İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi 2021/162 E. 2024/721 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2021/162
Karar No
2024/721
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO:2021/162 Esas KARAR NO 2024/721 DAVA :3. Şahıs Tarafından Açılan Menfi Tespit DAVA TARİHİ :08/03/2021 KARAR TARİHİ :26/11/2024 Taraflar arasında görülen davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda: GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı tarafından.... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasında müvekkilinin aleyhine ilamsız icra takibi başlatıldığını, ödeme emri müvekkilinin adresinde bulunmadığı iddiasıyla muhtara teslim edildiğini, bu şekilde tebliğ edildiğini, müvekkilinin hakkında icra takibi başlatıldığını e-devlet üzerinden öğrendiğini, takibin kesinleşerek aracına kaydi haciz konulduğunu, yapılan bu icra takibinin haksız ve dayanaktan yoksun olduğunu, müvekkilinin icra dosyasına konu davalıya hiçbir borcu olmadığını, takip konusu alacak ile müvekkilinin hiçbir ilgi alakasının olmadığını, müvekkilinin davalı tarafından ödeme yapılmasına dayanak 26/04/2016 tarihindeki kazanın meydana gelmesinde hiçbir kusurunun bulunmadığını, buna ilişkin bir delil olmadığını, araç sürücüsünün davalı ... şirketinin takip talebinde ileri sürdüğü gibi olay yerini terk etme durumu olmadığını, aksine kaza ile beraber aracını park ederek olay yerindeki yaralılara yardım ettiğini, olay günü alınan ifadesinde açıkça anlaşıldığını, bunun aksini kanıtlayan hiçbir delil olmadığını, yukarıda açıklanan nedenlerle; davalarının kabulünü, öncelikle ve ivedilikle teminatsız veya uygun görülecek bir teminat karşılığında.... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasındaki takibin durdurulmasını, bunun mümkün olmaması halinde teminatsız veya uygun görülecek bir teminat karşılığında dosyada hacizli olan malların satışının durdurulması veya satılsa dahi satış bedelinin alacaklıya ödenmemesi ve takibin durdurulmasına karar verilmesini, menfi tespit taleplerinin kabulü ile haksız ve dayanaksız.... İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı dosyasındaki icra takibinin iptalini, icra takibinin haksız ve dayanaksız olması sebebiyle davalının alacağın %20'sinden az olmamak üzere uygun görülecek bir miktarda tazminat ödemesini, yargılama harç ve giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava ettikleri görüldü. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı sıfatını haiz olan sigortalı ...'un ...plakalı aracı 03.03.2016-03.03.2017 tarihleri arasında müvekkili sigorta şirketi nezdinde ... numaralı Karayolları Trafik Kanunu Zorunlu Mali Sorumluluk Trafik Sigortası poliçesi ile sigortalandğını, 26.04.2016 günü saat 12:20 sıralarında sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı zırhlı polis aracı ile Hakkari-Van Bulvarı'nı takiben Merkez yönünden Depin istikametine seyir halinde iken olay mahalli kavşağa geldiğinde karşısından gelip refüj aralığını kullanarak istikamet şeridine girerek ters istikamette seyreden sigortalı araç sürücüsü Ayhan Duman sevk ve idaresindeki ...plakalı araca karşı aldığı direksiyon tedbiri sonucunda yolun sağında bulunan kaldırıma çıktığını, kaldırım üzerinde yürümekte olan yayalar ...'ya çarpması sonucu, yaralamalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, olay yerine intikal eden kolluk kuvvetleri tarafından tanzim edilen kaza tespit tutanağında, sigortalı araç sürücüsü ayhan duman'ın olay yerini terk ettiğini, kazaya karşı şeride geçerek karşısından gelen aracın kaza yapmasına neden olduğunu kamera kayıtları ve sürücü beyanları ile tespit edildiğini, davanın görüleceği mahkeme tüketici mahkemesi olması gerektiğini, bu nedenle davanın görevsizlikten reddedilmesi gerektiğini, davanın görülmesi gereken mahkemeler tüketici mahkemeleri olmakla beraber, tüketici uyuşmazlıklarında zorunlu arabuluculuk söz konusu olup, davacı arabuluculuk başvurusunda bulunmadan işbu davayı açtığını, bu nedenle davanın dava şartı yokluğundan usulden reddi gerektiğini, davacı sigortalı ...'un işleteni/maliki olduğu sigortalı araç ayhan duman sevk ve idaresinde iken yaralamalı ve maddi hasarlı trafik kazasına sebebiyet vermiş ve bunun sonucunda da zarar gören üçüncü kişilere karşı müvekkili sigorta şirketi tazminat ödemesinde bulunduğunu, somut olayda müvekkili sigorta şirketinin zmss genel şartlar uyarınca sigortalısına rücu hakkı bulunduğunu, tüm bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesi talebi ile davanın reddini talep ettikleri anlaşıldı. Mahkememizce yapılan yargılama, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre dava; ZMMS sigorta poliçesi kapsamında sigortacının sigortalıya rücu sebebiyle açtığı takip nedeniyle menfi tespit istemidir. 26/06/2012 tarihli, 6335 sayılı yasa ile değiştirilen TTK 4. maddesinde, Asliye Ticaret Mahkemesi ile Asliye Hukuk Mahkemesi ve diğer Hukuk Mahkemeleri arasındaki ilişkinin görev ilişkisi olup, bu durumda göreve ilişkin hükümlerin uygulanması gerektiği belirtilmiştir. TTK 4. maddesinde; "Her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın, bu kanunda; Türk Medenî Kanununun, rehin karşılığında ödünç verme işi ile uğraşanlar hakkındaki 962 ilâ 969 uncu maddelerinde, 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun mal varlığının veya işletmenin devralınması ile işletmelerin birleşmesi ve şekil değiştirmesi hakkındaki 202 ve 203, rekabet yasağına ilişkin 444 ve 447, yayın sözleşmesine dair 487 ilâ 501, kredi mektubu ve kredi emrini düzenleyen 515 ilâ 519, komisyon sözleşmesine ilişkin 532 ilâ 545, ticari temsilciler, ticari vekiller ve diğer tacir yardımcıları için öngörülmüş bulunan 547 ilâ 554, havale hakkındaki 555 ilâ 560, saklama sözleşmelerini düzenleyen 561 ilâ 580 inci maddelerinde, fikrî mülkiyet hukukuna dair mevzuatta, borsa, sergi, panayır ve pazarlar ile antrepo ve ticarete özgü diğer yerlere ilişkin özel hükümlerde, bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerde, öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ticari dava sayılır. Ancak, herhangi bir ticari işletmeyi ilgilendirmeyen havale, vedia ve fikir ve sanat eserlerine ilişkin haklardan doğan davalar bundan istisnadır" denilmektedir. Anılan maddede, tek tek belirtilen davaların, mutlak ticari dava niteliğinde olduğu anlaşılmaktadır.Ayrıca, mutlak ticari davadan başka, nispi ticari davaların da tanımı yapılmış ve bir davanın nispi ticari dava olarak kabul edilebilmesi için her iki tarafın tacir olması ve aynı zamanda uyuşmazlığın da her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili bulunması gerektiği ifade edilmiştir. 28.11.2013 tarihli Resmî Gazetede yayımlanan ve 28.05.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6502 sayılı “Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun”un (TKHK) 2. maddesinde Kanunun kapsamı “bu Kanun, her türlü tüketici işlemi ile tüketiciye yönelik uygulamaları kapsar” şeklinde açıklanmıştır. Kanunun “tanımlar” başlıklı 3. maddesinin birinci fıkrasının (l) bendinde ise tüketici işlemi, “Mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi ifade eder.” biçiminde tanımlanmıştır. 6502 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun 73.maddesinde de Tüketici Mahkemeleri düzenlenmiş ve '' Tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemeleri görevlidir'' denilmiştir. TTK hükümlerine göre, nisbi ticari davanın varlığından söz edilebilmesi için her iki tarafın tacir olması ve uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili bulunması gerekir.Bu iki koşuldan birinin olmaması halinde ortada bir ticari davanın varlığından bahsedilemez. Başka bir deyişle yasada ifade edilen iki koşulun aynı anda gerçekleşmesi zorunludur.Taraflardan birinin tacir olması durumunda ticari işten bahsedilebilirse de, ticari davanın mevcut olduğundan söz edilemez. Dava dosyamıza benzer bir uyuşmazlıkta İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesinin 16.03.2023 tarihli, 2023/553 Esas ve 2023/475 Karar sayılı ilamı ile ''Somut olayda davacıya sigortalı aracın tescil belgelerinden davalı tacir olsa dahi aracın ticari işletme adına kayıtlı olmadığı kişi adına kayıtlı olduğu, trafik kaydında hususi olarak göründüğü, davacı ile davalı arasında tüketici ilişkisi bulunduğu anlaşılmakla, taraflar arasındaki uyuşmazlık,Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun kapsamında kaldığına göre davaya bakmaya Tüketici Mahkemesi görevli olduğundan mahkemece görevsizlik kararı verilmesi doğru olmadığından davacının istinaf talebinin kabulü gerekmiştir.'' şeklinde karar verilmiştir. Davaya konu sigortalı ...plakalı aracın tescil kayıtlarına göre hususi olduğu, ticari işletme adına kayıtlı olmadığı, davacının gerçek kişi olduğu, davacının ticaret sicil kayıtlarına göre tacir de olmadığı, görev itirazı yargılamanın her aşamasında ileri sürülebileceği gibi mahkemece de re'sen nazara alınarak yargılamanın her aşamasında görevsizlik kararı verilebilir. TTK 4. ve 5. Maddesi ve 6502 sayılı yasanın ilgili maddeleri gereğince davaya bakma görevi Mahkememize ait olmayıp davacı tarafça açılan davanın İstanbul Tüketici Mahkemesi'nde görülmesi gerektiğinden, mahkememizin görevsizliğine ilişkin aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. H Ü K Ü M :Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Uyuşmazlığın niteliğine göre dava tarihi nazara alınarak davanın Tüketici Mahkemesinde açılması gerektiği Mahkememizin GÖREVSİZ olduğu anlaşılmakla HMK 114/1 c ve 115/2 maddesi gereğince DAVA ŞARTI YOKLUĞU NEDENİYLE DAVANIN USULDEN REDDİNE, 2- Karar kesinleştiğinde ve kesinleşme tarihinden itibaren iki hafta içerisinde talep edilmesi halinde dosyanın görevli İSTANBUL NÖBETÇİ TÜKETİCİ MAHKEMESİNE gönderilmesine, 3-Kararın kesinleşmesinden itibaren iki hafta içerisinde dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesi talep edilmediği taktirde RESEN, HMK'nun 20.maddesi gereğince davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesine, 4-HMK' nun 331/2 maddesi gereğince görevsizlik kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmesi halinde yargılama giderlerine o mahkemenin hükmedeceği, gönderme kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmemiş ise talep üzerine davanın açıldığı mahkemenin dosya üzerinden bu durumu tespit ile davacıyı yargılama giderlerini ödemeye mahkum edeceği ön görüldüğünden yargılama giderleri konusunda bu aşamada bir karar verilmesine yer olmadığına, 5- Dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesi halinde gider avansının ilgili mahkeme veznesine aktarılmasına Dair, davalı vekilinin yüzüne karşı, davacı tarafın yokluğunda gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize verilecek veya başka mahkeme aracılığı ile mahkememize gönderilecek bir dilekçe ile İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 26/11/2024 Katip ... ¸e-imzalıdır Hakim ... ¸e-imzalıdır

Atıf: İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2021/162, K. 2024/721, T. 26.11.2024, www.arakarar.com/karar/istanbul-9-asliye-ticaret-mahkemesi-2021-162-e-2024-721-k-6c5cc38f9023