İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/417 E. 2024/633 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2023/417
Karar No
2024/633
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2023/417 Esas KARAR NO : 2024/633 DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 20/06/2023 KARAR TARİHİ : 19/11/2024 Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili 20/06/2023 tarihli dava dilekçesinde özetle; Davalının ... A.Ş. tarafından davacı aleyhine 20/06/2023 tarihinde ... 27. İcra Müdürlüğü'nün... Esas sayılı icra takibi başlatıldığını, ancak davacının takip alacaklısına böyle bir borcunun bulunmadığını, icra takibine konu keşidecisi ... Şti. olan çekin son yetkili hamil davacı tarafından ...firmasına gönderilmek üzere ... firmasına teslim edildiğini, ancak tahsile verilen 20.05.2023 tanzim tarihli 100.000,00 TL bedelli düzenleme yeri ... olan çekin yapılan taşıma işi esnasında çalındığını beyan ederek, ... 27. İcra Dairesi ...sayılı icra takibinin durdurulmasını ve varsa yapılmış olan hacizlerin kaldırılması yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesini, bu taleplerinin kabul görmemesi halinde icra dosyasına yapılmış/yapılacak olan ödemelerin Sayın Mahkemece nihai karar verilinceye kadar Mahkemece belirlemiş olduğu teminat bedelinin karşılığında davalıya ödenmemesi yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesini. davacı müvekkilin davalıya borcu olmadığının tespit edilmesine, davalının haksız ve kötü niyetli takip yapmış olması nedeni ile %20 kötü niyet tazminatına mahkum edilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini arz ve talep etmiştir. Davalı vekili 03/07/2023 tarihli cevap dilekçesinde özetle; davalı şirketin bir faktoring şirketi olup faktoring işlemi ile faktoring sözleşmesi yaparak çeki ...Şirketinden kanuna uygun olarak devraldığını, davalı şirketin kanuna uygun olarak faktoring sözleşmesi ile birlikte çeki kendisinden önceki ciranta olarak bulunan... ile ...arasındaki ticari ilişkiyi gösterir çekin alımına sebep olan fatura ile birlikte devraldığını, karşılık olarak da çek bedelini müşterisine ödediğini, dolayısıyla davacı vekilinin ...ve ... şirketinin vergi kaydının ve şirket kayıtlarının olmadığını iddia etmesi hukuka aykırı olduğunu, ticaret sicil ve mersis kayıtlarında mevcut olan şirketlerin gerçekte var olmadığını iddia etmesi kötü niyetli olarak davayı uzatmak ve müvekkilimin alacağına ulaşmasını engellemeye yönelik olduğu net olduğunu, davalı şirketin bir faktoring şirketi olup faktoring işlemi ile faktoring sözleşmesi yaparak çek devraldığını, davaya konu çekte müşterileri olan ve davalı şirketten önce çekte cirosu bulunan çeki ...Şirketinden kanuna uygun olarak devralmış ve karşılığını müşterisine ödediğini, mahkemeninde takdir edeceği üzere davalının çekin yetkili hamili olup, çeki bankaya süresinde ibraz ettiğini, müvekkil şirket yasanın üzerine yüklediği tüm sorumlulukları eksiksiz olarak yerine getirmiş olup davaya konu çeki hukuka uygun olarak faktoring sözleşmesi ile çekin alımına sebep olan fatura ile birlikte devralan iyi niyetli meşru hamil konumunda olduğunu, davalının davaya konu çeki faktoring sözleşmesi ile çekin alımına sebep olan fatura ile birlikte devralan iyi niyetli meşru hamil konumunda olup yasanın kendisine yüklediği tüm sorumlulukları eksiksiz olarak yerine getirdiğini, davacının çek üzerinde bulunan imzaya itirazda bulunmadığını, açıkça kabul ettiğini, açıklanan bu nedenlerle; haksız ve hukuka aykırı davanın reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER: Bilirkişi Raporu, Ticaret Sicil kayıtları, ... CBS'nin ... Soruşturma Sayılı dosyası, ... 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası, ... 27. İcra Dairesi'nin... Esas sayılı takip dosyası, taraf beyanları ve tüm dosya kapsamı. GEREKÇE: Dava, çalıntı çek kapsamında yapılan icra takibi nedeni ile açılan menfi tespit davasıdır. Taraflar arasındaki uyuşmazlığın, 1 adet ... Bankası ... Şubesine ait ... tarih, ... seri numaralı ve 100.000,00 TL bedelli, keşidecisi ... Şti., Lehdarı ... Ürünleri Mob. San. Tic. Ltd. Şti. olan çekin kargo taşıması esnasında kaybolmasından dolayı davalı eline geçmesi ve davalının bu çeki haksız olarak elinde bulundurup bulundurmadığı, haksız olarak elinde bulunduruyorsa davacının bu çek nedeniyle davalıya borçlu olup olmadığı hususlarında toplanmış olduğu görülmektedir. Hak sahibinin tespiti şekline göre çek; nama, emre ve hamiline olarak düzenlenebilmektedir. Çekin devir şekli bu ayrıma göre farklılık göstermektedir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun (TTK) 824. (6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu (eTTK m. 736) maddesine göre; “Emre yazılı olan veya kanunen böyle sayılan kıymetli evrak, emre yazılı senetlerdendir”. Bu tanıma göre kıymetli evrak sayılan bir senedin emre yazılı olması için senedin emre olduğunun senetten anlaşılması, eş söyleyişle bu durumun senette belirtilmiş olması veya böyle bir beyan olmamakla beraber kanunen emre yazılı senetlerden birinin söz konusu olması gerekir. Çek ise kanunen emre yazılı senetlerden olduğu için, emre düzenlenmek isteniyorsa bunun açıkça senede yazılmasına gerek yoktur (TTK m. 785/1-a; eTTK m. 697/I, b. 1). Emre yazılı çekler ciro ve teslim yolu ile devredilir (TTK m.788/I; eTTK m.700/I; TTK m. 647/I-II, eTTK m. 559/I,II). Kanun koyucu çeklerde cironun şeklini ve hükümlerini poliçe hükümlerine atıf yaparak düzenlemiş (TTK m. 818/I-d; eTTK m.730/I, b.4), hamilin hak sahipliğinin ispatını ise TTK’nın 790. (eTTK m. 702) maddesinde düzenlemiştir. Buna göre, çek üzerinde hem beyaz ciro hem de tam ciro yapılabilir (TTK m. 818/I-d, eTTK m. 730/I, b. 4; TTK m. 683/2, eTTK m. 595/2). Nama yazılı senetlerin tanımı ise TTK’nın 654. (eTTK m. 566) maddesinde yapılmıştır. Buna göre; "Belli bir kişinin adına yazılı olup da onun emrine kaydını içermeyen ve kanunen de emre yazılı senetlerden sayılmayan kıymetli evrak nama yazılı senet sayılır". Çek kanunen emre yazılı senetlerden olduğundan (TTK m. 785/1-a, eTTK m. 697/I, b. 1; TTK m. 788/I, eTTK m. 700/I), onu nama yazılı olarak düzenleyebilmek için menfi emre kaydına yer vermek gereklidir (TTK m. 785/1-b, eTTK m. 697/I, b. 2; TTK m. 788/II, eTTK m. 700/II). Menfi emre kaydını ihtiva eden çekte lehtar olarak gösterilen kişi senedi elinde bulunduruyorsa yetkili hamil sayılır. Nama yazılı bir çek üçüncü bir kişiye devredilmiş ise, yetkili hamilin tespiti yapılan devir işleminin geçerliliğine bağlıdır. Nama yazılı kıymetli evrak (çek) yazılı devir beyanı (alacağın temliki) ve senedin teslimi suretiyle devredilir (TTK m. 647/I-II, eTTK m. 559/I-II; TTK m.788/II, eTTK m. 700/II). Hamiline yazılı senetlerin tanımına gelince; TTK’nın 658. (eTTK m. 570) maddesine göre; "Senedin metninden veya şeklinden, hamili kim ise o kişinin hak sahibi sayılacağı anlaşılan her kıymetli evrak, hamile veya hamiline yazılı senet sayılır". Hamiline yazılı senedin devri, senedin teslimi ile olur (TTK m. 647/1; eTTK m. 559/I). Buna göre hamiline yazılı çeki elinde bulunduran kişi yetkili hamildir ve çek bedelini talep etmeye yetkilidir. Diğer taraftan yapılış amacı yönünden ciro; temlik, tahsil ve rehin cirosu olmak üzere üçe ayrılmaktadır. Kambiyo senedinin mülkiyeti ile birlikte senetten doğan hakları karşı tarafa devretmek amacıyla yapılan ciroya temlik cirosu denir. Temlik cirosu ile ciranta artık senedin nihai alacaklısı sıfatını kaybeder ve ciro yaptığı şahsa ve ondan sonra gelecek olanlara karşı sorumlu olur. Ciro şerhinde, cironun hangi amaçla yapıldığı anlaşılmıyor ise temlik için yapıldığı kabul edilir. Cironun temlik dışında, başka bir amaç için yapıldığını iddia eden taraf, iddiasını ispat ile mükelleftir. Ancak TTK’nın 688/1 ve 689/l. maddelerinde ciro şerhinin bulunmadığı durumlara ilişkin düzenlemeler de mevcut olup, anılan madde hükümlerine göre, tahsil veya rehin cirosu ile senedi devralan kişinin yaptığı ciro tahsil cirosu hükmündedir. Kambiyo senedi alacaklısı, senet bedelini bizzat tahsil etmek zorunda değildir. Bu gibi durumlarda, alacaklı, kendisine bir temsilci atayarak senet bedelinin tahsilini sağlayabilir. Bu yolla yapılan ciroya tahsil cirosu denir (TTK m. 688). Tahsil cirosu açık veya örtülü (inançlı) yapılabilir. Açık tahsil cirosu, vekâlet kaydının açıkça yer aldığı cirodur. Bunun için ciro şerhinde “bedeli tahsil içindir”, “vekâleten”, “kabz içindir” veya vekâleti gösteren başka herhangi bir kaydın bulunması gereklidir (TTK m. 688/1). Açık tahsil cirosunun sadece teşhis fonksiyonu vardır. Senedin mülkiyetine ve senetten doğan alacaklara ciranta (tahsil cirosu ile devreden) sahip olduğundan, temlik fonksiyonu bulunmamaktadır (Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 25.01.2022 Tarih,...Esas ve ... sayılı kararı). Dava konusu edilen çek, davacı tarafından bizzat keşide edilmekle; çekteki imzanın davacı şirket temsilcisine ait olduğu hususunda ihtilaf bulunmamaktadır. Davacı yan, dava dilekçesinde çekin elinden rızası dışında elinden çıktığını ve çalındığını iddia etmektedir. Bu kapsamda tahrif edilmemiş, ancak kişinin elinden rızası dışında çıkmış çekten ötürü ciranta ya da yetkili hamil tarafından yapılabilecek defi ve itirazların keşideci tarafından da yapılabileceği ortadadır. 6361 sayılı FKFFŞK'nun 9/2-3.bendi ile faktoring şirketlerine kambiyo senetlerine dayalı olsa bile bir mal ve hizmet satışından doğmuş fatura ile tevsik edilemeyen alacaklar ile kurulca belirlenen usul ve esaslar çerçevesinde tevsik edilmeyen mal ve hizmet satışına bağlı doğacak alacakları devir alıp tahsilini sağlayamayacakları ve aynı faturaya dayalı olarak birden çok faktoring şirketine yapılan kısmi temliklerin toplam fatura miktarını aşamayacağı ve ancak bir kambiyo senedinin ciro yoluyla faktoring şirketine devri halinde kambiyo senedinden dolayı kendisine başvurulan kişi, düzenleyen ve önceki hamillerden biriyle kendi arasında doğrudan doğruya var olan ilişkilere dayanan def'ileri faktoring şirketine karşı ileri süremeyeceği ve ancak bu def'ileri faktoring şirketinin kambiyo senedini iktisap ederken bile bile borçlunun zararına hareket etmiş olması halinde ileri sürebileceği öngörülmüştür. Yargıtay 11. HD'nin 07/05/2018 tarih ... Esas ve ...Karar sayılı kararında da belirttiği üzere; "6361 sayılı Finansal Kiralama, Faktoring ve Finansman Şirketleri Kanunu’nun 9/2. maddenin yollamasıyla ... tarih ve ... sayılı Faktoring İşlemlerinde Uygulanacak Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik 5/1. maddesinde; "Kuruluş tarafından müşteriyi yeteri kadar tanıyacak şekilde istihbarat çalışmalarının yapılması, sadece müşterilerin beyanı veya sözlü teyidi ile işlem yapılmaması gerekir. İstihbarat çalışmasının; a) Öncelikle ilgili mevzuatta yer alan faturanın tarifi, şekli ve nizamına ilişkin düzenlemeler de dikkate alınarak faturadaki bilgilerin kontrol edilmesi, b) İç kontrol sisteminin devralınan faturalara ilişkin gerekli istihbarat ve araştırma yapılmasını sağlayacak ve Merkezi Fatura Kaydı Sisteminde bu faturaların mükerrer olmadığının kontrolü tamamlanmaksızın kullandırım yapılamayacak şekilde oluşturulması, c) Müşterilerin mali durumlarının değerlendirilerek bunların itibarı ve işlem geçmişleri de dikkate alınmak suretiyle gerektiğinde fatura borçlusu ve kambiyo senedi veya diğer senedin keşidecisine de başvurularak borcun teyit edilmesini sağlayacak yöntemler geliştirilmesi ve ulaşılabilmesi mümkün olan ilgili veri tabanlarından yararlanılması yoluna gidilmesi hususları dâhil olmak üzere asgari olarak yukarıda belirtilen usul ve esasları içerecek şekilde yapılır ve bunların yetersiz kalması durumunda ilave yöntemlere başvurulur." hükümleri düzenlenmiş olup, faktöring şirketlerinin gerekli istihbarat çalışmasını nasıl yapacağı ve çalışma usulleri açıkça düzenlemiştir. Somut olayda davalı faktöring şirketi, müşterisi olan dava dışı ... Ltd. Şti.’den bir kısım faturalar ve bu faturalara istinaden bir kısım çekler aldığını ve bu şirkete ödemeler yaptığını, davacı taraf ise çeklerin yetkili hamili olduğunu, çeklerin çalınarak rıza dışı elinden çıktığını, davalının, çeklere istinaden almış olduğu faturaların sahte olduğunu ve faturaların tanziminden kısa bir sonra dava dışı ... Tic. Ltd. Şti.’nin sicilden terkin edildiğini ileri sürmüştür. Bu durumda mahkemece anılan mevzuat hükümleri gereğince davalı faktöring şirketinin müşterisi olan dava dışı ... Ltd. Şti.’ne istinaden yukarıda açıklandığı üzere faturaları ve çekleri alırken gerekli istihbarat çalışmasını yapıp yapmadığı, bu şirketin mali durumlarına ilişkin değerlendirme yapıp yapmadığı hususlarında araştırma yapıldıktan sonra davacının ileri sürdüğü iddialarda değerlendirilerek sonucunda davalı faktöring şirketinin çekleri iktisabında ağır kusurlu veya kötüniyetli olup olmadığı, çekin istirdadına karar verilip verilmeyeceği değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yanılgılı gerekçelerle ve eksik araştırma inceleme doğrultusunda karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın davacı yararına bozulmasını gerektirmiştir." Benzer şekilde Yargıtay 11. HD'nin 30/06/2020 tarih ... Esas ve...Karar sayılı kararı ile; "...Temlik eden davalı faktoring şirketinin dava konusu çekleri alırken gerekli istihbarat çalışmasını yapıp yapmadığı, dava dışı ...’ın ve önceki cirantaların mali durumuna ilişkin değerlendirme yapıp yapmadığı ve diğer yükümlülükleri yerine getirip getirmediği hususlarında araştırma yapılarak, temlik eden davalı faktoring şirketinin çeki iktisabında ağır kusurlu veya kötü niyetli olup olmadığının belirlenmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, anılan mevzuat hükümlerine dayalı olarak hiçbir araştırma yapılmaksızın salt TTK’nın kambiyo senetlerine ilişkin genel hükümlerine dayalı olarak karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir." şeklindeki gerekçe karşısında davalı temlik veren faktoring şirketinin gerekli istihbarat çalışması yapıp yapmadığı hususlarının ele alınması gerekmiştir. Bu kapsamda Mahkememiz duruşma ara kararı gereği, tarafların ve Dava dışı ...Şirketi ve dava dışı ...Şirketinin 2023 yılına ait ticari defter ve kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmasına, ticari defter ve kayıtların usulüne uygun tutulup tutulmadığı, kapanış tasdiklerinin yasaya uygun yapılıp yapılmadığı, davacı şirketin kendisinden sonraki ciranta ile ve diğer cirantaların kendisinden önceki ve sonraki ciranta arasında ticari ilişkinin olup olmadığı, ciro silsilesinde kopukluk olup olmadığı, kötüniyetli iktisabın olup olmadığı, dava konusu çeklerin tarafların ticari kayıtlarına usulüne uygun işlenip işlenmediği hususunda rapor hazırlanması için dosya bilirkişi heyetine tevdi edilmiştir. Davacının ticari defterlerinin incelendiği 27/01/2024 tarihli bilirkişi raporunda; "Davacının 2022-2023 yıllarına ait defterlerin açılış-kapanış tasdikinin süresinde yapıldığı, defterlerin içerdiği kayıtların birbirini doğruladığı, defterlerin bu haliyle HMK 222/2 ye uygun olduğu tespit edilmiştir. Davacı kayıtlarına göre çekin durumu: Çekin lehtarı ve ilk ciro edeni olan ... Ürünlerinden çekin tahsilat olarak davacı tarafından alındığı ve dava dışı ...' a da ödeme olarak davacı tarafından çıkış yapıldığı, çekin kaybolması ile de dava dışı ... hesabından tekrar iade alındığı tespit edilmiştir. Çekin keşidecisi lehtarı ve cirantaların davacı kayıtlarındaki durumu: Çekin lehtarı ve ilk ciro edeni olan ... Ürünleri ile davacının 2022-2023 yılındaki ticaret hacminin 200.000.00,00-TL civarında olduğu ve davaya konu çekin bu ticaret kapsamında davacı tarafından tahsilat olarak teslim alındığı, davacıdan sonraki ciranta olarak görünen ... Şti. ve devamındaki cirantalar ile davacı kayıtlarında bir ticari ilişki tespit edilemediği," sonuç ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir. Talimat raporu ile birlikte davalının ticari kayıtlarının incelendiği 16/10/2024 tarihli bilirkişi raporunda; "i. Davalı tarafa ait 2023 Yılı ticari defterlerin tasdik işlemlerinin yasal süreleri içerisinde yapıldığı ve bu yıla ait defterlerin tasdik açısından sahibi lehine delil kabiliyetinin bulunduğu, ii. Huzurdaki davada davacı, takip konusu çek sebebiyle borçlu olmadığı iddiasında iken; davalı faktoring şirketi çekin kanuna uygun bir şekilde alındığını, ödemenin yapıldığını bu nedenle de alacaklı olunduğunu ileri sürdüğünün müşahede edildiği, bu itibarla bu noktadan itibaren yüksek mahkeme kararları nazara alınmak suretiyle müstekar kararlarda işaret edilen şekilde sonuca ulaşılması gerektiğinin düşünüldüğü, iii. Somut ihtilafta icra takibine konu alacağın 100.000,00 TL’lik çeke dayandığının, dayanak faturanın ise 590.118,00-TL olduğunun tespit edildiği, bu yönü ile faturaya dayalı ve fatura bedelini aşmayan bir işlemin gerçekleştirildiğinin görüldüğü, iv. Davacı tarafından ... 2. Asliye Ticaret Mahkemesi ... Esas sayılı dosyası nezdinde çek iptal davası açıldığı ve çekin irade dışı elden çıkması nedeniyle kötü niyetli kişilerin çek bedelini tahsil etmelerinin önüne geçmek amacıyla da gerekli teminatlar yatırılarak ödemeden men kararı alındığının müşahede edildiği, v. Bununla birlikte Talimat yolu ile bilirkişi ...tarafından düzenlenen Bilirkişi Raporunda davacıdan sonraki ciranta olarak görünen ... Şti. ve devamındaki cirantalar ile davacı kayıtlarında bir ticari ilişki tespit edilemediğinin ifade edildiği, bu yönü ile somut ihtilafta faktoring şirketinin kararda da vurgulandığı üzere müşterinin ve çekin işlem geçmişi de dikkate alınmak suretiyle fatura borçlusu ve kambiyo senedi veya diğer senedin keşidecisine de başvurarak borcun teyit edilmesi yoluna başvurmadığının anlaşıldığı, vi. Tüm bu açıklamalardan sonuçla davalı şirketinin dava konusu çeki alırken gerekli istihbarat çalışmasını yapıp yapmadığı, şirketin mali durumlarına ilişkin değerlendirme yapıp yapmadığı ve diğer yükümlülükleri yerine getirip getirmediği hususlarında takdirin Muhterem Mahkemeye ait olduğu: a. Şayet Mahkemece davalı faktoring şirketinin çeki iktisabında ağır kusurlu veya kötüniyetli olduğu kanaatinde olunması durumunda davacının takip konusu çek sebebiyle borçlu olduğundan bahsetmenin mümkün olmayacağının, b. Buna karşın Sayın Mahkemece davalı faktoring şirketinin çeki iktisabında ağır kusurlu veya kötüniyetli olmadığı kanaatinde olunması durumunda ise davacının takip konusu çek sebebiyle borçlu olduğundan bahsetmek mümkün olabileceğinin, ifade edilebileceği," sonuç ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir. Dosya kapsamıyla borçlu olunmadığı iddia edilen çekin davacının elinden rızası dışında çıktığı, davalı faktoring şirketinin 6361 sayılı yasa ve ilgili mevzuat kapsamında yapılması gereken istihbarat çalışmalarını yerine getirmeden iktisap ettiği kabul edilmiştir (Yargıtay 11. HD'nin 11/12/2023 tarih ...Esas ve ...Karar sayılı kararı, Yargıtay 11. HD'nin 26/02/2020 tarih ...Esas ve ... Karar sayılı kararı, Yargıtay 11. HD'nin 20/03/2015 tarih ... Esas ve ...Karar sayılı kararı). Öyle ki dava konusu olaya yönelik ... CBS ... Soruşturma sayılı dosyasında da tespit edildiği üzere; "Keşidecisi müvekkil firma olan ve ... Tic. A.ş. emrine düzenlenen 4 adet çek, ... A.ş. ... Şubesine alıcıya gönderilmesi amacıyla "..." gönderi takip numarasıyla 20.02.2023 tarihinde teslim edilmiş ancak alıcı tarafından kargo teslim alındığında paketinin kesilmiş olduğu fark edilmiş ve alıcı kargoyu açtığında ise zarfların içinin boş olduğu görülmüştür. '' demekle kargoya verdikleri çekin kaybolması ile ilgili başlanılan soruşturmada, Şüphelinin alınan ifadesinde, ... kargosunun yetkilisi olduğu, sistemden yaptıkları araştırmada kargonun gerekli işlemler yapılarak aktarma merkezine gönderildiği, buradan da teslimat şubesine gönderildiği, kurye aracılığı ile alıcısına gönderildiği, kanun gereği değerli eşya, kıymetli evrak taşınmasının yasak olduğu, kargo içeriği hakkında bilgi sahibi olmadıklarını beyan ederek suçlamayı kabul etmediği, kamera kayıtlarında herhangi bir olumsuzluk görülmediği, çeklerin adı geçen kargo şirketine teslim edildiği ancak kayboldukları, kaybolan bu çekler üzerinde devir amacı dışında tasarrufta bulunulduğuna veya çalındığa yönelik bir delil bulunmadığı, bu haliyle müşteki ile adı geçen kargo şirketi arasında hizmet sözleşmesinden kaynaklı ihtilaf bulunduğu, sözleşmeden doğan ihtilafların TCK ve özel ceza yasaları açısından suç teşkil etmediği, somut olayda şüphelinin, müştekiye karşı edimini yerine getirmediği ya da eksik yerine getirdiği, edimin eksik ya da hiç yerine getirilmemesinin güveni kötüye kullanma suçunu oluşturmayıp hukuki ihtilaf niteliğinde olduğu, kayıp çek iptali davaları ile edimini yerine getirilmemesinden ötürü açılacak davaların görülme ve çözüm yerinin hukuk mahkemeleri olduğu, Cumhuriyet Başsavcılığımızın çek iptali ve kayıp eşyaları bulma gibi bir yükümlülüğünün olmadığı," yönünde kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar verilmiş ise de söz konusu kargonun taşıma sırasında açılarak içerisindeki çekin çalındığı, lehtarın bu hususta hiçbir hukuki yola da başvurmamış olması çeke hiçbir zaman doğrudan sahip olmadığı anlaşılmaktadır. Tüm dosya kapsamı ve Yargıtay ilamlarında da belirtildiği üzere davalı şirketin dava konusu çeki iktisap ederken 6361 sayılı yasa ve bu yasa kapsamında çıkarılan yönetmeliğin 5/1 maddesi kapsamında öngörülen istihbarat yükümlülüklerini ifa etmediği, dolayısıyla davalı faktoring şirketinin dava dışı dava dışı ... Şirketinden mali durumuna ilişkin istihbarat ve değerlendirme çalışması yapmadan çeki iktisap etmiş olduğu anlaşıldığından davanın kabulü ile çek nedeniyle davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, ancak davacının kötüniyet tazminat talebinin ispatlanamadığından ve şartları oluşmadığından reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Açıklanan yasal gerektirici nedenlere göre; 1-Davanın KABULÜNE, Davacı/Borçlu .... Ltd. Şti.’nin, Davalı/Alacaklı ... A.Ş.’ye ... 27. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasına konu ...bankası A.Ş. ...şubesine kayıtlı keşidecisi ... Şti., lehdarı ... Ürünleri Mob. San. Tic. Ltd. Şti. olan, 20/05/2023 düzenleme tarihli, ...çek numaralı ve 100.000,00 TL bedelli çekten dolayı BORÇLU OLMADIĞININ TESPİTİNE, 2-Davacının kötüniyet tazminat talebinin ispatlanamadığından ve şartları oluşmadığından REDDİNE, 3-Alınması gereken 6.831,00 TL nispi karar harcından peşin yatırılan 1.707,75 TL harcın mahsubu ile eksik alınan 5.123,25 TL harcın davalıdan alınarak Hazineye İrad Kaydına, 4-Davacı vekili lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesi gereğince hesaplanan 30.000,00 TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine, 5-Davacı tarafından yapılan 1.707,75 TL peşin harç, 179,90 TL başvuru harcı, 25,60 TL vekalet harcı, 5.500,00 TL bilirkişi ücreti ve 454,00 TL posta masrafı olmak üzere toplam 7.867,25 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine, 6-Kullanılmaya ve artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilgili tarafa iadesine, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı verilen karara karşı, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde mahkememize veya başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek istinaf dilekçesi ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.19/11/2024 Katip ¸e-imzalıdır Hakim ¸e-imzalıdır

Atıf: İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/417, K. 2024/633, T. 19.11.2024, www.arakarar.com/karar/istanbul-4-asliye-ticaret-mahkemesi-2023-417-e-2024-633-k-43796599a2f9