İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/792 E. 2024/622 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2023/792
Karar No
2024/622
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2023/792 Esas KARAR NO : 2024/622 DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 26/04/2018 KARAR TARİHİ : 13/11/2024 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA VE TALEP : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı şirketin 18.09.2010 tarihli istasyonlu bayilik sözleşmesine binaen müvekkili şirketin bayii olarak işe başladığını, bayilik ilişkisinden kaynaklı borçlarını ödememeye başladığından aleyhine alacağın tahsili için ... 8. İcra Müdürlüğü'nün ...E sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi yapıldığını, borçlu şirketin yaptığı itiraz nedeniyle takibin durduğunu, takibe yapılan itirazın haksız olduğunu ileri sürerek davalının itirazın iptali ile davalının %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkumiyetine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP : Davalı vekili davaya cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili aleyhine başlatılan icra takibine itiraz edilmesi nedeniyle iş bu davayı ikame eden davacı ile aralarındaki ticari ilişkinin 2002 yılında başladığını ve 2011 yılına kadar davacı tarafın bayisi olarak uzun yıllar sorunsuz olarak ticari ilişkilerinin devam ettiğini, yine taraflar arasında en son 18.09.2010 tarihinde bayilik ilişkisinin kurulduğunu ve sözleşmenin 1 yıl sonra davacı tarafından fesih edildiğini, sözleşme ilişkisi içerisinde devam eden ticari ilişkide sözleşmeye göre müvekkilinin yapacağı satışlardan %3 lük prim hakkına sahip olacağını ancak davacı tarafın bayilikten kaynaklanan alacağına karşılık bu primleri keserek müvekkiline ödeme yapmadığını ve müvekkiline aktarılan primlerin kesilerek ve devam eden ticari faaliyet süresince tüm alacakların müvekkilinden tahsil edildikten sonra sözleşmenin fesih edildiğinden müvekkilinin davacıya herhangi bir borcunun bulunmadığını ve 2011 yılında fesih edilmiş bir sözleşme nedeniyle 2017 yılında iddia edilen borcun tam olarak neden kaynaklandığı yada ne olduğu bilinmediğinden müvekkili aleyhine icra takibi başlatılmasının kötü niyetli olduğunu, ayrıca dava dilekçesi eklerinde yer alan 2012 tarih, ... seri numaralı faturanın dava konusu fatura olduğu ve bu faturanın kayıtlarında işli olmadığını ve 2012 yılında da müvekkilinin dava dışı 3. bir şirketin bayii olduğu gibi 2015 yılında ise müvekkilinin ekonomik olarak yok olduğunu beyan ederek davanın reddine, davacının kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine, yargılama masrafları ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına ara verilmesini talep etmiştir. DELİLLER : ... 8. İcra Müdürlüğü'nün ... E sayılı dosyası, davalı şirkete ait ticaret sicil kayıtları, taraflar arasında imzalanan sözleşme, taahhütname, bilirkişi raporu. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ KABUL VE GEREKÇE: Davacı tarafından açılan dava, İİK 67.maddesine dayalı itirazın iptali davasıdır. Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacı akaryakıt şirketinin bayiliğini yapan davalı şirketin ödemediği borçlarından dolayı davacının cari hesaba dayalı olarak davalıdan alacağı bulunup bulunmadığı, alacağı varsa alacak ve işlemiş faiz miktarı, icra müdürlüğünün yetkisine yönelik itirazın yerinde olup olmadığı hususlarındadır. TBK 89 ve HMK 10 maddeleri gereğince icra müdürlüğünün yetkisine yönelik itirazın reddine karar verilmiştir. Mahkememizin...Esas ... Karar sayılı 25/11/2019 tarihli " 1-Davanın reddine,2-Asıl alacağın (6.705,71 TL) % 20 si oranında icra inkar tazminatının davacıdan alınarak davalıya verilmesine..." dair kararına karşı istinaf başvurusunda bulunulmuş, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi ...Esas - ...Karar sayılı 28/09/2023 tarihli kararı ile "...Somut olayda ,mahkemece davacının ticarî defterleri üzerinde inceleme yapılmış ise de davalı şirketin mersis adresinin ... olmasına rağmen yargı çevresi dışında bulunan davalıya defterlerin mahkemeye sunulması yönünde davetiye tebliğ edilmiştir. Bu durumda mahkemece davalının adresinin bulunduğu , ... Asliye Ticaret Mahkemesine talimat yazılması, davalıya ticari defterlerini mahkemeye ibraz etmesi, ibraz etmemesi halinde HMK'nın 220/3 ve 222 maddeleri uyarınca işlem yapılacağı hususunda ihtarat yapılmak suretiyle kesin süre verilmesinin istenmesi ,ve hasıl olacak sonuca göre bir değerlendirme yapılarak ve davalı tarafın taraflar arasındaki ariyet ilişkisine konu malları teslim ettiğine dair beyanı da göz önüne alınarak karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve hatalı değerlendirme ile karar verilmesi usul ve yasaya uygun bulunmamıştır. Açıklanan nedenlerle HMK 'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. HÜKÜM :Yukarıda açıklanan nedenlerle: 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ İLE, istinaf incelemesine konu İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nın 353(1)a-6 maddesi uyarınca USULDEN KALDIRILMASINA, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine..." ifadelerine yer verilerek kaldırılmıştır. Mahkememizce İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesinin ...Esas - ...Karar sayılı 28/09/2023 tarihli kararı doğrultusunda yargılamaya devam edilerek, davalının ticari defterlerinin incelenmesi yolunda ... Asliye Ticaret Mahkemesine talimat yazılmış ise de, davalı yanca ihtaratlı tebligata rağmen defter sunulmadığı anlaşılmıştır. Davalı vekilinin 06/03/2024 tarihli duruşmadaki beyanı üzerine davalının defterlerinin incelenmesi hususunda ... Defterdarlığı ile yazışma yapılmış, ... Defterdarlığı davalının defterlerinin uhdelerinde bulunmadığını bildirmiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) hükümlerine göre: Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK 222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK 222/2). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması ve defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK 222/4). İbrazı istenen belgenin, ileri sürülen hususun ispatı için zorunlu ve bu isteğin kanuna uygun olduğuna mahkemece kanaat getirildiği ve karşı taraf da bu belgenin elinde olduğunu ikrar ettiği veya ileri sürülen talep üzerine sükut ettiği yahut belgenin var olduğu resmî bir kayıtla anlaşıldığı veya başka bir belgede ikrar olunduğu takdirde, mahkeme bu belgenin ibrazı için kesin bir süre verir (HMK 220/1). Belgeyi ibraz etmesine karar verilen taraf, kendisine verilen sürede belgeyi ibraz etmez ve aynı sürede, delilleriyle birlikte ibraz etmemesi hakkında kabul edilebilir bir mazeret göstermez ya da belgenin elinde bulunduğunu inkâr eder ve teklif edilen yemini kabul veya icra etmezse, mahkeme, duruma göre belgenin içeriği konusunda diğer tarafın beyanını kabul edebilir (HMK 220/3). Tacir olup ticari defter tutmak zorunda olan taraf, ticari defterleri bulunmadığını ileri süremeyeceğinden verilen kesin süreye rağmen ibraz etmediği takdirde, belgenin elinde olmadığına dair yemin etmesine gerek olmaksızın HMK'nın 220/3. maddesi gereğince sunmaktan kaçındığı belgelerdeki (ticari defterlerindeki) kayıtların, karşı taraf defterindeki kayıtlara uygunluğunu mahkeme kabul edebilir. Aksinin kabulü durumunda; karşı tarafın ticari defterlerini sunmaması halinde sunan tarafın muntazam tutulmuş ticari defterlerinin lehe delil olarak kabul edilemeyeceği şeklinde bir sonuç ortaya çıkar ki bu ticari defterleri ve karşı taraf elinde olduğu ileri sürülen belgeleri delil olarak kabul edip sunulmaması halinde sonuçlarını belirleyen HMK'daki açık düzenlemelere aykırı bir yorum olacaktır..." (Yargıtay 15. Hukuk Dairesinin ... Esas ... Karar sayılı ilamı). (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi...Esas.... Karar Sayılı Kararı ) Bozma öncesi mahkememiz dosyasında bilirkişi incelemesi yapılmış, dosya mali müşavir bilirkişi ...ve Akaryakıt Sektör Uzmanı ...'e tevdi edilmiş, bilirkişiler tarafından mahkememize sunulan raporda özetle; Faturanın taraflar arasındaki sözleşmenin fesih edilmesi nedeniyle kesilmesi gereken ve davalının kabul etmemesi halinde ancak yargılama sonucunda talep edilebilen bir fatura olduğu, davacı tarafından uzun süre sonra davalıdan talep edildiği ve davalı tarafından da talep edilmesi ile birlikte itiraz edildiği, akaryakıt dağıtım şirketlerinden, özellikle bayilerine yaptığı yatırımları 264- Özel Maliyetler Hesabında takip ettikleri, dağıtım şirketleri bayileri ile yaptıkları bayilik ve ariyet sözleşmelerinde, kurumsal kimlik malzemeleri ile diğer ilan ve reklam malzemelerinin dağıtım şirketince bayiye verileceği, bayiinin bu malzemeleri kullanmaktan imtina etmeyeceği, bunların yerini değiştiremeyeceği, bu malzemelerde değişiklik yapılması dağıtım şirketinin yazılı iznine tabi olup malzemelerin dağıtım şirketinin demirbaşı olduğu ve malzemelerin, bayiye ariyeten (ödünç olarak) verilmekte olduğu, sözleşmenin sona ermesi halinde malzemelerin bayi tarafından sökülerek dağıtım şirketine teslim edileceği, Ariyet Sözleşmesi ekinde yer alan malzemelerin dağıtım şirketi tarafından bayiye ariyeten (ödünç olarak) verildiği ve belirlenen şartlar dahilinde bayi tarafından iade edileceği, bu açıklamalar dikkate alındığında, bayilerin kullanımına tahsis edilen iktisadi kıymetlerin mahiyetine dağıtım şirketi tarafından karar verildiği, bahse konu iktisadi kıymetlerin dağıtım şirketi tarafından satın alındığı, ödemelerin dağıtım şirketi tarafından yapıldığı, faturaların dağıtım şirketi adına tanzim edildiği, yani bayilerin kullanımına tahsis edilen iktisadi kıymetlerin alıcısının ve sahibinin davacı şirket olduğu, davacı şirketin bayiye vermiş olduğu bu ariyetlerden bayinin kullandığı süre boyunca ve/veya sözleşmenin yürürlükte kaldığı süre boyunca karşılıklı menfaat ilişkisi içinde olduğu, şirketin bayiye kendi üretimi malları vereceği, bayiinin de bu malları satacağı, karşılıklı menfaat temin edileceği, ihtilafsız dönemde bayiye verilen her türlü ariyet malzemesi dağıtım şirketi ile birlikte menfaat temini için verildiği, davacı tarafın bayiye verdiği ariyetler ile ilgili her yıl yıpranma paylarını gider olarak ticari defterlerine kayıt ettiği, çünkü bu ariyetler kendisine fatura edildiği için kendi ticari defterlerine kayıt edilen malzemeleri de her yıl her malzemenin faydalı ömrü süresince amorti edip kendi giderinden düştüğü, davacının talep ettiği kalıcı yatırım ve taşınmaza değer katan yatırımların ne olduğu hususunun önem arz ettiği, davacının, davalıdan dava konusu faturada beyan edilen bedeli ancak davalının faturaya itiraz etmemiş ve ticari defterlerinde kayıtlı olması şartı ve kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren 8 gün içerisinde itiraz etmediği halde talep edebileceği beyan edilmiş 6.705,71 TL asıl alacak, 4.439,12 TL işlemiş faiz faiz hesabı yapılmıştır. Tüm dosya kapsamı değerlendirildiğinde, Mahkememizin 20/05/2024 tarihli ara kararı ile, ticari defter ve belgeler üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmiş olup verilen kesin süreye rağmen davalı taraf ticari defter ve belgelerini inceleme gün ve saatinde hazır etmemiştir. Mahkememizce alınan bilirkişi raporunda davacı defterlerinin usulüne uygun tutulduğu, alacağın defterlerde kayıtlı olduğu görülmüştür. Davalı taraf defterlerini sunmayarak davacının ticari defter kayıtlarının HMK'nun 222. maddeye göre lehine delil oluşturup oluşturmadığının tam olarak incelenebilmesine engel olduğundan sunulmayan ticari defterlerinde de davacının alacaklı olduğuna dair kayıtların mevcut olduğu halde sunulmadığının ve bunun sonucunda da davacının incelenen defter kayıtlarının davacı lehine delil oluşturduğunun kabulü gerekir. Davalı vekili beyan dilekçesinde davacının istasyona gelerek ariyetleri söküp geri alındığını beyan etmiştir. Ariyetin davalıya teslim edildiği davacı tarafça ispatlanmıştır. Davalı taraf ariyetlerin sökülüp götürüldüğünü beyan ettiğinden artık davalı tarafça ariyetin davacıya iade edildiğinin ispatlanması gerekecektir, davalı tarafça bu husus ispatlanamadığından davacının faturalara dayandırdığı alacağını talep edebileceği anlaşıldığından Açıklanan sebeplerle, davacının, takibe konu alacağının varlığını ispatladığının kabulüne, ayrıca davalının, borç tutarını bilmesi mümkün olduğundan takip konusu alacağın miktarının belli (likit) olması dikkate alınarak borçlunun itirazının haksız olması nedeniyle asıl alacağın % 20 si oranına tekabül eden icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KISMEN KABULÜ İLE; davalının ... 8.İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında yapmış olduğu itirazın kısmen iptali ile takibin 6.705,71 TL asıl alacak ve 4.439,12 TL işlemiş faiz üzerinden kaldığı yerden devamına, fazlaya ilişkin istemlerin REDDİNE, 2-İİK mad. 67/2 uyarınca alacak likit ve itiraz haksız olduğundan 11.144,83 TL alacağın %20'si olan 2.228,96 TL icra inkâr tazminatının tahsilde tekerrür olmamak üzere davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Harçlar Kanununca alınması gerekli 761,30 TL ilam harcından peşin yatırılan 196,34 TL harcın mahsubu ile bakiye 564,96 TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDEDİLMESİNE, 4-Davacı tarafından yatırılan 196,34 TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T gereğince hesaplanan 11.144,83 TL avukatlık ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T gereğince hesaplanan 351,96 TL avukatlık ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 7-Davacı tarafından yapılan 35,90 TL başvuru harcı, 1.400,00 TL bilirkişi ücreti, 810,00 TL tebligat, talimat ve posta giderlerinden oluşan toplam 2.245,90 TL yargılama giderlerinden davanın kabulü oranında 2.178,52 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davalı yanca yapılan yargılama giderlerinin ekinde üzerinde bırakılmasına, kullanılmayan bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine, Dair tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süresi içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf yolu açık olmak üzere taraf vekillerinin yokluklarında karar verildi.13/11/2024 Katip ... ¸e-imzalıdır Hakim ... ¸e-imzalıdır

Atıf: İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/792, K. 2024/622, T. 13.11.2024, www.arakarar.com/karar/istanbul-4-asliye-ticaret-mahkemesi-2023-792-e-2024-622-k-df655c18781c