İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/384 E. 2023/852 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/384
- Karar No
- 2023/852
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2023/384 Esas KARAR NO : 2023/852 DAVA : Alacak DAVA TARİHİ :26/03/2015 KARAR TARİHİ : 07/12/2023 Mahkememizde görülmekte olan Alacak davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı şirket şimdiki şirket sahibi ... tarafından hissedarlar ... ve ...'dan ... 1. Noterliğinde ... ve ... tarihlerinde hisseleri satın alındığını, bu hisse devirlerinin 22/04/2013 ve 29/04/2013 tarihlerinde tescil edilerek ilan edildiğini, ancak daha sonradan şirket kayıtları incelendiğinde davalıların ortaklıkları kalmadığı halde diğer davalı ...'ye talimatla para çektirip kendi uhdelerine alındığını, şirket hesapları incelendiğinde ... Bankası ... ... nolu hesaptan 85.700,00 TL ...bank ... Şubesi ... nolu hesaptan 17.700,00 TL ...bank ... Şubesi ... nolu hesaptan 11.850,00 TL ...bank ... Şubesi ... nolu hesaptan 8.240,00 TL şirket hesaplarından devirden sonra toplam olarak 123.490,00 TL'nin şirket sahibinin bilgisi ve izni olmadan çekilmiş ve davalıların uhdesinde geçmiş olduğunu, davalıların şirket hesaplarından çekmiş oldukları bu paraları iade etmeleri için kendilerine ... 11. Noterliği ... tarihli ... yevmiye numaralı ihtarname gönderilmiş ancak olumsuz yanıt verildiğini, davalıların davacı aleyhine başlattıkları ... 22. İcra Müdürlüğü ...E. Sayılı kira alacağı icra takibi ve ... 17. İcra Hukuk Mahkemesi ... E. Sayılı itirazın kaldırılması davalarının var olduğu ve dava karar çıkmış ve itirazın kaldırılmasına karar verildiğini, bu icra alacağına ilişkin takas-mahsup talebinde bulunulmakta olduğunu belirterek, 123.490 TL alacağın davalıların alacağının mahsubu sonucu, bakiye meblağın dava tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesi talep edilmiştir. CEVAP: Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; Davalıların maliki oldukları ...adresinde bulunan gayrimenkullerini de, 01/05/2013 imza başlangıç tarihli kira kontratı ile davacı şirkete kiralanmış olduğunu, davalılara ait şirket hisseleri dava dışı ... tarafından Nisan 2013 tarihinde satın alınmış olduğunu, davacı şirket yetkilisi dava dışı ...ve diğer şirketi dava dışı ... da olduğundan, ...'a gelip işleri devir olmamış olduğunu, davacı şirketin hisse satışını ve yetkilisini, Bankalara ..., ...'na bildirmediği gibi işyerinde yeni çalışma yöntemi de belirlenmemiş olduğunu, davacı şirketin yeni hisse sahibi dava dışı ...'in sahibi olduğu dava dışı ... Ltd. Şti'nin bilet talepleri/satışları da davacı ... üzerinden yapılmaya başlanmış olduğunu, davacı şirket açısından hassas olan ..., ... ve diğerlerine yapılan bilet satışlarıın ödemelerinde aksaklık olmaması için, 16 Nisan 2013 ve 30 Nisan 2013 tarihleri arasında servis bedeli ... Kasasında kalacak şekilde davalı ... şahsi kredi kartından yapıldığını, şirket hesaplarına gelen nakit paradan da bilet ödemesi yapılan davalı ...'ın kredi kartı ödenmiş olduğunu, davalı ... şahsi kredi kartının davalı şirket adına kullanılmasına sattığı şirketin zarar görmemesi için iyi niyetle izin verdiğini, bu ödemelerden hiçbir menfaati olmadığını, davalının itibarını korumuş olduğunu, davacı aleyhine kira borçlarından dolayı icra takiplerinin başlamasından ve hisse satışlarının gerçekleşmesinden 17 ay sonra ... 11. Noterliği ...tarih ... yevmiyeli ihtarname ile bankalardan talimatla çekilen 43.520, TL'nin ödenmesini istediğini, davacının ihtarnameden 6 ay sonra ise kira borçlarına denk gelecek şekilde 123.490,00 TL'lik davayı açtığını, davacı şirket muhasebecisi ...'den edinilen bilgi dahilinde, ... 3. Noterliği ... tarih ... yevmiyeli cevapla, talep edilen paranın nereye nasıl kullanıldığı bildirildiğini, 14/11/2014 tarihinde ... 17. İcra Hukuk Mahkemesi ... E. Sayılı davası ile mecurdan tahliyesine karar verildiğini, tahliye kararının kesinleşmesinden sonra ... 22. İcra Müdürlüğü... E. Sayılı dosyasında 27/03/2015 tarihinde cebri icra yolu ile tahliye gerçekletiğini, davacının haksız ve kötü niyetli ithamlarda bulunduğunu, yapılan işlemler sonucunda davacının hiçbir zararı oluşmadığını, ... eski merkez Mayıs 2014 tarihine kadar da gayri resmi açık kaldığını, bilet satışlarına devam ettiğini, davacının gayri resmi olarak çalıştırdığı şubeden vergi dairesine ve ...'a bilgi vermemiş olduğunu belirterek davanın reddine talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE : Dosyada tarafların bildirdiği belgeler delil olarak değerlendirilmiştir. Mahkememizin 2015/315 esas 2020/27 karar tarihli dosyasında davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, karar İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesinin 2021/594 esas 2023/789 karar 11/05/2023 tarihli ilamıyla "Dosya kapsamına göre davalılardan ... davacı şirkette bulunan payını 17.04.2013 tarihinde, davalı ... ise 26.04.2013 tarihinde dava dışı ...'e devretmiş, pay devirleri ticaret sicil gazetesinde ilan edilmiştir. Dava tarihi itibariyle davacı şirketin adresi "..."dır. Davacı tarafın iddiası şirketin eski ortağı olan davalılar ile vekalet verilen muhasebeci olan davalı ...'nin kendisi aleyhine haksız ve sebepsiz olarak zenginleştiğine, davalıların savunması ise talimat uyarınca ve vekaletsiz iş gördüklerine yöneliktir. Davacı, şirket hesabından çekilen paranın tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiş, Mahkemece dava sebepsiz zenginleşme temelinde değerlendirilerek esasa ilişkin karar verilmiş, davacı şirket ile davalılar arasındaki hukuki ilişki ve bu minvalde mahkemenin kesin yetkisi ve görevi yönünden herhangi bir değerlendirme yapılmamıştır." gerekçesiyle kaldırma kararı verilerek mahkememize gönderilmiş ve mahkememizin 2023/384 Esas sayılı sırasına kaydolunarak yargılamaya devam olunmuştur. HMK'nın 14/2 maddesi uyarınca; özel hukuk tüzel kişilerinin, ortaklık veya üyelik ilişkileriyle sınırlı olmak kaydıyla, bir ortağına veya üyesine karşı veya bir ortağın yahut üyenin bu sıfatla diğerlerine karşı açacakları davalar için, ilgili tüzel kişinin merkezinin bulunduğu yer mahkemesi kesin yetkilidir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4. maddesinde; tacir olan her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları nispi ticari dava olarak tanımlandıktan sonra, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın ticari sayılan davalar belirlenmiş ve son olarak yalnızca bir tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi koşulu ile havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davaların da ticari dava olduğu kabul edilmiştir. TTK'nın 5. maddesinde "Aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemesi tüm ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işlerine bakmakla görevlidir" hükmü getirilerek görev hususunun kapsamı düzenlenmiştir. Buna göre bir davada Asliye Ticaret Mahkemesinin görevli olabilmesi için mezkur kanunun 4. maddesinde sayılan mutlak bir ticari dava olması veya her iki taraf tacir olup, uyuşmazlığın da her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili bir husustan doğması yahut yalnızca taraflardan birisinin ticari işletmesini ilgilendiren havale, vedia veya fikri haklara ilişkin bir davanın bulunması gerekmektedir. Göreve ve kesin yetkiye ilişkin kurallar kamu düzeninden olup yargılamanın her aşamasında mahkemece re'sen nazara alınmalıdır. Somut dosyada; iddia ve savunma doğrultusunda davalılar ... ile ...n'ın davacı şirketin eski ortağı oldukları, tacir olmadıkları ve ticari işletmeleri ile ilgili bir işlem yapmadıkları hususunda bir ihtilaf bulunmamaktadır. Davalı ... ile davalı şirket arasındaki ilişkinin ise vekalet ya da hizmet sözleşmesine dayandığı anlaşılmakla birlikte hangi sözleşme olduğu dosya kapsamından tespit edilememektedir. Buna göre Mahkemece davacının talebinin ortaklık ilişkisinden kaynaklanıp kaynaklanmadığı ve mutlak bir ticari davanın bulunup bulunmadığı, mutlak bir ticari dava söz konusu ise davacı şirketin dava tarihi itibariyle adresi gözetilerek Mahkemenin yetkili olup olmadığı, ortaklık ilişkisinden kaynaklanan bir davanın söz konusu olmaması halinde tarafların tacir olmadıkları ve mutlak bir ticari davanın da bulunmadığı gözetilerek her bir davalı ile davacı arasındaki ilişkinin hukuki nitelendirmesinin yapılması suretiyle görevli Mahkemenin belirlenmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken işin esasına girilerek karar verilmesi hatalı olmuştur. Davalıların istinaf başvurusu usulen haklı bulunmuştur. Açıklanan nedenlerle davalılar ... ile ...'ın istinaf başvurusunun usulen kabulü ile, ilk derece mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-a-6 maddesi uyarınca kaldırılmasına" bahisle kaldırılmıştır. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesinin 2021/594 esas 2023/789 karar 11/05/2023 tarihli ilamında belirtildiği üzere HMK'nın 14/2 maddesi uyarınca; özel hukuk tüzel kişilerinin, ortaklık veya üyelik ilişkileriyle sınırlı olmak kaydıyla, bir ortağına veya üyesine karşı veya bir ortağın yahut üyenin bu sıfatla diğerlerine karşı açacakları davalar için, ilgili tüzel kişinin merkezinin bulunduğu yer mahkemesi kesin yetkili olduğu kanaatına varılmakla Mahkememizi yetkisizliğine karar verilerek aşağıdaki gibi hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda izah olunduğu üzere; 1-Davanın YETKİSİZLİK NEDENİYLE REDDİNE, iş bu yetkisizlik kararının kanun yoluna başvurulmadan kesinleşmesi halinde, kesinleştiği tarihten, kanun yoluna başvurulması halinde başvurunun reddine dair kararının tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içeresinde mahkememize başvurulması halinde dosyanın yetkili Antalya Asliye Ticaret Mahkemesi'ne gönderilmesine, 2-Kararın kanun yoluna başvurulmadan kesinleşmesi halinde, kesinleşmesinden itibaren, kanun yoluna başvurulması halinde talebin reddi kararının tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içeresinde mahkememize müracaat edilerek dosyanın yetkili mahkemeye gönderilmesinin talep edilmemesi halinde 6100 sayılı HMK' nın 20/1. maddesi hükmüne göre davanın AÇILMAMIŞ SAYILMASINA, 3-Harç, yargılama giderleri ve vekalet ücreti kalemlerinin yetkili mahkemece değerlendirilmesine, 4-Açılmamış sayılma kararı verilirse kararda yargılama gideri ve vekalet ücreti hususlarının değerlendirilmesine, Dair;davacı vekilinin yokluğunda davalı vekilinin yüzüne karşı verilen kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içeresinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere karar verildi. 07/12/2023 Katip ... ¸e-imzalıdır Hakim ... ¸e-imzalıdır *Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu kapsamında elektronik imza ile imzalanmıştır.*