İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/168 E. 2025/252 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/168
- Karar No
- 2025/252
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/168 Esas KARAR NO : 2025/252 DAVA : Alacak (Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 15/03/2024 KARAR TARİHİ : 25/03/2025 Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili 15/03/2024 harç tarihli dava dilekçesinde özetle: Müvekkili şirketçe davalı adına düzenlenerek gönderilmiş olan faturanın davalı tarafça ödenmemesinden kaynaklanan borcunun oluştuğunu, davalının müvekkili şirkete 72.025,20TL. borcunun bulunduğunu, davalı şirkete gönderilen ... 34. Noterliği’nin ... tarihli ... yevmiye no.lu ihtarname ile borcun ödenmesinin talep edildiğini, davalının gönderdiği cevabi ihtarname ile taraflar arasındaki sözleşmesel ilişkiyi kabul ettiğini, ancak ödeme yapmaması üzerine davalı şirket aleyhine ... 25. İcra Müdürlüğü’nün...Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlattıklarını, davalının haksız itirazı üzerine takibin durduğunu belirtmiş olup, davanın kabulüne, davalının haksız itirazının iptali ile takibin devamına, haksız ve kötü niyetli olarak itiraz eden davalı aleyhine %20’den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili 02/04/2024 tarihli cevap dilekçesinde özetle: Davacı tarafından ileri sürülen tüm iddiaların tamamın Mahkemeyi yanıltmaya yönelik haksız ve gerçek dışı iddialar olduğunu, davacının müvekkili şirkete ve grup şirketlerine karşı yapmış olduğu iş ve işlemlerinde usulsüzlük ve tutarsızlıklar yaptığını, 18 Nisan 2009 tarihinden itibaren müvekkili şirkette İdari İşler Uzmanı olarak çalışan ... adlı çalışanın mal ve hizmet satın almalarında, müvekkili şirkete zarara uğratacak şekilde 3.kişi veya kendi menfaati doğrultusunda firmalarla anlaşma yapılarak haksız kazanç elde edildiği yönünde şüpheler oluştuğunu ve oluşan bu şüphe üzerine müvekkili şirket tarafından inceleme başlatıldığını, yapılan inceleme esnasında Lojistik Depo Müdürü ...’ın sözlü ve yazılı bilgisine başvurulduğunu, Lojistik Depo Müdürü’nün, ...’ün sorumluluk alanındaki satın almaların çok pahalı olduğunu fark ettiğini ve birkaç işleme ilişkin alternatif teklif aldığını, alınan tekliflerin çok daha düşük tutarlı olduğunu belirttiğini, bu incelemeler esnasında en yüksek hacim ile çalışılan firmalardan birinin de ... Tic. Ltd. Şti. olduğunun tespit edildiğini, bu nedenle davacı şirkete ilişkin faturalar, teklifler ve onay süreçlerinin de incelendiğini, davacı şirketin yapmış olduğu işlere yönelik alternatif tekliflerin de bulunamadığını, konuya ilişkin olarak ... adlı şahıs için savcılığa suç duyurusunda bulunulduğunu, bahse konu soruşturmanın ... Cumhuriyet Başsavcılığı nezdinde ... soruşturma numarası ile devam ettiğini, davacı şirket ile ... adlı çalışanın yakın ilişki içerisinde olduğunun bilindiğini, bu konu ve yapılan usulsüzlüklere ilişkin olarak tanıklarının mevcut olduğunu, müvekkili şirket tarafından ... şirketince yapılan birtakım işler için kendisi ve grup şirketleri için yaptırdığı denetimlerde, birçok usulsüzlüğün tespit edildiğini, bu durumun davacıya bildirildiğini, davacı tarafından bu usulsüzlüklerin düzeltilmediği gibi müvekkili şirketin mağduriyetin de artırıldığını, mahkeme tarafından görevlendirilecek olan bilirkişi tarafından yapılan incelemede ... firması tarafından yapılan işlemlere yönelik olarak başka firmaların verdiği fiyatların da karşılaştırılması durumunda müvekkili şirketin ve grup şirketlerinin açıkça zarara uğratıldığının da ispat edileceğini, davacının müvekkili şirkete ve grup şirketlerine taahhüt ettiği hizmetlerin ayıplı olup, her gün yeni bir ayıplı hizmetin daha ortaya çıktığını, dava konusu olayda ayrıca aşırı yararlanma (gabin) durumunun da mevcut olduğunu, mahkeme tarafından bu kapsamda yapılacak inceleme ile iddiaların sübuta ereceğini belirtmiş olup, davanın reddine, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER: Bilirkişi Raporu, BA/BS formları, mutabakat belgesi, ... 25. İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyası, Arabuluculuk Anlaşamama Tutanağı, taraf beyanları ve tüm dosya kapsamı. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ: 05/03/2025 Tarihli Bilirkişi Raporunda Özetle; "A- Borçlar mevzuatına yönelik inceleme yapıldığında: a. Taraflar arasında yazılı bir sözleşmenin bulunmadığı; b. Davacı tarafından davalıya ... 34. Noterliği’nden ...tarihinde gönderilen ... yevmiye numaralı ihtarnamede özetle 08.08.2023 tarihli fatura bedeli olan 72.025,20TL.nin tebliğden itibaren 3 iş günü içinde ödenmesinin talep edildiği; işbu ihtarnamenin e-tebligat safahatı incelendiğinde 11.1112.2023 tarihinde teslim edildiği; 12.12.2023 tarihinde de okunduğu; c. Davalı tarafından davacıya ... 7. Noterliği’nden ... tarihinde ... yevmiye numaralı ihtarnamenin gönderildiği ve özetle davacının yaptığı işlerde usulsüzlüklerin olduğunun tespit edildiğinin, faturanın kabul edilmediğinin beyan edildiği; d. Davacı tarafından ...25. İcra Müdürlüğü’nün ...Esas sayılı dosyası ile davalı aleyhine başlatılan icra takibinde 72.025,20TL.lik fatura alacağının ödenmesinin talep edildiği, e. Faturaya konu edilen hususun incelenmesinin ve davacının alacağa hak kazanıp kazanmadığına ilişkin değerlendirmenin uzmanlık alanımın dışında kaldığı; aşağıda buna ilişkin incelemenin yapıldığı, B- Defterlerin Usulüne Uygun Tutulup Tutulmadığı Yönünden İnceleme Neticesinde: Davacı şirketin 2022 ve 2023 yıllarına ilişkin ticari defterlerinin açılış ve kapanış tasdiklerinin zamanında yapıldığı, TTK ve VUK hükümlerine göre usulüne uygun tutulduğu, Davalı şirketin 2022 ve 2023 yıllarına ilişkin ticari defterlerinin GİB onaylı beratlarının süresinde alındığı, TTK ve VUK hükümlerine göre usulüne uygun tutulduğu, C- Davacı Alacağı Yönünden İnceleme Neticesinde: Raporumuzun Genel Değerlendirme bölümünde detaylı bir şekilde açıklandığı üzere, davacı şirket tarafından davalı şirket adına düzenlenen 08.08.2023 tarih ve ... no.lu 72.025,20 TL tutarlı faturanın her iki şirketin ticari defterlerinde de kayıtlı olduğu, takip tarihi itibariyle davacı şirketin kendi defterlerinde 72.025,20 TL alacaklı gözükürken, davalı şirketin kendi defterlerinde 72.025,20TL borçlu gözüktüğü, D- FAİZ: davacı/alacaklı takip öncesinde faiz talebinde bulunmadığı için taleple bağlılık kuralı gereği bu konuda değerlendirmenin yapılmadığı, Sayın Mahkeme’nin kısmen ya da tamamen Davacı lehine hüküm kurması halinde; tarafların tacir olması, işin ticari iş olması, temerrüt faiz oranının önceden kararlaştırılmamış olması münasebetiyle, takip sonrasında hükmolunacak davacı alacağı için 3095 s.k m.2/2 kapsamında avans faiz talebinin yerinde olduğu, icra inkâr tazminatı ve sair hususların yüce yargı makamının münhasır takdiri içinde kaldığı, E- Teknik Yönden İnceleme Neticesinde: Davacı şirketçe yapılan malzeme ve ekipmanların tamamının sözleşmeye aykırı ve gizli ayıplı olduğu, tümünün sökülmesinin gerektiği, çoğunluğunun sözleşmeye uygun malzeme ve ekipmanla değiştirildiği, mevcut haliyle davacının davalı şirketten talep edebileceği bir alacağının olmadığı" sonuç ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir. GEREKÇE: Dava, cari hesap sözleşmesinden kaynaklı başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali davasıdır. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 89. maddesine göre iki kişinin herhangi bir hukuki sebep veya ilişkiden doğan alacaklarını teker teker ve ayrı ayrı istemekten karşılıklı olarak vazgeçip bunları kalem kalem alacak ve borç şekline çevirerek hesabın kesilmesinden sonra çıkacak artan tutarı isteyebileceklerine ilişkin sözleşme cari hesap sözleşmesi olarak tanımlanmıştır. Aynı maddede cari hesap sözleşmelerinin yazılı yapılmadıkça geçerli olmayacağı belirtilmiştir. Buna göre, taraflar arasında yazılı bir cari hesap sözleşmesi bulunmadıkça TTK'nın cari hesaba ilişkin hükümleri uygulanamayacaktır. Açık hesap ilişkisi ise önceki borçlar tahsil edilmemesine rağmen taraflar arasındaki ticari ilişkinin devam etmesi durumudur. Açık hesap ilişkisinde taraflar tek taraflı ya da karşılıklı olarak alacaklarını hesaba kaydedip belirli hesap dönemlerine bağlı kalmaksızın hesaplaşma yaptıklarından, bu ilişkiye TTK'daki cari hesaba ilişkin hükümleri uygulanamaz (YHGK 28.03.2018 tarih, ... Esas ve ... Karar sayılı ilamı). Huzurdaki davada taraflar arasında imzalanan sözleşme bulunmadığı, alacağın fatura ve açık hesap ilişkisinden kaynaklandığı, cari hesap ilişkin şartların oluşmadığı anlaşılmaktadır. Somut olayda taraflar arasında ticari ilişki olduğu ancak yazılı sözleşme bulunmadığı hususlarında ihtilaf bulunmamaktadır. Davalı yan icra dosyasına yapmış olduğu itirazda davacı yana hiçbir borcunun olmadığı gerekçesiyle alacağa itiraz etmiş, huzurdaki davada davalı yan cevap dilekçesi ile davacının alacağının bulunmadığı savunması yapılmıştır. Bu durumda ispat yükü davacı yanda olmakla ifanın gereği gibi yapıldığı hususunu ispatlaması gerekmektedir. HMK'nun 222/3 maddesi; "İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir." hükmünü içermektedir. Bununla beraber Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E. ...K. ... sayılı kararında; "Yasada delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatının gerektiği düzenlendiğinden, ticari defterlerin kesin delil olduğu anlaşılmaktadır." şeklinde belirtildiği üzere HMK'nun 222'deki şartları oluştuğunda ticari defterlerin ispat gücü bakımından sahibi lehine kesin delil niteliği taşıdığı kabul edilecektir. Tarafların bilirkişi tarafından gerekli görülmesi halinde ticari defter ve kayıtlarının yerinde de incelenerek ve bu hususta bilirkişilere yerinde inceleme yetkisi de verilerek, tarafların ticari defter ve kayıtların usulüne uygun tutulup tutulmadığı, kapanış tasdiklerinin yasaya uygun yapılıp yapılmadığı, aralarında cari hesap ilişkisi mi açık hesap ilişkisi olduğunun tespiti ile ilgili alacak kalemlerinin ticari kayıtlara işlenip işlenmediği, taraflar arasında cari hesap ilişkisinin olup olmadığı, davacı yanca yapılan işin ayıplı olup olmadığı, ayıplı ise gizli ayıp olup olmadığı (fatura konusu edilen işlerin yerinde incelenmek suretiyle), davacının talep ettiği alacağın yerinde olup olmadığı (asıl alacak, işlemiş faiz, faiz türü, temerrüt olgusu vb.) ve bu kapsamda varsa davacının alacağının olup olmadığı hususunda rapor hazırlanması için dosya bilirkişi heyetine tevdi edilmiştir. Bilirkişi heyeti tarafından hazırlanan 05/03/2025 tarihli bilirkişi raporunda, taraf ticari kayıtlarının usulüne uygun tutulduğu ve delil vasfına haiz oldukları, davacı şirket tarafından davalı şirket adına düzenlenen 08.08.2023 tarih ve ... no.lu 72.025,20 TL tutarlı faturanın her iki şirketin ticari defterlerinde de kayıtlı olduğu, takip tarihi itibariyle davacı şirketin kendi defterlerinde 72.025,20 TL alacaklı gözükürken, davalı şirketin kendi defterlerinde 72.025,20 TL borçlu gözüktüğü, görülmüştür. Bilirkişi raporundan da anlaşılacağı üzere davacı şirketçe yapılan malzeme ve ekipmanların tamamının sözleşmeye aykırı ve gizli ayıplı olduğu, tümünün sökülmesinin gerektiği, çoğunluğunun sözleşmeye uygun malzeme ve ekipmanla değiştirildiği, mevcut haliyle davacının davalı şirketten talep edebileceği bir alacağının olmadığı, açıkça belirtilmiş olmakla davanın reddi gerekmiştir. Açılan davada davalı yan kötüniyet tazminatı talep ettiği anlaşılmakla, İİK 72. maddesi kapsamında kötüniyet tazminat talebinin ispatlanamadığından ve şartları oluşmadığından reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Açıklanan yasal gerektirici nedenlere göre; 1-Davanın REDDİNE, 2-Davalı vekilinin kötüniyet tazminat talebinin ispatlanamadığından ve şartları oluşmadığından REDDİNE, 3-Alınması gereken 869,89 TL peşin harçtan, alınan 615,40 TL harcın mahsubu ile fazla alınan 254,49 TL harcın karar kesinleştiğinde davacı yana iadesine, 4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına, 5-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13,14.maddeleri ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği 26.maddesi gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydedilmesine, 5-Davalı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesi gereğince reddolunan kısım üzerinden hesaplanan 30.000,00 TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6-Yatırılan ve artan gider avansının karar kesinleştiğinde bakiye kısmının yatıran tarafa iadesine, Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı verilen karara karşı, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde mahkememize veya başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek istinaf dilekçesi ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.25/03/2025 Katip ¸e-imzalıdır Hakim ¸e-imzalıdır