İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/520 E. 2025/63 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/520
- Karar No
- 2025/63
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/520 Esas KARAR NO : 2025/63 DAVA : Alacak (Ticari Satıma Konu Malın İadesi) DAVA TARİHİ : 05/09/2024 KARAR TARİHİ : 29/01/2025 Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Satıma Konu Malın İadesi) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı müvekkilii şirket ile davalı ... arasında Müvekkilinin “...” adlı ürününün üretim sürecinde kullanılması amacıyla konveyör sistemi satın alınması üzerine çeşitli görüşmeler yapıldığını, Müvekkili Şirket'e teklif formu iletildiğini ve bu teklif formu neticesinde 15.09.2023 tarihinde ise 13.000$ tutarlı (kurdaki TL karşılığı) ve 25 gün teslim süreli fiyat teklifine istinaden satın alma sözleşmesi akdedildiğini, İşbu bedelin 150.000-TL’si 15.09.2023 tarihinde, 214.430-TL’si ise 30.11.2023 tarihinde fiyat teklifinde yer alan ...’nin hesabına gönderildiğini, ancak konveyör sisteminin 30.11.2023 tarihinde teslim edildiğini, 04.04.2024 tarihinde ise kurulumunun tamamlandığını, ne var ki teslim anında konveyörün fiyat teklifinde yer alan özellikleri taşımadığının tespit edilerek tutanak altına alındığını, Teslimatı yapan... personellerinin ise işbu tutanağı imzalamaktan imtina ettiklerini, davaya konu ürünün ayıplı olduğunu, işbu ayıbın davalıya defalarca bildirlmesi ve cevap alınamaması üzerine ... 19. Noterliği'nin ... tarih ... yevmiyeli numaralı ihtarnamesi ile satın alınan konveyör sisteminin fiyat teklifinde, teknik şartnamede ve daha sonraki konuşmalarda bahsi geçen özellikleri taşımaması, karşı tarafın da işbu ayıpların giderimi için herhangi bir onarım faaliyetinde bulunmaması nedeniyle kullanımının mümkün olmadığı belirtilerek ayıp ihbarları üzerine sözleşmeden dönülerek ödenen bedellerin iadesi talebinde bulunulduğunu, Gelinen aşamada karşı tarafça kötü niyetli şekilde hukuka aykırı hareket edilmesi neticesinde konveyörün kullanılamıyor olması durumu ile ilgili olarak herhangi bir aksiyon alınamadığını, bu nedenle üretim aksamakta olduğundan konveyör sisteminin depoya kaldırılarak ve yeni bir makine alınarak üretime devam edilmekte olduğunu, somut olayda anılan sebeplerden dolayı, davanın ve taleplerinin kabulü Davalı Şirket'e 150.000-TL’si 15.09.2023 tarihinde, 214.430-TL’si ise 30.11.2023 tarihinde ödenen bedellerin ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte Müvekkil Şirket'e iadesine, Ayıplı mal bakımından yapılan ve mal iade alınıncaya kadar da yapılmaya devam edecek olan tüm masrafların ve zararların fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 5.000-TL'sinin faizi ile birlikte davalıdan alınarak Müvekkil Şirket'e ödenmesine, Yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili davaya cevap dilekçesinde özetle; Huzurdaki davanın ticari mal satıma dayalı olduğunungörüldüğünü, ancak taraflarının davacı firma ile bahsedildiği şekilde ticari alım-satım ilişkisinin olmadığını, tarafların ticari defterleri incelendiğinde bu hususun daha açık şekilde görüleceğini, davacı tarafça dava dilekçesinde öne sürülen hususların kabulünün mümkün olmadığını, müvekkili şirket hesabına davacı şirketçe mal alım-satımına ilişkin herhangi bir ödeme yapılmadığını, taraflar arasında imza altına alınmış bir sözleşme bulunmadığını, davacı tarafın davasının hukuki dayanaktan uzak olduğunu ancak öncelikle huzurdaki davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, davanın müvekkili şirketin adresinin bağlı olduğu ... Asliye Ticaret Mahkemesinde açılmasının gerektiğini savunarak, davanın usülden ve esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir. Tüm dosya kapsamı değerlendirilmekle; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanun’un (6100 sayılı Kanun) “Genel yetkili mahkeme” başlıklı 6. maddesinin birinci fıkrası şöyledir: “Genel yetkili mahkeme, davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir.” 6100 sayılı Kanun'un “Yetki itirazının ileri sürülmesi” başlıklı 19. maddesi şöyledir: “(1) Yetkinin kesin olduğu davalarda, mahkeme yetkili olup olmadığını, davanın sonuna kadar kendiliğinden araştırmak zorundadır; taraflar da mahkemenin yetkisiz olduğunu her zaman ileri sürebilir. (2) Yetkinin kesin olmadığı davalarda, yetki itirazının, cevap dilekçesinde ileri sürülmesi gerekir. Yetki itirazında bulunan taraf, yetkili mahkemeyi; birden fazla yetkili mahkeme varsa seçtiği mahkemeyi bildirir. Aksi takdirde yetki itirazı dikkate alınmaz. (3) Mahkeme, yetkisizlik kararında yetkili mahkemeyi de gösterir. (4) Yetkinin kesin olmadığı davalarda, davalı, süresi içinde ve usulüne uygun olarak yetki itirazında bulunmazsa, davanın açıldığı mahkeme yetkili hâle gelir.” 6100 sayılı Kanun'un “Yetki sözleşmesi” başlıklı 17. maddesi şöyledir: “Tacirler veya kamu tüzel kişileri, aralarında doğmuş veya doğabilecek bir uyuşmazlık hakkında, bir veya birden fazla mahkemeyi sözleşmeyle yetkili kılabilirler. Taraflarca aksi kararlaştırılmadıkça dava sadece sözleşmeyle belirlenen bu mahkemelerde açılır.” Yetkili mahkeme genel yetki kuralı gereği davalının yerleşim yeri mahkemesidir. Bu yetki kuralı kesin olmadığından 6100 sayılı Kanun'un 19. maddesinde belirlenen süre ve yöntemle yetkisizlik itirazında bulunulmaz ise davanın açıldığı mahkeme yetkili hale gelir ve mahkemece kendiliğinden yetkisizlik kararı verilemez. Bir davada, birden fazla genel ve özel yetkili mahkeme varsa, davacı bu mahkemelerden birinde dava açmak hususunda bir seçimlik hakka sahiptir. Davacı, davasını bu genel ve özel yetkili mahkemelerden hiçbirinde açmaz ve yetkisiz bir mahkemede açarsa, o zaman seçme hakkı davalılara geçer (Yargıtay 5.Hukuk Dairesinin 10/04/2023 tarih, ... Esas ve...Karar sayılı ilamı). 6100 Sayılı HMK 6. Maddesine göre genel yetkili mahkemenin davalı şirketin dava tarihindeki yerleşim yeri mahkemesi olduğu, dava ve cevap dilekçesinde davalının adresinin " ..." adresi olduğu, taraflar arasında sözleşme davalının kabulünde olmadığından .. İlçesinin ... Ticaret Mahkemeleri yetkisinde bulunduğu anlaşılmakla mahkememizin yetkisizliğine ve dosyanın yetkili ... Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesi'ne gönderilmesine dair karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Mahkememizin YETKİSİZLİĞİNE, dosyanın talep halinde ve karar kesinleştiğinde, yetkili ... Asliye Ticaret Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 2-Yargılama gideri, harç ve vekâlet ücreti konusunun yetkili mahkemece karara bağlanmasına, 3-HMK 20/1 maddesi gereğince, mahkememiz kararının kesinleşme tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde, dava dosyasının yetkili mahkemeye gönderilmesinin talep edilmemesi durumunda DAVANIN AÇILMAMIŞ SAYILMASINA, 4-Davacı tarafından, HMK 20/1 maddesi gereğince işlem yapılmaz ve davanın açılmamış sayılmasına karar verilirse; davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, alınması gerekli harç peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, 5-Karar kesinleştiğinde ve talep halinde, davacı tarafından yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın davacıya iadesine, Dair tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süresi içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar taraf vekillerinin yüzüne karşı açıkça okunup, usulen anlatıldı.29/01/2025 Katip ¸e-imzalıdır Hakim ¸e-imzalıdır