İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/71 E. 2025/456 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2025/71
- Karar No
- 2025/456
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO:2025/71 Esas KARAR NO :2025/456 DAVA:Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ:04/10/2024 KARAR TARİHİ:30/05/2025 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, TALEP: Davacı vekilinin mahkememize vermiş olduğu dilekçesinde özetle: " Davalıların, davacı firmayı haksız ve hukuka aykırı iş ve işlemlerle zarara uğrattığı, şikayet üzerine...Cumhuriyet Başsavcılığının 27/03/2019 tarih, ... soruşturma, ...esas, ... iddianamesi ile dava açıldığı, yargılaması devam eden .... Asliye Ceza Mahkemesi 2019/... Esas sayılı dosyası nezdinde cezalandırılacaklarının açık olduğu, sayın savcılığın 26.09.2024 tarihli celsesinde esas hakkında mütalaa sunulduğu, davacı şirket bünyesinde usta olarak çalışmış ...’nın eşi adına davacı şirket ile aynı iş kolunda faaliyet gösteren yeni bir şirket kurduğu, diğer çalışanlar aracılığıyla haksız rekabet suçu işlenerek davacı şirketten kalıp, ürün ve müşteri kaçırdığı tespit edildiği, satış ve pazarlama müdürü olan ... aracılığıyla müşteriler ile iletişime geçilmiş olduğu, ödemelerin hukuka aykırı biçimde nakden veya banka havalesi yolu ile davalılara yapıldığı, soruşturma aşamasında dosyanın bilirkişiye tevdii edildiği, yapılan inceleme sonucu ...’nın eşi üzerine kurduğu yeni şirketin % 68’ünün davacı şirket ...’in müşterilerinden oluştuğunun tespit edildiği, görüleceği üzere 13/04/2018 tarihinde ... adına vergi dairesinde şirket açılışı yapıldığı beyanla; haksız fiil sebebi ile müvekkil firmanın uğradığı (Fazlaya ilişkin hakkımızı saklı tutarak şimdilik) 30.000,00TL zararın müştereken ve müteselsilen tahsili, hakkın tesisinin sağlanması amacı ile davalıların taşınır ve taşınmaz mallarının el değiştirmesinin önlenmesi için üzerine ihtiyati tedbir konulması, bankalardaki ve üçüncü kişilerdeki hak ve alacakları üzerine ihtiyati haciz konulmasına karar verilmesini" talep ve dava etmiştir. SAVUNMA: Davalı vekilinin mahkememize vermiş olduğu dilekçesinde özetle: "Öncelikle belirtmek gerekir ki işbu davada Asliye Ticaret Mahkemeleri değil İş Mahkemeleri görevlidir. Müvekkillere isnat edilen suçlamalar, bu davaya dayanak olarak gösterilen .... Asliye Ceza Mahkemesi 2019/... E. Sayılı dosya müvekkillerin davacı firmada çalıştıkları döneme ilişkindir. ... ve ...' nın isnat edilen suçlamalarla karşı karşıya kaldıkları dönem davacı firmada iş akitlerinin devam ettiği dönemdir. Bu nedenle de görevli Mahkeme İş Mahkemeleri olup, Gaziosmanpaşa İş Mahkemeleri yönünden Bakırköy Adliyesine bağlı olduğundan Bakırköy İş Mahkemeleri yetkilidir. Davacı davasını belirsiz alacak davası olarak açmış olup davaya bu yönden de itiraz etmekteyiz. Zira davacı firma davaya dayanak olarak göstermiş olduğu soruşturma ve ceza dava dosyalarına zararlarına ilişkin uzman raporu sunmuş olup bu rapora göre zararlarını dosyaya beyan etmişlerdir. Ayrıca davacı dava dilekçesinin 3. Sayfasında soruşturma safhasında dosyaya davacı tarafından sunulan uzman raporunda halihazırda var olan zarar miktarını da beyan etmiştir. Bu nedenle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak suretiyle açılan bu davaya yine usul yönünden itiraz etmekteyiz. Davacının davaya dayanak olarak göstermiş olduğu ceza dosyası henüz sonlanmamış bir dosyadır. Kesinleşmemiş bir dosyanın dosyaya dayanak olarak gösterilmesi usule aykırı olup müvekkillerin sanki ceza almış gibi Sayın Mahkemeye sunulmaları da ceza hukuk yasaları açısından mümkün değildir. Müvekkiller suçlamaları kesinlikle kabul etmemektedirler. .... Asliye Ceza Mahkemesi 2019/... E. Sayılı dosyasına sunulan 22.03.2023 tarihli bilirkişi raporunun 17. sayfasında "Bilirkişi olarak, katılan şirketin faaliyetleri ile ilgili yerindelik denetimi yapılmasının mümkün olmadığı, yine Katılan şirketin 2016 2017 ve 2018 hesap dönemlerine ait Gelir tabloları üzerinden yapılan karlılık oranların analizlerinde; üç yılda da brüt satış karlılık oranlarının %9 civarında, seyrettiği, 2016 ve 2017 hesap dönemlerinde faaliyet kar’ı binde 8 lerde olduğu, 2018 yılında Yüzde 3 lere çıktığı bu nedenlerle şirketin mali verileri açısından sanıkların aleyhine yapılacak bir eleştiri olmadığı" belirtilerek açık bir şekilde müvekkillerin davacı şirketi zarara uğratmadığı ortaya konulmuştur. Usule ve yasaya aykırı işbu davayı kabul etmiyor, itiraz ediyoruz. davanın öncelikle usulden reddini, esasa girilmesi halinde esastan reddini ve yargılama masraf ve harçları ile karşı taraf vekalet ücretine hükmedilmesini" talep etmiştir. DELİLLER VE GEREKÇE: Dava, haksız rekabetten kaynaklanan tazminat davasıdır. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi'nin 2023/1020 E 2024/1297 K sayılı ilamında özetle; "Dava, işçinin rekabet yasağına aykırı davrandığı iddiasına dayalı cezai şart alacağın tahsili istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince, yukarıda açıklanan gerekçe doğrultusunda, davanın görev yönünden usulden reddine karar verilmiş, bu karara karşı davacı vekili tarafından yasal süresi içerisinde istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. Davanın yasal dayanağı 6098 sayılı TBK'nın 444-447. maddeleri arasında yer almaktadır. 25/10/2017 tarihli Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanununun 5/1-a maddesine göre, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun İkinci Kısmının Altıncı Bölümünde düzenlenen hizmet sözleşmelerine tabi işçiler ile işveren veya işveren vekilleri arasında, iş ilişkisi nedeniyle sözleşmeden veya kanundan doğan her türlü hukuk uyuşmazlıklara iş mahkemelerinde bakılır. 7036 sayılı yasa, 6102 sayılı TTK' dan sonra yürürlüğe girmiş ve TTK'nın 4/1-c maddesindeki düzenlemeyi zımnen değiştirmiştir. Özel nitelikte olan ve daha sonra yürürlüğe giren 7036 sayılı yasada, iş sözleşmesinin devamı veya sona ermesinden sonra açılan davalar ayırımı yapılmamış, aksine iş ilişkisi nedeniyle sözleşmeden doğan her türlü uyuşmazlığın iş mahkemelerinde görüleceği belirtilmiştir. Somut olayda; davacı iş yerinde iş akdi ile çalışan davalının 30/10/2021 tarihinde iş akdini istifa ile sona erdirmesinden hemen sonra davacı ile aynı iş kolunda faaliyet gösteren, davacı şirket ile rakip konumda olan dava dışı bir şirkette çalışmaya başlayarak sözleşmedeki rekabet yasağını ihlal ettiği iddiasıyla tazminat talep etmektedir. Buna göre 7036 Sayılı yasadan önce iş aktinin devamı sırasında rekabet yasağının ihlali nedeniyle açılan davalarda; 5521 sayılı yasa uyarınca iş aktinden kaynaklanan dava olması nedeniyle iş mahkemeleri görevli olduğu gibi 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanununun 25/10/2017 tarihinde yürürlüğe girmesinden sonra açılan eldeki davada da anılan yasanın 5/1-a maddesine göre görevli mahkeme İş Mahkemesi olduğundan ilk derece mahkemesince davanın görev dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Açıklanan nedenlerle; ilk derece mahkemesince kurulan hüküm ve gerekçesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı gibi kamu düzenine aykırılık da görülmediğinden, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca esastan reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir." şeklinde karar verilmiştir. Davacı vekili tarafından duruşmada; "davalılar hakkında ceza dosyası vardır, duruşması 17/06/2025 tarihindedir, dava dilekçemizde ve cevaba cevap dilekçesi olarak sunduğumuz dilekçede de izah ettiğimiz üzere davalıların haksız rekabete konu eylemlerinin başlangıcı müvekkil bünyesinde çalışırken özellikle 2016-2017 ve 2018 yıllarına ilişkindir müvekkillerin yanından işten ayrıldıktan sonra da haksız eylemlerin devam etmiştir, lüzumu halinde bu hususta ayrıca beyanda bulunabiliriz, tanıklarımızı ve delillerimizi bildirmek üzere süre talep ediyoruz ayrıca dosyanın bilirkişiye tevdiine karar verilmesini talep ediyoruz, netice olarak davamızın kabulüne karar verilmesini talep ediyoruz, mahkemeniz bu yargılama özelinde görevlidir çünkü davalılar tarafından ayrıca açılmış bir şirket ham madde aktarılmıştır" şeklinde beyanda bulunulmuştur. Tüm dosya kapsamı bir bütün olarak incelendiğinde; davacı vekilinin beyanı ile de sabit olduğu üzere davalıların haksız rekabete konu eylemlerinin başlangıcının davacı bünyesinde çalıştığı dönemlere ilişkin olduğu, emsal mahiyetteki İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi ilamında da belirtildiği üzere 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu gereğince işçi ile işveren ya da işveren vekilleri arasında iş ilişkisi nedeniyle sözleşmeden ya da kanundan doğan her türlü alacaklara ilişkin uyuşmazlıkları çözme görevinin iş mahkemesinde olması, 7036 Sayılı yasadan önce iş aktinin devamı sırasında rekabet yasağının ihlali nedeniyle açılan davalarda; 5521 sayılı yasa uyarınca iş aktinden kaynaklanan dava olması nedeniyle iş mahkemeleri görevli olduğu gibi 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanununun 25/10/2017 tarihinde yürürlüğe girmesinden sonra açılan davada da anılan yasanın 5/1-a maddesine göre görevli mahkeme İş Mahkemesi olduğundan uyuşmazlığın esasını değerlendirme görevinin İş Mahkemesi'nde olması nedeniyle mahkememizin görevsizliğine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM : Ayrıntısı ve gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere : 1-Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİ sebebiyle davanın HMK 114/1-c ve 115/2 uyarınca USULDEN REDDİNE, *Görevli mahkemenin İstanbul İş Mahkemeleri olduğunun TESPİTİNE, 2-HMK 20. Madde uyarınca Mahkemece verilen kararın kesinleşmesi ve kararın kesinleşmesini müteakip 2 haftalık süre içerisinde talep edilmesi halinde dosyanın İstanbul Nöbetçi İş Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, *Süresi içerisinde talep edilmemesi hâlinde davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin ihtarına(ihtarat yapıldı) 3-HMK 331/2 uyarınca yargılama giderleri ve vekalet ücretinin görevli mahkemece değerlendirilmesine, süresinde başvurusu yapılmaması halinde talep üzerine yargılama giderleri ve vekalet ücreti hakkında mahkememizce karar oluşturulmasına, Dair; taraf vekillerinin yüzüne karşı verilen gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde mahkememize veya bulunulan yer asliye ticaret mahkemesine dilekçe ile başvurmak koşuluyla İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 30/05/2025 Katip ... e-imzalıdır Hakim ... e-imzalıdır