İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/555 E. 2024/927 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2024/555
Karar No
2024/927
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO:2024/555 Esas KARAR NO :2024/927 Karar DAVA:Tazminat DAVA TARİHİ:19/08/2024 KARAR TARİHİ:18/12/2024 Mahkememizde görülmekte olan haksız ihtiyati tedbirden kaynaklanan tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda; DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı tarafından, bir kısım çeklerin rızası dışında elinden çıktığı iddia edilerek, İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas dosyası ile dava açıldığını, açılan davada davalı tarafça dosyaya beyan edilen çeklerin ödemelerinin durdurulması için tedbir kararı verilmesi talep edildiğini, İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından belirlenen teminat bedelinin, davalı ... tarafından yatırılması sonrasında 29.03.2024 tarihinde, beyan edilen çeklerle ilgili ödeme yasağı konulmasına karar verildiğini, söz konusu davaya konu edilen çeklerden bir tanesinin ... İnş. Elek. Mek. Gayr. Otom. San. ve Tic. A.Ş. tarafından keşide edilen, ... ... Şubesi'ne ait, 20/04/2024 keşide tarihli, ... Seri Numaralı, 250.000,00 TL bedelli çek olduğunu ve bu çekin müvekkilinin elinde olmasına karşın davalı tarafından kötüniyetli olarak çek iptali davası açıldığını ve ödeme yasağı koydurulduğunu, çekin ödenmemesi sonucunda .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas dosyası ile icra takibi başlatıldığını ancak davalının çeki keşide eden ... şirketinin yetkilisi olan ...'nın kardeşi olduğunu ve çeklerin ödenmesini durdurarak alacaklılardan mal kaçırmak amacıyla ilgili davayı açarak çek bedelinin tahsilini imkansız hale getirdiğini, bu dosyadaki kapak hesabı miktarının 394.411,00 TL olduğunu, Davaya konu çeklerden bir diğerinin keşidecisi ... Elek. İnş. Taah. Tur. Enerj. Mad. Tar. Hayv. San. Tic. Ltd. Şti. olan, ... ... Şubesi tarafından tanzim edilen, 05.04.2024 keşide tarihli, ... sıra numaralı, 300.000,00 TL bedelli çek olduğunu, bu çekte müvekkilinin ciranta konumunda olduğunu, Çek keşidecisi olan ... Şirketi'nin sahibinin davalı ... olduğunu, Bu çekin de ödeme yasağı nedeniyle ödenmemesi nedeniyle çek hamili olan ... San. A.Ş. tarafından .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, ciranta olan müvekkilinin de dosyada borçlu konumunda olduğunu, 19/08/2024 itibariyle dosyanın kapak hesabı borcunun 456.677,00 TL olduğunu, Yine ... San. A.Ş. tarafından İstanbul 8. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile başka bir icra takibi daha başlatıldığını, bu dosyada iki çek bulunduğunu, Her iki çek de davalının kardeşinin yetkilisi olduğu, ... İnş. Elek. Mek. Gayr. Otom. San. ve Tic. A.Ş. Tarafından keşide edilen, ... ... Şubesi'ne ait çekler olduğunu, ... seri numaralı çekin keşide tarihi 10.04.2024, çek bedeli ise 250.000,00 TL olduğunu, ... seri numaralı çekin keşide tarihi 01.04.2024 olup, bedeli ise 250.000,00 TL olduğunu, Bu dosyanın 19.08.2024 itibariyle dosyanın kapak hesabı borcu, 721.304,00 TL olduğunu, bu icra dosyasında da ciranta olan müvekkilinin borçlu konumunda olduğunu, Yine davaya konu edilen, davacının sahibi olduğu ... Şirketi tarafından keşide edilen, ... ... Şubesi'ne ait, 03.05.2024 keşide tarihli, ... seri numaralı, 200.000,00 TL bedelli çek, çek hamili olan ... San. Tic. Ltd. Şti. tarafından, .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas dosyası ile takibe konulduğunu, müvekkilinin bu dosyada da ciranta olması nedeniyle borçlu konumunda olduğunu, Gerek davalının sahibi olduğu ... Şirketi, gerekse davalının kardeşinin sahibi olduğu ... Şirketleri tarafından, keşide edilen çeklerin ödemesinin kötüniyetli olarak durdurulması ve çeklerin tahsilinin imkansız hale getirilmesi amacıyla, söz konusu dava açıldığını, İstanbul... Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından, 14.06.2024 tarihinde verilen ara kararda, ...'nın çek iade davası açması için, kendisine 1 haftalık kesin süre verildiğini ve kesin süreye rağmen davanın açılmadığını, Yine Mahkeme'nin 09.07.2024 tarihli ara kararında, ... Bankası ... Şubesi'ne ait ... seri numaralı, 20/04/2024 keşide tarihli ve 250.000,00-TL bedelli çeke ilişkin olarak için iade davası açmak için ...'ya 1 haftalık kesin süre verildiğini ve verilen kesin sürede davanın açılmadığını, ... tarafından, İstanbul... Asliye Ticaret Mahkemesi'ne sunulan, 07.08.2024 tarihli feragat dilekçesi ile davadan feragat ettiklerini, Sunulan bu feragat dilekçesi dahi, davalının tamamen kötüniyetli olarak bir dava açtığını, asıl amacın ödemelerin durdurulması ve bu esnada şirketlerin içinin boşaltılması olduğunu ortaya koyduğunu, davalının perde arkasındaki şirketlerin, amaçlarına ulaştıklarının da anlaşıldığını, müvekkilinin ticari güven ilişkisine dayanarak hamili olduğu ve ciranta yoluyla da müşterilerine verdiği çeklerin ödenmemesinden dolayı çok ciddi zarara uğradığını, beyan edilen dosyaların toplam borç miktarı, şu an için tespit edilebildiği kadarıyla 1.772.392,00 TL olduğunu, davalının hukuka aykırı ancak bundan da önemlisi ticari teamüllere aykırı davranışı sonrasında, müvekkilinin tüm ödeme dengelerinin bozulduğunu ve iflas aşamasına geldiğini, davalının sadece kendi şirketlerini kurtarmak için mahkemeyi yanılttığını, kendileri dışındaki tüm muhatapların onarılmaz derecede zararına neden olduğunu, davanın kabulü ile, müvekkilinin uğradığı zararların şimdilik 387.450,00 TL'sinin, ödeme yasağının konulduğu tarih olan 29.03.2024 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile müvekkiline ödenmesine, Davalı tarafça, İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas dosyasına 01.04.2024 tarihinde yatırılan 386.000,00 TL ile yine aynı tarihte yatırılan 1.450,00 TL'lik teminatın, ilgili dosyanın davacısı olan ...'ya ödenmemesi yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesine, Davalı ... tarafından, İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasında açılan davanın haksız ve kötüniyetli olarak açıldığı, aynı zamanda Mahkemenin de yanıltılarak alacaklıların zarara uğratılmış olması nedeniyle, takdiren teminatsız olarak davalının menkul ve gayrimenkul malları ile üçüncü şahıslardaki hak ve alacaklarının ihtiyaten haczine, davanın açılmasına kötüniyetiyle sebep olan davalı hakkında HMK m. 329/ 1-2'nin ayrı ayrı uygulanmasına HMK m. 399/2 gereğince, dosyanın İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas dosyası ile birleştirilmesine, yargılama giderleri ile ücreti vekaletin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. SAVUNMA : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının taleplerinin zamanaşımına uğradığından itirazlarının bulunduğunu, müvekkili tarafından ikame edilen ... esas sayılı dosyada 8 adet çeke ilişkin kayıp nedeniyle çek iptali davası ikame edildiğini, davacının dilekçesinde 5 adet çekten bahsettiğini ve bunlardan birinin dosya ile bir ilgisinin de bulunmadığını, davacının taleplerine konu çeklerde ciranta ya da yetkili hamil olduğunu ispatlayamadığını, tazminat davasının taraflarınca ... esas sayılı dosyadan feragat edildikten sonra ikame edildiğini, ihtiyati tedbir kararına karşı dava açılabilmesi için bir takım şartların bir arada ulunması gerektiğini ancak davacının ihtiyati tedbir kararının haksız olduğunu ya da ihtiyati tedbir nedeni ile zarara uğradığını ispat edemediğini, davacının iddiasının icra dosyasında çek bedelini tahsil edemediğine ilişkin olduğunu, müvekkilinin icra takibinde borçlu olmadığı gibi dosya borçlusunun borcunu ödemesinin mahkeme tarafından konulan ihtiyati tedbir kararı ile herhangi bir ilgisinin bulunmadığını, icra dosyasının tahsilinin ilgili dosyanın borçlularını ve alacaklısını ilgilendirdiğini, ihtiyati tedbir kararınını alacağın tahsilini imkansız hale getirmeye yarayabilecek bir karar olmadığını, davacının işbu takiplerine ilişkin borcu ödese dahi keşideciye rücu etme hakkı olduğunu ancak davacının borç ödemesi dahi yapmadığı icra takipleri hakkında zararı olduğundan bahisle müvekkilinden tazminini istemesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, ihtiyati tedbir ile zarar arasında nedensellik bağı bulunmadığını ve zararın fahiş olduğunu, davacının ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz taleplerinin reddini, davanın öncelikle usulden mahkeme aksi kanaatte ise esastan reddini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasını talep etmiştir. DELİLLER, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE : Dava, haksız ihtiyati tedbir sebebiyle uğranılan zararın tazmini istemine ilişkindir. Dosyanın .... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... ve 23/08/2024 tarihli görevsizlik kararı üzerine mahkememize geldiği görülmüştür. Davacı yanca arabuluculuk tutanağı ibraz olunmuş; cevabi yazı içerikleri ile takip dosyası celbedilmiştir. Haksız ihtiyati tedbir verildiği iddia edilen mahkememizin ... Esas sayılı dosyası incelendiğinde davanın hasımsız davalardan olan zayi nedeniyle kıymetli evrakın iptali davası, davacısının ... olduğu, işbu dosyasının davacısı ... Tic. Ltd. Şti'nin ise feri müdahil olduğu, davacının 07/08/2024 tarihli feragat dilekçesi nedeniyle davanın feragat nedeniyle reddine karar verildiği kararın 03/10/2024 tarihinde kesinleştiği görülmüştür. Davacının dilekçesinde bahsettiği çeklerin takibe konulduğu icra dosyaları uyap üzerinden incelenerek dosyamız arasına alınmış olup mahkememizin ... Esas sayılı dosyasında iptali talep edilen bir kısım çek dayanak gösterilmek suretiyle davacı şirket hakkında takip başlatıldığı görülmüştür. Mahkememizce ödeme yasağı tedbir tarihi karar tarihi, takip tarihleri, arabuluculuk tarihi ve dava tarihi dikkate alınmakla davalının zamanaşımı def'i itirazı ile takiplere konu çeklerde davacının ciranta ve keşideci olduğu anlaşılmakla davalının husumet itirazı ile hukuki yarar bulunmadığı yönündeki itirazlarının reddine karar verilmiştir. 6100 sayılı HMK'nın 399. maddesinde düzenlenen haksız ihtiyati tedbirden dolayı sorumluluk kusursuz sorumluluk hallerinden olup, haksız ihtiyati tedbir koydurtmuş olan tarafın bundan doğan maddi zararla sorumlu tutulabilmesi için, ihtiyati tedbiri kötüniyetle istemiş olması veya bunda herhangi bir ihmalinin bulunması şart değildir. İhtiyati tedbir haksız ve bundan da bir zarar doğmuş ise, bu haksız ihtiyati tedbiri koydurtmuş olan taraf, kusurlu olmasa bile bundan zarar gören karşı tarafa veya üçüncü kişiye tazminat ödemekle yükümlüdür. Haksız ihtiyatî tedbir nedeniyle tazminat davası açılabilmesi için ayrıca zarar ile haksız ihtiyati tedbir arasında nedensellik bağı bulunmalıdır. Dolayısıyla davacının talep ettiği zararın, haksız olduğu anlaşılan ihtiyati tedbirden kaynaklanması gerekir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 49. maddesi geregince; “Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlü olduğu ile zarar görenin zararını ve zarar verenin kusurunu ispatla yükümlü olduğu, 6100 sayılı HMK'nın 190. maddesi gereğince; herkes iddiasını ispatla mükellef olduğunun anlaşıldığı, Kusur sorumluluğu olarak tanımlanan haksız fiil sorumluluğunun unsurlarının; fiil, zarar, illiyet bağı, kusur ve hukuka aykırılık olduğu, Haksız bir eylemin tazminat sorumluluğu doğurabilmesi için kusurlu ve hukuka aykırı bir fiil sonucunda zarar doğması, zarar ile fiil arasında da illiyet bağı bulunması gerekli olduğu, haksız ihtiyati tedbirde zararın tazmininde uygulanacak hüküm haksız fiil hükümleri olup zararın belirlenmesi de gerçek zarar ilkesine göre yapılması gerektiği, davacının talep edebileceği gerçek zararın ise tedbir kararı olmasaydı elinde olacak değer ile tedbir sebebiyle elinde olan değer arasındaki fark olduğu anlaşışmıştır. Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Davacı haksız tedbir sebebiyle zarar gördüğünü iddia etmiş ise de zararın davacı tarafından somutlaştırılmadığı, davalının zarar ile yükümlü tutulabilmesi için ihtiyati tedbir kararının haksız olmasının tek başına yeterli olmadığı, doğduğu iddia olunan zarar ile ihtiyati tedbir kararı arasında ayrıca uygun illiyet bağının bulunması gerektiği bu haliyle iddia olunan zararın usulüne uygun bir biçimde dosya kapsamına sunulan ve alınan deliller ile ispat edilemediği, ödeme yasağı talep edilen çeklere ilişkin takip dosyalarının incelenmesinde davacı şirkete yönelik zarar doğurucu icrai herhangi bir işleme rastlanmadığı bu konuda ayrıca bilirkişi raporu istenmesine gerek olmadığı anlaşılmakla davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacı tarafından açılan davanın REDDİNE, 2-Alınması gereken 427,60 TL karar ve ilam harcının peşin yatırılan 6.616,68 TL harçtan mahsubu ile fazladan yatırılan ‭6.189,08 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya İADESİNE, 3-Davacının yaptığı yargılama giderlerinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA, 4-Davalı tarafından sarf edilen yargılama gideri bulunmadığından bu konuda hüküm tesisine YER OLMADIĞINA, 5-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihi Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 61.992,00 TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE, 6-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600,00-TL arabuluculuk giderinin davacıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA, 7-Taraflarca yatırılan gider ve delil avansından sarfedilmeyen kısmın karar kesinleştiğinde ilgilisine İADESİNE, 8-Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 67/1. maddesi gereğince taraflardan birinin talebi üzerine kararın tebliğe ÇIKARTILMASINA, Dair; taraf vekillerinin yüzüne karşı, HMK'nın 341/1 ve 345. maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı.18/12/2024 Katip ... Hakim ...

Atıf: İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/555, K. 2024/927, T. 18.12.2024, www.arakarar.com/karar/istanbul-8-asliye-ticaret-mahkemesi-2024-555-e-2024-927-k-716731cddd3b