İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/67 E. 2025/383 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/67
- Karar No
- 2025/383
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO:2024/67 Esas KARAR NO:2025/383 DAVA:İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ:30/01/2024 KARAR TARİHİ:20/06/2025 KARARIN Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili tarafından sunulan 30/01/2024 tarihli dava dilekçesinde özetle; Taraflar arasında, davalının ... Oteli için 04.09.2015 tarihinde, ... Online Rezervasyon Sistemleri Kullanım Sözleşmesi ve ... ... ... ...Yönetimi Programı Kullanım Taahhütnamesi sözleşmeleri olarak ayrı hizmetler yönünden iki ayrı sözleşme yapılmış ve sözleşmelere uygun olarak kurulumlar ve hizmetler davalı şirkete sunulduğunu, bu sözleşmelere göre davacı şirket "servis sağlayıcısı", karşı taraf ise "otel" ismi ile belirtildiğini, taraflar arasında yapılan ... Online Rezervasyon Sistemleri Kullanım Sözleşmesi gereğince, davacı şirket, davalı şirkete ait otel için özel olarak dizayn edilmiş otellere ve otel gruplarına çevrimiçi otel rezervasyon dağıtım sistemine erişim için gerekli kurulumları yaptığını, davacı şirket sözleşmeye uygun yükümlülüklerini yerine getirmesine rağmen, davalı sözleşme hükümlerine aykırı hareket ettiğini, ... online rezervasyon sistemleri kullanım sözleşmesi ile otelin internet sitesine Online Rezervasyon Motoru sistemi kurmak ve otel bilgilerini girebilecekleri, rezervasyonları takip edebilecekleri kendilerine ait bir kontrol paneline erişim imkanı sağlamak olduğu, bu şekilde davalıya ait otelin; hem kendi internet sitesi üzerinden, hem de davacının organizasyonunda bulunan diğer satış ve dağıtım kanalları aracılığıyla online rezervasyon alması amaçlandığını, ... ... ...Yönetimi Programı Kullanım Taahhütnamesi sözleşmeleri ile online rezervasyon servisi ile internet acenteleri (kanal) listesi ile davalı şirketin hizmet verilen otellerinin bağlantıları sağlandığını, davacı tarafından, davalıya, söyleşmeye uygun hizmetler verilmekte iken davalı şirket tarafından hizmet bedelleri ödenmemiş, davalı ile yapılan görüşmelerden sonuç alınmamış, davalı işbirliğini sağlamamış, davalının fatura bedellerini ödememesi nedeni ile 27.01.2023 tarihinde ihtarname ile sözleşmenin haklı nedenle feshi ve sözleşmeler doğrultusunda ödenmesi gereken kalemler davalı şirkete bildirildiğini, sözleşmenin erken feshi nedeni ile ödenmesi gereken cezai şart bedelleri ile fatura bedellerinin sözleşmede belirtilen vadelere göre akdi faiz ile birlikte ödenmesi talep edildiğini, fatura bedellerini ödememesi nedeni ile Sözleşmelerin erken feshi nedeni ile ödenmesi gereken cezai şart bedelleri ile fatura bedellerinin sözleşmede belirtilen vadelere göre akdi faiz ile birlikte ödenmesi talep edildiğini, davalı şirketin ihtarname sonrasında da ödeme yapmaması nedeni ile davalı şirket aleyhine .... İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı dosyası ile icra takibi başlatılmış, davalı şirketin haksız itirazı ile icra takibi durduğunu, davacıya senelik otel başı 1.000 ( Bin)Euro cezai şart bedellerinin ödenmesi taraflarca kabul edilmiş olduğundan sözleşme süresi bir yıl olduğundan, davalının 6.000 Euro cezai şart bedelini ödemesi gerektiğini, davacının, davalıya ait ... Hoteline verdiği hizmete karşılık olarak 490,75 EURO fatura bedeli alacağı- olduğunu, açıklanan nedenlerle aleyhine .... İcra Müdürlüğünün ... E sayılı dosyasındaki takibe yapılan itirazların iptali ile takibin devamına karar verilmesini talep ve dava etmişlerdir. CEVAP : Davalı vekili tarafından sunulan 29/02/2024 tarihli cevap dilekçesinde özetle; 25.01.2023 tarihinde davalı şirket çalışanı ... ... tarafından davacı şirket mail adresine mail atılarak taraflar arasındaki ticari ilişkinin bitirilmesi için izlenmesi gereken yöntem hakkında bilgi alınmak istendiğini, ilgili maile cevap gelmemesi üzerine ertesi gün davacı şirkete tekrar hatırlatma maili atıldığını, bunun üzerine davacı taraf 26.01.2023 tarihinde talebin ilgili departmana iletildiğini en kısa sürede dönüş yapılacağını bildirdiğini, fakat 27.01.2023 tarihli davacı vekili tarafından gönderilmiş iadeli taahhütlü mektupla hangi tarihe ait olduğu belirtilmeyen 472 Euro fatura borcunun ödenmediği ileri sürülerek sözleşmenin 10. Maddesi ve sözleşmenin eki olan taahhütnamenin 9. Maddeleri ayrı hükümler gibi değerlendirilerek 12.000 Euro cezai şart talep edilmiş ve sözleşmenin davacı tarafından haklı olarak feshedildiği bildirildiğini, cezai şartı kabul anlamına gelmemekle birlikte sözleşmenin eki ve ayrılmaz bir parçası niteliğinde olan taahhütname, sözleşmeden bağımsız kabul edilmeye çalışıldığını, görülecektir ki sözleşmenin bedeli dahi taahhütnameden anlaşılmakta ve feshi düzenleyen iki hüküm de birebir aynı olarak düzenlendiğini, bu sebeple tekrarlamak gerekirse hiç bir kabul anlamına gelmemekle birlikte iki farklı cezai şart olduğu iddiası kabul edilebilmesi mümkün olmadığını, bu husus davacı şirketin iyi niyetli olmadığının bir kanıtı olduğunu, davalı şirketçe yapılan araştırmalarda iddia edilen faturanın 18.09.2020 tarihli olduğu anlaşıldığını, söz konusu fatura pandemi dönemine ait olup davalı şirketin kapalı olmasından dolayı faturanın iadesi yapılamadığını, fakat taraflar mücbir sebebe dayalı olarak söz konusu faturanın ödenmemesi hususunda mutabık kaldıklarını, kaldı ki 18.09.2020 tarihinden davacının sözleşmeyi haksız ve kötü niyetli olarak feshettiği tarihe kadar ödemeler eksiksiz ve düzenli gerçekleştirilmiş ve ödenmediği iddia edilen faturaya ilişkin davacı tarafından davalıya herhangi bir sözleşmeye aykırılık iddiasında bulunulmadığını, davacı şirket tarafından her ay fatura ödeme hatırlatma mailleri geldiğini, tarafımıza her ay iletilen bu maillerde güncel borç miktarı belirtmekte ve ödenmediği iddia edilen faturadaki tutar güncel borç bilgisi içerisinde de yer almadığını, hatta ve hatta icra takibinden sonra gelen 03.03.2023 tarihli mailde dahi güncel borç bakiyesi 490,75 euro olarak gösterildiğini, davacı taraf ise 24.02.2023 tarihinde huzurdaki davanın konusu olan icra takibini başlattığını, fakat bu süreçte dahi davacı şirket yetkilisi, davalı şirket'in yönetim kurulu başkanı ...'e göndermiş olduğu e-mail'de hem ... Turizm A.Ş ile hem de yönetim kurulu üyesi bulunduğu ... Turizm Madencilik İnşaat San. ve Tic. Ltd. Şti ile aralarında sözleşme imzalamaları halinde cezai şart ve faizden feragat edeceklerini bildirdiğini, açıkça görülmektedir ki davacı taraf sözleşmeyi feshetme niyetimiz anlaşıldığından itibaren cezai şart hükümlerini Demokles'in kılıcı gibi kullanmaya çalışmakta, mesnetsiz iddialarla 12.000 euro borç olduğunu iddia ettiğini, açıklanan nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep etmişlerdir. DELİLLER : .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra dosyası, bilirkişi raporu, bilirkişi ek raporu, rezarvasyon kullanım sözleşmesi, ihtarname, e-fatura, e-mail, ve tüm dosya kapsamı .... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyası celp edilmiş, incelenmesinde, davalı borçlu hakkında 13.165,50 EURO alacağının tahsili amacıyla ilamsız icra takibi yapıldığı, ödeme emrinin davalı borçluya tebliğ edildiği, davalı borçlunun süresi içinde (03/03/2023) borca, faize ve faiz oranına itiraz ettiği, itiraz ile birlikte 03/03/2023 tarihinde takibin durdurulmasına karar verildiği, icra takibinin derdest olduğu ve itirazın iptali davasının süresinde açıldığı anlaşılmıştır. Bilirkişi... tarafından hazırlanan bilirkişi raporunda; "...Dava konusunun, taraflar arasında akdedilen sözleşme kapsamında davalı yanın sözleşmeye aykırı hareket ettiği (davacı tarafından, davalıya, söyleşmeye uygun hizmetler verilmekte iken davalı şirket tarafından hizmet bedelleri ödenmemiş, davalı ile yapılan görüşmelerden sonuç alınmamış, davalı işbirliğini sağlamamış) iddiası ile sözleşmenin ilgili hükümlerinden kaynaklı fesihten kaynaklı oluşan zararlar nedeniyle 12.000,00 Euro cezai şart bedelinin ve cari hesap alacağının davalı yandan tahsili amacıyla yürüttüğü .... İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı takibe yapılan itirazın iptali talebinden ibaret olduğu, Teknik incelemeler yönünden yapılan değerlendirmelerde; davalıya ait sözleşme konusu ... için sözleşmede belirtilen ürünlerin kurulumu ve yapılandırılması sağlandığı ve gerekli teknik desteklerin davalı yana verildiği, dosyada mübrez sözleşme ve taahhütname gereği davacı tarafın sözleşme ve taahhütnameye konu işlerin gereğini yerine getirebilecek enstrümanları oluşturduğu, yani davalı yana ait otele çevrimiçi otel rezervasyon dağıtım sistemine erişim için gerekli olan kurulumları yaptığı, bu dağıtım sistemleri üzerinden davalının oteline ait bilgileri (otel özellikleri, kontenjan, fiyat, vb.) sisteme yükleyerek rezervasyonlarını takip etmesini ve kontrol panellerine erişim yapmasını sağladığı, sonuç olarak davacının sözleşme konusu olan online servislerin yapılandırılıp kullandırılması işini ve destek hizmetlerini yerine getirdiği tespit edildiği, Davacı, 6102 sayılı TTK.m.64/3, VUK. M 182 uyarınca tutulması zorunlu olan 2020, 2021, 2022, 2023 yıllarında E-Defter kullanıcısı olup, 2022 ve 2023 yıllarında tuttuğu elektronik defterlerin beratları, yasal süreler içinde Gelir İdaresi Başkanlığı sistemine başarıyla yüklenmiş ve onaylandığı, ilgili yıllara ait beratların zamanında ve eksiksiz olarak tamamlandığı görülmekle sahibi lehine delil olma vasfı Sayın Mahkemenin takdirlerine bırakıldığı, Davacı tarafla yapılan görüşmeler neticesinde tarafımızca sadece ticari defter tasdikleri ve e-defter beratları ibraz edilmiş olup yapılan yazışmalar neticesinde defter içerikleri ve davalı ile olan cari hesap ekstresi sunulmadığından ve görüşmeler olumsuz sonuçlandığından takibe konu faturalardan kaynaklı davacı yanın davalıdan alacağının olup olmadığı belirlenemedi Sayın Mahkemenizin 07.06.2024 tarihli duruşma tutanağında, davalı şirketin ticari defterleri üzerinde yerinde inceleme yetkisi verildiği, iş bu yetkiye istinaden tarafımdan davalı yan vekiline telefonla teyit edilen adresine (...©gmail.com) 09.07.2024 tarihinde mail atılarak ticari defter ve belgelerin hazırlanması yönünden bilgi verildiği, davalı yan vekili “E-postanız tarafımıza ulaştmıştır.” şeklinde cevap vermiş ve yapılan yazışmalara rağmen davalı yan rapor tarihine kadar tarafımıza herhangi bir dönüş yapmadığından ve yapılan görüşmelerde olumsuz sonuçlandığından davalı şirketin ticari defterleri üzerinde inceleme yapılamadığı, Dosyaya mübrez belgelerden taraflar arasındaki sözleşmenin olağanüstü fesih sebebine dayalı olarak sona erdirildiği ve gerekçe olarak fatura bedellerinin ödenmemesi sebebine dayandırıldığı, Davacının davalıdan fatura alacağına dayalı olarak talepte bulunması ve fakat davalının sözleşme bedelini ödememesinin mehil verilmeksizin sözleşmenin haklı sebeple feshini doğurmayacağının düşünüldüğü, zira yargı kararlarında da ifade edildiği üzere haklı sebebin, fesih hakkını kullanan taraf bakımından sözleşmesini devam ettirmesini dürüstlük kuralı çerçevesinde beklenemeyecek duruma sokan ve çekilmez bir hâle getiren olgu ve olayları ifade ettiği, Taraflar arasında mutabakatsızlık bulunan faturalar dayanak gösterilerek sözleşme ilişkisinin sürdürülmesinin davacı taraf için çekilmez kılındığı ve bu nedenle feshin haklı sebebe dayandığından bahsetmenin kanaatimizce mümkün olmadığı, hâl böyle olunca: Muhterem Mahkemece sözleşme ilişkisinin davacı tarafından sürdürülmesinin kendisinden beklenemeyeceği ve dolayısıyla feshin haklı sebebe dayalı olarak gerçekleştirildiği kanaatinde olunması durumunda sözleşmenin feshi haklı sebebe dayanacağından davacının sözleşmenin feshi sebebiyle cezai şart talebinde bulunmasının mümkün olacağının ifade edilebileceği, Buna karşın Sayın Mahkemece 490,75-Euro'luk borç dayanak gösterilerek sözleşme ilişkisinin sürdürülmesinin davacı taraf için çekilmez kılındığı ve bu nedenle feshin haklı sebebe dayandığından bahsetmenin mümkün olmadığı kanaatinde olunması durumunda ise sözleşmenin feshi haklı sebebe dayanmadığından davacının cezai şart talebinde bulunmasının mümkün olmayacağının ifade edilebileceği, ancak davacının faturalardan kaynaklı alacağını talep edebilmesi sözleşmenin feshine bağlı olmadığından davacının varsa fatura alacağına konu bedelleri talep edebilmesinin mümkün olduğu, Sayın Mahkemece sözleşme ilişkisinin davacı tarafından sürdürülmesinin kendisinden beklenemeyeceği ve dolayısıyla feshin haklı sebebe dayalı olarak gerçekleştirildiği kanaatinde olunması durumunda davacının cezai şart talebinin irdelenmesi halinde ise taraflar arasındaki sözleşme ilişkisinin 04.09.2015 tarihinde başladığı ve 1 yıllık süre için imzalandığı hususu nazara alındığında yürürlük tarihinin 04.09.2016 olduğu ifade edilebilecekse de sözleşme ilişkisinin taraflarca sona erdirilmediği hususu nazara alındığında 04.09.2016 ilâ 04.09.2023 tarihleri arasındaki uzama sürecin de devam ettiği, tüm bu açıklamalardan sonuçla evvelce de ifade edildiği üzere Sayın Mahkemece sözleşme ilişkisinin davacı tarafından sürdürülmesinin kendisinden beklenemeyeceği ve dolayısıyla feshin haklı sebebe dayalı olarak gerçekleştirildiği kanaatinde olunması durumunda davacının 12.000,00-Euro (sözleşme için 6.000,00-Euro ve Taahhütname için 6.000,00-Euro) cezai şart talebinde bulunmasının mümkün olabileceği, Heyetimizce davacının davalı ile olan cari hesap ekstresi sunulmadığında ödeme konusunda mali anlamda bir tespit ve değerlendirme yapılamamıştır. Bu yönü ile davacının alacaklı olup olmadığı yönünden mali yönden bir sonuca ulaşmanın mümkün olmadığı..." görüş ve kanaatlerini bildirmişlerdir. Bilirkişi... tarafından hazırlanan bilirkişi Ek raporunda; "...Dava konusunun, taraflar arasında akdedilen sözleşme kapsamında davalı yanın sözleşmeye aykırı hareket ettiği (davacı tarafından, davalıya, söyleşmeye uygun hizmetler verilmekte iken davalı şirket tarafından hizmet bedelleri ödenmemiş, davalıile yapılan görüşmelerden sonuç alınmamış, davalı işbirliğini sağlamamış) iddiası ile sözleşmenin ilgili hükümlerinden kaynaklı fesihten kaynaklı oluşan zararlar nedeniyle 12.000,00 Euro cezai şart bedelinin ve 490,75 Euro bakiye fatura bedelinin 675,75 Euro işlemiş faiziyle birlikte davalı yandan tahsili amacıyla yürüttüğü ... İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı takibe yapılan itirazın iptali talebinden ibaret olduğu, Davacı, 6102 sayılı TTK.m.64/3, VUK. M 182 uyarınca tutulması zorunlu olan 2020, 2021, 2022, 2023 yıllarında E-Defter kullanıcısı olup, 2022 ve 2023 yıllarında tuttuğu elektronik defterlerin beratları, yasal süreler içinde Gelir İdaresi Başkanlığı sistemine başarıyla yüklenmiş ve onaylandığı, ilgili yıllara ait beratların zamanında ve eksiksiz olarak tamamlandığı görülmekle sahibi lehine delil olma vasfı Sayın Mahkemenin takdirlerine bırakıldığı, Davacının incelenen ticari defterlerine göre, davacı 120. Alıcılar alt hesap kodu altında davalı ile olan cari ilişkilerini takip etmektedir. 120 hesap kodu, muhasebe sistemlerinde genellikle "Alıcılar" olarak adlandırılır ve bir işletmenin mal veya hizmet satışından dolayı müşterilerinden alacaklı olduğu tutarların kaydedildiği bir cari hesaptır. Bu hesap, işletmelerin alacaklarını vade, miktar ve ödeme koşulları gibi detaylarla takip etmelerine olanak tanır, Davacı tarafından davalı adına düzenlenen ve takibe konu edilen faturaların davacı yanın ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, davacını bu faturalardan 16.10.2020 tarihli ... numaralı faturadan kaynaklı 472,00 Euro, 22.02.2023 tarihli ... numaralı faturadan kaynaklı 18,75 Euro olmak üzere toplamda davalıdan takip tarihi (24.02.2023) itibarıyla genel toplamda 490,75 Euro bakiye alacaklı olduğu, ) Davalı tarafın itirazı ile .... İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı dosyasında İcra Takibi durdurulduğu ve ihtilaf nedeniyle takibin durdurulmasına müteakip davacı ... ... Tekn. Tur. Ltd. Şti. tarafından “cezai şart ve fatura bedeli” yönünden huzurdaki itirazın iptali davası açıldığı, Taraflar arasında 04.09.2015 tarihinde akdedilen sözleşmenin süresi 1 yıl olarak kararlaştırıldığı, bu süre bitiminde tarafların yazılı beyanı olmaması halinde sözleşmenin 3 yıl daha uzadığı, taraflar arasında mezkür sözleşmenin davacı yan tarafından davalı taraf muhatap alınarak keşide edilen 27.01.2023 tarihli ihtarnamesi ile sözleşmenin davalının fatura bedellerini ödememesi nedeniyle feshedildiği, Davacı tarafından davalı adına düzenlenen ve takibe konu edilen faturaların davacı yanın ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, davacını bu faturalardan 16.10.2020 tarihli ... numaralı faturadan kaynaklı 472,00 Euro, 22.02.2023 tarihli ... numaralı faturadan kaynaklı 18,75 Euro olmak üzere toplamda davalıdan takip tarihi (24.02.2023) itibarıyla genel toplamda 490,75 Euro bakiye alacaklı olduğu, Mahkemece davacı tarafından yapılan feshin haklı olduğu yönünde karar verilmesi halinde, taraflar arasında akdedilen sözleşmenin 10. Maddesinde, “..Otel, iş bu sözleşmeyi haklı bir nedene dayanmaksızın feshetmesi durumunda veya sözleşmedeki borçlarına aykırılık halinden dolayı servis sağlayıcısı tarafından sözleşmenin feshedilmesine sebep olması durumunda hizmetler karşılığı borçlarına ilave olarak servis sağlayıcısına senelik otel başı 6.000 Euro cezai şartı ödemekle yükümlüdür. otel sözleşme gereği oluşabilecek borçlarını zamanında ödemek kaydıyla servis sağlayıcısı rezervasyon motoru bir sene boyunca kullanıma açık tutacaktır...” denmekte olup sözleşme süresi 1 yıl olduğundan davacının sözleşme kapsamında talep edebileceği cezai şart tutarının (6.000,00 Euro x 1 yıl—) 6.000,00 Euro olduğu, Taraflar arasında akdedilen sözleşmeye ek olarak imzalanan ... ... ...yönetimi Programı Kullanım Taahhütnamesi 14. Maddesinde, sözleşmenin erken feshi durumunda, davalının, hizmetler karşılığı borçlarına ilave olarak, davacıya senelik otel başı 6.000,00 Euro cezai şart bedellerinin ödenmesi taraflarca kabul edilmiş olup sözleşme süresi 1 yıl olduğundan davacının sözleşme kapsamında talep edebileceği cezai şart tutarının (6.000,00 Euro x 1 yılz) 6.000,00 Euro olduğu Neticeten; Mali yönden yapılan incelemeler doğrultusunda, davacı tarafından davalı taraf muhatap alınarak keşide edilen 27.01.2023 tarihli ihtarnamesi ile sözleşmenin davalının fatura bedellerini ödememesi nedeniyle feshedildiği bildirildiği görülmekle feshin haklı olup olmadığı, davacı yanın sözleşme ile kararlaştırılan cezai şart bedeline hak kazanıp kazanmadığı yönünden Takdir ve Hukuki değerlendirme Mahkemenize ait olmak üzere, davacı yanın davasında haklı görülmesi halinde/olasılığında, davacı yanın cezai şart bedellerinden kaynaklı takip tarihi (24.02.2023) itibariyle 12.000,00 Euro cezai şart yönünden, 490,75 Euro bakiye fatura alacağı ve 655,62 Euro işlemiş faiz olmak üzere genel toplamda (12.000,00 Euro cezai şart + 490,75 Euro fatura bakiyesi + 655,62 Euro işlemiş faiz=) 13.146,37 Euro alacaklı olabileceği, Kök rapordaki görüşümüzü aynen muhafaza etmekle birlikte Muhterem Mahkemece de sözleşme ilişkisinin davacı tarafından sürdürülmesinin kendisinden beklenemeyeceği ve dolayısıyla feshin haklı sebebe dayalı olarak kanaatinde olunması durumunda sözleşmenin feshi haklı sebebe dayanacağından davacının sözleşmenin feshi sebebiyle cezai şart talebinde bulunmasının mümkün olacağı ifade edilebilecektir. — Buna karşın Sayın Mahkemece bir üst paragrafta da ifade edildiği üzere taraflar arasında 490,75- Euro'luk borç dayanak gösterilerek sözleşme ilişkisinin sürdürülmesinin davacı taraf için çekilmez kılındığı ve bu nedenle feshin haklı sebebe dayandığından bahsetmenin mümkün olmadığı kanaatinde olunması durumunda ise sözleşmenin feshi haklı sebebe dayanmadığından davacının cezai şart talebinde bulunmasının mümkün olmayacağı ifade edilebileceği..." görüş ve kanaatlerini bildirmişlerdir. HUKUKİ NİTELENDİRME ve GEREKÇE Dava, İİK'nun 67. maddesi hükmüne dayalı olarak açılmış olup, yapılan ilamsız icra takibine karşı davalının itirazının iptali ve icra inkar tazminatı ile sorumlu tutulması istemine ilişkindir. Mahkememiz taraflar tacir olduğundan görevli ve yetkilidir. Tarafların incelenen icra dosyasına göre taraf ve dava ehliyeti vardır. İtirazın iptali davasının yasal dayanağını oluşturan İİK.nun 67/1. maddesinde; takip talebine itiraz edilen alacaklının, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir yıl içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebileceği öngörülmüştür. İtirazın iptali davası icra takibine sıkı sıkıya bağlı, itiraz üzerine duran icra takibinin devam edebilmesini sağlayan ve takip hukuku içinde olmakla birlikte, maddi hukuk ilişkisinin incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran bir davadır. Davanın takibe bağlılığı alacağın miktarı bakımından söz konusu olduğu gibi alacağın kaynağı bakımından da geçerlidir (YHGK. ...Esas - ...Karar sayılı ilamı). Davacı alacaklı taraflar arasındaki ... ... ve online revervasyon sözleşmesi nedeniyle davalıdan alacaklı olduğu iddiasıyla faturaya dayalı icra takibi başlatmış olup; ödeme emri davalı borçluya tebliğ edilmiştir. Davalı borçlu yasal süresi içinde ödeme emrine itiraz ettiğinden takibin durdurulmasına karar verilmiştir. İtirazın iptaline yönelik olarak açılan iş bu dava hak düşürücü yasal süresi içerisinde açıldığından işin esasına girilerek inceleme yapılmıştır. Uyuşmazlık, taraflar arasındaki sözleşmenin haklı olarak feshedilip feshedilmediği, davacı tarafından davalıya bir hizmet verilip verilmediği, taraflar arasındaki sözleşmeden kaynaklı cezai şart ve faturalardan kaynaklı alacak istemine dayalı olarak icra takibine davalı tarafça yapılan itirazın haklı olup olmadığı, alacağın tespiti halinde miktarı, icra inkar tazminatı şartlarının oluşup oluşmadığı hususundadır. Davacı taraf, taraflar arasındaki online rezervasyon sistemleri kullanım sözleşmesi kapsamında davalı şirkete verilen hizmet bedellerinin ödenmediğini, yapılan görüşmelerden sonuç alınamadığını, aralarındaki hizmet sözleşmesi kapsamında davalıya verilen hizmet bedellerinden ve cezai şarttan kaynaklı alacağa ilişkin başlattıkları icra takibine yönelik yapılan haksız itirazın iptaline ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı taraf ise 04.09.2015 tarihinde sözleşmelerin imzalandığını, 25.01.2023 tarihinde ticari ilişkinin bitirilmesi için izlenmesi gereken yöntem hakkında bilgi alınmak istendiğini ancak davacının 26.01.2023 tarihinde talebin departmana iletildiğini bildirdiklerini ve akabinde 27.01.2023 tarihinde sözleşmenin feshedildiğini, cezai şart koşullarının oluşmadığını, bu nedenle haksız davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Dava zorunlu arabuluculuğa tabi davalardan olup davacı tarafça dosyaya sunulan 11/05/2023 tarihli arabuluculuk son anlaşmazlık tutanağı ile davacı tarafça zorunlu arabuluculuk dava şartının yerine getirildiği ve tarafların görüşme sonrası anlaşamadığı anlaşılmıştır. Taraflar arasında 04/09/2015 tarihinde ... Online Rezervasyon Sistemleri Kullanım Sözleşmesi, ... ... ... ...Yönetimi Programı Kullanım Sözleşmelerinin imzalandığı görülmektedir. Sözleşmenin edim ve hizmetler başlıklı bölümünde: f. Hizmetler, aylık olarak hizmetin ait olduğu ayın son günü faturalandırılır. Otel, izmetlerine ait olduğu ayı takip eden ayın 7. Günü ilgili faturayı ödemekle yükümlüdür. Bu fatura ödeme günü taraflar arasında kesin vade hükmünde olup, vade tarihinde ödenmeyen borçlar ayrıca ihtara gerek olmaksızın temerrüde düşmüş kabul edilir. Zamanında ödenmeyen faturalara aylık %5 gecikme faizi uygulanır. şeklinde, 7. Sözleşme Süresi başlıklı maddesinde: Bu sözleşmenin geçerlilik süresi imza tarihinden itibaren 1 (bir) yıldır. Bu süre sonunda eğer taraflardan herhangi birinin, sözleşme sona erme tarihinden 90 gün öncesine kadar noter kanalıyla yazılı fesih ihtarında bulunmaması halinde, sözleşme 1 (bir) sene daha uzar. Sözleşme bu şekilde devamlılığını sürdürür. şeklinde ve 10. Cezai Şart başlıklı bölümüne: Otel, iş bu sözleşmeyi süresinden önce feshetmesi durumunda veya sözleşmedeki borçlarına aykırılık halinden dolayı servis sağlayıcısı tarafından sözleşmenin feshedilmesine sebep olması durumunda, hizmetler karşılığı borçlarına ilave olarak servis sağlayıcısına senelik otel başı 6.000 Euro cezai şart ödemekle yükümlüdür…” şeklinde anlaşıldığı görülmüştür.Cezai şart 818 sayılı Borçlar Kanununda 158-161.maddelerinde düzenlenmiş olup, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 179-182.maddelerinde ise "ceza koşulu" ismini almıştır. Cezai şart borçlunun asıl borcunu ilerde, hiç veya gereği gibi ifa etmediği takdirde alacaklıya karşı ifa etmeyi önceden taahhüt ettiği, asıl borca bağlı olarak ve ancak bu borcun ihlali ile doğabilecek olan fer'i bir edimdir. Borçlu cezai şart ödemeyi taahhüt etmişse, artık alacaklı herhangi bir zarara uğradığını iddia etmek veya zararını ispat etmek zorunda kalmadan, tazminat elde etmek imkanını bulacaktır. Zira cezai şart borcun ihlali halinde verilmesi gereken, önceden kararlaştırılmış kesin miktarlı (maktu) bir tazminattır. Cezai şartın kararlaştırılabilmesi için asıl borcun mahiyeti önemli değildir; bir verme borcu kadar, yapma veya yapmama borçlarında da cezai şart kararlaştırılabilir (Tekinay Borçlar Hukuku Genel Hükümler, Tekinay/Akman/Burcuoğlu/Altop, 7. Bası, İstanbul 1993, s. 341-343). Asıl borcun fer'isi olan cezai şart, asıl borca bağlıdır, fakat ondan ayrı bir edim niteliğini taşır ve cezai şartın istenebilmesi için zararın gerçekleşmesi şart değildir. Cezai şartın esas itibariyle üç temel işlevi bulunmaktadır; ilki borçluyu ifaya zorlayarak borcun ifasını teminat altına almak, ikincisi borcun yerine getirilmemesi sebebiyle doğacak zararı önceden belirlemek, üçüncüsü ise borçlunun cezai şartı ödeyerek sözleşmeden kolayca dönmesini sağlamaktır. 6098 sayılı TBK'nın 179. maddesinde cezai şartın türleri seçimlik cezai şart (TBK 179/1), ifaya eklenen cezai şart (TBK 179/2) ve ifa yerine cezai şart yani dönme cezası (TBK 179/3) olarak düzenlenmiştir. 6098 sayılı TBK'nın 179/1 hükmüne göre; "Bir sözleşmenin hiç veya gereği gibi ifa edilmemesi durumu için bir ceza kararlaştırılmışsa, aksi sözleşmeden anlaşılmadıkça alacaklı, ya borcun ya da cezanın ifasını isteyebilir". Borçlu, borca uygun hareketle yükümlü olup, bu hükme göre taraflar, sözleşmede borçlunun ya borcunu sözleşmeye uygun olarak ifa etmesini ya da ceza koşulunu ödenmesini kararlaştırmış olabilirler ancak bu durumda seçim hakkı alacaklıya tanınmıştır. Alacaklı borcun aynen ifasını talep edebileceği gibi bundan vazgeçerek ceza koşulunun ödenmesini de talep edebilir. 6098 sayılı TBK'nın 179/2 hükmüne göre; "Ceza, borcun belirlenen zaman veya yerde ifa edilmemesi durumu için kararlaştırılmışsa alacaklı, hakkından açıkça feragat etmiş veya ifayı çekincesiz olarak kabul etmiş olmadıkça, asıl borçla birlikte cezanın ifasını da isteyebilir." Bu hükme göre, borçlunun borca aykırı davranışı halinde, alacaklı hem aynen ifayı, hem de kararlaştırılan cezanın ödenmesini talep edebilecektir. 6098 sayılı TBK'nın 179/3 hükmüne göre; "Borçlunun, kararlaştırılan cezayı ifa ederek sözleşmeyi, dönme veya fesih suretiyle sona erdirmeye yetkili olduğunu ispat etme hakkı saklıdır." Burada borçlu, borcu ifa yerine bizzat ceza koşulu ödemek suretiyle borçtan kurtulma olanağına sahiptir. Yani ceza koşulu ifanın yerini aldığı için borçlu borca aykırı davranmamakta, borcu ifa yerine ceza koşulunu ödeyerek sözleşmeden dönebilmektedir. Cezai şart ile borçlunun kusuru ve alacaklının zararı arasındaki ilişki ise TBK'nın 180.maddesinde düzenlenmiştir. Bu hükme göre cezai şartın ödenmesi alacaklının zarar görüp görmediğine ve zararının miktarına bağlı değildir. Ayrıca borçlunun kusurlu olduğunun alacaklı tarafından ispat edilmesine de gerek bulunmamaktadır. Taraflar arasında imzalanan sözleşmenin 10. maddesinde yer alan cezai şart, TBK 179/1 maddesinde düzenlenen seçimlik cezai şarttır. Davacı, davalının sözleşme hükümlerine aykırı davrandığını iddia ederek, sözleşmede kararlaştırılan cezai şart bedelinin ödenmesini talep etmektedir. Mahkememizce yapılan yargılama sırasında toplanan deliller birlikte değerlendirildiğinde; davacı tarafça davalı ile aralarında otel rezervasyon sistemi kullanımına ilişkin hizmet sözleşmesi kapsamında davalıya verilen hizmet bedellerinin ödenmemesi nedeniyle sözleşmenin haklı olarak feshedildiğini ve cezai şart bedellerinden kaynaklı alacağa ilişkin başlatılan icra takibine yapılan haksız itirazın iptali talep edilmiş, davalı taraf ise cezai şart koşulları oluşmadığını bu nedenle davanın reddi gerektiğini savunmuş olup, taraflar arasında otel rezervasyon sistemi kullanımına ilişkin hizmet sözleşmesi bulunduğu, bu kapsamda davacı tarafça davalı şirkete otel rezervasyon sistemi hizmeti verildiği, bu haliyle taraflar arasında sürekli edim içeren hizmet sözleşmesi bulunduğu, bu hizmetin devamı sırasında, davalı tarafın 25.01.2023 tarihinde ticari ilişkinin bitirilmesine dair süreç hakkında bilgi istenmesi akabinde davacı tarafından keşide edilen 27.01.2023 ihtarnamesi ile taraflar arasında bulunan sözleşmenin yükümlülüklerinin davalı tarafından yerine getirilmediği, fatura bedellerinin ödenmediği ifade edilerek sözleşmenin feshedildiği ve verilen hizmete ilişkin fatura bedellerinin ve cezai şart alacağının ödenmesi hususunun ihtar edildiği görülmüştür. Taraflar arasındaki sözleşmenin sürekli edim içeren sözleşme olması, bildirim yapılmaksızın doğrudan sistemin erişime kapatılması taraflar arasında uzun süredir devam hizmet ilişkisinin gereği (taraflar arasındaki ticari ilişkide her zaman cari hesap borcunun olduğu buna rağmen herhangi bir bir bildirim ve yapılan bir yazışma olmadığı, davalı tarafından sözleşmenin yenilenmeyeceğinin bildirilmesinden sonra davacı tarafından sözleşmenin feshedildiği ) TMK 2. maddesi gereğince de haksız ve kötü niyetli olup, davacı tarafça hizmet bedellerinin ödenmemesi durumunda sözleşmeden kaynaklı hizmeti durdurma hakkının davalıya hitaben ödeme yapılmadığı takdirde sözleşmenin feshedilerek hizmetin durdurulacağı hususunda gönderilecek usulüne uygun ihtarname ile ihtar edilmesi gerekirken davacı tarafça davalı tarafa hizmetin durdurulacağı hiç bildirilmeden hizmet bedellerinin ödenmediğinden sözleşmenin feshedildiği hususuna ilişkin 27.01.2023 tarihli ihtarname ile sistemin erişime kapatılarak doğrudan hizmetin durdurulması haklı nedene dayanmamakta ve davacı tarafça gönderilen 27.01.2023 tarihli ihtarname içeriğinde "sözleşmeye aykırılığın giderilmesi hususunda davalıya mail gönderilmesine rağmen sonuç alınamadığı ifade edilerek sözleşmenin feshedildiği" belirtilmiş ise de davacı tarafça dosyaya sunulan e-posta kayıtlarında da davalıya hitaben gönderilmiş sözleşmeden kaynaklanan yükümlülüklerin yerine getirilmesi sözleşmeye aykırılığın giderilmesi hususunda herhangi bir ibare içeren yazışma bulunmadığı, davalının cari hesaba ilişkin borcu olduğu tespit edilmiş ise de taraflar arasındaki sözleşmenin sürekli edim içeren sözleşme olması taraflar arasındaki ticari ilişkide her zaman cari hesap borcunun olduğu buna rağmen herhangi bir bir bildirim ve yapılan bir yazışma olmadığı, davalı tarafından sözleşmenin bitirileceğinin bildirilmesinden sonra davacı tarafından sözleşmenin feshedildiği dikkate alındığında feshin TMK 2. maddesi gereğince dürüstlük kuralına aykırı olduğundan davacının davalıdan sözleşme kapsamında cezai şart alacağı talep etmesi koşullarının oluşmadığı, asıl sözleşmenin eki sayılan ... ...Yönetimi Programı Kullanım Taahhütnamesi kapsamında talep edilen cezai şart yönünden ise ...Yönetimi Programı Kullanım Taahhütnamesinde sözleşmenin bedellerinin de sözleşme başlangıcında ödeneceği kararlaştırılmış olup davacı tarafından bahse konu sözleşme yönünden sözleşme bedellerinin ödenmediği ya da sözleşmeye aykırılık yönünden bir erken fesih söz konusu olmadığından, davacının ... ...Yönetimi Programı Kullanım Taahhütnamesi sözleşmesi nedeniyle cezai şart alacağı şartlarının da ayrıca oluşmadığı anlaşılmıştır. Taraflar arasındaki sözleşmede, aylık %5 gecikme faizinin zamanında ödenmeyen faturalara uygulanacağı düzenlenmiş olup ödenmeyen faturalar yönünden faize ilişkin itiraz kabul edilmemiş ve 489,75 euro asıl alacak ve 666,93 euro işlemiş faiz olmak üzere toplam 1.156,68 euro alacağa yönelik itirazın reddine karar verilmiş ve dava konusu alacak sözleşmeye dayalı, likit bir alacak olduğundan İİK 67/2 maddesi gereğince % 20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmiş olup davacının cezai şart talebi yönünden kötüniyetli olduğuna dair ispata yarar bir delil bulunmadığından bu talep kabul edilmemiş ve davanın kısmen kabulüne dair aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur. (kabul oranı: % 8,78) HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın kısmen KABULÜ ile; Davacı tarafın başlattığı .... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı icra dosyasında borçlu davalı tarafından yapılan itirazın kısmen İPTALİNE, takibin 489,75-€(Euro) asıl alacak, 666,93-€(Euro) işlemiş faiz olmak üzere toplam 1.156,68-€(Euro) üzerinden fiili ödeme günündeki TCMB efektif satış kuru üzerinden ödenmek üzere takip talebindeki şartlarda kaldığı yerden DEVAMINA, 2- İİK 67/2 maddesi gereğince hükmolunan 489,75 Euro alacağın takip tarihindeki TCMB efektif satış kuru üzerinden hesap edilecek Türk Lirası karşılığının % 20 si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 3-Kötüniyet tazminat talebinin REDDİNE, 4-Alınması gereken harç 2.601,32 TL olduğundan peşin alınan harcın mahsubu ile artan 599,22TL'nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 5-Davacı tarafından yatırılan ve mahsup edilen 2.601,32TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Arabuluculuk başvuru dosyasından yapılmış olan 3.120,00-TL yargılama masrafının 273,94TL sinin davalıdan, 2.846,06TL sinin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, 7-Davacı kendisini vekil marifetiyle temsil ettirdiğinden AAÜT gereğince hesaplanan 30.000,00TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 8-Dava kısmen reddedildiğinden ve davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden AAÜT gereğince 63.263,50TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 9-Davacı tarafından yapılan bilirkişi gideri, posta giderinden ibaret toplam 14.108,40TL yargılama giderinin kabul oranına göre 1.238,72TL sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, artan kısmının üzerinde bırakılmasına, 10-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, 11-Artan gider avanslarının karar kesinleştiğinde yatıran resen iadesine, Dair, HMK'nın 345. maddesi gereğince gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı. 20/06/2025 Katip ... e-imzalı Hakim ... e-imzalı