İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/564 E. 2024/615 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2023/564
Karar No
2024/615
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2023/564 Esas KARAR NO : 2024/615 DAVA : Tazminat (Rücuen Tazminat) DAVA TARİHİ : 22/09/2023 KARAR TARİHİ : 04/10/2024 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Rücuen Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TALEP: Davacı vekili tarafından sunulan 22/09/2023 tarihli dava dilekçesinde özetle; Sigortalı işyerinin bulunduğu binada 06.08.2021 tarihinde yangın meydana geldiğini, davacının sigortalısının zarara uğradığını, yapılan ekspertiz çalışmaları ve söz konusu hasar nedeniyle davacının sigortalısına 26.07.2022 tarihinde poliçe ile sağlanan teminat kapsamında bina, demirbaş, sabit dekorasyon, elektronik cihaz, cam, alternatif işyeri masrafları, iş durması ve kira kaybı kalemlerinde meydana gelen zararlar için 560.240,32 TL tazminat ödemesi yapıldığını, yangının gerçekleştiği 06.08.2021 tarihinden hemen sonra ... Amirliği tarafından hazırlanan ve yangının çıkış sebebi tespit edilemediği için yangının adli mercilerce tetkik edilmesi gerektiğini ifade eden 23.08.2021 tarihli İtfaiye Olay Raporu başta olmak üzere, dosyada mübrez raporlarda yangının çıkış yeri ve nedenine ilişkin herhangi bir tespit yapılamadığını, yangından hemen sonra hazırlanan 06.08.2021 tarihli İtfaiye Raporunda açıkça görüleceği üzere binanın yangının meydana geldiği bölümdeki deposunda su bulunamamış ve itfaiye tarafından aynı katta bulunan ... firmasına ait 540 tonluk modüler su deposunun hidrant sisteminden su temini yapıldığını, işbu dilekçe ekinde sunulan video görüntülerinden de açıkça görüldüğü üzere yangın söndürme sistemlerinin çalışmaması neticesinde hızlıca söndürülebilecek küçük bir alanda başlamış olan yangının sigortalı işyerinin tamamına yakınının yanması ile sonuçlandığını, Görüntülerden de açıkça ortadadır ki yangın söndürme sistemleri çalışmamış ve yangının önlenemez bir boyuta geldiğini, davalının yapı maliki olduğu binada yangına ilişkin gerekli önlemler almamış olması ve yangınla mücadele ekipmanlarının çalışmıyor olması nedeniyle yangın önlenemez boyutlara ulaşmış ve bunun sonunda Davalı deponun tamamının zarar görmesine sebebiyet verdiğini, davalı ... ’in; TBK m. 69 uyarınca bina maliki sıfatıyla meydana gelen zarardan kusursuz sorumluluğu bulunması bir yana yangının büyümesinde ve zararın artmasında da bakım yükümlülüğüne aykırı davranması sebebiyle de ağır kusurlu olduğu izahtan veraset olduğunu, diğer yandan, davacı tarafça huzurdaki davanın ikame edilmesinden önce TTK madde 5/A uyarınca ticari uyuşmazlıklarda zorunlu arabuluculuk şartı gereği arabulucuya başvurulduğunu ve toplantılara usulünce katılınmış olup anlaşmanın sağlanamadığını, davacı sigortalısına Poliçe kapsamında ödenen tazminatın rücuen tahsili gerektiğini, davacının fazlaya dair her türlü talep ve dava hakkı saklı kalmak kaydı ile, sigorta tazminatı olarak ödenen anılan tutarın Davalılardan tazmini için işbu davanın ...’e ve sorumluluk sigortacısı ... Anonim şirketi tanzim edilen ... numaralı ... Sigorta Poliçesi ... Anonim şirketine karşı açılması zaruri olduğunu, davalılar tarafından .... İcra Müdürlüğü, 2023/... E. sayılı dosyasına yapılan haksız itirazın iptalini ve takibin devamını, İİK m. 67 gereği alacağın %20’sinden az olmamak üzere hükmedilecek tazminatın Davalılar’dan tahsilini, tüm yargılama giderleri ile vekalet ücretlerinin de davalılardan tahsilinine karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP : Davalı ... Anonim Şirketi vekili tarafından sunulan 04/10/2023 tarihli cevap dilekçesinde özetle; davalı şirket nezdinde tanzim edilen poliçede belli şart ve limitler dahilinde “kiracılık mali mesuliyet” teminatının yer aldığını, somut uyuşmazlık açısından zarar gördüğü iddia edilen taraf ile davalı şirket’in sigortalısı arasında kira ilişkisinin ispatı zaruri olduğunu, bununla birlikte ve asla kabul anlamına gelmemek üzere aksi kanaatte olunması halinde, dava konusu yangın hadisesine istinaden davalı şirket’in ancak poliçe teminat limiti ile sınırlı olmak üzere sorumlu tutulabileceği izahtan veraset olduğunu, konu yangın sebebiyle zarar gören fazlaca şahıs olduğu davalı tarafça bilindiğini, nitekim davalı şirket’e halihazırda yapılmış birden fazla hasar bildirimi, ikame edilmiş icra takipleri ve dava dosyalarının mevcut olduğunu, halen aynı yangın hadisesine ilişkin olarak davalı şirket’e talepler yöneltilmeye devam olunduğunu, dolayısı ile şu an için zarar gören tüm şahıslar ve zarar miktarları hiçbir şekilde net olmadığını, bu kapsamda öncelikle yangından zarar gören tüm şahıslar ve işbu şahısların uğradığı zararlar tespit edilmesinin gerektiğini, mevcut durumda dahi yangından dolayı davalı şirket’e yöneltilen toplam talep miktarının teminat limitini aştığının görüleceğini, dolayısı ile tüm talep miktarları göz önünde bulundurularak, teminat limiti üzerinden garame hesabı yapılması gerektiği izahtan veraset olduğunu, kaldı ki konu uyuşmazlığa dair tanzim edilen pek çok kusur bilirkişisi raporunda yangından doğan sorumluluk sigortacının davalısı olan ... firması ile dava dışı ... firmasına yüklendiğini, kimse kendi kusurundan faydalanamaz ilkesi uyarınca işbu haksız davanın reddinin gerektiğini, nitekim bahsi geçen raporda binanın yapımında herhangi bir eksiklik veya bakımında herhangi bir bozukluk bulunmadığı, dolayısı ile yapı maliki ... firmasına herhangi bir kusur veya sorumluluk atfedilemeyeceği net bir şekilde gözler önüne serildiğini, yapı maliki ... firmasının sigortacısı konumunda bulunan davlının şirket’in işbu dava nezdinde herhangi bir sorumluluğu olmadığı izahtan vareste olup davanın reddi gerektiğini, yangının çıktığı depoya ait ruhsat ve iskanın bulunduğu tespit edildiğini, ayrıca depota dair tüm plan ve projeler incelendiğini, bu kapsamda binanın yapımında herhangi bir bozukluk ile bakımında herhangi bir eksikliğe rastlanmadığını, binaya dair tüm yapısal tedbirlerin alındığı, yangın algılama sensör, seyyar ve sabit yangın söndürme sistemlerinin bulunduğunun görüldüğünü, dolayısı ile malik ... firmasına atfı kabil bir kusur olmadığının tespit edildiğinin, sigortalı deponun inşasında kullanılan yapı malzemelerinin binaların yangından korunması hakkında yönetmeliğe uygun olduğu izahtan veraset olduğunu, aksi yöndeki iddiaların kabulü hiçbir şekilde mümkün olmayacağını, mahkememizce aksi kanaatte olunması halinde işbu hususta uzman bilirkişi heyeti’nden rapor alınmasının gerektiğini, aksi kanaatte olunması halinde ve asla kabul anlamına gelmemek üzere yangının çıkış noktası ve sebebi hususunda olay mahallinde keşif yaptırılmak suretiyle rapor tanzim edilmesi izahtan veraset olduğunu, asla kabul olmamak üzere yangının çıkış noktası ve sebebinin belirlenmesinin akabinde kusur raporu tanzim ettirildiğini, asla kabul olmamak üzere dava konusu hadisede öncelikli sorumluluk nakliyat sigortacısına bir başka deyişle davacıya ait olduğunu, dolayısı ile davalı şirket’in sorumluluğuna gidilmesi mümkün olmadığını, davacı tarafça poliçe genel ve özel şartları uyarınca kapsam dışında kalan kalemler talep ettiğini, davacı tarafın davalı şirketten faiz talep etme hakkının olmadığını, bununla birlikte davacı tarafça ileri sürülen faiz talebinin fahiş olduğunu, kabul anlamına gelmemek üzere davalı şirket aleyhine hüküm kurulacak olması ihtimalinde dahi icra inkar tazminatına hükmedilemeyeceği son derece açık olduğunu, öncelikle birleştirme talebin kabulü ile dava konusu uyuşmazlık davalı şirket’in poliçe teminat kapsamına girmediğinden davanın reddini talep etmiştir. Davalı ... Ticaret Anonim Şirketi vekili tarafından sunulan 31/10/2023 tarihli cevap dilekçesinde özetle; Davalı şirketin davalı sıfatı bulunmadığından pasif husumet ehliyeti yokluğundan davanın reddine karar verilmesinin gerektiğini, davacının aktif husumet ehliyeti bulunmadığını dava dilekçesi hmk’nın emredici hükümleri gereğince usule uygun olmadığını, davanın yetkisiz mahkemede ikame edildiğini, davalı ... ... a.ş.'nin maliki olduğu ... mah. ... cad. no: 156 esenyurt/istanbul adresinde bulunan taşınmazdaki kiracılardan davalı ... ltd. şti.'nin bulunduğu ve ... ltd. şti.'nin (yeni ünvan: ....) alt kiracı olarak kullandığı kısımda 06.08.2021 tarihinde yangın olayının gerçekleştiğini, yangın olayına ilişkin tanık beyanları, kamera kayıtları, fotoğraflar, tanzim edilen bilirkişi ve uzman raporları birlikte değerlendirildiğinde yangının çıkmasına iki ihtimal neden olduğunu, bina maliki davalı şirketin yangın ve zarar nedeniyle kusuru bulunmadığı gibi binanın yapımında bozukluk veya bakımında eksiklik söz konusu olmadığından ve aksi kanaatte ise illiyet bağının kiracı ve alt kiracının ağır kusurları sebebiyle kesilmesinden ve ayrıca mücbir sebep halinin mevcut olmasından dolayı tbk m. 69 anlamında kusursuz sorumluluğu da bulunmadığını, delil olarak ibraz ettiğimiz fotoğraf ve videoların bilirkişi incelemesi ile netleştirme, çözümleme ve analizinin yapılmasını talep ettiğini, davanın davalı şirketin ... poliçe numarasıyla sigortalı olduğu ... a.ş.'ye ile ... ltd. şti. ve .... ticaret ltd. şti.'ye (eski ünvan: ... ev aletleri) ihbar edilmesi, flash bellek ile delil olarak ibraz edilen tüm fotoğraf ve videoların bilirkişi incelemesi aracılığıyla netleştirme, çözümleme ve analizinin yapılmasını, davanın davalı şirket yönünden öncelikle usulden reddini, aksi kanaatte ise esas yönünden reddini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafın üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER : Arabuluculuk son tutanağı, Sigorta poliçesi, Faturalar, Dekontlar, Kira sözleşmesi, CBS dosyaları, Hasar dosyası, Bilirkişi raporu, Bilirkişi ek raporu ve tüm dosya kapsamı. .... İcra müdürlüğünün 2023/... esas sayılı takip dosyası celp edilmiş, incelenmesinde, davalı borçlular hakkında 560.240,32TL sigorta sözleşmesi kapsamında yapılan ödeme kaynaklı rücu alacağının tahsili amacıyla ilamsız icra takibi yapıldığı, ödeme emrinin davalı borçlulara tebliğ edildiği, davalı borçluların süresi içinde borca, faize ve faiz oranına itiraz ettiği, itiraz ile birlikte 08-09/08/2023 tarihinde takibin durdurulmasına karar verildiği anlaşılmıştır. Bilirkişi ... , bilirkişi ... , bilirkişi ... , bilirkişi ... , bilirkişi ... , Bilirkişi ... tarafından hazırlanan 04/03/2024 tarihli bilirkişi raporunda; "...İstanbul/Esenyurt İlçesi, ... Mahallesi, ... Caddesi No: ... adresinde bulunan ... ve Tic. A.Ş. isimli depoda 06/08/2021 tarihinde saat 12.00 sıralarında meydana gelen maddi hasarlı yangın olayı ile ilgili dosya içeriğinde ve olay yerinde yetkili birimlerce yapılan incelemelerden anlaşıldığı üzere, yangın olayında kast unsurunun bulunmadığı, ... Tic. Ltd. Şti.'de 06.08.2021 tarihinde meydana gelen yangın olayı tesisin elektrik projesine aykırı olarak tesis edilmiş olan enerji nakil kablolarının aşırı ısınmasına bağlı kontak sonucu oluşan kıvılcımların elektrik kablo izoleleri ve alt da bulunan raf üzerinde elektronik cihazlara ve kolay tutuşan yanıcı özelliğe sahip etrafta bulunan (ambalaj, poliüretan köpük (strafor köpük), balonlu ambalaj, scooter (lityum iyon pilleri) ve bunlara ait şarj malzemeleri vb.) malzemelerini tutuşturarak600-800 *C da geliştiği, iki depoyu nden ayıran duvar ile poliüretan dolgulu sandviç panel yaklaşık 10009C sıcaklığında yanmaya bağlı duvar ve çatının deformasyonuyla ... firmasına ve diğer davalılara ait depolara sirayet ettiği,depolarda bulunan tekstil ürünlerinden kumaş, poşet, koli, satışa hazır elektronik ürünler, kişisel bakım ürünleri vbhızlı ve kolay yanıcı malzemelerin etkisi ile yangının büyüdüğü, “başlatıcı etkisi,özellikle gerekli önlem ve yeterli tedbirlerin alınmaması nedeniyle ... Ltd.Şti.” ve tedbirsizliği nedeniyle yangın olayının başladığı ve yukarıda izah edilen hususlar çerçevesinde ihmal ve kusurlu olduğundan kök raporumuza bağlı kalarak... Ltd. Şti." ninAsli Kusurlu (94 100 oranında) olduğu, ... Ltd. Şti. ile ... Ltd.Şti. Firmaları arasında düzenlenen 01.02.2018 tarihli Depolama Sözleşmesinde belirtilen maddeler göz önünde bulundurulduğunda Firmasının yangının meydana gelmesinde atfı kabil kusurunun bulunmadığı,Diğer taraftan meydana gelen yangın olayında, kiracı konumunda bulunan ve yangından zarar gören ... A.Ş., ... A.Ş., ... Dış Tic. Ltd. Şti. ve diğer firmaların atfı kabil kusurlarının bulunmadı ... A.Ş.' ye ait bulunan deponun ruhsatı ve iskânının bulunduğu, binaya ait tüm plan ve projelerin CD ortamında dosyaya fiziken girdiği bu kapsamda binanın yapımında bozukluk, bakımında ise eksikliklerin bulunmadığı ve yangının ... Firmasından başladığı tespit edildiğinden binaya ilişkin yapısal tedbirlerin alındığı yangın algılama sensör, seyyar ve sabit yangın söndürme sistemlerinin bulunduğu dosya kapsamında yapılan inceleme ile görülmüştür, yangın olayında atfı kabil kusurunun bulunmadığı, Halefiyet şartlarının oluşması için zarar gören sigorta ettirenin üçüncü kişiye (zarardan sorumlu kişiye) yönelik olması gerektiği ve sigortacının, sigorta sözleşmesi uyarınca yükümlü olduğu edimi (sigorta parasını ödeme borcunu) yerine getirmiş bulunması gerektiği, Davalı ... Anonim Şirketi'nin herhangi bir kusurunun bulunmadığı, ... Tic. Ltd. Şti'nin %100 oranında kusurlu olduğu kanaatine teknik incelemeler sonucunda varıldığı; Hâl böyle olunca davacının tazminat talep edebilmesi açısından üçüncü kişiden tazminat alacağının olması şartıı huzurdaki davanın davalısı ... Anonim Şirketi bakımından sağlanmadığı İşyeri Sigorta Poliçesi uyarınca, kiracının verdiği zarar dolayısıyla sigortalının maddi zararlardan sorumlu olabilmesinin şartı ona hukuki sorumluluk yüklenebilmesi olduğu, Somut ihtilafta ise heyetimizce yapılan teknik değerlendirmeler neticesinde sigortalı ... Anonim Şirketi'ne yangın olayı nedeniyle herhangi bir kusur atfedilemeyeceği sonucuna ulaşıldığından, davalı iye Sigorta Anonim Şirketi'nin yangın olayından dolayı herhangi bir tazmin sorumluluğunun doğmadığı, Sayın Mahkeme'nin davalı ... Anonim Şirketi'nin yangında kusurlu olduğu kanaatinde olması halinde, kusur oranında ... Anonim Şirketi'nin tazmin sorumluluğu gündeme geleceği..." görüş ve kanaatlerini bildirmişlerdir. Bilirkişi ... , bilirkişi ... , bilirkişi ... , bilirkişi ... tarafından hazırlanan 29/08/2024 tarihli bilirkişi ek raporunda; "...İstanbul/Esenyurt İlçesi, ... Mahallesi, ... Caddesi No: ... adresinde bulunan ... Tic. A.Ş. isimli depoda 06/08/2021 tarihinde saat 12.00 sıralarında meydana gelen maddi hasarlı yangın olayı ile ilgili dosya içeriğinde ve olay yerinde yetkili birimlerce yapılan incelemelerden anlaşıldığı üzere, yangın olayında kast unsurunun bulunmadığı, ... Ltd. Şti.'de 06.08.2021 tarihinde meydana gelen yangın olayı tesisin elektrik projesine aykırı olarak tesis edilmiş olan enerji nakil kablolarının aşırı ısınmasına bağlı kontak sonucu oluşan kıvılcımların elektrik kablo izoleleri ve alt kısmında bulunan raf üzerinde elektronik cihazlara ve kolay tutuşan yanıcı özelliğe sahip etrafta bulunan (ambalaj, poliüretan köpük (strafor köpük), balonlu ambalaj, scooter (lityum iyon pilleri) ve bunlara ait şarj malzemeleri vb.) malzemelerini tutuşturarak600-800 "C sıcaklığında geliştiği, iki depoyu birbirinden ayıran duvar ile poliüretan dolgulu sandviç panel yaklaşık 1000'C sıcaklığında yanmaya bağlı duvar ve çatının deformasyonuyla ... firmasına ve diğer davalılara ait depolara sirayet ettiği,depolarda bulunan tekstil ürünlerinden poşet, koli, satışa hazır elektronik ürünler, kişisel bakım ürünleri vbhızlı ve kolay yanıcı malzemelerin etkisi ile yangının büyüdüğü, “başlatıcı etkisi,özellikle gerekli önlem ve yeterli tedbirlerin alınmaması nedeniyle ... Tic.Ltd.Şti.! ninihmali ve tedbirsizliği nedeniyle yangın olayının başladığı ve yukarıda izah edilen hususlar çerçevesinde ihmal ve kusurlu olduğundan kök raporumuza bağlı kalarak... Ltd. ninAsli Kusurlu (%100 oranında) olduğu, ... Şti. ile ... Ltd.Şti. Firmaları arasında düzenlenen 01.02.2018 tarihli Depolama Sözleşmesinde belirtilen maddeler göz önünde bulundurulduğunda ...Firmasının yangının meydana gelmesinde atfı kabil kusurunun bulunmadığı,Diğer taraftan meydana gelen yangın olayında, kiracı konumunda bulunan ve yangından zarar gören ... A.Ş., ... A.Ş., ... Ltd. Şti. ve diğer firmaların atfı kabil kusurlarının bulunmadığı, ... A.Ş. ye ait bulunan deponun ruhsatı ve iskânının bulunduğu, binaya ait tüm plan ve projelerin CD ortamında dosyaya fiziken girdiği bu kapsamda binanın yapımında bozukluk, bakımında ise eksikliklerin bulunmadığı ve yangının ... Firmasından başladığı tespit edildiğinden binaya ilişkin yapısal tedbirlerin alındığı yangın algılama sensör, seyyar ve sabit yangın söndürme sistemlerinin bulunduğu dosya kapsamında yapılan inceleme ile görülmüştür, yangın olayında atfı kabil kusurunun bulunmadığı, Halefiyet şartlarının oluşması için zarar gören sigorta ettirenin üçüncü kişiye (zarardan sorumlu kişiye) yönelik bir tazminat alacağının olması gerektiği ve sigortacının, sigorta sözleşmesi uyarınca yükümlü olduğu edimi (sigorta parasını ödeme borcunu) yerine getirmiş bulunması gerektiği, Hasar İcmali incelendiğinde; (Danıştay kararı dahilinde eksper raporunun delil niteliğinde olduğunun kabulü ile toplam zararın; muafiyet ve eksik sigorta tenzilleri ile birlikte toplam 560.240,33 TL olduğu, Davalı ... Anonim Şirketi'nin herhangi bir kusurunun bulunmadığı, ... Ltd. Şti'nin %100 oranında kusurlu olduğu kanaatine teknik incelemeler sonucunda varıldığı; Hâl böyle olunca davacının tazminat talep edebilmesi açısından üçüncü kişiden tazminat alacağının olması şartının huzurdaki davanın davalısı ... Anonim Şirketi bakımından sağlanmadığı, İşyeri Sigorta Poliçesi uyarınca, kiracının verdiği zarar dolayısıyla sigortalının maddi zararlardan sorumlu olabilmesinin şartı ona hukuki sorumluluk yüklenebilmesi olduğu, Somut ihtilafta ise heyetimizce yapılan teknik değerlendirmeler neticesinde sigortalı ... Anonim Şirketi'ne yangın olayı nedeniyle herhangi bir kusur atfedilemeyeceği sonucuna ulaşıldığından, davalı ... Anonim Şirketi'nin yangın olayından dolayı herhangi bir tazmin sorumluluğunun doğmadığı, Sayın Mahkeme'nin davalı ... Anonim Şirketi'nin yangında kusurlu olduğu kanaatinde olması halinde, kusur oranında ... Anonim Şirketi'nin tazmin sorumluluğu gündeme geleceği..." görüş ve kanaatlerini bildirmişlerdir. HUKUKİ NİTELENDİRME ve GEREKÇE Dava, İİK'nun 67. maddesi hükmüne dayalı olarak açılmış olup, yapılan ilamsız icra takibine karşı davalıların itirazının iptali ve icra inkar tazminatı ile sorumlu tutulması istemine ilişkindir. Mahkememiz tarafların tacir olması nedeniyle görevli ve yetkilidir. Tarafların incelenen icra dosyasına göre taraf ve dava ehliyeti vardır. İtirazın iptali davasının yasal dayanağını oluşturan İİK.nun 67/1. maddesinde; takip talebine itiraz edilen alacaklının, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir yıl içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebileceği öngörülmüştür. İtirazın iptali davası icra takibine sıkı sıkıya bağlı, itiraz üzerine duran icra takibinin devam edebilmesini sağlayan ve takip hukuku içinde olmakla birlikte, maddi hukuk ilişkisinin incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran bir davadır. Davanın takibe bağlılığı alacağın miktarı bakımından söz konusu olduğu gibi alacağın kaynağı bakımından da geçerlidir (YHGK. 2017/19-1634 Esas - 2018/633 Karar sayılı ilamı). Uyuşmazlık, davacı nezdinde sigortalı dava dışı ... şirketinin yangında zarar gördüğünden bahisle ödenen tazminatın yangından sorumlu tutulan, bina maliki ile sigortacıdan rucüen tahsili istemli icra takibine yönelik itirazın iptaline ilişkindir. TBK’nın 69. maddesinde (Mülga 818 sayılı Borçlar Kanununun 58. Maddesi), yapı malikinin giderim yükümlülüğü düzenlenmiş olup, anılan maddenin birinci fıkrasında; "Bir binanın veya diğer yapı eserinin maliki, bunların yapımındaki bozukluklardan veya bakımındaki eksikliklerden doğan zararları gidermekle yükümlüdür" denilmektedir. Burada, yasa koyucu bozuk yapılan bir yapı eserinden zarar görenlere mümkün olduğu kadar basit ve dolaysız bir tazmin imkânı sağlayarak onları korumaktadır. Bu anlamda sorumlu olabilecek malik, gerçek kişi veya özel hukuk tüzel kişisi olabileceği gibi kamu hukuku tüzel kişisi de olabilir. Bina veya yapı eseri malikinin sorumluluğu, yapı eserinin yapımındaki bozukluğa veya bakımındaki eksikliğe dayanmaktadır. Sorumluluğun doğmasında, yapılıştaki bozukluk- bakım eksikliği ayrımının bir önemi bulunmamaktadır. Zira malikin sorumlu olması için bakım eksikliği veya yapılıştaki bozukluktan herhangi birinin varlığı yeterli görülmektedir. Her iki olasılıkta da yalnızca malikin sorumluluğu söz konusu olmaktadır. Bir bina veya yapı eseri malikinin sorumlu tutulabilmesinin ilk şartı olan zararın, yapım bozukluğu veya bakım eksikliğinden doğduğu ispatlanmalıdır. Burada ispat yükü zarar görene aittir. Bununla birlikte sorumluluğun diğer şartı; zararla yapım bozukluğu veya bakım eksikliği arasında uygun illiyet bağının bulunmasıdır. Yani zararın yapımdaki bozukluktan veya bakımdaki eksiklikten dolayı meydana gelmiş olması gerekmektedir. Kanunda, bu illiyet bağının varlığı konusunda bir karine kabul edilmemiştir. Yapım bozukluğunu veya bakım eksikliğini ispat etmesi gereken zarar görenin, bir de illiyet bağının varlığını ispat etmesi gerekir. Ancak doktrindeki baskın görüşe göre, hâkim, zarar görenin bu konudaki ispat külfetini değerlendirirken fazla katı olmamalıdır (Ataay A.: Borçlar Hukuku Genel Teorisi, İstanbul 1995, s.348; Erten A.: Türk Borçlar Hukukuna Göre Bina ve İnşa Eseri Sahiplerinin Sorumluluğu, Ankara 2000, s.203; İmre Z.: Doktrinde ve Türk Hukukunda Kusursuz Mesuliyet Halleri, 1949, s.182; Tunçomağ K.: Borçlar Hukuku, İstanbul 1972, s.357; Baş E.: 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu Açısından Bina ve Yapı Eserlerinden Doğan Sorumluluk, s.110; Tandoğan H.: Türk Mes’uliyet Hukuku, s:193). Hukuki sorumluluğu doğuran unsurlar arasında illiyet bağı büyük bir önem taşır. İlliyet bağı, sorumluluğun asli şartı, tazminat hukukunun temel ilkesidir. Bu şart olmaksızın bir kişinin sorumluluğu düşünülemez. İnsan düşüncesinin bir kanunu olan illiyet kavramı, zararla söz konusu davranış veya olay arasında bir sebep-sonuç bağının bulunmasını gerektirir. Hukukta, gerçekleşen zararla sorumluluğun bağlandığı olay veya davranış arasındaki sebep- sonuç ilişkisine, genel anlamda illiyet bağı denir (Eren F.: Borçlar Hukuku Genel Hükümler, s.558). İlliyet bağı, temel ve niteliği ne olursa olsun, her türlü sorumlulukta büyük bir önem taşır. Bu yönden illiyet bağı, hukuki sorumluluğun olduğu kadar cezai sorumluluğun da temel şartlarından birini oluşturur. Hukuki sorumlulukta sorumluluk; ister sözleşme dışı sorumluluğa, ister sözleşme sorumluluğuna, ister kusur sorumluluğuna, ister kusursuz sorumluluğa, hatta tehlike sorumluluğuna dayansın, illiyet bağının varlığı mutlaka aranır. Bunlardan sadece kusursuz sorumlulukta illiyet bağı, kusur sorumluluğuna oranla daha fazla önem taşımaktadır. Zira burada illiyet bağı öne geçmekte, sorumluluk kusura değil, belirli bir olay veya tehlike ile gerçekleşen zarar arasındaki sebep-sonuç bağına dayanmaktadır (Eren,s.559). Sözü edilen illiyet bağı, uygun illiyet bağıdır. Uygun illiyet bağı, olayların olağan akışına ve hayat tecrübesine göre sebebin, meydana gelen sonucu yaratmaya elverişli olmasıdır. Ancak bazı durumlarda, sebep, niteliği itibariyle gerçekleşen türde bir sonucu doğurmaya elverişli olmakla birlikte, ortaya çıkan ikinci bir sebep ilkini arkaya atmakta ve onu gerçekleşen olayda elverişsiz hâle getirmektedir. İlliyet bağının kesildiği bu gibi durumlardan birinin varlığı hâlinde yapı malikinin sorumluluğuna gidilemez. İlliyet bağını kesen bu sebepler ise mücbir sebep, zarar görenin kusuru ve üçüncü kişinin kusurudur. Zarar, aradaki illiyet bağını kesecek derecede bir mücbir sebepten, zarar görenin ya da üçüncü bir kişinin kusurundan doğmuş ise yapı malikinin sorumluluğu düşünülemez. TBK'nın 69. maddesi kapsamında sorumluluğun doğabilmesi için illiyet bağının kesilmemiş olması gerekir. Somut olayda; yangının meydana geldiği yerin büyük bir depo olduğu, malikinin davalı ... olduğu, ...in bu yeri bölümler halinde kiraladığı, davaya konu mallarının bulunduğu yerin ... tarafından ...den kiralandığı, ...'in kiraladığı yerde de ... (...) şirketinin ürünlerinin konulduğu, bu ürünler arasında lityum pil, akü gibi malların da bulunduğu, yangının ...'a ait malların bulunduğu alandan çıktığının kamera kayıtları ile görüldüğü ve etrafa yayılarak büyük çaplı yangına sebebiyet verdiği anlaşılmıştır. Dosya kapsamında hazırlanan raporda: Mülkiyeti ... A.Ş ait olan ve ... firmalarının kullandığı binanın beyaz eşya depolama kriterlerine uygun olarak inşa edilmiş olduğu, Binaların Yangından Korunması Hakkında Yönetmeliğin gerektirdiği tüm mekanik elektrik ihbar algılama ve söndürme sistemlerine sahip olduğu, yönetmeliğin gereklerini karşılayacak hacimde su deposunun mevcut olduğunun görüldüğü, Kolluk kuvvetlerinin aldığı ifadelerde yer aldığı şekilde saha çalışanları tarafından yangın alarmlarının devreye girdiği sesli uyarı verdiği ve yangın sistemlerinin çalıştığı kayda geçirildiği, Yangın sırasında ... çalışanları tarafından çekilen video görüntüleri incelendiğinde yangın söndürme sprinkleri çalışmış olduğu belgelendiği, söz konusu yapıda, yapısal bir kusur olmadığının tespit edildiği, yangının arızalı ürünlerin depolandığı ve yönetmeliklere uygun olmayan elektrik kablosu çekilen bölümde başladığı görüldüğünden yangın nedeni olarak bu bölümde olan arızalı ürünlerin gayri nizami elektrik beslemeleri veya elektrikli scooter araçlarının Şarj edilebilir LİTYUM İYON PİLLERİNDEN kaynaklandığı kanaatine varıldığı, Yangın olayına konu olan yapının elektrik projesi incelendiğinde mülk sahibi tarafından ilgili kısımlara herhangi bir priz tesis edilmediği. Tesisin elektrik projesinde ilgili kısımda herhangi bir priz çıkışı bulunmamasına rağmen başlangıç noktasında enkaz kaldırma çalışmaları esnasında üçlü priz uzatmasına ait kalıntılar tespit edildiği, bu durumun ilgili alana daha sonradan uzatma şeklinde çekilmiş elektrik enerjisini teyit ettiği raporlanmıştır. Tüm dosya kapsamında toplanan delillerden; yangının ...'a ait yerden çıktığı ve yangın söndürme sisteminin çalıştığı, yangın çıktığı alanın etrafı telle çevrildiği için müdahalenin yetersiz kaldığı, yanan pil ve akülerin suyla söndürülmesinin mümkün olmadığı, yangının etrafa ve tavana ulaşması ve can güvenliğinin tehlikeye düşmesi nedeniyle çalışanların binayı terk ettiği ve hava akımı nedeniyle de yangının büyüdüğü ve tüm binaya sıçradığı, yandığı, yangın söndürme sisteminde ve binada bir sıkıntı olmadığı, bilirkişi tarafından da tespit edildiği üzere gerekli önlemlerin alındığı ve bakımın yapıldığı ancak yasal olmamasına rağmen akü ve pillerin depoya konulduğu ve yangının söndürülemez boyuta ulaşmasına neden olduğu anlaşılmıştır. Eldeki davada illiyet bağını kesen bu sebeplerden üçüncü kişinin kusuru tartışma konusudur. Belirtmek gerekir ki üçüncü kişinin kusuru, gerekli objektif yoğunluğa, başka deyişle gerekli ağırlığa ulaşmadıkça illiyet bağını kesmeye yetmeyecektir. Diğer bir anlatımla, üçüncü kişinin kusur yoğunluğu ilk sebebin arzettiği yoğunluktan daha ağır olup, illiyet bağını kesmedikçe sonuç doğurmayacaktır. Yangının yapının yapımındaki bozukluk ya da bakımındaki bir eksiklikten değil, uzatma ile elektrik çekilmesi ve arızalı akü ve pillerin depoya konulması sonucunda meydana geldiği, üçüncü kişinin ağır kusuru nedeniyle olay ile zarar arasındaki illiyet bağının kesildiği sabit olup, davalının zarardan sorumlu tutulmayacağı, bina malikinin gerekli önlemleri alması ve sistemin çalışması nedeniyle kusurlu olmadığı, binadan kaynaklı bir zarar olmadığı için de bina malikinin kusursuz sorumluluğunun da bulunmadığı anlaşıldığından davanın reddine karar verilerek aşağıdaki gibi karar verilmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın REDDİNE, 2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesi gereğince hesaplanan 427,60-TL karar harcının peşin yatırılan 10.894,25-TL harçtan mahsubu ile artan 10.466,65TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama gideri ve vekalet ücretinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Davalılar yargılama sırasında kendilerini vekil ile temsil ettiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 99.689,43 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, 5-Davalı ... şirketi tarafından yapılan toplam 160,00TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6-Davalı ... tarafından yapılan 38,40TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 7-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa re'sen iadesine, 8-Tarafların zorunlu arabuluculuk sürecinde anlaşamamaları nedeniyle 6325 Sayılı Kanunun 18/A-13 maddesi uyarınca zorunlu arabuluculuk gideri olan 3.120,00-TL'nin davacıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydedilmesine, Dair, HMK'nın 345. maddesi gereğince gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde ... Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı. 04/10/2024 Katip ... ¸e-imzalı Hakim ... ¸e-imzalı Bu belge 5070 Sayılı Elektronik İmza Kanunu kapsamında E-İmza ile imzalanmıştır.

Atıf: İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/564, K. 2024/615, T. 04.10.2024, www.arakarar.com/karar/istanbul-20-asliye-ticaret-mahkemesi-2023-564-e-2024-615-k-629b6183ee3d