İlk Derece Mahkemesi · İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/171 E. 2024/931 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/171
- Karar No
- 2024/931
- Karar Tarihi
T.C. İstanbul Anadolu 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO: 2023/171 Esas KARAR NO: 2024/931 DAVA: Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ: 10/03/2023 KARAR TARİHİ: 14/11/2024 Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, Yukarıda adı ve adresi yazılı davacı tarafından açılan hukuk davasının 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 9. Maddesi gereğince Türk Milleti adına yargılama yapmaya görevli ve yetkili ---------- Asliye Ticaret Mahkemesince yapılan yargılaması sonucunda aşağıda gerekçesi yazılı hükme ulaşılmıştır. DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Müvekkili şirketin, un ve unlu mamulleri imali, satış, dağıtımı ve pazarlamasını yaptığını, davalı ile müvekkili şirket arasındaki ticari iş ilişkisi çerçevesinde düzenlenen 2022 yılında ticari alım satım gerçekleştiğini, dilekçe ekinde bu ticaret karşılığı düzenlenen faturaları ve 2022 yılına ait düzenlenen faturalar ve davalı tarafından yapılan ödemeleri gösterir listeyi sunduklarını, davalı şirket tarafından alınan malların toplam bedelinin 172.333,35 TL olup, bu ticari faaliyete ilişkin davalı şirket tarafından 92.072,85 TL’lik kısmi ödeme yapıldığını, müvekkili şirketin bakiye 80.260,50 TL alacağının bulunduğunu ve bu borcun icra takibine kadar ödenmemesi üzerine davalı tarafa yapılan ticari alım satımdan kaynaklı faturalara dayalı alacağın faizi ile birlikte tahsili için 31.03.2023 tarihinde ---------- İcra Dairesi’nin ----------- Esas sayılı dosyasından icra takibi başlatıldığını, davalı şirketin haksız itirazı üzerine takibin durduğunu, davalının kötü niyetli olarak icra takibine itiraz ettiğini beyan ederek, davanın reddine, davalının %20’den aşağı olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına hükmedilmesine, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini vekaleten talep ve dava etmiştir. CEVAP :Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının icra takibini cari hesap dökümüne dayandırdığını ancak faturaların hukuken bir geçerliliği olmadığı gibi müvekkili şirketin davacıya herhangi bir borcunun bulunmadığını, cari hesabın icra takibine konulabilmesi için hesap devresinin kapatılarak karşı tarafa gönderilmiş olması ve hesap devresinde mutabık kalındıktan sonra borcun ödenmemiş olması gerektiğini, ancak davacı tarafından faturaya yada cari hesabın müvekkiline gönderildiğini ve itiraz edilmediğine ilişkin belge sunmadığını, müvekkili şirket ile davacı şirket arasında cari hesaba ilişkin bir mutabakata varılmadığı halde davacı tarafından cari hesaba dayalı haksız ve hukuka aykırı bir şekilde icra takibi başlatıldığını, cari hesap ekstresinin usulüne uygun tebliğ edilmediğini, dava konusu cari hesap ekstresinin müvekkili şirket yetkilisi tarafından imzalanmadığını beyan ederek, davacının %20’den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, davanın reddine, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin davacının üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. İNCELEME VE GEREKÇE :Dava, İİK'nun 67/1 maddesinde düzenlenen itirazın iptali davasıdır.Mahkememizce; tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip uyuşmazlık konuları resen belirlenerek; taraf vekillerinin vermiş olduğu dilekçeler, ibraz ettikleri tüm deliller, ----------- İcra Müdürlüğü'nün ----------- Esas sayılı dosyası, tüm kayıt ve belgeler tek tek incelenmiştir.----------- İcra Müdürlüğü'nün ----------- Esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde; davacı tarafından davalı aleyhine 80.260,50-TL Asıl Alacak, 7.000,00-TL işlemiş Faiz olmak üzere toplam 87.260,50-TL'nin tahsiline yönelik icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin davalıya 06/02/2023 tarihinde tebliğ edildiği, davalı tarafından 03/02/2023 tarihinde icra takibine itiraz edildiği, davanın yasal 1 yıllık süresi içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.Dosyada defter inceleme kararı verilerek tarafların ilgili yıllara ait ticari defterlerinin incelenmesi için dosya smmm bilirkişiye tevdi edilmiş, 13/01/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle; A- Defterlerin Usulüne Uygun Tutulup Tutulmadığı Yönünden; Davacı şirketin 2022 yılına ilişkin ticari defterlerinin açılış ve kapanış tasdiklerinin zamanında yapıldığı, 2023 yılına ilişkin ticari defterlerinin açılış tasdiklerinin zamanında yapıldığı, iş bu rapor tarihi itibarıyla 2023 yılının kapanış tasdik süresinin henüz gelmediği, defterlerin usulüne uygun tutulduğu, Raporun 4.a.2.bölümünde açıklandığı üzere, davalı şirket tarafından defter ve belge ibrazında bulunulmadığından incelenemediği, B- Mal Teslimi ve Davacı Alacağı Yönünden: Raporumuzun Genel Değerlendirme bölümünde detaylı bir şekilde açıklandığı üzere, davacının 80.260,50 TL tutarlı fatura içeriği ekmek ürünlerini teslim ettiğini ispat etmesi gerektiği, e-arşiv faturasının e-faturalardaki mevzuatın dışında olduğundan davalıya hangi yolla teslim edildiğinin ispatı gerektiği, bu hususta somut bilgi/belgenin bulunmadığı, faturanın alıcı davalıya tesliminin dosya kapsamında ispata muhtaç kalmasının yanında fatura içeriği ürünün davalı alıcıya teslimine ilişkin imzalı sevk irsaliyesi, teslim / tesellüm anlamında eşdeğer bir belge de bulunmadığından dosya kapsamındaki delil durumuna göre takip konusu fatura içeriği hizmetin ifasının ispata muhtaç olduğu, C- Diğer taraftan usulüne uygun tutulan davacı defterlerine nazaran davalının verilen kesin süreye, cevap dilekçesinde kendi defterlerini de delil olarak göstermiş olmasına rağmen defter ibrazında bulunmamış olmasının davacının defterlerini kesin delil haline getiren HMK m. 222/3 değerlendirmesinin Mahkemeye ait olduğu, D- Takip Konusu Faturaların davalının KDV Beyannamesinde İndirim Konusu Yapılıp Yapılmadığının davalı vergi dairesine sorulabileceği yönünden: mahkemenin davacının e-arşiv tafura içeriği malı teslim ettiğini ispat edemediği, davacının defterlerinin kesin delil haline getiren HMK 222/3 hükmünü uygulanamayacağı yönünde hüküm tesis etmek istemesi halinde ise ; Davalı vekilinin de cevap dilekçesinde ticari defter kayıtları ve bilirkişi incelemesine dayanmış olduğu, delil olarak göstermesine, verilen kesin süreye rağmen davalı şirketin defterlerini ibraz etmediği de gözetilerek, teslim ve tesellüm karinesinin ispat edilmesi yönünde ticari defterlerin dayanak belgesi niteliğinde olan KDV indiriminden faydalanıp faydalanmadığı bakımından, davalı şirketin bağlı bulunduğu ---------- Vergi Dairesi Müdürlüğü’ne yazı yazılarak ------------ Vergi Kimlik Numarasından, dava konusu alacağı oluşturan 2022 yılına ilişkin faturalar yönünden KDV beyannamesinde indirim konusu yapıp yapmadığının varsa kendi tespit raporu, ya da beyannameyi düzenleyen 2022 yılında sözleşmeli meslek mensubu olan SMMM’den 191-İndirilecek KDV listelerini istemesinin talep edilebileceği3 bu husustaki münhasır takdirin Sayın Mahkemeye ait olduğu, E- FAİZ: Tacir olan taraflar arasında düzenlenmiş sözleşme ya da haricen başkaca somut belgede ödeme vadesi bulunmadığı ve davacının davalıyı temerrüde düşürdüğüne ilişkin tebliğ şerhine havi ihtarname ya da eş eğer belge bulunmadığından, takip öncesinde davacı alacağının muaccel olmadığından davacının takip öncesi faiz talebinin yerinde olmadığının değerlendirildiği, Ancak, Sayın Mahkeme’nin kısmen ya da tamamen Davacı/Alacaklının Hukuk Muhakemeleri Kanunun 222/3 maddesi “İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz.” Şeklinde değiştirildiği, KDV Beyannamelerinde indirim tutarı tek rakam olarak toplu yazıldığından belli bir faturanın indirim konusu yapılıp yapılmadığı ilgili döneme ilişkin inceleme raporunun bulunmasına, ya da bu yok ise, Beyannameyi düzenleyen SMMM’ den “Mükellefin Bilgi Verme Yükümlülüğü” başlıklı VUK m.148 kapsamında vergi idaresi tarafından 191-İndirilecek KDV Listelerinin istenmesi ile mümkün olabildiği, lehine hüküm kurması halinde; tarafların tacir olması, işin ticari iş olması, temerrüt faiz oranının önceden kararlaştırılmamış olması münasebetiyle, takip sonrasında hükmolunacak davacı alacağı için 3095 s.k m.2/2 kapsamında avans faiz talebinde bulunabileceği, icra inkâr tazminatı ve sair hususların yüce yargı makamının münhasır takdiri içinde kaldığı, kanaati bildirilmiştir.Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; açılan davanın itirazın iptali talepli olduğu, davacının incelenen ticari defterlerinin usulüne uygun tutulmakla sahibi lehine delil vasfının bulunduğu, davalının ise mahkememizce usulüne uygun ihtaratlı tebliğe rağmen defterlerini mazeretsiz incelemeye sunmadığı, davacının incelenen ticari defterlerinde takip tarihi itibari ile davalıdan 80.260,50-TL alacaklı olduğu, davacının kendi defterlerinin usulüne uygun tutularak HMK 222/2 şartlarını taşıdığı, takip konusu alacağını oluşturan faturaların kendi defterlerinde kayıtlı olduğu ve takipte talep edilen asıl alacak tutarı kadar alacaklı gözüktüğü, davalının ise 6100 sayılı HMK'nın 220/3 maddesi çerçevesinde mahkememizce verilen kesin süreye rağmen defter ve belgelerini ibrazından mazeretsiz kaçınmakla 6100 sayılı HMK'nın 222/3 maddesi gereği davacının kendi defterleri ile alacağını ispatladığı mahkememizce anlaşılmış, 13/01/2024 tarihli bilirkişi raporunun gerekçeli, bilimsel ve denetime uygun olmakla mahkememizce hükme esas alınmış ve açılan davanın 80.260,50-TL asıl alacak üzerinden kısmen kabulüne karar verilmiş, takip öncesi davalının temerrüdü dosya kapsamında ispat olunamamakla işlemiş faiz kalemi kabul edilmemiş, alacak likit olmakla icra inkar tazminatına da hükmedilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-Açılan davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİ ile, -------- İcra Müdürlüğü'nün --------- Esas sayılı dosyasına davalı tarafından yapılan itirazın iptali ile takibin 80.260,50-TL asıl alacak üzerinden devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, Asıl alacağa takip tarihinden itibaren avans faizi işletilmesine, Alacak likit olmakla asıl alacağın %20'si oranında hesap edilen 16.052,10-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, KARAR HARCI 2-Alınması gerekli 5.482,59 TL harçtan davacı tarafından peşin olarak yatırılan 1.490,20 TL harcın mahsubu ile eksik 3.992,39 TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, AVUKATLIK ÜCRETLERİ 3-Avukatlık asgari ücret tarifesine göre davacı vekili için takdir olunan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 4-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden reddedilen kısım için karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre belirlenen 7.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, DİĞER YARGILAMA GİDERLERİ 5-Davacı tarafından dava açılırken harç olarak yatırılan 179,90 TL başvurma harcı, 1.490,20 TL peşin harç olmak üzere toplam 1.670,10 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davacı tarafından sarfedilen 2.500,00 TL bilirkişi ücreti ve 82,00 TL posta ücreti olmak üzere toplamda 2.582,00 TL'nin davanın kabul ve red oranı gözetilerek 2.374,87 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalan 207,13 TL'nin davacı üzerinde bırakılmasına, 7-Arabuluculuk sürecinde düzenlenmiş sarf kararında yer alan 3.120,00 TL'nin 6325 Sayılı Kanunun 18/A maddesi uyarınca, haklılık oranına göre 2.869,71-TL sinin davalıdan, 250,29-TL sinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 8-Davalı tarafından sarf edilen yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, 9-Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde ---------BAM nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi. 14/11/2024