İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/505 E. 2025/734 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2024/505
Karar No
2025/734
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/505 Esas KARAR NO : 2025/734 DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 29/08/2024 KARAR TARİHİ : 23/10/2025 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilleri ile davalı şirket arasında 17/03/2023 tarihli sadece son sayfası taraflarca imzalı olan 'Testokul Bayilik Sözleşmesi' ile bayilik ilişkisi kurulduğunu, bunun üzerine sözleşme tarihinde müvekkilleri şirket tarafından davalı şirkete cari hesaba eklenmek üzere ve yıl içerisinde çeşitli tarihler de çekilecek ürünlere istinaden ödeme aracı olarak; 31/10/2023 vade tarihli 100.000,00 TL tutarlı, 30/11/2023 vade tarihli 160.000,00 TL tutarlı, 31/12/2023 vade tarihli 160.000,00 TL tutarlı, 31/01/2024 vade tarihli 160.000,00 TL tutarlı ve 29/02/2024 vade tarihli 170.000,00 TL tutarlı Toplam 750.000,00 TL değerinde 5 adet çek verildiğini, işbu çeklerin icra takibine konu olan cari hesap ekstresinde ve iki tarafın ticari defterlerinde de görüldüğünü, sözleşmenin imzalı olan son sayfasında "Yürürlük" başlığı altındaki 15. Maddesin de; "15)İşbu sözleşme tarafların tam bir mutabakatı ile 17/03/2023 tarihinde imzalanmış ve yürürlüğe girmiştir." Sözleşmenin Süresi ve Sona Ermesi" başlığı altındaki 13. Maddenin B fıkrası ise; "13/B). .. Bayilik Sözleşmesi sözleşme yılı için geçerlidir. Sözleşme yenilemeleri her yıl Ocak ayından itibaren yapılır." hükümlerine haizdir olduğunu, sözleşme süresi bittiğinde müvekkilleri şirketin davalı yandan cari hesap ekstresine dayalı olarak 219.332,23 TL alacak bakiyesinin kaldığını, bunun üzerine müvekkilleri tarafından cari hesap ilişkisine dayalı bakiyenin kendisine ödenmesinin istendiğini, ancak davalı tarafın müvekkillerinin bu haklı talebini yerine getirmeyerek cari hesaba dayalı borcu ödemediği bu nedenle 22/04/2024 tarihinde taraflarınca davalı aleyhine ... 14. İcra Müdürlüğünün ...E. Sayılı dosyasıyla takibe geçildiğini, ancak borçlu şirketin kötü niyetli olarak mesnetsiz ve dayanaktan yoksun sebeplerle bahse konu icra takibine itiraz ederek icra takibini durdurduğunu, öncelikle taraflar arasındaki 17/03/2023 tarihli '...' nin sadece son sayfası taraflarca imzalı olup imzalı olarak müvekkilleri şirketçe kabul edilmiş hükümlerde iadeler için ayrıca bir iskonto oranı kararlaştırılmadığını, iadelerin tamamının ... sistemi üzerinden müvekkilleri şirketçe iade faturaları düzenlenmesinden sonra Eksen Bölge Müdürlüğünün onayıyla yapıldığını, Müvekkilleri şirketin ürün iadelerinin tamamının davalı şirket tarafından kabul edildiğini, iadelerin müvekkilleri şirkete geri gönderilmediğini, ticari defterlere işlenmiş ve sözleşme süresi boyunca bu iadelere ilişkin hiç bir şekilde davalı yanca iade ürün iskonto faturası kesilmediğini, Sözleşme süresi içerisinde ... tarafından ... sistemi üzerinden müvekkilleri şirketin talebi olmaksızın şirket adına ürün istemleri girildiği ve böylece müvekkilleri şirket tarafından ürün sipariş edilmemesine karşın sipariş işlemi oluşturulduğunu, bu şekilde müvekkillerinin talebi olmaksızın ... tarafından oluşturulmuş fazla siparişlerden kalan ürünlerin satılmayan kısımlarının müvekkilleri tarafından iade edilme mecburiyetinde kalındığını, bu sebepledir ki sözleşmede yer alan 'Toplam kitap satışının cirosunun %10'unun üzerinde iade alınmaz' hükmüne davalı şirket tarafından riayet edilmeden ve müvekkillerinin yaptığı iadeler itiraz edilmeksizin ve iadeler geri gönderilmeksizin davalı ... tarafından kabul edildiğini, ancak sözleşmenin bitmesiyle cari hesapta müvekkilleri şirketin alacak bakiyesi kalması üzerine bütün yıl içerisinde tüm iadeleri B2B sistemi üzerinden onaylayan, iade faturalarını sisteme ve cari ekstrelerine ve ticari defterlerine giren, hiç bir iadelerine ek iskonto faturası düzenlemeyen davalı şirketin cari hesap ekstresinden kalan bakiyeyi ödememek için iadelerin kabulünden ve hatta sözleşme bitiminden çok sonra iadelere ilişkin haksız şekilde ek iskonto faturası düzenleyerek bakiye çıkan borcunu ödemekten kaçınmaya çalıştığını, davalı şirket ile işbu bakiyenin ödenmesi için defalarca görüşülmesine karşın olumlu cevap alınamadığını, nihayetinde davalı ile yapılan arabuluculuk görüşmesinin de olumsuz olarak sonuçlandığını, ayrıca davalı şirket her ne kadar 29/04/2024 tarihli icra takibine itiraz dilekçesinde yetki itirazında bulunduğunu da belirtse de yetkili icra müdürlüğünü göstermediğinden yetki itirazının geçersiz olduğunu, Bayilik sözleşmenin imzalı olan son sayfasında "Diğer Hususlar" başlıklı 14. Maddenin b bendinde "İhtilaf hal mercii İstanbul Ticaret Mahkemeleridir" demekle yetkili icra dairelerinin ve mahkemenin İstanbul Adliyesi olduğunun da belirtildiğini, Davalı borçlu şirketinin itirazının haksız ve mesnetten yoksun olduğunu, taraflar arasındaki bayilik ilişkisi ve bu ilişki uyarınca davalıya müvekkilleri tarafından yapılan ödemelerin de alınan ürünlerin de faturalarla sabit olduğunu, taraflarınca ve davalının ticari defterlerinin incelenmesi neticesinde de alacak ve miktarı ispat edilecek olup borçlu şirketin itirazlarının yerinde olmadığının görüleceğini, ayrıca takibe konu edilen alacağın likit ve belgeli olduğunu, Borçlu şirketin haksız ve kötü niyetli olarak takibe/borca itiraz ederek sürecin uzamasına ve buna bağlı olarak müvekkillerinin alacağını tahsil edememesine neden olduğunu, Davalı şirketçe sözleşme süresi içerisinde ve müvekkillerince yapılan iade işlemlerinden hemen sonra iadelere yönelik ek iskonto talebi ve faturası oluşturulmamışken, sözleşme bitiminden ve cari hesap ekstresine göre borçlu çıktıktan sonra iadelere yönelik işlem yapmasının davalının haksız ve kötü niyetli olduğunu ispatladığını, davalı aleyhinde alacağın %20'si oranında icra inkar tazmınatına hükmedilerek tahsilini talep etmek gerektiğini, tüm bu açıklamaları doğrultusunda davalı borçlunun itirazının haksız olduğu ortada olup itirazın iptali ile takibin aynı şartlarla devamına karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP :Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı yanın davalı müvekkilleri ile arasında akdedilen 17/03/2023 tarihli bayilik sözleşmesinden bahisle davalı müvekkilleri şirkete toplam 750.000,00TL değerinde çek verdiğini, sözleşme süresi bittiğinde 219.332,23 TL alacak bakiyesi kaldığını, işbu bakiyenin davalı şirketten ödenmesini istediğini ancak müvekkilleri şirketin borcu ödemeyip şirket aleyhine başlatılan icra takibine haksız ve kötü niyetle itiraz ederek icra takibini durdurduğunu, bu gerekçeyle sayın mahkemenizde görülmekte olan davanın müvekkilleri aleyhine ikame edildiğini ileri sürdüğünü, Davacı yanın işbu dava konusu ve ... 14. İcra Müdürlüğünde başlatılan ... E. Numaralı dosyada müvekkilleri aleyhine iade ürünlerinden kaynaklanan borcunu konu ettiğini, davacı yan ile davalı müvekkilleri arasında akdedilen sözleşmenin "..." başlıklı maddesinden de anlaşılacağı üzere, "Bayinin iade oranı sadece kitaplarda olmak üzere toplam kitap satışının %10'udur." aynı maddenin devam eden fıkrasında "Aşağıdaki iade şartlarına uygun olmayan hiçbir talep ... tarafından kabul edilmeyecektir: - A. İade ve takas Kuralları başlıklı fıkranın c) numaralı fıkrasında "..." hükmünün yer aldığını, Davacının imza altına almış olduğu sözleşmede yer alan hükümlere riayet etmeden kendisine tanınmış %10' luk iade oranını ve %5' lik numune iade hakkını aşarak müvekkilleri şirkete iade yaparak kendini alacaklı konuma getirdiğini, Davacının her ne kadar müvekkilleri şirketin iadelere ilişkin hiçbir şekilde iade ürün iskontosu kesilmediğini iddia etmişse de iade edilen iskonto faturalarını sayın mahkemeniz dosyasına sunduklarını, Davacı yanın sözleşme ile kendisine tanınan iade oranının çok daha fazlasını müvekkilleri şirkete iade etmeye çalışmışsa da ekte sundukları iade faturaları ve sözleşme birlikte incelendiğinde davacı yanın haksız ürün iadesi yaptığının anlaşılacağını, bu gerekçeyle dosyanın muhasebeci hukuk bilirkişisi ve hukukçu bilirkişi heyetine tevdi edilerek hesaplama yapılması gerektiğini, davacı dava dilekçesinde taraflar arasındaki sözleşmede yer alan %10' un üzerinde iade alınmayacağı hükmünü ikrar ettiğini, Sayın mahkemenizden davacının ikrarının değerlendirilerek haksız davanın reddedilmesini talep ettiklerini, yukarıda arz ve izahına alıştığımız nedenlerle davacı yanın haksız davasının reddini, yargılama giderleri ile ücreti vekaletin davacı yan üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE : Dava, ilamsız icra takibine vaki itirazın İİK'nın 67/1. maddesi uyarınca iptali ile İİK 67/2.maddesi uyarınca icra inkar tazminatı istemlerine ilişkindir. Dosyada tarafların bildirdiği belgeler, ... 14. İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı dosyası, ticari defter kayıtları, ticaret sicil kayıtları, Testokul Bayilik Sözleşmesi, bilirkişi kök ve ek raporu delil olarak değerlendirilmiştir. Uyuşmazlığın niteliği ile HMK'nın 200. maddesi uyarınca itibariyle taraf vekillerinin tanık dinletme taleplerinin ayrı ayrı reddine karar verilmiştir. Davalı tarafça takip dosyasına yapılan borca itiraz başvurusunda yetki itirazında bulunulduğu ancak yetkili icra dairesinin bildirilmediği bu sebeple usulüne uygun bir yetki itirazının varlığından bahsedilemeyeceği gerekçesiyle davalının (takip borçlusunun) icra takip dosyasındaki yetki itirazının reddine karar verilmiştir. HMK'nın 266/1. maddesi gereği dosyanın bir mali müşavir, bir borçlar hukuku alanında uzman nitelikli hesaplama uzmanı(akademisyen) ve bir sektör(yayıncılık, eğitim ve kırtasiye) alanında uzman bilirkişi heyetine tevdi ile mahkememizce toplanan deliller ve tüm dosya kapsamı incelenmek suretiyle; taraflar arasında imzalanan Testokul Bayilik Sözleşmesi kapsamında davalı şirket tarafından sözleşme süresi içerisinde ve davacı tarafından yapılan iade işlemlerinden sonra iadelere yönelik ek iskonto talebi ve fatura oluşturulup oluşturulmadığı, sözleşme bitiminden ve cari hesap ekstrelerine göre borçlu çıkılıp çıkılmadığı, davalı tarafından iadelere yönelik işlem yapılıp yapılmadığının tespiti ile ... 14. İcra Müdürlüğünde başlatılan ... takip sayılı dosyası nedeniyle davacının davalıdan alacaklı olup olmadığı, takip tarihi dikkate alınarak asıl alacak, işlemiş temerrüt faizi ve BSMV yönünden davacının davalıdan alacaklı olduğu miktarların denetime elverişli şekilde kalem kalem tespiti ve hesaplanması, asıl kredi borçlusu veya davalının icra takibine itiraz sonrası ödeme yapıp yapmadığı, icra takibinde talep edilen faiz oranlarının takip konusu kredi için bankanın temerrüt tarihindeki emsal kredilerde fiilen uygulanan en yüksek faiz oranı, kredili mevduat hesabı yönünden ise Merkez Bankası'nca belirlenen oranlar üzerinden belirlenerek asıl alacak tutarına takip tarihinden tahsil tarihine kadar işleyecek dönem için uygulanması gereken faiz oranının ne olduğu hususlarında denetime elverişli şekilde hesaplanması hususlarında hazırlanan 05/05/2025 tarihli bilirkişi raporunda; davalı ... tarafından düzenlenmiş 22.04.2024 tarihli 2 adet fiyat farkı faturasının, davacının ve davalının kayıtlarında yer almadığı, davacı ticari defterlerinde davalı adına açılmış muavin defterde davalının kestiği faturalar, davacının kestiği iade faturaları ve ödeme kayıtlarının yer aldığı; davalı ticari defterlerinde de davacı adına açılmış muavin defterde davacının iade faturaları ve ödeme kayıtlarının yer aldığı, her iki taraf ticari defterlerinin birbiri ile uyumlu olduğunun görüldüğü, davalı tarafın iade edilen iskonto faturalarını, davacı tarafın 14. İcra Müdürlüğü ... E. Sayılı dosyasıyla takibe geçtiği tarih olan 22.04.2024 tarihinde kestiğinin tespit edildiği, (Mali Bilirkişi tarafından yapılan inceleme de bu faturaların Mali kayıtlara geçmediğinin tespit edildiği,) davalı tarafın %10 iade oranının aşıldığını ifade ettiği, oysaki Sözleşmenin 12. Maddesi gereğince Sözleşmede %10 iade oranının aşılabileceği sadece aşılan kısım için %10 ek iskonto oranı uygulanacağının belirtildiği, dolayısıyla davacı tarafın tüm kitapları iade etmek hakkının olduğunun açık olduğu, 07.03.2023 tarihli Bayilik Sözleşmesi'nin tüm sayfalarından bazılarının imzasız olmasının sözleşme bütünlüğünü bozmadığı değerlendirilmiş olup; taraflar arasındaki ilişkiye 07.03.2023 tarihli Bayilik Sözleşmesi'nin uygulanması gerektiği kanaatine varıldığı, teknik ifadeler ve sözleşme ile birlikte değerlendirildiğinde ifade etmek gerekir ki iade oranının %10 olduğu; iade oranını geçen ürünlerin davalı tarafından %10 ek iskonto ile alınacağı, taraflar arasında sözleşmeye dayalı cari hesap ilişkisi olduğu, davacı ticari defterlerine göre davacının takip tarihi itibari ile 217.460,23-TL alacaklı olduğu, davalı ticari defterlerine göre davalının takip tarihi itibari ile davacıya 217.459,44-TL borçlu olduğu, taraf ticari defter kayıtlarında yuvarlama nedeni ile küçük bir fark olduğu bunun dışında birbirini teyit ettiğinin değerlendirildiği, Mali üyemizin de tespit ettiği üzere Davalı ... tarafından düzenlenmiş 22.04.2024 tarihli 2 adet fiyat farkı faturasının, davacının ve davalının kayıtlarında yer almadığının görüldüğü, Şayet davalının 204.480,00-TL fiyat farkı faturasının sözleşmeye uygun olduğu değerlendirilir ise davacının 12.979,44 TL talep edebileceği, iade oranının %10 olduğu, iade oranını geçen ürünlerin davalı tarafından %10 ek iskonto ile alınacağı değerlendirilmiş olması hasebi ile şayet davalı tarafından kesilen iade faturaları, davacı tarafından iade edilen kitapların iade oranını geçen %10'luk kısmına ilişkin ise davacının 12.979,44 TL talep edebileceğinin ifade edilebileceği, buna karşın davacının %10 ek iskontoya konu bir iadesi gerçekleşmedi ise bu noktada davalının düzenlediği iade faturalarını davacıya karşı ileri sürmesinin mümkün olmadığı bildirilmiştir. Dosyanın kök rapor hazırlayan bilirkişi heyetine tevdi ile bilirkişi raporuna itirazları karşılar nitelikte gerekçelendirilmek suretiyle hazırlanan 15/08/2025 tarihli ek bilirkişi raporunda; Sözleşmede %10 iade oranının aşılabileceği sadece aşılan kısım için %10 ek iskonto oranının uygulanacağının belirtildiği, hal böyle olunca davacı tarafın %10 iade oranını aşan kısım için %10 ek iskonto oranı uygulanmak koşulu ile tüm kitapları iade etmek hakkının olduğu yönündeki görüşümüzü koruma gereği hasıl olduğu, fiyat farkı faturalarının sözleşmeye uygun olup olmadığı takdiri sayın mahkemeye ait olmak üzere fiyat farkı faturalarının geçeri kabul edilmesi halinde borç tutarının nasıl olduğu, kök raporun vii. Bölümünde yer almakta olup tekrarla bu durumda davacının 12.979,44 TL talep edebileceği bildirilmiştir. İtiraz iptali davası 2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun 67 maddesinde: "(Değişik birinci fıkra: 17/7/2003-4945/15 md.) Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren 1 sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağın varlığı ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. (Değişik: 9/11/1988 - 3494/1 md.) Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir.(2) İtiraz eden veli, vasi veya mirasçı ise, borçlu hakkında tazminat hükmolunması kötü niyetin sübutuna bağlıdır. (Mülga dördüncü fıkra: 17/7/2003-4949/103 md.) Birinci fıkrada yazılı itirazın iptali süresini geçiren alacaklının umumi hükümler dairesinde alacağını dava etmek hakkı saklıdır. (Ek fıkra: 2/7/2012-6352/11 md.) Bu Kanunda öngörülen icra inkar tazminatı, kötü niyet tazminatı ve benzeri tazminatların tespitinde, takip talebi veya davadaki talep esas alınır" düzenlemesine yer verilmiştir. Borçlunun itirazı üzerine takibin durması ile birlikte alacaklı açtığı itirazın iptali davasında takip talebinde talep ettiği alacağının bulunduğunu ispat külfeti bizzat kendisindedir. Ancak davalı borçlunun İcra Dairesinde vermiş olduğu itiraz dilekçesinin içeriği ya da cevap dilekçesinin içeriğine göre ispat külfeti yer değiştirebilecektir. İtirazın iptali davası icra takibinin uzantısıdır ve iki dosya bir birlik oluşturmaktadır. "Mahkemece, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davalının senetlerin ödenmiş senetler olduğunu iddia ederek ödemeye ilişkin belgeler ibraz etmiş ise de, ödemenin kanıtı olarak sunulan belgelere göre ödemenin ... adlı şahsa yapıldığı ve bu şahsın (dosyadaki bilgilere göre) davacı şirket ile ilgisinin bulunmadığının anlaşıldığı, davalının senet bedellerini ödediğini ispat edemediği, 19.10.2015 tarihli bilirkişi raporunun denetime elverişli içeriği itibariyle doğru olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, davalının ... 7. İcra Müdürlüğü’nün...sayılı icra takibine yaptığı itirazın 3.600 TL ana para ve 5.356,27 TL işlemiş faiz yönünden iptaline, takibin takip tarihi itibariyle bu miktar üzerinden devamına, inkar tazminatının şartları bulunmadığından reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili ve davalı tarafından temyiz edilmiştir. 1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalının tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir. 2- Davacının temyiz itirazları yönünden yapılan incelemede alacak belgeye dayanıp likit ve belirlenebilir mahiyette olup, İİK’nun 67. maddesi uyarınca davacı yararına inkar tazminatına karar verilmesi gerekirken bu isteğin reddine karar verilmesi doğru olmamış, mahkeme kararının bozulması gerekmiştir. (Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin 24/11/2016 tarih, ... Esas ... Karar sayılı ilamı)" İcra inkar tazminatının düzenlenmesinin amacının, borçlunun ödeme emri üzerine icrada borcunu inkar etmesini önlemektir. Yüzde yirmilik oran en az tazminat miktarını ifade etmektedir. Mahkemece daha fazla tazminata da hükmedilebilir. İcra inkar tazminatı asıl alacak üzerinden hesaplanır ve icra inkar tazminatına hükmedilmesi de şartlara bağlanmıştır. İcra inkar tazminatının şartları ise şunlardır: 1-Geçerli bir icra takibi bulunmalıdır. 2-Borçlu geçerli bir itirazda bulunmuş olmalıdır. 3-Süresi içerisinde açılmış olan bir itirazın iptali davası bulunmalıdır. 4-Alacaklı icra inkar tazminatını talep etmiş olmalıdır. 5-Borçlunun itirazının haksız olduğu kararı verilmelidir. 6-İtirazın iptali davasında alacak likit olmalıdır. İcra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için alacaklının kötü niyeti aranmaz. Sadece itiraz etmiş olması yeterlidir. Yukarıda yer verilen ilkeler ve bilgiler ışığında dava dilekçesi, cevap dilekçesi, yazı cevapları, tarafların bildirdiği belgeler, ... 14. İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı dosyası, ticari defter kayıtları, ticaret sicil kayıtları, testokul bayilik sözleşmesi, 05/05/2025 tarihli bilirkişi raporu ile 15/08/2025 tarihli ek bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; iş bu itirazın iptali davasının İİK'nun 67/1. maddesi uyarınca 1 yıllık yasal hak düşürücü süre içerisinde açıldığı, davalı ... tarafından düzenlenmiş 22.04.2024 tarihli 2 adet fiyat farkı faturasının, davacının ve davalının kayıtlarında yer almadığı, davacı ticari defterlerinde davalı adına açılmış muavin defterde davalının kestiği faturalar, davacının kestiği iade faturaları ve ödeme kayıtlarının yer aldığı; davalı ticari defterlerinde de davacı adına açılmış muavin defterde davacının iade faturaları ve ödeme kayıtlarının yer aldığı, her iki taraf ticari defterlerinin birbiri ile uyumlu olduğunun görüldüğü, davalı tarafın iade edilen iskonto faturalarını, davacı tarafın 14. İcra Müdürlüğü ...E. Sayılı dosyasıyla takibe geçtiği tarih olan 22.04.2024 tarihinde kestiğinin tespit edildiği, mali müşavir bilirkişi tarafından yapılan incelemede bu faturaların mali kayıtlara geçmediğinin tespit edildiği, davalı tarafın %10 iade oranının aşıldığını ifade ettiği, oysaki sözleşmenin 12. maddesi gereğince sözleşmede %10 iade oranının aşılabileceği sadece aşılan kısım için %10 ek iskonto oranı uygulanacağının belirtildiği, dolayısıyla davacı tarafın tüm kitapları iade etmek hakkının olduğunun açık olduğu, 07.03.2023 tarihli bayilik sözleşmesinin tüm sayfalarından bazılarının imzasız olmasının sözleşme bütünlüğünü bozmadığı değerlendirilmiş olup; taraflar arasındaki ilişkiye 07.03.2023 tarihli bayilik sözleşmesinin uygulanması gerektiği kanaatine varıldığı, teknik ifadeler ve sözleşme ile birlikte değerlendirildiğinde iade oranının %10 olduğu; iade oranını geçen ürünlerin davalı tarafından %10 ek iskonto ile alınacağı, taraflar arasında sözleşmeye dayalı cari hesap ilişkisi olduğu, davacı ticari defterlerine göre davacının takip tarihi itibari ile 217.460,23-TL alacaklı olduğu, davalı ticari defterlerine göre davalının takip tarihi itibari ile davacıya 217.459,44-TL borçlu olduğu, davacının davalıdan takip tarihi itibari ile 217.460,23-TL alacak talep edebileceği, kanaatine varılmıştır. 05/05/2025 tarihli bilirkişi raporu ile 15/08/2025 tarihli ek bilirkişi raporları dosya kapsamına uygun, teknik anlamda yeterli ve denetime elverişli bulunduğundan Mahkememizce hükme esas alınarak taleple bağlılık ilkesi mucibince; davanın kısmen kabulü ile ... 14. İcra Müdürlüğünün ...E sayılı dosyası ile başlatılan takibe yönelik itirazın kısmen iptali ile takibin 217.460,23 TL asıl alacak üzerinden takipteki diğer koşullarla birlikte devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, alacak miktarının likit yani belirlenebilir bir alacak miktarı olduğu kanaati ile, İİK'nın 67/2 maddesi uyarınca hükmolunan 217.460,23-TL'nin %20'si oranında (43.492,04-TL) icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, karar verilerek aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda izah olunduğu üzere; 1-Davanın KISMEN KABULÜ ile ... 14. İcra Müdürlüğünün ... E sayılı dosyası ile başlatılan takibe yönelik itirazın KISMEN İPTALİ ile takibin 217.460,23 TL asıl alacak üzerinden takipteki diğer koşullarla birlikte devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, 2-Hükmolunan 217.460,23-TL'nin %20'si oranında (43.492,04-TL) icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince alınması gereken 14.854,70-TL nispi karar ve ilam harcından peşin olarak alınan 2.648,99-TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 12.205,71-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-Davacı tarafından yapılan 2.648,99-TL peşin harç, 427,60-TL başvurma harcı olmak üzere toplam 3.076,59-TL harcın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 5-Davacı tarafından yapılan 15.000,00-TL bilirkişi ücreti, 100,00-TL posta giderleri olmak üzere toplam 15.100,00-TL yargılama giderinin kabul ve red oranına göre takdiren %99'unun davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, %1'inin davacı üzerinde bırakılmasına, 6-Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden kabul edilen miktar üzerinden, karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T.'deki esaslara göre belirlenen 34.793,64-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 7-Davalı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden reddedilen miktar üzerinden, karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T.'deki esaslara göre belirlenen 1.872,00-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, 8-... Arabuluculuk Bürosu tarafından ileride haksız çıkacak taraftan alınmak üzere suçüstü ödeneğinden karşılanan 3.600,00-TL arabuluculuk tarife bedelinin, kabul ve red oranına göre 3.564,00-TL'sinin davalıdan, 36,00-TL'sinin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, buna ilişkin harç tahsil müzekkeresi yazılmasına, 9-Artan gider/delil avansından artan avans olması halinde, hüküm kesinleştiğinde ve talep edildiğinde yatırana iadesine, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemeleri nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.23/10/2025 Katip ¸e-imzalıdır Hakim ¸e-imzalıdır *Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu kapsamında elektronik imza ile imzalanmıştır.*

Atıf: İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/505, K. 2025/734, T. 23.10.2025, www.arakarar.com/karar/istanbul-6-asliye-ticaret-mahkemesi-2024-505-e-2025-734-k-ec252e12ce5b