İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/517 E. 2024/434 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2022/517
Karar No
2024/434
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2022/517 Esas KARAR NO : 2024/434 DAVA : İtirazın İptali (Taşınır Kira Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 22/07/2022 KARAR TARİHİ : 19/07/2024 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Taşınır Kira Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili 22/07/2022 tarihli dava dilekçesinde özetle; Mülkiyeti davacıya ait olan ... ve ... plakalı araçların kazalandıktan sonra onarılıp eski ve kiralamaya elverişli hale getirilecek şekilde tamirinin sağlanmasını teminen davalı şirkete teslim edildiğini, araçların tamir işlemlerinin tamamlandığı belirtilerek davacıya iade edilen araçlardaki hizmete ilişkin olarak ... plakalı araç için düzenlenen 31.05.2019 tarih ve 22.199,68 TL bedelli ve ... plakalı araç için keşide edilen 26.03.2019 tarihli ve 19.611,73 TL bedelli faturaları ödediğini, ancak müşteri şikayetleri üzerine bu iki araç üzerinde kiralama dönemi sonunda ... Tic. A.Ş. unvanlı profesyonel ekspertiz şirketi nezdindeki heyet tarafından yapılan detaylı ekspertiz incelemesinde, davalı tarafından tamamen onarıldığı belirtilen araçlarda teknik eksiklikler olduğunun belirlendiğini, bunun üzerine geriye doğru araştırma yapılarak onarımı davalı şirketçe yapılmış olan ..., ... ve ... plakalı araçlar üzerinde de aynı incelemelerin yapıldığını, benzer hata ve usulsüzlüklerin belirlendiğini, bu araçlardaki hizmet nedeniyle ...plakalı araç için 8.570,54 TL ve ... plakalı araç için 18.879,99 TL ve ... plakalı araç için 8.395,70 TL faturaların eksiksiz ödendiğini, ayrıca davacı şirket tarafından bu 5 araç için 5.398,50 TL ekspertiz hizmeti ödendiğini, araçları orijinal haline getirtmek için yapılan onarımlar için de toplam 78.785,76 TL ödediğini, toplam 84.184,26 TL ödediğini ve maddi zarara uğradığını, davalı şirkete ihtarname keşide edildiğini, davalıca cevap verildiğini, araçlardaki eksikliklerin can güvenliğine yönelik olması nedeniyle kasıt derecesindeki kötü niyeti gözetilerek nitelikli dolandırıcılık ve vergi kaçakçılığı oluşturduğu değerlendirilen eylem ve işlemleri nedeniyle ... CBS'nin...Soruşturma dosyasıyla suç duyurusunda bulunulduğunu, anılan zararın tazmini için ... 3. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas no.lu dosyası üzerinden icra takibi başlatıldığını beyan ederek, davalının icra takibine yapılan itirazın iptali ile takibin 85.575,03 TL üzerinden devamı ve davalının % 100 icra inkar tazminatına mahkum edilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı yana yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili 19/08/2022 cevap dilekçesinde özetle; Davalı şirketin yıllardır araç onarımı yaptığını, davacı ile aralarındaki sözleşme gereği hasar ve arıza tespiti yaparak araçların onarım işlemlerine geçildiğini, davacı şirketin araçlarının onarımdan sonra eksperinin gelip araçları kontrol ettiğini, dava konusu araçlardan plakası verilen 5 adedinin onarım için davalı şirkete getirildiğini, araçların onarıldığını, davacı eksperi tarafından kontrolden sonra teslim alındığını, davalının yaptığı onarımlar için faturalar düzenlediğini ve davacının ödediğini ve resmi defterlerine işlediğini, aradan geçen uzun zaman sonra davacının neye ait olduğu belli olmayan fatura düzenleyip davalıya tebliğ ettiğini ve davalının faturayı iade ettiğini, bunun üzerine ihtarname gönderildiğini, davalının da cevap verdiğini ve ayıplı onarım olmadığının açıklandığını, davacının ilamsız icra takibi başlattığını, haksız takibe itiraz ettiklerini, iş sahibinin edimin kendisine tesliminden sonra makul bir süre içinde eseri gözden geçirmek ve bunu uygun bir sürede yükleniciye bildirmek durumunda olduğunu, aksi halde ayıba karşı tekeffül kurumundan yararlanamayacağını, davacının mezkur araları kendilerine teslimden sonra incelediklerini, uygun bulup teslim aldıklarını, davacı şirketin tacir olduğunu, basiretli ve özenli olduğunu, plakası verilen araçlardaki edimin tesliminden 2 yıldan fazla süre sonra ihtarname çekerek onarımın ayıplı olduğunu bildirdiğini, aracın bu süre boyunca faal olduğunu ve başka kazalar yaşamış olabileceğini, araçlardaki ayıplı onarımın tespitini özel bir şirkete yaptırdığını, bu tespitin nasıl ve ne şekilde yapıldığının belli olmadığını, davacının görevlendirdiği eksperlerin araçları teslim alırken kontrolden geçirdiğini, aradan yıllar geçtikten sonra yeniden arızalanmış olup olmadıkları, başlarına ne geldiği bilinmediğinden onarımın ayıplı olduğu iddiasının ve bedel talep edilmesinin dayanaksız olduğunu, bu zaman aralığında araçların başka nedenlerle arızalanmış olabileceklerini, aksi halde davalının ticari hayatının zarar göreceğini, zira davalının yıllar sonra kendisine izafe edilebilecek kusur endişesi içinde iş yapmak zorunda kalacağını, araçlardaki onarımın ayıplı olması halinde makul bir süre içinde gözden geçirilerek teslim alınması gerektiğini, aksi halde eseri kabul etmiş sayılacağını, bu nedenle haksız davanın reddini istediklerini, davacının bedel iadesi istediği faturaların 2018 yılına ait olduğunu, 8. Günde itiraz edilmeyen faturaların kesinleşeceğini, davacının 3 yıl boyunca itiraz etmediğini, davalının davacıya borcunun olmadığını, ispat külfetinin davacıda olduğunu, zamanaşımı itirazında bulunduklarını, araçta özel ekspertizle belirlenen arızaların davalıyla ilişkisinin nasıl kurulduğunun anlaşılamadığını, ekspertiz şirketinin resmi bilirkişi olmadığını, taraflı olma ihtimali olduğunu, bu özel raporlara itiraz ettiklerini, mahkemeye başvurarak resmi delil tespiti yaptırılması gerektiğini beyan ederek, davanın reddini, davacının en az % 20 kötü niyet tazminatına mahkum edilmesini ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini arz ve talep etmiştir. DELİLLER: Talimat bilirkişi raporları, Gelir İdaresi Başkanlığı yazı cevabı, Türkiye Noterler Birliği yazı cevabı, ... CBS ... Soruşturma sayılı dosyası, Arabuluculuk Daire Başkanlığı'nın ... Sayılı dosyası, taraf beyanları ve tüm dosya kapsamı. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ: 15/06/2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "ava konusu 5 araçtan davacı şirketin uhdesinde bulunduğu belirtilen... plakalı aracın heyetimizin incelemesine sunulmadığı, bu nedenle araç üzerinde bir inceleme yapılamadığı ve rapor düzenlenemediği," sonuç ve kanaatine varılmıştır. 05/01/2023 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle; "Dava konusu aracın davalı tarafından gizli ayıplı olarak tamir edildiği, Davacının davalı şirketten talep edebileceği toplam maddi zararının işlemiş faiz dahil 85.575,03 TL olduğu," sonuç ve kanaatine varılmıştır. 28/06/2024 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle: "Dava konusu aracın davalı tarafından gizli ayıplı olarak tamir edildiği, Davacının davalı şirketten talep edebileceği toplam maddi zararının işlemiş faiz dahil 85.575,03 TL olduğu, Davalının itirazlarının hukuki olduğu ve Sayın Mahkemenin ara kararı çerçevesinde yapılan incelemeye dayalı kök rapordakilerden farklı olarak heyetimizce bir görüş bildirilmesinin mümkün olmadığı," sonuç ve kanaatine varılmıştır. GEREKÇE: Dava, hatalı onarımdan kaynaklı araçlarda meydana gelen zarar nedeni ile başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali davasıdır. Davacı şirket tarafından davalıya onarım ve bakımı için bırakılan 5 aracın gizli ayıp olacak şekilde teknik eksiklikler olduğunun belirlendiği, bu nedenle uğranılan zararın tazmini amacıyla işbu davanın açıldığı anlaşılmıştır. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 16/11/2016 tarih,...esas ve ...karar sayılı ilamında; "6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 219. maddesine göre; bir maldaki ayıp, satıcının zikir ve vaat ettiği vasıflarda veya niteliği gereği malda bulunması gereken lüzumlu vasıflarda eksiklik olmak üzere iki türde ortaya çıkabilecektir. Bunlardan ikinci tür olan yani lüzumlu vasıflarda eksiklik şeklinde ortaya çıkan ayıptan bunun varlığını bilmese dahi satıcı sorumludur. Ayıp, maddi, hukuki ya da ekonomik eksiklik şeklinde ortaya çıkabilir... Borçlar Kanununda tanımını bulan ayıba karşı tekeffül, satılan şeyin satıcının zikrettiği vasıfları taşımamasından veya bu şeyin değerini sözleşme gereğince ondan beklenen yararları azaltan veya kaldıran eksiklikler bulunmasından satıcının sorumlu olmasıdır (TANDOĞAN, H.: Özel Borç İlişkileri, C. I/1, Ankara 1988, s. 163; YAVUZ, C.: Türk Borçlar Hukuku, Özel Hükümler, İstanbul 2007, 7. Baskı, s. 97). Ayıba karşı tekeffül borcu, satıcının mülkiyeti geçirme borcunun tamamlayıcısıdır. Aynı zamanda satıcının bu borcu kanuni bir borç mahiyetindedir (YAVUZ, N.: Ayıplı İfa, Ankara 2010, 2. Baskı, s. 91- 92)." şeklinde belirtmektedir. Bu kapsamda davacının ayıbı önceden bildiği yahut bilebileceği veya onarımın tam ve eksiksiz yapıldığı hususunda davalı yanca ispat yükünü yerine getirecek delil dosyamıza ibraz edilememiştir. Yerleşik Yargıtay uygulamalarında da belirtildiği üzere, gizli ayıbın varlığı halinde TBK'nın 223. maddesi uygulama alanı bulacaktır. Şu durumda davacının ayıbı öğrendiği tarihte durumu derhal satıcıya bildirmesi şartı aranmaktadır. Davaya konu olayda, davacı tarafından araçtaki onarımdan kaynaklanan ayıbı, ... 27. Noterliği'nin ...tarih, ... yevmiye sayılı ihtarnamesi ile ayıbın ihbar edildiği, davalı ise ... 10. Noterliği'nin ... tarih, ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile cevap vererek ayıbı kabul etmemiştir. Dava konusu araçta meydana geldiği iddia edilen hususlara ilişkin tespitte dava dosyamız İTÜ Otomotiv Kürsüsünde görevli akademisyen bilirkişi heyetine tevdii edilmesine karar verilmiştir. Akademisyen bilirkişi heyeti tarafından hazırlanan 05/01/2023 tarihli raporda, " ... plakalı ... tipi 108.349 Km'deki aracın 19.09.2020 tarihinde geçirdiği trafik kazasından sonra davalı şirkette tamir edildiği, ancak tamirden sonra yapılan incelemede, aracın kazada hasar gören emniyet kemeri ve hava yastığı sistemleriyle ilgili 8 kalem parça belirlenmiş ve aracın göğüs bölümü sökülerek incelenmiştir. Aracın torpidosunun orijinal yeni parçayla değiştirildiği görülmüştür. Aracın sürücü ve yolcu emniyet kemerlerinin ve gergi tetikleme sistemlerinin yeni ve orijinal parçalarla değiştirildikleri belirlenmiştir. Aracın sürücü ve yolcu hava yastıklarının da faturaya uygun şekilde değiştirildiği kanaatine varılmıştır. Faturada değiştirildiği belirtilen hava yastığı kontrol ünitesinin değiştirilmediği, bunun yerine kaza kaydı olan eski kontrol ünitesinin sıfırlandığı belirlenmiştir. Bu işlem hava yastığının düzgün çalışmasını engelleyeceği ve dolayısıyla muhtemel bir kaza anında sürücü ve yolcunun can güvenliğini tehlikeye atacağı anlaşılmıştır. Hava yastığı elektrik tesisatları incelendiğinde, yolcu hava yastığından hem yalıtım hem de iletim sürekliliği bakımından uygun olmayan kablo onarım işlemleri belirlenmiştir. Faturada orijinaliyle değiştirilmiş gibi görünen direksiyon simidi incelendiğinde, bu elemanın yeni olmadığı, kullanıma ve eskimeye bağlı yıpranma belirtileri gösterdiği ve sonradan kaplanmış olduğu, dolayısıyla orijinaliyle değiştirilmediği belirlenmiştir. Davalı şirketçe bu araç için düzenlenen onarım faturasında görülen ve bu parçalar dışındaki parçaların uygun şekilde değiştirildiği belirlenmiştir. Dosyada bulunan ekspertiz raporları incelendiğinde, dava konusu..., ..., ... ve ...plakalı araçların tamiri sırasında, her bir araç için düzenlenen ekspertiz raporlarında belirtilen ve fotoğrafları çekilen hatalı ve eksik işlemlerin yapıldığı belirlenmiştir. Davacı şirketin anılan 5 araç için toplam maddi zararının: ... plakalı araç için 19.12.2017 tarihinde 8.570,54 TL ödendiği, ... plakalı araç için 25.10.2018 tarihinde 18.879,99 TL ödediği, ... plakalı araç için ise 24.11.2020 tarihinde 8.395,70 TL ödediği, ayıplı onarılan bu 5 araç için toplam 5.398,76 TL ekspertiz ücreti ödediğini, toplam 84.184,26 TL zarar oluştuğu belirlenmiştir. Yukarıda açıklandığı üzere: dava konusu aracın davalı tarafından gizli ayıplı olarak tamir edildiği, davacının davalı şirketten talep edebileceği toplam maddi zararının işlemiş faiz dahil 85.575,03 TL olduğu," olduğu belirtilmiştir. Taraflarca rapora itiraz edilmiş ve itiraz üzerine hazırlanan 28/06/2024 tarihli ek bilirkişi raporunda; "dava konusu aracın davalı tarafından gizli ayıplı olarak tamir edildiği, Davacının davalı şirketten talep edebileceği toplam maddi zararının işlemiş faiz dahil 85.575,03 TL olduğu," tespiti yapılmıştır. TBK madde 225 uyarınca ve bilirkişi raporunda da açıkça belirtildiği üzere ağır kusurlu davranmış olan davalı, yasal süresi içinde ayıp ihbarında bulunulmadığını ve teknik inceleme ile ortaya konulan hususları yalnızca inkar ile ederek sorumluluktan kurtulamayacaktır. Bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere dava konusu araçların; gizli ayıp olacak şekilde onarıldığı, yapılan onarımlara yönelik davacı yanca gerekli kayıtlar sunulmuş ise de davalı yanca araçların gereği gibi onarıldığı yönünde somut delil sunulamamıştır. Bu kapsamda raporların bilimsel veriler, emsal ve piyasa araştırması yapılarak hazırlandığı anlaşılmakla Mahkememizce bu rapora itibar edilerek, davanın kabulüne karar vermek gerekmiştir. Davalının icra takibine kabul edilen kısmına haksız yere itirazda bulunmaları ve kabul edilen alacağın likit olması nedeni ile toplam alacağın % 20 oranında icra inkar tazminatının (İİK md.67/2) davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Açıklanan yasal gerektirici nedenlere göre; 1-Davanın tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla KABULÜNE, Davalının ... 3.İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin kaldığı yerden devamına, 2-İİK mad. 67/2 uyarınca alacak likit ve itiraz haksız olduğundan 85.575,03 TL alacağın %20'si olan 17.115,01 TL icra inkâr tazminatının tahsilde tekerrür olmamak üzere davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Alınması gereken 5.845,63 TL nispi karar harcından peşin yatırılan 1.033,53 TL harcın mahsubu ile eksik alınan 4.812,10 TL harcın davalıdan alınarak Hazineye İrad Kaydına, 4-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13,14.maddeleri ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği 26.maddesi gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydedilmesine, 5-Davacı vekili lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesi gereğince hesaplanan 17.900,00 TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine, 6-Davacı tarafından yapılan 1.033,53 TL peşin harç, 80,70 TL başvuru harcı, 11,50 TL vekalet harcı, 12.000,00 TL bilirkişi ücreti ve 190,50 TL posta masrafı olmak üzere toplam 13.316,23 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine, 7-Kullanılmaya ve artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilgili tarafa iadesine, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı verilen karara karşı, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde mahkememize veya başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek istinaf dilekçesi ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 19/07/2024 Katip ... ¸e-imzalıdır Hakim ... ¸e-imzalıdır

Atıf: İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/517, K. 2024/434, T. 19.07.2024, www.arakarar.com/karar/istanbul-4-asliye-ticaret-mahkemesi-2022-517-e-2024-434-k-ee4eae233096