İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/53 E. 2025/384 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2025/53
- Karar No
- 2025/384
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2025/53 Esas KARAR NO : 2025/384 DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 29/09/2024 KARAR TARİHİ : 14/05/2025 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA VE TALEP : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili tarafından ... 18. İcra Dairesi’nin ... Esas sayılı dosyasında icra takibi başlatıldığını, müvekkili ile davalı arasında ürün temini, ürünlerin uygulanması, montaj, danışmanlık içeren sözleşme kapsamında bir borç ilişkisi olduğunu, müvekkili şirketin kendisine düşen bütün yükümlülüğü yerine getirdiğini, bunun karşılığında davalı borçlu tarafından fatura da kesildiğini, müvekkili ile davalı şirket arasında uzun zamandır aynı şekilde çalışıldığını, ancak son sözleşmeden kaynaklı borç meblağının müvekkili şirkete tam olarak yapılmadığını, bakiye için müvekkili şirket tarafından icra takibi başlatıldığını, davalı borçlu şirketin faturaya ya da taraflar arasındaki sözleşmeye hiçbir şekilde itiraz etmemekle birlikte sadece ödemeyi geciktirmek amacıyla icra takibine itiraz ettiğini, davalı borçlu şirketin müvekkili tarafından başlatılan icra takibine itirazının müvekkiline karşı hiçbir borcunun olmadığını beyan ederken icra takibi dosyasında itirazını takip eden tarihte müvekkiline olan borcunun bir kısmını daha ödediğini, davalı-borçlunun tek amacının ödemeyi geciktirmek ve yüksek enflasyon karşısında paranın iyice değer kaybına uğramasını sağlamak olduğunu, taraflar arasında arabuluculuk görüşmesi dahi yapıldığını, ancak ... Arabuluculuk Bürosu’nun ... numaralı dosyası kapsamında anlaşamama ile sonuçlandığını, müvekkili şirketin alacağının temini bakımından; haricen edilen bilgilere göre borçlu-davalının birçok borcunun olması, yargılama sürecinde mal kaçırma ihtimali ve böyle bir durumda ilerde verilecek olan kararın infazının mümkün olmayacağı ihtimali dikkate alınarak, davalı borçlu adına kayıtlı menkul ve gayrimenkul mallar ile 3. kişilerdeki hak ve alacaklarının, bankalardaki ve kredi kuruluşlarındaki hak ve alacaklarının ihtiyati haczine karar verilmesini, ... icra dairesi’nin ... esas sayılı dosyasının celbini, ihtiyati haciz talebinin kabulünü, itirazının iptali ile icra takibinin devamını, kötü niyetle hareket eden davalının %20 den aşağı olmamak üzere tazminata mahkûm edilmesini, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle ;Davacı tarafından yalnızca son tutanağa ilişkin bir ekran görüntüsü sunulduğunu, arabuluculuk tutanak aslının mahkemeye sunulması gerektiğini, 6325 sayılı arabuluculuk kanunu'nun 18/a maddesinin 2. fıkrası uyarınca arabuluculuk son tutanak aslının sunulması için bir haftalık kesin süre verilmesini, aksi takdirde davanın reddedileceğinin ihtar edilmesini, müvekkilin davacı tarafa herhangi bir borcu bulunmadığını, müvekkili şirketin sözleşmede de belirtilen lüleburgaz... ilaç isimli firmanın işlerini gerçekleştirirken davacı şirketle eser sözleşmesi niteliğinde bir sözleşme akdedildiğini, müvekkili şirketin sözleşmeye konu işlerin benzeri işlerin yapımında dava dışı ...isimli kişi ile işbirliği yapmakta iken anılan işin yapımında dava dışı üçüncü kişinin dahili ve telkini ile anılan üçüncü şahsın davacı şirketin yetkilisi veyahut ortağı olduğu düşünülerek davacı şirket ile gerçekleştirilmesine karar verildiğini, anılan sözleşmeye aykırılığın hiçbir şekilde müvekkiline bildirilmediğini, müvekkilinin müşterisiyle işin muayenesi sırasında farkedildiğini, söz konusu gecikme nedeniyle müvekkilinin anılan işin yapıldığı uzun yıllardır çalıştığı müşterisi nezdinde itibar kaybettiğini, ve müşterisi değeri 1.500.000,00-USD olan ön mutabakat sağlanan işleri müvekkili ile yapmaktan vazgeçtiğini, anılan gecikme ve sözleşmeye aykırı uygulamalar nedeniyle müvekkilinin büyük kayıplar yaşadığını, davacı tarafça gerek icra takibinde gerekse de huzurdaki davada alacaklı olduğuna ilişkin somut hiçbir delil sunmadığını, dosya kapsamında yalnızca sözleşme ve fatura sunulduğunu, fatura bedelinin kaynağının işin yapılıp hak edişin gerçekleştiğine, ileri sürülen borcun ödenmediğine ilişkin hiçbir delil sunulmadığını, davacı şirkete anılan iş için yapılan ödemelerde işin başlangıcında da birçok kez anılan üçüncü şahsa ödemeler gerçekleştirildiğini ve bu ödemelerin kendisine yapılmış gibi davacı şirketçe de kabul edildiğini, aynı çalışma prensibi ile şirket yetkilisi gibi davranan ve müvekkili ilede başlangıçta bu ünvana sahip olduğu düşünülen ...tarafından ödemenin kendisine yapılması talep edildiğini ve 600.000,00-tl bu işe ilişkin olarak kendisine ödendiğini, buna karşın davacı tarafça kötü niyetli olarak bu ödemelerin yapıldığı göz ardı edildiğini, iddia olunan miktara istenen faizin haksız olduğunu, davacı tarafından icra takibinde dayanak olarak sunulan 15.02.2024 tarihli fatura tarihinden itibaren asılsız alacak tutarına yıllık %48 oranında faiz uygulanarak 223.604,08-TL faiz istendiğini, davaya konu icra takibinin talep miktarı 1.492.501,61-TL olarak belirtildiğini ve huzurdaki davanın değeri olarak da aynı tutar gösterilerek bu miktar baz alınarak harç ödemesi gerçekleştirildiğini, bu nedenlerle mahkemenin yetkili olmadığına ilişkin itirazının kabulü ile davanın usulden reddini,davacıya arabuluculuk son tutanağı aslını sunması için kesin süre verilmesini, sunulmaması halinde davanın dava şartı yokluğundan reddini,usulüne uygun bir arabuluculuk süreci gerçekleştirilmediğinden davanın dava şartı yokluğu nedeniyle reddini, neticeten haksız ve mesnetsiz iddialarla, geçersiz ve dayanaksız icra takibine dayanılarak ikame edilen davanın reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER : ... 1. İcra Dairesi’nin ...Esas sayılı uyap dosyası, taraflar arasında imzalanan sözleşme, dekont örnekleri, e fatura örnekleri, taraf beyanları, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ KABUL VE GEREKÇE: Davacı tarafından açılan dava, İİK 67.maddesine dayalı itirazın iptali davasıdır. Taraflar arasındaki ihtilaf, davacının ... 1. İcra Dairesi’nin ... Esas sayılı dosyasında davalıdan alacaklı olup olmadığı hususlarındadır. İlgili ... 1. İcra Dairesi’nin ... Esas sayılı uyap dosyasının incelenmesinde, davacı alacaklı tarafından davalı borçlu aleyhine fatura alacağından kaynaklanan 1.492.501,61 TL alacağın tahsili amacı ile ilamsız icra takibi başlatıldığı, davalı borçlunun yasal süresi içerisinde sunduğu itiraz dilekçesi ile takibin durduğu, davacı alacaklının iş bu davayı açmakta hukuki yararı bulunduğu, takibin yetkili icra dairesinde yapıldığı, geçerli haciz yolu ile ilamsız genel takip bulunduğu, borçlu tarafından yasal süresi içerisinde yapılmış ve takibi durdurmuş geçerli bir itiraz olduğu, davanın bir yıllık yasal süresi içerisinde açıldığı, itirazın iptali davasının koşullarının oluştuğu anlaşılmıştır. İtirazın iptali davası yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabidir. İspat yükü kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Kanuni bir karineye dayanan taraf sadece karinenin temelini oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altındadır. Kanunda ön görülen istisnalar dışında karşı taraf kanuni karinenin aksini ispat edebilir. (HMK M.190). İtirazın iptali davasında ispat yükü kural olarak davacı alacaklıdadır. Ancak borçlunun itirazındaki beyana göre ispat yükü yer değiştirebilir. Borçlu itirazın iptali davasına karşı vereceği cevapta ödeme emrine itiraz ederken bildirmiş olduğu itiraz sebepleri ile bağlı değildir, borçlu her türlü borca itirazını ödeme emrine itirazından bağımsız olarak ileri sürebilir. Deliller toplandıktan sonra ticari defter ve belgeler üzerinde inceleme yapılmak suretiyle rapor düzenlemesi için dosya mali müşavir bilirkişi ...'ya tevdi edilmiş, bilirkişi mahkememize sunmuş olduğu raporunda özetle; "... Sonuç : 1-) Taraflar arasında TTK 89. Madde anlamında yazılı bir cari hesap sözleşmesine rastlanmamıştır. Taraflar arasında cari hesap benzeri ticari bir münasebet bulunmakta olup bu ticari münasebet açık hesap ilişkisidir. Açık hesap ilişkisi önceki borçlar tahsil edilmemesine rağmen taraflar arasındaki ticari ilişkinin devam etmesi durumudur. Açık hesap ilişkisinde taraflar tek taraflı ya da karşılıklı olarak alacaklarını hesaba kaydedip belirli hesap dönemlerine bağlı kalmaksızın hesaplaşma yaptıkları bir ticari münasebet türüdür. Tarafların iddia ve Savunmaları doğrultusunda uyuşmazlığın; davacının alacağına ilişkin yapılan icra takibine davalının itirazı ile takibin durması sonrasında itirazın iptaline ilişkin olduğu, uyuşmazlık konusunun davacının alacaklı olup olmadığı noktasında olduğu tespit edilmiş olup, Sayın Mahkemece celp edilen BA-BS beyannamelerinde tarafların 2024 yılında 2 adet fatura ile KDV hariç 3.057.983,48 TL tutarlı mal/hizmet alımı yapıldığının kayıt altına alındığı, ayrıca somut dava ve icra takip talebi açısından dava konusu olan faturaların, tarafların ticari defterlerinde kayıtlı, BA-BS beyannamelerinin birbirini teyit ettiği, davaya konu faturaların borçlu ve alacaklı tarafça bilinebilir ve davalının faturaları tebliğ almış olduğu değerlendirildiğinden; 2- ) Davacının davalıdan ... 1. İcra Müdürlüğü ... E Sayılı Dosyası ile başlattığı ilamsız takipte, 1.268.897,53 TL asıl alacak, 223.604,08 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 1.492.501,61 TL talep ettiği, Talep edilen 1.668,69 TL takip öncesi işlemiş faiz talebinin fazla ve yersiz talep olduğundan reddinin gerekeceğinden; Bu durumda davacının, davalıdan 1.268.897,53 TL asıl alacak, 221.935,39 TL işlemiş faiz 1.490.832,92 TL talep edebileceğinin hesaplandığı, Davacının 1.268.897,53 TL asıl alacağına takip tarihinden itibaren aylık %4 orandan uygulanacak akdi faiz işletilmesi gerekecektir. 3-) Davalının icra takibinden sonra davacıya 500.000,00 TL ödeme yaptığı, takip sonrası yapılan kısmi ödemenin infaz aşamasında icra müdürlüğü tarafından BK. 100. Madde kapsamında değerlendirilmesi gerekeceği..." görüş ve kanaatine varıldığını bildirmiştir. Bilirkişi Raporu dosya kapsamına uygun, ayrıntılı, açıklayıcı ve hüküm kurmaya elverişlidir. Tüm dosya kapsamı değerlendirilmekle; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) hükümlerine göre: Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK 222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK 222/2). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması ve defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK 222/4). İbrazı istenen belgenin, ileri sürülen hususun ispatı için zorunlu ve bu isteğin kanuna uygun olduğuna mahkemece kanaat getirildiği ve karşı taraf da bu belgenin elinde olduğunu ikrar ettiği veya ileri sürülen talep üzerine sükut ettiği yahut belgenin var olduğu resmî bir kayıtla anlaşıldığı veya başka bir belgede ikrar olunduğu takdirde, mahkeme bu belgenin ibrazı için kesin bir süre verir (HMK 220/1). Belgeyi ibraz etmesine karar verilen taraf, kendisine verilen sürede belgeyi ibraz etmez ve aynı sürede, delilleriyle birlikte ibraz etmemesi hakkında kabul edilebilir bir mazeret göstermez ya da belgenin elinde bulunduğunu inkâr eder ve teklif edilen yemini kabul veya icra etmezse, mahkeme, duruma göre belgenin içeriği konusunda diğer tarafın beyanını kabul edebilir (HMK 220/3). Tacir olup ticari defter tutmak zorunda olan taraf, ticari defterleri bulunmadığını ileri süremeyeceğinden verilen kesin süreye rağmen ibraz etmediği takdirde, belgenin elinde olmadığına dair yemin etmesine gerek olmaksızın HMK'nın 220/3. maddesi gereğince sunmaktan kaçındığı belgelerdeki (ticari defterlerindeki) kayıtların, karşı taraf defterindeki kayıtlara uygunluğunu mahkeme kabul edebilir. Aksinin kabulü durumunda; karşı tarafın ticari defterlerini sunmaması halinde sunan tarafın muntazam tutulmuş ticari defterlerinin lehe delil olarak kabul edilemeyeceği şeklinde bir sonuç ortaya çıkar ki bu ticari defterleri ve karşı taraf elinde olduğu ileri sürülen belgeleri delil olarak kabul edip sunulmaması halinde sonuçlarını belirleyen HMK'daki açık düzenlemelere aykırı bir yorum olacaktır..." (Yargıtay 15. Hukuk Dairesinin... Esas ...Karar sayılı ilamı). (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi ...Esas, ... Karar Sayılı Kararı ) Somut olayda; Tarafların ticari defterleri üzerinde yapılan incelemede; defterlerin usulüne uygun tutulduğunun tespit edildiği, davacı tarafın defterine göre davalıdan 1.268.897,12 TL alacaklı olduğu, davalı kayıtlarında davacıya 1.268.897,12 TL borçlu olduğu, kayıtların birbirini doğruladığı tespit edilmiştir. Davalı borçlu tarafça hizmetin alınmadığı ileri sürülmemiş, herhangi bir borç olmadığı iddia edilmiştir. Davalı taraf defterlerine borcu kaydettiğinden ödeme iddiasını ispat yükü altındadır, davalı tarafça ödeme ve borç olmadığı iddiası ispatlanamadığından Davanın kısmen kabulü ile, davalının ... 1.İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı icra dosyasına yapmış olduğu itirazın kısmen iptali ile takibin 1.268.897,53 TL asıl alacak, üzerinden devamına, ve bu alacağa takip tarihinden itibaren aylık %4 akdi faiz işletilmek suretiyle devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, davacı tarafça fatura bedeli kadar alacak ispatlandığından ve likit alacak nedeniyle icra inkar tazminatına hükmedilmesine dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. Türk Ticaret Kanunu'nun 10. Maddesine göre "Aksine sözleşme yoksa, ticari bir borcun faizi, vadenin bitiminden ve belli bir vade yoksa ihtar gününden itibaren işlemeye başlar." Davacı tarafça davalıya takip öncesi herhangi bir ihtarname çekilmediği anlaşılmaktadır. Sözleşmede ödeme tarihi olarak işin ortası ve işin sonu olarak belirtildiği, net bir tarihin olmadığı bu nedenle sözleşmenin 5. Maddesindeki faizin dikkate alınamayacağı, davacı tarafça takip öncesi bir ihtarname de çekilmediğinden davacının takip öncesi faize ilişkin talebinin de reddine karar verilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın kısmen kabulü ile, davalının ... 1.İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı icra dosyasına yapmış olduğu itirazın kısmen iptali ile takibin 1.268.897,53 TL asıl alacak, üzerinden devamına, ve bu alacağa takip tarihinden itibaren aylık %4 akdi faiz işletilmek suretiyle devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine 2-Kabul edilen asıl alacağın(1.268.897,53 TL) % 20 oranında( 253.779,506 TL) icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Harçlar Kanununca alınması gerekli 86.678,39 TL ilam harcından peşin yatırılan 25.488,20 TL harcın mahsubu ile bakiye 61.190,19 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydedilmesine, 4-Davacı tarafından yatırılan 25.488,20 TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13,14. Maddeleri ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği 26.maddesi gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davanın kabul / ret oranına göre 3.060,00 TL'sinin davalıdan, bakiye 540,00 TL'sinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydedilmesine, 6-Karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T gereğince hesaplanan 189.645,65 TL avukatlık ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-Karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T gereğince hesaplanan 35.776,65 TL avukatlık ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 8-Davacı tarafından yapılan 427,60 TL başvuru harcı, 6.000,00 TL bilirkişi ücreti, 130,00 TL tebligat ve müzekkere giderleri olmak üzere toplam 6.557,60 TL yargılama giderlerinin davanın kabulü oranında 5.573,96 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kullanılmayan bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine, Dair tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süresi içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar taraf vekillerinin yüzüne karşı açıkça okunup, usulen anlatıldı. 14/05/2025 Katip ¸e-imzalıdır Hakim ¸e-imzalıdır