Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2021/315 E. 2023/2735 K. – Haksız İhtiyati

Konu: Haksız İhtiyati Tedbir Nedeniyle Maddi Tazminat

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2021/315
Karar No
2023/2735
Karar Tarihi
Konu
Haksız İhtiyati Tedbir Nedeniyle Maddi Tazminat

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2018/2350-2020/1273 HÜKÜM/KARAR : Davanın Reddi-Esastan Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Silivri 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2017/100-2018/375 Taraflar arasındaki haksız ihtiyati tedbir nedeniyle maddi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının 28.04.2011 tarihinde İstanbul ili Silivri ilçesi sınırlarında bulunan dört adet bağımsız bölüm taşınmazı dava dışı ...'dan satın aldığını, bu taşınmazların 07.02.2012 tarihinde davacının iradesinin baskı, tehdit ve gabinle sakatlanması sonucu dava dışı ...'a ve davalıya satış vaadinde bulundurulduğunu, dava dışı ... ile davalının yakın akraba olduklarını ve aralarında muvazaalı olarak bu işlemi gerçekleştirdiklerini, davalı tarafından cebri tescil davası açıldığını ve taşınmazlar üzerine kayden ihtiyati tedbir şerhi konulduğunu, bu tedbirin 17.03.2016 tarihinde mahkeme kararıyla kaldırılmasına karar verildiğini belirterek haksız ihtiyati tedbir nedeniyle 50.000,00 TL maddi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın öncelikle husumet yokluğundan reddi gerektiğini, davanın açılmasında hukuki yararın bulunmadığını, zamanaşımı süresinin dolduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davaya konu taşınmazların, tedbirin konulduğu ve kaldırıldığı tarihlerdeki değerlerinin belirlenmesi için mahallinde fen ve gayrimenkul değerleme uzmanı bilirkişiler eşliğinde keşif yapıldığı, 12.02.2018 bilirkişi raporunda taşınmazların tedbirin konulduğu 02.07.2012 tarihindeki toplam değerinin 336.614,00 TL, tedbirin kaldırıldığı 17.03.2016 tarihindeki değerinin 644.834,00 TL ve aradaki farkın 308.220,00 TL olduğunun belirlendiği, mali müşavir bilirkişi raporuna göre tedbirin konulduğu tarihteki taşınmazların toplam bedeli olan 336.614,00 TL'nin çeşitli yatırım araçlarına göre yapılan hesaplamalarda tedbirin kalktığı tarihe kadar en yüksek getiri miktarının 241.591,73 TL olduğunun hesaplandığı, diğer yatırım araçlarındaki getiri miktarı daha az olduğundan davacının tedbirin konulmasından kaynaklı herhangi bir zararı olduğunun ispat edilemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde; İlk Derece Mahkemesince verilen davanın reddi kararının hatalı olduğunu, davaya konu taşınmazların döviz bozdurularak alındığını, haksız ihtiyati tedbir nedeniyle davacının taşınmazlarda tasarruf edemediğini, bu nedenle oluşan zararın karşılanması gerektiğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davaya konu taşınmazların tapu kaydındaki şerh ve beyanlar hanesine ''Silivri 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2012/423 esas sayılı dosyasında davalıdır.'' şeklinde şerh düşüldüğü, bu şerh haricinde taşınmazların devrinin önlenmesi için başkaca bir şerhin bulunmadığı, davacının taşınmazlarda tasarruf edememesinden dolayı zararı oluştuğu iddiasının bu yönü ile kabul edilemeyeceği, dosya kapsamı ve mevcut delil durumu ile ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında İlk Derece Mahkemesince davanın reddine ilişkin verilen kararın isabetli olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) inci alt bendi gereğince esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; istinaf başvuru dilekçesindeki sebeplerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının hatalı olduğunu, haksız ihtiyati tedbir nedeniyle davacının taşınmazlar üzerinde dört yıl boyunca tasarruf edemediğini, bu nedenle maddi zarara uğradığını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; haksız ihtiyati tedbir nedeniyle taşınmaz maliki olan davacının maddi tazminat talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370 inci maddesinin birinci fıkrası ile 371 inci maddesi, 389 uncu maddesinin birinci fıkrası ve 399 uncu maddesinin birinci fıkrası, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49 uncu maddesi. 3. Değerlendirme Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarını bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuk ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, davacının kayden konulan tedbir nedeniyle maddi zarara uğradığını ispatlayamamasına göre ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davacıya yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 01.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2021/315, K. 2023/2735, T. 01.03.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2021-315-e-2023-2735-k-c496cf1029b7