İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi 2020/469 E. 2024/514 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2020/469
- Karar No
- 2024/514
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2020/469 Esas KARAR NO : 2024/514 DAVA : İtirazın İptali (Ödünç Verme Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 28/08/2020 KARAR TARİHİ : 19/09/2024 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ödünç Verme Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ -İSTEM / Davacı vekili dava dilekçesinde ve özetle; davalı/borçlu tarafından aleyhlerine girişilen ... 25.İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra takip dosyasına haksız ve kötüniyetli olarak itiraz edildiğini, dava öncesi zorunlu alabulucuk görüşmelerinden sonuç alınamadığını ve anlaşamama tutanağının düzenlendiğini, davalı-borçlu ile müvekkili arasında oluşan ilişki ile, davalı firmanın müteaddit tarihlerde toplam 106.500,00-TL'nin müvekkilinden borç aldığını fakat borcunu ödemediğini, müvekkili ile davalı/borçlu arasındaki ilişki neticesinde müvekkilinin davalı/borçludan alacaklı olduğunu, müvekkilinin davalıdan olan alacağının dosyaya sunulan dekontlarla ve diğer delillerle sabit hale geldiğini beyanla davanın kabulüne, davalı/borçlunun ... 25.İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra takip dosyasından yapılan itirazının iptaline, icra takibinin dava konusu edilen miktar yönünden takip talebinde yazılı olan koşullarla aynen devamına, davalının haksız ve kötü niyetli itirazı nedeni ile %20'den az olmayacak şekilde tazminat ödemeye mahkum edilmesine, yargılama gideri ve vekil ücretinin davalıya yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. SAVUNMA / Davalı vekili cevap dilekçesinde ve özetle; davacının 2016 yılından bu yana zaman zaman müvekkili şirketten altın aldığını, müvekkili şirketin altınlar karşılığında fatura kestiğini, taraflar arasındaki ticarete ilişkin faturaların, müvekkili şirketin usulüne uygun olarak tutulan ticari defter ve kayıtlarına işlendiğini, taraflar arasındaki ticari ilişkinin 4 yılı aşkın bir süre bu şekilde ilerlediği ve müvekkilinin davacıya hiçbir borcu olmadığı halde davacının bir kısım havale dekontlarına dayanarak müvekkilinden alacaklı olduğundan bahisle müvekkili aleyhinde ... 25.İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı dosyasından haksız ve kötü niyetli olarak icra takibi başlattığını, müvekkili ile davacı arasında hiçbir zaman ödünç sözleşmesi kurulmadığını, müvekkilinin davacıya ödünç sözleşmesinden, takibe konu dekontlardan veyahut da başkaca bir nedenden hiçbir borcunun bulunmadığını, davacının, müvekkilinden satın aldığı altınlara karşılık olmak üzere takibe konu dekontlarda yer alan ödemeleri yaptığını, havale ödeme belgesi olup, ödünç sözleşmesinin varlığını ispatlamayacağını, davacının, müvekkiline borç verdiğini iddia ettiği halde dosyaya bu iddiasını ispat edecek hiçbir belge sunamadığını, huzurdaki yargılamada ispat külfetinin davacı üzerinde olduğunu, davacı tarafından daha evvel müvekkiline yapılan HAVALE/EFT işlemlerinde açıkça ''Altın Bedeli'' yazdığını, taraflar arasında altın alım satımı ile ilgili olarak bir uygulama oluştuğunu, davacı tacir olup, basiretli bir tacir gibi hareket etmekle yükümlü olduğunu, kaldı ki kabul anlamına gelmemekle birlikte davacı tarafından dosyaya sunulan dekontlarda müvekkiline borç verdiğine dair bir kayıt veya emarenin dahi bulunmadığını, müvekkili şirketin davacıdan ''Borç'' almaya ihtiyacının olmadığını, kabul anlamına gelmemekle birlikte müvekkili şirketin, gerek duyması halinde nadiren bankalar nezdinde kredi kullanmakta olduğunu, müvekkili şirketin bankalar dışında 3.Kişilerden borç alma gibi bir uygulamasının bulunmadığını, müvekkiline ait ticari defter ve kayıtların usulüne uygun olarak tutulduğunu, açılış ve kapanış tasdiklerinin mevcut olduğunu, müvekkili şirketin ticari defter ve kayıtlarının müvekkili lehine delil teşkil edeceğini, davacı, müvekkili aleyhinde başlattığı icra takibinde haksız ve kötü niyetli olup tazminata mahkum edilmesi gerektiğini beyanla davacının davasının reddine, haksız ve kötü niyetli olarak müvekkili aleyhinde icra takibi başlatan davacı aleyhinde %20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. KANITLAR / Taraflarca gösterilen deliller toplanmış, davalı şirketin ... kaydı çıkartılarak dosyamız arasına alınmış, davacının nüfus kayıt örneği UYAP üzerinden çıkartılarak dosyamız arasına alınmış, davacı hakkında esnaf-tacir araştırması yapılmış, davalı şirketin BA-BS formları celbedilmiş, ... 25.İcra Müdürlüğünün ... Esas, ... Cumhuriyet Başsavcılığının ...soruşturma, ... Cumhuriyet Başsavcılığı'nın... soruşturma ve ...61.Asliye Ceza Mahkemesi'nin ...esas sayılı dosyaları UYAP üzerinden dosyamız arasına alınmış ve davalının ticari defter ve belgeleri ile kayıtları ve dosya üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılarak bilirkişi raporu alınmıştır. Mahkememizin 05/10/2023 tarihli duruşmasında davalı tanığı ...; "ben davalı şirkette 2013 yılından beri çalışmaktayım, davalı şirkette 2013 yılından beri banko görevlisiyim çalışmaktayım, halen de aynı görevde devam etmekteyim,...' nu şahsen tanımamakla birlikte kendisi bizim mağazamıza gelen müşterilerden bir tanesi idi, hatta bizde de çalışmış olan ...' nin de hanımın akrabasıdır, kendisini görsem tanırım, ... davalı şirketin ... Döviz şubesinde çalışmakta idi, fakat kendisinin yolsuzluk yaptığı tespit edilince kendisi işten çıkartıldı, ...Döviz şubesinde çalışmasından önce kapalıçarşıdaki şubemizde çalışmak idi, ... ' nun eşinin akrabası olduğundan ... şubeye geldiğinde Mehmet Nasrettin ile işlemlerini yürütürdü, bizim şubemizde ... geldiğinde kimi zaman nakit ama çoğunlukla banka hesabı kanalı ile ödemesini yapar bunun karşılığını da elden talep ettiği hatırladığım kadarıyla altın olarak alıyordu, bizim net olarak bilmemekle birlikte 6 veya 7 banka hesabımız bulunmaktadır, olayın gerçekleştiği tarihte davalı şirketin kaç hesabı olduğunu bilmiyorum, yine ...' nun işlemler sırasında parayı hangi hesaba gönderdiğini de bilmiyorum, ... hatırladığım kadarıyla kapalı çarşıdaki şubemizde 2016-2018 yılları arasında işlemler yapmaktaydı, davalı şirketin müşterilerinden para alıp forex piyasasında işlem yapma gibi bir enstürümanı bulunmamaktadır, davalı şirkette ... parasını verir veyahut banka kanalı ile gönderir karşılığında da altın alırdı, para bekletme veyahut bakiye tutma gibi bir durum söz konusu değildi, davalı şirketin kar payı veya temettü dağıtma gibi bir uygulaması bulunmamaktadır, benim olaya ilişkim başkaca bilgim ve görgüm bulunmamaktadır..." şeklinde, aynı tarihli duruşmada diğer davalı tanığı ...; "ben davalı şirkette 2009-2018 yılları arasında banko görevlisi olarak çalıştım, 9 yıl boyunca banko görevlisi idim, 2018 yılından itibarenden ise abime ait olan ... çalışmaktayım, ... birlikte davalı şirkette çalıştığım ...' nin eşinin akrabasıdır, kendisi aralıklarla davalı şirketten altın alırdı, kimi zaman nakit kimi zaman ise banka kanalı ile davalı şirketin hesabına parasını gönderirdi, ben ...' nu davalı şirketin hangi hesabına para gönderdiğini bilmiyorum fakat davalı şirket ile ... arasında ki ilişki ...' nun yatırdığı veyahut verdiği para karşılığı altın alması şeklinde idi, davalı şirket müşterilerine sadece altın alır satardı, zira davalı şirket sarraftı bunun dışında forex ve benzeri herhangi finansal enstrüman davalı şirket tarafından müşterilerine sunulmamaktadır, davalı şirketin kar payı dağıtma şeklinde bir uygulaması da bulunmamaktadır, bilgim ve görgüm bundan ibarettir..." şeklinde ve yine aynı tarihli duruşmada diğer davalı tanığı ...; "ben davalı şirketin ... Döviz bürosunda 2018 yılı temmuz ayından beri banko görevlisi olarak çalışıyorum, ben ...isimli arkadaş ile yan yana bankonda yaklaşık 11 ay çalıştık, ... isimli şahsı şahsen tanımıyorum, ancak kendisi ...' nin bildiğim kadarıyla eşinin amcası idi, kendisi de ...' na amcam diye hitap etmekteydi, ... şubeye geldiğinde genelde onunla ... ilgileniyordu, ... parasını getirip dövizini karşılığında alıyordu, ... genellikle EURO alıyordu, ... Döviz bürosunun banka hesabı o tarihlerde bulunmadığından ...nakit olarak parasını verir karşılığında da dövizini alıyordu, olayın gerçekleştiği tarihlerde bizim ... Döviz bürosu döviz alım satımı gerçekleşen bir bürodur, altın alıp satımı o tarihlerde yapılmamaktadır, ... Döviz bürosunda döviz alım satımı yapılmaktadır, onun dışında diğer finansal enstrümanlar ( ... ve benzeri) bulunmamaktadır, yine kar payı veyahut temettü dağıtma gibi bir uygulama bulunmamaktadır, , ... ,... Döviz bürosundan dolandırma ve yolsuzluk yaptığı gerekçesi ile işten çıkartılmıştır, bilgi ve görgüm bundan ibarettir..." şeklinde beyanda bulunmuşlardır. Mahkememizin 18/07/2024 tarihli duruşmasının (1) numaralı ara kararı ile; ''HMK md. 241 gereğince mahkememizce dinlenen tanıklar ...,...ve ...'ın tanıklıkları ile ispat edilmek istenen hususlar hakkında yeter derecede bilgi edinildiği kanaatinde olunması nedeniyle tanık ...'nin dinlenilmesinden vazgeçilmesine'' karar verilmiştir. Mahkememizin 08/02/2024 tarihli duruşmasının (1) numaralı ara kararı ile; "Davacının iddiası, davalının savunması ve tüm dosya kapsamına göre, ön inceleme duruşmasında tespit edilen uyuşmazlıkların halli için tarafların 2016, 2017 ve 2018 yıllarına ait Ticari Defter ve belgeleri ile dosya üzerinde ... bilirkişi incelemesi yaptırılmasına..." dair karar verilmiş ve işbu doğrultuda SMMM bilirkişisi ...ve ...bilirkişisi ...tarafından tanzim edilen 15/05/2024 tarihli bilirkişi heyet raporunda özetle; - Davacı ... inceleme günü olan 23.02.2024 günü, saat 14:00'da mahkemenin duruşma salonunda incelemeye katılmadığı ve davacı yanın yerinde inceleme talebinde de bulunmadığı, -İncelenen davalı şirkete ait 2016, 2017 ve 2018 yılı ticari defter ve belgelerinin Elektronik Defter Genel Tebliği usul ve esaslarına göre tutulduğu, 2016, 2017 ve 2018 yılı Elektronik Defterler ile 2017 ve 2018 yılı Envanter defterlerinin yasal süresinde onaylandığı ve davalı şirketin 2017 ve 2018 yılı ticari defterlerinin TTK. Hükümlerine göre usulüne uygun tutmuş olduğundan davalı şirketin 2017 ve 2018 yıllarına ait ticari defterlerinin sahibi lehine delil niteliği taşıdığı, Davalı şirketin 2016 yılı envanter defterini ibraz etmediğinden ticari defterlerin sahibi lehine delil niteliği taşıyıp taşımadığına dair takdirin Sayın Mahkemenize bağlı olduğu, -Davalı ... Ltd. Şti.'nin dava ve icra takibine konu edilen ödemelerle ilgili olarak davacı yana “HASALTI”açıklamalı faturaları düzenlemesinden kaynaklı olarak icra takip tarihi olan 23.09.2019 tarihi itibariyle davacı ...'na herhangi bir borcunun bulunmadığı görüş ve kanaati bildirilmiştir. Bilirkişi raporu teknik anlamda yeterli, dosya kapsamına uygun ve denetime elverişli olduğu kanaatine varıldığından Mahkememizce hükme esas alınmıştır. Mahkememizin 19/09/2024 tarihli duruşmasında; ''Davacı vekilinin talebinin dosyanın geçirmiş olduğu safahat, toplanan deliller, usul ekonomisi ilkesi ile dosyanın tekemmül ettiği kanaatine varılması ve iş bu sorgunun dosyaya herhangi bir yenilik katmayacağı kanaatinde olunması nedenleriyle reddine'' karar verilmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Davanın, alacağın tahsili amacı ile başlatılan ilâmsız icra takibine vâki itirazın İİK'nun 67.Maddesi uyarınca iptali ve icra inkâr tazminatının tahsili davasıdır. ... 25.İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyanın dosyamız arasına alındığı ve takip dosyası kapsamından; davacı tarafın davalı hakkında toplam 106.500,00-TL alacağın eklentileri ile birlikte ödetilmesi istemiyle ve ilamsız takip yoluyla icra takibinde bulunulduğu, davalının yasal süresi içinde vaki itirazı sonucu, icra takibinin İİK'nun 62.maddesi uyarınca durduğu saptanmıştır. İcra takibine vaki itirazın davacı tarafa tebliği durumu ve dava tarihine nazaran, bu itirazın iptali davasının İİK.nun 67.maddesi hükmünde öngörülen ve hak düşürücü nitelikteki bir yıllık süresi içinde açıldığı tespit olunmuştur. HMK'nun 320/2 maddesi uyarınca taraflar arasındaki uyuşmazlık konularının; davaya konu edilen taraflar arasındaki ilişkiden kaynaklandığı iddia edilen 08/03/2017 tarihli 15.500,00 TL tutarlı, 29/11/2017 tarihli 15.000,00 TL tutarlı, 11/01/2018 tarihli 56.000,00 TL tutarlı ve 29/06/2018 tarihli 20.000,00 TL tutarlı dekontlar nedeniyle davacının davalıdan alacaklı olup olmadığı, alacaklı ise varlığı ve miktarı, taraflar arasında geçerli bir ödünç sözleşmesi olup olmadığı, davalının icra takibine yaptığı itirazın haklı olup olmadığı, icra-inkar tazminatı ile kötü niyet tazminatı koşullarının oluşup oluşmadığı noktalarında toplandığı tespit edilmiştir. Medeni Yasa'nın 6. maddesine göre "Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür." Medeni Yasa'nın bu hükmü 6100 sayılı Hukuk Yargılama Yasası'nın 190. maddesi 1. fıkrasında bir başka biçimde yinelenmiş olup; " İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir" denilmiştir. Bu bağlamda kural olarak davanın taraflarından her biri iddiasını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür. Tüm dosya kapsamı, iddia, savunma, dosya içeriği deliller ve alınan bilirkişi raporuna göre; eldeki davada davacı taraf, taraflar arasında oluşan ilişki ile, davalı firmanın müteaddit tarihlerde toplam 106.500,00-TL'yi kendisinden borç aldığını fakat borcunu ödemediğini, taraflar arasındaki ilişki neticesinde kendisinin davalı/borçludan alacaklı olduğunu, kendisinin davalıdan olan alacağının dosyaya sunulan dekontlarla ve diğer delillerle sabit hale geldiğini iddia etmiş, davalı taraf ise, davacının 2016 yılından bu yana zaman zaman kendilerinden altın aldığını, kendilerinin altınlar karşılığında fatura kestiğini, taraflar arasındaki ticarete ilişkin faturaların, kendilerinin usulüne uygun olarak tutulan ticari defter ve kayıtlarına işlendiğini, taraflar arasındaki ticari ilişkinin 4 yılı aşkın bir süre bu şekilde ilerlediği ve kendilerinin davacıya hiçbir borcu olmadığı halde davacının bir kısım havale dekontlarına dayanarak kendilerinden alacaklı olduğundan bahisle kendileri aleyhinde ... 25.İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı dosyasından haksız ve kötü niyetli olarak icra takibi başlattığını, taraflar arasında hiçbir zaman ödünç sözleşmesi kurulmadığını, kendilerinin davacıya ödünç sözleşmesinden, takibe konu dekontlardan veyahut da başkaca bir nedenden hiçbir borcunun bulunmadığını, davacının, kendilerinden satın aldığı altınlara karşılık olmak üzere takibe konu dekontlarda yer alan ödemeleri yaptığını, davacının, kendilerine borç verdiğini iddia ettiği halde dosyaya bu iddiasını ispat edecek hiçbir belge sunamadığı iddiasıyla davanın reddini savunmuştur. Taraflar arasındaki ihtilaf yukarıda detaylı olarak belirtilmiştir. İşbu davada ispat külfeti, davacı taraf üzerindedir. Yukarıdaki açıklamalar ışığında; dosyaya celbedilen ceza dosyası, tanık beyanları, davalının BA-BS formları, Mahkememizce teknik anlamda yeterli ve denetime elverişli görülerek hükme esas alınan bilirkişi heyet raporu ve MK md.6 hükmü nazara alındığında davacının üzerinde bulunan ispat külfetini yerine getiremediği başka bir deyişle davalıdan alacaklı olduğunu ispat edemediği kanaatine varılmakla Mahkememizce ispat olunamayan davanın reddine, davalının kötü niyet tazminatı talebinin ise, davacının takip başlatmakta haksız ve kötü niyetli olduğu ispat edilemediğinden yasal koşulları oluşmadığından reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. Yukarıda açıklanan nedenlerle; H Ü K Ü M / 1-Davanın REDDİNE, 2-Davalının kötü niyet tazminatı talebinin yasal koşulları oluşmadığından reddine, 3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince hesap olunan 427,60-TL maktu karar ve ilam harcının davacıdan tahsiline, peşin alınan 1.286,26-TL harçtan mahsubu ile kalan 858,66-TL'nin verilen hüküm kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 4-... Arabuluculuk Bürosu tarafından ileride haksız çıkacak taraftan alınmak üzere suçüstü ödeneğinden karşılanan 1.320,00-TL arabuluculuk tarife bedelinin davacıdan alınarak hazineye irad kaydına, 5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap olunan 17.900,00-TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 7-Davalı tarafından yapılan herhangi bir yargılama gideri bulunmadığından bu konuda hüküm kurulmasına yer olmadığına, 8-HMK 333.maddesi gereğince taraflarca yatırılan gider avanslarından bakiye avansın hüküm kesinleştiğinde ve talep halinde ilgili taraflara iadesine, Dair, taraf vekillerinin huzurunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süresi içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemeleri nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 19/09/2024 Katip ¸ Hakim ¸