İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/492 E. 2024/749 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2024/492
Karar No
2024/749
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/492 Esas KARAR NO : 2024/749 DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) DAVA TARİHİ : 27/08/2024 KARAR TARİHİ : 19/11/2024 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TALEP: Davacı vekilinin mahkememize verdiği dava dilekçesinde özetle; Davalı/borçlunun kullanımında olan tesisatta Kurum çalışanları tarafından 14/03/2022 tarihinde yapılan kontrolde "sözleşmesiz enerji kullanımı" şeklinde tespitte bulunulması üzerine zabıt tarihlerinde cari olan Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği gereği ... seri numaralı Kaçak Elektrik Tespit Tutanağı tanzim edildiğini, davalı adına daha önce tanzim edilen ... seri numaralı tutanağın bulunduğunu ve davalının mükerrer kaçak kullanıcısı olduğunu, davalı borçlu aleyhine yukarıda arz edilen tutanağa istinaden, tüketicinin kullandığı kaçak tüketim, zabıt tarihinde yürürlükte bulunan mevzuat hükümleri gereği hesap edilmiş yapılan hesaplama karşılığı ... seri numaralı toplam 2.617,18-TL fatura tahakkuk ettirildiğini, sSöz konusu kaçak elektrik bedeline 41,87-TL gecikmiş gün faizi ve 7,54-TL faizin KDV'si ilave edilerek 2.666,59-TL'nin tahsili amacıyla ... İcra Dairesi 2022/... Esas sayılı takip dosyası ile ödeme emri gönderildiğini ancak davalı borçlu tarafından borca itiraz edilmesi üzerine takibin durdurulduğunu beyan ederek; davalının ... İcra Dairesi 2022/... Esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazının iptali ile takibin devamına, davalı/borçlu aleyhine hükmolunacak meblağın % 20’sinden az olmamak kaydıyla icra inkâr tazminatı ödemeye mahkûm edilmesine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalı yana tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekilinin mahkememize verdiği cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket, dava konusu taşınmazın yapı maliki olduğunu, kat malikleri veya apartman yönetiminin elektrik aboneliğini kendi üzerlerine almaları gerekirken bu işlem yapılmadığından, müvekkili şirket aleyhinde haksız şekilde fatura tanzim edildiğini, davacı tarafça müvekkili şirket aleyhine 23.04.2022 tarihinde başlatılan ... İcra Dairesi 2022/... Esas (eski esas: ... İcra Dairesinin 2022/... Esas) sayılı dosyasına müvekkili tarafça 09.05.2022 tarihinde borca ve yetkiye itiraz edilmiş olup takip durdurulduğunu, işbu itirazın iptali davası ise 27.08.2024 tarihinde ikame edilmiş olup 2004 sayılı İİK md.67/1 uyarınca bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde ikame edilmeyen davanın reddi gerektiğini, davanın usul ve esastan reddine, davacı aleyhinde asıl alacağın %20'sinden az olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER: ... İcra Dairesi 2022/... Esas (eski esas: ... İcra Dairesinin 2022/... Esas) sayılı dosyası, arabuluculuk son tutanağı, kaçak elektrik tespit tutanağı ve tüm dosya kapsamı. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Mahkememizce yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamına göre; dava davacı alacaklı tarafından davalı borçlu aleyhine kaçak elektrik kullanımından kaynaklanan alacak nedeniyle İİK 67 maddesi kapsamında açılan itirazın iptali davasıdır. Davalı icra dairesine sunmuş oldukları itiraz dilekçesinde yetki itirazında bulunarak İstanbul İcra Müdürlüğünün yetkili olduğunu ve davanın usulden reddine karar verilmesini talep etmiştir. İİK'nın yetkiyi düzenleyen 50.maddesi hükmüne göre, para veya teminat borcu için takip hususunda HMK'nın yetkiye dair hükümleri kıyas yoluyla uygulanacağı düzenlemesine yer verilmiştir. 6100 sayılı HMK.'nin genel yetkiyi düzenleyen 6. maddesininin 1. fıkrasına göre; "Genel yetkili mahkeme, davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir. "7. maddesinde de," davalı birden fazla ise dava, bunlardan birinin yerleşim yeri mahkemesinde açılabilir. Ancak, dava sebebine göre kanunda, davalıların tamamı hakkında ortak yetkiyi taşıyan bir mahkeme belirtilmişse, davaya o yer mahkemesinde bakılır. Birden fazla davalının bulunduğu hâllerde, davanın, davalılardan birini sırf kendi yerleşim yeri mahkemesinden başka bir mahkemeye getirmek amacıyla açıldığı, deliller veya belirtilerle anlaşılırsa, mahkeme, ilgili davalının itirazı üzerine, onun hakkındaki davayı ayırarak yetkisizlik kararı verir." denilmektedir. Yine aynı Yasa'nın 16. maddesinde ise, "Haksız fiilden doğan davalarda, haksız fiilin işlendiği veya zararın meydana geldiği yahut gelme ihtimalinin bulunduğu yer ya da zarar görenin yerleşim yeri mahkemesi de yetkilidir." hükmü yer almaktadır. Yapılan açıklamalar ve belirtilen yasal düzenlemeler kapsamında somut olaya bakıldığında, dosya kapsamından kaçak elektrik kullanımından kaynaklı olarak icra takibinin yapıldığı, kural olarak kaçak elektrik kullanımı haksız fiil niteliğinde olduğundan, dolayısıyla 6100 sayılı HMK m.16 hükmüne göre davacının yerleşim yerinin "Kağıthane-İstanbul" haksız fiilin meydana geldiği yerin ve davalının yerleşim yerinin "Beşiktaş- İstanbul" olduğu anlaşılmakla HMK m.16 hükmüne göre İstanbul İcra Müdürlüğü yetkilidir. Davacı vekili tarafından icra dosyasında davalı tarafın icra müdürlüğünün yetkiye itirazı nedeniyle dosyanın İstanbul İcra Müdürlüğüne gönderilmesi talep edilmiş olup gönderme işlemleri tamamlanmadan itirazın iptali davası açıldığı anlaşılmıştır. Buna göre icra takibinin yetkisiz Gaziosmanpaşa İcra Dairesinde yapıldığının anlaşılmasına göre, davalı tarafça süresinde ve usulünce yapmış olduğu yetkiye itirazının kabulü ile yetkisiz icra dairesinde takibin yapılmış olduğunun anlaşılmasına göre usulüne uygun bir takipten de bahsedilemeyeceğinden davanın, dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine ve usulüne uygun bir takip bulunmadığından ve şartlar oluşmadığından icra inkar ve kötüniyet tazminatları taleplerinin reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-İcra takibinin yetkisiz icra dairesinde başlatıldığı ve usulüne uygun bir takipte bulunulmadığından davanın dava şartı yokluğundan usulden REDDİNE, 2-Usulüne uygun bir takip bulunmadığından ve şartlar oluşmadığından icra inkar ve kötüniyet tazminatları taleplerinin REDDİNE, 3-Harçlar kanunu gereğince alınması gereken harç peşin yatırıldığından yeniden alınmasına yer olmadığına, 4-Tarafların zorunlu arabuluculuk sürecinde anlaşamamaları nedeniyle 6325 Sayılı Kanunun 18/A-13 maddesi uyarınca zorunlu arabuluculuk gideri olan 3.120,00-TL'nin davacıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydedilmesine, 5-Davalı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT 7/2 Madde gereğince hesap olunan 2.666,59-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, 7-Taraflarca yatırılan ve bakiye kalan gider avansının kararın kesinleşmesi ve talep halinde davacıya iadesine, Dair, davacı vekili ve davalı vekilinin yüzüne karşı dava değeri itibariyle kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 19/11/2024 Katip ... e-imzalı* Hakim ... e-imzalı*

Atıf: İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/492, K. 2024/749, T. 19.11.2024, www.arakarar.com/karar/istanbul-20-asliye-ticaret-mahkemesi-2024-492-e-2024-749-k-08c7a9996ceb