İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/629 E. 2024/423 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2022/629
- Karar No
- 2024/423
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2022/629 Esas KARAR NO : 2024/423 DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 15/09/2022 KARAR TARİHİ : 12/07/2024 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili 15/09/2024 tarihli dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket tarafından davalı aleyhine Merkezi Takip Sistemi ... Sayılı Dosyası ile ilamsız takiplerde haciz yolu ile icra takibi başlatıldığını, davalının tüm fer'ileri ile birlikte borca itiraz ettiğini ve icra dairesinin davalının itirazı üzerine söz konusu takibi durdurduğunu, davalı tarafından yapılan itiraz sonrası ilgili yasal düzenleme gereği dava konusu alacağın taraflar arasındaki ticari ilişkiden/tarafların tacir olmasından kaynaklanması ve bir miktar alacağın ödenmesine ilişkin olması sebebiyle taraflarınca başvurulmuş ise de davalı şirket ile anlaşma sağlanamamış olup bunun üzerine arabuluculuk son tutanağının düzenlendiğini, merkezi takip sistemi ...sayılı dosyasına yapılan haksız ve mesnetsiz olan borcun itirazının iptali gerektiğini, huzurdaki itirazın iptali davasına konu takibin dayanağı paranın alacağı olduğundan somut olayda HMK 6. maddesinde düzenlenen genel yetki kuralının değil TBK 89. Maddesindeki özel yetki kuralını nazara alarak para borçlarında borcun ifa yerinin yetkili olacağı değerlendirmesini yapmak gerektiğini, alacaklı olan müvekkili şirketin ödeme zamanındaki yerleşim yerinin ... olduğundan ötürü, yetkili mahkemelerin ... mahkemeleri olduğunu, dolayısıyla işbu davanın yetkili yerde açıldığını, borçlunun icra takibine itirazının haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, davalı şirketin elektrik saati bağlattığını ve aylık fatura tüketim bedellerini ödemediğini, 05.07.2021 tarihli itirazda hiçbir gerekçe göstermeden müvekkiline hiçbir borcunun olmadığı iddiasında bulunarak borca, faize ve diğer tüm fer’ilere itiraz ettiğini, davalı ile müvekkili arasında aboneliğe ilişkin imzalanmış sözleşmenin mevcut olduğunu, borçlunun ilamsız takibe niteliğinden ötürü bir itiraz dilekçesi sunarak alacaklının alacağına kavuşmasını engellediğini ve bu sayede zaman kazanmaya çalıştığını, borçlunun tamamen haksız ve kötü niyetli işbu icra takibine itirazıyla kullandığı elektrik borcundan kurtulmaya çalıştığını, bu doğrultuda hukuki haklarını kötü niyetli ve haksız yönde kullandığını, hal böyle iken haksız ve kötü niyetli itirazın hükümden düşürülmesinin hukukun ve hakkaniyetin bir gereği olduğunu beyan ederek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, davalının Merkezi Takip Sistemi ... Sayılı dosyası ile başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptaliyle takip talebindeki şartların devamını, davalı yanın %20'den aşağı olmamak kaydı ile icra inkar tazminatına mahkum edilmesini; arabuluculuk, avukatlık ve vekalet ücreti de dahil olmak üzere tüm yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalıya tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalıya dava dilekçesi ve duruşmaya davet tutanağının usulüne uygun tebliğ edildi, süresi içerisinde cevap dilekçesi sunulmadığı görüldü. DELİLLER: Bilirkişi raporu, Ticaret Sicil Müdürlüğü yazı cevabı, ... A.Ş. yazı cevabı, ... Rektörlüğü yazı cevabı, MTS ... Esas sayılı dosyası, Arabuluculuk Anlaşamama Tutanağı ve tüm dosya kapsamı. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ: 16.03.2024 Tarihli Bilirkişi Raporunda Özetle; "Takibe konu asıl alacak bedeli, davalı ... A.Ş. Tarafından ticari faaliyet yürütülen, ...adresinde bulunan ticarethanede aşağıda çizelge-1 de detayı verilen son ödeme tarihli elektrik tüketimlerine tekabül eden normal elektrik faturaları Toplamıdır. Bu hususta nihai karar sayın Mahkemeye ait olmak üzere, Taraflar arasında imzalanmış olan sözleşme madde 9 — (2) ve yukarıda 1 de belirtilen emsal Yargıtay ilamı doğrultusunda dava konusu faturalardan adına sözleşme olan davalının abonelik taraf sıfatı kapsamında sorumlu tutulabileceği, Davalı tarafça aboneliğin borçsuz olarak ilişkin belgelerin sunulmadığı, Faturaların ödendiğine dair belge bulunmadığı, Taraflar arasında imza edilen dosya kapsamına sunulan sözleşme madde 9-(3) hükmünde ödenmeyen faturalar için davacı kurumca gecikme zammı talep edilebileceğine dair hüküm bulunduğu, Davalının geciken ödemeleri nedeniyle elektriğin kesilmesi gereken tarih, 17.06.2021 son ödeme tarihli takibe konu 1.fatura sonrası ikinci bildirimi takip eden 5. gün sonudur. (takibe konu 2. 3. ve 4. Faturalarda ödenmemiş borç tutarı yer aldığından) Davalının elektriğinin kesilmesi gerekirken kesilmemesi dağıtım şirketine bildirimde bulunulmaması davacı tedarikçi şirket bakımından müterafik kusur teşkil etmekte olup, Emsal ilamlarda müterafik kusur indiriminin en fazla yasal faize kadar olacağı nazara alınarak, çizelge 2 de 2,3,4 sıra nolu faturalar için son ödeme tarihlerinden takip tarihine kadar yasal faiz uygulanması gerekeceği kanaatine varılmıştır. 2,3,44 sıra nolu faturalara yasal faiz uygulanmasına rağmen işlemiş faiz hesaplaması davacı talebinden yüksek çıktığından, MTS ile talep edilen 766,46 TL. gecikmiş gün faiz talebine bağlı kalınabilecektir. Her ne kadar sözleşme ...A.Ş. adına, faturalar ve takip ... A.Ş. adına ise de, ... Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün ...tarihli yazısı içeriğinden ... A.Ş. eski unvanının ...A.Ş. olduğu belirtilmiştir. Açıklanan nedenlerle takibin 25.043,32 TL (asıl alacak), 766,46 TL (müterafik kusur nedenli 6183+yasal faiz), 137,97 TL (toplam faiz KSV'si) olmak üzere toplam 25.947,75 TL üzerinden sözleşmenin tarafı davalı ...A.Ş. Adına devam edebileceği," sonuç ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir. GEREKÇE: Dava, kaçak elektrik kullanımından kaynaklı İİK 67.maddesine dayalı itirazın iptali davasıdır. Taraflar arasındaki uyuşmazlık, kaçak elektrik kullanımı nedeni ile davacının davalıdan alacağının bulunup bulunmadığı hususlarındadır. İlgili Merkezi Takip Sisteminin ... Esas sayılı dosyasına ait uyap kayıtlarının incelenmesinde, davacı alacaklı tarafından davalı borçlu aleyhine 07/10/2021 tarihinde sözleşmeden kaynaklanan 25.043,32 TL kaçak elektrik bedeli, 766,46 TL gecikmiş gün faizi, 137,97 TL faizin KDV'si olmak üzere toplam 25.947,75 TL alacağın tahsili amacı ile ilamsız icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin davalı borçluya tebliğ edilemediği, ancak davalı borçlunun 28/02/2022 tarihli itiraz dilekçesinde; "Müdürlüğünüzün yukarıda esas numarası yazılı dosyasında müvekkilerimiz aleyhine başlatılan icra takibi haksız ve hukuki mesnetsizdir. Müvekkillerimizin borcu yoktur. Tüm bu nedenlerle Müvekkilerimiz aleyhine başlatılan takibe, takibe konu borca, tüm fer'ilerine itiraz ediyoruz. " demekle takibe itiraz ettiği, takibin yetkili icra dairesinde yapıldığı, geçerli haciz yolu ile ilamsız genel takip bulunduğu, borçlu tarafından yasal süresi içerisinde yapılmış ve takibi durdurmuş geçerli bir itiraz olduğu, davanın bir yıllık yasal süresi içerisinde açıldığı, itirazın iptali davasının koşullarının oluştuğu anlaşılmıştır. İtirazın iptali davası yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabidir. İspat yükü kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Kanuni bir karineye dayanan taraf sadece karinenin temelini oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altındadır. Kanunda ön görülen istisnalar dışında karşı taraf kanuni karinenin aksini ispat edebilir. (HMK M.190). İtirazın iptali davasında ispat yükü kural olarak davacı alacaklıdadır. Ancak borçlunun itirazındaki beyana göre ispat yükü yer değiştirebilir. Borçlu itirazın iptali davasına karşı vereceği cevapta ödeme emrine itiraz ederken bildirmiş olduğu itiraz sebepleri ile bağlı değildir, borçlu her türlü borca itirazını ödeme emrine itirazından bağımsız olarak ileri sürebilir. Somut olayda, davalı takibe itirazında genel ifadelerle borca itiraz etmiş olup özel bir itiraz nedenine dayanmadığından ispat yükü davacı alacaklı üzerindedir. 16/03/2024 tarihli bilirkişi raporunda; "Taraflar arasında imzalanmış olan sözleşme madde 9 — (2) ve yukarıda 1 de belirtilen emsal Yargıtay ilamı doğrultusunda dava konusu faturalardan adına sözleşme olan davalının abonelik taraf sıfatı kapsamında sorumlu tutulabileceği, Davalı tarafça aboneliğin borçsuz olarak ilişkin belgelerin sunulmadığı, Faturaların ödendiğine dair belge bulunmadığı, Taraflar arasında imza edilen dosya kapsamına sunulan sözleşme madde 9-(3) hükmünde ödenmeyen faturalar için davacı kurumca gecikme zammı talep edilebileceğine dair hüküm bulunduğu, Davalının geciken ödemeleri nedeniyle elektriğin kesilmesi gereken tarih, 17.06.2021 son ödeme tarihli takibe konu 1.fatura sonrası ikinci bildirimi takip eden 5. gün sonudur. (takibe konu 2. 3. ve 4. Faturalarda ödenmemiş borç tutarı yer aldığından) Davalının elektriğinin kesilmesi gerekirken kesilmemesi dağıtım şirketine bildirimde bulunulmaması davacı tedarikçi şirket bakımından müterafik kusur teşkil etmekte olup, Emsal ilamlarda müterafik kusur indiriminin en fazla yasal faize kadar olacağı nazara alınarak, çizelge 2 de 2,3,4 sıra nolu faturalar için son ödeme tarihlerinden takip tarihine kadar yasal faiz uygulanması gerekeceği kanaatine varılmıştır. 2,3,44 sıra nolu faturalara yasal faiz uygulanmasına rağmen işlemiş faiz hesaplaması davacı talebinden yüksek çıktığından, MTS ile talep edilen 766,46 TL. gecikmiş gün faiz talebine bağlı kalınabilecektir. Her ne kadar sözleşme ...A.Ş. adına, faturalar ve takip ...A.Ş. adına ise de, ... Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün 27109/2022 tarihli yazısı içeriğinden ...A.Ş. eski unvanının ... A.Ş. olduğu belirtilmiştir. Açıklanan nedenlerle takibin 25.043,32 TL (asıl alacak), 766,46 TL (müterafik kusur nedenli 6183+yasal faiz), 137,97 TL (toplam faiz KSV'si) olmak üzere toplam 25.947,75 TL üzerinden sözleşmenin tarafı davalı ...A.Ş. Adına devam edebileceği," sonuç ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir. Ayrıca davacı taraf, sunduğu delillerle, ... numaralı abonelik sözleşmesi ve bu tesisata ait kayıtlı tüm evrakları sunduğu, belgelerin incelenmesinde davacı şirket görevlilerince yapılan kontrollerde davalının kullanımındaki tesisatta kaçak elektrik kullanıldığının tespit edildiğini kanıtlamıştır. Yapılan tespit üzerine, davacı şirket tarafından EPDK mevzuatı ve yönetmelik hükümleri uyarınca kaçak elektrik tutanağı düzenlenmiştir. Dava haksız fiilden kaynaklı olduğu dikkate alındığında, hem şirketin hem de yetkililerinin kusurlu olduğu, davalı borçluların takip dayanağı faturayı ödememesi nedeniyle davacının davalı aleyhine icra takibi başlatmakta haklı olduğu anlaşılmış, davalılar tarafından Merkezi Takip Sisteminin ... Esas sayılı icra dosyasına yöneltilen itirazın iptaline ve takibin devamına, geçerli bir ilamsız genel icra takibinin varlığı, borçlunun yedi günlük süre içerisinde ödeme emrine itiraz etmiş olması, bir yıl içinde açılmış bir itirazın iptali davası bulunması, davacı alacaklının tazminat istemini dava dilekçesinde açıkça talep etmiş olması ve takip konusu alacağın miktarının belli (likit) olması dikkate alınarak borçlunun itirazının haksız olması nedeniyle asıl alacağın % 20'si oranında icra inkar tazminatının davalılardan alınarak davacıya verilmesine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM: Açıklanan yasal gerektirici nedenlere göre; 1-Davanın tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla KABULÜNE, Davalının Merkezi Takip Sisteminin ...Sayılı dosyasında yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin kaldığı yerden devamına, 2-İİK mad. 67/2 uyarınca alacak likit ve itiraz haksız olduğundan 25.947,75 TL alacağın %20'si olan 5.189,55 TL icra inkâr tazminatının tahsilde tekerrür olmamak üzere davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Alınması gereken 1.772,49 TL nispi karar harcından peşin yatırılan 443,13 TL harcın mahsubu ile eksik alınan 1.329,36 TL harcın davalıdan alınarak Hazineye İrad Kaydına, 4-Davacı vekili lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesi gereğince hesaplanan 17.900,00 TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine, 5-Davacı tarafından yapılan 443,13 TL peşin harç, 80,70 TL başvuru harcı, 11,50 TL vekalet harcı, 1.000,00 TL bilirkişi ücreti ve 786,50 TL posta masrafı olmak üzere toplam 2.321,83 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine, 6-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13,14.maddeleri ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği 26.maddesi gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 1.560,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydedilmesine, 7-Kullanılmaya ve artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilgili tarafa iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı yanın yokluğunda miktar itibariyle KESİN olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulünce anlatıldı. Katip ¸e-imzalıdır Hakim ¸e-imzalıdır