması nedeniyle müvekkili bankaya davanın husumet varmış gibi yöneltilmesinin yerinde olmadığını, kuralların 14. maddesi ile takas işlemlerindeki yükümlülükler "MADDE 14- (1) Katılımcı şubelerine çek hamilleri tarafından fiziken ibraz edilen çekler, şekil şartları, ciro silsilesi, ibraz süresi, çekte tahrifat olup olmadığı, imza dışında sahtelik, çek hamilinin yetkisi v.s. açısından kontrol edildikten sonra, elektronik ortamda muhatap katılımcıya ibraz edilmek üzere takas paketlerine dahil edilerek bu Sistem Kurallarının 20 nci maddesinde belirlenen süre içerisinde takas odasına gönderilir." şeklinde düzenlenmiş olup takas işleyişinde...'a, katılımcıya, fiziken ibraz edilen çeklerin, şekil şartları, ciro silsilesi, ibraz süresi, çekte tahrifat olup olmadığı, çek hamilinin yetkisi açısından kontrol ettikten sonra işleme alma yükümlülüğü yüklendiğini, ayrıca katılımcıya ibraz edilen çekleri muhatap katılımcılara vekaleten kabul etmeye ve bu çeklere ilişkin bilgileri elektronik ortamda muhatap katılımcıya intikal ettirmek üzere takas odasına iletmeye, hesapta yeterli karşılığı bulunmadığı için ödenemeyen çekler için çekin basılmasına esas Kanun hükmüne uygun tespit işlemi ile ödemeyi engelleyen diğer kısıtlamaları bulunan çeklerin arkalarına gerekli açıklamayı muhatap katılımcı adına yapmaya ve karşılıkları bulunan ve ödemelerinde herhangi bir kısıtlama bulunmayan çeklerin bedellerini ödemek için yetkili kılındığını, Kuralların 16. maddesinin 1. fıkrası ile katılımcının, ...'ın, takas dağıtım paketi ile iletilen bilgileri incelemek ve katılımcı tarafından takasa verilen çekin muhatap katılımcı, müvekkili banka tarafından ödemeye uygun olup olmadığını denetlemek suretiyle provizyon işlemlerini sonuçlandırması gerektiğinin düzenlendiğini, Ödeme uygunluğu bakımından provizyon işlemlerine dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43.Hukuk Dairesi'nin... E.,...K. sayılı ve 21.06.2021 tarihli kararının bu yönde olduğunu, Kabul anlamına gelmemek kaydıyla, çeke bir şerh düşülmesi gerekiyor veya işleme alınmaması gerekiyorsa da bu kontrolleri yapması gerekenin dava dışı katılımcı sıfatı haiz ... olduğunu, müvekkili bankaya ibraz edilmediğini ve ... tarafından incelenmiş çekle ilgili sanki müvekkili bankaya ibraz edilmiş ve ihmali olduğu iddia edilerek dava açılmış olmasının ise HMK hükümlerince iyi niyet kurallarını aştığını, dolayısıyla davacının varsa bir talebi, bunu katılımcı ... yöneltmesi gerektiğini, Davacı her ne kadar kendi zararını müvekkili bankadan talep etmişse de lehdar şirkete gönderilmek üzere çeklerin kargolanmasının ardından çeklerin kaybedildiğini dava konusu 20.01.2023 tarihli çekin vadesinden önce öğrenmiş olması gerektiğini ki; suç tarihini 18.01.2023 olarak belirterek çekin 02.01.2023 tarihinde kargoya verilmesine rağmen teslim edilip edilmediğini de bu tarihe kadar kontrol etmediğini ve sorgulamadığını, ayrıca yalnızca dava konusu olmayan 15.02.2023 tarihli ... seri numaralı çek için suç duyurusunda da bulunduğunu, dava konusu 20.01.2023 tarihli çek için huzurdaki davayı açana dek suç duyurusu da dahil olmak üzere başkaca bir yasal süreç dahi başlatmadığını, Öte yandan, davacı her ne kadar lehtar şirkete mükerrer ödeme yapıldığını ifade etmişse de hem uyap'ta dava dilekçesi eklerinde hem de taraflarına tebliğ edilen dava dilekçesi ve eklerinde bu mükerrer ödemeye dair dekont yer almadığını, bu halde davacı her ne kadar davaya konu çekle ilgili mükerrer ödeme yaptığını beyan etmekte ise de HMK madde 200 hükmünce gereğince senetle ispat yükümlüğünü karşılar belge ibraz edilmediğinden haksız fiil şartları da oluşmadığını, müvekkili bankaya karşı haksız ve kötü niyeti olarak huzurdaki davanın ikame edildiğini, Kabul anlamına gelmemek kaydıyla, davacının lehdar şirkete mükerrer ödeme yaptığı iddiasının bir an için doğru olduğu düşünülse dahi davacının, TTK hükümlerince basiretli bir tacir gibi davranmayarak zararının oluşmaması için ayrı bir hukuki süreç ile çekin kaybolduğundan bahisle ödeme yasağı veya çekin iptalini talep etmediğini, lehdar şirkete çek bedelini "mükerrer" ödediği iddiasının kabul edilmesi halinde kendi zararına kendisinin yol açtığını, dava konusu çekin arkasında ilk olarak lehdar şirketin kaşe ve imzasıyla beraber ciro edildiğinin görüldüğünü, TTK madde 788 hükmünce nama yazılı çeklerin de ciro edilebileceğinin şüphesiz olduğunu, eğer davacı, çekin ciro edilmesini arzu etmemiş ise cironun önüne çeke koyabileceği başka şerhlerle geçebileceğini, fakat bunu dahi yapmayarak yine basiretli tacir gibi davranmadığını ve varsa bir zararı buna kendisinin neden olduğunu, Davacının lehdar şirket adına sahte imza atılarak cirantaların başlattığı iddiasının ise yersiz olduğunu belirtmek istediklerini, zira bu noktada lehdar şirketin nasıl kaşesi basılarak sahte imza atıldığına dair bile bir dayanak, sunulamadığını, Lehdar şirketin, kendi imzasının sahte olduğu iddiasında dahi değilken, davacının lehdar şirketin imzasının sahte olduğunu iddia edecek sıfatı da haiz olmayıp bu iddiasının HMK madde 2 ile de bağdaşmadığını, dolayısıyla imzanın sahte olduğunun yalnızca davacının temelsiz iddiasından ibaret olduğunu tüm bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesi talebi ile davanın reddini talep ettikleri anlaşıldı. DELİLLER VE GEREKÇE Dava, kusurlu bankacılık işlemi nedeniyle oluşan zararın tahsili istemidir. ... Cumhuriyet Başsavcılığı‟nın ... soruşturma sayılı dosyası incelendiğinde, davacı ... Şirketi tarafından .... A.Ş emrine keşide edilen ... Şubesine'ne ait ... seri nolu 15.02.2023 vadeli 183.500-TL bedelli çekin kargoda kaybolması nedeniyle şikayette bulunulduğu ve soruşturmanın devam ettiği görülmüştür. ... 1.İcra Hukuk Mahkemesinin ... Esas ve ... Karar sayılı dosyası incelendiğinde; dava dışı ... A.Ş. tarafından ... 13. İcra Müdürlüğü’nün ... esas sayılı dosyasından başlatılan takip konusu 15/02/2023 keşide tarihli, 183.500,00.-TL çekteki imzaya itiraz ettiği, mahkemece imza incelemsi yapıldığı ve alınan bilirkişi raporuna göre dava konusu çekteki imzanın davacı şirket yetkilileri eli ürünü olmadığının anlaşıldığı, yapılan yargılama sonunda ise ‘’ takibin kambiyo senedi niteliğinde olan ... seri numaralı, 15/02/2023 vade tarihli 183.500,00 tutarlı çeke dayandığı, ödeme emrinin 11/03/2023 tarihinde borçluya tebliğ edildiği, itirazın ise 08/03/2023 tarihinde yapıldığı ve süresinde olduğu görülmüştür. İmzaya itirazın incelenebilmesi için öncelikle takip dayanağı senedin kambiyo senedi niteliğinde olması ve alacaklının takip hakkının bulunması gerekir. Takip dayanağı olan çekte itiraz eden borçlunun lehtar sıfatında olduğu görülmektedir. Çekte keşideci ve onun lehine aval veren dışında kalan kişilere karşı takip yapılabilmesi için bu kişilere ödememe protestosunun gönderilmesi gerekir. Ancak takip alacaklısının lehtar yönünden böyle bir ödememe protestosu göndertmediği ve takip dosyasına bu nitelikte bir belge sunmadığı görülmüştür. Bu nedenle Mahkememizce resen yapılan inceleme sonucunda İİY'nin 170/a-2 maddesi gereğince şikayet eden yönünden takibin iptaline karar verilmiştir.’’ Gerekçesiyle takibin iptaline karar verildiği görülmüştür. Davacı tarafından davalı banka ... şubesine verilen 13.02.2023 tarihli dilekçe incelendiğinde; dava konusu olmayan ... seri nolu 15.02.2023 vadeli 183.500-TL bedelli çekin kaybolduğu, emrine kısmının çizilerek nama yazıldığının belirtilerek ciro ile müracaat halinde ödenmemesinin istenildiği, görülmüştür. Dava konusu olmayan ... seri nolu 15.02.2023 vadeli 183.500-TL'lik çekin ibrazı, üzerine davalı bankanın çekin nama yazıldığı, alacağın temliki yoluyla devrinin gerektiği, usulüne uygun ciro olmadığından işleme alınmadığına dair 15.02.2023 tarihinde şerh düşüldüğü görülmüştür. Dava konusu ...bank ... seri numaralı 20.01.2023 tarihli 183.500,00 TL çek incelendiğinde; keşidecisinin davacı olduğu, lehtarının ...A.Ş. Olduğu, çekin ön yüzünde emrine kısmının çizilerek namına yazıldığı, çekin araka kısmından lehtar imzasından sonra ...Şirketi, ... Şirketi, ... Şirketi, en son hamil ve ibraz edeninin ... Şirketi olduğu, çekin ...'a takastan ibraz ediliği ve ödendiği görülmüştür. Mahkememizce 23/09/2024 tarihli bilirkişi raporunda sonuç olarak; Davacı şirket tarafından keşide edilen, nama yazılı ve lehdarı ... A.Ş. olan, ...bank ... seri no.lu, 20/01/2023 keşide tarihli, 183.500,00.-TL bedelli çekin kargoda kaybolduğu, davacı şirketin, borçtan kurtulmak amacıyla lehdara çek bedelinin ödendiği, davalı bankaca, söz konusu çekin nama yazılı olduğu göz ardı edilerek işleme alınması sebebiyle mükerrer ödeme yapıldığı iddiasının işbu davaya konu edildiği, ibraz edilen cari hesap ekstresi ve yevmiye fişlerine göre; dava konusu edilen 20/01/2023 keşide tarihli, 183.500,00.-TL lık çekin, lehdar ...A.Ş. hesabına çıkışının yapıldığı, sonrasında “Çalınan Çek İadesi” açıklaması ile iade işlemi yapılmış olduğu, söz konusu çek bedelinin ... Tic. A.Ş hesabına ödenmesine ilişkin, 16.02.2023 tarihli,...Bankası A.Ş dekontunun dosyaya ibraz edilmiş olduğu, dava konusu 20.01.2023 tarihli ... seri nolu 183.500,00 TL çekin rıza dışı elden çıktığına ilişkin davalı bankaya herhangi bir başvuruda bulunulduğu yönünde somut bir delil sunulmadığı gibi çekin ziyaı ve iptaline ilişkin başvuruda bulunulduğuna dair de somut bir delil sunulmadığı, çekte düzgün ciro silsilesinin bulunduğu ve davalı bankanın imzaların geçerliliğini inceleme gibi bir yükümlülüğünün de bulunmadığı hususları dikkate alındığında dava konusu çek bedelinden davalı bankanın sorumlu tutulamayacağı hususu mütalaa edildiği anlaşıldı. Mahkememizce 21/03/2025 tarihli alınan bilirkişi raporunda sonuç olarak; ... 9. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin ... Esas dava dosyasının dava dışı...Tic. A.Ş.’nin 2022,2023 ve 2024 defterlerinin incelenmesiyle ...bank 20/01/2023 keşide tarihli, 183.500,00 TL'lik çekin defter kayıtlarında olmadığı, ciranta ...Tic. Ltd Şti'ne çıkışının yapılmadığı, çekin vadesi olan 15/02/2023 tarihinden 1 (bir) gün sonra 16/02/2023 tarihinde çekin bedeli olan 183.500,00 TL ... A.Ş. tarafından banka havale ile ödeme yapıldığı, şirket muavin kayıtlarından ve dekonttan tespit edildiği mütalaa edildiği anlaşıldı. Davacı tarafından dava dışı ... A.Ş. namına keşide edilen ve muhatabı davalı bankanın ... Şubesi olan dava konusu 20/01/2023 keşide tarihli, 183.500,00.-TL bedelli çek ile uyuşmazlık konusu olmayan 15/02/2023 keşide tarihli, 183.500,00.-TL bedelli çekin,... A.Ş. ("Lehdar Şirket") adresine gönderilmek üzere 02/01/2023 tarihinde ... Kargo ... şubesine teslim edildiğini, Lehdar şirket tarafından, 30/01/2023 tarihinde, çeklerin ulaşmadığını bildirmesi üzerine çeklerin çalındığını öğrendiğini, davalı bankının nama yazılı çekin ciro ve alacağın temliki ile devrinin mümkün olduğunu, sadece ciro ile ödeme yapılmasında davalının sorumlu olduğunu belirterek ödenen tutarın davalıdan tahsili talep edilmiştir. Davaya konu çek incelendiğinde "emrine" sözcüğünün üzerinin çizildiği ve hemen üstüne gelecek şekilde el yazısı ile "nama" yazıldığı görülmüştür. 6102 sayılı yasanın 681/1 maddesi '' Her poliçe açıkça emre yazılı olmasa da ciro ve zilyetliğin geçirilmesi yoluyla devredilebilir.'' hükmünü içermektedir. 6102 sayılı yasanın 785/1 maddesi ''Çek;a) “Emre yazılı” kaydıyla veya bu kayıt olmadan belirli bir kişiye, b) “Emre yazılı değildir” kaydıyla veya buna benzer bir kayıtla belirli bir kişiye, c) Veya hamile, ödenmek üzere çekilebilir. '' hükmünü içermektedir. 6102 sayılı yasanın 788 maddesi '' (1 )Açıkça “emre yazılı” kaydıyla veya bu kayıt olmadan belirli bir kişi lehine ödenmesi şart kılınan bir çek, ciro ve zilyetliğin geçirilmesiyle devredilebilir.(2) “Emre yazılı değildir” kaydıyla veya buna benzer bir kayıtla belirli bir kişi lehine ödenmesi şart kılınan bir çek, ancak alacağın temlikiyle devredilebilir. Bu devir, alacağın temlikinin hukuki sonuçlarını doğurur. '' hükmünü içermektedir. Çek, kanunen emre yazılı senetlerden olduğu için nama yazılı hale getirilmesi ancak açıkça “menfi emre” kaydı konulmakla, “emre yazılı değildir” kaydıyla veya buna benzer bir kayıtla “muayyen bir kimse lehine ödenmesi şart kılınmakla” mümkündür. Kanun koyucu menfi emre kaydı için özel bir şekil aramamış “emre yazılı değildir” ibaresine benzer bir ibareyi yeterli gördüğü için çekin nama yazılı hale getirilmesi farklı ibarelerle de sağlanabilmektedir. Dava konusu çekte davacı tarafından emre ibaresi çizilerek namına yazılmış ve çek nama yazılı hale getirilmiştir. Nama yazılı çekin ciro yoluyla devri mümkün olmadığından çek üzerine yapılan cironun hiçbir hukuki sonucu yoktur. Nama yazılı çekte keşideci, yalnızca doğrudan doğruya, münasebeti bulunan şahsa karşı kambiyo taahhüdü dolayısıyla sorumluluk üstlenir. Bu şekilde, keşideci tarafından konan kayıtla nama yazılı hale gelen senedin ciro edilme imkânı kalmaz. Ancak alacağın temliki yolu ile devredilebilir. Bu yasağa rağmen yapılan ciro da alacağın temliki hükümlerine tâbi olur. Dava konusu çekin nama yazılı olduğu, davalı muhatap bankanın alacağın temliki hükümlerine göre temlik belgesi olmadan yalnızca ciro ile ödeme yapmaması gerektiği ( Bkz Yargıtay 11. Hukuk Dairesi... Esas,...Kara sayılı ilamı), davalı muhatap bankanın çeki kontrol yükümlüğünün olduğu, nitekim dava konusu olamayan yukarıda bilgileri verilen çeki de nama yazılı olması ve alacağın temliki hükümlerini gerekçe göstererek ödemediği, çekin takas bankası aracılığıyla tahsil edilmiş olmasının davalı bankanın sorumluluğunu ortadan kaldırmayacağı, davacının takas bankası ile ilişkisinin olmadığı, takas protokolü gereği takas bankasının bir kusur var ise takasa giren banka ile muhatap davalı banka arasındaki iç ilişkideki de değerlendirilebileceği, alınan 21.03.2025 tarihli bilirkişi raporuna göre dava konusu çekin dava dışı lehtar şirket defterlerine giriş ve çıkış kaydının da olmadığı, her ne kadar 23.09.2024 tarihli bilirkişi raporunda davalı bankaya bir bildirim olmadığı, ödeme yasağı kararı olmadığı bu nedenlerle davalı bankanın sorumluluğu olmadığı görüşüne yer verilmiş ise de, yukarıda açıklandığı üzere davalı bankanın nama yazılı çekte TTK'nın 785 ve 788 maddeleri gereğince alacağın temliki hükümleri geçerli olduğundan bunu resen gözetmesi gerektiği, davalı bankanın sorumluğunun olduğu, oluşan zarardan sorumlu tutulması gerektiği, ancak davacının da kıymetli evrak olan çeki kargo ile gönderdiği, kargoda çalınma, kayıp gibi vakıalara sıklıkla rastlanıldığı, davacının gönderiyi sigortalamadığının ve yetkili taşımacı aracılığı ile göndermediğinin, adi kargo gönderisi ile gönderdiğinin anlaşıldığı, yine 02.01.2023 tarihinde verdiği kargonun akıbetini ancak alıcının 30.01.2025 tarihinde kargonun gelmediğini söylemesi üzerine öğrendiği, yurt içi bir gönderinin kısa sürede, birkaç günde ulaşması gerektiğini davacının bilmesi gerektiği, oysaki davacının yaklaşık bir ay sonra kargonun akıbetini öğrendiği, gönderisini takip etmesi halinde diğer dava dışı çek gibi ödemeyi engelleyebilecekken tüm bunları yapmadığı, tüm bu nedenlerle davacının basiretli bir tacir gibi davranmadığının açık olması karşısında meydana gelen zarardan mütefarik kusurlu olduğu kanaati makememizde oluştuğundan ödenen tutarın yarısının talep edebileceği değerlendirilmekle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M :Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacının davasının kısmen kabulü ile; 91,750,00 TL’nin 20.01.2023 tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, 2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesi gereğince alınması gereken 6.267,44 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 313,38 TL harcın mahsubu ile eksik alınan bakiye 5.954,06 TL karar ve ilam harcının davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3-Davacının yatırmış olduğu 313,38 TL peşin ve 269,85 TL başvurma harcı olmak üzere toplam 5.83,23 TL nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davacı tarafından yapılan 16.500 TL bilirkişi ücreti + 386,50 TL tebligat+müzekkere ücreti olan toplam 16.886,50 TL yargılama masrafının ret ve kabul oranına göre 8.443,25 TL sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,8.443,25‬ TL bakiyenin davacı üzerinde bırakılmasına, 5- 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13.maddesi ve Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi gereğince Adalet Bakanlığı Bütçesinden Arabulucuya ödenen 3.120 TL ücretin davanın kabul ve ret oranına göre 1.560 TL'sinin davalıdan, kalan 1.560 TL'sinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 6-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan 30.000 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan 30.000 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 8- Taraflarca yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde iadesine, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize verilecek veya başka mahkeme aracılığı ile mahkememize gönderilecek bir dilekçe ile İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.29/04/2025 Katip ¸e-imzalıdır Hakim ¸e-imzalıdır ¸Bu evrak 5070 sayılı Yasa gereğince elektronik olarak imzalanmıştır.

Atıf: İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/782, K. 2025/270, T. 29.04.2025, www.arakarar.com/karar/istanbul-9-asliye-ticaret-mahkemesi-2023-782-e-2025-270-k-096019eaa02a