İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi 2021/554 E. 2024/550 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2021/554
- Karar No
- 2024/550
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO:2021/554 Esas KARAR NO :2024/550 DAVA:İtirazın İptali DAVA TARİHİ:20/08/2021 KARAR TARİHİ:09/10/2024 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket ile davalı hastane 24.08.2020 tarihli Yönetim Destek Hizmeti Sözleşmesi akdedildiğini, akdedilen sözleşme kapsamında Yönetim Destek Hizmet Sözleşmesine ve İç Talep Ve Hizmet Formuna göre müvekkili şirketin davalı hastane bünyesinde Özel Sağlık Sigortası Birim Yönetimi yürütmesi ve takibi ve anlaşmalı kurumlar ile ÖSS, SGK ve ücretli hasta yönlendirme ve takibi şeklinde hizmet verdiğini, müvekkili şirketin pazarlama faaliyet kapsamında şirket ve kurumlar ile bağlantı kurarak, bu şirket veya kurum çalışanların hastane ile işbirliği içinde tedavi görmelerini, bu konuda indirim ve imtiyaz memnuniyetle devamını içeren Sağlık Hizmeti Sözleşmelerinin yapılmasında hizmet verdiğini, 01.11.2020 tarihine kadar özel sağlık sigortaları ile davalı hastane arasında süreç yönetilerek gerekli anlaşmalar sağlandığını, 01.11.2020 tarihinden itibaren ise özel sağlık sigortalı anlaşmalı kurumlara bağlı hastaların işlemleri ile elde edilen ciro üzerinden %15 + KDV şeklinde davalı hastane ile müvekkili şirket fatura karşılığında sonraki ayın ilk haftasında ödeme yapılacağını, ayrıca müvekkil şirket tarafından yönlendirilecek SGK’lı ve hiçbir sağlık sigortası bulunmayan (ücretli) hasta işlemleri nedeniyle elde edilen ciro üzerinden % 10 + KDV şeklinde anlaşıldığını, 24.08.2020 tarihli sözleşmenin 5. maddesine göre hizmet alan davalı hastane yükümlülüklerini ihlal ettiğini müvekkil şirketin çalışması için gerekli koşulları sağlamadığını hastaneye yönlendirilen hastaların mağdur edildiğini, şikayetlere sebep olduğunu, davalı hastanenin hukuki mevzuata aykırı davrandığını, hasta sağlığını hiçe saydığını davalı hastanede verilen tedavi hizmetlerinin kötü uygulamaların ve yanlış tespitler sonucunda sonucun hastane başhekimine bildirildiğini, dava dilekçesinde ayrıntılı şekilde açıklanan müvekkili şirket tarafından tutanaklar tutulduğunu, hastane mesul müdürüne bildirildiğini, yapılan tüm bildirim ve uyarılara rağmen gerekli önlemlerin alınmadığını, müvekkili şirket tarafından haklı nedenlerle 24.08.2020 tarihi sözleşme .... Noterliğinin 26.03.2021 tarih ve 06158 yevmiye numaralı ihtarnamesi 30.03.2021 tarihimde tebliğ edilerek feshedildiğini, davanın kabulü ile borca itiraz etmiş olan borçlunun itirazının iptalini, takibin devamını %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatının davalıdan tahsilini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;Müvekkili Şirket ile davacı şirket arasında 24.08.2020 tarihli "Yönetim Destek Hizmet Sözleşmesi " başlıklı hizmet alımına yönelik sözleşme yapıldığını, davacı tarafından .... Noterliğinin 26.03.2021 tarih ve 06158 yevmiye nolu ihtarname keşide edildiğini" sözleşmenin tebliğ tarihi itibarı ile fesih edildiği Mart 2021 döneminde verilen hizmet nedeni ile tahakkuk eden hak edişlerin en geç 10 gün içerisinde ödenmesinin talep edildiğini, 06.10.2020 tarihli toplantıda alınan kararlar uyarınca "01.01.2021 tarihi itibarı ile başlayan süreçte aylık olarak belirlenen anlaşmalı kurumlar toplam cirosunun %15 + KDV İkametgahı ... ve ... olan hastalar ve ayrıca ... Etiket çalışanlarından yapılacak işlemlerden %7,5 ve ... tarafından yönlendirilen SGK’lı ve ücretli hasta cirosu üzerinden %10 +KDV şeklinde" her ayın tahakkuk edecek cirosu üzerinden ödeme yapılması konusunda anlaşıldığını, Davacı tarafça Mart Ayı Hizmet bedeli adı altında sonradan 08.04.2021 tarihinde taraflarca kayıtların teyidi yapılmadan tek taraflı olarak 49.557,16.-TL +8.920,29.-TL KDV olmak üzere toplam 58.447.45 TL. fatura edildiğini ve .... Noterliğinin 08.04.2021 tarih 7162 yevmiye nolu ihtarnamesi keşide edilerek fatura bedelinin yanında 100.000.- TL cezai şartın ödenmesinin talep edildiğini ve davacı tarafça .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile müvekkili şirket aleyhine icra takibi yapıldığını, fatura içeriği ve cezai şart kalemlerinin yargılamayı gerektirdiği gerekçesi ile itiraz edildiğini ve takibin durduğunu, arabulucu süresinde anlaşamadıklarını, davacı tarafın sözleşmenin beşinci maddesinin ihlal edilmiş olmasını gerekçe göstererek 4.7 maddesi gereğince 100.000.-TL cezai şart talep ettiğini, sözleşmenin feshi gerekçesi olarak "şirkete uygun çalışma ortamı sağlanmadığı, hastanenin düzen ve işleyişinde eksiklikler bulunduğu bu nedenle şirketlerinin portföy ve müşteri kayıplarına uğradığı " beyan ettiğini, Sözleşmenin 4.7 maddesinde cezai şartın koşulları belirtildiğini, 26.03.2021 tarihi itibarı ile SSK,SGK,Sigorta Şirketleri başta olmak üzere özel ve idari kurumlar nezdinde Hizmet alan veya Tedarikçi aleyhine idari işlem tesis edilmesi, ceza kesilmesi, soruşturma açılması, birden fazla hasta şikayetleri olması" koşullarının birlikte gerçekleştiği davacı şirketinin bu nedenle sözleşmeyi fesih ettiğine dair davalı iddiasını kanıtlar nitelikte Şikayetçi olduğu beyan edilen ve dilekçeleri dayanak gösterilen kişilerle ilgili müvekkili hastane hakkında yapılan idari işlem, kesilen ceza ,açılan soruşturma olduğuna ilişkin her hangi bir belge bulunmadığını, davacıya yönelik memnuniyet beyanlarının davacının iddialarının aksine davacının müşteri portföyünü de azalma sebebiyet vermediğini aksine bu şikayetçilerle her zaman hareket etmeye devam ettiğini, dava dışı ...'ın tedavisi için hastanenin hiç bir fedakarlıktan kaçınılmazlığını bizzat hastanenin ambulansı seferber edildiğini, hasta evinden alındığını, Yönetim Kurulu Başkanı ... Çolak bizzat ilgilendiğini, sağlığına kavuşarak taburcu edildiğini, davacının doğrudan ilişkili olduğu kişileri yönlendirerek sonradan yazdırılması dahi mümkün olan kendisi ve ekibini yüceltip hastaneyi eleştiren dilekçelere dayanak yapılarak cezai şart talep etme koşulların oluşmadığını, bu yöndeki talebin reddi gerektiğini, davacı şirketin kayıtlı sermayesinin 50.000,00 -TL olduğunu, 03.06.2020 tarihinde firmanın açılışının yapıldığını, kayıtlı sermayenin 2 katı olarak fahiş oranda ve tek taraflı belirlenen ister hizmet alan isterse davacı tedarikçi aleyhine işlem yapılması halinde herhalükarda sadece müvekkil şirketi sorumlu tutan 100.000,00 TL cezai şart koşulunun MK2 , BK.19-20 maddelerine aykırı olup ve bu nedenle geçersiz olduğunu, davacının şahsi tanıdık ve yakınları olan kişiler veya hastaneden ilişiği kesilen ve husumet besleyen eski çalışanların imzasını taşıyan dilekçeler ve içeriklerini kabul etmeyeceklerini, dava dışı doktor ...'ın 19.04.2021 tarih itibariyle görevinden ayrıldığını, dava dosyası ekinde sunulan fotokopiler üzerinde incelemede bulunduklarını bu tutanakların usule aykırı olduğunu, tutanaklar da adı geçen ilgili üçüncü kişilerin imzalarının yer almadığını veya imzadan imtina ettiklerine dair açıklamanın yer almadığını ve hastaneye kayıtlarına işlenmeyen tutanakların hükümsüz olduğunu hastane için bağlayıcı olmayacağını, Davacı tarafın davanın esası ile ilgisi olmayan hasta , doktor ve çalışanlara ait bilgileri 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunun (KVKK) ya aykırı olarak dosyaya sunması taraflar arasındaki 25.09.2020 tarihli gizlilik sözleşmesine aykırı olarak sözleşmede belirtilen sınırlı amaçlar dışında kullanılması nedeni ile davacı hakkında her türlü dava ve talep haklarını saklı tuttuklarını, Davacının faturaya dayandırdığı alacağı o dönem kayıtlarının incelenmesi ve mutabık kalınması ile belirlenebileceğini, müvekkili firmalar tarafından düzenlenen faturanın sonradan iade olduğunu, müvekkili şirket yetkilileriyle davacı şirket yetkilileri arasında yapılan görüşmelerde fatura içeriği konusunda mutabakat sağlanamadığını, Davacı tarafından süresi içerisinde 2 ve 3. aya dair anlaşmalı kurumlara başvuru yapılmadığı için faturalandırma süreçleri geçtiğinden dolayı ya tahsilat yapılamadığını yada aylar sonra tahsilat yapıldığını, hastanenin zarara uğratıldığını, Ayrıca bu gecikmelerin nedeni ile anlaşmalı kurumlar sözleşmeleri iptal edebileceklerini bildirdiklerini, Buna ilişkin olarak anlaşmalı kurumlar tarafından süre geçtiğine - ödeme yapılmayacağına ilişkin mailler ekte olduğunu, haksız ve yersiz faturalar düzenlendiğini bu nedenlerle davacının düzenlediği fatura içeriğini kabul edilmediğini, sözleşmenin 4.7 maddesindeki cezai şart koşulları oluşmadığını borcun muaccel hale gelmediğini, cezai şart tutarının hak, adalet ve nefaset kurallarına uygun olarak belirlenmesi gerektiğini, Sözleşmede tek taraflı olarak hak adalet ve nesafet kurallarına aykırı olarak fesih halinde sadece müvekkili şirketi sorumlu kılan ve müvekkili şirketi zora düşürecek oranda MK2 ve TBK 20 maddelerine aykırı olarak belirlenen cezai şartın reddi yada indirimine karar verilmesini Ayrıca kötü niyetli davacının %20 den aşağı olmamak üzere tazminata mahkum edilmesini davanın reddine, davacından %20 den az olmamak üzere tazminatın tahsiline, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Taraflar arasında uyuşmazlık bulunan hususların;taraflar arasındaki yönetim destek hizmet sözleşmesi ve eklerinin haklı nedenle feshedildiği, hizmet kapsamında düzenlenen faturalardan ve cezai şart bedelinden kaynaklı alacaklı olunduğu iddiasıyla başlatılan icra takibine yönelik itirazın iptali isteminden ibaret olduğu görüldü. DELİLLER; .... İcra Müdürlüğüne müzekkere yazılarak ... Esas sayılı dosyası uyap üzerinden celp edilmiştir. Mahkememizce verilen ara karar gereğince bilirkişi raporu alınmasına karar verilmiş olup 22/02/2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "Taraflar arasında imzalanan 24.08.2020 tarihli Yönetim Destek Sözleşmesinin 4.7. maddesinde belirtilen cezai şart tutarının 100.000,00 -TL olduğu, cezai şart koşulu olan “birden fazla hasta şikayetleri olması durumunun” mevcut bulunmasına karşın, sözleşmenin bahsi geçen madde metninde belirtilen davacının birden fazla hasta şikayetinin portföy ve müşteri kaybına neden olup olmadığı, portföy ve müşteri kaybına neden olması durumunda ise kaybın ne miktar olduğu tespit edilememiştir. Takdir yüce Mahkemeye ait olmak üzere; Davacı şirketin, davalı şirket adına düzenlediği KDV dahil 58.477,45 TL tutarlı 08.04.2021 tarihli, ... no.lu e-arşiv fatura karşılığı 2021 yılı Mart ayı hakediş tutarı KDV hariç 18.528,73 -TL, KDV dahil 21.863,90 -TL olarak hesaplanmıştır. Davacı, davalı şirket adına düzenlediği KDV dahil 58.477,45 TL tutarlı 08.04.2021 tarihli, ... no.lu e-arşiv faturanın ödenmesine ilişkin itirazın kaldırılması ve % 20 den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesi talep edilmiştir. Davacının davalıdan talep ettiği %20 icra inkar tazminatına hak kazanıp kazanmadığının taktir hukuki değerlendirmesi ve nihai karar Sayın Mahkemeye aittir. Davalının davacıdan talep ettiği %20 kötü niyet tazminatına hak kazanıp kazanmadığı" sonuç ve kanaatine varılmıştır. Mahkememizce verilen ara karar gereğince ek bilirkişi raporu alınmasına karar verilmiş olup 16/06/2023 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle; "Taraflar arasında imzalanan 24.08.2020 tarihli Yönetim Destek Sözleşmesinin 4.7. maddesinde belirtilen cezai şart tutarının 100.000,00 -TL olduğu, cezai şart koşulu olan “birden fazla hasta şikayetleri olması durumunun” mevcut bulunmasına karşın, sözleşmenin bahsi geçen madde metninde belirtilen davacının birden fazla hasta şikayetinin portföy ve müşteri kaybına neden olup olmadığı, portföy ve müşteri kaybına neden olması durumunda ise kaybın ne miktar olduğu tespit edilememiştir. Takdir yüce Mahkemeye ait olmak üzere; Davacı şirketin, davalı şirket adına düzenlediği KDV dahil 58.477,45 TL tutarlı 08.04.2021 tarihli, ... no.lu e-arşiv fatura karşılığı 2021 yılı Mart ayı hakediş tutarı KDV hariç 47.162,20 TL, KDV dahil 55.651,39 TL olarak hesaplanmıştır. Davacı, davalı şirket adına düzenlediği KDV dahil 58.477,45 TL tutarlı 08.04.2021 tarihli, ... no.lu e-arşiv faturanın ödenmesine ilişkin itirazın kaldırılması ve % 20 den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesi talep edilmiştir. Davacının davalıdan talep ettiği %20 icra inkar tazminatına hak kazanıp kazanmadığının taktir hukuki değerlendirmesi ve nihai karar Sayın Mahkemeye aittir. Davalının davacıdan talep ettiği %20 kötü niyet tazminatına hak kazanıp kazanmadığının taktir hukuki değerlendirmesi ve nihai karar Sayın Mahkemeye ait olduğu" sonuç ve kanaatine varılmıştır. Mahkememizce verilen ara karar gereğince ek bilirkişi raporu alınmasına karar verilmiş olup 02/02/2024 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle;"Yataklı tedavi Kurumları İşletme Yönetmeliği, gerekse de SGK ile Hastane arasında akdedilen Hizmet Alımı Sosyal Güvenlik Kurumu ile Özel Sağlık Hizmeti Sunucularından Sağlık Hizmeti Satın Alım Sözleşmesi hükümlerine göre davacı Şirketin Hastane kayıtları üzerinde işlem yapmasının mümkün olmadığı, aksi durumun Sağlık Hizmet Sunucusu yetkililerinin sorumluluğunu gerektirdiği, Taraflar arasında imzalanan 24.08.2020 tarihli Yönetim Destek Sözleşmesinin 4.7. maddesinde belirtilen cezai şart tutarının 100.000,00 -TL olduğu, cezai şart koşulu olan “birden fazla hasta şikayetleri olması durumunun” mevcut bulunmasına karşın, sözleşmenin bahsi geçen madde metninde belirtilen davacının birden fazla hasta şikayetinin portföy ve müşteri kaybına neden olup olmadığı, portföy ve müşteri kaybına neden olması durumunda ise kaybın ne miktar olduğu tespit edilemediği, Takdir yüce Mahkemeye ait olmak üzere; Davacı şirketin, davalı şirket adına düzenlediği KDV dahil 58.477,45 TL tutarlı 08.04.2021 tarihli, ... no.lu e-arşiv fatura karşılığı 2021 yılı Mart ayı hakediş tutarının KDV hariç 47.162,20 TL, KDV dahil 55.651,39 TL olarak hesaplandığı, Davacı, davalı şirket adına düzenlediği KDV dahil 58.477,45 TL tutarlı 08.04.2021 tarihli, ... no.lu e-arşiv faturanın ödenmesine ilişkin itirazın kaldırılması ve % 20 den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesi talep etiği, Sayın Mahkemenin %20 icra inkar tazminatına karar verilmesi halinde ise; Yargıtay yerleşik uygulamalarına göre İcra İflas Kanunu'nun 67/II. maddesine göre hüküm altına alınacak icra inkâr tazminatının asıl alacak üzerinden hesaplanması gerekir. Davacının davalıdan talep ettiği %20 icra inkar tazminatına hak kazanıp kazanmadığının taktir hukuki değerlendirmesi ve nihai karar Sayın Mahkemeye ait olduğu" sonuç ve kanaatine varılmıştır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE; Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda; tarafların beyanları, deliller ve tüm dosya kapsamına göre; Dava; taraflar arasındaki 24.08.2020 tarihli yönetim destek hizmet sözleşmesi ve eklerinin, davacı tarafça haklı nedenle feshedildiği iddiasıyla, hizmet kapsamında düzenlenen faturalardan ve cezai şart bedelinden kaynaklı alacaklı olunduğu iddiasıyla başlatılan icra takibine yönelik itirazın iptali davasıdır. Davacı tarafça davalı aleyhine taraflar 24.08.2020 tarihli yönetim destek hizmet sözleşmesinin davalı tarafça ihlal edildiğinden bahisle 100.000,00 TL cezai şart, 58.477,45 TL fatura alacağı, 175,43 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 158.652,88 TL üzerinden .... İcra Dairesinin ... sayılı dosyası ile takibe başlandığı, ödeme emrinin davalıya tebliği sonrası davalının süresinde itirazı neticesinde takibin durdurulduğu, icra dosyası üzerinden borca itirazın davacıya tebliğ edilmediği anlaşılmakla itirazın iptali davasının 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır. Davacı vekili, dava dilekçesinde, sözleşme gereği Mart 2021 döneminde müvekkilinin vermiş olduğu hizmete ilişkin olarak 08/04/2021 tarihinde ... numaralı, 58.477,45 TL bedelli fatura keserek .... Noterliğinin 08/04/2021 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile davalıya tebliğ ettiğini, davalının fatura ödemesini yapmadığını, davalı tarafından hastaneye gelen hastaların tedavi süreçlerinde yaşanan eksiklik ve mağduriyetler davalı hastane tarafından giderilmediğinden müvekkili şirketin anlaşmalı olduğu şirket ve kurumlarla sorunlar yaşayarak ilişkilerinin zedelendiği, bu sebeple sözleşmenin feshedildiği, sözleşme gereği davalının cezai şartı ödemesi gerektiğini iddia etmiştir. Davalı vekili, cevap dilekçesinde, sözleşmenin 4.7 maddesinde cezayi şartın koşullarının belirtildiğini, 26.03.2021 tarihi itibarı ile SSK, SGK, Sigorta Şirketleri başta olmak üzere özel ve idari kurumlar nezdinde Hizmet alan veya Tedarikçi aleyhine idari işlem tesis edilmesi, ceza kesilmesi, soruşturma açılması, birden fazla hasta şikayetleri olması koşullarının birlikte gerçekleştiği, davacı şirketinin bu nedenle sözleşmeyi fesih ettiğine dair davacı iddiasını kanıtlar nitelikte şikayetçi olduğu beyan edilen ve dilekçeleri dayanak gösterilen kişilerle ilgili müvekkili hastane hakkında yapılan idari işlem, kesilen ceza, açılan soruşturma olduğuna ilişkin her hangi bir belge bulunmadığını, davacının faturaya dayandırdığı alacağı o dönem kayıtlarının incelenmesi ve mutabık kalınması ile belirlenebileceği, Mart ayı hizmet bedeline ilişkin davacı tarafından kesilen 07.04.2021 tarih ... nolu fatura müvekkil firmaca düzenlenen 07.04.2021 tarih 187 no.lu ... numaralı e-arşiv fatura ile iade olunduğu, davacı tarafça her iki faturadan bahsedilmeksizin; sonradan aynı içerikli 08.04.2021 tarihli fatura düzenlenerek, bu faturanın davaya dayanak yapıldığını, bu süreçte davacı şirket yetkilileri ile müvekkil şirket yetkilileri arasında yapılan görüşmelerde fatura içeriği konusunda mutabık kalınmayarak bu nedenle ödeme yapılmadığını, davacı tarafından süresi içerisinde 2 ve 3.aya dair anlaşmalı kurumlara başvuru yapılmadığı için faturalandırma süreçleri geçtiğinden dolayı ya tahsilat yapılamadığı ya da aylar sonra tahsilat yapılarak müvekkili hastanenin zarara uğratıldığını, davacının bu faturasına yansıttığı kendisi ile ilgisi olmayan veya geç faturalandırma nedeni ile tahsilat yapılamayan veya geç yapılan hastaların açıklamalarının dilekçelerinde yapıldığını, bu nedenle fatura içeriğinin kabul edilmediğini, sözleşmede tek taraflı olarak hak adalet ve nesafet kurallarına aykırı olarak fesih halinde sadece müvekkil şirketi sorumlu kılan ve müvekkil şirketi zora düşürecek oranda MK2 ve TBK 20 maddelerine aykırı olarak belirlenen cezai şartın reddi yada indirimine karar verilmesini talep etmiştir. Dava konusu ... numaralı, 58.477,45 TL bedelli fatura yönünden başlatılan takibe itirazın iptali talebinin incelenmesinde; Davacı ... Hiz. Ltd. Şti. ile davalı... Tic. A.Ş. (... Hastanesi) arasında imzalanan 30.06.2021 tarihine kadar yürürlükte kalacağı kararlaştırılan 24.08.2020 tarihli Yönetim Destek Sözleşmesinin “Hizmet ve Ücret” başlıklı 7. Maddesinde; “Ücretler, işbu sözleşme kapsamında tedarikçi tarafından temin edilecek Özel Sağlık Sigortaları, Anlaşmalı Kurumlar Yeni birim Oluşturulması, ürün ve Hizmetlerin bedeli El-1, Ek,3, Ek-7 de belirtilecek ve hizmet alan tarafından ödenecektir. Sözleşmenin devamı ile ilgili ücret artışı tarafların ortak mutabakatı ile belirlenecektir. Sözleşmenin yenilenmesi halinde ise ücret artışı TÜİK tarafından açıklanan on iki aylık ortalamaya göre ÜFE oranından az olmamak üzere tarafların ortak mutabakatı ile belirlenecektir” hükmüne yer verilmiştir. Sözleşmenin "Hizmet Türü, Hizmet Şartları ve Ücretlendirme" başlıklı 3 numaralı ekinde yer alan hizmet şartları ve ücretlendirmeye ilişkin düzenlemede; Özel Sağlık Sunucusu/Anlaşmalı Kurumlar Süreç Başlangıcı Kurumlarla protokol sağlama süreçleri için, 24.08.2020-01.11.2020 tarihleri arasında ... tarafından yönlendirilen tüm hastaların toplam cirosu üzerinden %10 + KDV, Özel sağlık Sunucusu/Anlaşmalı Kurumlar yeni birim oluşturulması, aylık ödemeli olarak 2 ay süreli (Kasım 2020-Aralık 2020), 15.000,00 TL + KDV, Özel Sağlık Sunucusu/Anlaşmalı Kurumlar birim yönetimi, ikametgahı ... ve ... olan hastalar ve ayrıca ... Etiket çalışanlarından yapılacak işlemlerden % 7.5 ücretlendirme yapılacaktır. ÖSS/ anlaşmalı kurumlar toplam cirosu üzerinden aylık ödemeli olarak 6 ay süreli (Ocak 2021, Şubat/2021, Mart/2021, Nisan/2021, Mayıs/2021, Haziran/2021, %15+KDV, TwinsnsMed tarafından yönlendirilen SGK’lı ve ücretli hasta cirosu, aylık ödemeli olarak % 10 + KDV, Yukarıdaki ek belge içeriğindeki yükümlülüklerin yerine getirilmesinde; Anlaşmalı Kurumlar biriminden Twismed’in hakedişi (1 aylık Kurum fatura tutarı) + (1 aylık hasta ödeme tutarı) = (1 aylık toplam cironun %15 + KDV) SGK’lı hastalar hakedişi; -(1 aylık yönlendirilen hasta SGK fatura tutarı) + (1 aylık yönlendirilen hasta ödeme tutarı) = (1 aylık yönlendirilen hasta cirosunun % 10 + KDV şeklinde kararlaştırılmıştır. Sözleşmenin 7. Maddesi ile sözleşmenin 3 numaralı ekindeki yer alan ücretlendirme yönteminden ihtilafa konu 2021 yılı mart ayına ilişkin hakedişi ihtiva eden 08.04.2021 tarihli, ... no.lu faturanın; SGK’ya fatura edilebilen hastalar için hastadan alınan fark ödemeleri dahil toplam cironun %10’u, SGK tarafından ödemesi yapılmayan (anlaşmalı sigorta şirketleri ve sair kurum/kuruluşlar için ise bu şirket, kurum ve kuruluşlar tarafından ödenen tutar ile hastalar tarafından yapılan ödemelerin toplamının %15’i (+KDV) tutarında yapılacak ödemeleri kapsadığı, bu hükümler çerçevesi dışındaki ödemelerin ise ihtilafa konu mart ayı hakedişi dışındaki ödemeleri kapsadığı bilirkişi heyetinin 20/02/2023 tarihli raporunda tespit edilmiştir. Sözleşmenin “Tanımlar” başlıklı 5. Maddesinde “Fatura dönemi”: “Sağlık Hizmeti Sunucularının Faturalarının İncelenmesine ve Bedellerinin Ödenmesine İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik” de tanımlanmış fatura dönemini ifade ettiği belirtilmiştir. Sosyal Güvenlik Kurumu ile davacı şirket arasındaki hizmet alımı Sosyal Güvenlik Kurumu ile Özel Sağlık Hizmeti Sunucularından Sağlık Hizmeti Satın Alım Sözleşmesi hükümleri kapsamında yapılmaktadır. Sağlık Hizmeti Sunucularının Faturalarının İncelenmesine ve Bedellerinin Ödenmesine İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin 4. Maddesinin (ç) bendinde, Fatura dönemi: Her ayın birinci ve son gününü kapsayan dönemi ifade ettiği hüküm altına alınmıştır. “Fatura eki belgelerin teslimi” başlıklı 5. Maddesinde “(1) Fatura dönemi içinde, sağlık hizmeti sunucusu tarafından sunulan sağlık hizmetlerine ilişkin düzenlenen fatura eki belgeler, takip eden ayın 1 inci gününden 15 inci gününe (15 inci gün dâhil), 15 inci günün hafta sonu veya resmî tatile rastlaması halinde ise takip eden ilk iş gününe kadarki süre içinde Kurumun ilgili birimine teslim edilmesi halinde teslim edildiği ayın 15 inci günü, bu süre içinde teslim edilmeyen faturalar ise, Kurumun ilgili birimine teslim edildiği ayı takip eden ayın 15 inci günü teslim edilmiş olarak kabul edilir. Kurum gerekli gördüğü durumlarda bu süreleri uzatabilir. Teslim süreleri içinde kalmak şartıyla, fatura eki belgelerin kabulünü yapan fatura inceleme birimleri tarafından iş planına göre sağlık hizmeti sunucularına fatura teslimi için randevu tarihi verilebilir.” hükümlerine yer verilmiştir. Bilirkişi kök raporunda, Özel Sağlık Sigortaları ve sözleşmeli diğer kurum/kuruluşlarının da esas itibariyle Sağlık Uygulama Tebliğinde yer alan muayene tetkik ve tedavi göstergelerinin (bedellerinin) belirli katsayılar ile çarpılması suretiyle yine SGK tarafından kabul edilen fatura dönemi esas alınarak faturalandırma gerçekleştirdiği, dosya içeriğinde bulunan Tamamlayıcı Sağlık Sigortası protokollerinde de benzer düzenlemenin bulunduğu görüldüğü tespit edilmiştir. Bilirkişi kök raporunda, uyuşmazlığa konu faturaya ilişkin işlem listelerinin davacı tarafından sunulduğu, davalı tarafından mutabakat sağlanmadığı gerekçesiyle itiraz edilmesine karşın mart ayına ilişkin işlem listelerinin sunulmadığını, dosya içerisinde davalı hastane tarafından yapılan işlemlerin detaylarını ve tutarlarını gösterir bilgi ve belgenin yer almadığını, Sağlık Bakanlığı ve SGK tarafından gönderilen işlem listelerinin sadece bir hekimin işlemlerini içerdiği, hastanenin tüm işlemlerini ihtiva etmediğini, bu kurumlarda hasta tarafından ödenen fark tutarlarını gösterir bilgilerin bulunmadığı, diğer yandan anlaşmalı diğer şirket, kurum/kuruluşlara yapılan ödemelerinde resmi kurumlar tarafından bilinmesinin mümkün görülmemesi dikkate alınarak davacı tarafından ibraz edilen işlem listelerine itibar edilerek fatura bedeli hesaplanması yoluna gidilmiş, sözleşme ve yönetmelik hükümleri çerçevesinde ay içinde yapılan işlemlerin SGK tarafından verilen takip numarasının sonlandırıldığı takvim ayını takip eden ayın 15’ine kadar yapılan işlemlerin faturalandırıldığı esasından hareketle işlem listelerinde 2021 yılı mart ayına ait işlem tutarları sözleşmedeki oranlar uygulanmak suretiyle 08.04.2021 tarihli, ... no.lu faturanın işlem bedelleri hesaplanmış ve işlem tarihleri takibin sonlandırıldığı tarih olarak kabul edilerek yapılan hesaplamada; SGK kapsamındaki hastalara ait hakediş tutarları toplam 10.050,55 TL, SGK kapsamında olup SGK ile birlikte TSS kapsamında anlaşmalı Sigorta Şirketi, diğer kurum/kuruluşlara fatura edilebilen işlemlere ilişkin hakediş tutarları toplam 5.240,64 TL, ücretli hastalara fatura edilen işlemler toplam 1.674,00 TL, Özel Sağlık Sigorta Şirketlerine fatura edilen işlemler toplam 1.563,54 TL olmak üzere KDV hariç 18.528,73 TL, KDV dahil 21.863,90 TL olarak hesaplanmıştır. Bilirkişi raporu taraflara tebliğ edilmiş, davacı vekili kök rapora karşı itirazında Şubat 2021 döneminde yatışı yapılan ve Mart 2021 döneminde hala yatışı devam ederek Mart 2021 dönemi içinde taburcu ya da defin olan hastaların fatura alacağına dahil edilmediğini, Mart 2021 döneminde yatışı yapılan ve Mart 2021 döneminde hala yatışı devam ederek Nisan 2021 dönemi içinde taburcu ya da defin olan hastaların fatura alacağına dahil edilmediğini belirtmiş, davalı vekili ise bilirkişi raporuna fatura alacağı talebi yönünden itirazının haklılığını ortaya koyduğunu beyan etmiştir. Mahkememizin 03/05/2023 tarihli, 4 nolu celsesi 1 nolu ara kararı ile davacının rapora karşı itirazında hesaplamaya dahil edilmediğini belirttiği hastalar ..., ..., ..., ..., ...'nun tedavi ve taburculuk evrakının sunulması için HMK 219. Madde gereği davalı vekiline 2 haftalık süre verilmesine, HMK 220/3. Maddesi gereği davalı tarafça verilen sürede belgeler ibraz edilmez ve aynı sürede, delilleriyle birlikte ibraz etmemesi hakkında kabul edilebilir bir mazeret gösterilmez ya da belgenin elinde bulunduğunu inkâr eder ve teklif edilen yemini kabul veya icra etmezse, duruma göre belgenin içeriği konusunda diğer tarafın beyanının kabul edilebileceğinin ihtarına, ara karar gereği ilgili bilgi ve belgeler sunulduğu ya da verilen kesin sürede sunulmadığı takdirde dosyanın tarafların itirazları tek tek değerlendirilmek üzere ek rapor alınması için bilirkişi heyetine tevdine karar verilmiştir. Bilirkişi heyetinden davacının rapora karşı itirazları değerlendirilmek suretiyle fatura alacağı yönünden alınan 14/06/2023 tarihli ek raporda, davalı hastane tarafından gönderilen adı geçen hastalara ait epikriz ve fatura bilgileri (SGK, Sigorta Şirketleri) dikkate alınarak yeniden yapılan hesaplamada; SGK kapsamındaki hastalara ait hakediş tutarları toplam 32.340,65 TL, SGK kapsamında olup SGK ile birlikte TSS kapsamında anlaşmalı Sigorta Şirketi, diğer kurum/kuruluşlara fatura edilebilen işlemlere ilişkin hakediş tutarları toplam 11.684,01 TL, ücretli hastalara fatura edilen işlemler toplam 1.674,00 TL, Özel Sağlık Sigorta Şirketlerine fatura edilen işlemler toplam 1.463,54 TL olmak üzere KDV hariç 47.162,20 TL, KDV dahil 55.651,39 TL olarak hesaplanmıştır. Bilirkişi ek raporu taraflara tebliğ edilmiş, davacı vekili ek rapora karşı itirazında... adlı hasta hariç itirazlarını karşılar nitelikte rapor hazırlandığı, ancak... yönünden davalı tarafça bildirilmeyen ve mahkemenin kararını göre taraflarınca sunulan beyanların esas alınması gerekirken hesaplama yapılmadığından bahisle itiraz edilmiş, davalı vekili ise davacı vekilinin 13.03.2023 tarihli bilirkişi kök raporuna itiraz dilekçesinin 2. sayfasındaki beyan ve talepleri değerlendirilmeyerek fazla hesaplama yapıldığını, ... isimli hastalar yönünden taleple bağlılık ilkesinin aşıldığını, bu iki hasta yönünden 3.156,53 TL'nin genel toplamdan düşülmesini, yine ... isimli hasta yönünden 853,50 TL'nin hesaptan düşülmesini, ... isimli hastalar yönünden haksız ve yersiz hakediş faturalandırmaları yapıldığından 2.555,18 TL'nin genel toplamdan düşülmesini, faturaların mükerrer olduğunu, ... isimli hastalar yönünden davacının bu faturasına yansıttığı kendisi ile ilgisi olmayan veya geç faturalandırma nedeni ile tahsilat yapılamayan veya faturaya yansıtıldığı tarihte muaccel olmamış olan alacakların geç tahsilinden kaynaklı zararlar nedeniyle faturaya yansıtılmaması gereken bu hastalar dahil edilerek hesaplama yapılmış olmasının doğru olmadığını beyan ederek rapora itiraz etmiştir. Mahkememizin 18/10/2023 tarihli, 5 nolu celsesi 1 nolu ara kararı ile davacı vekilinin dava dışı hasta... yönünden itirazlarının ve davalı vekilinin bilirkişi raporuna karşı itirazında bahsettiği "gerçeğe aykırı olarak davacı kurum hastası" notu işlendiğine ilişkin iddiasını, ilgili notun davacı kurum tarafından mı davalı kurum tarafından mı hasta kaydına işlendiği/işlenmesi gerektiği, bu konuda taraflar arasında bir mutabakat gerekip gerekmediği, davalının iddialarının yerinde olup olmadığı, "faturaya yansıtılmaması gereken hastaların dahil edilerek hesaplama yapıldığı" iddiasının yerinde olup olmadığı hususlarında 2. Ek rapor alınmasına karar verilmiştir. 31/01/2024 tarihli bilirkişi 2. Ek raporunda, davacı vekilinin hasta... ile ilgili itirazının değerlendirilmesinde; ...ile ilgili bilgilere raporun SGK Kapsamında olup SGK ile birlikte TSS kapsamında anlaşmalı Sigorta Şirketi, diğer kurum/kuruluşlara fatura edilebilen işlemlere ilişkin hakediş tutarları (Hakediş - 2) listesinde 21.03. 2021 tarihli ... TSS ye fatura edilen tutarlar dikkate alınarak yer verildiği, sözleşme ve yönetmelik hükümleri çerçevesinde ay içinde yapılan işlemlerin SGK tarafından verilen takip numarasının sonlandırıldığı takvim ayını takip eden ayın 15’ine kadar yapılan işlemlerin faturalandırıldığı esasından hareketle işlem listelerinde 2021 yılı mart ayına ait işlem tutarları sözleşmedeki oranlar uygulanmak suretiyle davacı tarafından mahkemeye sunulan ve 08.04.2021 tarihli, ... no.lu faturanın eki işlem bedelleri dikkate alınarak hesaplama yapıldığını, davacı Şirket tarafından mahkemeye sunulan fatura eki listede... için herhangi bir hakediş tahakkuk ettirilmediğinin anlaşıldığı, bu nedenle konuyla ilgili itiraz dikkate alınmayarak 3.390,90TL +3,34TL tutarlar hakkediş bedeline eklenmediği belirtilmiştir. Davalı vekilinin itirazları yönünden ise davacı vekilinin itiraz dilekçesinde hastalar ..., ... ve ... için talebin üzerinde hakkediş hesaplandığı belirtilmekle, hastalar ...ve ... hesaplamaların SGK kapsamındaki hastalara ait hakediş tutarları; (Hakediş-1) listesinin 16.03.2021 tarihli faturalar dikkate alınarak yapıldığını, tekrar yapılan kontrolde yapılan tespitlerin 08.04.2021 tarihli, ... no.lu faturanın eki işlem bedelleri listesindeki verilerle uyumlu olduğu, bu itibarla, talebin üzerinde bir hesaplama yapılmadığını, hasta ... yönünden ise raporun 24.03.2021 işlem tarihli SGK Kapsamında olup SGK ile birlikte TSS kapsamında anlaşmalı Sigorta Şirketi, diğer kurum/kuruluşlara fatura edilebilen işlemlere ilişkin hakediş tutarları (Hakediş - 2), listesinde hesaplamaya dahil edildiğini, bu hasta için de yapılan hesaplamanın talep ile uyumlu olduğu, diğer hastalar için davalı firmanın hizmetinin olmadığı, ya da geç fatura edilmesi gerekçe gösterilerek hesaplamaya dahil edilmemesi gerektiği belirtilse de hastalarla ilgili detaylı bilgilerin davacı şirket tarafından mahkemeye sunulduğu, hizmet vermediği ya da hizmet verdiği süre içinde hastaların tedavilerinin yapılmadığı durumda hasta bilgilerinin ve hakediş tutarlarının davacı şirkette olamayacağı, diğer yandan sözleşme gereği SGK’ya fatura edilecek hastalar için işlem tarihlerinin belirleyici olduğu, bu nedenle davalı hastane tarafından geç fatura edilmesinin sorumluluğunun sadece yönlendirme hizmeti veren davacı şirkette olamayacağı değerlendirilmiştir. Netice olarak fatura alacağı yönünden 1. Ek raporda tespit edilen hesaplamayı tekrarla davacı şirketin, davalı şirket adına düzenlediği KDV dahil 58.477,45 TL tutarlı 08.04.2021 tarihli, ... no.lu e-arşiv fatura karşılığı 2021 yılı Mart ayı hakediş tutarının KDV hariç 47.162,20 TL, KDV dahil 55.651,39 TL olarak hesaplandığı belirtilmiştir. Davacı vekili, 1. Ek rapora karşı itirazlarını, 2. Ek raporda da tekrarlamıştır. Mahkememizce bilirkişilerden tespiti istenilen davalı vekilinin bilirkişi raporuna karşı itirazında bahsettiği "gerçeğe aykırı olarak davacı kurum hastası" notu işlendiğine ilişkin iddiası, ilgili notun davacı kurum tarafından mı davalı kurum tarafından mı hasta kaydına işlendiği/işlenmesi gerektiği, bu konuda taraflar arasında bir mutabakat gerekip gerekmediği hususları yönünden, gerek Yataklı Tedavi Kurumları İşletme Yönetmeliği, gerekse de SGK ile Hastane arasında akdedilen Hizmet Alımı Sosyal Güvenlik Kurumu ile Özel Sağlık Hizmeti Sunucularından Sağlık Hizmeti Satın Alım Sözleşmesi hükümlerine göre tüm kayıt işlemleri sağlık hizmet sunucusunun sorumluluğunda olduğu, kayıt düzeninden hastanenin mesul müdürünün sorumlu olduğu, hasta takip işlem bilgilerinin sisteme işlenmesi, hatta hekimler tarafından reçete, epikriz vb. tüm kayıt işlemlerinin SGK tarafından verilen şifreler ile münhasıran hastane yetkili şahısları tarafından yapılabildiği, faturalama işlemlerinin ise yine münhasıran mesul müdüre verilen şifreler aracılığıyla yapılabileceği, hülasa, davacı Şirketin Hastane kayıtları üzerinde işlem yapmasının mevzuata aykırılık teşkil edeceği değerlendirilmiştir. Buna göre fatura alacağı yönünden, iddia ve savunmaların, bilirkişi raporunda tespit edilen hususların hep birlikte değerlendirilmesinde, taraflarca sunulan bilgi ve belgelerin karşılıklı incelenmesi sonucu, her ne kadar davalı tarafça bir kısım hastalar için davalı firmanın hizmetinin olmadığı, ya da geç fatura edilmesi gerekçe gösterilerek hesaplamaya dahil edilmemesi gerektiği yönünde itirazda bulunulmuş ise de bilirkişi raporunda tespit edildiği üzere, bahse konu hastalarla ilgili düzenlenen tedavi/taburcu ve diğer detaylı belgelerin davacı şirket tarafından mahkememize sunulduğu, hizmet vermediği ya da hizmet verdiği süre içinde hastaların tedavilerinin yapılmadığı durumda hasta bilgilerinin ve hakediş tutarlarının davacı şirkette olamayacağı, diğer yandan sözleşme gereği SGK’ya fatura edilecek hastalar için işlem tarihlerinin belirleyici olduğu, bu nedenle davalı hastane tarafından geç fatura edilmesinin sorumluluğunun sadece yönlendirme hizmeti veren davacı şirkette olamayacağı mahkememizce kabul edilerek 08.04.2021 tarihli, ... no.lu e-arşiv faturasında verilen hizmetlere karşılık her bir hasta yönünden ayrı ayrı sözleşmenin 5. İle 7. Maddesi ve sözleşmenin " Hizmet Türü, Hizmet Şartları ve Ücretlendirme" başlıklı 3 numaralı ekinde yer alan hizmet şartları ve ücretlendirmeye ilişkin düzenleme gözetilerek yapılan hesaplamaya göre bedelin KDV dahil 55.651,39 TL olduğu bilirkişilerce tespit edilmekle, hesaplama mahkememizce denetime ve hüküm kurmaya elverişli bulunmuş, davalının hesaplamaya yönelik itirazları yukarıda açıklanan gerekçelerle mahkememizce kabul görmemiş ve takibe yapılan itirazın fatura alacağı yönünden 55.651,39 TL üzerinden kısmen iptaline karar verilmiştir. Dava konusu 100.000,00 TL'lik cezai şart yönünden başlatılan takibe itirazın iptali talebinin incelenmesinde; Davacı ... Hiz. Ltd. Şti. İle davalı... Tic. A.Ş. (... Hastanesi) arasında imzalanan 30.06.2021 tarihine kadar yürürlükte kalacağı kararlaştırılan 24.08.2020 tarihli Yönetim Destek Sözleşmesinin 4.7. maddesinde “Hizmet alanın, işbu sözleşmenin 5.14. maddesinde yer alan hastalarla olan iletişim ve ilişkilerin yönetilmesi hakkındaki yükümlülüğünü gereği gibi ifa etmemesi, ihlal etmesi veya eksik ifa etmesinin sonucu olarak SSK, SGK ve sigorta şirketleri başta olmak üzere özel ve idari kurumlar nezdinde hizmet alan yada tedarikçi aleyhine idari işlem tesis edilmesi, ceza kesilmesi, soruşturma açılması, birden fazla hasta şikayetleri olması durumunda tedarikçinin portföy ve müşteri kaybını karşılar mahiyette 100.000,00 - TL cezai şartı hizmet alan ödeyecektir” hükmüne yer verilmiştir. Mahkememizce bu hususta davacı tanıkları dinlenilmiştir. Davacı tanığı ... beyanında: “Anneannem... 31/01/2021 tarihinde evde düşmesi sonucu şikayetlerinin olması sebebiyle TOBB aracılığıyla ... hanımın önerisiyle ... Hastanesine giriş yaptık. Giriş yaptığımızda hastanın üç gün içerisinde taburcu olacağı bize söylendi. Anneannem hastanede ağırlaşmaya başlayınca ilgilenen doktor... ağrıların psikolojik olduğunu söyledi. Ağrıların artması üzerine ben başka bir doktor bulmaya çalıştığımda ise buna karşı çıkarak benim hastama benden başka kimse bakamaz müdahale edemez dedi. Ve anneanneme antidepresan uygulandı. Ben o gece ... hanımı arayarak durumu belirttim ... Hanım sabah altıda hastanede görevli başka bir doktor olan ... beyi kendi arabasıyla getirdi ve anneannem muayene edildi. ... beyin muayenesi sonrası anneannem iki günlük süreçte iyiydi. Biz taburcuya hazırlanmıştık. ... beyin anneannemi muayene etmesi sonucu... bizim yanımızda ... Beye çıkıştı. Benim hastama benden başkası müdahale etmesin hocam lütfen dedi. ... o gün 11:00'de geldi. Bir önceki gün akşam anneannem ağırlaşmıştı ancak hastanede doktor bulamadığımız için bir kişi anneanneme müdahale etti nabzını kontrol etti. Antidepresan verilmesi gerektiğini ancak kendisinin vermeyeceğini sabah doktorun vermesi gerektiğini söyledi. Bu kişinin hastanenin idari personeli ... Bey olduğunu sonradan öğrendik. Anneannemin durumunun iyice ağırlaşması sebebiyle ... Hanımın doktor ... Bey'i getirmesi sonucu ... Bey hastanın yoğun bakıma alınması gerektiğini söyledi... o an orada olmadığı için hasta yoğun bakıma alındı. Anneannemin durumunun iyice ağırlaşması böbrek yetmezliği yaşaması ve hastanede bulunan diyaliz makinesinin çalışmaması sebebiyle anneannemi ... Vakıf hastanesine sevk ettiler hastanede yapılan teste anneannemin bir haftadır Covid olduğu ortaya çıktı. 14 gün hastanede yatmış olduğunu düşündüğümüzde ... Hastanesinden Covid kaptığını değerlendiriyorum. ... hastanesinde temizlikçiler hariç hiçbir doktor hemşire maske takmıyordu. Ziyaretçi kısıtlaması yoktu, anneannem ... Hastanesine yatırıldıktan iki gün sonra Sahra Hastanesinde vefat etti. Biz aynı apartmanında yaşayan yirmi otuz kişi hepimiz o süreçte Covide yakalandık babam 19 gün yoğun bakımda yattı , anneannem ağırlaştığı gece kat görevlisine doktor olup olmadığını sordum. Kat görevlisi bir acil doktorunun olduğu ancak başka bir hastayı muayene ettiğini söyledi daha sonra hemşirelerden yardım istediğimizde hastanın bulunduğu odaya takım elbise üzerine önlük giymiş daha sonra ismini ... olarak öğrendiğimiz birisi gelip anneannemin nabzını ölçtü saturasyon değerlerine baktı ve önceki beyanımda belirttiğim şeyleri söyledi. Biz bu kişinin doktor olduğunu düşünmüştük ancak anneannemi kaybettikten sonra bu kişinin doktor olmadığını ... Hanımdan ve Doktor ... Beyden öğrendik. Dosyada mevcut imzamın bulunduğu hastane başhekimliğine başlıklı dilekçeyi yazım kötü olduğu için dayımın kızı yazmıştır. Ancak içeriği bana aittir. Ben söyledim o yazdı, imzada bana aittir İlçe sağlık Bakanlığına şikayette bulunup bulunmadığımı hatırlamıyorum, Dosyada mevcut bana gösterilen ilgili makama hastane başhekimliğine başlıklı dilekçeyi geçen seosyada mevcut bana gösterilen ilgili makama hastane başhekimliğine başlıklı dilekçeyi geçen sene haziran ayında ben imzaladım ancak hastaneye ben teslim etmedim kuzenim ... ... Hastanesine sunmuştur. Şu an bir hastanız olsa yine ... hanım aracılığıyla bir hastaneye gideriz,” şeklinde beyanda bulunmuştur. Davalı tanığı ... beyanında “Ben davalı hastanenin 01/09/2020 15/04/2022 tarihleri arasında müdürlüğünün yaptım. ... bey hastanede idari amir olup aynı zamanda sağlık personelidir. Geceleri alan turu yapıp ve visit yapmaktadır. Sağlık personeli olduğu için ön triaj yapma yetkisi vardır. Ancak serviste yatan hastayı edip etmediğini bilemem geceleri mesaimizi çakışmaması sebebiyle bilemiyorum. Covid servisinin bulunduğu katın sorumlusu doktoru...'di ve hemşiresi ... Hanımdı... katın tüm sorumluluğu kendisinde olduğu için o kata başka görevli olmayan hiçbir personeli almıyordu. O yüzden servisin işleyişini tam olarak bilemiyorum ancak poliklinik kısmında maske ve hijyen kurallarına uyulduğunu biliyorum. Bu konuda bakanlıktan herhangi bir uyarı almadık. hastanemizde saat altıdan sonra acil doktoru ... Hanım Dr. ... Hanım ve anestezi uzmanı ... Bey olmak üzere toplam üç doktor her zaman hazır bulunurdu. Özel sağlık sigortası ile gelen hastaların ödemelerinin alınması ve fatura kesilmesi işleriyle davacı şirket ilgilenirdi davalı ödeme alıp fatura kesmemesi gibi bir durum söz konusu değildi. Davacı şirketin ayrı odası ve bankosu vardı ancak bu oda ve banko ne zaman tahsis edildi tam bilemiyorum pos cihazının hastaneye ne zaman geldiğini tam olarak hatırlamıyorum ancak mevcuttu Dr. ... Beyin Covid şikayeti dışında şikayeti olan hastalara bakıp bakmadığını bilmiyorum. Bu doktor beyin tasarrufunda ve tıbbi bilgi gerektiren bir durumdur. Hasta şikayetleriyle ilgili hasta hakları birimi vardı. Şikayetlere dair bir bilgim yoktur. ... Hanım ... Beye bir şeyler söylerdi ancak söyledikleri şeyi şikayet olarak algılamadım, Dava dilekçesi ek 33 numaralı fotoğrafta sağda gözüken kişi benim fotoğraftaki diğer kişi de sağlık çalışanı değil yönetim kurulu başkanının sekreteriydi.iş yerlerinde hızlı PCR testleri yapılmadan önce kimlik tespiti gibi işlemleri biz yapıyorduk. Bunun dışında yanımızda iki adet hemşire de bulunuyordu onların olduğu fotoğrafta vardı ancak o fotoğraf dava dilekçesine eklenmemiş”şeklinde beyanda bulunmuştur. Davalı tanığı ... beyanında; “Ben davalı hastanede 01/09/2020 -14/06/2022 tarihleri arasında baş hemşire olarak çalıştım. Geceleri hastanede acil doktorunun olmadığı zamanlar oldu. Ancak acil doktoru yokken anestezi doktoru hep vardı. Doktor... Covid hastalarının bulunduğu kattan sorumluydu ve o katta görevli başka bir hemşire vardı. Benim o kata dair hiçbir bilgim yoktur. Davacı şirketin hastanede odası ve bankosu vardı. Yetki ve görevim dahilinde olmadığı için hasta şikayetleriyle ilgili bir bilgim yoktur. ... Bey hastanenin idari amiridir aynı zamanda sağlık personelidir. Hastalara ön triaj yapabilir ve yapmıştır. Ancak doktor gibi bir hastayı muayene ettiğine ben hiç şahit olmadım, hastanede Davacı şirketin bankosu olduğunu biliyorum ancak ödeme alınma ve fatura kesilme sürecini bilmiyorum. ... Covid dışında dahiliye kapsamı içindeki hastaları dahiliye doktoru olduğu için muayene etmiştir. Ancak Covid katında yetkili ve sorumlu olmadığım için ve...'in hemşiresi olmadığım için başka doktorların konsültasyonuna izin verip vermediğini bilmiyorum, ... hanım sürekli hastanedeydi. Özel sağlık sigortasıyla gelen hastalarla o ilgilenirdi” şeklinde beyanda bulunmuştur. Bilirkişi heyeti 20/02/2023 tarihli kök raporunda; dosya içeriğinde, cezai şart koşulları arasında sayılan, sözleşme süresince SGK, sigorta şirketleri yada özel ve idari kurumlar nezdinde hizmet alan yada tedarikçi aleyhine ifa edilmiş bir idari işlem, ceza tahakkuku ve soruşturma bilgisinin bulunmadığını, madde hükmünün uygulanması gerekçelerinden bir diğeri de birden fazla hasta şikayetinin bulunması koşulu olduğunu, dava dilekçesi ve eklerinde, ...'nın 10.10.2020 tarihli şikayet dilekçesinde Dr. ...’ın ilgisiz davrandığını, ...'ın 14.10.2020 tarihli şikayet dilekçesinde personelin kötü muamelesine maruz kaldığını, ...'in 04.11.2020 tarihli şikayet dilekçesinde Dr. ...’ın ilgisiz tavrına maruz kaldığını, ...'ın 15.12.2020 tarihli şikayet dilekçesinde hastanedeki hizmetten memnun kalmadığını, ...'ın 15.12.2020 tarihli şikayet dilekçesinde hizmetten memnun kalmadığını, ...'in 18.12.2020 tarihli şikayet dilekçesinde hastanede hijyen kurallarına uyulmadığını, ...'in 18.02.2021 tarihli şikayet dilekçesinde hastanedeki uygulamalar dolayısıyla COVİD’e yakalandığını, ...'un 23.02.2023 tarihli şikayet dilekçesinde hizmetten memnun kalmadığını, ...'in 22.03.2021 tarihli şikayet dilekçesinde Dr. ...’ın ilgisiz tavrına maruz kaldığını, ...'nun 22.02.2021 tarihli şikayet dilekçesinde babası adına aldığı hizmetten memnun kalmadığını, ...'in 23.01.2021 tarihli şikayet dilekçesinde hastanede uzun süre bekletildiğini, ...'in bila tarihli dilekçesinde babaannesi...’i böbrek yetmezliği dolayısıyla 02.02.2021 tarihinde hastaneye getirdiğini, hatalı tedavi dolayısıyla babaannesinin bilahare vefat ettiğini, ...'nin 23.09.2020 tarihli şikâyet dilekçesinde hastanedeki hizmetten memnun kalmadığını, ...'in 07.12.2020 tarihli şikâyet dilekçesinde hastane personelinden şikayetçi olduğunu, ...'in 03.01.2021 tarihli şikâyet dilekçesinde hastanede düzenlenen belgelerden örnek talep ettiklerini, ancak talebinin karşılanmadığını, ...'ın 19.03.2021 ve 21.03.2021 tarihli tarihli şikâyet dilekçesinde covid nedeniyle acil servise müracaatında doktor bulamadığını, epikriz alamadığını belirttikleri, Şikayetvar internet sitesine yapılan ihbar ve şikayetlerin ise isimsiz olması ve teyit edilememesi dolayısıyla rapora konu edilmediğini, davacı tarafından gerek Mahkemeye sunulan şikayet dilekçeleri ve gerekse duruşmadaki tanık beyanları dikkate alındığında 24.08.2020 tarihli Yönetim Destek Sözleşmesinin 4.7. maddesinde belirtilen “birden fazla hasta şikayetleri olması durumunda” cezai şart koşulunun takdir yüce mahkemeye ait olmak üzere mevcut olduğunun değerlendirildiğini, madde metninde belirtilen bir diğer koşul ise “tedarikçinin portföy ve müşteri kaybını karşılar mahiyette” olması durumu olduğunu, dosyadaki bilgi ve belgelerden, birden fazla hasta şikayetinin davacının portföy ve müşteri kaybına neden olup olmadığı, portföy ve müşteri kaybına neden olması durumunda ise ne miktarda kayıp olduğunun tespitinin mümkün olmadığını, taraflar arasında imzalanan 24.08.2020 tarihli Yönetim Destek Sözleşmesinin 4.7. maddesinde belirtilen cezai şart tutarının 100.000,00 -TL olduğunu, cezai şart koşulu olan “birden fazla hasta şikayetleri olması durumunun” mevcut bulunmasına karşın, sözleşmenin bahsi geçen madde metninde belirtilen davacının birden fazla hasta şikayetinin portföy ve müşteri kaybına neden olup olmadığı, portföy ve müşteri kaybına neden olması durumunda ise kaybın ne miktar olduğu tespit edilemediğini arz etmişlerdir. Bilirkişi kök raporunda cezai şartlara yönelik tespitlere davacı vekili, bilirkişi heyetinin zararın hesaplanması gerektiği fakat hesaplama yapılamadığı şeklindeki tespitleri haricindeki tespitlerini kabul ettiklerini, sözleşme metninden anlaşıldığı üzere alacağın cezai şart olduğunu, bunun ifası için zararın ispat edilmesinin şart olmadığını, sözleşmede belirtilen cezai şart miktarından daha fazla zararın talep edilmediğini, bu sebeple zararın tespitine gerek olmadığını beyan ederek itiraz etmiş, davalı vekili ise taraflar arasında imzalanan sözleşmede belirtilen cezai tutarının 100.000 TL olduğu, cezai şart koşulu olan birden fazla hasta şikâyeti olması durumunun mevcut bulunmasına karşın sözleşmenin bahsi geçen madde metninde belirtilen -davacının birden fazla hasta şikâyetinin portföy ve müşteri kaybına neden olup olmadığı, portföy ve müşteri kaybına neden olması durumunda ise kaybın ne miktar olduğu tespit edilememiştir- denildiğini, bu durumda davacının cezai şart isteminin koşullarının oluşmadığını, dosyadaki şikâyet dilekçelerin içeriğinde şikâyet edenlerin her zaman davacı şirket ve yetkilisi ... Hanım ile birlikte hareket ettiklerinin açık olduğunu, raporda belirtildiği gibi portföy ve müşteri kaybının olup olmadığı olmuş ise kaybın miktarının tespitinin mümkün olmadığının açık olduğunu beyanla cezai şart isteminin hukukî dayanaktan yoksun olduğu yönünde beyanda bulunmuştur. Tarafların kök rapora karşı beyanları üzerine alınan 14/06/2023 tarihli ek raporda cezai şarta ilişkin olarak, kök raporda taraflar arasında imzalanan 24.08.2020 tarihli Yönetim Destek Sözleşmesinin 4.7. maddesinde belirtilen cezai şart tutarının 100.000,-TL olduğu, cezai şart koşulu olan “birden fazla hasta şikayetleri olması durumunun” mevcut bulunmasına karşın, sözleşmenin bahsi geçen madde metninde belirtilen davacının birden fazla hasta şikayetinin portföy ve müşteri kaybına neden olup olmadığı, portföy ve müşteri kaybına neden olması durumunda ise kaybın ne miktar olduğu tespit edilememiştir” değerlendirmesine yer verildiğini, davacının itiraz dilekçesinde bilirkişi heyetinin cezai şart ile ilgili değerlendirmelerine itiraz ettiklerini, sözleşmede yer alan "portföy ve müşteri kaybını karşılar mahiyette" ibaresinin zarar tutarının 100.000,-TL den fazla olması halinde geçerli olacağını belirttiğini, davacı vekilinin cezai şart hususundaki değerlendirmelerini ve kanaatini etkileyecek yeni bilgi ve bulgu sunamadığını, konu hakkındaki nihai hukuki değerlendirme ve kanaatin mahkemenin takdirinde olduğunu belirtmişlerdir. Daha sonra alınan 31/01/2024 tarihli ek raporda da aynı hususlar yinelenmiştir. Mahkememizin 27/03/2024, 29/05/2024 tarihli celselerinde davacı vekilinin dava dilekçesinde belirttiği kurum ve kuruluşlarda hasta şikayetleri bulunup bulunmadığına yönelik müzekkereler yazılmış, ... İlçe Sağlık Müdürlüğünün E-... sayılı yazı cevabında ...'in, hasta eşi ...'in hastanede yaşadığı aksaklıklara ilişkin cimer kanalıyla 08/02/2021 tarihli şikayette bulunduğu, 05/04/2021 tarihinde başvuru sahibi ile görüşülerek ücret alınmadığına ilişkin teyitin yapılarak başvurunun kapatıldığı, 18/02/2021 tarihli ...'in babaannesi...'in ölümü sebebiyle davalıya ait hastanede görev yapan Dr. ... hakkında incelemenin yapılmasını talep etmiş, gerekli belgeler incelenmiş ve tıbbi usul ve esaslara uygunsuzluk gözlenmediğinden hastane yönünden gerektiğinde güncellenmek üzere başvurunun kapatıldığı, 02/09/2021 tarihinde ...'ın annesi ...'ın hastanede yaşadığı aksaklıklar sebebiyle, davalı şirkete ait hastaneden ve Dr. ...'tan şikayetçi olduğu, sağlık müdürlüğü tarafından hasta dosyasının kendisine verilemeyeceği, annesinin dilekçe ile müdürlüğe başvurması halinde yardımcı olunacağı, fatura verilmemesi ile ilgili vimer hattına şikayette bulunulabileceği, hasta dosyası alındıktan sonra SGK'ya giderek ücret iadesi ile ilgili bilgi alması gerektiği, şube müdürlerine konunun iletildiği, hastane personellerinin uyarılacağı bilgisinin verilerek başvurunun 01/10/2021 tarihinde kapatıldığı anlaşılmıştır. Diğer tüm kurum ve kuruluşlara yazılan müzekkerelere, davalı şirkete ait ... Hastanesi hakkında herhangi bir şikayet bulunmadığından bahisle cevap verilmiştir. Cezai şart borçlunun, asıl borcunu ilerde, hiç veya gereği gibi ifa etmediği takdirde alacaklıya karşı ifa etmeyi önceden taahhüt ettiği edime denir. Bu nedenle cezai şart, asıl borca bağlı olarak ve ancak bu borcun ihlali ile doğabilecek olan fer’i bir edimdir. Borçlu cezai şart ödemeyi taahhüt etmişse, artık alacaklı herhangi bir zarara uğradığını iddia etmek veya zararının şümulünü ispat etmek zorunda kalmadan, tazminat elde etmek imkânını bulacaktır. Zira cezai şart borcun ihlali hâlinde verilmesi gereken, önceden kararlaştırılmış kesin miktarlı (maktu) bir tazminattır. Cezai şartın kararlaştırılabilmesi için asıl borcun mahiyeti önemli değildir; bir verme borcu kadar, yapma veya yapmama borçlarında da cezai şart kararlaştırılabilir (Eren, Fikret; Borçlar Hukuku Genel Hükümler, Ankara 2017, s. 1210). Ayrıca cezai şartın esas itibariyle iki temel amacı bulunmaktadır. Bunlardan biri, borçluyu ifaya zorlamak ve böylece asıl borcun ifasını teminat altına almak; diğeri de, borcun ifa edilmemesinden doğacak zararı önceden ve götürü şekilde tespit etmektir. Bu iki temel amacı dışında, cezai şartın diğer bir amacı da, ifayı engelleyen cezai şartta (dönme cezasında) borçlunun cezai şartı ödemek suretiyle sözleşmeden kolayca dönmesini sağlamaktır (Kocaağa, Köksal; Türk Özel Hukukunda Cezai Şart Ankara 2003, s. 40). Cezai şarta ilişkin yasa düzenlemesi TBK 180/f.1 maddesinde düzenlenmiştir. Madde hükmüne göre, gerek sözleşmenin hiç veya gereği gibi ifa edilmemesi gerekse ifanın zamanında veya yerinde yapılmaması halinde cezai şart ödenmesi kararlaştırılmışsa, alacaklı bunu hiçbir zarara uğramamış olsa bile isteyebilecektir. TBK 180/1-2 maddeleri uyarınca alacaklı hiçbir zarara uğramamış olsa bile, kararlaştırılan cezanın ifası gerekeceği sabit olmakla alacaklının uğradığı zarar kararlaştırılan ceza miktarını aşıyorsa alacaklı, borçlunun kusuru bulunduğunu ispat etmedikçe aşan miktarı talep edemeyecektir. Somut olayda, taraflar arasında imzalanan 24.08.2020 tarihli Yönetim Destek Sözleşmesinin 4.7. maddesinde “Hizmet alanın, işbu sözleşmenin 5.14. maddesinde yer alan hastalarla olan iletişim ve ilişkilerin yönetilmesi hakkındaki yükümlülüğünü gereği gibi ifa etmemesi, ihlal etmesi veya eksik ifa etmesinin sonucu olarak SSK, SGK ve sigorta şirketleri başta olmak üzere özel ve idari kurumlar nezdinde hizmet alan yada tedarikçi aleyhine idari işlem tesis edilmesi, ceza kesilmesi, soruşturma açılması, birden fazla hasta şikayetleri olması durumunda tedarikçinin portföy ve müşteri kaybını karşılar mahiyette 100.000,00TL cezai şartı hizmet alan ödeyecektir” hükmü düzenlenmiştir. Dava dilekçesi ve eklerinde, ...'nın 10.10.2020 tarihli şikayet dilekçesinde Dr. ...’ın ilgisiz davrandığını, ...'ın 14.10.2020 tarihli şikayet dilekçesinde personelin kötü muamelesine maruz kaldığını, ...'in 04.11.2020 tarihli şikayet dilekçesinde Dr. ...’ın ilgisiz tavrına maruz kaldığını, ...'ın 15.12.2020 tarihli şikayet dilekçesinde hastanedeki hizmetten memnun kalmadığını, ...'ın 15.12.2020 tarihli şikayet dilekçesinde hizmetten memnun kalmadığını, ...'in 18.12.2020 tarihli şikayet dilekçesinde hastanede hijyen kurallarına uyulmadığını, ...'in 18.02.2021 tarihli şikayet dilekçesinde hastanedeki uygulamalar dolayısıyla Covid’e yakalandığını, ...'un 23.02.2023 tarihli şikayet dilekçesinde hizmetten memnun kalmadığını, ...'in 22.03.2021 tarihli şikayet dilekçesinde Dr. ...’ın ilgisiz tavrına maruz kaldığını, ...'nun 22.02.2021 tarihli şikayet dilekçesinde babası adına aldığı hizmetten memnun kalmadığını, ...'in 23.01.2021 tarihli şikayet dilekçesinde hastanede uzun süre bekletildiğini, ...'in bila tarihli dilekçesinde babaannesi...’i böbrek yetmezliği dolayısıyla 02.02.2021 tarihinde hastaneye getirdiğini, hatalı tedavi dolayısıyla babaannesinin bilahare vefat ettiğini, ...'nin 23.09.2020 tarihli şikâyet dilekçesinde hastanedeki hizmetten memnun kalmadığını, ...'in 07.12.2020 tarihli şikâyet dilekçesinde hastane personelinden şikayetçi olduğunu, ...'in 03.01.2021 tarihli şikâyet dilekçesinde hastanede düzenlenen belgelerden örnek talep ettiklerini, ancak talebinin karşılanmadığını, ...'ın 19.03.2021 ve 21.03.2021 tarihli tarihli şikâyet dilekçesinde covid nedeniyle acil servise müracaatında doktor bulamadığını beyan ettikleri şikayet dilekçelerinin mevcut olduğu, ... İlçe Sağlık Müdürlüğünün ... sayılı yazı cevabında kapatılmış olsa dahi ...'in, hasta eşi ..., ...'in babaannesi..., ...'ın annesi ... hakkında şikayetlerinin bulunduğu, yine mahkememizce tanık olarak beyanı alınan ...'in beyanları birlikte değerlendirildiğinde, taraflar arasında imzalanan 24.08.2020 tarihli Yönetim Destek Sözleşmesinin 4.7. Maddesinde düzenlenen "... SSK, SGK ve sigorta şirketleri başta olmak üzere özel ve idari kurumlar nezdinde hizmet alan yada tedarikçi aleyhine birden fazla hasta şikayetleri olması durumunda tedarikçinin portföy ve müşteri kaybını karşılar mahiyette 100.000,00TL cezai şartı hizmet alan ödeyecektir." hükmü doğrultusunda birden fazla hasta şikayeti olması şartının gerçekleştiği mahkememizce kabul edilmiştir. Her ne kadar bilirkişi raporunda bahse konu madde gereği hasta şikayetleri sebebiyle tedarikçinin portföy ve müşteri kaybı yaşayıp yaşamadığı ve bunun miktarının tespit edilemediği belirtilmiş ise de yukarıda açıklandığı üzere TBK 180/1-2 maddeleri uyarınca alacaklı hiçbir zarara uğramamış olsa bile, kararlaştırılan cezanın ifası gerekeceği, alacaklının uğradığı zarar kararlaştırılan ceza miktarını aşıyorsa alacaklı, borçlunun kusuru bulunduğunu ispat etmedikçe aşan miktarı talep edemeyeceği, davamızda davacının cezai şartta kararlaştırılan bedeli aşan bir zarar talebi bulunmadığı, sözleşmede kararlaştırılan bedel için zararın ispatına gerek olmadığı mahkememizce kabul edilmiştir. Davalı vekili aynı zamanda cezai şartın indirilmesini talep etmiştir. Aşırı cezanın indirilmesi şartları; 1. Geçerli bir ceza koşulu anlaşması bulunmalıdır... 2. Ceza koşulu muaccel olmalıdır... 3. Ceza henüz ifa edilmemiş olmalıdır... 4. Ceza koşulu aşırı derecede yüksek olmalıdır. İndirimin en önemli sebebi kararlaştırılan ceza miktarının aşırı derecede yüksek olmasıdır. Ceza miktarının aşırı olup olmadığına hakim takdir hakkını kullanarak karar verir. Hakim takdir hakkına dayalı olarak kararını verirken alacaklı ve borçlunun ekonomik durumlarını, alacaklının çıkarlarını, özellikle uğradığı zarar miktarını, borçlunun kusurunu, borca aykırılığın ağırlığını, sözleşmenin türünü ve süresini göz önünde tutar. Bunun sonunda hakim kararlaştırılan ceza miktarının makul olmayacak derecede yüksek tutulduğunu; adalet ve hakkaniyet ilkeleriyle açık bir çelişki içinde bulunduğunu görürse, sözleşmeye müdahale edip ceza miktarını indirir. TTK m.22 tacir sıfatını haiz borçlunun hakimden aşırı ceza koşulunun indirilmesini isteyemeyeceği hükmünü içermektedir. Ancak tacir sıfatını haiz borçlu, sözleşmenin içerdiği ceza koşulu miktarının ekonomik mahvına neden olacak derecede yüksek olduğu, bu nedenle ticari kişilik hakkına, adalet ve hakkaniyete aykırı bulunduğu gerekçesiyle tamamen kaldırılmasını veya makul düzeye indirilmesini isteyebilir. Hakim bu takdirde ceza koşulu hükümlerine başvurmaksızın TBK m.27/II'yi uygulayabileceği gibi aşırı ceza koşulu kavramıyla ilgili yukarıda incelemiş olduğumuz durumlar varsa TBK m. 182/III'e göre de ceza miktarını indirebilir. Ceza koşulu, bir karşı edim mukabilinde yüklenilmiş edim olmadığı için borçlu aşırı yararlanma (gabin) hükümlerine başvuramaz. Hakimin aşırı ceza koşulunu indirme kararı, yenilik doğuran bir karar olup geçmişe etkili hüküm ve sonuç doğurur. Böylece ceza daha başlangıçtan itibaren kararda belirtilen indirilmiş miktarıyla konulmuş sayılır. Dava bir indirim davası olduğundan, hakim hiçbir zaman ceza koşulunun tamamını ortadan kaldıramaz (Eren Borçlar Hukuku Şerhi, Cilt III, s. 2881, 2882, 2883, 2884, 2885). Açıklandığı üzere tacirler için cezai şart ancak borçlunun iktisadı yönden mahfına sebep olacak derecede yüksek olması halinde indirilebilecek olup, davalı vekilinin cevap dilekçesinde cezai şart miktarının müvekkil şirketi zora düşürecek olduğu beyanı dışında, sözleşmenin imzalandığı 24.08.2020 tarihi ve dava tarihi itibariyle davalı şirketin sahibi olduğu hastanenin faal olması karşısında belirlenen 100.000,00 TL cezai şartın davalı şirketin mahfına sebep olacağına ilişkin delil bulunmaması birlikte değerlendirildiğinde cezai şarttan indirim yapılmasına yer olmadığı takdir olunarak 100.000,00 TL cezai şart talebi yönünden de başlatılan takibe yapılan itirazın reddine karar verilmiştir. Davacı tarafça ilgili fatura alacağı ve cezai şart yönünden takipten önce .... Noterliğinin 08/04/2021 tarihli ... yevmiye numaralı ihtarnamesinin, davalı tarafa 12/04/2021 tarihinde tebliğ edildiği, ihtarname ile verilen 10 günlük sürenin bitimi olan 22/04/2021 tarihi itibariyle davalının temerrüde düştüğü, buna göre mahkememizce resen yapılan hesaplamada davacının 447,76 TL işlemiş faiz talep edebileceği anlaşılmış, buna karşın takip talebinde 175.43 TL işlemiş faiz talep edildiğinden taleple bağlı kalınarak 175,43 TL işlemiş faiz yönünden talebin kabulüne karar verilmiş, itiraz haksız, alacak likit olduğundan asıl alacağın %20 si olan 31.165,36 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere; Davacının davasının KISMEN KABULÜNE; 1-Davalı borçlunun .... İcra Dairesinin ... Esas sayılı takip dosyasına vaki itirazın kısmen iptaline, takibin 55.651,39 TL fatura alacağı, 100.000,00 TL cezai şart bedeli, 175,43 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 155.826,82 TL üzerinden devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, asıl alacağa takip tarihinden tahsil tarihine kadar %18,25 oranında temerrüt faizi uygulanmasına, 2-İtiraz haksız, alacak likit olduğundan asıl alacağın %20 si olan 31.165,36 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince hesaplanan 10.644,53TL nispi karar harcının, peşin alınan 1.916,14TL harcın mahsubu ile geri kalan 8.728,39 TL harcın davalıdan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 4-Kabul edilen miktar üzerinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Ücret Tarifesi gereğince hesap olunan 30.000,00 TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Reddedilen miktar üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Ücret Tarifesi gereğince hesap olunan 2,826,06 TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6-Davacı tarafından yapılan dava açılırken yatırılan toplam 1.983,94 TL (59,30 TL BHV, 8,50 TL VSH, 1.916,14 TL peşin harç ) harcın davalıdan alınarak, davacıya verilmesine, 8- Davacı tarafından yargılama aşamasında yapılan toplam 7.660,00 TL (400,00 TL tebliğler ve posta, 7.200,00 TL bilirkişi ücreti) yargılama giderinin davadaki kabul ve red oranına göre hesaplanan 7.523,55 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak, davacıya verilmesine bakiye yargılama giderinin davacı üzerine bırakılmasına, 9-Davalı tarafından yargılama aşamasında yapılan toplam 7.200,00 TL (7.200,00TL bilirkişi ücreti) yargılama giderinin davadaki kabul ve red oranına göre hesaplanan 128,25 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak, davalıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin davalı üzerine bırakılmasına, 10-Arabuluculuk ücreti olan 1.320,00 TL'nin davadaki kabul ve red oranına göre; 23,51 TL'sının davacıdan, 1.296,49 TL'sının davalıdan alınarak, HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 11-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayarak artan gider avansının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içinde İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 09/10/2024 Katip ... e-imzalıdır Hakim ... e-imzalıdır