İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi 2021/11 E. 2025/439 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2021/11
- Karar No
- 2025/439
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2021/11 Esas KARAR NO : 2025/439 DAVA : Alacak DAVA TARİHİ : 07/01/2021 KARAR TARİHİ : 26/06/2025 Mahkememizde görülmekte olan Alacak davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin 01.07.2016 tarihinde ...,..., ..., ...Sözleşmesi (ana protokol) ve yürürlük süresini 31.03.2019 a kadar uzatan münferit ek protokoller akdedildiğini, yapılan sözleşme kapsamında; müvekkilinin davalı bankaya bina temizlik, gündüz çay, kahve vs. ikramı ile öğle yemeği ikramı, şoförlük, sekreterlik ve davalı yan tarafından talep edilecek diğer hizmetlerin ifa e üstlenmiş olduğunu, davalı yanın da bu hizmetlere mukabil olarak ücret ödeme emrini üstlendi müvekkilinin hizmet edimini eksiksiz ifa etmesine rağmen davalı bankanın 2019 Mart ayına ilişkin hizmet edimini eksik ödediğini, müvekkili tarafından 27.03.2019 tarih ve ... numaralı düzenlenen faturada 165.627,16 TL ödenecek bedel olmasına rağmen 146.767,16 TL ödeme yapıldığını, davalı yan tarafından 18.860,00 TL eksik ödeme yapıldığını, yine müvekkili tarafından 27.03.2019 tarih ve ... numaralı düzenlenen faturada 187.750,41-TL ödenecek bedel olmasına rağmen 166.430,41 TL ödeme yapıldığını, davalı yan tarafından 21.320,00 TL eksik ödeme yapıldığını, müvekkili tarafından 27.03.2019 tarih ve ... numaralı düzenlenen faturada 144.477,76 TL ödenecek bedel olmasına rağmen 128.077,76 TL ödeme yapıldığını, davalı yan tarafından 16.400,00 TL eksik ödeme yapıldığını, taraflar arasında yapılan sözleşmenin 6.3 maddesinde hizmetin verildiği ayı takip eden ayın 5 iş günü içinde davalı tarafından borcun ödeyeceğinin taahhüt edildiğini, vadenin belli olduğundan dolayı herhangi bir ihtar gerekmeksizin borçlunun temerrüte düşmesi gerektiğini, 6098 ve 6102 sayılı kanunlar kapsamında borçlunun temerrüde ilişkin hükümlerin uygulanması gerektiğini, yapılan Arabuluculuk görüşmelerinde de anlaşma sağlanamadığını belirterek, davanın kabulüne, 56.580,00 TL fatura bedelinin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek temerrüt faiziyle birlikte tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı yan üzerinde karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP :Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafından dosyaya sunulan Arabuluculuk Son Tutanağın görülmekte olan işbu davaya ilişkin olmadığını dolayısıyla Dava Şartı Yokluğundan Reddini talep ettiklerini, dava dilekçesinde yer alan taleplerin açık ve HMK'da düzenlenmiş bulunan unsurları taşımadığını, yapılan sözleşmenin 6.4. maddesinde ilgili kurum ve kuruluşlara ödenmesi gereken tutarlarda bir indirim yapılması ve/veya ödenmesi gereken tutarın bir kısmına veya tamamına istisna getirilmesi veya bir kısmının devletçe karşılanmasının öngörülmesi ve dolayısıyla da firmanın her işçisi bazında firmanın ilgili kurum ve kuruluşlara ödeyeceği rakamda eksilme olması halinde, ilgili kurum ve kuruluşa ödenmek zorunda olunmayan tutarların hakediş tutarından indirileceğini, belirtilen nedenlerden dolayı ... tarafından hakkediş tutarından indirim yapılmış olmasının hakkedişlerin eksik ödendiği anlamına gelmeyeceğini ve bu nedenle ...'tan herhangi bir hak ve alacak talep etmeyeceğini kabul ve taahhüt eder dendiğini, yapılan sözleşmenin 6.5. maddesinde Firmaya hakkediş ödenirken 5510 sayılı Kanun Gereği %5 tutarında prim indirimin yapılacağını, davacı tarafından Fatura düzenlenirken SGK prim tahakkuk fişinde gösterilecek bu indirimin dikkate alınarak fatura düzenleyeceğini, yine sözleşmenin 6.6 maddesinde yürürlükte bulunan ilgili mevzuat veya ileride yürürlüğe girecek mevzuat kapsamında her bir işçi için ilgili kurum ve kuruluşlara ödenmek zorunda olunan tutarlarda, herhangi bir indirim yapılması ve/veya ödenmesi gereken tutarın bir kısmı veya tamamı için istisna getirilmesi veya bir kısmının devletçe karşılanmasının öngörülmesi ve geriye indirilen veya istisna edilen veya devletçe karşılanması ön görülen tutarın Firmaya ilgi kuruluş tarafından iadesinin gerekmesi halinde, firmaya iade edilecek tutarın derhal ... iade edileceğini, söz konusu tutarın iade edilmemesi halinde iade edilecek tutarı, ilk hakkediş tutarından, ilk hakkediş tutarının söz konusu iade edilecek miktarı karşılamaması halinde ise söz konusu hakkediş tutarlarından mahsup etmeye yetkili olacaktır. düzenlemesinin mevcut olduğunu, davacı tarafından düzenlenen faturaların incelenmesinde yukarıda yer verilen indirimlerin müvekkiline ödenmediğini veya hakedişlerinden indirilmediğini tespit ettiklerini, davacının hizmet bedeli dışında müvekkil bankanın sağladı bedelleri sayesinde yararlanabildiği devlet desteğini müvekkilinin fatura bedelini eksik ödediği iddiası ile ayrı bir menfaat sağlamaya çalışmasının sözleşmenin amacı ve taraf iradeleri ve dahi ahde vefa ilkesi ile bağdaşmadığını, aksinin kabulü halinde davacı ile Alt İşveren-Asıl İşveren ilişkisi tesis eden sözleşmenin açık hükmü karşısında, söz konusu pirimin haksız olarak davacı uhdesinde tutulması anlamına geleceğini, zira taraflar arasında yapılan sözleşmede, davacının karı değişmeksizin müvekkil bankaya maliyetin düşmesi anlamına gelen Asgari Ücret Destek indiriminin, firmaya ödenecek işçi maliyeti ücretine yansıtılacağının kararlaştırıldığını, taraflar arasında yapılan sözleşmede müvekkil bankadan tahsil ettiği ancak ödemek zorunda olmadığı, devletçe verilen Asgari Ücret Desteği kadar tutarın davacıya da ödenmeyeceğine hakediş bedelinden indirileceğine dair açık hüküm bulunduğunu, davacının sözleşme kapsamında karının belli olduğunu, söz konusu kar/hizmet bedeli, söz konusu indirim hesaba katılmaksızın hesaplanarak bağıtlanmış olup, söz konusu indirimin davacının karında bir azalma yaratmadığını, işbu davanın kabulü halinde davacının lehine haksız yere sebepsiz zenginleşme olacağını, konu hakkında davacıya ihtar dahi gönderildiğini, ancak davacının ihtarnameyi dikkate almadığını, bu kapsamda müvekkili tarafından yapılan ödemenin hukuka uygun olduğunu, sözleşme bedelini eksiksiz ve tam olarak ödediğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE : Dava, 01/07/2016 tarihli ...Sözleşmesi ve ek protokolleri çerçevesinde davacı tarafça düzenlenen üç ayrı faturaya davalı tarafından yapılan ödemelerin eksik olup olmadığı, davacının faturaların ilgili bakiye miktarlarını davalıdan talep edip edemeyeceği hususlarına ilişkindir. Dosyada tarafların bildirdiği belgeler, faturalar, SGK kayıtları, nüfus kayıt örnekleri, banka kayıtları, ticari sicil kayıtları ve bilirkişi raporları delil olarak değerlendirilmiştir. Davacı vekilinin 03/05/2019 tarihli dava şartı arabuluculuk yoluna başvuruya ilişkin ... Adliyesi Arabuluculuk Bürosu'na gönderilmek üzere sunduğu dilekçesinde son hakedişten 56.580,00 TL kesinti yapıldığı ve iadesinin gerektiğini bildirerek arabuluculuk yoluna başvurduğu... arabuluculuk numaralı dosya kapsamında da hakediş ve sözleşmelerden kaynaklı alacak talebinin uyuşmazlık konusu olduğunun açıkça tutanakta yazdığı anlaşılmakla Mahkememizin ... esas sırasına kayıtlı dava ile iş bu davadaki uyuşmazlık yönünden de tek bir arabuluculuk dosyası oluşturulmasına da yasal bir engel bulunmaması nedeniyle davalı vekilinin dava şartı arabuluculuğa ilişkin dava şartı yokluğuna dair itirazının reddine karar verilmiştir. HMK'nın 266/1. maddesi gereği dosyanın mali müşavir bir bilirkişiye tevdi ile mahkememizce toplanan deliller ve tüm dosya kapsamı incelenmek suretiyle; davacı vekilinin 01/11/2021 tarihinde bildirdiği adresteki ticari defter ve kayıtlar incelenmek suretiyle davacı defterlerinin açılış ve kapanış tasdiklerini olup olmadığı usulüne uygun tutulup tutulmadığı, taraflar arasındaki hizmet sözleşmesi kapsamında 2019 yılı mart ayına ilişkin davacı tarafça kesilen faturaların neler olduğu, bu faturalar nedeniyle davalı banka tarafından ödeme yapılıp yapılmadığı, fatura bedelleri ile ödeme bedelleri arasında farklılık olması halinde sebebi ile davacı bankanın defter ve kayıtları itibariyle davalı şirkete karşı 2019 yılı mart ayına ait faturalar yönünden borç alacak durumunun tespiti ve temin edilen sgk kayıtları itibariyle davacının asgari ücret desteğinden yararlanıp yaranlanmadığı, yararlanmış ise miktarı hususlarında hazırlanan 23/02/2023 tarihli bilirkişi raporunda; Davalı...Bankası ... - tarafından incelemeye sunulan 2019 yılına ait ticari defterlerin TTK. İlgili hükümleri yönünden usulüne uygun tutulmuş olduğu, davacı yan Ankara'da olması nedeniyle inceleme yapılmadığı, faturaların Temizlik Hizmet bedeli açıklaması ile tevkifatlı olarak düzenlendiği, davalı yana ait incelenen 2019 yılına ait ticari defterlerinde, Mart ayında 605.531,75.-TL'lik temizlik hizmet bedeli aldığı ve kayıtlara işlediği , karşılığında 548.951,75.-TL ödeme yapıldığı ve Mart ayında 56.580,00.-TL'lik ödemenin yapılmadığı , fatura ve ödeme arasında 56.580,00.-TL'lik ödeme farkı bulunduğu, cari hesabın bu kadar alacak verdiği bildirilmiştir. ... Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine talimat yazılmak suretiyle dosyanın mali müşavir bilirkişiye tevdi ile, Mahkemece toplanan deliller ve tüm dosya kapsamının incelenmek suretiyle davalı defterlerinin açılış kapanış tasdiklerinin olup olmadığı, usulüne uygun tutulup tutulmadığı, taraflar arasındaki hizmet sözleşmesi kapsamında 2019 yılı mart ayına ilişkin davacı tarafça kesilen faturaların neler olduğu, bu faturalar nedeniyle davalı banka tarafından ödeme yapılıp yapılmadığı, fatura bedelleri ile ödeme bedelleri arasında farklılık olması halinde sebebi ile davalı bankanın defter ve kayıtları itibariyle davacı şirkete karşı 2019 yılı mart ayın ait faturalar yönünden borç alacak durumunun tespiti hususlarında hazırlanan 02/10/2023 tarihli bilirkişi raporunda; Davacı şirketin incelemeye sunulan 2019 yılına ait ticari defterlerini T.T.K ilgili hükümleri yönünden usulüne uygun olarak tutmuş olduğu, davacı şirketin, davalı şirkete dava konusu 3 adet, toplam 497.855,33 TL tutarında fatura düzenlediği, karşılığında 441.275,33 TL ödeme aldığı, aradaki farkın 56.580,00 TL olduğu, davacı Şirketin ..., ..., ..., ..., ..., ... İşyeri Numaralı İşyerlerinden, SGK asgari ücret teşvikinden toplam 461.892,38 TL tutarında teşvikten yararlandığı bildirilmiştir. Bilirkişi tarafından dosyaya sunulan raporun dava konusu alacak kalemlerini kapsamadığı, davalı tarafça ileri sürülen itiraz ve defiler hakkında hesaplama yapılmadığı ve raporların mevcut haliyle dava konusu uyuşmazlığı çözmeye elverişli olmadığı, ayrıca ek rapor aldırılması halinde dosyanın sürüncemede kalabileceği anlaşılmakla anılan bilirkişi raporuna karşı itirazların kabulüne karar verilerek, HMK'nın 266/1. maddesi gereği dosyanın bir mali müşavir ve bir borçlar mevzuatından kaynaklı nitelikli hesaplama uzmanı bilirkişiye tevdi ile Mahkememizce toplanan tüm deliller ve tüm dosya kapsamı incelenmek suretiyle; Daha önce dosya kapsamına sunulan ve mali müşavir ... ile mali müşavir ... tarafından hazırlanan bilirkişi raporları da incelenmek suretiyle, taraf defterlerinin açılış ve kapanış tasdiklerini olup olmadığı usulüne uygun tutulup tutulmadığı, taraflar arasındaki hizmet sözleşmesi kapsamında 2019 yılı mart ayına ilişkin davacı tarafça kesilen faturaların neler olduğu, bu faturalar nedeniyle davalı banka tarafından ödeme yapılıp yapılmadığı, fatura bedelleri ile ödeme bedelleri arasında farklılık olması halinde sebebi ile davacı bankanın defter ve kayıtları itibariyle davalı şirkete karşı 2019 yılı mart ayına ait faturalar yönünden borç alacak durumunun tespiti ve temin edilen sgk kayıtları itibariyle davacının asgari ücret desteğinden yararlanıp yaranlanmadığı, yararlanmış ise miktarı ve sonuç olarak taraflar arasındaki sözleşme hükümleri de gözetilerek faturalardan kaynaklı alacağın tespiti halinde davacı tarafın asgari ücret desteğinden yararlandığı tespit edilen tutarın faturadan kaynaklı alacaktan mahsubunun gerekip gerekmediği ile sözleşme hükümleri çerçevesinde taraflar arasındaki alacak borç durumu hakkında sonuç bedelin net bir şekilde belirtilmesi hususlarında hazırlanan 03/09/2024 tarihli bilirkişi raporunda; Davacı şirketin 2019 yılı ticari defterlerinin tasdikleri, 6102 sayılı Kanunun 64.Maddesi ve 6100 sayılı HMK'nın 222.Maddesi de göz önüne alınarak, takdiri Mahkemeye ait olmak üzere 2019 yıllarına ait ticari defterleri sahibi lehine delil olma vasfına haiz olduğu, davalı şirketin 2019 yılı ticari defterlerinin tasdikleri, 6102 sayılı Kanunun 64.Maddesi ve 6100 sayılı HMK'nın 222.Maddesi de göz önüne alınarak takdiri Mahkemeye ait olmak üzere 2019 yıllarına ait ticari defterleri sahibi lehine delil olma vasfına haiz olduğu, taraflar arasındaki hizmet sözleşmesi kapsamında 2019 yılı mart ayına ilişkin davacı tarafça kesilen 3 adet fatura toplamının 497.855,33-TL olduğu, dava konusu 56.580,00-TL alacak hususu tarafların ticari defterlerinde bakiye olarak mevcut olduğu, davacı şirket; Dava konusu 56.580,00-TL alacak için: davalının mahsup ederek ödemeği asgari ücret desteği 01.01.2019-31.03.2019 dönemi veya 01.03.2019-31.03.2019 dönemi hangi dönemi kapsadığı dava dosyasında bulunan belgelere göre tespiti yapılamadı, davalının mahsup ettiği 01.01.2019-31.03.2019 dönemini kapsadığının kabulü halinde; 41.845,00-TL asgari ücret desteği mahsup hakkının bulunduğu, davacı şirkete 14.735,00-TL borçlu olduğu, davalının mahsup ettiği 01.03.2019-31.03.2019 dönemini kapsadığının kabulü halinde; 13.950,00-TL asgari ücret desteği mahsup hakkının bulunduğu, davacı şirkete 42.630,00-TL borçlu bulunduğu bildirilmiştir. Dosyanın kök raporu hazırlayan bilirkişi heyetine tevdi ile taraf vekillerinin itirazları değerlendirilerek; SGK ödemelerinin belli bir döneme mi özgülendiği yahut sözleşmenin 6/4 taksimi uyarınca bütün ödemelerin iadesinin dönem belirlenmesizin tamamının iadesinin istenip istenemeyeceği, SGK ödemelerinin bütün sözleşme dönemi kapsamında davacı taraf açısından sebepsiz zenginleşme teşkil edip etmediği hususlarının tartışılması ve ihtimalli olarak değerlendirilmesi hususunda rapor hazırlanması istenmiş olup, bilirkişi heyetine SGK mevzuatında uzman bilirkişi eklenmesinin talep edildiği anlaşılmakla, heyete SGK mevzuatında uzman bir bilirkişinin eklenmesi ile hazırlanan 19/04/2025 tarihli bilirkişi raporunda; Davacının yüklenmiş olduğu sözleşme kapsamında SGK nezdinde açmış olduğu tüm işyeri dosyalarından faydalandığı asgari ücret desteği toplamının 400.684,75-TL olduğu, davalının 2019/Mart döneminde söz konusu 3 adet fatura bedelinden toplam 56.580,00 TL kesinti yaptığı göz önünde bulundurulduğundan davalının, davacıdan talep edebileceği asgari ücret desteği (alacak miktarı); 400.684,75 TL- 56.580,00 TL=344.104,75 TL olduğu, Mahkemece söz konusu asgari ücret desteği ile ilgili olarak talep edilecek dönemle ilgili olarak faturaların düzenlendiği ve hakkediş kesintisinin yapıldığı 2019/Mart döneminin karar verilmesi durumunda ise yapılacak hesaplama, davacının 2019/Mart ayında asgari ücret desteğinden faydalandığı miktar 13.500,00-TL olduğu, buna karşılık davalının 56.580,00 TL hakkedişten kesinti yaptığı göz önünde bulundurulduğunda davacının, davalıdan talep edebileceği alacak miktarının 56.580,00-TL-13.500,00 TL=43.080,00 TL olduğu bildirilmiştir. Dava dilekçesi, cevap dilekçesi, tarafların bildirdiği belgeler, faturalar, SGK kayıtları, nüfus kayıt örnekleri, banka kayıtları, ticari sicil kayıtları, 23/02/2023 tarihli bilirkişi raporu, 02/10/2023 tarihli bilirkişi raporu, 03/09/2024 tarihli bilirkişi raporu, 19/04/2025 tarihli bilirkişi raporu, dosya kapsamına alınan müzekkere cevapları, taraf vekillerinin duruşmadaki beyanları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davacı vekilince sunulan dava dilekçesinde; taraflar arasında 01.07.2016 tarihinde ...Sözleşmesi (ana protokol) ve yürürlük süresini 31.03.2019 a kadar uzatan münferit ek protokoller akdedildiği, yapılan sözleşme kapsamında; davacının davalı bankaya bina temizlik, gündüz çay, kahve vs. ikramı ile öğle yemeği ikramı, şoförlük, sekreterlik ve davalı yan tarafından talep edilecek diğer hizmetlerin ifasını üstlenmiş olduğu, davalı yanın da bu hizmetlere mukabil olarak ücret ödeme emrini üstlendiği, davacının hizmet edimini eksiksiz ifa etmesine rağmen davalı bankanın 2019 Mart ayına ilişkin hizmet edimini eksik ödediği, davacı tarafından ... tarih ve ... numaralı düzenlenen faturada 165.627,16 TL ödenecek bedel olmasına rağmen 146.767,16 TL ödeme yapıldığı, davalı yan tarafından 18.860,00 TL eksik ödeme yapıldığı, yine davacı tarafından 27.03.2019 tarih ve ... numaralı düzenlenen faturada 187.750,41-TL ödenecek bedel olmasına rağmen 166.430,41 TL ödeme yapıldığı, davalı yan tarafından 21.320,00 TL eksik ödeme yapıldığı, davacı tarafından ... tarih ve ... numaralı düzenlenen faturada 144.477,76 TL ödenecek bedel olmasına rağmen 128.077,76 TL ödeme yapıldığı, davalı yan tarafından 16.400,00 TL eksik ödeme yapıldığı, taraflar arasında yapılan sözleşmenin 6.3 maddesinde hizmetin verildiği ayı takip eden ayın 5 iş günü içinde davalı tarafından borcun ödeyeceğinin taahhüt edildiği, vadenin belli olduğundan dolayı herhangi bir ihtar gerekmeksizin borçlunun temerrüte düşmesi gerektiği vakıalarına dayanıldığı, davalı vekilince sunulan cevap dilekçesinde ise; davacı tarafından dosyaya sunulan Arabuluculuk Son Tutanağın görülmekte olan işbu davaya ilişkin olmadığı dolayısıyla dava şartı yokluğundan reddini talep ettiklerini, dava dilekçesinde yer alan taleplerin açık ve HMK'da düzenlenmiş bulunan unsurları taşımadığı, yapılan sözleşmenin 6.4. maddesinde ilgili kurum ve kuruluşlara ödenmesi gereken tutarlarda bir indirim yapılması ve/veya ödenmesi gereken tutarın bir kısmına veya tamamına istisna getirilmesi veya bir kısmının devletçe karşılanmasının öngörülmesi ve dolayısıyla da firmanın her işçisi bazında firmanın ilgili kurum ve kuruluşlara ödeyeceği rakamda eksilme olması halinde, ilgili kurum ve kuruluşa ödenmek zorunda olunmayan tutarların hakediş tutarından indirileceği, belirtilen nedenlerden dolayı ... tarafından hakkediş tutarından indirim yapılmış olmasının hakkedişlerin eksik ödendiği anlamına gelmeyeceği ve bu nedenle ...'tan herhangi bir hak ve alacak talep etmeyeceğini kabul ve taahhüt eder dendiği, yapılan sözleşmenin 6.5. maddesinde davacı firmaya hakkediş ödenirken 5510 sayılı Kanun Gereği %5 tutarında prim indirimin yapılacağı, davacı tarafından fatura düzenlenirken SGK prim tahakkuk fişinde gösterilecek bu indirimin dikkate alınarak fatura düzenleyeceği, yine sözleşmenin 6.6 maddesinde "Yürürlükte bulunan ilgili mevzuat veya ileride yürürlüğe girecek mevzuat kapsamında her bir işçi için ilgili kurum ve kuruluşlara ödenmek zorunda olunan tutarlarda, herhangi bir indirim yapılması ve/veya ödenmesi gereken tutarın bir kısmı veya tamamı için istisna getirilmesi veya bir kısmının devletçe karşılanmasının öngörülmesi ve geriye indirilen veya istisna edilen veya devletçe karşılanması ön görülen tutarın davacı firmaya ilgi kuruluş tarafından iadesinin gerekmesi halinde, firmaya iade edilecek tutarın derhal Vakıfbanka iade edileceği, söz konusu tutarın iade edilmemesi halinde iade edilecek tutarı, ilk hakkediş tutarından, ilk hakkediş tutarının söz konusu iade edilecek miktarı karşılamaması halinde ise söz konusu hakkediş tutarlarından mahsup etmeye yetkili olacaktır." düzenlemesinin mevcut olduğu, davacı tarafından düzenlenen faturaların incelenmesinde yukarıda yer verilen indirimlerin davalı bankaya ödenmediğini veya hakedişlerinden indirilmediğini tespit ettiklerini, davacının hizmet bedeli dışında davalı bankanın sağladığı bedeller sayesinde yararlanabildiği devlet desteğini davalı bankanın fatura bedelini eksik ödediği iddiası ile ayrı bir menfaat sağlamaya çalışmasının sözleşmenin amacı ve taraf iradeleri ve dahi ahde vefa ilkesi ile bağdaşmadığı, aksinin kabulü halinde davacı ile alt işveren-asıl işveren ilişkisi tesis eden sözleşmenin açık hükmü karşısında, söz konusu pirimin haksız olarak davacı uhdesinde tutulması anlamına geleceği, zira taraflar arasında yapılan sözleşmede, davacının karı değişmeksizin davalı bankaya maliyetin düşmesi anlamına gelen asgari ücret destek indiriminin, davacı firmaya ödenecek işçi maliyeti ücretine yansıtılacağının kararlaştırıldığı, taraflar arasında yapılan sözleşmede davalı bankadan tahsil ettiği ancak ödemek zorunda olmadığı, devletçe verilen asgari ücret desteği kadar tutarın davacıya da ödenmeyeceğine hakediş bedelinden indirileceğine dair açık hüküm bulunduğu, davacının sözleşme kapsamında karının belli olduğu, söz konusu kar/hizmet bedeli, söz konusu indirim hesaba katılmaksızın hesaplanarak bağıtlanmış olup, söz konusu indirimin davacının karında bir azalma yaratmadığı, işbu davanın kabulü halinde davacının lehine haksız yere sebepsiz zenginleşme olacağı, konu hakkında davacıya ihtar dahi gönderildiği, ancak davacının ihtarnameyi dikkate almadığı, bu kapsamda davalı banka tarafından yapılan ödemenin hukuka uygun olduğu, sözleşme bedelini eksiksiz ve tam olarak ödendiği vakıalarına isnat edildiği, taraflar arasındaki temel uyuşmazlık noktalarının 01/07/2016 tarihli ...Sözleşmesi ve ek protokolleri çerçevesinde davacı tarafça düzenlenen üç ayrı faturaya davalı tarafından yapılan ödemelerin eksik olup olmadığı, davalı banka tarafından yapılan ödemelerin taraflar arasındaki sözleşmelere uygun olup olmadığı davacının faturaların ilgili bakiye miktarlarını davalıdan talep edip edemeyeceği talep edebilecek ise miktarı hususlarından kaynaklandığı anlaşılmaktadır. Dosyada mübrez belgelerden; “....” sözleşmesinin (Ana Sözleşme) 01.07.2016 tarihinde imza altına alınarak yürürlüğe girdiği, taraflar arasında düzenlenen ek protokoller ile 01.03.2019 tarihine uzatılmış olan Ana sözleşmenin süresi, Banka tarafından 01.04.2019 tarihine kadar Ana sözleşmenin aynı şartlarda yürürlükte kalmaya devam etmesi hususunda mutabık kalındığı, mevzuat gereği işverenler, aldıkları ihale neticesinde imzalamış oldukları sözleşme kapsamında hizmet verebilmesi için hizmet sözleşmesinin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren Sosyal Güvenlik Kurumunda işyeri dosyası açmak durumunda oldukları, bu sebeple 01.07.2016 tarihinden önce Sosyal Güvenlik Kurumunda işyeri dosyası açılan ve davalı tarafından dava dosyasına eklenen davacıya ait işyeri dosyalarının başka bir sözleşme kapsamında olduğu, bu bağlamda davalı tarafça dosyaya sunulan ve ilgili sözleşme dönemi dışında bulunan (01.07.2016-31.03.2019 dönemleri dışında) işyeri sicil numaralarına ait işyerlerine yapılan asgari ücret destek ödemeleri hesaplamaya dahil edilmemesi gerektiği, şöyle ki faaliyet dönemi 01.07.2014 ila 30.06.2016 dönemi olan ... sicil numaralı işyerine, faaliyet dönemi 01.07.2014 ila 30.06.2016 dönemi olan ... sicil numaralı işyerine, faaliyet dönemi 01.07.2014 ila 30.06.2016 dönemi olan... sicil numaralı işyerine yapılan asgari ücret desteklerinin anılan değerlendirme ışığında hesaplamaya dahil edilmediği, ayrıca yine dosya kapsamında yer alan ve ... Sosyal Güvenlik Merkezinde 15.01.2010 tarihinde açılan ... sicil numaralı büro hizmeti olarak faaliyet gösteren devamlı işyerine yapılan asgari ücret desteğinin de hesaplamaya dahil edilmediği, hulasa Ana sözleşmenin ek protokollerle uzatılan süreleri de dahil olmak üzere 01.07.2016-31.03.2019 dönemleri arasında uyuşmazlığa konu olan Asgari Ücret Desteği konusunda davacının yararlandığı destek tutarlarının hesaplanması gerektiği, dava dosyası kapsamında bulunan ve 01.07.2016 tarihinde yürürlüğe giren ana sözleşme gereği, SGK nezdinde dosya açan davacıya ait tüm işyerlerinde yönelik asgari ücret desteğinden faydalanıldığı, bu kapsamda yer alan davacıya ait tüm işyerleri için faydalandığı asgari ücret desteğinin 2016 yılı için 67.668,93 TL, 2017 yılı için 166.303,83 TL, 2018 yılı için 126.216,99 TL ve son olarak 2019 yılı için 40.495,00 TL olmak üzere toplam 400.684,75 TL olduğu, asgari ücret desteği uygulamasının ... tarih ... Sayılı Resmi Gazete Yayınlanan 6661 Sayılı Askerlik Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 17 inci maddesiyle; 5510 Sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununa eklenen geçici madde 68 ile 01/01/2016 tarihi itibariyle uygulanmak üzere yürürlüğe girdiği, asgari ücret desteği uygulamasının yararlanacak işverenlerin ve yararlanılacak tutarın belirlenmesiyle ilgili olarak Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı tarafından... tarihli ... sayılı, .. tarihli ... sayılı, ... tarihli ... sayılı, ... tarihli ... sayılı genelgelerin yayınlandığı,... tarihli, ... sayılı genelgeye istinaden 2019 yılı asgari ücret desteğinde yararlandırılan dönem 2019/Ocak ila 2019/Aralık dönemleri olup, söz konusu dönemler için 500'den az çalışanı olan işyerlerinde destek kapsamına giren işçi başına günlük 5 TL (aylık 150 TL), 500 (dahil) üzerinde işçisi olan işyerlerinde desteğin tutarı günlük 3,36 TL (aylık 100,8 TL), olacak şekilde faydalanılacak destek miktarlarının belirlendiği, taraflar arasında akdedilen “...” sözleşmesinin 6.4 maddesinde “Firmaya ödenecek bedel her bir firma işçisi için ilgili kurum ve kuruluşlara ödenmesi gereken prim fon vergi vs. hususlar göz önünde tutulmak suretiyle tespit edildiği, işbu sözleşme tarihinden sonra ilgili kurum ve kuruluşlara ödenmesi gereken tutarlarda bir indirim yapılması ve/veya ödenmesi gereken tutarın bir kısmına veya tamamına istisna getirilmesi veya bir kısmının devletçe karşılanmasının öngörülmesi ve dolayısıyla da firmanın her işçisi bazında Firma’nın ilgili kurum ve kuruluşlara ödeyeceği rakamda eksilme olması halinde ilgili kurum ve kuruluşlara ödenmek zorunda olunmayan tutarların hakkediş tutarlarından indirileceği, Firma belirtilen nedenle ... tarafından hakkediş tutarlarından indirim yapılacak/yapılmış olmasının hakkedişlerin eksik ödendiği anlamına gelmeyeceğini ve bu nedenle ...’tan herhangi bir hak ve alacak talep etmeyeceğini kabul beyan ve taahhüt ettiği.” 6.5. maddesinde “firmaya hakkediş ödenirken 5510 sayılı kanun gereği brüt asgari ücret işveren prim payından %5 indirim yapılacaktır. (5510 sayılı kanun gereği işveren tarafından ödenen (malullük yaşlılık ve ölüm sigorta prim oranı %11 olup 5510 sayılı kanun gereği 5 puan indirim yapılarak %6 olarak dikkate alınacaktır. İndirim tutarı SGK Prim Tahakkuk fişinde gösterilmektedir. Fatura düzenlenirken tahakkuk fişinde belirtilen indirim yapıldıktan sonra KDV ilave edilip fatura tutarı hesaplanacaktır)." 6.6. maddesinde “yürürlükte bulunan ilgili mevzuat veya ileride yürürlüğe girecek mevzuat kapsamında her bir işçi için ilgili kurum ve kuruluşlara ödenmek zorunda olunan tutarlarda herhangi bir indirim yapılması ve/veya ödenmesi gereken tutarın bir kısmı veya tamamı için istisna getirilmesi veya bir kısmının devletçe karşılanmasının öngörülmesi ve geriye yönelik olarak indirilen veya istisna edilen veya devletçe karşılanması öngörülen tutarın firmaya ilgili kurum veya kuruluş tarafından iadesinin gerekmesi halinde ilgili kurum veya kuruluş tarafından firmaya iade edilecek tutarın derhal ...’a iade edileceği. Söz konusu tutarın ...’a iade edilmediği takdirde ... iade edilecek tutarı ilk hak ediş tutarından ilk hak ediş tutarının söz konusu iade edilecek miktarı karşılamaması halinde ise sonraki hakkediş tutarlarından mahsup etmeye yetkili olacaktır.” hükümlerinin yer aldığı, yukarıda gerek asgari ücret desteği genelgeleri ve gerekse de taraflar arasında imzalanan 01.07.2016 tarihli sözleşme hükümlerine göre; asgari ücret desteğinden faydalanmak için öncelikle ilgili aylık prim ve hizmet bildirgesini süresinde vermek ve tahakkuk edecek olan sigorta primlerinin de yasal süresi içinde ödenmesi gerektiği, bu durumda faydalanılan destek miktarının ilk olarak işverenin sigorta prim borçlarına mahsup edileceği, yani tahakkuk eden prim borcundan söz konusu asgari ücret desteği düşülerek çıkan nihai rakamın işveren tarafından SGK’ya ödenmesi gerekeceği, söz konusu ödenecek prim miktarı her ay çalışan kişi ve gün sayısına göre değişiklik gösterdiğinden işverenler tarafından öngörülmesinin mümkün olmadığı, yapılan incelemeler ile dava dosyasında yer alan belgelerin birlikte incelenmesi neticesinde davacının söz konusu asgari ücret desteğinden faydalandığı ve faydalanma usulünün de cari dönem prim borcundan mahsup edilerek gerçekleştiğinin saptandığı, asgari ücret desteği belli bir döneme yani hakkedilen ilgili aylara özgülenen bir destek olduğu, yani her ay için söz konusu destekten faydalanma şartları yerine getirilip getirilmediğinin sistem tarafından kontrol edildikten sonra ilgili ay için destek tutarının belirlendiği, taraflar arasında yapılan 01.07.2016 tarihli sözleşmenin 6.4. maddesi ile 6.6. maddesinde özetle “her işçisi bazında Firma’nın ilgili kurum ve kuruluşlara ödeyeceği rakamda eksilme olması halinde ilgili kurum ve kuruluşlara ödenmek zorunda olunmayan tutarların hakkediş tutarlarından indirileceği”, “ilgili kurum veya kuruluş tarafından firmaya iade edilecek tutarın derhal ...’a iade edileceği. Söz konusu tutarın ...’a iade edilmediği takdirde ... iade edilecek tutarı ilk hak ediş tutarından ilk hak ediş tutarının söz konusu iade edilecek miktarı karşılamaması halinde ise söz konusu hakkediş tutarlarından mahsup etmeye yetkili olacaktır” hükümleri açıkça ödeme iadesinin herhangi bir döneme bağlı kalmaksızın ilk hakkediş tutarından mahsup edilmesi, mahsup edilen tutarın iade edilen tutarı karşılamaması halinde ise sonraki hakkediş tutarlarından mahsup edileceğinin hüküm altına alındığı, bu kapsamda davalı taraf, davacının söz konusu sözleşme kapsamında yararlanmış olduğu teşvikleri davacıdan dönem belirlemeksizin istemeye yetkili olduğu, davacının yüklenmiş olduğu sözleşme kapsamında SGK nezdinde açmış olduğu tüm işyeri dosyalarından faydalandığı asgari ücret desteği toplamının 400.684,75-TL olduğu, davalının 2019/Mart döneminde söz konusu 3 adet fatura bedelinden toplam 56.580,00 TL kesinti yaptığı göz önünde bulundurulduğundan davalının, davacıdan talep edebileceği asgari ücret desteğinin 400.684,75 TL- 56.580,00 TL=344.104,75 TL olduğu, davacının davalıdan talep edebileceği fatura alacağının ise bulunmadığı kanaatine varılmıştır. Mahkememizce aldırılan 19/04/2025 tarihli bilirkişi raporunun denetime açık, yeterli, objektif ve hüküm kurmaya elverişli olması gerekçeleriyle anılan bilirkişi raporuna itibar edilmiştir. 19/04/2025 tarihli bilirkişi raporuna davacı vekilinin teknik nitelikte olmayan itirazlarının dosya kapsamı ile örtüşmemesi de dikkate alınarak davacı vekilinin dosya kapsamındaki itirazlarına itibar edilmemiştir. TMK'nın 6. maddesinin "Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür." hükmünü havi olduğu ve yine HMK'nın 190. maddesinin "İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Kanuni bir karineye dayanan taraf, sadece karinenin temelini oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altındadır. Kanunda öngörülen istisnalar dışında, karşı taraf, kanuni karinenin aksini ispat edebilir." hükmünü havi olduğu, TMK'nın 6. Maddesi ile HMK'nın 190. Maddesi uyarınca huzurdaki davada ispat yükünün davacı taraf üzerinde bulunduğu, davacı tarafın üzerinde bulunan ispat yükünü yerine getiremediği, davacının 01/07/2016 tarihli ...Sözleşmesi ve ek protokolleri çerçevesinde düzenlenen üç ayrı fatura sebebiyle davalı taraftan alacağı bulunduğu ve davalı tarafından yapılan ödemelerin eksik olduğu vakıalarını ispat edemediği davalı bankanın ise davacının alacak iddiasının aksine 01/07/2016 tarihli ... Sözleşmesinin 6.4 ve 6.6 maddeleri uyarınca davacının yüklenmiş olduğu sözleşme kapsamında SGK nezdinde açmış olduğu tüm işyeri dosyalarından faydalandığı asgari ücret desteği sebebiyle davacıdan toplamda 344.104,75 TL alacağı bulunduğu iddiasını ispat ettiği ve davalı banka tarafından yapılan ödemelerin taraflar arasındaki sözleşmelere uygun olduğu vakıasının sübuta erdiği kanaatine varılmakla; dosya kapsamında toplanan tüm deliller dikkate alınarak, davacı tarafça ileri sürülen vakıaların sübuta etkili delillerle ispat edilemediği ve davalı tarafça da aksinin ispat edildiği değerlendirilerek davanın reddine, karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki gibi hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda izah olunduğu üzere; 1-Davanın REDDİNE, 2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince alınması gereken 615,40-TL maktu karar ve ilam harcından peşin olarak alınan 966,25-TL peşin harcın mahsubu ile artan 350,85-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta hüküm kurulmasına yer olmadığına, 5-Davalı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden reddedilen miktar üzerinden, karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T.'deki esaslara göre belirlenen 30.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, 6-İstanbul Arabuluculuk Bürosu tarafından ileride haksız çıkacak taraftan alınmak üzere suçüstü ödeneğinden karşılanan 1.320,00-TL arabuluculuk tarife bedelinin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, buna ilişkin harç tahsil müzekkeresi yazılmasına, 7-Artan gider/delil avansından artan avans olması halinde, hüküm kesinleştiğinde ve talep edildiğinde yatırana iadesine, Dair, davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemeleri nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.26/06/2025 Katip ¸e-imzalıdır Hakim ¸e-imzalıdır *Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu kapsamında elektronik imza ile imzalanmıştır.*