İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/523 E. 2025/55 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/523
- Karar No
- 2025/55
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/523 Esas KARAR NO : 2025/55 DAVA : Alacak (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 12/09/2024 KARAR TARİHİ : 31/01/2025 Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GGEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TALEP: Davacı vekili tarafından sunulan 12/09/2024 tarihli dava dilekçesinde özetle; Davalının müvekkili lehine bono düzenlediğini mahkeme huzurunda ikrar ettiğini, davalının mahkeme içi ikrarına binaen işbu alacak davası ikame edildiğini, davalının müvekkili ile tanıştıktan sonra, piyasanın önde gelen avukatlarından biri olduğunu, TMSF'de üst düzey yetkilileri tanıdığını ve sahip olduğu bu sosyal çevre sayesinde müvekkili adına çok değerli taşınmazları ihalelerden kolaylıkla satın alabileceğini söylediğini, müvekkilinin davalının bahsettiği taşınmazları almayacağını ve dolandırıldığını anlayınca ödediği paranın iadesini talep ettiğini, davalının da tahsil ettiği paranın bir kısmına binaen müvekkilinin lehtar olduğu 2.800.000TL tutarında bono düzenlemeyi kabul ettiğini, davalının bonoyu müvekkilinin huzurunda imzaladıktan sonra senedin fotokopisinin çekilmesi gerektiğini beyan ederek senedi çalışanına verdiğini, çalışan bonoyu fotokopi çekmek üzere içeri götürdüğünde bonoyu değiştirdiğini, müvekkiline davalının imzaladığı bonoyu değil; daha öncesinde hazırlanmış bilgisayar ürünü farklı bir bonoyu teslim ettiğini, senedin bilgisayar ürünü, yani sahte olduğu tespit edildiğini, davalı aleyhine ihtiyati hacze hükmedilmediği takdirde davalı alacaklarını semeresiz bırakabileceğini, bu durum uzun yıllardır alacağını tahsil edemeyen ve davalının çeşitli sahte ve hileli hareketleri ile mücadele eden müvekkilinin mağduriyetine sebep olacağını, bu nedenlerden dolayı, telafisi imkansız zararların doğmaması adına davalı malvarlığı üzerine ihtiyati haciz konulmasını talep etmişlerdir. CEVAP: Davalılar vekili tarafından sunulan 12/12/2024 tarihli cevap dilekçesinde özetle; Düzenleme tarihi olmayan ve fotokopi bir senede istinaden açılan davada mahkememizin görevsiz olduğunu, davacı tarafından sunulan senedin sahte olarak sonradan üretildiğini, bu hususun HMK 208/3 uyarınca ön sorunu olarak ele alınmasının gerektiğini, alacağın iddiası zaman aşımına uğradığını, ... hakkında beraat kararının verildiğini, müteveffa öne sürülen senedi hiçbir şekilde kabul etmediğini, tam aksine müteveffa senedin sonradan sahte olarak üretildiğini ileri sürdüğünü, müteveffanın yazılı veya sözlü bir borcunun olmadığını, davacı tarafından sunulan fotokopi evrak kambiyo vasfını taşımadığından soyut bir borç içeremeyeceğini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla bir an için anılan belgenin fotokopi olmadığı ve taraflarca tanzim edildiği varsayıldığında dahi senette tanzim tarihinin yer almaması sebebiyle belge düzenlendiği tarihte yürürlükte olan eski 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu madde 688 ve 689’a göre bir bono olmadığını, kabul anlamına gelmemekle beraber düzenleme tarihi olmaması sebebiyle belge anlamında sadece bir adi senedi olarak kabul edilebilineceğini, senedin kambiyo vasfında olmadığı ve dolayısıyla soyut bir borç ikrarı niteliğinde olmayacağı açık olduğunu, kabul anlamına gelmemekle birlikte sözde senedin varlığı gerçek olsa ve müteveffa anılan senedi kabul etse dahi bu husus senede ne kambiyo vasfını kazandıracak ne de borç ikrarı anlamına geleceğini, zira böylesi bir kabul ve ikrar halinde dahi düzenleme tarihi olmadığından bono kambiyo vasfını kazanmayacağını, nitekim kambiyo vasfını taşımayan bir evrakın da soyut borç ikrarı niteliğinde bulunmayacağını, davanın reddini yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafın üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER: 2.800.000-TL bedelli senet sureti, Kriminal raporu, ... Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2021/... Esas-2023/... Karar sayılı dosyası, ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2024/... Esas, 2024/... Karar sayılı dosyası, ... Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2024/... Esas, 2024/... Karar sayılı mirasçılık belgesi, ... Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2024/... Esas, 2024/... Karar sayılı dosyası, arabuluculuk tutanağı. ... Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2021/... Esas, 2023/... Karar sayılı dosyasının incelenmesinde; katılanı ... olan sanık ... hakkında serbest meslek sahibi kişinin dolandırıcılığı suçundan yapılan yargılama sonucunda delil yetersizliğinden beraat kararı verildiği, kararın istinaf incelemesi sırasında sanığın vefatı nedeniyle kamu davasının düşürülmesine karar verildiği ve kararın 05/09/2024 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır. ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2024/... Esas, 2024/... Karar sayılı dosyasının incelenmesinde; davacı ... tarafından davalı ... aleyhine davamız konusu alacak olan 2.800.000,00-TL alacağın tahsiline yönelik açılan dava sonucunda alacağın kıymetli evraktan kaynaklandığından bahisle Ticaret Mahkemeleri görevli olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı verildiği anlaşılmıştır. ... Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2024/... Esas, 2024/... Karar sayılı mirasçılık belgesinin incelenmesinde; muris ... 'nın, 15/06/2024 tarihinde ölümü ile miras meselesi 8 pay olarak kabul edilerek, bundan; 2 payın ... ve ... 'den olma 29/10/1971 doğumlu ... T.C. nolu ... 'ya, 3 payın ... ve ... 'den olma 28/10/1989 doğumlu ... T.C. nolu ... 'ya, 3 payın ... ve ... 'dan olma 22/10/2009 doğumlu ... T.C. nolu ... 'ya aidiyetine, verasetin bu şekilde sübutuna karar verildiği anlaşılmıştır. ... Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2024/... Esas, 2024/... Karar sayılı dosyasının incelenmesinde; davacı ...'ın muris ... 'nın veraset ilamı verilmesi talebinin davacı mirasıç olmadığından reddine karar verildiği anlaşılmıştır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Mahkememizce yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamına göre; dava, davacı tarafça davalılar aleyhine açılan alacak istemine ilişkindir. Mahkemelerin görevi kamu düzenine ilişkin olup yargılamanın her aşamasında mahkemece resen göz önüne alınır. Ticaret Mahkemesinin görev alanını düzenleyen 6102 Sayılı TTK'nın 4 ve 5 maddeleri şu şekildedir: "MADDE 4- (1) Her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın; a) Bu Kanunda, b) Türk Medenî Kanununun, rehin karşılığında ödünç verme işi ile uğraşanlar hakkındaki 962 ilâ 969 uncu maddelerinde, c) 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun malvarlığının veya işletmenin devralınması ile işletmelerin birleşmesi ve şekil değiştirmesi hakkındaki 202 ve 203, rekabet yasağına ilişkin 444 ve 447, yayın sözleşmesine dair 487 ilâ 501, kredi mektubu ve kredi emrini düzenleyen 515 ilâ 519, komisyon sözleşmesine ilişkin 532 ilâ 545, ticari temsilciler, ticari vekiller ve diğer tacir yardımcıları için öngörülmüş bulunan 547 ilâ 554, havale hakkındaki 555 ilâ 560, saklama sözleşmelerini düzenleyen 561 ilâ 580 inci maddelerinde, d) Fikrî mülkiyet hukukuna dair mevzuatta, e) Borsa, sergi, panayır ve pazarlar ile antrepo ve ticarete özgü diğer yerlere ilişkin özel hükümlerde, f) Bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerde, öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılır. Ancak, herhangi bir ticari işletmeyi ilgilendirmeyen havale, vedia ve fikir ve sanat eserlerine ilişkin haklardan doğan davalar bundan istisnadır. MADDE 5- (1) Aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemesi tüm ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işlerine bakmakla görevlidir." 6100 Sayılı HMK'nın 2.maddesinde ise Asliye Hukuk Mahkemesi'nin görev alanı düzenlenmiş olup, bu madde; "Dava konusunun değer ve miktarına bakılmaksızın malvarlığı haklarına ilişkin davalarla, şahıs varlığına ilişkin davalarda görevli mahkeme, aksine bir düzenleme bulunmadıkça asliye hukuk mahkemesidir.'' hükmünü haizdir. Somut olayda, dava taraf alacak iddiasını davalıların mirasçısı ... tarafından kendisine 2.800.000-TL bedelli bono verdiği iddiasına dayandırmış ise de davaya konu olan ve sureti davaca tarafça sunulan 2.800.000-TL bedelli senetin incelenmesinde senet üzerinde düzenleme tarihi bulunmadığı, ayrıca görülen ceza soruşturma dosyasında alınan kriminal raporu ile söz konusu senedin sahte olduğunun tespit edildiği bu haliyle dava konusu senedin zorunlu unsur olan düzenleme tarihinin olmaması ve sahte olduğunun rapor ile tespit edilmesi karşısında kambiyo vasfına haiz olmadığı sabit olmakla eldeki davada kambiyodan kaynaklı bir ihtilaf bulunmadığı açık olup, eldeki davanın davacı tarafın dava dilekçesinde de belirttiği üzere mahkeme içi ikrara dayalı alacak istemiyle açıldığı, davacı tarafın davalıların murisi ...'nın sanık olarak yargılandığı ... Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2021/... Esas-2023/... Karar sayılı dosyasının duruşması sırasında verdiği ifadelerde geçtiği iddia edilen borç ikrarına dayalı davalardan olduğu anlaşılmış olup uyuşmazlık konusu TTK’da düzenlenmediğinden mutlak ticari dava niteliğinde değildir. Davanın nisbi ticari dava olması için her iki tarafın tacir olması ve her iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi gerektiğinden somut olayda davacı ve davalı tarafların tacir de olmadığı anlaşılmakla; eldeki davanın ticari dava olarak kabulü ve davada asliye ticaret mahkemesinin görevli olduğunun kabul edilebilmesi mümkün değildir. Bu nedenle, somut olayda; 6102 sayılı TTK hükümlerinin uygulanamayacağı ve uyuşmazlığın çözümünde Asliye Ticaret Mahkemelerinin görevli olmadığı kuşkusuzdur. Genel görevli mahkeme 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 2. maddesi uyarınca aksine bir düzenleme bulunmadıkça Asliye Hukuk Mahkemesidir. Yargıtay içtihatları, yasal düzenlemeler ve tüm bu açıklamalar uyarınca Mahkememizin görevli olmaması, eldeki davaya ilişkin aksine bir düzenleme bulunmadığından Asliye Hukuk Mahkemesi’nin görevli olması sebebiyle davanın görev yönünden usulden reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklanacağı üzere; 1- Davacı tarafça açılan DAVANIN, HMK 114/1-c maddesi gereğince mahkememizin görevsiz olması nedeniyle dava şartı yokluğundan HMK 115/2 maddesi gereğince USULDEN REDDİ ile, Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, 2- HMK 20/1 maddesi gereğince, kararın kesinleşmesinden itibaren iki hafta içinde talep halinde dosyanın görevli ve yetkili İSTANBUL ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNE tevzi edilmek üzere İstanbul Adliyesi Hukuk Mahkemeleri Tevzi Bürosuna GÖNDERİLMESİNE, aksi halde davanın açılmamış sayılmasına resen karar verilmesine, 3- Harç, yargılama giderleri, vekalet ücreti ve gider avansı hususunun görevli mahkemece değerlendirilmesine, Dair; tarafların yokluğunda dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize verilecek bir dilekçe ile İSTİNAF yasa yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 03/02/2025 Başkan ... e-imza * Üye ... e-imza * Üye ... e-imza * Katip ... e-imza * *Bu evrak 5070 Sayılı Elektronik İmza Kanunu hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.