İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/687 E. 2024/676 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2023/687
Karar No
2024/676
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO :2023/687 Esas KARAR NO:2024/676 DAVA:İtirazın İptali DAVA TARİHİ:27/10/2023 KARAR TARİHİ:20/11/2024 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ... Hiz. A.Ş. ile borçlu arasında 24/10/2022 tarihinde online üyelik sözleşmesi akdedildiğini, sözleşme gereğince borçlu davalıya internet üzerinden hizmet verildiğini, sistemin davalının kullanımına açıldığını ve davalının, müvekkili şirketin sistemi üzerinden giriş yatığını, Müvekkili şirketin sistemi davalının kullanımına açarak, sözleşme edimlerinin tamamını yerine getirdiğini, verilen hizmete karşılık borçluya 24/10/2022 tarihli, ...0170 numaralı ve 14.396,00-TL bedelli faturanın gönderildiğini, borçlu tarafından bu fatura bedelinin vadesinde ödenmediğini, ödemekle yükümlü olduğu bedelin sözleşme ile belirlenen tarihte ödenmemesi üzerine borçlu hakkında .... İcra Dairesinin ... E. sayılı dosyası ile icra takibi yapıldığını ve borçluya ödeme emrinin tebliğ edildiğini, borçlunun, tebliğ edilen ödeme emrine 22/11/2022 tarihinde itiraz ettiğini beyanla davalının .... İcra Dairesinin ... E. Sayılı dosyasına yaptığı itirazının iptali ile takibin devamına karar verilmesini, icra inkar tazminatına hükmedilmesini dava ve talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;Davacı tarafça akdedildiği iddia edilen online üyelik sözleşmesinden müvekkilinin haberdar olmadığını ve sözleşmede müvekkilinin imzasının bulunmadığını, Sözleşmenin içeriğinde yer alan Madde 2 -Müşteri Bilgileri kısmında ...'nın mail adresinin ... ©... olarak gösterildiğini ancak ... şirketiyle sifahen gerçekleştirdikleri görüşme doğrultusunda Şirkette böyle birinin hiçbir zaman çalışmadığı ve böyle bir mail adresinin bulunmadığının belirtildiğini, sözleşmenin müvekkili tarafından imzalanmaması, müvekkilinin sözleşmeden haberdar olmaması faturayı hükümsüz hale getireceğinden fatura tutarının müvekkilinden talep edilmesinin mümkün olmadığını, itirazlarının kabulü ile davanın reddine karar verilmesini Mahkemenizden talep etmiştir. Taraflar arasında uyuşmazlık bulunan hususların; davacı tarafça faturaya dayalı başlatılan icra takibine yönelik itirazın iptali istemli davada, taraflar arasında üyelik sözleşmesinin bulunup bulunmadığı, davalı tarafça davacıya sözleşme kapsamında hizmet sunulup sunulmadığı, hizmet sebebiyle davalının borcunun bulunup bulunmadığı hususlarından ibaret olduğu görüldü. DELİLLER; ... Vergi Dairesi Müdürlüğüne müzekkere yazılarak ...'nın 2022 ve 2023 dönemlerine ait BA formları celp edilmiştir. ... A.Ş.'ye müzekkere yazılarak ip numaraları, verilen tarih ve saatlerde kullanan ... müşterisine ait bilgiler celp edilmiştir. ... Vergi Dairesi Müdürlüğüne müzekkere yazılarak .... ... ... Şirketinin 2022-2023 yıllına ait BS Formları celp edilmiştir. Mahkememizce verilen ara karar gereğince bilirkişi raporu alınmasına karar verilmiş olup 03/07/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle;"Sayın Mahkeme'nin kararı doğrultusunda tarafımıza verilen görev çerçevesinde dosya kapsamında yer alan tüm belgelerin ve davacı tarafa ait yasal defterler üzerinde yapılan inceleme neticesinde; Yukarıda arz ve izah olunan açıklamalar çerçevesinde, .... İcra Dairesinin ... Esas Sayılı dosyası ile davacı tarafından 14.396,00 TL asıl alacak, 340,77 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 14.736,77 TL'nin tahsili için 17.11.2022 tarihinde takip başlatıldığı, takip dayanağının fatura alacağı olduğu, Davacı ....... ...'nin 2022-2023 Yılı E-defter sistemine tabi olduğu 01.01.2022-31.12.2023 dönemine ilişkin olarak her ay yasal süresi içerisinde yasal defterlerin GİB'e gönderildiği ve onaylarının alındığı, Davacı tarafa ait yasal deftere göre; Davalının hesaplarının ... Alıcılar hesabında takip edildiği, Takip tarihi itibariyle davalıdan 14.396,00 TL alacaklı olduğu, Taraflar arasındaki uyuşmazlık konusu fatura; 24.10.2022 tarih ... nolu ....... kullanım bedeli açıklamalı KDV dahil 14.396,00 TL tutarındaki faturadır. Söz konusu fatura Davacı tarafından sözleşmede belirtilen e-mail adresine gönderilmiş ve alındı onayı alındığı,13.02.2024 tarihli Türk Telekom A.Ş. cevabi yazısında “İlgi yazınız ile kullanım bilgileri talep edilen IP numaralarını, verilen tarih ve saatlerde kullanan ADSL müşterisine ait bilgiler ekte gönderilmiştir.” Şeklinde cevap verilmiş olup ....... sistemine giriş yapan IP adreslerinin ... adına kayıtlı olduğu, Sayın Mahkemece dosyaya sunulan sözleşmenin kabul edilmesi durumunda Sözleşmenin; “7.6. Müşteri'nin belirlenen tarihte ödemesini yapmaması halinde başkaca ihtara gerek olmadan temerrüdün gerçekleştiği kabul edilerek kullanım hakları durdulur ve vade tarihinden itibar en ödemenin fiilen yapıldığı tarihe kadar aylık 963 oranı üzerinden gecikme faizi yürütülür” maddesine göre 24 gün için %36 faiz oranı ile 340,77 TL faizin hesap edildiğini" sonuç ve kanaatine varılmıştır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE; Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda; tarafların beyanları, deliller ve tüm dosya kapsamına göre; Dava, sözleşmeye dayalı fatura alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine karşı yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Davacının, davalı hakkında .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında 14.396,00 TL asıl alacak ve 340,77 TL faiz olmak üzere toplam 14.736,77 TL'nin tahsili amacıyla ilamsız icra takibi başlattığı, davalının takibe ve borca karşı itirazda bulunduğu, davacının ise İİK 67. maddesi gereğince bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde işbu itirazın iptali davasını açtığı anlaşılmıştır. Davacı dava dilekçesinde davalıya 24/10/2022 tarihli online üyelik sözleşmesi gereği hizmet verildiğini, hizmet nedeniyle düzenlen faturanın ödenmediğini beyan etmiş, davalı vekili ise müvekkilinin akdedildiği iddia edilen online üyelik sözleşmesinden haberdar olmadığını, sözleşmede imzasının bulunmadığını bu sebeple faturanın hükümsüz olduğunu beyan etmiştir. Uyuşmazlık taraflar arasında geçerli bir akdi ilişkinin bulunup bulunmadığı ile akde konu hizmetin yerine getirilip getirilmediği ve davacının bu sebeple alacaklı olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. Mali müşavir ve bilişim uzmanı bilirkişi tarafından hazırlanan 03/07/2014 tarihli raporda, davalı tarafın talep edilmesine rağmen yasal defter ve belgelerini sunmadığını, davacı ticari defterleri ile muhasebe hesap ve kayıtlarına göre davacının, davalıdan takip tarihi itibariyle 14.396,00TL alacağının olduğu, 2021 yılının Temmuz ayına ilişkin dönemden itibaren e-fatura/e-arşiv fatura olarak düzenlenen faturaların BA-BS formlarının incelenmesi; söz konusu faturaların tarafların ticari kayıtlarına dahil edilip edilmediği ya da beyan edilip edilmediği hususunda yardımcı olamadığından davaya konu faturanın 2022 yılına ait olup dosyaya sunulan BA-BS formlarından tarafların davaya konu faturayı yasal kayıtlarına alınıp alınmadığını tespit etmenin mümkün olmadığını, ....... sistemine giriş yapan IP adreslerinin ... adına kayıtlı olduğu bildirilmiştir. Mahkememizce davacıya ait www........ internet sitesinde yapılan incelemede, davaya konu olan sanal sözleşmenin, paket satın alınma aşamasında "Hizmet Sözleşmesini ve Ön Bilgi Formunu okudum, onaylıyorum" bölümünde bulunan "Hizmet Sözleşmesi" bölümüne tıklanarak görüntülenebileceği, ilgili alanın yanında bulunan kutucuğun işaretlenmeden, satın alma işleminin gerçekleştirilemediği, dolayısıyla davalının satın alma işlemi öncesinde sanal sözleşmeyi onaylaması gerektiği anlaşılmıştır. "6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) hükümlerine göre: Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK 222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK 222/2). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması ve defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK 222/4). Taraflar, kendilerinin veya karşı tarafın delil olarak dayandıkları ve ellerinde bulunan tüm belgeleri mahkemeye ibraz etmek zorundadırlar. Elektronik belgeler ise belgenin çıktısı alınarak ve talep edildiğinde incelemeye elverişli şekilde elektronik ortama kaydedilerek mahkemeye ibraz edilir (HMK 219/1). Ticari defterler gibi devamlı kullanılan belgelerin sadece ilgili kısımlarının onaylı örnekleri mahkemeye ibraz edilebilir (HMK 219/2). İbrazı istenen belgenin, ileri sürülen hususun ispatı için zorunlu ve bu isteğin kanuna uygun olduğuna mahkemece kanaat getirildiği ve karşı taraf da bu belgenin elinde olduğunu ikrar ettiği veya ileri sürülen talep üzerine sükut ettiği yahut belgenin var olduğu resmî bir kayıtla anlaşıldığı veya başka bir belgede ikrar olunduğu takdirde, mahkeme bu belgenin ibrazı için kesin bir süre verir (HMK 220/1). Belgeyi ibraz etmesine karar verilen taraf, kendisine verilen sürede belgeyi ibraz etmez ve aynı sürede, delilleriyle birlikte ibraz etmemesi hakkında kabul edilebilir bir mazeret göstermez ya da belgenin elinde bulunduğunu inkâr eder ve teklif edilen yemini kabul veya icra etmezse, mahkeme, duruma göre belgenin içeriği konusunda diğer tarafın beyanını kabul edebilir (HMK 220/3). Bu kurallar birlikte değerlendirildiğinde ticari davalarda yani iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür. Ticari defterler kesin delillerdendir. Yasada delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatı gerektiği düzenlenmiş olduğundan, yasanın ticari defterleri kesin delil olarak düzenlediği açıkça anlaşılmaktadır. Ticari defterler kesin delillerden ise de ancak HMK'nın 222. maddedeki koşullar çerçevesinde ispat aracı olabilir. Ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması gerekir. Bir taraf kendi defterlerine delil olarak dayanmış ise karşı tarafın ticari defterlerine dayanılmamış olsa da karşı taraf defterlerinin incelenmesi zorunludur. Çünkü tarafın ticari defterleri yasada belirtildiği üzere karşı tarafın ticari defterleri ile uyumlu olduğu takdirde lehine delil olabilecektir. Karşı taraf defterleri incelenmediği takdirde dayanan tarafın kendi defterindeki kayıtların lehe delil olması mümkün değildir. Davacının da bu durumu bilerek ticari defterlere delil olarak dayandığı ve karşı tarafın ticari defterlerinin de incelenmesini istediği kabul edilmelidir. Aksinin kabulü halinde davacının ticari defterleri tek başına delil niteliği taşımadığından dayanılan böyle bir delilin incelenmesine gerek de olmayacaktır. Karşı taraf ticari defterlerini sunar ise birlikte incelenip değerlendirildiğinden delil olup olmadığı sonucuna göre değerlendirilebilecektir. Karşı taraf ticari defterlerini sunmadığı takdirde ise bu davranışı ile kendi ticari defterlerinin davacı defterleri ile uyumlu olup olmadığının incelenmesine engel olduğundan, engel olduğu sonucun varlığını kabul etmiş sayılmalıdır. Tacir olup ticari defter tutmak zorunda olan taraf, ticari defterleri bulunmadığını ileri süremeyeceğinden verilen kesin süreye rağmen ibraz etmediği takdirde, belgenin elinde olmadığına dair yemin etmesine gerek olmaksızın HMK'nın 220/3. maddesi gereğince sunmaktan kaçındığı belgelerdeki (ticari defterlerindeki) kayıtların, karşı taraf defterindeki kayıtlara uygunluğunu mahkeme kabul edebilir. Aksinin kabulü durumunda; karşı tarafın ticari defterlerini sunmaması halinde sunan tarafın muntazam tutulmuş ticari defterlerinin lehe delil olarak kabul edilemeyeceği şeklinde bir sonuç ortaya çıkar ki bu ticari defterleri ve karşı taraf elinde olduğu ileri sürülen belgeleri delil olarak kabul edip sunulmaması halinde sonuçlarını belirleyen HMK'daki açık düzenlemelere aykırı bir yorum olacaktır". (Yargıtay 15.H.D. 2016/2310 Esas, 2017/2537 Karar sayılı kararı) Davacı vekili dava dilekçesinde delil olarak ticari defter ve kayıtlara dayanmıştır. Yukarıda belirttilen emsal Yargıtay ilamı ve sözü edilen kurallarla birlikte somut olay değerlendirildiğinde; dosya kapsamında bulunan ve davalı tarafça itiraza uğrayan üyelik sözleşmesinin sanal ortamda yapıldığı anlaşılmaktadır. Bu noktada sözleşme ilişkisinin kurulup kurulmadığının tespiti, hukuk dışında özel ve teknik bilgiyi gerektirdiğinden bilişim uzmanı bilirkişinin tespitleri önem arzetmektedir. Teknik bilirkişi tarafında, ....... sistemine giriş yapan IP adreslerinin davalı ... adına kayıtlı olduğu tespit edilmiştir. Davaya konu sözleşmenin davalı tarafından ... www.kariyet.... internet sitesi üzerinde paket satın alımı yapılamayacağı ve davalı ...'nın adına kayıtlı IP adreslerinden ....... sitesine giriş yapıldığı tespit edilmekle taraflar arasında akdi ilişkinin kurulduğu sabit olup davalının, davacıya ait internet sitesi üzerinden hizmet aldığının tespit edilmesi sebebiyle artık bu sözleşmenin yetkili temsilcisi tarafından imzalanmadığından bahisle geçersiz olduğunu ileri sürmesi TMK'nun 2. maddesinde yer alan dürüst davranma ve hakkın kötüye kullanılması ilkelerine ters düşeceğinden bu iddialara itibar edilmemiştir. Söz konusu sözleşmenin "satış fiyatı ve ödeme şekli" başlıklı 7. maddesinde, üyelik sözleşmesine konu hizmetlerin ve 4. madde uyarınca sağlanacak tüm hizmetlerin bedelinin KDV dahil 14.396,00 TL olarak kredi kartı yolu ile peşin ödeneceği kararlaştırılmıştır. Taraflara ticari defterlerini sunmaları için süre verilmiş olup davacı defterleri üzerinde yapılan inceleme sonucu alınan bilirkişi raporu ile talep edilen alacağın varlığı kanıtlanmıştır. Davalı defterlerini sunmayarak davacının ticari defter kayıtlarının dava tarihinde yürürlükte olan HMK'nın 222. maddeye göre lehine delil oluşturup oluşturmadığının tam olarak incelenebilmesine engel olduğundan sunulmayan ticari defterlerinde de davacının alacaklı olduğuna dair kayıtların mevcut olduğu halde sunulmadığının ve bunun sonucunda da davacının incelenen defter kayıtlarının davacı lehine delil oluşturduğunun kabulü gerekmiş ve davacının ticari defter ve kayıtları ile taraflar arasındaki sözleşme ve ip kayıtları gözetildiğinde davacı davalı ile arasındaki ticari ilişki nedeniyle icra takibine konu alacağını ispat ettiği anlaşılmıştır. Bu sebeplerle davanın kabulü ile davalının .... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı takip dosyasına, davalının itirazının kısmen iptali ile takibin 14.396,00-TL asıl alacak üzerinden aynı koşullarla devamına, dava konusu fatura alacağının önceden belirlenebilirlik, bilinebilirlik, hesap edilebilirlik vasfı ve dolayısıyla likit alacak niteliği taşıdığı, bu haliyle İİK'nın 67. maddesindeki koşullar gerçekleştiği görülmekle, davacının icra inkar tazminatı kabulü ile, alacağın % 20 si oranında icra inkar tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tahsis edilmiştir.. HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere; 1-Davanın KABULÜ ile; .... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı takip dosyasına, davalının itirazının kısmen iptali ile takibin 14.396,00-TL asıl alacak üzerinden aynı koşullarla devamına, 2-Asıl alacak likit ve hesaplanabilir olduğundan %20'si oranında (2.879,20 TL) icra inkar tazminatının davalıdan alınıp davacıya verilmesine, 3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince hesaplanan 983,39 TL nispi karar harcının peşin alınan 269,85 TL harçtan mahsubu ile geri kalan 713,54‬ TL harcın davalıdan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 4-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Ücret Tarifesi gereğince hesap olunan 14.396,00-TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı tarafından yapılan dava açılırken yapılan toplam 578,10 TL( 269,85 TL BVH, 38,40 TL VSH, 269,85 TL peşin harç) harcın davalıdan alınarak, davacıya verilmesine, 6-Davacı tarafından yargılama aşamasında yapılan toplam 5.789,25 TL ( 289,25 TL tebliğler ve posta, 5.500,00 TL bilirkişi ücreti) yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-Arabuluculuk ücreti olan 3.120,00 TL'nin davalıdan alınarak, HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 8-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayarak artan gider avansının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı miktar itibariyle kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 20/11/2024 Katip ... e-imzalıdır Hakim ... e-imzalıdır

Atıf: İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/687, K. 2024/676, T. 20.11.2024, www.arakarar.com/karar/istanbul-7-asliye-ticaret-mahkemesi-2023-687-e-2024-676-k-645db0dc243d