İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/816 E. 2025/1 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/816
- Karar No
- 2025/1
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/816 Esas KARAR NO : 2025/1
DAVA : Alacak (Taşınmaz Kira Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 08/03/2023 KARAR TARİHİ : 02/01/2025
İstanbul 17. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 19/11/2024 tarihli ... esas ... karar sayılı görevsizlik kararı ile üzerine Mahkememize gönderilen ve Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Taşınmaz Kira Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; Davalı firma ..., müşterilerine hazır ofis olarak tabir edilen ve işyeri kirasının yanı sıra ayrıca ücret karşılığı telesekreter, temizlik, fotokopi, çay-kahve ikramı gibi ek hizmetleri sunan bir işletme olduğunu, Müvekkil Şirket ile Davalı firma arasında, ...adresinde bulunan taşınmazın kiralanmasına ilişkin 11.11.2021 başlangıç tarihli ve 1 yıl süreli bir kira sözleşmesi akdedildiğini, kira sözleşmesi kapsamında aylık kira bedeli 37.000 TL + KDV olarak belirlendiğini ve ilaveten 87.324 TL tutarında güvence bedeli (depozito) ödenmesi kararlaştırıldığını, sözleşme süresinin bitiminden yaklaşık iki hafta önce 25.10.2022 tarihinde, Davalı firma yetkilileri tarafından Müvekkil Şirket yetkilisine email üzerinden bildirimde bulunulduğunu, 10.11.2022 tarihinde başlayacak yeni dönemde aylık kira bedelinin 110.000 +KDV olacağı, bu bedelin ödenmemesi durumunda Müvekkil Şirket'in tahliye edileceği ve Müvekkil Şirket'e herhangi bir hizmet sunulmayacağı bildirildiğini, haksız ve hukuksuz şekilde yaklaşık 3 katına çıkarması üzerine Müvekkil Şirket tarafından söz konusu fahiş kira artışının kabul edilmediğine, taşınmazın tahliye edileceğine ve depozito bedelinin iadesinin talep edildiğine ilişkin geri bildirimde bulunulduğunu, ancak Davalı firma, 31.10.2022 tarihli e-mailinde, sözleşmede bulunun bir genel işlem koşuluna atıfta bulunarak, sözleşme uyarınca kira döneminin bitiminden iki ay önce (10.09.2022) bildirimde bulunulmaması sebebiyle sözleşmenin 1 yıl uzadığını ileri sürdüğünü, Müvekkil Şirket'in tahliye ve depozitonun iadesi talebini kabul etmediğini bildirdiğini, davalı firma, sözleşmeyi haklı sebeple feshetmelerine rağmen yeni kira dönemine ilişkin 01.11.2022'de fatura düzenlemeye başladığını, faturaya karşı hem email üzerinden hem de ... 14. Noterliğinin ...tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile itirazda bulunulduğunu ve taşınmazın 02.11.2022'de tahliye edildiği bildirilerek depozito bedelinin iadesi talep edildiğini, taraflar arasında 30/10/2019 tarihli "Elektronik Ofis Sözleşmesi" başlıklı sözleşme imzalandığını, Sözleşme kapsamında davacı taraf, sanal veya hazır ofis bulundurmayı, bu ofisi davalı şirketin kullanımına hazır hale getirmeyi, davalının ofisi kullanması ve yararlanması için ona teslim etmeyi; bunun karşılığında ofisin kullanılması sebebiyle davacının davalı şirkete kullanma ve yararlanma bedelini ödemeyi üstlendikleri bir sözleşme akdedildiğini, sözleşmenin ilk 1.1. maddesinde; sözleşmenin niteliğine yönelik bir hüküm getirildiğini, davalı şirkete kiracılıktan kaynaklanan herhangi bir hak sağlanmayacağını, kiralanmış mülkten (ofisten) intifa veya başka bir mülkiyet hakkı oluşturmayacağı ifade edildiğini, davalı şirketin kullanım eylemi otelde konaklamaya yönelik bir sözleşmeye eş değer olduğunun açıklandığını, bir sözleşmenin hukuki niteliğinin belirlenmesinde, tarafların yanlışlıkla veya gerçek amaçlarını gizlemek için kullandıkları sözcüklere bakılmaksızın gerçek ve ortak iradelerinin esas alındığını, (TBK 19), sözleşmenin bu maddesi davalı şirketin kiracılıktan kaynaklanan haklarını bertaraf etmek, kira akdi konusunda sahip olduğu yasal hak ve yetkileri kullanmasını önlemek amacıyla davacı şirket tarafından tek taraflı ve matbu bir şekilde oluşturulan bir madde olduğunu, başlı başına genel işlem koşulu (TBK 20) niteliğinde olduğu gibi, gerçek amaç gizlendiğinden sözleşmenin hukuki niteliğinin belirlenmesinde esas alınması da mümkün olmadığını, Müvekkil Şirket ile Davalı firma arasında imzalanan sözleşmenin esaslı unsurunun İşyeri kirası olması sebebi ile somut uyuşmazlıkta Türk Borçlar Kanunu'nun ilgili hükümlerinin uygulanması gerektiğini, Müvekkil, Davalı firma tarafından kira bedeline yapılmak istenen fahiş artış üzerine sözleşmeyi 26.10.2022 tarihinde feshettiğini, feshin haklı sebebe dayanmadığını kabul edilse dahi, TBK md. 347/1'de belirtilen 15 günlük süreye uygun olarak fesih beyanında bulunulduğu için sözleşme her ihtimalde süre sonu olan 10.11.2022 tarihinde sona ermiş sayılacağını, Müvekkil Şirket tarafından ödenmiş olan depozito bedelinin iadesine karar verilmesi gerektiğini, bu nedenle, Müvekkil tarafından 11.11.2021 başlangıç tarihli Kira Sözleşmesi uyarınca 11.11.2021 tarihinde ödenen 87.324 TL tutarındaki depozitonun, denkleştirici adalet ilkesi uyarınca hesaplanarak Müvekkil'e en yüksek banka mevduat faiziyle birlikte iadesi gerektiğini, ... Arabuluculuk Bürosu'nun ...başvuru numaralı dosyası kapsamında arabuluculuk görüşmeleri yapıldığını ancak yapılan görüşme neticesinde anlaşma sağlanamadığını, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı taraflara yükletilmesine karar verilmesin talep ve dava etmiştir. Davalı vekilinin cevap dilkeçesinde özetle; Müvekkil davalı Şirket ...nosu ile ... Ticaret Sicil Müdürlüğü’ne kayıtlı olan ve Türkiye ve ülke dışında bulunan nitelikli inşaat projelerindeki gayrimenkulleri büyük alanlar halinde kiralamak suretiyle; hizmet sunumu ağırlıklı olarak kullanım alanı ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla 3.kişilerle sözleşmesel yükümlülükler altına giren ve bu faaliyetleri sebebiyle ticari kazanç elde eden bir hizmet şirketi olduğunu, davalı ile davacı müvekkil arasında 11.11.2021 tarihinde ...Ofis Hizmetleri Sözleşmesi imzalandığını, Sözleşme gereğince, davalı davacıya ofis olarak kullanılacak alan tahsisi ile sözleşmenin 1.maddesinde yazılı olan hizmetleri sunma yükümü altına girdiğini, davalı da bu hizmetler karşılığında, sözleşmede yazılı olan esaslara göre bedel ödeme yükümü altına girdiğini, Sözleşmenin süresi, 17.madde ile kararlaştırılmış olduğunu, buna göre, bir yıl olarak belirlenen hizmet sözleşmesi süresinin bitiminden iki ay öncesinde tarafların sözleşmeyi fesih etmemeleri halinde, bir yıl uzayacağı hususunda mutabık kalındığını, dava dilekçesinde yazılı olanın aksine, taraflar arasında yapılmış olan sözleşme kira akdi niteliğinde olmadığını, sürenin bitiminden iki ay öncesinde taraflardan her hangi biri sözleşmenin feshi hususunu bildirmemiş olduğundan, taraflar arasındaki sözleşmenin birinci yılı 10.11.2022 tarihinde bir yıl yenilendiğini, (10.11.2023 tarihine kadar), davacı 2022 yılı Ekim-Kasım ayları ile 2023 yılı Ocak ve Şubat aylarında tahakkuk eden hizmet bedellerini ödemediğini, davacı aleyhine hizmet bedellerinin ödenmesi istemi ile, ... 27.İcra Müdürlüğü’nün ...Esas sayılı dosyasından icra takibi yapıldığını, takip derdest bulunulduğunu, davaya bakma hususunda Sulh hukuk mahkemesi görevsiz olduğunu, dava dilekçesinde, taraflar arasındaki sözleşmenin kira sözleşmesi olduğu iddiası ile dava açmış ise de, taraflar arasında yapılmış olan sözleşme kira sözleşmesi niteliğinde olmadığını, davaya bakma görevi Asliye Ticaret Mahkemesi’nde bulunduğunu, taraflar arasındaki sözleşme ile güvence bedeli olarak ödenen tutarın 87.324,72.-TL. olduğunu, güvence bedelinin iadesinin talep edilmesi koşullarının oluşmamış olmasına karşın, bu bedelin iadesinin talep edilmesine yönelik dava açılması halinde, yasa hükmünün düzenlemesi esas alındığında Kısmi dava açılamayacağını, ödenmeyen tüm borç tutarı ve-veya tahsis edilen ofiste kullanımdan kaynaklanan ve ofisin tahliyesi ile ortaya çıkan tadilat/boya vd. gibi maliyetler, cezai şart gibi sözleşmeye aykırılık sebebiyle doğan tüm alacaklar/bedeller güvence tutarından mahsup edileceğini, taraflar arasında yapılan...Hizmetleri Sözleşmesi’nin 9.maddesi gereğince, davacının sözleşmenin feshi halinde ödemekle yükümlü olduğu cezai şart tutarları sebebiyle borcu bulunduğunu, iadesi gereken her hangi bir güvence bedeli bakiyesi olmayacağı gibi (ki halen sözleşme yürürlüktedir) tam aksine, davacının davalıya borçları kalmaya devam ettiğini, davacının hizmet sözleşmesine konu olan adreste faaliyetinin Arabuluculuk Son tutanağının düzenlendiği tarih olan 17.02.2023 tarihinde devam etmekte olduğunu, Arabuluculuk Son Tutanağı’da davacı adresi olarak, hizmet sözleşmesinde kendisinin kullanımına tahsis edilen ofis alanı olarak gösterilen; ... adresi yazılı bulunduğunu, taraflar arasında imzalanan hizmet sözleşmesinin fesih edilmemiş olduğunu gösterdiğini, bu nedenlerle; davanın mahkemenin görevsiz olması nedeniyle görev yönünden reddine, görevli mahkemenin İstanbul Asliye Ticaret Mahkemesi olduğuna, HMK.m.109/2 hükmü gereğince kısmi dava açılmasının mümkün olmaması sebebiyle, dava şartı yokluğundan davanın reddine, davada neticei talepte yer almayıp,konu bölümünde yer alan hizmet sözleşmesinin feshinin de talebe dahil olduğu hususunun değerlendirilmesi halinde, bu talep yönünden harç ödenmemiş olduğundan bu taleple ilgili davanın dava şartı yokluğundan reddine, işin esasına girilmesi halinde davanın esastan reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yüklenmesine karar verilmesini beyan ve talep etmiştir. ...17. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 19/11/2024 tarihli ... esas ... Karar sayılı ilamı ile; "1-HMK M.114/1-c ve 115/2 gereğince uyuşmazlık konusunda mahkememiz görevli olmadığından davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine, MAHKEMEMİZİN GÖREVSİZLİĞİNE, İSTANBUL ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNİN GÖREVLİ OLDUĞUNA, 2-Karar kesinleştikten sonra süresi içerisinde başvurulduğunda HMK'nın 20.md.gereğince İstanbul Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine,..." gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiş, dosyanın Mahkememize tevzi edilmesi üzerine Mahkememiz esasına kayıt edilerek yargılamaya devam olunmuştur. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, kira sözleşmesinden kaynaklı itirazın iptali istemine ilişkindir. Ticaret Mahkemesinin görev alanı, 6102 Sayılı TTK'nın 4 ve 5 maddelerinde düzenleme altına alınmıştır. Kanunun 4.maddesi, "Her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın; a) Bu Kanunda, b) Türk Medenî Kanununun, rehin karşılığında ödünç verme işi ile uğraşanlar hakkındaki 962 ilâ 969 uncu maddelerinde, c) 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun malvarlığının veya işletmenin devralınması ile işletmelerin birleşmesi ve şekil değiştirmesi hakkındaki 202 ve 203, rekabet yasağına ilişkin 444 ve 447, yayın sözleşmesine dair 487 ilâ 501, kredi mektubu ve kredi emrini düzenleyen 515 ilâ 519, komisyon sözleşmesine ilişkin 532 ilâ 545, ticari temsilciler, ticari vekiller ve diğer tacir yardımcıları için öngörülmüş bulunan 547 ilâ 554, havale hakkındaki 555 ilâ 560, saklama sözleşmelerini düzenleyen 561 ilâ 580 inci maddelerinde, d) Fikrî mülkiyet hukukuna dair mevzuatta, e) Borsa, sergi, panayır ve pazarlar ile antrepo ve ticarete özgü diğer yerlere ilişkin özel hükümlerde, f) Bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerde, öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılır. Ancak, herhangi bir ticari işletmeyi ilgilendirmeyen havale, vedia ve fikir ve sanat eserlerine ilişkin haklardan doğan davalar bundan istisnadır." hükmünü, Kanunun 5.maddesi ise "Aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemesi tüm ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işlerine bakmakla görevlidir." hükmünü içermektedir. Sulh Hukuk Mahkemesinin görev alanı ise 6100 Sayılı HMK'nın 4.maddesinde düzenleme altına alınmıştır. Kanunun 4.maddesi, ''Sulh hukuk mahkemeleri, dava konusunun değer veya tutarına bakılmaksızın; a) Kiralanan taşınmazların, 9/6/1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununa göre ilamsız icra yoluyla tahliyesine ilişkin hükümler ayrık olmak üzere, kira ilişkisinden doğan alacak davaları da dâhil olmak üzere tüm uyuşmazlıkları konu alan davalar ile bu davalara karşı açılan davaları, b) Taşınır ve taşınmaz mal veya hakkın paylaştırılmasına ve ortaklığın giderilmesine ilişkin davaları, c) Taşınır ve taşınmaz mallarda, sadece zilyetliğin korunmasına yönelik olan davaları, ç) Bu Kanun ile diğer kanunların, sulh hukuk mahkemesi veya sulh hukuk hâkimini görevlendirdiği davaları görürler'' hükmünü içermektedir. Somut olayda davanın, taraflar arasında imza edilen 11/11/2021 tarihli ofis kiralama sözleşmesinden kaynaklı alacak istemine ilişkin olduğu, davaya dayanak sözleşmenin kira akdine ilişkin unsurları baskın olan karma nitelikte bir sözleşme olduğu, karma nitelikteki sözleşmelerde ya her edime ait olduğu sözleşme tipine ait hükümlerin ya da niteliği itibariyle daha baskın olan edime ilişkin sözleşme hükümlerinin uygulanması gerektiği, dava dilekçesine konu talepler ve dilekçe ekinde sunulan belgeler nazara alındığında eldeki davada uyuşmazlığın 11/11/2021 tarihli sözleşmenin kira akdine ilişkin kısımlarına yönelik olduğu, sözleşmenin esaslı unsurunun ofis kiralanmasına ilişkin olduğu, kira akdinin daha ağır bastığı, taraflar arasındaki uyuşmazlığın çözümünde kira akdi hükümlerinin uygulanması gerektiği, bu nedenle davaya bakma görevinin Sulh Hukuk Mahkemesi'ne ait olduğu, görevle ilgili düzenlemelerin kamu düzenine ilişkin olması nedeniyle taraflarca ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında re'sen gözetilmesi gerektiği anlaşılmakla Mahkememizin görevsizliğine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Açıklanan gerekçeye göre; 1-Dava dilekçesinin HMK 114/1-c , 115/2 mad uyarınca görev yönünden usulden reddine ve mahkememizin KARŞI GÖREVSİZLİĞİNE, 2-HMK'nun 21/1-(c). Maddesi gereğince iş bu kararın kanun yoluna başvurulmadan kesinleşmesi halinde İstanbul 17. Sulh Hukuk Mahkemesi ile Mahkememiz arasında olumsuz görev uyuşmazlığı olması nedeniyle merci tayini için HMK'nun 22/2. Maddesi uyarınca dava dosyasının İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi'ne gönderilmesine, 3-HMK'nun 331/2. maddesi gereğince davaya görevli mahkemede devam edilmesi halinde harç, vekâlet ücreti, arabuluculuk gideri ve yargılama giderinin görevli mahkemede değerlendirilerek hüküm altına alınmasına, Dair, tarafların yokluğunda verilen karara karşı, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde mahkememize veya başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek istinaf dilekçesi ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi. 02/01/2025
Katip ✍e-imzalı
Hakim ✍e-imzalı