İlk Derece Mahkemesi · İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/566 E. 2024/874 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/566
- Karar No
- 2024/874
- Karar Tarihi
T.C. İstanbul Anadolu 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2023/566 KARAR NO : 2024/874 DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) DAVA TARİHİ : 23/08/2023 KARAR TARİHİ : 28/11/2024 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket nezdinde ---- numaralı Ticari Paket Sigorta Poliçesi ile sigortalı ---- adresinde bulunan doğalgaz servis hattına 06/10/2018 tarihinde----- tarafından yapılan kazı çalışması sırasında zarar verildiğini, bu sebepten ötürü maddi zarar meydana geldiğini, müvekkili şirkete vaki hasar ihbarına müteakip hazırlatılan ekspertiz raporuna istinaden meydana gelen hasar 36.593,03-TL olarak tespit edildiğini ve muhatabına, ödenen işbu 36.593,03-TL tutarındaki tazminatın ödeme tarihi olan 13/08/2020 tarihinden itibaren asıl alacağa işleyecek yasal faizi ile birlikte müvekkil sigorta şirketi, TTK m.1472 hükmü gereği sigortalısının haklarına halef olduğunu, Olay sonucu sigortalıya ait doğalgaz servis hattında meydana gelen zarara ilişkin müvekkil şirket tarafından tanzim ettirilen ekspertiz raporundan da anlaşılacağı üzere davalı/borçlu -----, yapılan kazı çalışması sırasında meydana gelen zarardan Borçlar Kanunu’nun m.49 gereğince sorumludur. Hükmü gereğince davalı/borçlu ----- meydana gelen zarardan asli kusurlu olarak sorumludur. İşbu rücuen tazminat alacağımız olan 36.593,03-TL hasar tazminatı bedelinin ödeme tarihi olan 13/08/2020 tarihinden itibaren asıl alacağa işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsili için davalı/borçlu aleyhine ---- İcra Müdürlüğü’nün ---- Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalı/borçlu yasal süresi içinde borca, faize ve tüm fer’ilerine itiraz ettiğini bildirdiğinden bahisle icra dosyasına yapılan itirazın iptali ile takibin aynen devamına karar verilmiştir.Davalı taraf, eldeki davaya herhangi bir cevap vermemiş, HMK 128 hükmü uyarınca davacının dava dilekçesinde ileri sürdüğü vakıaların tamamını inkar etmiş sayılmıştır. İNCELEME ve GEREKÇE: Dava hukuki niteliği itibariyle----- İcra Müdürlüğü’nün ---- Esas sayılı icra takibine davalının yapmış olduğu itirazın İİK 67. maddesi gereğince iptali ile icra inkar tazminatı isteminden ibarettir İİK. mad. 67/I -III, V‟de düzenlenmiş bulunan itirazın iptali davası, borçlunun itirazının hükümsüz kılınarak, itiraz ile duran ilâmsız takibe konu olan alacağın varlığının saptanarak, icra takibinin devam etmesini (ve bu suretle, takip konusu alacağın borçludan alınmasını) sağlamak amacı ile açılır. İtirazın iptali davası açılabilmesi için; a) Yetkili icra dairesinde yapılmış geçerli bir ilamsız icra takibi bulunmalıdır. İtirazın iptal davası, icra takibi ile bağlantılı olduğundan, davalı aleyhine yapılmış geçerli bir icra takibi bulunmadıkça, itirazın iptali davası dinlenmez. Yetkili icra dairesinde yapılmış usulüne uygun bir icra takibi bulunmadıkça, itirazın iptali davası açılamaz. Eğer, icra mahkemesince “ödeme emrinin iptaline” ya da “icra takibinin iptaline” karar verilmişse, iptal davası konusuz kalır. b) Borçlu tarafından süresi içinde yapılmış -ve hakkındaki takibi durdurmuş olan- geçerli bir itiraz bulunmalıdır. Borçlu tarafından süresinden sonra ödeme emrine itiraz edilmiş olduğu için ya da süresi içinde olmakla beraber yanlış (yetkisiz/görevsiz) yere itiraz edildiği için takip kesinleşmisse veya takip, borçlunun itirazı nedeniyle değil de icra mahkemesinin kararıyla durdurulmuşsa bu gibi durumlarda itirazın iptali davası açmakta hukuki yarar bulunmayacaktır. c) Alacaklı tarafından, borçlunun itirazının kendisine tebliğinden itibaren bir yıl içinde itirazın iptali davasının açılmış olması gerekir. Alacaklının, “itirazın kendisine tebliğinden itibaren” bir yıl içinde borçlunun itiraz ettiği alacağının tespiti ve itirazın iptali dileğiyle açtığı dava “itirazın iptali” davası niteliğini taşır. Bu davanın açılabildiği, “bir yıllık süre” hak düşürücü süredir. Bir yıllık dava açma süresinin başlangıcı, “itirazın alacaklıya tebliğ tarihi”dir. Bu halde; borçlunun itirazı, alacaklıya tebliğ edilmemişse, bir yıllık dava açma süresi işlemeye başlamayacaktır. Davacının, itirazı herhangi bir şekilde öğrenip öğrenmemesi de sürenin başlamasını gerektirmez. İtirazın iptali istemine konu,----. İcra Müdürlüğü’nün -----Esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde; davacı alacaklının, davalı borçlu aleyhine genel haciz yolu ile icra takibinde buludğu, ödeme emrinin borçluya tebliğ edildiği; borçlu tarafından itiraz dilekçesinde borca itiraz edildiği, itiraz dilekçesinin davacı tarafa tebliğ edilmediği huzurdaki davanın yasal süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.Mahkemece yapılan yargılama sırasında taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesi uzmanlık gerektiren yönleri bulunduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Mahkememizce aldırılan bilirkişi raporu ile ---- tarafından yapılan kazı çalışması sırasında zarar verildiği, zararın ---- dağıtım hattının zarar görmesi şeklinde olduğu, yaklaşık 1 mt.lik bir hatta onarım yapılmış olduğu anlaşılmış olup, toplam tesis onarım giderleri incelendiğinde, gaz verilemeyen 3610 abonenin işletmeye alma bedelinin (birim bedel 10,00.-TL alınarak 36.100,00.- TL belirlenmiş), 36.593,00.-TL toplam zarar bedelinin yaklaşık %99’unu oluşturduğunun görüldüğü, bu bedelin ise Kurum tarafından alınan Karar ile belirlenmiş olduğu, davacı ---- TTK 1472 madde gereğince tespit edilen 36.593,00.-TL gerçek zarar tutarı kadar zarar sorumlusuna karşı rücu hakkı olduğu sonuç ve kanaati bildirilmiştir. Mahkememizce aldırılan bilirkişi ek raporu ile ----- tarafından yapılan kazı çalışması sırasında zarar verildiği, zararın ---- dağıtım hattının zarar görmesi şeklinde olduğu, yaklaşık 1 mt.lik bir hatta onarım yapılmış olduğu anlaşılmış olup, toplam tesis onarım giderleri incelendiğinde, gaz verilemeyen 3610 abonenin işletmeye alma bedelinin (birim bedel 10,00.-TL alınarak 36.100,00.-TL belirlenmiş), 36.593,00.- TL toplam zarar bedelinin yaklaşık %99’unu oluşturduğunun görüldüğü, bu bedelin ise Kurum tarafından alınan Karar ile belirlenmiş olduğu, ----.İcra Dairesi’nin ----- Esas sayılı dosyasındaki İlamsız Takiplerde Ödeme Emri belgesi dikkate alınarak, 13.08.2020 ödeme tarihi ile 14.08.2020 icra takip tarihine kadar faiz 9,02.-TL olup, asıl alacak bedeli 36.593,03.TL ve 13.08.2020-14.08.2020 tarihleri arasındaki dönem için 9,02.-TL faizi olmak üzere toplam alacak bedelinin 36.602,05.-TL olduğu tespit edildiği, davacı ----- TTK 1472 madde gereğince zarar sorumlusuna karşı rücu hakkı olduğu sonuç ve kanaati bildirilmiştir.6102 sayılı TTK’nın 1472. maddede halefiyet düzenlenmiştir. Maddede, sigortacının, sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçeceği, sigortalının gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hakkın, tazmin ettiği bedel kadar sigortacıya intikal edeceği belirtilmiştir.Halefiyete dayalı olan rücu davası esas itibariyle sigortalının kendisine zarar verene karşı açacağı tazminat davasının onun halefi sıfatıyla sigortacı tarafından açılmasıdır. Bu nedenle sigortacı tarafından açılan rücu davası aslında bir tazminat davası olup, bu niteliği itibarıyla aynı zamanda şahsi nitelikte bir eda davasıdır. Her tazminat davasında olduğu gibi sigortacının açtığı rücu davasında da davalının kusurunu ve zararı ispat etmek davacı sigortacıya düşer. Mahkememizce alınan bilirkişi raporunun dosya kapsamındaki diğer delillerle örtüşmesine ve denetime elverişli olmasına, uzman bilirkişi raporunda belirtilen maddi tazminata ilişkin hesaplamanın hükme esas alınmasında bir usulsüzlük görülmediği, davacının ticari nitelikli işyeri paket sigortalısının(----) hasarını ödemesine göre onun haklarına halef olması, kazı çalışmasında zarardan haksız fiil hükümleri gereğince davalının davacıya karşı sorumlu olması nedeniyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Eldeki davada tazmini gereken alacak miktarı bilirkişi raporuyla belirlendiğinden bu halde likit alacaktan sözetmek mümkün olmayacağından icra inkar tazminatı talebinin reddine karar vermek gerekmiştir. H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; DAVANIN KABULÜ İLE 1-Davalının --- İcra Müdürlüğünün ---- Esas sayılı dosyasına yaptığı itirazın iptali ile takibin kaldığı yerden devamına, 2-Davacının icra inkar tazminatı isteminin reddine, 3-Alınması gerekli karar ve ilam harcı olan 2.499,67 TL'nin dava açılırken davacı tarafça peşin olarak yatırılan 441,91 TL'nin mahsubu ile bakiye kalan 2.057,76 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 4-Davacı tarafından yatırılan 269,85 TL başvurma harcı, 441,91 TL peşin harç olmak üzere toplam 711,76 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı tarafından yapılan 6.000,00 TL bilirkişi ücreti, 349,00 TL posta gideri olmak üzere toplam 6.349,00 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 6-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 7-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT' ye göre belirlenen 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 8-Suçüstü ödeneğinden karşılanan 3.200,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 9-Kararın kesinleşmesi halinde kullanılmayan gider avansının ilgili tarafa iadesine,Dair davacı vekilinin yüzüne karşı davalının yokluğunda, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde ---- Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup, usulen anlatıldı.