İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/744 E. 2025/624 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/744
- Karar No
- 2025/624
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/744 KARAR NO : 2025/624 DAVA : İtirazın İptali DAVA TARİHİ : 02/12/2024 KARAR TARİHİ : 18/09/2025 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili banka ile dava dışı ... A.Ş. arasında davalı ...' in müşterek borçlu / müteselsil kefil sıfatıyla imzalamış olduğu 13/02/2018 tarih ve 2.000.000 TL bedelli Genel Kredi Sözleşmesi ile 03/02/2020 tarih ve 2.500.000 TL bedelli Genel Kredi Sözleşmesi akdedildiği, kredi borçlarının vadesinde geri ödenmemesi nedeniyle borçlulara ... 2. Noterliği’nin ... tarih ve ... yevmiye numarası ile ihtarname gönderilerek hesabın kat edildiği, İhtarnamede belirtilen sürede borçlular tarafından müvekkil bankaya ödeme yapılmamış ve usulüne uygun gönderilen ihtarnameye itiraz edilmediğini, bunun üzerine alacağın tahsili için davalı borçlu hakkında ... Banka Alacakları İcra Dairesi'nin... E. Sayılı dosyasıyla ilamsız takip başlatıldığını ve borçlu tarafından takibe itiraz edildiğini, borçlunun itirazının haksız ve mesnetsiz olduğunu, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun bu itirazın iptali ile takibin devamına karar verilerek vekalet ücreti ile yargılama giderlerinin de davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Dava dilekçesinin davalıya usulüne uygun tebliğ edildiği değerlendirilerek ön inceleme duruşması yapılmış ise de davalının bilirkişi raporuna itiraz dilekçesinde usulsüz tebligat itirazında bulunduğu ve itiraz yerinde görüldüğünden ön inceleme duruşmasının tekrar edildiği, davalı vekilinin duruşmadaki beyanında dilekçelerin teatisi aşaması yönünden tekrardan süre talep etmeyip, cevap dilekçesi olarak 23/06/2025 tarihli dilekçesini tekrar ettiğini beyan ettiği, davalı vekili 18/09/2025 tarihli ön inceleme duruşmasında; Sözleşmede genel işlem koşulları bulunduğunu, fahiş faiz oranlarına itiraz edildiğini, borçluya başvurulmadan kefile başvurulamayacağını, davacının daha önce dava dışı borçlu şirketin iflas dosyasında alacak kaydı yaptırdığını, iflas sürecinin sonucunu beklemeden müvekkiline başvurulmasının yerinde olmadığını, banka kayıtlarından başka ödemeye dair sunacakları bir delillerinin bulunmadığını beyan etmiştir. DELİLLER: ... Banka Alacakları İcra Müdürlüğünün ...esas sayılı dosyasının UYAP üzerinden eklendiği, davacı vekili tarafından sunulan evrak asıllarının kasaya alındığı görülmüştür. Davaya konu ... Banka Alacakları İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasının incelenmesinde; dosyamız davacısı alacaklı ... Bankası Anonim Şirketi tarafından dosyamız davalısı borçlu ... aleyhine 2.277.884,00 TL Asıl Alacak, 2.033,00 TL Masraf 16.401,00 TL İşlemiş Gecikme Cezası olmak üzere 2.296.318,00 TL alacağın tahsili amacıyla ilamsız icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin borçlulara tebliğ edildiği, borçlu vekili tarafından sunulan 27/03/2024 tarihli dilekçesinde borca, faize, faiz türüne ve tüm ferilerine itiraz ettiği bunun üzerine takibin durduğu ve davanın yasal 1 yıllık süre içerisinde açılmış olduğu görülmüştür. Tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip uyuşmazlık konuları re'sen belirlenerek taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesinde uzmanlık gerektiren yönler olduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılarak aldırılan 10/06/2025 tarihli bilirkişi raporunun sonuç kısmında; "1)Davacı banka ile DAVA DIŞI kredi borçlusu/kredi lehtarı (asıl borçlu)... A.Ş. arasında Genel Kredi Sözleşmesi akdedildiği, işbu sözleşmeleri davalı kefilinde müteselsil kefil sıfatıyla imzalamış oldukları, anılan sözleşme kapsamında kullandırılan kredilerin öngörülen süresi içinde ödenmemiş oldukları nazara alındığında, davacı bankanın davalı/KEFİL hakkında takip ve dava hakkının bulunduğu kanaati edinildiği, 2) Davalı Kefillerin Kefalet limiti ve Sorumluluğu: Davalı kefil/lerin sözleşmede gösterilen kefalet limitleri 2.500.000,00 TL olduğu, temerrüt tarihi itibariyle hesaplanan asıl alacak tutarının 2.277.884,83 TL olduğu nazara alındığında, hesaplanan asıl alacağın, kefalet limitlerinden daha düşük seviyede olması nedeniyle, yani kefalet limiti tüm borcu kapsayıp borcun kefalet limiti içinde kalmış olmasından dolayı, Davalı KEFİLİN hem kendilerinin ve hem de dava DIŞI kredi lehtarı şirketin (asıl borçlu) temerrüdü ve bunun hukuki sonuçlarından dolayı kefalet limitiyle sınırlı olmaksızın (07.12.2015 T. ... E. ve...s.K uyarınca) borcun tamamından müteselsilen sorumlu sayılabileceklerinin söylenebileceği, (lütfen bkz: TBK 589 m. mülga B.K 490.m'“nın sayın yargı makamınca değerlendirilebilineceği)... 4)Sayın Mahkemece raporun benimsenmesi halinde, alacağın az bile talep edilmiş olduğu nazara alınarak, TAKİP TARİHİNDEN itibaren 2.277.884,00 TL asıl alacak tutarı (TL cinsi proje kredileri için) tamamen tahsil edilinceye kadar yıllık 464,32 (aylık 5,36 x 12-) oranında kar payı/gecikme cezası ile birlikte tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla davalı kefilden istenilebileceği," yönünde görüş ve kanaat bildirilmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, davacı bankanın, genel kredi sözleşmesinden kaynaklı alacağın tahsili talebi ile başlatılan ... Banka Alacakları İcra Müdürlüğü'nün... Esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir. Davacı banka ile dava dışı ... Anonim Şirketi arasında davalı ...' in müteselsil kefil sıfatıyla imzalamış olduğu 13/02/2018 tarih ve 2.000.000 TL bedelli ve 03/02/2020 tarih ve 2.500.000 TL bedelli Genel Kredi Sözleşmeleri akdedildiği, taraflar arasında imzalanan sözleşmenin 16.4.3. Maddesinde "taraflar arasında oran konusunda yazılı bir mutabakat yoksa hesaplamanın yapıldığı tarihte bankanın kredilere (tüketici işlemleri dahil) — uyguladığı en yüksek cari akdi kar payı (karlılık) oranlarının %50 fazlasına kadar bir oran esas alınır. Gecikme cezası sebebiyle müşteriden yapılan tahsilatlar sonucunda vergiler ve sair feriler ilave edilerek müşteriden defaten tahsil edilmesi kabul ve taahhüt edilir." denildiği, davacı banka tarafından ... Banka Alacakları İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasına ait takip talebinde aylık %5,36 (yıllık %64,32) oranında temerrüt faizi talep ettiği görülmüştür. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun ... -... Esas, ... Karar sayılı ilamı dikkate alındığında bilirkişi tarafından davalıya kullandırılan proje kredilerine fiilen uygulanan akdi kar payı oranlarına sözleşme hükmü tatbik edildiğinde hesaplanan %64,32 temerrüt faiz oranları mahkememizce de yerinde görüldüğünden bu oranlara itibar edilmiştir. Davacı tarafça ... 2. Noterliği’nin ... tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile; 2.284.706,57 TL nakdi alacak yönünden hesabın 05/02/2024 tarihinde kat edildiği, kat ihtarının dava dışı asıl borçluya ve davalıya 08/02/2024 tarihinde tebliğ edildiği, davalının 10/02/2024 tarihinde temerrüde düştüğü kabul edilerek bu veriler dikkate alınmak suretiyle belirlenen nakdi alacak yönünden, mahkememizce de denetlenip teknik olarak yeterli bulunan ve itibar olunan bilirkişi raporunda hesaplanan miktara itibarla davanın kabulüne karar verilmiştir. Davalı vekili bilirkişi raporuna itiraz dilekçesinde sözleşmenin genel işlem koşulları kapsamında değerlendirmesini talep etmiş olup; genel işlem koşulları TBK'nın 20 vd. maddelerinde düzenlenmiştir. TBK yürürlüğe girdikten sonraki dönemde imzalanan sözleşmeler yönünden; yasal düzenlemeye göre, genel işlem koşulu içeren sözleşmeler yapılması hukuken mümkündür. Bir hükmün salt genel işlem koşulu niteliğinde olması, onun geçersiz olması sonucunu doğurmaz. TBK'nın 25. maddesi uyarınca, "Genel işlem koşullarına, dürüstlük kurallarına aykırı olarak, karşı tarafın aleyhine veya onun durumunu ağırlaştırıcı nitelikte hükümler konulamaz". Yani, genel işlem koşulu niteliğindeki sözleşme maddesinin geçersiz sayılması için, hükmün dürüstlük kuralına aykırı olması gerekir. Somut olayda davacı vekili hangi hükmün dürüstlük kuralına aykırı olduğu yönünde bir beyanda bulunmadığından sözleşmenin geneli incelendiğinde genel işlem koşulu içeren maddeler barındırmakla birlikte anılan düzenlemelerin varlığının dürüstlük kuralıyla çelişmediği, tacirler arasındaki bu tür akdi ilişkilerde uygulanabilecek hükümler olduğu, anlaşıldığından itirazı yerinde görülmemiştir. Faiz oranlarına yapmış olduğu itiraz bakımından gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere içtihatlara ve fiile duruma göre yapılan inceleme yerinde görüldüğünden itirazına itibar edilmemiştir. TBK 586. Maddesi gereğince alacaklı borçluyu takip etmeden kefili takip edebileceğinden, kefaletin tali bir borç olduğuna ilişkin itirazları yerinde görülmemiş; kat ihtarı davalı beyanının aksine bedel içerdiğinden ve asıl borçluya ve kefile tebliğ edilerek usulüne uygun temerrüde düşürüldüğünden bu hususlardaki itirazlar da yerinde görülmeyerek rapora yapılan itirazların reddine karar verilmiştir. Dava, İİK.nun 67. maddesi uyarınca açılan itirazın iptali davası olup, icra takibi genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsiline yönelik olduğu, bu durumda açılan itirazın iptali davasında hüküm altına alınan alacak bilinebilir, bir başka deyişle likit olduğundan hükmedilen alacak miktarının % 20'si oranında İİK.nun 67. maddesi uyarınca davacı yararına tazminata hükmedilerek davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere; Davanın KABULÜ ile; 1-... Banka Alacakları İcra Müdürlüğü’nün ...Esas sayılı takip dosyasında davalının yaptığı itirazın iptali ile; 2.277.884,00 TL asıl alacak, 16.401,00 TL gecikme cezası, 2.033,00 TL ihtarname gideri olmak üzere toplam 2.296.318,00 TL alacak üzerinden devamına, 2-Asıl alacak tutarı tamamen ödeninceye kadar takip tarihinden itibaren yıllık %64,32 oranında gecikme cezası ve %5’i oranında BSMV uygulanmasına, 3-Likit alacağa vaki haksız itiraz nedeniyle, İİK 67/2.maddesi uyarınca hükmedilen alacak miktarının %20’i oranına tekabül eden 459.263,60 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Harçlar Kanunu uyarınca kabul edilen dava değeri üzerinden alınması gereken 156.861,48-TL'den, peşin alınan 27.733,79-TL'nin mahsubu ile bakiye 129.127,69-TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 5-Davacı tarafından dava açılırken yatırılan 28.222,19 TL (60,80 TL vekalet suret harcı, 427,60 TL başvuru harcı, 27.733,79 TL peşin harç) harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davacı tarafından yapılan 10.000,00-TL bilirkişi ücreti ve 660,00-TL tebligat posta gideri olmak üzere toplam 10.660,00-TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 7-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince kabul edilen miktar üzerinden hesap olunan 312.594,98-TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 8-Arabuluculuk ücreti olarak ödenen 3.600,00 TL'nin davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına, 9-Taraflarca yatırılan gider avansından kalan kısmın HMK md. 333 uyarınca karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine, Dair, davacı vekilinin (E duruşma) ve davalı vekilinin yüzüne karşı; 6100 sayılı HMK'nun 342. ve 345.maddeleri gereğince karşı tarafın sayısı kadar örnek eklenmek suretiyle tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde mahkememize verecekleri bir dilekçe ile veya başka bir mahkeme aracılığı ile mahkememize gönderecekleri dilekçe ile veya HMK 348. maddesi gereğince istinaf dilekçesi kendisine tebliğ edilen taraf, başvurma hakkı bulunmasa veya başvuru süresini geçirmiş olsa bile mahkememize verecekleri bir cevap dilekçe ile veya başka bir mahkeme aracılığı ile mahkememize gönderecekleri cevap dilekçesi ile HMK 341. madde uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere oy birliğiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 18/09/2025 Başkan e-imza Üye e-imza Üye e-imza Katip e-imza