İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi 2017/502 E. 2024/646 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2017/502
- Karar No
- 2024/646
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2017/502 Esas KARAR NO : 2024/646 DAVA : Menfi Tespit- İstirdat DAVA TARİHİ : 31/05/2017 KARAR TARİHİ : 24/10/2024 Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit ve İstirdat davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı .... A.Ş. 1994 yılından beri kendi tesislerinde ürettiği hem yurt içi hemde yurt dışında tüm dünyaya hizmet sunmuş demiryolu uygulamaları için projeler yapan bir firma olduğunu, davalılardan ... ile tanıştıklarını ve projein isimli firma adına hareket ettiğini belirttiğini ve ticari ilişki başladığını, buna istinaden 3 adet çek keşide edildiğini ve davalılardan ...'a teslim edildiğini, müvekkile ürünlerin teslim edilmemesi üzerine davalı ...'dan teslim edilen 3 adet çekler iade istenilmiş, 2 adet çek iade edilmiş, ancak ... Bankası ... Şb. 30.04.2017 tarihli 90.000,00 TL bedelli ve ... no.lu çek iade edilmediğini, iki adet çeki iade alınması üzerine davalı ...'un müvekkiline çeklerin silinebilir kalem ile doldurttuğunu çekler üzerinde değişiklik ve tahrifat yapıldığını ve bazı kısımların silindiğini öğrendiğini, dilekçe ekinde sunulan çeklere ilişkin fotokopiden de bu hususların anlaşılabilir olduğunu, söz konusu 2 adet çek aslı 11.04.2017 tarihinde ... Cumhuriyet Başsavcılığını ... soruşturma no.lu dosyasına teslim edildiğini, iş bu süreçte ... Bankası ... Şb. 30.04.2017 tarihli 90.000,00 TL bedelli ve ... no.lu çekin bedelini 270.000,00 TL olarak değiştirmiş/tahrifat yapmış olduğunun öğrenildiğini, dava konusu çek zorunlu unsurları taşımadığını, davalı ... davalılardan Projein'e yazılan çeki teslim almış ancak Projein çeki tekrar ...'a ciro ettiğini, çek üzerinde yapılacak bilirkişi incelemesi ile bu hususlar tespit edilebileceğini, davalılardan ...Şti. firması ... 10. Asliye Ticaret Mahkemesi ... Değişik İş sayılı dosyası ile ihtiyati haciz talebinde bulunulmuş, Mahkeme kısmen kabulüne karar vermiş olup, müvekkil şirket aleyhine 90.000,00 TL üzerinden diğer davalılar aleyhine 270.000,00 TL üzerinden ihtiyati haciz kararı verdiğini, daha sonra davalılardan ... Şti. ... 21. İcra Müdürlüğü ... E. Sayılı dosyası ile haciz başla menfi tespit davasının kabulü ile borçlu olmadığının tespitine, ödenmiş olan 90.840,32 TL ödeme tarihinden itibaren ticari faizi ile istirdadına, %40'tan az olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesine ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP :Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın her türlü hukuki dayanaktan yoksun gerek TTK gerekse İİK bakımından yasal haklı gerekçeleri barındırmayan, alacağı sürüncemede bırakmak amacıyla zaman kazanmak için açılmış bir dava olup müvekkili yana açılan iş bu davayı kabul etmediklerini, davacının her ne kadar dava konusu olan çek ile ilgili Savcılığa suç duyurusunda bulunmuş ise de çekin tahrifatlı olduğunu iddia etse de dava konusu çek yasal unsurları tamam bir çek olduğunu, TTK madde 780/1-b maddesinde “ÇEK'in tanımı....” Kayıtsız ve şartsız belirli bir bedelin ödenmesi için havaleyi.” şeklinde olduğunu, 6102 Sayıtı TTK'nun 818. maddesinin göndermesiyle çekler hakkında da uygulanması gereken aynı kanunun 687. maddesi gereğince, keşideci borçlu lehtara ve cirantalara karşı ileri sürebileceği şahsi def'ilerini, iyiniyetli hamile(müvekkil) karşı gibi ileri süremeyeceği gibi, keşidecinin(davacı), lehtar ciranta ile hamil arasındaki ilişkilere dayanarak def'ide bulunamayacağının da açık olduğunu, davacının yasanın açık olarak yasakladığı hususları ileri sürmekte olup yasanın amir hükmüne aykırı olarak bunu dava sebebi yaptığını, davacının, dava dilekçesinde diğer davalı ...'a vermiş olduğu iki adet 90.000,00-TL yazılı çekleri (... seri numaralı) geri aldığını, dava konusu olan ... seri numaralı çekin de silinebilir. kalemle değiştirilerek ...'un elinden çıktığını beyan ettiğini, öncelikle davacının Savcılığa yapmış olduğu suç duyurusunda mağdur gibi görünerek hem adaleti yanıltmakta olduğunu, hem de hamil olan müvekkilini çok büyük mağduriyetlere sürüklediğini, davacının bu güne kadar elinden çıkan çekler ile ilgili hep aynı şekilde beyanda bulunduğunu, savcılığa dolandırıldığını, silinebilir kalemle elinden çıkan çekin değiştirildiğini beyan ettiğini ve müvekkili gibi iyi niyetlileri mağdur ettiğini, davacının beyanlarında geçen ...Bankası A.Ş.'nin ... Şubesine ait, ... no'lu, 30.04.2017 keşide tarihli “270. 000,00-TL” lik çek ile ilgili elinde “90 000,00-TL” yazılı halinin fotokopi görüntüsü dışında hiçbir delil de bulunmadığını, fakat davacının geri almış olduğu 2 çek ile ilgili yarım şekilde doldurulduğunu, şuan ki yazılı hallerinden farklı olan görüntülerinden hiçbir zaman bahsetmediğini, davacı vekili tarafından verilen bu çek görüntülülerinin açıkça gösterdiği gibi davacının iddia ettiği dolandırılma iddiasının gerçek dışı olduğunu, adaleti her açıdan yanılttığını belirterek sonuç olarak iş bu müvekkil yönünden yasal dayanaktan yoksun, müvekkili bağlamayan nedenlerle haksız, müvekkilinin alacağını sürüncemede bırakmak için açıldığını, müvekkili tarafından tahsil edilmiş olan bedelin istirdat taleplerinin de haksız olduğundan kasıtla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE : Dava, ... Bankası ... Şubesi, 30/04/2017 tarihli 270.000,00-TL bedelli ve ... no.lu çek sebebiyle davacının davalılara karşı borçlu olmadığının tespiti ile davacı tarafından icra takibi esnasında ödenen 90.840,32-TL'nin istirdadı taleplerine ilişkindir. Dosyada tarafların bildirdiği belgeler, ... 21. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası, ... 10. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... dosyası, ... CBS ...soruşturma sayılı dosyası, ticari defter kayıtları, imza örnekleri, Adli Tıp Kurumu raporu, bilirkişi raporları delil olarak değerlendirilmiştir. 12/09/2024 tarihli celsede; "... Cumhuriyet Başsavcılığının ... soruşturma sayılı dosyasının geldiği aşama, yürütülen ceza soruşturması safahatinden esasa dair tahkikat işlemi yapılmadığı, bu bağlamda yürütülen soruşturmanın sonuca etkili olmasının aradan geçen süre de düşünüldüğünde beklenemeyeceği, soruşturma işlemleri ile ceza muhakemesi işlemlerinin işbu dava dosyasına makul sürede etki göstermeyeceği değerlendirilmekle; adil yargılanma hakkının bir şubesi olan makul sürede yargılanma hakkına halel getirmemek ve taraflar açısından hak kaybına yol açmamak amacıyla ilgili soruşturma dosyasının bekletici mesele yapılmasına ilişkin ara karardan rücu edilmesi ile ilgili dosyanın bekletici mesele yapılmasına yer olmadığına" karar verilmiştir. ... Asliye Ticaret Mahkemesine yazılan talimat marifeti ile mali müşavir bilirkişi tarafından, dava konusu olup 90.000 TL bedelli olmasına rağmen tahrif edildiği iddia olunan ... seri numaralı çekin davalı tarafın ticari defter ve kayıtlarında ne şekilde göründüğü, çekin bedelsiz kalıp kalmadığı hususlarının tespiti için değerlendirme yapılması açısından hazırlanan 12/06/2020 tarihli bilirkişi raporunda, davalı ...Tiç.Ltd.Şti. nin 2016 ve 2017 yılına ait ticari defterlerinin (E Defterinin) incelenmesinde; Davalı ...Ltd.Şti. nin ...A.Ş. ne Akaryakıt satışı yaptığı ve bu nedenle bu firmadan alacağına karşılık ... tarih ve ... nolu ... Bankası'nın 270.000,00TL tutarlı Çeki, ...Ltd.Şti., ... ve ...Tic.A.Ş. tarafından çiro edilerek alındığı ve 2016 yılı hesaplarına 270.000,00TL olarak kaydettiği, Davalı ...Şti. ile 30-04-2017 tarih ve ... nolu Garanti Bankası'nın 270.000,00TL tutarlı Çeki'ni en son Çirolayan ...Tic.A.Ş. ile aralarında Ticari ilişki olduğu, 2017 Yılında Çek'in 90.231,27TL sinin tahsil edilerek Davalı ...Ltd.Şti. nin ...A.Ş. Den 31-12-2017 tarihi itibariyle 179.768,73TL alacaklı olduğu, davalının defterlerinin Muhasebe Standartlarına uygun olarak tutulduğu, Yevmiye Defterleri muhasebe kayıtlarını usulüne uygun yapmış olduğu bildirilmiştir. 25/02/2022 tarihli Adli Tıp Kurumu raporunda, inceleme konusu çekte yazıyla ve rakamla miktar belirtir bölümlerde ... görüntülerinden de anlaşılacağı üzere yatay ışık altında yapılan incelemede; Evvelce mevcut ''Doksan bin'' ve ''#90000#'' ibarelerinin kalem baskı izi ve imajlarının mevcut olduğu, spot ışık altında yapılan incelemede rakamla miktar belirtir bölümde halen mevcut olan ''#270.000#'' ibaresi ile tetabuk halinde olmayan ''#270.000#'' ibaresinin imajlarının görüldüğü, söz konusu ibarelerin yerine halen mevcut ''iki yüz yetmiş Bin'' ve ''#270.000#'' ibarelerinin yazılmış olduğu bildirilmiştir. HMK'nun 273/1. maddesi gereği mahkememizce toplanan deliller ve tüm dosya kapsamı incelenmek suretiyle; davacı tarafın 05/01/2023 tarihindeki dilekçesinde bildirdiği adresteki ticari defter ve kayıtlar incelenmek suretiyle davacı defterlerinin açılış ve kapanış tasdiklerini olup olmadığı usulüne uygun tutulup tutulmadığı, ... Bankası ...Şubesi'ne ait 30/04/2017 tarihli, ... numaralı çekin davacı defterlerinde kayıt olup olmadığı, kayıtlı ise ne şekilde bir kayıt bulunduğu, davalılardan ... Ltd. Şti. ve/veya ... ile davacı şirket arasında davacı ticari defter ve kayıtları itibariyle ticari ilişki bulunup bulunmadığı, var ise borç alacak durumu ve dava konusu çekin bu kapsamda verilip verilmediğine dair bir kayıt bulunmadığının tespiti hususlarında hazırlanan 22/06/2023 tarihli bilirkişi raporunda, davacı .... A.Ş.'nin 2017 yılı ticari defterlerinin lehine delil niteliğinin bulunduğu, dava konusu ... Bankası ...Şubesi'ne ait 30.04.2017 tarihli, ... numaralı 90.000,00 TL tutarlı çek davacı ticari defterlerinde kayıtlı olmadığı, dava konusu olmayan ... Bankası ...Şubesi'ne ait ..., ... ve ... numaralı çekler de davacı ticari defterlerinde kayıtlı olmadığı, Davacı şirketin ticari defterlerinin incelenmesinde; davalı ...Tic. Ltd. Şti. ... Ltd. Şti. ... ve ... A.Ş. ile ilgili cari hesap kaydına rastlanılmadığı bildirilmiştir. TMK'nın 6. maddesine göre "Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür." HMK'nın 190. maddesi gereğince de, "İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Kanuni bir karineye dayanan taraf, sadece karinenin temelini oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altındadır. Kanunda öngörülen istisnalar dışında, karşı taraf, kanuni karinenin aksini ispat edebilir." Menfi tespit davalarında da, HMK'nın ispata ilişkin genel kuralları geçerlidir. Bu davalarda davacı taraf, borçlu olmadığını iddia ettiğine göre, olumsuz bir durumun ispatı mümkün olmadığından, kural olarak ispat yükü alacaklıya aittir. Başka bir ifade ile, menfi tespit davasında hukuki ilişkinin varlığını ispat yükü alacaklıdadır. Bununla beraber, davacının iddiasına göre ispat yükünün yer değiştirmesi de mümkündür. Kambiyo senedinden doğan talep hakkına kambiyo hukuku, temel ilişkiden doğan talep hakkına ise bu talebin ait olduğu hukuk kuralları uygulanır. (HGK'nun ... Esas ...Karar ...Esas ...Karar sayılı ilamları) Bu nedenle kambiyo senetleri hakkında açılan menfi tespit davalarında, senedin dayanağı olduğu ileri sürülen hukuki ilişki ile senet metnindeki borç sebebi karşılaştırılarak, ispat yükünün kime düşeceği belirlenir. Bütün mücerret alacaklarda olduğu gibi kambiyo senedi alacağı da kural olarak uygun bir asıl borç ilişkisine, bir illi ilişkiye dayanır. Bir kambiyo senedi düzenleyip veren ve bu senedi alan herkes, bütün hukuki işlemlerin yapılmasına temel teşkil eden bir gayeye ulaşmak istemektedir. İşte bu gaye bir kambiyo senedinde mündemiç hakkın doğumu ve devri açısından hukuki sebebi teşkil eder. Kambiyo senedi düzenlenmesi dolayısıyla ortaya çıkan ilişki “kambiyo ilişkisi” ismiyle anılmaktadır. Kambiyo senedi vermek suretiyle borç altına giren borçlu “kambiyo taahhüdü”nde bulunmuş olur. Kambiyo ilişkisinin altında esas itibariyle bir asıl /temel borç ilişkisi vardır. Kambiyo senedinden kaynaklanan talebin geçerliliği, temel ilişkiden kaynaklanan temel talebin ve bununla ilgili olarak taraflar arasında varılmış amaca ilişkin mutabakatın geçerliliğinden tamamen bağımsızdır. Kambiyo senedinden doğan talep hakkına kambiyo hukuku, temel talebe ise bu talebin ait olduğu hukuk kuralları uygulanır. Kambiyo senedinin bir illete bağlı olması gerekmez ve kural olarak ispat yükü kambiyo senedinin bedelsiz olduğunu ileri süren tarafa aittir. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 72. maddesi gereğince borçlu icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu olmadığını ispat için menfî tespit davası açabilir. Kural olarak, bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran/iddia eden taraf, o vakıayı ispat etmeye mecburdur (TMK m. 6 m.). İspat yüküne ilişkin bu genel kural, menfi tespit davaları için de geçerlidir. Yani, menfi tespit davalarında da tarafların sıfatları değişik olmakla beraber, ispat yükü bakımından bir değişiklik olmayıp, bu genel kural uygulanır. Bu davalarda da bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran (iddia eden) taraf o vakıayı ispat etmelidir. Menfi tespit davasında borçlu ya borçlanma iradesinin bulunmadığını ya da borçlanma iradesi bulunmakla birlikte daha sonra ödeme gibi bir nedenle ortadan kalktığını ileri sürebilir. Borçlu borcun varlığını inkâr ediyorsa, bu durumlarda ispat yükü davalı durumunda olmasına karşın alacaklıya düşer. Borçlu varlığını kabul ettiği borcun ödeme gibi bir nedenle sona erdiğini ileri sürüyorsa, bu durumda doğal olarak ispat yükü kendisine düşecektir. Menfi tespit davasında kural olarak, hukuki ilişkinin varlığını ispat yükü davalı/alacaklıdadır ve alacaklı hukuki ilişkinin (borcun) varlığını kanıtlamak durumundadır. Borçlu bir hukuki ilişkinin varlığını kabul etmiş, ancak bu hukuki ilişkinin senette görülenden farklı bir ilişki olduğunu ileri sürmüşse bu kez, hukuki ilişkinin kendisinin ileri sürdüğü ilişki olduğunu ispat külfeti davacı borçluya düşmektedir. Zira davacı borçlu, senedin varlığını kabul etmekle birlikte bir hukuki ilişkiye dayanmadığını değil, başka bir hukuki ilişkiye dayandığını ileri sürmekte; temelde bir hukuki ilişkinin varlığını kabul etmektedir. (Yargıtay HGK'nun ... K sayılı kararı) Tüm bu genel açıklamalar dikkate alınarak iş bu davada ispat yükü hukukî ilişkinin (borcun) varlığını iddia eden davalı tarafta olup davalı alacaklı ... 21. İcra Müdürlüğünün... esas sayılı takip dosyasındaki borcun sebebi olan ... Bankası ... Şubesi, 30/04/2017 tarihli 270.000,00-TL bedelli ve ... no.lu çeke dayalı alacağının varlığını ispatla mükelleftir. Taraflarca ileri sürülen deliller toplanmış ve ... Bankası ... Şubesi, 30/04/2017 tarihli 270.000,00-TL bedelli ve ... no.lu çek sebebiyle alacağın bulunduğu iddiasına ilişkin olarak ... Asliye Ticaret Mahkemesine yazılan talimat marifeti ile düzenlenen 12/06/2020 tarihli bilirkişi raporu ile "davalı ....Ltd.Şti. nin 2016 ve 2017 yılına ait ticari defterlerinin (E Defterinin) incelenmesinde; Davalı ...Ltd.Şti. nin ....A.Ş. ne Akaryakıt satışı yaptığı ve bu nedenle bu firmadan alacağına karşılık 30-04-2017 tarih ve ... nolu ... Bankası'nın 270.000,00TL tutarlı Çeki, ...Tic. Ltd.Şti., ... ve ...A.Ş. tarafından çiro edilerek alındığı ve 2016 yılı hesaplarına 270.000,00TL olarak kaydettiği, Davalı ....Ltd.Şti. ile 30-04-2017 tarih ve ... nolu ... Bankası'nın 270.000,00TL tutarlı Çeki'ni en son ... Tic.A.Ş. ile aralarında Ticari ilişki olduğu, 2017 Yılında Çek'in 90.231,27TL sinin tahsil edilerek Davalı ...Ltd.Şti. nin ...A.Ş. Den 31-12-2017 tarihi itibariyle 179.768,73TL alacaklı olduğu, davalının defterlerinin Muhasebe Standartlarına uygun olarak tutulduğu, Yevmiye Defterleri muhasebe kayıtlarını usulüne uygun yapmış olduğu" kanaatinin bildirildiği, davacı şirket defterleri yönünden yapılan incelemeye ilişkin 22/06/2023 tarihli bilirkişi raporunda ise "davacı ...Tic. A.Ş.'nin 2017 yılı ticari defterlerinin lehine delil niteliğinin bulunduğu, dava konusu ... Bankası ...Şubesi'ne ait 30.04.2017 tarihli, ... numaralı 90.000,00 TL tutarlı çek davacı ticari defterlerinde kayıtlı olmadığı, dava konusu olmayan ... Bankası ...Şubesi'ne ait ..., ... ve ... numaralı çekler de davacı ticari defterlerinde kayıtlı olmadığı, Davacı şirketin ticari defterlerinin incelenmesinde; davalı ...Tic. Ltd. Şti. ...Ltd. Şti. Fırat ... ve ...A.Ş. ile ilgili cari hesap kaydına rastlanılmadığı" kanaatinin bildirildiği, çek üzerinde tahrifat iddiasına dönük olarak yapılan incelemeye ilişkin 25/02/2022 tarihli Adli Tıp Kurumu raporunda ise "İnceleme konusu çekte yazıyla ve rakamla miktar belirtir bölümlerde ... görüntülerinden de anlaşılacağı üzere yatay ışık altında yapılan incelemede; Evvelce mevcut ''Doksan bin'' ve ''#90000#'' ibarelerinin kalem baskı izi ve imajlarının mevcut olduğu, spot ışık altında yapılan incelemede rakamla miktar belirtir bölümde halen mevcut olan ''#270.000#'' ibaresi ile tetabuk halinde olmayan ''#270.000#'' ibaresinin imajlarının görüldüğü, söz konusu ibarelerin yerine halen mevcut ''iki yüz yetmiş Bin'' ve ''#270.000#'' ibarelerinin yazılmış olduğu" kanaatinin bildirildiği, dava dilekçesi, cevap dilekçesi, müzekkere cevapları, dosyaya sunulu yazılı beyanlar, taraf vekillerinin duruşma aşamasındaki beyanları, tarafların bildirdiği belgeler, ... 21. İcra Müdürlüğünün ...esas sayılı dosyası, ... 10. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... D.iş sayılı dosyası, ... CBS ... soruşturma sayılı dosyası, ticari defter kayıtları, imza örnekleri, 12/06/2020 tarihli bilirkişi raporu, 22/06/2023 tarihli bilirkişi raporu, 25/02/2022 tarihli Adli Tıp Kurumu raporu ve tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde; davacı firmanın keşideci konumunda olduğu dava konusu çeke ilişkin olarak çekteki imzayı inkar etmemesine karşın tarih ve bedele ilişkin tahrifat iddiasında bulunduğu, davacı firma yetkililerince tanzim edilen çekte silinebilir özellikte kalem kullanıldığı ve tarih ile bedelin bu suretle doldurulduğu, imzanın ise silinmediği iddiasında bulunulduğu, ticari defterler yönünden ise şirketin maddi anlamda zor durumda bulunduğu sürekli muhasebe elemanlarının değiştiği ve bu süreçte dava konusu çekin de ticari defterlerine usulünce aktarılamadığının belirtildiği, tüm taraflara ait ticari defterlere dair yapılan incelemelerde ise davalı taraflar arasında gerçek bir borç ilişkisinin bulunduğu saptanmasına karşın davacı tarafın ticari defterlerinde tahrifat iddiasından önce 90.000,00 TL olduğu iddia edilen çekin hiç bir surette ticari defterlerinde kayıtlı olmadığının anlaşılması ile keşideci tarafça kendi hakimiyet alanında ve hür iradesiyle tanzim edildiği belirtilen bir çekin imzasının kendilerine ait olduğu ancak bedel ve vadeye ilişkin kısmın silinebilir kalemle doldurulup tahrifata uğradığı iddiasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu ve bunun yanında kambiyo ilişkisine güvenen üçüncü kişi konumundaki alacaklılara karşı ileri sürülemeyeceği zira kişinin kendi hatasından fayda sağlamayacağı tüm bu değerlendirmeler ışığında dosya kapsamında alınan 12/06/2020 tarihli bilirkişi raporu, 22/06/2023 tarihli bilirkişi raporlarının usul ve yasaya uygun olmaları ile hüküm kurmaya elverişli ve gerekçeli olmaları sebepleriyle bilirkişi raporlarına karşı itirazların reddi ile tekrar bilirkişi raporu alınması taleplerinin reddine, karar verilmekle davalılarca alacak iddiası ispat edilmiş olmasına karşın davacı borçlu tarafça aksi ispat edilemediğinden menfi tespit ve istirdat istemli davanın tümüyle reddine, karar verilmiştir. İİK'nın 72/5. maddesi uyarınca, menfi tespit davasının kabulü halinde borçlu lehine hükmedilecek tazminat kötüniyet tazminatı olup, borçlu lehine kötüniyet tazminatına hükmedilebilmesi için, icra takibinin haksız olmasının yanında takip alacaklısının da kötüniyetli olması gerekir. Alacaklı icra takibi başlatmakta kötüniyetli değilse, aleyhine kötüniyet tazminatı hükmedilemez. Davanın reddine karar verilmekle yasal koşullarının oluşmaması nedeniyle davacının kötüniyet tazminatı talebinin reddine dair karar vermek gerekmiştir. Davalı ...firmasının kötüniyet tazminatı talebi yönünden ise İİK'nın 72/4. maddesi uyarınca tazminata hükmedilebilmesi için davanın alacaklı konumunda olan davalı lehine reddine karar verilmiş olması ve dosya kapsamında ihtiyati tedbir kararı verilmiş olması gerekmektedir. Davanın reddine karar verilmiş olması ve dosya kapsamında ihtiyati tedbir kararı verilmiş nedenleriyle davalı ...firmasının kötü niyet tazminat talebinin İİK'nın 72/4. maddesi gereği kabulü ile 270.000,00-TL'nin %20'si oranında 54.000,00-TL tazminatın davacıdan alınarak davalı ... firmasına verilmesine, dair karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki gibi hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda izah olunduğu üzere; 1-Menfi tespit ve istirdat istemli davanın tümüyle REDDİNE, 2-Davacının kötü niyet tazminat talebinin İİK'nın 72/5. fıkralarındaki koşullar oluşmadığından reddine, 3-Davalı ... firmasının kötü niyet tazminat talebinin İİK'nın 72/4. maddesi gereği kabulü ile 270.000,00-TL'nin %20'si oranında 54.000,00-TL tazminatın davacıdan alınarak davalı ... firmasına verilmesine, 4-Mahkememizce verilen 20.06.2017 tarihli ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasına, 5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince alınması gereken 427,60-TL maktu karar ve ilam harcından peşin olarak alınan 4.610,93-TL peşin harcın mahsubu ile artan 4.183,33-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 6-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 7-Davalı ...firması kendisini vekille temsil ettirdiğinden red edilen miktar üzerinden, karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T.'deki esaslara göre belirlenen 43.200,00-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalı... firmasına verilmesine, 8-Artan gider/delil avansından artan avans olması halinde, hüküm kesinleştiğinde ve talep edildiğinde yatırana iadesine, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemeleri nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.24/10/2024 Katip ¸e-imzalıdır Hakim ¸e-imzalıdır *Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu kapsamında elektronik imza ile imzalanmıştır.*