İlk Derece Mahkemesi · İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/330 E. 2023/898 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/330
- Karar No
- 2023/898
- Karar Tarihi
T.C. İZMİR 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2023/330 Esas KARAR NO : 2023/898 DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 17/04/2023 KARAR TARİHİ : 07/12/2023 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı sigorta şirketi tarafından sigortalı ...'ye ait ... plakalı araç ile ...'a ait ... plakalı araçların kazaya karıştığını, iş bu kaza sebebi ile davacıya ait aracın hasar gördüğünü, kaza neticesinde taraflar tarafından tutulan kaza tespit tutanağına göre ... plakalı araç sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde asli ve tam kusurlu olduğunu, tutanakta kusurlu araç olarak belirtilen ... plakalı aracın sigortacısı tarafından ... numaralı hasar dosyası açıldığını, kısmi ödeme yapılarak müvekkilinin mağdur edildiğini, araçtaki hasar miktarının tespiti amaçlı sigorta eksperi ...'ya başvurulduğunu ve bu kapsamda alınan bilirkişi raporunda hasar bedelinin 53.295,41-TL olarak tespit edildiğini, ayrıca söz konusu kaza sonrasında müvekkilinin aracında oluşan değer kaybının da ekspertiz raporuna göre 15.000,00-TL olarak hesaplandığını, araç işletenin hukuki sorumluluğunun 2918. Sayılı Karayolları Trafik Kanunu madde 85'de düzenlendiğini, araç malikinin de bu zarardan sürücü ile birlikte müşterek ve müteselsilen sorumlu olduğunu, kusur dağılımı yargılamayı gerektiği ve hasar bedeli likit alacak olarak kabul edilmediği için davanın HMK m. 107 gereği belirsiz alacak davası niteliğinde olduğunu,, bilirkişi raporuyla müvekkili aracında meydana gelen hasar bedeli zararının belirlenebilir hale geldiği zaman arttırılmak üzere fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 200,00 TL talepleri olduğunu, arabululuculuğa başvurulmuş ise de anlaşma sağlanamadığını belirterek, HMK M. 107 kapsamında fazlaya ilişkin hak ve alacakları saklı kalmak kaydıyla, trafik kazası nedeni ile müvekkiline ait araçta oluşan 100,00-TL maddi zararın ve 100,00-TL değer kaybının ZMMS sigortacısı davalıdan tazminine, hasara ilişkin 725,00-TL ve değer kaybına ilişkin 444,00-TL eksper rapor ücreti ile arabuluculuk giderleri ile birlikte iş bu davada yapılacak yargılama giderleri ile birlikte vekalet ücretinin de davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin Mersıs'e kayıtlı adresinin Ataşehir İstanbul olduğunu, HMK'nın yetkiye iliskin düzenlemeleri uyarınca davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, bu nedenle davayı görmeye yetkili mahkeme İstanbul Anadolu Mahkemeleri olduğundan yetkisiz mahkemede açılan davanın reddini talep ettiklerini, ihbar sonrası müvekkili şirketin araçtaki hasar onarım bedelinin ve değer kaybı bedelinin görevlendiren eksper vasıtasıyla tespit ettiğini, tespit edilen 34.000,00 TL hasar onarım bedeli ve 2.205,17 TL değer kaybı bedelinin davacı vekili hesabına 10.02.2023 tarihinde ve 7.03.2023 tarihinde ödendiğini, ayrıca kazaya karışan dava dışı ... plakalı araç için 7.550,00 TL hasar tazminatı ödendiğini, yapılan ödemeler ile müvekkili şirketin her türlü hukuki sorumluluğunu yerine getirdiğini, bu nedenle haksız davanın reddini talep ettiklerini, talep sahibinin belirsiz alacak davası açma hakkı bulunmadığını, bu nedenle davanın husumetten reddi gerektiğini, davaya konu aracın marka model km gibi özellikleri dikkate alındığında müvekkils şirket tarafından ödenen değer kaybı bedelinin davacının zararını karşıladığının sabit olduğunu, mahkemenin aksi kanaate varması halinde değer kaybı hesabının genel şartlar ekindeki tabloya göre yapılmasını talep ettiklerini, olayda ... plakalı aracın onarıldığını, müvekkili şirketin belirlenen ücreti aynıyla davacıya ödediğini, davacının yapılan onarım dışında fazladan bir onarım yaptırdığına dair fatura sunmadığını, dolayısıyla bakiye tazminata hükmedilmemesi gerektiğini, aracını önce tamir ettirip, müvekkili şirkete fatura eden ve bedelini alan davacının, tamir ettiği aracı uzun süre işlettikten sonra müvekkili şirkete ve akabinde dava yoluna başvurması ve piyasadaki kur ve enflasyon farkının yedek parça ve işçilik fiyatlarındaki etkisi dikkate alınmadan günümüz tarihli fiyatlar üzerinden bilirkişi raporunun hazırlatılması talebinin, müvekkili şirketten eksik tazminat aldığını veya fatura bedelini müvekkili şirketin eksik ödediği gibi sebepleri belirtmeksizin tam tazminat bedeli üzerinden başvuru yapmasının hayatın olağan akışına ve dürüstlük ilkesine aykırı olduğunu, davacı tarafından görevlendirilen eksperin tespitlerinin afaki ve fahiş olduğunu, diğer yandan aracın tamirinin ekonomik olup olmadığının da tespit edilmesi gerektiğini, aracın tamirinin ekonomik olmadığının anlaşılması halinde, aracın “trafikten çekilme belgesi” alınarak hurdaya ayrılmasını ve bu belgenin ibrazı şartıyla aracın rayiç değerinden hurda bedelinin mahsup edilerek bulanacak tazminat değerinin ödenmesine hükmedilmesini talep ettiklerini, poliçede sigorta bedellerine KDV dahil olduğuna dair bir ifade bulunmadığını, ayrıca hasar onarım bedeli hesaplanırken makul oranda indirim/iskonto uygulanması gerektiğini, başvuran tarafından dosyaya sunulan ekspertiz raporunun başvuru yapılırken dikkate alınmadığından talep konusu olan 725,00 TL ekspertiz ücretinin ve 444,00 TL değer kaybı ekspertiz ücretinin TTK m.1426/1 hükmü kapsamında makul gider olarak kabul edilmesi talebinin reddi gerektiğini, müvekkili şirketin 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununa göre sigortalıya düşen hukuki sorumluluk çerçevesinde bu Genel Şartlarda içeriği belirlenmiş tazminatlara ilişkin talepleri, kaza tarihi itibariyle geçerli zorunlu sigorta limitleri dahilinde karşılamakla yükümlü olduğunu, poliçe limitinin üstündeki miktarlarlardan sorumlu olmadığını, arabuluculuk hususunun ihtiyari değil dava şartı olması sebebiyle arabuluculuk görüşmelerine karşı vekalet ücreti taleplerinin reddi gerektiğini, davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla kusur oranının tespiti bakımından dosyanın Adli Tıp Trafik İhtisas Dairesi’ne sevk edilmesini talep ettiklerini, aleyhe tazminata hükmedilmesi halinde ıslah edilmemiş tutar için tazminat faiz sorumluluğu dava tarihinden itibaren, ıslah edilmiş tutara ilişkin tazminat ve faiz sorumluluğunun ise ıslah tarihinden itibaren başlatılması gerektiğini belirterek, usule yönelik itirazların karara bağlanmasına, haksız ve hukuka aykırı davanın reddine, yargılama gideri ve ücreti vekâletin davacıya tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER: Kaza tespit tutanağı, ... numaralı Zorunlu Trafik Mali Sorumluluk Sigorta poliçesi, ... numaralı hasar dosyası, Türkiye Noterler Birliği Başkanlığı ve Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi yazı cevapları, Otomotiv Bilirkişisi tarafından düzenlenen 09.10.2023 tarihli bilirkişi raporu, Davacı vekilinin sunduğu değer artırım dilekçesinde özetle; dava dilekçesinde şimdilik kaydıyla talep ettikleri belirsiz alacak mahiyetindeki taleplerini belirlenebilir hale geldiğini, dava dilekçesindeki değer kaybı için 100,00 TL, hasar onarım ve işçilik bedeli için 100,00-TL olan taleplerinin değer kaybı yönünden 12.794,83 TL daha arttırarak 12.794,83 TL'ye çıkardıklarını, hasar yönünden olan taleplerini ise 18.882,00 TL daha artırarak 18.982,00 TL'ye çıkarttıklarını, değer kaybı tazminatı için ayrıntılı olarak belirttikleri üzere toplamda 31.776,83 TL tazminatın davalı ... A.Ş. den kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile tahsiline, yargılama giderlerine ek olarak eksper rapor ücreti ve vekalet ücretinin de davalıdan alınarak davacı tarafa ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, trafik kazasından kaynaklanan hasar ve değer kaybı talebine ilişkin maddi tazminat davasıdır. 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu 85/1.maddesi gereğince, bir motorlu aracın işletilmesi, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa işleten doğan zarardan sorumlu olur. 85.maddenin son fıkrası gereğince araç işleteni aracın sürücüsünün kusurundan kendi kusuru gibi sorumlu olur. 2918 Sayılı yasanın 91/1.maddesi gereğince, işletenler bu kanunun 85.maddesinin 1.fıkrasına göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmak zorundadır. 2918 Sayılı yasanın 92.maddesinde, Mali Sorumluluk Sigortası dışında kalan hususlar düzenlenmiştir. Karayolları Trafik Kanunu'nun 97.maddesine göre zarar gören Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortasında ön görülen sınırlar içerisinde sigorta kuruluşuna yazılı olarak başvuruda bulunması gerekir. Aynı kanunun 99.maddesi gereğince, sigortacı, hak sahibinin Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları ile belirlenen belgeleri sigortacının merkez veya kuruluşlarından birine ilettiği tarihten itibaren 8 iş günü içinde Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası sınırları içinde kalan miktarları hak sahibine ödemek zorundadır. TBK'nun 49.maddesi gereğince, kusurlu ve hukuka aykırı bir fiil ile başkasına zarar veren bu zararı gidermek ile yükümlüdür. Aynı kanunun 50.maddesi gereğince zarar gören zararın ve zarar verenin kusurunun ispat yükü altındadır. Davalı her ne kadar yetki itirazında bulunmuş ise de; dava trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat davası olduğu, kaza yerinin Menderes İzmir olduğu, HMK'nın 16.maddesi gereğince haksız fiilin işlendiği yer mahkemesinin seçimlik yer mahkemesi olduğu bu nedenle İzmir mahkemeleri seçimlik yetkili yer mahkemesi olduğundan davalının yetki itirazı reddedilmiştir. Davalı sigorta şirketinin sorumluluk durumunun tespiti yönünden Ege Üniversitesi Ege Meslek Yüksek okulunda Otomotiv Öğretim Görevlisi bilirkişisi tarafından düzenlenen bilirkişi raporu, kaza tespit tutanağı ve tüm dosya kapsamının incelenmesinde; davalı sigorta şirketi tarafından trafik sigortası ile sigortalı ... plaka sayılı araç sürücüsü meskun mahal, gündüz vakti ve görüş mesafesinin açık olduğu İzmir İli, Gaziemir İlçesi Havaalanı yol ayrımında seyir halinde iken dikkatini gereği gibi yola ve seyir yönüne vermediği, trafik düzeni ve güvenliği açısından aracının hızını yük ve teknik özelliğine, görüş, yol, hava ve trafik durumunun gerektirdiği şartlara uyarlamadığı, aracının hızını görüş alanı içerisindeki bir tehlike anında emniyetle durabileceği seviyeye göre ayarlamadığı, görüş mesafesinin açık olduğu iki yönlü yolda önünde aynı yön ve istikamette seyir halinde olan davacıya ait araç ile takip mesafesinde seyretmeye özen göstermediği, görüş alanını yeterince kontrol altında tutmadığı, ön ilerisinde yavaşlayan araç nedeniyle etkili tedbir alması gerekirken bu hususlara riayet etmeden kontrolsüzce seyri sırasında idaresindeki aracın ön kısımları ile önünde ve aynı istikamette ve seyir halinde olan davacının sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı aracın arka kısımlarına çarptığı, çarpmanın etkisiyle ötelenen ... plaka sayılı aracın ön kısımları ile önünde ve aynı istikamette seyir halinde olan dava dışı ... plaka sayılı aracın arka kısımlarına çarpması ile meydana gelen kazanın oluşumunda, dikkatsiz, özensiz ve kurallara aykırı hareket etmesine bağlı olarak sevk ve idare hatasıyla çarptığından 2918 Sayılı Karayolu Trafik Kanunu'nun 84.maddesinde belirtilen “Arkadan Çarpma' ve ayrıca 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu ile, 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun uygulamasını esas ve usuller yönünden belirleyen Karayolları Trafik Yönetmeliği'nin 107.maddesinde yer alan “Sürücüler, önlerinde giden araçları güvenli ve gerekli bir mesafeden takip etmek zorundadırlar” kurallarını ihlal etmesi nedeniyle kazanın oluşumunda asli ve tam kusurlu olduğu, davacının ise trafik kurallarına ve nizamlara uygun bir şekilde seyir halinde olduğu sırada davalı sigorta şirketi nezdinde sigortalı araç sürücüsünün kullandığı aracın arka kısmına çarpması nedeniyle kazanın meydana gelmesine karşı alabileceği hiçbir önlem bulunmadığından ve hatalı tutum ve davranışı görülmediğinden, kazanın oluşumunda davacı araç sürücüsünün herhangi bir kusurunun bulunmadığı kanaatine varılmıştır. Kaza sonucunda davacıya ait araçta oluşan hasar yönünden yapılan değerlendirmede; mevcut hasarların nitelik ve boyut anlamında kaza tespit tutanağı ile uyumlu olduğu, aracın kaza nedeniyle ön kısımlarında, mekanik aksamlarından araç gövdesinde ve sökülebilir/takılabilir parçalarda hasar meydana geldiği, aracın ... isimli özel servise çekildiği, davacı tarafından sigorta eksperi tarafından alınan 10.02.2023 tarihli hasar tespit raporunda belirtilen servisteki yedek parçaların araca ait yedek parçalar olduğu ve değişmesi gerektiği, yedek parça ve işçilik bedellerinin piyasa rayiç değerlerine uygun olduğu, yedek parça bedellerinin yargıtay yerleşik içtihatlarına göre orijinal parçalar ile değişiminin gerektiği, davalının orijinal parçadan sorumlu olduğu, iskonto uygulanmaması gerektiği, davacıya ait ... plaka sayılı araçta, kaza nedeniyle yedek parça ve işçilik olmak üzere toplam 52.982,00 TL (KDV Dahil) hasar meydana geldiği, aracın kaza tarihinden önceki ikinci el piyasa rayiç değerinin 190.000,00 TL olduğu, araçta söz konusu kaza nedeniyle sol ön çamurluk, sağ ön çamurluk, ön panel, motor kaputu, sol ön şasi kolu sacı, sağ ön şasi kolu sacı, sağ arka çamurluk, bagaj kapağı, arka panel ve havuz sacı tamir edilerek boyanması ve ayrıca tavan sacının onarılması, araçta yapılan işlemlerin ve kaza tarihi itibariyle 52.982,00 TL (KDV Dahil) tutarındaki hasar bedelinin, aracın ileriki süreçte 2. el satışında tramer kayıtlarında ve servis kayıtlarında görülmesi nedeniyle tüketicinin satın alma refleksini olumsuz yönde etkileyeceği, buna göre araçta kazanın oluş şekline göre değer kaybı oluşacağı, bu durumda kaza meydana geldikten ve tamir edildikten sonraki ikinci el piyasa rayiç değerinin 175.000,00 TL olduğu, Yargıtay yerleşik içtihatlarına göre aradaki fark olan 15.000,00 TL'nin araçtaki değer kaybı olarak kabul edilmesi gerektiği, davalının poliçe limiti kapsamında sigortalı aracın sebebiyet verdiği hasar ve değer kaybından sorumlu olduğu, davalı sigorta şirketi tarafından 10.02.2023 tarihinde 34.000,00 TL hasar bedeli, 17.03.2023 tarihinde ise 2.205,17 TL değer kaybı ödemesi yapıldığı, bilirkişi tarafından yapılan hesaplamaya göre davacının davalıdan 18.982,00 TL hasar ve 12.794,83 TL değer kaybı alacağının bulunduğu, kaza tarihi itibariyle poliçe teminat limitinin 120.000,00 TL olduğu, bu alacağın toplamının poliçe limiti kapsamında olduğu, ayrıca 444,00 TL değer kaybı için ve 725,00 TL hasar için ödenen ekspertiz ücretinden TTK'nın 1426. maddesi gereğince yargılama gideri olarak davalının sorumlu olduğu, dava dilekçesinde işlemiş faiz talep edilmediğinden değer artırım dilekçesi ile işlemiş faiz talep edilemeyeceği kanaatine varılmakla davacı vekilinin değer artırım dilekçesi doğrultusunda davanın kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davanın KABULÜ ile; 18.982,00 TL hasar bedeli ve 12.794,83 TL değer kaybı bedeli olmak üzere toplam 31.776,83 TL maddi tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 2-Alınması gereken 2.170,67 TL nispi ilam harcından, peşin alınan 179,90 TL nispi harç ile 543,00 TL ıslah harcı toplamı 722,90 TL indirildikten sonra bakiye 1.447,77 TL harcın davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına, 3-Davacının yatırmış olduğu 80,70 TL başvurma harcı, 179,90 TL nispi harç ile 543,00 TL ıslah harcı toplamı 902,80 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davacının yapmış olduğu 2.500,00 TL bilirkişi ücreti, 83,75 TL tebligat-posta gideri ile 444,00 TL değer kaybı için ve 725,00 TL hasar için ödenen ekspertiz ücreti olan toplam 1.169,00 TL'den ibaret toplam 3.752,75 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre takdir ve tayin edilen 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-155 sayılı yasanın 19/12/2018 tarihinde yürürlüğe giren 23.maddesiyle eklenen 6325 sayılı yasanın 18/A maddesi gereğince taraflar arasında yapılan arabuluculuk faaliyeti sonunda, ileride haksız çıkacak taraftan alınmak üzere Hazine tarafından karşılanan 3.120,00 TL arabulucu ücretinin davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına, 7-Tarafların yatırdığı gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleştiğinde kendilerine iadesine, Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde mahkememize yahut başka bir yer mahkemesine dilekçe ile başvurmak ve istinaf harcı ile gerekli giderlerin tamamını ödemek suretiyle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 07/12/2023 Katip ... E-imzalıdır. Hakim ... E-imzalıdır.